1. Bölüm
İspiyoncu I İki Ruh Serisi 1 / SOLUK SESİ
❤️ 0
💬 0
Basım hakları gereği son bölümler yüklenmemiştir, onun yerine serinin son kitabına özel bölümler gelecektir <3
Bölüm Parçası; Güneş Ft. Uzi-Dua
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yağmur damlaları omuzlarına bir iğne misali batıyorken dişlerini bastırdı. Yağan rahmete laf edemezdi, etmeyecekti de zaten. Sadece kendine sinirliydi. Bir tane daha taşıyayım daha sonra üzerlerini örterim diyerek işini şansa bırakmıştı. Yerdeki koca kutuya sarılıp bağırdı. “Yağmur şiddetlendi, şemsiyeyi getir!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir kere de işini şansa bırakma be kızım!” Yaşlı adam topallayarak kızın yanına geldi. Elindeki muşambayı buruşturup gövdesine yapıştırmış, olabildiğince muhafaza etmeye çalışmıştı. Hızla açıp mobilyaların üzerini örtmeye başladığında kızda muşambanın kenarından tutarak adama yardım etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adam, ellerini bel kavisine yerleştirdi, derin bir nefes aldığında yağmur damlaları yüzünü yıkıyor, sakalına ilişiyordu. “Bu ara yağışlar sıklaştı.” Kafasını çevirip tenteye baktı. “İdris ustaya söyle de gelip şu tenteye baksın daha ne kadar böyle çile çekeceğiz?” Eliyle içeriyi işaret etti “hadi kızım içeri geçelim.” Arkasını dönüp küçük dükkâna girdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kız, sol elini kalbinin üzerine yerleştirerek kafasını göğe kaldırdığında gözlerini yummuştu. Dudaklarında oluşan ufak gülümseme sadece bu tarz durumlarda ortaya çıkıyordu. Özellikle gökten alçalan şimşek sesleriyle… Onu yaratanın, Allah’ın varlığını zikrediyor, kendini güvende hissediyordu. Çünkü onun, başka kimsesi yoktu. Olması da gerekmezdi, insanlardan şimdiye kadar zarardan başka bir şey görmemişti…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızım, içeri gelsene!” Ufak mobilya dükkânının sahibi, Nuri ağabey, kapının arasından sarkarak seslenince hareketlendi. Etrafa yayılan toprak kokusunu son bir kez içine çekti ve içeri girdi. “Uyanığa bak sen, aklınca beni düdükleyecek.” Nuri ağabey, yıllardır çalıştığı toptancısının getirdiği sehpalara evire çevire bakıyor, bir yandan da hayıflanıyordu. Yeni eşyaları Nuri ağabey Cuma namazına gittiğinde dükkâna yığmış, ardından kaçarcasına çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl! Sana diyorum kızım, paketle şunları.” Pırıl, ürünleri karton kutulara geçirmeye başladı. “Sana diyorum şu üçkâğıtçıdan kontrol etmeden bir şey alma diye.” Evet, bu konuda her seferinde tembihleniyordu. O sıra gelen müşteriyle ilgilenmek zorunda kaldığı için gerekli kontrolü sağlayamamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam, Nuri ağabey yarın senden arabayı alır teslim ederim ürünleri.” İzin gününde bu sorunu çözecekti. Adam kederle kıza baktı. Pırıl’ın ruhsuz tavırlarına içten içe üzülüyordu. Bu kız, hayatının baharında kendinden vazgeçmişti. Tarak değmemiş saçlarından, çöken gözaltlarından, sürekli giydiği bol siyah kıyafetlerinden belli ediyordu. Nuri ağabey üç yıl önce tanışmıştı Pırıl ile, eski dükkânında çalışabilecek, ona ayak uydurabilecek ahlaklı bir çalışan arıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ümitsiz olduğu bir anda Pırıl gelmişti. Ona her ne kadar bu işin erkek işi olduğunu anlatmaya çalışsa da Pırıl dinlememiş, kendinin hem cinslerine oranla oldukça güçlü ve dayanıklı olduğunu iddia etmişti. Doğruydu. Pırıl gerçekten de kuvvetli bir kızdı. Pırıl’la birlikte altıncı kata gardırop taşıdığında ikna olmuştu. Yine de içten içe üzülüyordu, bazen Pırıl eşya taşırken belli etmese de zorlanıyordu. Yüzü kan ter içinde kalıyor, kıpkırmızı oluyordu. Paraya ihtiyacı olduğunu bildiği için onu işten çıkartmayı planlamadığında vicdanının sesini bastırıyordu. Burada çalışmayı sonuçta Pırıl istemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, suratındaki ıslaklığı dirseğinin iç tarafıyla sıvazlayarak sildi. “Gidip çağırayım İdris ustayı”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Olmaz kızım, bekle yağmur dinsin önce.” Pırıl gelişi güzel bir şekilde kafasını salladı. Yağmurda yürümeyi sevse de Nuri ağabeyle tartışmanın bir lüzumu yoktu. Gereksiz konuşmalar yapmaktan her zaman çekinir, olabildiğince az konuşarak kendini ifade ederdi. Onun için az insan tanımak, tanıştıklarıyla da olabildiğince az yaşanmışlıkların olması kâfiydi. Aksi takdirde… İyi şeyler olmazdı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarını birbirine bastırdı ve yüzünü buruşturdu. İnce kazağın kolunu sıyırdığında dirseğinin dış kısmında kalan yara parlamış, içerisinden kan sızmıştı. Şüpheyle etrafa bakındıktan sonra hızla teninin üzerini örttü... Açık yaraya sürten pamuklu yüzey canını yaktı. “ah…” Burnundan derin bir soluk aldı ve hissiz bakışlarıyla cam kapıdan dışarısına baktı “acı sadece beynimin içinde…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl, haydi gel, yemek vakti.” Ayaklarını sürterek Nuri ağabeyin peşine takılıp dükkânın arka tarafında kalan mutfağa geçti. İçeride sadece küçük bir dolap ve ocak vardı, ortada ki küçük masada beraber öğlen yemeklerini yerlerdi. Pırıl yemek yemeği de yapmayı da sevmezdi. Bu yüzden Nuri ağabeyine yardım ederdi sadece.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hadi kızım, kopacaksın yakında zayıflıktan.” Kafasını sallayarak kaşığı eline alıp çorbasını içmeye başladı. Fazla zayıf değildi, sürekli bol ve koyu kıyafetler giydiği için olduğundan da ince gözüküyordu. Nuri, Pırıl’a acıyla baktıktan sonra önüne dönüp yemeğini yemeğe koyuldu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
* * *
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nuri ağabey, ben İdris ustaya gidiyorum!” Yağmur dinmişti. İçeriye doğru seslendikten sonra karşılık beklemeden yola koyulup iki mahalle ötedeki İdris ustanın dükkânına girdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaşlı adam, masasına serdiği birkaç malzemeyle uğraşıyorken içeriden oluşan hareketlilik nedeniyle kafasını kaldırdı. Burnunun ucuna kadar kayan gözlüğünün üzerinden bakarak bilmiş bir tavırla “yine mi tente bozuldu?” dedi. Pırıl, karşılığında sadece kafasını sallamakla yetinmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İdris usta, bıkkınlıkla bir soluk vererek yerinden kalktı “cimrilikten ölecek, alt tarafı bir tente! Onu bile değiştiremiyor…” Üzerinde ki önlüğü çıkartıp dikkatlice dürdü ve ahşap masanın üzerine bıraktı. “Bıktım bu adamdan.” Pırıl’ın gözlerinde yorgun bir tebessüm oluştu. Bunu diyen İdris ustanın gözlüğünün ortası bantlıydı. Ortadan ikiye kırıldığında yenisini almak yerine parçaları bantlayarak birleştirmeyi tercih etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İdris usta alet çantasını toparlarken Pırıl, üç sene öncesini düşündü. Mobilyacıda çalışmaya başladıktan sonra uzun bir süre İdris usta ve Nuri ağabeyin kardeş olduklarını anlamamıştı. İkisi de birbirinden pek haz etmiyor gibi davranıyorlardı ve oldukça resmi konuşuyorlardı. Pırıl, bunun sebebini içten içe merak etse de hiçbir zaman sormadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öğrenmemeliydi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, hiçbir şeyi öğrenmemeliydi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hadi gidelim.” İdris ustayla beraber dükkâna girdiklerinde Nuri kasada para sayıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İdris ayıplar bir ifadeyle kardeşine baktı ve alayla konuştu. “Gizli gizli para sayıyorsun ama bize gelince zırnık koklatmazsın!” Alet çantasını yere bırakıp açtıktan sonra penseyi çıkartıp çivileri saymaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana verdiğim yatağın parasını çıkartıyorsun işte, fena mı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hediyenin bile parasını alıyorsun, cimri herif!” Pırıl’ın içi kıpır kıpır oldu. Onun tek eğlencesi bu ikilinin atışmalarıydı. Birbirlerine karşı bir gram haklarının bile geçmediğine yemin edebilirdi. Onlar sayesinde Pırıl da zaman içinde gelişerek ve tutumlu bir kız olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ulan sen öyle bir yatağa layık mısın? On iki ay taksitle alacağım diye tutturdun, sonra beş kuruş hayrını görmedim yalancı herif!” Resmi dillerinin yanında birbirlerine karşı açtıkları hakaretvari konuşmaları da unutmamak lazımdı tabii.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl’ın cebinde ki telefon titreyince içini bir huzursuzluk kapladı. Onun hayatta sevdiği kimse yoktu, telefonu çaldığında da pek hayra alamet şeyler duymazdı. Bilindik bir sıkıntıyla kendini dışarıya atıp telefonunu çıkarttı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
AÇMA
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ekrana bakıp öfkeyle dudaklarını sıktı. Ona defalarca kez aramamasını söylemişti ama bu kadın peşini bir türlü bırakmıyordu. Eliyle suratını sıvazladı. Birkaç aydır aramalarına kulak asmasa da içten içe korkuyordu. Bu yüzden telefonu açtı. Bir şey söylemeden karşı tarafı dinlediğinde karşı taraf neşeyle şakımaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Canım, nasılsın?” Cevap vermedi. Dişlerini birbirine bastırarak kendini tutmaya çalıştı. Bir an önce derdini öğrenip kapatmak istiyordu. “Aşk olsun, biz aramasak aramıyorsun hiç! Özlemedin mi teyzeni?” Vasfını duyunca iğrenerek irkildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne var?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anladım, pek gününde değilsin galiba? O zaman sadede geleyim, bana ödeme yapman lazım.” Genç kız, göğsünü kaplayan korku dalgası yüzünden acıyla kıvrandı. Büyük bir özgüvenle para istemişti, bu işin arkasında bir çıkar olmalıydı. Pırıl’ın dezavantajına olan bir çıkar…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titrek bir soluk aldı ve telefonu hızla kulağından çekip kapattı. İki büklüm olarak yere çömeldiğinde o tanıdık korku kalbini kapladı. Pırıl, teyzesini bu denli neşeye boğan o haberi duymak istemiyordu. Teyzesini tanıyordu, Pırıldan para kopartmak için her şeyi yapardı. Parası olmadığını bildiği halde umursamadan Pırıl’ı zor duruma sokardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Saklanmalıydı. Pırıl, gerçeklerden saklanmalıydı. Bunun mümkün olmadığını bilse de acıyla inledi. Pırıl’ın verebildiği tepkiler ne yazık ki sadece bunlardı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl, bir yerin mi ağrıyor kızım?” Nuri aksayan ayağıyla gelip Pırıl’ın yanına çöktüğünde İdris ayakta durmaya devam etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yine galipten sesler duyuyordur, her zamanki hâli…” Dedi İdris bilmiş bir tavırla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nuri onu umursamadı. Elini Pırıl’ın omzuna koydu ve iyi olduğundan emin olmaya çalıştı. Bu, Pırıl’ın her zamanki tuhaflıklarından değildi, farklı bir şey vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl’ın tadı tek kelime edemeyecek kadar kaçmıştı. Sadece eve gidip saklanmak istiyordu. Teyzesinin onu bulamayacağı kadar derine saklanmak istiyordu fakat bu ne yazık ki mümkün değildi… O haberi vermek için, Pırıl ne kadar direnirse dirensin uğraşacak, yanına gelecekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gerçeklerden kaçmanın imkânsız olduğunu bilse de dinlenmek istemiyordu. Korktuğu şeyin başına geldiğini biliyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nuri ağabey ben…” Dedi dişlerinin arasından, nefes nefese…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam, kızım eve git dinlen.” Nuri her cümleyi özetleyerek konuşan bu kızın dilini çözmüştü, Pırıl’ı tanıyordu. Pırıl, içinden Allah’a şükrettikten sonra güçlükle doğruldu ve ufak adımlarıyla evine doğru yürümeye başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dükkâna on dakika uzaklıkta olan, eski bir apartmanda kalıyordu. Parası anca buradan bir ev kiralamaya yetmişti. İçeriye girdikten sonra anahtarı yatağın üzerine fırlatıp banyoya girdi. Üzerindeki kazağı çıkartıp yere fırlattığında dehşetle aralanan gözleri yaralarla dolu olan kollarında gezindi. Dört ay öncesine kadar temiz olan kolları, ne yazık ki tekrardan yaralarla kaplanmıştı… Parmaklarını saçlarından geçirdikten sonra sıkıca fayansı kavradı. Kafasını kaldırıp çekik gözlerine acıyla baktı. “Geçecek…” Dolgun ve soluk dudakları ahenkle kıpırdamıştı. Yanaklarının üzerinde ki çillerine ve gözünün altındaki koyuluklara baktı. Kendini, her gece yaptığı gibi inceledikten sonra ağlamaya başladı “yapma…” Hıçkırarak duvarın önüne çöktü ve dizlerine sarıldı. Sesli soluklar eşliğinde ağlıyordu. “İstemiyorum… Hayır… Allah’ım, ne olur…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını gömercesine dizlerine yaslamış, içini dökene kadar ağlamıştı. Teyzesinin neyden dolayı para kopartabileceğini düşündükçe içten içe kahroluyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sabah olduğunda üzerine, dün giydiği kıyafetlerini giyinmişti. Pamuklu kumaş derisine sürtünce tekrar inledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dükkâna geldiğinde Nuri ağabey, uzun saplı ve tüylü olan toz çubuğuyla eşyaların tozunu alıyordu. Burası her ayrıntısıyla eski kokuyordu. Pırıl’a bu yüzden iyi geliyordu. Gelişen, geliştikçe canavarlaşan insanların arasına dalmayı sevmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anahtarı almaya geldim.” Dedi yaşlı adama. Nuri önce afalladı, ardından kafasını sallayarak onaylar anlamda mırıldandı. Her zaman ki yerde, içeri geçip alıver.” Cevap vermeden içeri geçti. Ahşap masanın yanındaki çekmeceden anahtarı aldı ve dışarı çıktı. İlerleyecekken Nuri ağabeyin kolunu kavramasıyla dişlerini birbirine bastırdı ve nefesini tuttu. Kolunda ki yanma hissi midesine kadar yayılmıştı, adeta tüm bedeni alarm vermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana bak, almam falan derse söyle ona tepemin tasını arttırmasın. Parayı da güzelce say. Sana tam beş yüz lira vermesi gerekiyor, tamam mı kızım?” Nuri ağabeyin uyaran bakışlarını görünce kafasını salladı ve dikkatli bir şekilde kolunu çekti. “Sehpaları ben arabaya taşıdım.” Nuri ağabeyin her seferinde eşya taşıma konusunda yardımcı olması, içini az da olsa ısıtıyordu. Yaşamı boyunca görmediği şefkati bu adamdan görüyordu. Bunları bilmesine gerek yoktu. Bir şey söylemeden eski arabanın şoför koltuğuna oturarak arabayı çalıştırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç adam öğle paydosu bittiği an, yanından ayrılan arkadaşlarının giderek uzaklaşan sırtını izlemeye koyuldu. Bahçedeki duvara sırtını yaslayıp çay içmekten çok hoşlanıyordu. Derin bir yudum daha aldığı sırada, bahçeden içeri giren koyu, bol eşofman takımı giyen kişiyi görünce dikkat kesildi. Burada çalışmadığına emin olduğu kişi, elinde beyaz bir paket taşıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aylardır kendilerini rahatsız eden bir çift göz vardı, o bu kişi olabilir miydi? Kapüşonunu suratına kadar çeken gizemli kişinin cinsiyetini çözememişti. Şirkete girdiğinde yanında hızla geçti eşofman takımı giyen şüpheli.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç adam adımlarını hızlandırıp danışmaya paketin kimin geldiğini sordu. “Abdullah beye.” Cevabını alır almaz deli gibi koşturarak paketi bırakanı kovalamaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gizemli kişi, ardında olan hareketliliği fark eder etmez tabanları yağladı ve ardına bile bakmadan kaçmaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Güvenliği yerinde göremeyen adam içinden lanetler okuyarak hızını arttırdığında şirketin arkalarında koşturuyor bir yandan da bağırıyordu. “Dur diyorum sana! Pislik herif!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Toptancıya geldiğinde araba birkaç kez tekler gibi olmuştu. Anlaşılan muayene zamanı çoktan gelmişti. Arabayı geniş deponun önüne park ettiğinde birkaç adam kamyonete, dağıtılacak malları taşıyordu. Anahtarı fermuarlı cebine tıkıştırdıktan sonra burnunun ucuna düşen karışmış saçını kulağının ardına iliştirdi ve aşağı indi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Malları iade etmek için önden konuşma yapmayı planlamıyordu. Pırıl, gereksiz olan tüm diyaloglardan kaçınıyordu. Sehpaları depoya soktuktan sonra Kaya ağabeyi gördü. Adam, Pırıl’ın sehpaları getirdiğini fark edince yerinden zıpladı ve yanına koşturdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ne yapıyorsun kızım!” Pırıl, umursamadan arabaya gitti ve iki sehpayla geri döndü. “Sana diyorum, Pırıl!” Bıkkınlıkla doğruldu ve adama ciddi bir bakış atarak “defolu ürün göndermişsiniz, para iadesi almaya geldim.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adam dikkatli bir şekilde sehpalara eğilip inceledi. Ayak kısmındaki çizgileri görünce güçlükle yutkunarak doğruldu. “Ne malum sizin yapmadığınız? Kabul etmiyorum ürünleri.” Onu sanki hiç duymamıştı. Arabaya geri döndü ve kalan son iki sehpayı da getirdi ve doğrulup adama baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaya, Pırıl’ın ne yapmaya çalıştığı için çileden çıkarak bağırdı. “Semih! Gel şunları Nuri’ye geri götür.” Semih’in adını duyduğunda Pırıl’ın tüyleri ürperdi. Sertçe yutkundu ve yere baktı. O olaydan sonra Semih’i hiç görmemişti… Kendini tutmalıydı, şimdi hiç de sırası değildi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semih’in geniş bedeni yanında durduğunda ne yapacağını şaşırmıştı. Hayır, kendini tutabilirdi. Her şeyi berbat edemezdi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl, hoş geldin.” Semih, Pırıl’a sadece onun anlayabileceği şekilde çapkın bir tebessüm gönderdi. “Neden getirdin sehpaları?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana geri götür dedim Semih!” Semih aynı zamanda patronunun müstakbel damadı oluyordu. Kayınbabasının ikilemesini duyunca Pırıl’ı umursamadan elini sehpaya atacakken Pırıl, elini sertçe itti. Buraya neyden dolayı geldiğini unutmamalıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çekik gözlerini kısarak Kaya’ya dikti ve diretti. “Böyle zorluklar çıkartmaya devam edersen seninle yollarımızı ayırmak zorunda kalacağız.” Avuç içini adamın suratına doğru kaldırıp tısladı “beş yüz lirayı geri alayım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaya’nın geri adım atmadığını görünce “rezillik çıkartırım.” Dedi. Kafasını dışarı doğru çekip yürüyen insanlara baktıktan sonra geri adama döndü. “Bilirsin, Nuri ağabeye benzemem benim çekinmem yoktur.” Adam, ümitsiz bir vakaymış gibi Pırıl’a baktıktan sonra bıkkınlık dolu bir soluk bıraktı. Bu kızdan, ilk gördüğü zamandan beri haz almıyordu. Her ne kadar kendine itiraf edemese de kızın garip hareketlerinden ürkmüyor değildi… Alçak Nuri tüm bunları hesapladığı için Pırıl’ı göndermiş olmalıydı. Bir tatsızlık çıkmaması için ve kızın bir an önce deposunu terk etmesi için kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bekle, getiriyorum.” Arkasını dönüp yazıhanesine doğru ilerlerken fısıldadı “pis cinli!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ee, Pırıl? Bir merhaba yok mu?” Genç kız, öfkeli bakışlarını Semih’in soluk yeşil gözlerine dikti. Yıllar sonra onu bu denli zor duruma sokan bir insanla karşılaşmamıştı. Semih den nefret ediyordu. Sakin kalmalıydı, beş on dakika sonra buradan çoktan çıkmış olacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zihnine yapışan düşünceleri unutmaya, kendini başka şeyler hayal etmeye zorladı. Bunu yapamazdı… Her şeyi tekrardan başlatamazdı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir nefes aldı. Kafasını çevirip etrafa bakınırken Meltemi gördü. Karşı caddeden geçiyordu. Pırıl’ın göz bebekleri saliseler içerisinde irileştiğinde, artık kapana kısılmıştı. Solukları hızlandı. Başını hızla önüne çevirdiğinde kalbi göğsünü delip geçercesine atıyordu. Öne doğru birkaç adım atarak elleriyle suratını sıvazladığında kendi kendine mırıldanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır, yapamazsın hayır, pes edemem…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semih garip bir ifadeyle Pırıl’ı izliyordu. Kayınbabasından, onun tuhaflıklarıyla ilgili her ne kadar birkaç anı dinlese de böylesine bir deliliğe ilk defa şahit oluyordu. Kız gerçekten de söylenildiği gibi içine adeta cin kaçmış gibi davranıyor, kendi kendine konuşuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zamanı kalmamıştı, bir şeyler yapmalıydı. Kafasını çevirip tekrardan Meltemi izlediğinde depoya varmak üzereydi. Meltem, Semih’in nişanlısıydı. Onunla Pırıl’ın kesinlikle karşılaşmaması gerekiyordu. Bu onun sonu olurdu! Eskisi gibi yaşayamazdı!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır, hayır, hayır!” Yazıhaneye doğru koştu ve kapıyı açıp içeri daldığında Kaya neye uğradığını şaşırmıştı. Kızın dağınık saçları ve kuşku ifadesi ağzının içini kurutmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne var? Cinlerin mi geldi yine!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çabuk ol!” Pırıl, adamın yanına varıp elindeki paraları kopartırcasına aldıktan sonra hızla saymaya başladı. Kaya irkilmişti. Ayağını yerde sürterek tekerlekli sandalyesini geriye doğru iterek ondan uzaklaştı. Pırıl’ın kuduz köpek gibi etrafa saldırması, aceleyle paraları saymasından korkmuştu. “Gerçekten de gelmişler!” kendi kendine sayıkladıktan sonra çekinerek sustu. Neyse ki Pırıl duymamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Saydığı para eksik olunca Kaya hemen çekmeceyi açarak biraz daha geri çekildi “Bismillahirrahmanirrahim. Allah’ım cinlerin şerrinden sana sığınırım ya Rabbim sen beni koru!” Pırıl içinde yaşadığı karmaşadan dolayı Kaya’nın sözlerini duymuyordu bile. Eksik olan kadarını da alıp elindeki bir tomar parayla geri dönüp koşmaya başladığında Kaya sandalyesine yapışarak derin bir soluk almıştı. “Çok şükür…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl’ın bedeni içeri girmek üzere olan Meltem’i görünce birden alarm vermeye başlamıştı. Hafızasında ki görüntü güçlendi. Bir el sanki kalbini sıkıyordu. Beynindeki sesler durması için ona bağırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerini kanatırcasına alt dudağına geçirdi ve daha fazla hızlandı. Meltem, deponun içerisinde deli gibi koşturan bu kıza garip bir ifadeyle bakıp onu ezip geçmemesi için kenara çekildiğinde korkmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Vicdanının sesi Pırıl’a haykırıyordu. Kafasını iki yana sallayarak Meltemin yanından rüzgâr gibi esip geçti ve depodan çıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dışarı çıksa da durmamıştı. Geri dönmemek için koşuyor, aklından Meltemin gözlerini silip atmaya çalışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç adam şüphelinin izini kaybettiğinde dizlerine yaslandı ve nefes nefese kaldı. “Kahretsin! Kaybettim!” Bu böyle bitemezdi, bu kadar yakınındayken onu kaybedemezdi! Kafasını kaldırdı ve önünde ki yol ayrımına baktı, acele etmeli, doğru karar vermeliydi. Derin bir soluk aldı ve safa tepesine çıkan yola doğru koşturmaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dünyayı değiştiremezsin, olanları değiştiremezsin, unutmak zorundasın!” Pırıl kendi kendine konuştuğunda gözlerinden birkaç damla yaş sızarak kalbine ilişti. Adımlarını hızlandırdı ve safa tepesine varmak için köşeyi dönecekken sertçe çarptığı iri cüsse yüzünden nefesi kesildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğsü adamın karnına saplanmıştı. Acıyla patlayacaktı sanki… Pırıl’ın hızı ver çarpmalarının şiddeti yüzünden adamla beraber yere yuvarlandıklarında avucunda tuttuğu para havaya uçuşarak yere serilmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birlikte birkaç tur döndükten sonra bedenleri ayrı düştüğünde ikisinden de inlemeler duyuluyordu. Adam neye uğradığını şaşırmış bir vaziyette kendini toparlamaya çalıştığında afallamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırılda ondan farksız sayılmazdı. Az önce vermiş olduğu savaştan sıyrılmış, kendini çok başka bir sahnenin içerisinde bulmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dizlerini kendine doğru çekerek yere oturduğunda başı zonkluyordu. Bir şey düşünmeden öylece yere saçılan paralara bakmaya devam ettiğinde avucunun önündeki kartı gördü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz Bayraktar
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
**** A.Ş
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir iş yeri kartvizitiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, kendisini toparladıktan sonra şüpheyle kıza baktı. Normalde bu durumda karşısında sıradan biri olsa kibarca yaklaşır, iyi olup olmadığını sorardı. İnsanlara karşı oldukça kibar ve yardımsever bir adamdı. Bu terbiyeyi ailesinden fazlasıyla almıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama bu kız… Birkaç saniyede Uraz’ı rahatsız etmeyi başarmıştı. Kızın kendisine çarptığı an zihninde canlandı. Bir şeylerden kaçmış, düşerken yere bir tomar para saçmıştı. Tek kaşı şüpheyle havalandığında kız onu umursamıyor, yerdeki paraları topluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, karşılaştığı bu kaba tavır karşısında hayrete düştü. Bir insan nasıl bu denli düşüncesiz olabilirdi? Kendisine önce hiddetle çarpmış, beraberinde yere düşürmüş, ardından yere saçtığı paralarını toplamaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ayağa kalkarak şaşkınlıklar içerisinde kızı izledi. Bu kızda bir gariplik vardı. Aklına gelen ihtimalle gözleri açıldı. Paraları çalmış olabilir miydi? Dudakları aralandığında aklına ne yazık ki başka bir durum gelmemişti. Düşündüğü fenalıktan dolayı kendini içten içe ayıplasa da başka bir yakıştırma yapamıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, yerde kalan paraları toparlarken bu kadar bozuk olmasından dolayı içinden Kaya ağabeye bağırıyordu. Son kalan elli lirayı alacakken cilalı, parlaklığının yansımasında yüzünü görecek kadar temiz olan siyah, sivri ayakkabının parasını ezmesiyle kafasını yukarı kaldırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adamın suratını görebilmek için boynunu öylesine bükmüştü ki ensesine kramp girdi. Elindeki paraları cebine sıkıştırıp ayağa kalktı, ensesini ovuşturup kafasını kaldırdığında böylesi daha iyiydi. Bu uzun adamın suratını görmesi için yukarıda olması gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hissiz bakışları adamın katran karası gözlerini bulduğunda Pırıl için bu anın hiçbir önemi yoktu. O da herkes gibi, sıradan birisiydi. Pırıl, insanların dış görünüşlerinden etkilenmezdi, onların beyinlerinde kurdukları düşünceleri adından daha iyi bilirdi. Bu yüzden kimseye ısınamaz, kimseyi sevmezdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, ukala bir tavırla kendine kalkan çekik, bal rengi gözleri görünce içi titredi. Kalbinde o an oluşan depremle afalladı. Kaşlarını çatarak bunun ne olduğunu anlamaya çalıştığında az önceki çarpışmanın şiddetine yoruyordu. Kafasının içerisinde dönen düşünceleri itelemeye çalıştı ve kızın çillerine inen bakışlarını yukarı çekerek gözlerine baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hanımefendi, size ne yaptığınızı sorabilir miyim?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, duydukları karşısında öylece kaldı. Her şeyi bekliyordu ama bu denli resmi ve saygılı bir üslup beklemiyordu. Adama çarpmış, ardından suratına bile bakmadan paralarını toplamaya başlamıştı. Karşılığında bir bağırış, hakaret beklerdi ama bu denli düzgün bir üslup hayal edemezdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Düşündüklerini bir kenara bakarak “paralarımı topluyorum.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, kızın umursamaz tavrına daha da şaşırdı. Anlaşılan bu cadaloz ondan bir özür bile dilemeyecekti. Kafasını onaylar anlamda salladığında içini bir kuşku kapladı. Bu kız suçlu olabilir miydi? Bir suçluyu serbest bırakmaya gönlü elvermiyordu. Sıkıntıyla etrafa bakındı ve birilerini aradı. Kızın kaçtığı kişiler belki de buralardaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ayakkabınızı bugün çekecek misiniz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, ayakkabısını çekmek yerine uzun bir sabır çekti ve aklına gelen bir diğer ihtimalle kaşlarını çattık ve kızın bedenini süzdü. Şirkete gelen eşofmanlı kişi!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, bedeninde gezinen bakışlardan iğrendi ve gözlerini devirdi. Erkeklerin pervasızca kadınları süzmesinden tiksiniyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz hiddetle elini uzatıp kızı yakasından yakalayacakken elini yumruk yaptı ve geri çekildi. Pırıl sert, aynı zamanda da temkinli bir ifadeyle baka kaldığında adamın en ufak hareketinde onu yere devirmek için atağa geçmeye karar vermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, yanlış bir suçlama yapmamak için sert davranmaktan neyse ki son anda vazgeçebilmişti. Boğazını temizledikten sonra yumruk yaptığı elinden işaret parmağını çıkarttı ve çenesine koydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Acaba az önce kovaladığım kişi siz misiniz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beklenmedik sorusu karşısında kız afalladı ve garip bir ifadeyle adama baktı. “kovaladığınız kişiyi yakalamak için çekiliş yapmaya ne dersiniz? Eminim yakalanmak için elinden geleni yapacaktır.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç adam, karşılaştığı bu küstah tavırla tam anlamıyla yerle bir olmuştu. Kadın hem utanmadan ona çarpmış, ardından özür bile dilememiş, üstüne üstlük de alay etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kızın gitmesi onun içinde iyi olacaktı. Ne olursa olsun saygısını bozmak istemiyordu. Ayakkabısını çektikten sonra kıza uyarı dolu bir bakış attı. Tek dizinin üzerine çöküp, toza karışmış elli lirayı alarak kıza doğrulttuğunda Pırıl, gözlerinin içerisine doğru dik bir şekilde bakmaya devam ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dikkat edin de sizin çekiliş elinizde patlamasın.” dedi düşünceli bir tavırla parayı sallayarak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sizi alakadar etmez.” Adamın elindeki parayı çekip aldı ve deli gibi koşmaya devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, düşünceli bir ifadeyle bakındıktan sonra hızlı adımlarla kızı takip etmeye karar verdi. En azından bir şeylerden emin olması lazımdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kız, bir toptancının önünde duran eski arabaya atlayarak uzaklaşınca. Uraz, yoldan geçen taksiyi çevirip onu takip etmeye koyuldu. İçinden onun suçlu olmaması için dua ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaptığı bu takip yüzünden kendini içten içe kötü hissetse de nereye gittiğini deli gibi merak ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arabası küçük bir mobilya dükkânının önünde durdu. Kızın içeri geçtiğini gördükten sonra izlemeye başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şüpheli bir durumla karşılaşmamıştı. Saatine baktıktan sonra sabırsızlandı, yetişmesi gereken bir toplantısı vardı ve kız hâlâ içerideydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre sonra içeri giren müşteri, kızla beraber dışarı çıktı. Kız, ona dışarıdaki küçük kilerleri gösteriyordu. Çok geçmeden onun burada çalıştığını anladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonu çalınca taksiciye şirketinin adresini söyledi ve oradan ayrıldı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nuri, Pırıl’ın tozlanmış üstüyle beraber dükkâna girmesinden tedirgin olmuştu. Tozlu paraları kendine verince onu sorguya çekecekken Pırıl, gelirken birine çarpıp yere düştüğünü söylemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl ona bu zamana kadar hiç yalan söylememişti, onun en çok da bu yönünü seviyordu. Daha sonrasında rahatlayıp ona, Kaya’yla ilgili birkaç soru sormaya başlayınca Pırıl rahatsız oldu. Bugünü telafi etmek için kendini evine kapatması gerekiyordu. İçeri giren müşteriyi görünce bir çıkış yolu olarak kadına koştu ve yardımcı oldu. Ardından kafasını içeri doğru uzatıp “ben gidiyorum!” diye bağırdı ve tekrardan koşturmaya başladı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eve girdiğinde kapıyı kapatmasıyla sırtını yaslayıp yere çökmesi bir olmuştu. Kalbinde oluşan ağırlığı dindirmek ümidiyle elini göğsüne bastırıp sakinleşmeye çalıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini kapatıp zihninde canlanan düşüncelerle mücadele etmeye çabalasa da yapamıyordu. Aklında sürekli Meltem’in suratı beliriyordu. Elini dirseğinin arkasına kaydırarak orada açtığı yaraları ufaladı. Canı acısa da kendini durduramıyordu, kriz anlarıyla başka türlü müdahale etmeyi bilmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yıllardır sonra Meltem’in olayıyla karşılaşmak onu zayıf düşürmüştü. Eğer kendini tutamazsa her şeyi berbat edecekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an, kapının çalmasıyla girdiği transtan çıktığında hala titriyordu. Dirseğini örtüp güçlükle doğrulduğunda kapının ardında kimin olabileceğini düşündü ve aklında beliren o isimle bir adım geri giderek nefesini tuttu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belki de açmamalıydı, biraz daha saklanmalıydı. Ne yapacağını bilemez bir şekilde bitmiş bir vaziyette etrafa bakınırken onun sesini duydu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.