3. Bölüm
Yasaklı Bahçe / Yakından kaçmak
❤️ 0
💬 0
İyi Okumalar!
Aldığım karşılık sebebiyle tam anlamıyla deliye dönmüşken, ateş çıkan gözlerimle adama büyük bir öfkeyle baktım. Bacağımı kaldırıp serçe ayağına bastığımda yüksek sesle lanet okudu ve sekerek geriye doğru sendeledi, bir yandan da düşmemek için duvara tutunuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimde tuttuğum çantamı hiddetle yere savurduğumda adeta gözüm dönmüştü. Bu adam ne hakla çalışanı olarak tanışmaya gelen birine taciz boyutunda yakın duruyordu, bu hakkı ve haddi kendinde nasıl bulurdu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz!" İnatla saygımı bozmadan, hadsiz adama öldürücü bir kin ve nefretle bakmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendisini güç bela toparladıktan sonra aynı sinirle bana baktığında burnundan verdiği soluklar hiddetinin en büyük deliliydi. Bir adım atacakken gözlerini yumup sinirle soludu ve sakin kalmaya çalıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşaret parmağımı uyarı maksadıyla havaya kaldırdığımda hissettiğim nefretle onu parçalara ayırabilirdim. "Az önceki hareketinizi taciz olarak kabul ediyorum, haddinizi bir daha aşarsanız çok fena olur!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öfkeli bakışları hayretle aralandığında maksadının taciz olmadığını saniyesinde hissetmiştim. Yinede işi hislerime bırakamazdım. Beni öylece korkutamazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?" Dedi tiksinircesine ve ekledi. "Sizi taciz falan etmedim, bu benim yapacağım en son şey bile olamaz."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bir başkasını edebilirsiniz yani!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları bir girdap kadar derinleştiğinde o da benden zerre haz etmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Haddinizi aşmayın Ecrin Hanım..." Fısıltısı oldukça tehditkârdı. Uyarı dolu olan bakışlarını gözlerime kenetledi ve bana doğru bir adım attı. "Sadece sizi durdurmak istedim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarımı daha fazla çattım. "Konuşabilirdiniz, diğer insanların yaptığı gibi."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözbebekleri şaşkınlıkla irileşti. Siniri kısa bir anlığına dağılsa da daha büyük bir öfkeyle karardı bakışları. Gözleri hızla hareketlerimde gezindi ve "o sizinle pek mümkün değil gibi gözüküyor." Kaşlarımı daha fazla çattığımda kafasını yana yatırdı ve dudak büktü "yani insan gibi konuşmak."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şaşkınlıktan dudaklarım açıldığında ona hayretle baktım. Aklımdan sokmak için sıralanan bir sürü laf geçiyorken neyse ki birini yakaladım ve hızla "evet, az önce" işaret parmağımla kapıyı gösterdim. "İçeride benimle öyle güzel konuştunuz ki, adeta sizden insanlık dersi aldım!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları alayla parladı ve tıpkı bir küstah gibi gülümsedi. "Sizin açınızdan eğitici bir konuşma yapmış olmama sevindim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim hayretle belerdiğinde adamın üzerine atlayıp saçlarını yolmamak için kendimi zor tutuyordum. Usulca ona doğru birkaç adım attım ve kendimi daha fazla tutamadan "kusura bakmayın ama siz hayvanın tekisiniz!" dedim ve dudaklarımı buruşturdum "kibrinde boğul, hayvan herif!" Ayağına bir kez daha basıp hızla sırtımı döndüğümde hissettiğim hareketlilik yüzünden hareketlerimi hızlandırıp kapıya koştum, Melina'nın katılarak ağlaması ikimizi de durdurmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimi kapının kulpunda bırakıp kafamı çevirdiğimde Vural da birkaç adım ardımda kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ayşen elindeki bebekle içeri girdiğinde çocuk neredeyse çatlayacaktı. Tüm olanları elimin tersiyle kenara itekleyip tatlı bebeğe doğru ilerledim, vicdanımın sesini susturamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öylesine içli ağlıyordu ki utanmasam bende ağlayacak, susması için yalvaracaktım. Bedenini Ayşen'in kollarından alıp göğsüme yaslarken ona öfkeyle bakıp "ver şunu bana!" demiştim. Melina'yı göğsüme yaslayıp ritmik hareketlerle zıplamaya başladığımda güzel kokusu başımı döndürdü. Dudaklarımı alnına yaslayıp "senide mi baban sinirlendirdi, ağlama bebeğim, ağlama. Dövdüm ben onu." Kucağımdaki bebekle bahçeye çıktım. İçeridekilerden uzaklaşmak iyi gelmişti. Negatif enerjilerini çekmek, isteyeceğim son şey olabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bebek saniyeler içerisinde sustuğunda rahat bir soluk aldım. Şimdiden kollarım ağrımıştı, öylesine topluydu ki en az dokuz kilo vardı. Neyse ki artık susmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çardaktaki salıncağa oturduğumda sırtımın altındaki yumuşak pamuk omurgalarımı rahatlattı. Kafasını geri itip suratına doğru gülümsediğimde az önceki nefret kalbimden uçuvermişti. Kokusu, yumuşak teni, güzel yüzü beni adeta mest ettiğinde tombul eli yine göğsümü buldu. Gülümseyerek kafamı sallayıp yüzüne yaklaştım "sakinleştin mi bakalım!" Gözünden akan ince yaşları sildikten sonra dudaklarımı yanağına bastırıp sertçe koklayarak öptüm. "Of, mis gibi kokuyorsun! Ne tatlısın sen öyle, despot babana hiç çekmemişsin." Tatlı bebeğin çenesiyle oynamaya başladığımda gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayretle baktım ve "nasıl güzelsin! Böyle gül işte." Derken kalbim heyecandan hiddetle atıyordu. Üzerinden yükselen kokularla kafamı poposuna eğdim ve kokladım. "Altına yapmışsın, aptal kadın, çocuğu bayrak gibi tutacağına bezini bile değişmeyi akıl edememiş." Bıkkınlıkla etrafa bakıp Melina'yla beraber yerimden kalktığımda içeridekilerin aklıma gelmesiyle bile suratım düşmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evin camından bizi izliyorlardı. İçeri girip ifademi bozmadan sert bir sesle." Çocuğun altını değiştireceğim, malzemeler nerde?" Ayşen'e bakarak konuşunca kadın Vural'ın sert çehresine baktı ve ürkek bir sesle "hemen getiriyorum." Deyip diğer odaya kaçtı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ayşen'in ardından oluşan hareketsizlik ve Melina'nın sessizliğiyle beraber aramızda gergin ve kısa bir bakışma geçti. Bana, dünyadaki en sinir bozucu şeye bakıyormuş gibi bakıyor, bir yandan da kucağımdaki kızını inceliyordu. Büyük ihtimalle neden sadece benim kucağımda sustuğunu düşünüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aynı sertlikteki gözlerimi ona isabet ettirdim. Neyse ki Ayşen bir işe yaradı ve eşyaları getirip koltuğa hazırladı. Vural'a sırtımı döndüm. Melina'yı dikkatlice koltuğa yatırdıktan sonra güzelce altını değişirken kaba etlerindeki kızarıklık, bakışlarımı birer ok gibi Ayşen'e dikmeme sebep oldu. "Kör müsün! Bu çocuk pişik olmuş, pişik kremi nerde?" Günün gerginliği ve tatlı Melina'nın yaralanan eti tamamen çıldırmama yetti. İkisini de gırtlaklamak istiyordum. Çocuğun pişik olduğunu anlamamak için salak olmak lazımdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kem küm ettiğini görünce pişik kremimin olmadığını anladım. Ters bir ifadeyle ego yığınına döndüm ve aynı çirkeflikle "ne duruyorsunuz! Gidip eczaneden pişik kremi alın" tükürürcesine tısladığımda adama karşı hissettiğim tüm negatif duygular birer birer dökülüvermişti. Yuvarlak, rengini çözemediğim gözlerini birer kurşun gibi üzerime sapladı. Derince çektiği soluk burun kanatlarını genişletti ve tek söz etmeden kafasını sallayıp bahçe kapısından çıkıp gitti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Zeytinyağı getir!" Suratına bile bakmadan cırladıktan sonra Melina ile ilgilenmeye koyuldum. Ayşen'in o aptal ifadesini görürsem her an üstüne atlayabileceğim için bebeğe odaklanmalıydım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavrucağı nasılda görmezden gelmişler, "ah güzelim benim." Terden birbirine yapışan ince, kumral saçlarını alnının üstüne ittiğimde içim parçalanmıştı. "Annen olacak kadın nerede senin? Nasıl bir vicdansız el kadar bebeğini bırakıp gidebilir ki?" Düşüncesi bile sinirlerimi tepeme çıkartıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Böylesine güzel, masum bir meleği bırakmak için taştan yaratılmış olması lazımdı. İçimden annesine olan nefretimi kusmaya devam ettikten sonra Ayşen'in getirdiği zeytinyağı ile işimi görüp Melina'yı uyuttum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yarım saat sonra Vural salona girdiğinde tek başıma oturuyordum. Gitmeden önce onunla konuşmam gereken meseleler vardı. Her ne kadar kendisi zerre umurumda olmasa da bebeğe acıyordum. Ona karşı daha dikkatli olmaları gerekliydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarımı göğsümün altına birleştirip ayağa kalktığımda suratındaki ifadeden endişesini hissettim. Bana olan sinirini bir kenara bırakmış, kızı için endişelenmeye başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bakın, kısa konuşacağım." Elindeki poşeti masanın üzerine bıraktı ve dikkatle beni dinlemeye koyuldu. Anlaşılan kızının yalnızca kucağımda susması bana karşı olan saygısını ve inancını arttırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Öncelikle, lanet annesi nerede" dişlerimin arasından tısladım ve gözlerimi yumarak derin bir nefes aldım. Bu kısım her ne kadar diğer kısımlar gibi beni ilgilendirmese de laf söylemeden edemedim. "beni ilgilendirmiyor ama siz bu çocuğa bakamıyorsunuz!" Kızarıp soyulan eti gözümün önüne gelince suratımı sıvazladım ve "insanları kafanızda sınıflandıracağınıza önce adam akıllı kızınıza bakın, etleri mahvolmuş yavrucağın."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an bir şey oldu ve ikimizin de hissettiği nefret buhar olup uçtu. Birbirimize bakakaldık. Gözlerindeki hüzün dolu kederden kızı için hissettiği perişanlığı iliklerime kadar hissettim. Tüylerim ürperdiğinde derin bir nefes aldım ve konuşmaya biraz daha yumuşak devam etmeye karar verdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yardımcınıza söyleyin altını değiştirdikten sonra kremi nazikçe sürsün her seferinde. Bezi çok sıkı yapıştırmasın etine." Ayşen'in vurdumduymaz hali gözlerimin önüne gelince bakışlarımı devirdim ve "siz kontrol edin. Bu konuda o kadına güvenmiyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını salladığında gözleri bir cam gibi parladı ve buğulandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu adam korkuyordu...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu adam ne yapması gerektiğini bilmiyordu...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu adam kızını gerçekten de çok seviyordu...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Oluşan sessizlikten rahatsız oldum ve sertçe yutkunduktan sonra ağırlığımı diğer ayağıma verdim. Burada yapacak başka bir işim kalmamıştı. Vural, adeta hipnoz olmuş gibi kafasının içerisindeki düşüncelere dalmışken boğazımı temizledim ve hareketlendim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben artık gideyim." Cevabını beklemeden hızlı adımlarımla dış kapıya doğru ilerlediğimde sesini duydum. "Yarın gelecek misin?" Kıpırdamadan öylece kaldığımda ne diyeceğimi bilememiştim. Arkamda hissettiğim hareketliliğin ardından derin bir iç çekerek ona doğru döndüğümde sarı saçlarımın bir tutamı gözümün önüne düşmüştü. Elimin tersiyle kulağımın üstüne ittikten sonra koyu gözlerimi üzerine sabitledim, aramızda beş altı adım bıraktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ecrin..." İsmim, uysal bir tavırla dudaklarından döküldükten sonra yutkundu ve fısıldadı "sana yarın yine gelecek misin dedim?" yorgun bir halle tekrar sorduğunda dişlerimi birbirine bastırdım ve kararlı bir ifadeyle cevap verdim. "Hayır."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hızla arkamı dönüp dışarı çıktığımda Hazal'ın evine girsem de hızımı azaltmadım ve odama doğru koşturdum. Kapattığım kapının ardına sırtımı yasladığımda kafam karmakarışıktı. Dünden beri olanlar, Melina, Erkan, Vural ve ailem...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne, ne hissetmem gerektiğini, nede ne yapmam gerektiğini bilemiyordum. Kederle bir soluk aldıktan sonra odanın penceresinden bahçeye baktığımda yeşilliklere çarpan güneş gözlerimi kamaştırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ecrin, neden erken geldin!" Salondan gelen Hazal'ın ayak sesleri hararetliydi. Onunla konuşmak istemediğim için daha hızlı davrandım ve dolaptan çıkarttığım havluyla beraber kapıyı açtığımda Hazal'la karşılaşmıştım. Planım bir an önce duşa girip yıkanmakken ne yazık ki Hazal benden önce davranmıştı. Bir terslik olduğunu anlamış olacak ki tek kaşını kaldırdı ve "ne bu halin?" deyince sessiz kaldım. "Bir şey mi oldu?" dedi sakin bir merakla. Havluyu koltuğa fırlattım. Geri dönüp yatağın üzerine oturdum ve bağırarak anlatmaya başladım. "Gerizekalı dangalak! Demediğini bırakmadı bana!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne diyorsun?" Beş karış açık kalan ağzını eliyle örttü ve yanıma oturdu. "Ne dedi?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tüm olanları kısaca anlattığımda dinlerken sinirlense de ifadesini toparladı ve "olsun, tatlıya bağlanmış nasıl olsa, yarın git sen." Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ciddi olup olmadığını sorarcasına baktım ve "sen benimle dalga mı geçiyorsun?" dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ellerini dizlerime koyup kafasını yaklaştırdı. "Bizim evde çürümek istiyorsan gitmezsin." Bıkkınlıkla soludu ve gözlerini açıp kapattıktan sonra ifadesini toparladı. "Yazık günah değil mi o bebeğe? Onun içinde mi katlanamazsın, o günahsız yavrucak için?" Düşünceli bir ifadeyle ona baktım. Dizlerimi kendime çektikten sonra tekrardan katılaşan bakışlarımla "beni hiç alakadar etmez!" dedim. "Çocuk benim değil ya!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ecrin niye öyle diyorsun, çatlasın mı çocuk ağlamaktan, ne güzel sende durmuş işte." Yataktan kalktım ve uyarı dolu olan bakışlarımı üzerine dikerek "bana sakın acındırma o adamı!" işaret parmağımı üzerine diktim ve "onu o vicdansız anası ve egoist babası düşünsün, benlik bir durum yok!" Diyerek arkamı döndüğümde tısladı "inatçı domuz!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omzumu silkeleyerek camın önünde durduğumda bahçeyi izliyordum. "Bakalım Melina'nın yarınki ağlama sesini duyunca da aynı tepkiyi verebilecek misin?" deyince tekrardan omzu silktiğimde iyice sinirlerim bozuldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İyi mi? Elin dölünü akıttığı bebeği benim vicdanıma kalmıştı. Anası dışarıda fink atarken benim burada vicdan yapmam adil değildi!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sanki benim çocuğum." Öfkeli bir soluk aldıktan sonra inatçı bakışlarımla yan bahçedeki hamağa baktım ve tısladım. "Kesinlikle gitmeyeceğim!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.