6. Bölüm

Maya Dağlar 1 / TATSIZ DOĞRULAR

💬 0
"Gerçekleri herkes kaldıramaz."
Gri bir gökyüzü. Evet. Tam da şu anda baktığım karanlığına grilik bulaşan değişik atmosferdeki o gökyüzü. Kuvvetle gök gürüldeyince yavaşça gözlerimi kapatarak hoyrat esintinin suratımı yalayıp geçmesini bekledim. Hızlı bir şekilde yağmur yağmaya başladığında odamdaki ufak terasta oturduğum için yağmur damlaları saç diplerimden başlayarak bedenime doğru akın ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cam kapının önünde dizlerimi kendime doğru çekmiş bir vaziyette oturuyorken hiç rahatsız olmadım. Kollarımı dizlerimin etrafında bağlı tutmaya devam ederek karanlık havada saliseyle görünen şimşek izlerini bekleyerek izlemeye devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kendinizi bugün hariç en son ne zaman ve ne derece üzgün hissettiniz? Beş veya bir arasında bir puan verecek olsaydınız hangi rakamı seçerdiniz?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunarak Hafize Hanım'ın yuvarlak gözlerine bakmayı sürdürdüğümde beni çok hazırlıksız yakalamıştı. Tekrardan kaşlarım çatıldığında genizden yükselen yakıcı sesimle cevapladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben..." Dedim ve o an kendimi hiç mutlu hissetmediğimi fark ettim. "Ben..." Bunu söylemeye çok utanıyorum sanki bir açık veriyormuşum gibi hissediyordum. Bunu fark etmiş olacaktı ki rahatlatmak istercesine yavaşça konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sizi temin ederim ki ne konuştuysak burada kalacak. O yüzden lütfen rahat olun."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarım acı içerisinde aşağı doğru kıvrıldığında bakışlarım suçlu bir çocuk gibi yeri buldu. "Ben kendimi hep üzgün hissettiğimi fark ettim ve şey... Buna bir puan verecek olursam eğer beş derdim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrardan bir şimşek daha çaktığında gökten yükselen o kudretli ses ensemi gıdıklamıştı. Giderek şiddetlenen yağmur damlaları ritmik hareketle omuzlarıma batmaya devam ettiğinde çıkan ses gökyüzünün karanlığına fazla uyuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Arkadaşlarınızla neden görüşmek istemiyorsunuz?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gerilerek etrafa bakındım. Aslında çok yakın arkadaşlarım vardı ancak son zamanlarda sürekli bahaneler üreterek onlarla buluşmaktan kaçınıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Beni anlamadıklarını düşünüyorum." Dedim yanık bir sesle. Ardından kafamı onaylar anlamda sallayarak kendimi tasdikledim. "Beni anlamıyorlar."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı yavaşça cama yasladığımda yağmur damlalarının hızı yüzünden gözlerimi açamıyordum. Soğuktan yavaşça titremeye başladığım an fark ettim uzun süredir orada oturduğumu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Aileniz peki? Aileniz bu konunun farkında mı?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim dehşetle parladığında yerime mıhlanmıştım sanki. Ailem mi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hayır tabi ki."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şaşırdı. Biraz önce yeme bozukluğum üzerinden de konuşmuştuk. Cildimde oluşan yara gibi sivilceler ve aldığım kilolardan da bahsetmiştim. "Bu kadar köklü bir değişim yaşıyorken aileniz bunu gerçekten de fark etmedi mi?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Köklü bir değişim? Sertçe yutkunduğumda çaprazımda duran camın yansımasından donuk bakışlarımla göz göze geldim. Dizlerimin üzerinde duran parmaklarımı sıkmaya başladığımda o yansımadaki kız hem çok üzgün hem de çok sinirli duruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Doktor Hanım." Dedim boğazımdan yükselen yakıcı öfkeyle. "Bunu ben fark etmiyorum, onlar nasıl görsün ki?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ellerimi suratıma kaldırarak ıslaklığı silip parmaklarımı yüzümün üzerinde bıraktığımda sanki hiçbir şey olmamış gibi orada oturmaya devam ediyordum. Tıpkı hayatım gibiydi değil mi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çok çabuk sinirlendiğimi ve öfke kontrolümün olmadığını fark ederek sakinleştirici almak için psikiyatriste gitmiştim ve o da bana... Lanet olsun.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Maya Hanım size sakinleştirici yazamam. Yani zaten yazacağım ilaçlarla sakinleşeceksinizdir ancak bilmelisiniz ki siz ağır depresyon hastasısınız."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu yaşımda ben depresyona mı girmiştim? Yavaşça ağlamaya başladığımda dudaklarım iç içe girmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kimi insanlar internetten karşısına çıkan hastalık testlerini yaparak kendilerine bir teşhis koymaya bayılırlardı, değil mi? Ben sandıkları kadar bu durumu havalı bulmuyordum. Gerçek ruh hastalarıyla beraber büyüdüğüm için ne demek olduğunu biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir uzman tarafından teşhisim konulunca gerçekler gün gibi gözlerimin önüne serilmişti sanki ve ben belki de o saniyeden itibaren kendimi bırakmıştım. Bırakmış, bıkmış ve utanmıştım. Aynı zamanda da ne yapacağımı bilmiyordum çünkü doktorum bana travmatik duygularımı körükleyecek kişi ve olaylardan uzak durmamı söylüyordu. Şu an için depresyonumun ağırlığına göre bu benim için çok tehlikeliydi. Derecelerinden bahsetmişti ve söylediğine göre ben en ağırıydım. Buna ilerleyen vakitlerde sorduğu sorularla iyice emin olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nasıl yapacaktım ki? Nasıl uzaklaşacaktım? Ben başlı başına travmalarımın içerisinde solup gidiyordum. İlgilenmem gereken bir annem, babam kardeşim ve ağabeyim vardı. Onların sorumluluğu üzerimdeyken nasıl bu illetten kurtulacaktım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bir zamanların sönmeyen ışığı Maya Dağlar..." Dedim donuk bir sesle ve yavaşça devam ettim. "Karanlığa gömülmüş." Hıçkırdım. "Hatta öyle bir gömülmüş ki devasa bir enkaz olmuş." Acı içerisinde kafamı onaylamaz anlamda salladım. "Kim bilir o enkazın altından neler çıkacak?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu ağlamalarım belki de zamanında vermediğim tepkilerimdi. Görmezden geldiğim acılarımdı ve yok saydığım travmalarımdı. Meğerse yaşadığımız tüm olaylar ne kadar kulak arkası edersek edelim yalnızca erteleniyormuş ve günün birinde acımasızca karşımıza çıkarak bizi yiyip bitiriyormuş...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Donuk bakışlarla ileri bakmaya devam ederken yağış azalmış, hafif bir çiselemeye dönmüştü. Bense orada sırılsıklam kalmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O enkazı kaldıracak gücü kendimde hissetmiyorum Allah'ım!" Korkarak kollarımı kafamın etrafına sardığımda suratımı kucağıma gömmüştüm. Doktorum bana terapi teklif etmişti. Ona bir şeyler anlatmamı istiyordu. Bu şekilde farkındalıklara uğrayarak kendi içimde birtakım şeyleri halledebilecekmişim. Kabul etmedim. Ona güvenmek bir yana geçmişe dair hiçbir şey hatırlamak istemiyordum. Kendimle yüzleşmek istemiyordum. Yalnızca bu başarısız utancımla beraber kaybolup gitmek istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yağmur tekrardan şiddetini arttırdığında iç çekerek sanki hiçbir şey olmamış gibi, ıslanmıyormuş gibi oldukça doğal bir tavırla orada oturmaya devam ettim. Zaten hayatım da böyle değil miydi? Tam olarak nasıl görünüyorsam, bu gök gürültüsünü ve şiddetli yağmuru ıslanarak kaldırırken nasıl doğal duruyorken hayatımdaki felaketleri de o şekilde kaldırmamış mıydım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre sonra yanımda duran boş kahve bardağını alacakken içinin yağmur sularıyla dolup taştığını gördüm. Umursamadan o şekilde aldıktan sonra içeri geçtiğimde eczane reçetesi dağınık masamın hemen üzerinde duruyordu. Islaklığımı umursamadan onu alıp yatağıma geçerken içinden ufak bir hap çıkartıp yağmur suyuyla beraber yutmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırılsıklam olan saçlarımın suratımı kaplayan kısımlarını parmaklarımla geriye doğru ittirerek yatırdığımda suratım yukarıda bir şekilde havuzdan çıkmışım gibi olmuşlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçtiğim ilaç paketini alarak dozajına baktığımda 50 mg'lık bir ilaç olduğunu gördüm. Bir aylık kullanımdan sonra dozajını ya arttıracak ya da azaltacaktık. Umursamadan kutuyu kenara attıktan sonra bilgisayarımı açıp depresyonla ilgili araştırmalar yapmaya başladığımda sürekli bir açık arıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu şeyin neden başıma geldiğini anlamaya çalışıyordum. Belki de yalnızca bir duygusal çöküştü ve öylesine bir andı. Araştırmalarım başarısızlıkla soluklandığında öfkelenerek ekranı kapatıp sırtımı yatağa bıraktığımda suratım acıyla buruşmuştu. Kabul etmek istemesem de bu sikik durumun içindeydim işte... Ne yazık ki öyleydi...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimi kalbimin üzerine koyarak tavanıma bakmayı sürdürerek zayıf sesimle mırıldandım. "Kendimi gömülmüş gibi hissediyorum Allah'ım... Sanki birileri çukurumu kazmış ve beni gömmüş gibi... Ruhum sancılanıyor." Yaşlar gözlerimden akmaya başladığında kalbimin acısına dayanamadan soluma dönüp cenin pozisyonu aldığımda gözlerimi kapatmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Dayanamıyorum..." Dedim ve boğuk hıçkırıklarımla beraber sessizce ağlamaya devam ettim. "Demek ki her ayın en az iki haftası verdiğim savaş bu yüzdenmiş." Özellikle son zamanlarda aylarım, günlerim öyle zorlaşmıştı ki güçlükle yaşıyordum. Kelimenin her anlamıyla öyleydi. Ayın geri kalan günleri de bok gibiydi ve çok kötüydü, şiddetliydi ancak diğer yarı kalanı öyle şiddetliydi ki... İç sesim sürekli kötü şeyler yapmam için beni zorluyordu. İşte bu yüzden, o karanlık kısımdan bahsettiğim için doktorum ağır depresyon teşhisi koymuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Son dört aydır..." Hıçkırarak ağlarken kendimden utanarak suratımı kapatıp önümdeki yastıkla yüzümü gizledim. "Son dört aydır kendimi öldürmemek için zor tutuyorum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk defa kendime itiraf ettiğimde sesim kanımı dondursa da ağlamamın sıcaklığını kaybedememiştim. Küçük bir çocuk gibi çaresizce ağlıyorken hıçkırarak devam ettim. "Sırf sen bundan razı olmayacağın için yapmadım Allah'ım." İnançlı bir insan olduğum için dinimin bu konudaki görüşünü biliyordum. Beni daha çok o görüşten çok Allah'ın bu konudan razı olmayacak olması durdurmuştu. Onu çok seviyordum ve kendimce saygı duyuyordum. Bana değer verip sevmişti. Bana özel bir ses, görüntü ve hayat vermişti. Beni bir hayvan olarak ya da bitki olarak da yaratabilecekken önemsemiş, kimse sevmemişken sevmiş, yaratılmışların en üstünü kılarak insan olarak yaratmıştı. Bir inek olarak yaratıp yalnızca otla beslenmemi de sağlayabilirdi. İşte o zaman sabahtan akşama kadar yan gelip yatmamın bir anlamı olurdu değil mi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O ise beni özel kılmış, bin bir çeşit tattaki yiyecek ve içecekleri önüme sererek daha bir sürü eşsiz nimetle de rızıklandırmıştı. Eşyayı, Dünyayı, gezegenleri bildiğim ve bilmediğim tüm her şeyi benim için yaratmıştı. Beni de kendisi için yaratmıştı. İşte bu yüzden utanıyordum ya. O beni bu kadar eşsiz ve özel yaratmışken ben ne yapmıştım? Başarısız olmuştum... Hem de her konuda.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sadece senin rızan için geri döneceğim sen de izin verirsen..." Diyerek suratımı kapatarak ağlamaya devam ettiğimde gücüm iyice tükenmişti ve ben bitap düşmüştüm. Onun için dönecektim çünkü insanlar nankördü. Bu zamana kadar birçok insan için çabalamıştım, emek harcamıştım. Neredelerdi? Ailem bile bana ne olduğunun farkında bile değildi. İnsanları razı etmek güçtü. İnsanların arzu ve istekleri bitmezdi. Kimse için kendini heba etmeye değmezdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önce kendinin farkına varmalıydı insan ve kendisi için çabalamalıydı. Kendini doyurmadan, kendiyle tanışmadan başkalarına boyuna akıtmamalıydı...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte ben de bu gerçekle ister istemez yüzleşiyor, her ayrıntısında kaybolarak kavruluyor, eski hayatımla beraber teçhizatlarımın da hatta görüntüme kadar elimden hangi ara kayıp gittiğime yakınarak yanıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.