1. Bölüm

Yasaklı Bahçe / Yasağa Koşmak

💬 0
Basım hakları gereği kitabın son bölümleri yüklenmeyecektir, onun yerine özel bölümler yüklenecektir <3
GİRİŞ
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dört yıl önce;
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ecrin! Topu yine mi yan bahçeye kaçırdın?" Hazal'ın seslenişiyle dudağımın kenarını dişleyerek omuzlarımı kaldırıp geri indirmiştim. Voleybol turnuvalarına hazırlandığı için sürekli benimle çalışmak istiyordu. Voleyboldan hiç anlamadığım için topu sürekli yön odağı olan, yan bahçeye kaçırıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yeter artık, bu seferde git sen al. Bıktım yan bahçenin bahçıvanıyla muhatap olmaktan." Topu defalarca kez kaçırıp, alması için Hazal'ı göndermiştim, ona hak veriyordum. Bu seferde kendim gidip almalıydım. Hazal kabullenişimi görünce rahat bir soluk vererek kendisini plastik sandalyeye atarak masanın üzerindeki ılınan limonatayı dudaklarına götürdü. Benim kötü olmam onu etkilememişti, en azından benimle vuruş çalışabiliyordu. Hazal bu konuda gerçekten de çok yetenekliydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ellerimi mavi kot şortumun cebine sokarak ilerleyerek yan bahçeyle aramızdaki duvara bakındım. Görünürde bahçıvan yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bakar mısınız?!" Diyerek seslendiğimde Hazal'ın bahsettiği bahçıvan ortaya çıkmamıştı. Bahçeye tekrar bakındığımda topun bahçenin arka kısmına doğru gittiğini gördüm. İki dakikalığına içeriye girsem zarar çıkmazdı, değil mi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sorun olmayacağını düşünüp duvardaki ellerimden yardım alarak yan tarafa atladığımda dengemi zorlukla toparlayabilmiştim. Dizlerime bulaşan tozları silkeledikten sonra saçlarımı geriye ittirerek dikkatli adımlarla topa doğru ilerlemeye devam ettim. Biraz eğildiğim an arkamdan gelen bir hışırtı sesi işitmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Doğrulup hızla arkamı döndüğümde ne yapacağımı, diyeceğimi şaşırmıştım. Karşımda lacivert eşofman altı ve gri tişörtüyle bir adam duruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dik burunlu, açık renk saçları vardı sakalları olmadığı için daha genç dursa da yirmili yaşlarında olduğu belliydi. İri gözlerini suratımın her bir zerresinde gezdirmeye başladığında nasıl bir tepki vereceğini kestirmeye çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kusura bakmayın, izinsiz girmek zorunda kaldım." Dedikten sonra yerdeki topu aldığımda hala dik bir şekilde bakmakta olduğunu gördüm. Bu adam nasıl böyle bakabiliyordu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir şey söylememesini çok da umursamadan hızlı adımlarla duvara doğru ilerleyerek topu karşı tarafa attıktan sonra duvarın tepesine çıkarak yan tarafa geçtiğimde delici bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göz rengini çözemediğim genç adam beni ürkütmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
GÜNÜMÜZ
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Soğuk. Soğuk terler dökerek koşmaya devam ediyordum. Bedenim, bulunduğu ritme alışkın değildi. Zihnim hiç bu kadar karma karışık olmamıştı. Karnıma bir yumru gibi inen ağrıyı umursamadan yumruklarımdan güç alarak kısmakta olduğum gözlerimle önümü görmeye çalışarak ilerliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim buğulanmaktan ve kısılmaktan yörüngeme erişmekte zorlansa da kendimi umursamıyordum. O an için sadece aklımdaki önemliydi. Önüme çıkacak bir engel, yada bana zarar verecek bir araba önemli değildi, o önemliydi. Üzerimdeki gömleğin ense kısmının yapıştığını, koşarken ki sürtünme kuvvetinin verdiği rahatsızlığı hissetsem de katlanmaya çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ara sokağa girdikten sonra duraksayarak derin soluklar alıp vermeye başladığımda vakit kaybetmeden bakışlarımı etrafta gezdirerek olabileceği yeri tahmin etmeye çalışıyordum. O an aldığım nefesleri sanki bir başkası tarafından işitiyordum. Sanki nefesler benden değil, ense tarafımda olan birisinden çıkıyordu...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonu sıktığım elimi karnıma bastırarak gözlerimi kapatıp bir nefes daha aldıktan sonra dolan gözlerimdeki yaşların akmasına izin vererek çığlık attım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Erkan!" Ardından gözlerimi aralayarak etrafa bakmaya devam ettiğimde kimseyi görememiştim. Telefonu kaldırıp yazan adrese bir bakış daha attığımda akan gözyaşım ekranı ıslatmıştı. Boşta kalan elimin tersiyle gözlerimi sildiğim de bir inleme sesi işittim. Elimi suratımdan çekip nefes bile almadan dinlemeye başladığımda sesin geldiği yönü seçmeye çalışıyordum. Tekrar aynı inilti kulaklarımda yankılanınca yüreğime bir hançer saplanmıştı, canı acıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"E..crin!" Kısık çıkan feryadını işittiğim an yorgunluktan bitap düşen ayaklarım hareketlenmiş, sağ tarafımda kalan eski apartmanın açık kapısına doğru koşmaya başlamıştı. Paslanan kalın kapıyı zorlukla itekledikten sonra demirin mermer zemindeki kulak cızırdatan tiz sesi eşliğinde kendimi içeriye attım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Erkan, merdivenlerin son basamağına beli gelecek şekilde yatıyordu, önce darp edilmiş, sonra itilmişti. Gözünde her zaman duran bir morluk vardır Erkan'ın. Sürekli serserilikle uğraştığı için yara berelerden kurtulamazdı. Bu sefer, benim için geçirecekti. Yüzü temiz çıkacaktı karşıma... Ama yapamamıştı. Ufak kalan morluk, yerini koca bir yarıkla değiştirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüreğimdeki kaybetme korkusu her an artmaya devam ediyordu. Erkan... Bana bu korkuyu her seferinde yaşatıyordu. Ağlayarak yanına koşturduğum da düşen telefonumu çıkarttığı sesle fark etmiştim, yine de umursamadan Erkan'ın kolundan kavrayarak onu kaldırmaya çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Erkan!" Ağlayarak ismini fısıldadığım da gözlerini zorlukla açtı. "Sözünü yine tutmadın," titreyen bakışlarıma karşı dalgacı bir tavır takındığında bileğimde elini hissetmiştim. Kafamı aşağıya indirerek moraran boğumlarına baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben iyiyim bebeğim," işte bu kadardı. O kavga ederdi, dayak yerdi ve sonunda ben iyiyim diyerek konuşma hakkımı alırdı. Hiçbir zaman anlamamıştı, anlamayacaktı. Beni endişe denizine atarak boğduğunu görse de hislerimi anlamayacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Erkan'a destek olmaya çalışarak uyarısıyla telefonumu yerden aldım, adım atmasına yardım ettim. Bir kız gücünden başkasına sahip değildim, zayıf bileklerimle olabildiğince ona yardımcı olmaya çalıştım. Eski sokakların arasından yalpalayarak geçip karşımıza çıkan insanların bakışlarını umursamadan ilerlemeye devam ediyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eski ahşap kapının önünde durunca öksürerek elini cebine attı. Ağzından çıkan ufak iniltiyle hareketlenerek cebine uzanıp başına ip takılan anahtarı çıkarttım. Erkan kapı pervazına dayanarak yükümü azaltınca vakit kaybetmeden kilidi açarak ahşap kapıdan çıkan cızırtı sesi eşliğinde az önceki gibi Erkan'a destek olarak onu içeriye soktum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sağ ayağına basmamaya dikkat ediyordu, "döşeğe yatır beni." Cevap vermeden döşeğe yöneldim. Uzanmasını sağladıktan sonra ceketini çıkartıp salondan çıktım. Yaraları için gerekli malzemeleri toparladıktan sonra içeriye girdiğimde kalbim tekrardan sızlamıştı, gözlerimin dolmaması için suratına fazla odaklanmamaya çalışarak kanlarını temizledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ah..." Farkında olmadan fazla bastırmıştım, gözlerim dehşetle aralanıp kaşındaki elim hafifleyince gülümsedi, "sorun değil." Ellerimi suratından çekip kucağımda birleştirdiğimde gözlerimden akan damlalar parmaklarımı ıslatıyordu. "Ecrin..." Sarı saçlarımdan önüme düşen bir tutamı kavrayıp kulağımın arkasına tıkıştırdığında boğazıma bir yumru oturmuştu sanki. Boğumları moraran elleriyle canı acısa da ellerimi kavradı. "Akıtma o gözlerini." Omuzlarımı kaldırıp tekrar indirdikten sonra ellerini itip gözyaşlarımı temizledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bir gün dayak yemekten öleceksin." Boğazından bir öksürük kopardıktan sonra güçlükle doğrularak beni kendine çekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sen yanımda kaldığın sürece hayattayım." Kaşlarımı çatarak kafamı kaldırdım. Böyle devam etmesini istemiyordum. Onun sağlıksız olmasını, sürekli sakat gezmesini ve tekin olmayan adamlarla takılmasını istemiyordum. Hayatı bir ipe takılıydı, ipin üzerinde ilerliyordu. Dengesini kaybettiği an tüm hayatı sona erecekti. Kafamı hızla salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben seni sağlam istiyorum, Erkan. Düzelmek zorundasın." Bakışları küçük bir çocuğun kaybetme korkusuna büründüğünde ellerini kaldırıp yanaklarımı kavrayarak usulca fısıldadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Şşşşt. Bebeğim, bunu ikimiz için yapıyorum. Bir iş edinecek kadar kazanç sahibi olmalıyım. Baban aksi halde evlenmemize razı gelmeyecek, biliyorsun." Ellerini iterek ayağa kalktım. Babam tam olarak bu yüzden evlenmemize izin vermiyordu. Yaşımızın genç olması bir yana, Erkan serseriydi, sürekli kendini borca sokarak bir şeyler yapmaya çalışıyordu ve her şeyi elinde patlatıyordu. Sırf yaz tatillerinde onun için çalışıp borçlarının bir kısmını ödüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hayır Erkan. Sen düzelmediğin taktirde Babam seninle görüşmemize dahi izin vermeyecek. Bunu anlamıyor musun? Sen böyle olduğun için ailem seninle olmamı istemiyor," kara kaşlarını ufak bir kavisle yukarıya kaldırdığında gözleri buğulanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Nasıl olduğum için?" Dudaklarımı ıslattım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Serseri." Yalan değildi, o her ne kadar olmasını istemesem de bir serseriydi. Dört yıldır birbirimizi tanıyorduk, ona değer veriyordum, beni sevişini seviyordum. Bunlar bir aile kurmaya yeterli değildi. İlk önce Erkan'ın toparlanması ve olgunlaşması gerekiyordu. Doğru düşünmeliydi. Onu sevsem de mantıklı davranmak zorundaydım. Bu şartlar altında ailem izin verse bile ben evlenmezdim. Yine yanında dururdum, yardım ederdim fakat o sırtını doğrultmadan o sandalyeye oturup, imzayı atamazdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hızla yanına oturarak ellerimle suratını kavrayıp dudaklarına ufak bir öpücük kondurdum. Kollarımı omuzlarına sararak kafamı göğsüne yasladığım an canı acımıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Başımı omzuna yasladığımda canı acıyan bir koca istemiyorum." Bir şekilde sözlerimle de olsa onu teşvik etmek, yola getirmek istiyordum. "Lütfen artık toparlan Erkan... Seni seviyorum fakat bu şekilde olmaz, ilerleyemeyiz. Yolumuza asıl taşı sen koyuyorsun." Derin bir iç çekme sesini işittikten sonra kafasını salladığını hissettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam Ecrin'im." Kafamı kaldırıp yanağına bir öpücük kondurduktan sonra telefonumun çalmasıyla yerimden sıçramıştım. Annem arıyor olmalıydı. Telefonu açarak odadan çıktığımda endişeli soluklarını avizeden duyabiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kızım, neredesin sen?" Kuruyan dudaklarımı ıslattım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sedef'leyim anne." Erkan'ın yanında olduğumu biliyordu. Bir şekilde öfkesini dindirebileceğimi düşünerek başarısız bir yalan söylemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kesin öyledir! Yine Erkan'ın arkasını toparlamaya gittin değil mi?" Sözleriyle kalp ritmimi arttırmıştı. Ailem Erkan'ı her ne kadar bilse de onlara yalan söylediğimi yakaladıklarında ürküyordum. Fazla baskı altında bir çocukluk geçirmesem de hayatıma Erkan girdiğinden beri ailem bana karşı sıkı yönetim ilan etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Anne..." Diyerek çaresizce mırıldanmama aldırmadan feryatla bağırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hemen eve gel!" Telefonun suratıma kapanmasıyla sımsıkı yumduğum gözlerimi aralayarak karnımı kasmayı bıraktım. O an belime Erkan'ın kolları sarılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Benim yüzümden yine azar işittin değil mi?" Arkamı döndüğümde her zaman ki gibi buğulu bakıyordu bana... Kıyamadığım gözleriyle ne zaman öyle baksa her yer cenneti bana. Gülümsemeye çalışarak başımı salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sorun değil, her zaman ki tedbirler işte," yalan söylemiştim. Her zaman ki gibi değildi. Annemin sesinde bu sefer çok farklı bir anlam vardı. Sanki eve gittiğimde bir şey beni bekliyordu. "Kendine iyi bak, olur mu?" Yaralı yüzünün el verdiği kadarıyla tebessüm etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sende bebeğim." Birbirimize sarıldıktan sonra evden çıkacakken bileğimden tutarak beni kendisine doğru çevirip suratımı birden avuçları içine alınca afallamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ecrin'im... Ben istemem mi hiç kendi arabam olsun, seni evine bırakayım... Yanında olayım... Ama yok işte, hiçbir şeye sahip olamasam da çabalayacağım. Senin için direneceğim. Sana bir şeyler veremesem bile unutma ki senin için yanıp tutuşan, gülüşünle atan bir kalbim var."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O sözlerden sonra sağır olmayı dilemiştim. Son duyduklarım o güzel satılar olsun, son gördüğüm Erkan'ın aşkla bakan gözleri olsun... Kalbim sıcacıktı, evin önüne geldiğimde vereceğim hesaplardan korksam da içim ferahtı, aşkım doymuştu. Sabah ki mesajdan dolayı apar topar evden çıktığım için anahtarlarımı unutmuştum. Kapıya usulca parmaklarımı tıklattıktan sonra bir adım geriye çekilerek beklemeye başladım. Kısa süre sonra kapı hararetle açılınca önümde annem belirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çatık kaşlarıyla üzerimi süzdükten sonra birbirine bastırmakta olduğu dişlerini hiç aralamadan kafasıyla içeriyi işaret etti. Sessiz emrine uyup hızlı adımlarla içeri geçip ayakkabılarımı çıkartıp konsolun üzerine koydum. Kolumdan çekilmemle dengemi zorlukla toparlayarak anneme baktım. Eşarbını düzelterek sessizce ciyakladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sen dua et misafirimiz var! Yoksa ben yapacağımı bilirdim." Annem beni severdi, ölen kardeşim yüzünden annem de babam da üzerime titrerlerdi. Fakat konu Erkan olduğu zamanlarda fazlasıyla asi ve hırçın olabiliyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Özür dilerim Anne." Çatık kaşlarıyla ifademi izledikten sonra mutfağı işaret etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Geç, çay servisi yap." Bir şey demeden hızla mutfağa doğru koşturup tepsiyi çıkarttım, içeriye giren anneme bir göz attıktan sonra mırıldandım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"İçeride kaç kişi var?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Üç bardak hazırla," bu başka bir soru sorma demekti. Sarı saçlarımı ensemde bağladıktan sonra söylediğine uyarak üç bardak çay koyup salona doğru ilerledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Babamın sesini işitince her ne kadar ürksem de içeride misafir olduğu için kendime telkinler vererek kapıyı dirseğimle araladım. Babam başkalarının yanında bana uyarmalar yapmazdı. Her ne olursa olsun bunu yapmazdı. İçeriye girdiğimde mahallenin esnafı Ali ağabeyi görmüştüm. Geçen sene bu yıllarda karısını kaybetmişti, kırklı yaşlarının başlarında olmalıydı. Beni de pek bir severdi. Ürkek bir şekilde babama baktığımda sinirinin gözlerinde sabit kaldığını gördüm. İç çekerek yanlarına ilerledikten sonra Ali ağabeye çay servisini yaptığımda gülerek teşekkür etti. Ardından babama yöneldim ve son olarak da salona giren anneme çayını verdiğimde görevim tamamlanmıştı. Bugün buraya geldiği için Ali ağabeye tebessüm ettiğimde dudaklarımdaki gülüşü yakalamış, aynı şekilde karşılığını vermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ali ağabeye ayıp olmaması için o gidene kadar salonda kalmıştım. Geç olduğunu söylediğinde her ne kadar biraz daha kalmasını rica etsem de tebessüm ederek teklifimi geri çevirmişti. evden gittiğinde benim için tehlike çanları çalmaya başlamıştı. Annemle babam'ın üzerinde ürkek bakışlarımı gezdirdikten sonra ayaklanarak kapıya yaklaştığımda babam önüme geçmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben artık yatayım, geç oldu."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bu geç oldu kavramlarını keşke eve gelirken de düşünsen," diyerek beni iğneledi babam. Dudağımı dişleyerek bakışlarımı ayaklarıma indirdiğimde annem de yanımıza gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kızım sen bizi deli mi edeceksin? Aklımızı mı kaçırmamızı istiyorsun? Ne diye o itin peşine takılıp duruyorsun?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O it değil!" Farkında olmadan sesimi yükselttiğimde artık çok geçti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ecrin!" Babam benden daha çok bağırmıştı, "annene sesini yükseltemezsin. Senin iyiliğin için çabalıyoruz." Çaresizlikle etrafa bakındım, bu konuşmadan sıyrılmalıydım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Özür dilerim baba. Ama lütfen bize bir şans verin. Yemin ederim ki Erkan değişecek." Annem sözlerimle iyice fenalaşarak koltuğuna oturup tülbentinin kenarıyla suratını yelledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ay bu kız beni delirtecek. Metin vallahi delirtecek." Babam Anneme endişeyle baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Suzan bir sakin ol."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Nasıl sakin olayım? Mahallede adı çıktı elin serserileriyle dolanıyor diye." Dolan gözlerimi anneme dikerek yumruklarımı sıktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Anne ben kötü bir şey yapmıyorum,"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kızım milletin ağzı torba mı büzelim?" Omuz silktim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evlendirin o zaman bizi." Annem derin bir feryat daha ederek kendini koltuğa yığınca babamın ifadesinden anladığım kadarıyla sabrını gittikçe zorluyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Biz başka bir çare bulduk Ecrin," dedi son derece kararlılık akan sesiyle kanımı soğutsa da meraklansam da sormaya korkmuştum. Sormak istememiştim, babamın gözlerinde yanan kıvılcımlardan kaçmak istemiştim. Annem toparlanmaya çalışıp bizi dinlemeye devam etti, "gideceksin." Gözlerimi iki kez ardı ardına kırpıştırdıktan sonra anlam vermek istercesine baktım. Gidecek miydim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Nereye?" Sesim afalladığımı belli ediyordu. Hem afallamış, hem de ürkmüştüm. Belirsizlikten ürkmüştüm. Babamın kararlılığından ürkmüştüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hazal'ın yanına." İşte şimdi işler daha karışık bir hal almaya başlamıştı. Hazal bize fazla uzak bir mesafede oturmuyordu. Karşıdaydı, Avrupa yakasında. Çok sık olmasa da aydan aya birbirimizi ziyaret ederdik. Hazalla çocukluk arkadaşıydık. Yanında en çok kaldığım zaman dört sene öncesiydi, o zamanlar on dokuz yaşıma girmek üzereydim. Hazal'ı turnuvalara psikolojik olarak hazırlamak için gitmiştim, haftalarca kalmıştım. Oradan döndükten sonra o zamanlar ekmekçi de çalışan Erkan'la tanışmıştım. Önceleri arkadaştık, sonradan ona çok daha fazla değer vermeye başlamıştım ve beni sevişini sevmiştim. İşte geldiğimiz son nokta da burasıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha sonrasında da hazal turnuvalar yüzünden babasının memleketine gitmek zorunda kaldı. Oradaki evlerini geçici bir süreliğine terk etmişlerdi, geçen yaz geri gelmişler.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Baba, beni yakına gönderdiğinin farkında mısın? Bunu neden yapıyorsun?" Saçma gelmişti. Eğer Erkandan uzak tutmak istiyorsa daha uzağa göndermesi gerekmez miydi? Kafasını ağır bir şekilde salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben, Erkan'ı senden uzaklaştırmadan önce seni ondan uzaklaştırıyorum. O seni uzaklarda ararken dibine bakmak aklına gelmeyecek. Ona ulaşmayacaksın." İşte bu kısım mantıklıydı. Fakat ben bu plana uymayacaktım. Bu sayede Erkan'la daha rahat görüşecektim. Babam kafasını tekrardan sallayınca şaşırmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ya Hazal'ın yanına gider, sana ayarladığı iş de çalışır Erkandan uzak durursun. Ya da beni son seçeneği yapmaya zorlarsın." İşte bunu kesinlikle beklemiyordum. Babamın kara gözlerinin içine dikkatle baktığımda yanan şimşekleri görebiliyordum. Beni gitmeye zorlayacak bir seçeneği daha vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Son seçenek ne?" Dudaklarımdan çıkan kuru sesim öylesine cılız ve acizdi ki kendime acımıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Seni evlendiririm." Sevinçten irice açılan gözlerle babama baktım. Bunu daha öncesinden söylese olmazdı sanki. Konuşmanın başında da söylemiştim Erkan'la evlenebileceğimi. Fakat babam nedense konuyu başka yerlere çekerek küçük kızını korkutmayı seçmişti. Tamam, her ne kadar Erkan evliliğe müsait olmasa da başka şansımız yoktu, onu hazırlayacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Erkan'la evlenebilirim." Dediğim an dudağının üst kısmını kıvırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Erkan'la değil," kalbim ağzımda atmaya başladığında yüreğimi yaran iki kelimeyi öne sürdü. "Ali ağabeyinle." Duyduklarını kaldıramayan bedenim tıpkı bir yaprak gibi titremeye başlayınca dizlerim daha fazla dayanamadan bükülerek yere çarpmıştı, yere çökmüştüm. Gözlerimi sımsıkı kapattığım an Ali ağabeyi gördüğüm her saliseden tiksindim, nefret ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona gülümsemiştim, bana gülümsemişti. Kalması için ısrar etmiştim. Kendimden tiksinmiştim, üzerime titrediklerini söyleseler de böyle bir iğrençliğe ön ayak oldukları için ailemden de tiksinmiştim. Beni ortaya malzeme ettikleri için tiksinmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözyaşlarım durmadan akıyordu. Söylediği iki kelimeyi zihnim bir türlü kavrayamıyordu. Yüreğim sızlıyordu. İç çeke çeke ağlamaya başladığımda dilim lal olup tutulmuştu sanki. Kelimelerin tükendiği noktada olduğumu hissediyordum. Ailem beni iki kelimeyle çok derin yaralamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Eğer bu akşam gitmezsen. Ali ağabeyini arayıp haber salacağım." Bir tepki vermeden ağmaya devam ettim. "Sen bilirsin," mırıldanarak telefonunu çıkartınca tüm gücümle çığlık attım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Dur!" Hareketleri kesildiği an neyi seçtiğimi anlamıştı, tahmin edebiliyordu. Erkan'ı benden alacakları için onlardan nefret edeceğimi düşünmüyorlardı belki de umursamıyorlardı. Annem ayağa kalkarak kapıya doğru ilerledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Eşyalarını hazırlayacağım." Babamla yalnız kaldığımızda tırnaklarımı halıya geçirerek tısladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Lütfen yapma baba, yalvarırım yapma o düzelecek." Üzerime eğilip omuzlarımdan kavradıktan sonra doğrulmamı sağladı. Gözlerimiz birbirine değdiği anda yoğun bir sevgi seliyle karşılaşmıştım. Anlıyordum, iyiliğim için uğraşıyorlardı fakat bu iyi olmamı sağlamayacaktı. Erkan ben gidersem kahrolurdu. Başka çıkar yolum yoktu. Erkan'la kaçamazdım, bir sürü borcu vardı babamlardan önce peşindeki adamlar bizi bulur ve vururdu. Babamın gözlerine tekrar baktığım an anlamıştım, kararından dönmeyecekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Senden tek bir şey isteyeceğim babam..." Sessiz kalarak devam etmemi bekledi, "yazacağım kağıdı ona verin. Verin ki hayatına devam edebilsin." Uzun paragraflardan oluşan bir mektup değildi... Belki tek satır belki de tek kelimeydi. Ama yine de bir şeyler vardı, yazmalıydım. Devam etmesi için yazmalı... Gözlerini ağır bir şekilde kapatıp geri açtığı an onayladığını anlamıştım. Gözyaşlarımı ellerimin tersiyle temizleyerek salondan çıkıp çalışma odasına girdiğimde zihnimde binlerce kelime oluşmuş, kulaklarımda onlarca cümle yankılanmaya başlamıştı. Tükenmez kalemi elime aldığımda ise beni sevişini sevdiğime sadece tek bir satır yazabilmiştim...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Başımı omzuna yasladığımda canı acıyan bir koca istemiyorum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ufak kağıt, elimde buruşturmamla daha da ufalmıştı. Taze olan mürekkebi birbirine girmişti belki... Belki bu satır Erkan'ı daha da dibe çöktürecekti. Belki de arşa çıkartacaktı... Ne olacağını bilmesem bile, hayatta tutacağını biliyordum. Bu da benim için yeterliydi. Gözlerimi yumduğum da atan kalp seslerini hissetmek belki de en güzel nimetti. Dolan gözlerimi tekrar temizledim, odaya babam girince yumruğum da un ufak ettiğim kağıdı ona uzattım. Hiç açmadan cebine koymuştu. Annemin yönlendirmesiyle odama geçip üzerime temiz kıyafetler giydiğimde hareket ettikçe uzaklaşıyordum sanki sevişini sevdiğimden...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elime valizimi aldığımda babam arabayı hazırlamıştı. Annemle kapıda vedalaştıktan sonra ardıma bakmadan arabaya yerleştim. Aramızdaki mesafeler çok uzamasa da artık yüreklerimiz ayrıydı, değil mi Erkan?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O akşam, yol boyunca sessizce ağlamıştım. Her ne kadar kendimi durdurmaya çalışsam da buna engel olamamıştım. Belki de tek çıkış yolumuz buydu. Başkasıyla evlendirilmem çıkış yollarımızı tamamiyle tıkardı. Fakat yine açık bir sonu vardı. Erkan düzelebilirdi, hayatını düzene çekebilirdi. İşte o zaman bende her zaman ki gibi kollarına koşardım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekerlek hızını yavaşlattığında zemindeki ufak taşların hareket sesini işitmiştim. Ardından vitesin sesi... Sonrasındaysa derin bir sessizlik. Sormasam, konuşmasam bile Hazal'ı ayarladıklarını algılayabiliyordum. Hazal'la Erkan'ı sadece bir kez görüştürmüştüm. O günden beri Hazal sürekli Erkandan uzak durmamı söylerdi, onu hiç sevmezdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu hiç kimse sevmezdi! Onu bir ben severdim. Dünyanın adil davranmadığı, kimsenin şans tanımadığıydı o.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısa bir boğaz temizleme sesinden sonra babam kendisini konuşmasına hazırlamaya çalıştı. "Aynı şehirdeyiz. Bu yüzden üzülmüyorum, yanına sık sık geleceğiz."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Peki ya beni ali Ağabeyle evlendirseydin?" Anında konuşmam onu şaşırtmış olmalıydı ki gözlerini irileştirdi, "bu da seni üzmeyecek miydi?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bu konuları konuşmayalım." Kaşlarımı derincesine çattığımda sesim ağlamaklı çıkıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hangi konuları konuşalım?" Hırçınlığımı umursamadan saçımı okşadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sadece seni çok sevdiğimizi unutma, her şey geleceğin için." Sadece baktım. Ardından kapıyı açarak arabadan indiğimde bahçe kapısının önünde beliren Hazal'ı görmüştüm. Bu olaylar olmasaydı büyük ihtimalle kollarımı çoktan boynuna dolamış olurdum fakat şu an o da benim için bir suçluydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Babam, bagajdan valizimi çıkarttıktan sonra kapının önüne bırakıp Hazal'a selamlaştığında ben sızlayan gözlerimle etrafıma bakıyordum. Hazal'ın evine bakıyordum, yanındaki geniş bahçeli eve bakıyordum...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.