3. Bölüm

Kuralsız Aykırı Serisi 1 / "TEHLİKELİ SOKAKLAR"

💬 0
İyi Okumalar!
Bakışlarını kaçırıp ağzındaki yemeği gayri ihtiyari bir biçimde çiğnemeye devam ettiğinde arada güçlükle yutkunuyor, gözlerime bakıyordu. “Abartılacak bir şey yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geçiştirmesine hayret ettim. Kaşlarımı havaya kaldırıp sinirden dişlerim gözükecek şekilde gülümsediğimde iki dirseğimi masanın üzerine yerleştirip masaya doğru eğik kalmıştım. “Sana dün gece olanları hatırlatma mı ister misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum’a baktığında pişkince krepini yiyordu. “Bizim buranın birkaç serserisiydi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana buradan sağ çıkarsak konuşuruz demiştin, sence bu normal mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Böyle şeylere alışkın değilsin sadece seni korumak istedim. Bu yüzden seni almaya gelecektim.” Tatmin olmamıştım. Semum’a baktığımda yemeğini bitirmiş, sandalyesine yaslanarak kesintisiz bir şekilde beni izliyordu. “Bari sen söyle?” diye inlediğim de sağ dudağının kenarı yukarıya doğru kıvrıldı. Benim gibi masaya doğru eğilip, yüzünü yüzüme yaklaştırdı. “Bir öpücükle, belki.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte bu karşılığı almayı kesinlikle beklemiyordum. Hayretle ona bakakaldığımda yanaklarım kızardı, boğazıma yumru oturduğunda kirpiklerim titremişti. İfademdeki dalgalanmayı anında yakaladığında bakışlarının çıra gibi yandığını gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarım aralandığında öksürmemek için kendimi zor tutuyordum. Sertçe yutkunarak gözlerimi kaçırıp aklıma ilk gelen şeylerle hayıflandım. “Semum, adın bile insan ismi değil, bari bunu açıklayın!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İkisi de burukça gülümsediğinde Selenay cevap verdi. “Lakabı Semum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gerçek adın ne?” Gülümseyerek kafasını kucağına eğdiğinde istediğimi başarmıştım. Az önceki sataşmasını anında sonlandırmıştı ve iğrenç enerjiyi gerimizde bırakmıştık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Buraya gelmeden önce hafızasını kaybetmiş, gerçek adını bilmiyor.” Sanki o pervasız adam konuşmayı unutmuştu ve Selenay da velisi gibi cevaplarını veriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gördüğüm ilk andan beri gıcık olsam da savunması duruşu içimi acıttı. “Ben, üzgünüm.” Yanağımın içini dişledim. Engel olamadığım merakımla yavaşça sordum. “Peki, Semum ismi nereden çıktı? Daha normal bir isim bulamadınız mı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İkisi tekrardan göz göze geldiğinde masada ölüm sessizliği oluştu. Sanki ortak yaşadıkları bir anı gözleri ile birbirlerine izletip, o günleri yaşıyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir arkadaş Semum olarak seslenince,” İfadesini düz tutmaya çalışsa da dişlerini öyle bir sıkmıştı ki nefretle akmıştı kelimeler dudaklarından. “Herkes beni öyle tanıdı.” Diye tamamladığında boynuna kadar kızarmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım kısıldı. Zorlandığını görsem de daha fazlasını almak istedim. “NE kadar da normal bir arkadaş.” Dudakları ortada bembeyaz olacak şekilde büzülmüştü. Kesinlikle ondan nefret ediyordu. Gerginliğine daha fazla dayanamadım ve kuzenime yöneldim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Okumaya devam ediyor musun?” Kafasını sallayınca merakla sordum. “Bu evde nasıl geçiniyorsun?” Kira ve giderlerle beraber sonuçta yaşamak pek de kolay değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şeyda’nın evi, benden kira almıyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şeyda neden gitti?” O an için ben bir sorumatiktim. Saniyede bir soru sorabilecek merakta hissediyordum kendimi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum geniş bedenini birden kaldırdı. Dudaklarından bıraktığı sesli soluğu odayı kapladığında sisli bakışlarının ardında kalan kederi görebiliyordum. “Çenenize doyum olmuyor kızlar ama gitmem gerek.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eskisi gibi davranmaya çalışsa da isim mevzusundan sonra bariz bir şekilde dağılmıştı ve toparlayamıyordu. Her ne kadar kendisinden nefret etsem de ona takılıp enerjisini dağıtmak istedim. “Sanki sana bayılıyorduk! Git tabi.” Yanağımı acıtacak derecede bir makas alınca neye uğradığımı şaşırmıştım. Hayretle kafamı ona doğru kaldırdığımda gözlerim irice açılmıştı. Hortlak görmüş gibi bakmam gülmesine sebep oldu, eğlenmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğüs kafesim hiddetle inip kalkmaya başladığında kendime gelememiştim. Annemin özellikle koyduğu katı kurallar gereği erkeklerden uzak bir yaşam sürmüştüm ve fiziksel temasa kesinlikle alışık değildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana dokunmaman gerektiğini kaç kere söyleyeceğim?” Omuz silkmekle yetinince öfke ile Selenay’a baktım. Belli ki Semum’a fazla güveniyordu. Erkek kardeşi gibiydi sanki. Bu yüzden umursamamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum uyuzunu uğurladıktan sonra yanıma geldiğinde bakışları şefkatle parlıyordu. “Doydun mu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni buraya susup oturmak için mi çağırdın Selenay?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gezmek mi istiyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yaşadığın yeri tanımak istiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam, tanıtabilirim.” Ardından aklına takılan düşünceyle ifadesi ağırlaştı. “Harun amca benim hakkımda bir şey dedi mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hiçbir şey demedi.” Dudaklarımı büzerek kaşlarımı kaldırdım. “Sadece annem bir yollu olduğunu düşünüyor.” Son dediğim ikimizi de kahkahalara boğmuştu, “cidden böyle bir şeyi dile getirdi mi?” kafamı olumsuz anlamda salladım “düşüncesini tahmin etmek zor değil.” Birbirimize gülerek bakarken birden ifadem donuklaşmıştı, bundan etkilenmiş olacak ki suratı asıldı. “Bir sene boyunca neler yaptın?” Bakışlarını kaçırarak güçlükle yutkundu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aklıma gelen düşünceyle tadım iyice kaçmıştı. Saklamadan sordum. “Benden daha mı yakın?” Suratındaki afallamayı fark edince devam ettim. “Burada tanıdığın arkadaşların sana benden daha mı yakında bana anlatmıyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçten içe kırılıyordum gerçekten de. Selenay’la beraber büyümüştük. Bu zamana kadar her ne kadar farklı arkadaşlarımız olsa da birbirimizin en yakınıydık. Şimdi ise tanımadığım çevresiyle karşılaştıkça kıskanıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis…” Gözlerim dolunca anında onunkilerde dolmuştu. “Saçmalama. Benim en yakınım sensin.” Masanın üzerinden elime uzanınca. Aklımı kaçıracak gibi oldum ve öfkelenerek elimi geri çektim. “O zaman neden anlatmıyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir şey yok ki” sinirden gülümsedim, “harika” tepkimi ölçercesine surat ifademi izlediğinde kararımı çoktan vermiştim. Tek kelime dahi etmeden hızla kaldığım odaya yönelip vakit kaybetmeden dolabın kapaklarını açtığımda üzerime geçirecek kıyafet bakıyordum. “Elis…” hayıflanarak peşimden gelince umursamadım. Dolaptan çıkardığım tek dizi yırtık bol paça kotu giyinip üzerine acı kahve sweatshirtü giyindiğimde ne yapacağımı anlamadığı için biraz rahat gözükse de beni durdurmaya çalışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu umursamadan kapıya ilerlediğimde korkmuştu. “Konuşal-“ bu sözlere karnım tok olduğu için umursamadan kapıyı açtığım an sözü yarıda kesilmişti, burun buruna birbirimize bakarken gözleri üzerimi denetledi. “Elis!” Büyük bir panikle peşimden gelmeye başladı. Aceleyle ayakkabımı giyinip asansöre gittiğimde paniği sesine yansımıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis lütfen bak tamam konuşalım, anlatacağım her şeyi!” Büyük bir korkuyla kelimeleri telaffuz ettiğinde asansöre girmiştim, asansöre girmeye yeltenince panikle gözlerim belermişti, onun asansör fobisi vardı ve buna rağmen bana engel olmaya çalışıyordu. Titreyen gözlerine sertçe bakarak düşünmeden tek hamlede göğsünden ittiğimde ikimizde şaşırmıştık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Asansörün kapıları yavaşça kapanırken dolan gözlerine üzgünce bakarak fısıldadım. “Özür dilerim” son gördüğüm görüntüsünde kendini toparlamaya çalışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapılar kapanınca kalbim bir kuşun kanadı gibi çarparken oldukça heyecanlanmıştım. Merdivenlere yönelip var gücüyle konuştuğunu adım gibi bildiğim için tek ayağımın üzerinde zıplayarak sabırsızlıkla inmemi bekledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Anın verdiği adrenalinden kendime şaşırsam da umursamadan açılan kapılardan bedenimi özgürlüğüne kavuşan kuş misali attığımda sokağın ortasına çıkmıştım. Apartmandan gelen koşuşturma sesleriyle heyecanlanarak düşünmeden üst mahalleyi kullanarak koşmaya başladığımda var gücümle ilerliyordum. Dün buradan gelmiştik, hatırladığım ayrıntıyla izimi kaybettirmek için sola saptığımda kalbim ağzımda atıyordu sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kehanet’in gecesi gündüzü gibi değildi. Sokaklarda dolaşan gençlere gözüm ilk başta alışamadı ve bakışlarımı kırpıştırarak koşmaya devam ettim. Hiçbiri var gücüyle kaçan birini gördüğüne şaşırmışa benzemiyordu. Daha çok itici bakışlarını üzerime yönlendirerek aşağılarcasına bedenimi süzüyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sanki burada her zaman olan şeylerden birisini yapıyordum. Selenay tarafından bulunma korkusu ile bir araya gelince nefeslerimin düzene girmesini bekledim. Öksürük krizim tuttuğu için dizlerime doğru eğilip elim ile dudaklarımı örterek öksürmeye devam ettiğimde sakinleşemiyordum. Kalbim sanki tam ortasından yarılacak gibi olduğunda mideme kramplar giriyordu. Sessiz olmam gerektiğini bildiğim için yavaşça kafamı kaldırıp yüzümü perdeleyen saçlarımı geri attığımda nefeslerim az da olsa düzene girebilmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavaşça aradan kafamı uzatmamla geri sokmam bir olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay mahallenin altından koşarak geliyordu, vücudumdan eksik olmayan panik dalgası ile kafamı içeriye sokup duvarın en dip kısmına doğru koşturduğumda sırtımı yapışacak şekilde orada kalmıştım. Dün gece mahallelerin arasında tekken evlerin aralıklı yapılmasına lanetler okumuştum şimdi ise şükürler ediyorum, beni ikinci kez kurtarmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önünde durduğum alnıma kadar uzanan duvarın ardında ölmüş bitkilerden oluşan bir bahçe vardı. Çalılardan gelen haşırtı seslerini işitince korkarak önüme döndüm. Yoksa orada bir köpek mi vardı? Kıpırtı şiddetlenince alt dudağımı dişleyerek bahçeye doğru baktığımda kimse yoktu. Tam da o anda arkamda, sokak tarafında bir varlık hissettiğimde ensemi kaplayan saçlarımın arasından sıcak nefesi ilişmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Korkarak arkamı döndüğümde gözlerim anında eski boyutuna gelmişti. Tahmin ettiğim gibi serseri tipli bir erkek değildi, bu… Bu çok güzel bir kızdı. Güzel suratını denetlemeye başladığımda o da aynı işlemi bana uyguluyordu. Dudakları en az benimki kadar dolgundu, koyu kahverengi gözlere ve açık kahverengi beline kadar uzanan düz saçlara sahipti. Yuvarlak gözlerine uyumlu olan kaşları, yüzüne ayrı bir hava katmıştı. Hayran gözle ile suratını izlerken onun da aynı şeyi yaptığını fark ettim. Boyu benimle aynı uzunluktaydı. Tenlerimiz de aynı renklere sahipti. Benim makyajsız sade yüzüme karşın onun kirpiklerinde rimel dudaklarında ise kırmızı renkte bir ruj vardı. Onunla haddinden fazla uyumluyduk. “Lidya.” Yarım ağız gülerek elini uzattığında kekelememek için güçlükle yutkundum. “Elis.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis.” Büyük bir beğeniyle adımı tekrar etti. “Güzel isim” sesi güçlü olduğunu belli edercesine asildi. Burnumun ucunu havaya kaldırarak küstah bir tavır takındığımda bu sırıtışımızı arttırmıştı. “Seninki de fena sayılmaz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bulunduğum bu an… O kadar garip eşsizdi ki tüm karmaşanın içerisinde huzurlu hissediyordum. Normalde çok kolay arkadaş edinebilen biri değildim. Annemin kısıtlamaları yüzünden kız arkadaşlarımı bile seçerdi. Az önce ilk defa birisiyle tek seferde tanışmış, kaynaşmıştım. Benlik saygımın arttığını hissettiğimde bu kadarını yapabilmek bile özgüvenimi okşamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kimden kaçıyordun?” Sonunda biri fark edebilmişti demek. “Kuzenimden.” Kaşlarını kaldırdığında sinsice gülümsemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay senin kuzenin mi?” şaşkınlıkla gözlerimi irileştirdim “onu tanıyor musun?” Dudaklarımın arasından dökülen hayret dolu cümleye gülümsemekle yetindi. “Tanımaktan daha fazla…” kendi kendine mırıldandığında aklıma gelen şey ile panikledim. “Ona haber vermeyeceksin, değil mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vermeyeceğim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen… Selenay’dan kaçtığımı nereden biliyorsun?” Tekrar sokağa bakarak omuz silkti “başından beri sokaktaydım, koşarak buraya girdiğini gördüm, ardından Selenay'ı, o gidince de yanına geldim.” Tek kaşını kaldırdı. “Seni daha önce görmedim, ne zamandan beri buradasın?” dudaklarım aralandığında gözlerine bakıyordum. Cevap vermemem gerektiğini hissetsem de ağzım ona itaat ediyordu. “Dün geldim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yenilerdensin yani?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Az önceki rahatlığım sorgulandıkça ortadan kayboluyordu. “Neyden bahsettiğini anlayamıyorum.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısa bir an tebessüm ettikten sonra ciddiyetle, “başka şehirden buraya gelenlere yeni diyoruz, dün bunu sana öğretmediler mi?” Kaşlarım çatıldığında kızın neyden bahsettiğini öğrenmek istemediğimi fark ederek paçayı kurtarmak amaçlı gülümsemeye çalıştım. “Tanıştığıma sevindim” yanından geçerken histerik bir kahkaha atarak bileğimi kavrayıp durmamı sağladı. “Sen gerçekten de bilmiyorsun… Nasıl kurtuldun, söylesene? Dün gece her arada bir olan partilerden biri vardı…” Suratımdaki gülüşten eser kalmadığında istemeden de olsa tıslamıştım. “Anlamıyorum.” Bileğimdeki parmaklarını gevşetti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Donuk bakışları bir süre öylece üzerimde gezindiğinde elini tamamen bileğimden çekmişti, dudaklarının kenarı masum bir şekilde yukarıya kıvrıldığında yüzündeki cici kız gülüşünü takınarak mırıldandı. “Bir kahve içmeye ne dersin?” Kaşlarımı çattığım da bakışları ile diretmeye devam etti. Şu an da gidecek hiçbir yerim yoktu, en azından bir süreliğine onunla oyalanıp, etrafı tanıyabilirdim. Tereddütlü bakışlar ile mırıldandım. “Ismarlayacaksan, neden olmasın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini kısarak gülümsedi. Amacına ulaşan tek o değildi. “Gidelim” önüme geçtiğinde peşinden ilerledim, tek başıma koşarak buradan geçtiğimde insanların iğrenme dolu bakışlarına maruz kalmışken, şimdi hayranlık ve şaşkınlık ile bakıyorlardı. Yan yana gezen kızlar birbirlerine dirsek atıp ikimizi gösteriyordu. Tüm bu ilginin nedeni Lidya mıydı? Neden bu kadar şaşırmışlardı ki. Adımlarımı hızlandırarak yanına geçtim “Nereye gidiyoruz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Petibör adlı bir kafeye.” Kafe hemen yolumuzun üzerine olduğu için kısa süre sonra içeriye girmiştik Kehanetteki en şirin kafe olduğuna bahse bile girebilirdim. Klasik ve sade bir tasarıma sahipti. Lidya, kasa kısmında oturan çocuğa göz kırpıp boş bir masaya yöneldiğinde tebessüm ettim. Normalde bu tarz olaylardan pek hazzetmesem de Lidya bunu dalga geçer gibi yaptığı için komik geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cam masanın kenarındaki beyaz koltuğa oturduğumda sağ eli ile saçını geriye itekleyip, elini havada savurdu. Saniyeler sonrasında masaya gelen garson kıza siparişlerimizi verdiğinde insanların ona karşı dikkatli davranması gözümden kaçmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden herkes senden çekiniyor?” İlk defa gerçekten gülümsedi “abartıyorsun,” abartmıyordum. Ortada olan şeyi söylüyordum sadece ortamızda duran minik saksının içerisinde ki çiçeğin yaprakları ile oynayarak mırıldandı. “Selenay... Sana buradan bahsetti mi? Hiçbir şey bilmediğin oldukça aşikâr.” Sorduğum sorulara karşılık olarak bana tatmin olamadığım şeyler zırvalamıştı. Lidya Kehaneti iyi bilen birisiydi buna emindim. Ağzından bir şeyler almak amacı ile ilgisizce lafa daldım “birkaç serserinin gezdiğinden bahsetti.” tereddütlü bir şekilde yüz ifadesini izliyordum. Çiçeğin yapraklarından bakışlarını ayırıp gözlerime diktiğinde dudaklarının kenarı kıvrılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana bazı ayrıntıları eksik anlatmış.” Kaşlarım havalandığında ifadesini izlemeye devam ettim “eksikleri tamamlamaya ne dersin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunu neden yapayım?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir nedene ihtiyacın olmadan da yapabilirsin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet. Her şeyi yapabilirim fakat” Yüzünü buruşturarak başını iki yana salladı. “Nedensiz olunca hiç de çekici olmuyor, ben çıkarcı bir insanım.” NE kadar da açık sözlüydü…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağzımı açıp konuşacakken garsonun masaya bardakları yerleştirmesiyle sessiz kalarak gitmesini bekledim “beni buraya neden getirdin?” Bakışları omzumun üzerinden arka kısmı bulunca sırıtmıştı, oraya bakmaya devam ederek mırıldandı. “Ya da vazgeçtim. Öğrenmek istediğin zaman bu kafeye gel. İstediğin her şeyi anlatacağım” dediklerini kavramaya çalıştığım an da omzumda hissettiğim elle kafamı çevirdiğimde elin sahibinin biricik (!) kuzenim olduğunu gördüm. Sinirli bakışları Lidya’nın üzerinde dolandı. Ardından ters bir hareket ile yanımdaki sandalyeye oturup bana döndü. Gözlerinde kızgınlık kadar kırgınlıkta vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gidelim, Elis.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni nasıl buldun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Semum buldu.” Dişlerinin arasından tıslıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha yeni geldik.” Lidya keyifle şakıyınca Selenay öfkeyle homurdandı. “Sen karışma.” Vay canına bu nasıl keskin bir nefret böyle…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lidya histerik bir kahkaha attı. “Çoktan karıştım bile.” Ardından masada ona doğru eğilerek fısıldadı. “Hepsi mavi bavula sahip olan kızı arıyor.” Ardından oturduğu sandalyeye sırtını bastırıp dudaklarını büzünce kafam karışmıştı. Mavi bavul?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen neyden bahsediyorsun?” Cici kız gülümsemesini yüzüne takınıp bakışlarını bana yönlendirdi. “Tatlım dün gece mavi bir bavul ile buraya geldin değil mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evet, taşıdığım bavul maviydi ve az önce beni kastederek birilerinin peşime düştüğünden mi bahsediyordu? İşin garip kısmı Lidya bunu nereden biliyordu. Selenay donuk bakışlarını bir an olsun üzerinden çekmiyordu. Lidya’nın gülümsemesi gitmiş, yerini ciddiyete bırakmıştı. “Olanlardan Elis’in haberinin olmadığını biliyorum. Öğrenirlerse, Elis’e burayı tanıtmadan bırakmazlar.” Selenay’ın gözünden hüzünlü sahneler geçmeye başlayınca aynı parıltıyı Lidya’nın gözlerinde de gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mavi bavul sadece Elis' e özel değil. Ayrıca onu gördüklerini sanmıyorum.” İkisinin arasında geçen kısa bir bakışma sonrasında bana doğru döndüler. Selenay kaşlarını çatarak hızlıca konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dün gece Semum seni bulmadan önce. Başka birisi ile karşılaştın mı ya da ters bir durum oldu mu?” Konuşurken ellerini de öne doğru savuruyordu. Afallamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Otogarda birkaç kişi daha vardı, normal olan bir şey yoktu ki ters olanı anlatayım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay Lidya’ya dönünce Lidya kararlı bir tonda otoriteyi üzerine aldı. “Dün gece arabadan indiğin andan itibaren yaşadığın her şeyi anlat.” Kaşlarımı çatarak bıkkınlıkla nefesimi bıraktım, “Neden öyle bakıyorsunuz? Neler oluyor hiçbir şey anlamıyorum.” kuzenim alt dudağını dişleyip panikle konuştu. “Sadece anlat, lütfen.” Sinirli olması gerekenin kendim olduğuna inansam da panik olmasına daha fazla dayanamadan söylediğini yaptım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay’a inmeden yarım saat önce haber vermeyi unuttuğum için arabadan inip mesaj attım. Bana oradan uzaklaşmamı söyledi. Defalarca. Panikleyerek kenardaki mahallelerden, en büyük gözükene girdim. Bir süre ilerledikten sonra mahallenin başından boğuşma ve koşuşturma sesleri geldi. Korkarak önüme çıkan herhangi bir mahalleye girdim. Bir süre ilerledikten sonra önü demir parmaklıklar ile örülü alanda olan bir köpek havladı. Ardından diğer mahallelerden köpekler gelmeye başladı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay ve Lidya tekrardan birbirlerine bakıp başlarını onaylamaz anlamda salladılar gidiş yönümden korktukları her hallerinden belliydi. “Yönümü tekrar değiştirdim. Diğer sokakların aksine daha büyük bir sokakta koştururken bavulum taşa takılıp yere düşmeme sebep oldu. Bavulum da hemen yanıma düşmüştü. Dibinde bulunduğum elektrik lambası, sessiz sokakta sadece beni aydınlatıyordu, kafamı yukarıya kaldırarak önümdeki tabelanın üzerinde yazanı okumaya çalıştım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yazıyordu?” Selenay korkuyla sormuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Buranın adı... Hatta hemen arkasında oldukça büyük modern koyu tonlara sahip bir ev vardı. Üst kattaki camında bulunan perde aralandığında orada birisinin olduğunu gördüm.” Bir süre nefes almak için duraksadım. Ardından heyecanlanarak devam ettim. “Tabelada Kehanet yazıyordu” İkisi birden küfrettiğinde ters giden bir şeylerin rahatsızlığıyla korkmuştum. Lidya buğulaşan gözleri ile gözlerime baktı. “S-sen, Mesih'in sokağına girmişsin.” Tanımadığım ismini bu yaşıma kadar daha önce hiç duymadığım birisinin sokağına mı girmiştim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adını duyduğum an ismi oluşturan bütün harfler bir ok gibi kalbime saplanmıştı sanki. İsmi vücudumu ferahlatıp, ardından yakmıştı. Bakışlarım Selenay’ı bulduğunda içimdeki tuhaf dürtü birden tüm bedenimi ele geçirmişti. “Camdaki Mesih miydi?” dedim nefes nefese. Lidya donuk bakışlarını yerden ayırmadan kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Büyük ihtimalle.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay cam masaya yumuşak bir yumruk atarak tısladı. “Evde olacak günü buldu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Asıl parti günleri evde olur.” Diye düzeltti Lidya.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O kim?” Sonunda dudaklarımı aralayıp zorlukla konuşabilmiştim. Dikkatlerini çekebilmiş olmalıydım ki ikisinin bakışları da üzerimi bulmuştu. Ardından omzumun üzerinden geriye baktıklarında bende kafamı çevirip arkama bakmıştım. Semum telaşlı adımlar ile bize doğru geliyordu. Suratındaki tüm kaslar gerilmişti. Kaşları çatık, dudakları birleşikti. Heybetli vücudunu masaya kadar taşıdı. Bir soluk dahi almadan, tek nefeste konuştu. “Mesih burada.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Duyduğum isim tüylerimi tekrardan ürpertmeye yetmişti. Soru dolu bakışlarım üç kişi arasında gidip gelirken, sabırsızca yerimde kıpırdandım. İsmi ilginçti, ferahlatıcı bir havası vardı. Ferahlama hissi bir süre sonra hissettiğim sıkıntı ile beni geriyor, tüm vücudumu yakıyordu. Kalbimi bir avuç alıp sıkarken artık dayanamayacak raddeye gelmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İki elimi masaya vurarak bakışlarımı aralarında gezdirdim. “O kim dedim size?” dikkatlerini çekmiş olabilmeme sevinmiştim. Bir süre gözleri yüzümde gezindi, ardından tekrardan kendi aralarına dönüp konuşmalarına devam ettiler. Bu durum karşısına gözlerim irice açıldı ardından abartılı bir biçimde aralanan irislerim söndü. Sıkıntılı bir nefes koy verdiğimde biricik (!) kuzenimin sesini işitmiştim. “Arka kapıdan çıkaralım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Konuşmalarımı yine görmezden geliyordu. Sinirlerim fazlasıyla bozulmuştu, ortalıkla dolanan konuyu bilmediğim için kahkahalar atmaya başladım. İlk defa gördükleri bir insan cinsini fark edermişçesine baktılar. Kollarımı göğsümün altına bağlayıp sırıttım. Artık çığırımdan çıkmıştım. Sesimi aceleci bir tona almaya çalışarak, yalandan kaşlarımı kaldırdım. “Hadi hadi kaçalım hemen.” Anlamsız bakışlar her tarafımda gezmeye devam ederken oturduğum sandalyede gerildim “Buradaki saklambaç oyununu hanginiz anlatacak? Sıkılmaya başlıyorum.” Susmaya devam ettiklerinde tek kaşımı kaldırdım. “Yoksa burada birilerinden kaçmak adet mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüzümdeki eğlenceli sırıtışı Selenay kaşlarını kaldırarak her kelimeyi içime işlercesine söyleyerek soldurdu. “Onlardan kaçmak adet.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Rahatsız olsam da belli etmeyip önümdeki kahveden bir yudum alıp çenemin ucuyla kapıyı gösterdim. “O zaman buyurun, yol orada.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Vay canına. Bu gerçekten de ben miyim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum sertçe kolumdan tutarak beni de ayağa kaldırdı. Göğüs kafesim heyecan ile inip kalkarken yüzü yüzüme oldukça yakındı. Masadakiler de bizimle ayaklandığında Lidya’nın Selenay dan nefret etmesine rağmen ona neden yardım ettiğini anlamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum’un Rengini çözemediğim parlak açık tondaki gözlerini hiddetle parlayarak dikkatimi dağıttı. “Oyunun bittiyse gidelim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kolumu sertçe çekip aldım. “Beni tatmin edecek bir açıklama yapılmadığı sürece hiçbir yere gitmeyeceğim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kasılan çenesini çeneme yaklaştırdığında tonunu çözemediğim göz rengi, gözlerimi kamaştırmıştı. “Seni başka bir şekilde tatmin etmeden önce yürümelisin.” Gözlerim kocaman açıldığında vücudunun yakınlığı ile tedirgin olmuştum. Yutkunmaya çalıştığımda boğazımdaki kuruluk buna izin vermemişti. Kurduğu cümlenin hesabını ödetecektim fakat şimdi değildi. Kolumu demir parmaklarından çekip ondan bir iki adım uzaklaştım. Ateş saçan gözleri hala üzerimdeydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Alaz.” Lidya'nın sesini duyunca ona döndüm. Korkarak ileriyle bakıyordu. Anlık değişiminin nedenini merak ederek o tarafa dönecekken Semum tekrardan kolumu kavrayıp beni de beraberinde götürdü. Bu sefer öyle sert ve hoyrattı ki karşı koyamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’a bakıp kafası ile Lidya’nın baktığı yeri işaret ederek seslendi. “Selenay.” Anlamışçasına kafasını salladı. “Onu ben oyalarım.” Bize söylerken kendine de itiraf ettirmeye çalışıyor gibiydi. Lidya inanamaz bir ifade ile kaşlarını kaldırdı. “Emin misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’ın kaşları çatılmıştı. “Şüphen mi var?” Lidya cici kız gülümsemesini suratına yapıştırdı. Ardından bize doğru yaklaşıp bir şarkı nakaratını mırıldanırmışçasına şakıdı. “Gidelim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önümüze geçip kontrolü eline aldığında havalı yürüyüşü ile devam ediyorken Semum parmaklarını etime kenetlemiş, beni de peşinden sürüklüyordu. Canımın acısı ile yüzümü buruşturarak tısladım. “Yavaş olsana.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cevap vermeme hakkını kullandı. Kısa süre içerisinde kafenin alt katına inmiştik. Lidya uzun bir koridora girdi. Anında geri çıktığında yüz ifadesi dehşet içerisindeydi. Alt dudağını dişleyerek Semuma baktı. Semum kolumu kopartacak derecede sıkıp, beni koridorun kenarında olan duvar boşluğuna sıkıştırdığında canımı ne kadar yaktığından haberi olmadığına emindim. Kontrolünü kaybetmiş gibiydi ve aklında her ne varsa düşüncesi bile onu deli ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eşyaların arasına girdiğimizde ikimizde karşılıklı kalmıştık. Çamaşırların arasından Lidya’yı görebiliyordum. Ona ne olacaktı? Koridordan geçmekte olan garsonlardan birisinin yakasını tutarak kendisine çekip bir şeyler söylemeye başladığında onu duyamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerimde hissettiğim ağırlığın enerjisiyle tedirgin olarak önüme döndüğümde bakışlarındaki susuzluğu görebiliyordum. Bulunduğumuz dar boşluk nedeniyle eli bacağımla temas ediyordu. Ellerim ona değmesin diye karnımda birleştirmiştim. Temasını kesmek için topuğumu kaldırarak ayağımı iyice duvara yasladığımda amacıma ulaşmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç sert adım sesi duyduğum an tüm dikkatimi koridora verdim. Kısa süre sonra görüntü alanıma heybetli bir erkek vücudu girdiğinde neden bilmiyordum gözlerim doldu. Sertçe yutkundum ve ihtiyaçla dudaklarımı ıslattım. Altına giydiği siyah pantolon ve üzerindeki koyu renklere sahip olan ceketin omuz kısımlarından geniş omuzları sergileniyordu. Kahverengi, tepe kısmına doğru iyice açılan parlak saçlarının yumuşaklığı sadece bakınca bile fark edilebiliyordu. Koridorun kenarında garsonla konuşan Lidya’ya bakmadığını, kıpırdamayan keskin yüz çehresinden anlamıştım. Yüzünü göremesem bile çenesini görebiliyordum. Sesli adımları ile ilerlemeye devam ettiğinde açık teni koyu kıyafetlerinin arasından mücevher gibi parlıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onun başka insanların hayatlarıyla ilgilenmeyen, meraksız bir insan olduğunu hissetmiştim ilgisiz tavrından. Semum iki kolumu da kavrayarak bedenimi kendisine doğru çevirince karnımda birleştirdiğim ellerim sıkı karın kaslarına değmişti. Ellerim hissettiği elektrik ile titrediğinde kendime doğru çektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne yapmaya çalışıyordu? Neden dikkatimi üzerinde toplamaya çalışıyordu? anlamlandıramadığım göz rengi farklı bir tonuna bürünmüşken sessizce mırıldanmadan edemedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İguana gibisin…” Tek kaşını kaldırdı. “Neden?” Gözlerim kenetlenmişçesine gözlerinin üzerinde gezerken, tekrardan mırıldandım. “Gözlerinin rengini ayırt edemiyorum. Sürekli renk değiştiriyor.” İfadesizliğini korurken üst dudağı alayla yukarıya doğru kıvrıldı. “Gözlerim sürekli renk değiştiriyorsa… Bukalemun, olmam gerekmez mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Doğru. Ama ben seni ilk günden beri tıpkı bir iguana olarak görüyorum, onların rengini hiçbir zaman çözemediğim gibi, senin rengini de çözemiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hiçbir şey demeden bakmaya devam etti. İkimizin arasında oluşan sessizlik kulaklarımı uğuldatmaya başlamıştı. Önümüzde bulunan dev eşyalardan birisinin çekilmesi ile irkilerek önüme baktım. Lidya ve az önceki garson önümüzde duruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çıkış hazır.” Dediğinde sarışın garson kafasını sallamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çıkış sizin.” Diyerek onayladığında tekrardan sessiz bir yolculuk bizi karşılamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O ana kadar demir parmaklarını kolumdan bir an olsun çekmediğini fark ettim. Üzerimdeki hükmünü geçici olarak kabul ettiğimde koridorun köşesinde duran arka kapıdan çıksak da durmadan devam ettik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tanıdık sokaklarla karşılaşınca kolumu elinden kurtarmaya çalıştım, bırakmadı. Kaşlarımı çatarak çemkirdim. “Kafeden çıktık, bırak artık!” Bu sefer bıraktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay nerede?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gelir birazdan.” Dedi Semum. Yürümesini hızlandırınca bende hızlandım “neden bizimle gelmedi?” Bir anda durup bana doğru döndüğünde atacağım adımı zor dizginledim. Ani hareketi nedeniyle birbirine değen burunlarımız ile omuzlarım silkindi. Rengini çözemediğim ışıltılı tonunu alan gözleri mühürlenmişçesine gözlerime takılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok konuşuyorsun” Geri çekildim. Semum’a cidden uyuz oluyordum. Sanki çok normal şeyler yaşıyorduk da ben çok konuşuyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sadece bilmem gerekenleri soruyorum. Açıklama yapsaydınız konuşma gereği duymazdım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O zaman biz açıklama yapana kadar konuşmamalısın. Nöron.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nöron mu? O bana beyin hücresi mi demişti? İki elimi farkında olmadan yumruk şeklinde sıkmaya başladığımda kendime engel olamadım ve dudaklarımı büzüştürerek tısladım. “İguana.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Burada durup sizin atışmanızı dinlemeyi çok isterdim fakat cidden başımı ağrıtıyorsunuz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdi nereye gideceğiz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Önce Selenay'ın gelmesini bekleyelim.” Sinirlerimi bozmak istemediğim için Lidya’ya döndüm. Semum' a soru soracak olursam eminim ki ağzımın payını verirdi. “Selenay nerede?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Büyük ihtimalle şu an da Alaz'ı oyalıyordur.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Alaz kim?” Harika, aldığım her cevap yeni soruların kilidini açıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih’in arkadaşı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih kim?” İsmi… Dudaklarımın arasından ilk defa çıktığında dilim yanmıştı. Gözlerimi kırpıştırarak kendime şaşırdığımda Semum kolumu kavrayarak bedenimi kendisine çevirdi. “Kapa çeneni nöron. Gidiyoruz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nereye? Selenay'ı bekleyecektik…” Boşta kalan elinde tuttuğu telefonu havaya kaldırarak yüzüme doğru tuttu. Ekranda açılmış bir mesaj vardı. Çatık kaşlarımla dudaklarımı kıpırdatarak ekrandakileri okumaya çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gece mesaisine kaldım. Elis evde tek kalmasın. Kendi evine götür.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi kırpıştırarak Semum'a baktım. “Seninle kalmam!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerindeki eğlenceli pırıltılar yavaşça söndü. “Seçenek hakkın yok. Kalacaksın.” Lidya’ya baktığımda eline telefonunu almış birisiyle mesajlaşıyordu. Durumu umursamadığı ortadaydı. Ondan yardım isteyemesem de Semum’la da kalmayacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gidebilirsin.” Semum’un sesini duyunca bakışlarımı üzerine sabitledim. Lidya’ya sesleniyordu. Dudaklarını birbirine bastırarak eteği ile selam vererek öne doğru eğildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi günler çocuklar, benden bu kadar.” Lanet olasıca Lidya da gidiyordu. “Geçekten de güzel bir kızsın, Elis.” Şaşkınlıkla kaşlarım havaya kalktığında devam etti. “Kıskandığımı inkâr edemeyeceğim,” Deyip gittiğinde ikimiz baş başa kalmıştık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından yüzüme bile bakmadan, kolumu yakalamaya yeltendiğinde artık daha fazla dayanamadan çemkirdim. “Kola dokunma hastalığın mı var?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana dokunma hastalığım var.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi devirdim. Artık gerçekten de ona katlanamıyordum. “Ne etkilendim ne etkilendim!” Cevap vermeyince devam ettim. “Ne zamandan beri?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İlk günden beri...” Yediğimiz bir yemek boğazımızda kalınca yutkunma ya da öksürme ihtiyacı duyarız ya. O anda ikisini de bir anda duyuyordum, o kadar şaşkındım ki hangisini yapacağımı seçememiştim çünkü gerçekten de ciddiydi… Y ada benimle fena halde kafa buluyordu. Onunla birlikteyken kendimi tam bir aptal gibi hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Siyah arabasının önüne geldiğimizde gözümü almıştı. Bu annemin istediği üniversiteyi derece ile kazanırsam babamın alacağını söylediği bebekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim parlayarak arabaya bakmaya devam ediyorken içeri oturmama yardım etmişti. Üzerinde oturduğum kaygan deri koltuğa yavaşça tutunduğumda hayran olmuştum. Tek kelime ile muhteşemdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Arabayı taciz etmeye devam edecek misin?” Kaşlarımı kaldırarak şaşkınca yanımdaki iguanaya baktım. Dediklerini idrak ettikten sonra başımı onaylar anlamda sallayıp mırıldandım. “Güzel araba.” Göz ucu ile kendisini izlerken, dudağının kenarının yukarıya doğru kıvrıldığını gördüm. Boylu boyunca direksiyona uzattığı kolunu silkeledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benimkisi daha güzel…” Kaşlarım tekrardan havalanırken, bakışlarım arabanın içerisinde ufak bir gezintiye daha çıktı, ardından tekrardan ona baktım. “Araba senin değil mi?” Başını onaylamaz anlamda sallayıp, sanki değersiz bir şeyler söylüyormuşçasına üst modelini söyledi. Dehşetle gözlerim açılırken dudaklarımda aralanmıştı. İfademi kaçırmak istemezcesine yüzüme kısa bir bakış attı. “Şaka yapıyorsun!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Arabalardan anlayan bir kız.” Şaşırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımı ıslatıp, heyecanla konuştum. “Sen ne diyorsun, arabalara bayılırım!” Bakışlarını kısa bir süreliğine yoldan çevirip yüzüme baktı. “Maçlarla da ilgili misin?” İnleyerek önüme döndüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Maçlardan nefret ederim” “Araban bu değilse, neden bu arabayı kullanıyorsun?” Kurduğum cümlede iki kez kullandığım 'bu' kelimesi yüzünden suratımı buruşturdum. Eminim ki kelime haznesi fakir olan bir geri zekâlı gibi gözükmüşümdür.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mecbur kaldım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden?” Kaşlarını çatarak, kafasını benden tarafa çevirdi. “Çok meraklısın” büyük bir hız ile başımı onaylamaz anlamda salladım. “Ben meraklı değilim. Siz açıklama yapmıyorsunuz” derin bir nefes alarak devam ettim. “Benim yerimde olsan, sana da hiç kimse bir şey anlatmasa, olayları anlamak için soru sormaz mıydın?” Başını onaylar anlamda sallayınca rahatlamıştım. Tatmin olduğu için huzurlu bir nefes verdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Haklısın.” Hırıltısını duyunca gülümsedim. “Fakat bu sana açıklama yapacağımız anlamına gelmez.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ah, lanet geri zekâlı!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre sonra araba yavaşlayıp durduğunda Selenay’ın evinden bir hayli uzaklaşmıştık. Evi bu kadar uzaksa Selenay’la nasıl tanımışlardı? Merakım artık benim bile sinirlerimi bozmaya başlamıştı. Kafamdaki deli sorularla, Semum'a döndüm. Direksiyonu kırarak arabayı kenara park etmeye çalışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk karşılaşmamızda bana saldıracak gibi duran ve fazlasıyla çatıştığımız adamla aynı evde kalacaktım. Ne şahane ama…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dışarı çıktığımızda hava artık kararmaya yakındı. Tüm benliğime çarpan rüzgâr içimi titretmişti. Uçuşan saçlarım yüzümü kapamaya başladığında parmaklarımla onları ayırıyordum. İleride duran adamla göz göze gelince irkildim, bakışlarında gördüğüm hayranlık dolu pırıltılar benim üzerimde miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Susuzluk ile dudaklarımı ıslatıp önüne geçtim. “Donmamı mı bekliyorsun?” Bir süre sadece dudaklarımı izledi. Bakışları ile gerilerek alt dudağımı dişledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafası ile yan tarafı işaret etti. “Gidelim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birbirine bitişik olarak dizilmiş iki binadan biraz daha büyük olanına doğru ilerledik. Arka cebinden çıkarttığı anahtarı demir kapıya yerleştirirken yanına gelebilmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha Kehanet’e geleli yirmi dört saat bile olmadan hayatımdaki ikinci ilki gerçekleştiriyordum. Bir erkeğin evindeydim ve beraber kalacaktık. Gerçekten de yaşadıklarım şaka gibi geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısa süre sonrasında daireye girdiğimizde ilk işimiz ceketlerimizi asmak olmuştu ardından koyu mavi tonundaki geniş koltuğa oturduğunda kenarındaki tekli koltuğa yerleşerek rahatsız edici sessizliği sonlandırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay nerede çalışıyor?” Hipnoz olmuş gibi karşı tarafa bakıyordu, bu havası beni gerse de umursamamaya çalıştım. Sonuçta Selenay ona güveniyordu ki beni emanet ediyordu. Bu yüzden rahatlamaya gayret ediyordum. “Bir gece kulübünde barmenlik yapıyor,”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte bunu gerçekten de beklemiyordum. Afallasam da yansıtmamaya gayret ettim. “Ne zamandır?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir senedir” cevap vermesinden yüz bularak tereddüt etsem de sorularımı sakin bir ses tonu ile sıralamaya devam ettim. “Tehlikeli bir iş değil mi?” Sadece omuz silkmekle yetinmişti. “Alaz’la arasında ne var?” Bakışlarını yüzüme çevirdi. Konuşmadan bakmaya başlayınca cevap vermeyeceğinden korkmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunu kendisine sormalısın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim onlarla ne ilgim var? Neden sürekli kaçıyoruz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntıyla bir nefes aldığında kararsız gibi gözüküyordu. Bakışlarını yüzümde dolandıktan sonra kendinden emin bir ifade takındı. Sanki olanları anlatmak ve anlatmamak arasında kalmıştı. “Senede bir kez yapılan hoş geldin partisinden bugüne kadar kaçan olmadı. O yüzden seni arıyorlar.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Parti verip ona katılmayanların peşine düşen bir grup aptalın yaşadığı yere gelmiştim, harika! “Beni görmediler bile.” Olağan bir şekilde konuşmuştum evet, bu konuda rahattım kimse beni görmemişti. Gülümsedi. Gözlerini kısarak devam etti. “Mesih seni gördü.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir anda yüzüm gerilmişti. “Ben... Onu görmedim?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O seni gördü. Kehanette yere kapaklandığın gün, karşısında olduğun ev onundu.” Göğsüm hızla inip kalkarken bakışlarım gözlerindeydi. Boğazıma oturan yumruyu geri göndermek istercesine yutkundum. O gün pencere kısmındaki perde çekilmişti, orada birisinin olduğunu görmüştüm fakat cismini seçememiştim. “Hava karanlıktı. Yüzümü seçebildiğini sanmıyorum” tehlikeli bir yavaşlık ile kafasını iki yana salladı “yanındaki direkten çıkan ışık, mavi bavulunu ve partiden kaçanın bir kız olduğunu açıkla belli ediyordu.” Söyledikleri bir süre sessiz kalmama yetmişti…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu kadar yaygara kopacağını bildiğiniz halde neden beni orada bırakmadınız?” Gözleri boşluğu bulduğunda üzerine çöken kasvetli havanın ardından derin bir soluk aldı. “Partiye katılmak isteyeceğini sanmıyorum” sessiz olan mırıltısını kendisine de itiraf ettirmek ister gibi bir havası vardı sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Partide ne yapıyorlar ki?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre daha boşluğu izledi. “Yeni gelenlere hoş geldin diyorlar...” Havaya kalkan kaşlarım bu sefer çatılmıştı. Bunda ne vardı ki? Oldukça düşünceli bir hareketti. Sırf o partiye katılmadığım için peşime takılacak kadar da kaçık insanlardı. “Hem de çok güzel bir şekilde” kendi kendine mırıldanmaya devam ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tüm bunların başında o mu var?” Gayri ihtiyari bir şekilde bakışları gözlerimi buldu. Daha açıklayıcı olmak için devam ettim. “Mesih...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet. Her şeyin başında o var.” Bir süre donuk bakışları gözlerimde takıldı. Ardından tereddütlü bir ifade ile devam etti “ismimi koyan kişi, Mesih.” İşte buna da çok şaşırmıştım. Semum ismini ona Mesih koymuştu. Peki ama neden? Neden ona insanlara musallat olan cinlerin adını vermişti?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Arkadaşın olduğunu söylemiştin. Aranızda konuşarak bu meseleyi halletmeyi hiç denedin mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümsedi. Bu gerçek bir gülüştü, arasında bir tutam alayda barındırıyordu. “Konuşmak mı? Mesih’le mi?” Gülerek başını onaylamaz anlamda salladı. “Onun konuşma biçimini bilmiyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“En fazla ne olabilir?” Yüzündeki gülüşü soldurup bakışlarını tekrardan boşluğa dikti. Dudaklarımı birbirine bastırıp, kararlı bir ses ile devam ettim. “En doğrusu onunla bizzat konuşmam olacak.” Anında çatık kaşları ile bana baktı. Gözlerindeki öfke ve sinirin nedenini anlamamıştım. Birden bağırarak konuşunca oturduğum koltuğa sindim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sakın, bunu düşünmeyi bile deneme!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi kırpıştırdım. Bir süre sessizlik içerisinde yüzüne baktım. “Neden? Neden bu kadar çok abartıyorsunuz?” Sakinleşmek istercesine derin bir nefes aldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gidersen ne olur biliyor musun? Hoş geldin partisinde yaşayacaklarının daha fazlasını, kalıcısını yaşarsın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hissettiğim öfke ile bir anda kendimi ayakta buldum. Tek elimi saçlarımın arasına daldırarak yüksek bir tonda konuşmaya başladım. “Geldiğimizden beri tutturmuşsun bir parti diye. Ne partisi bu Semum? Ne saçmalıyorsun? Orada ne yapıyorlar yeni gelenlere ne yapıyorlar? Anlatmayı denesen olmaz mı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çatık kaşları ile heybetli vücudunu gözlerimin önüne serecek şekilde ayağa kalktı. Gözümü bile kırpmadan yapacaklarını izlemeye devam ettim. “Burayı, özellikle kehaneti tanıtıyorlar, öğretiyorlar.” Sözünü bitirdiği anda hızlıca sordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl, neden?” Gözlerini gözlerimden ayırmadı, sadece baktı. Ardından birbirine kenetlediği dudaklarını araladı. “Öğrenmek istediğine emin misin?” Çenemi yukarıya kaldırıp kararlı bir şekilde kaşlarımı havalandırdım. “İstiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerime doğru bir adım attı. Gözlerim irice açıldı. Bir adım daha attığında endişelenerek bir adım geriye gittim. Bir adım daha attığında korkmaya başlamıştım. Kaşlarım çatıldığında omuzlarımdan itti ve oturduğum tekli koltuğa düşmemi sağladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hissettiğim endişe tohumları ile koltuğun kol kısımlarını sıkıca tuttum. Önümde durduğu için başımı kaldırarak yüzüne bakıyordum. Onun başı da bana doğru eğilmişti. Elleri ile siyah kazağının boğaz kısmından kavrayınca ürpererek koltuğa iyice yaslanmaya başladım. Başım pantolonunun kemer kısmına kadar geliyordu. Kavradığı kısımları yukarıya doğru çekiştirince kazağı üzerinden çıkartıp yere atmıştı. Alt dudağımı ısırdığımda gözlerim dolmaya başlamıştı. Kalın vücudu çok kaslı olmasa bile oldukça yapılıydı. “Kaç senedir burada yaşıyorum, biliyor musun, Elis?” Gözlerimi yakan gözyaşlarımı geri göndermek istercesine yutkundum. Ardından başımı onaylamaz anlamda salladığımda ne tepki vereceğimi şaşırmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dört sene önce buraya geldim. Geldiğimden beri yaralarımın izleri geçmedi.” Söylediklerinden hiçbir şey anlamamıştım. Arkasını döndüğünde tüm yüz reflekslerim kendini kaybetmişçesine durmadan değişiyordu. Korku, endişe, üzüntü, kızgınlık... Hepsi suratımda oluşmuştu. Kalp atışlarım duracak kadar yavaş atmaya başladığında neredeyse nutkum tutulacaktı. Dudaklarım aralanınca elim ile ağzımı örtmek zorunda kalmıştım. Bu felaketlerin hepsini o mu yapmıştı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İyi Okumalar!
Tepkisiz, şaşkın, endişeli…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an ki anlatan üç kelime...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küçükken yere düşer, dizimizi kanatırdık. Akan kan bir süre sonra sızdığı deri parçasını kurutur, yaraya tedavi yapılmasa bile kabuk bağlayabilirdi. O küçük yara bir süre sonra yerini ufak bir ize bırakır daha sonrasında temiz pürüzsüz tenimizin, şeklini alırdı. Peki ya bu yaralar da neyin nesiydi? Dört sene önce olan yaralar, nasıl olurda seneler sonrasında tazeliğini bu denli koruyabilirdi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şu an ki hali bu ise en önceleri nasıldı? Sırt üstü yatabilmiş miydi? Bir yere yaslanabilmiş miydi? Sırtına bir kazak geçirebilmiş miydi? Kaslı, geniş sırtının bazı tabakalarında kırmızı ve morun hâkim olduğu izler vardı. Bağımsız yüz reflekslerim sürekli dağılarak şekilden şekle giriyordu. Ağır bir hareket ile bana doğru döndüğünde yakınlığından dolayı gerildim. Yutkunarak başımı koltuğa yasladım, bir süre yüzümü izledi. Ardından büyük bir fark ile inip kalkan göğüslerimde takıldı bakışları. Bakış açısını değiştirmeden mırıldandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Korkma, sadece partiye katılırsan olacakları gösterdim.” Kolumu yere uzatarak çıkarttığı kazağı kendisine doğru uzattığımda omuz silkerek alıp bir adım geriledi. Ardından kazağı üzerine giyinip karşıma oturdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum'a bunlar yapıldıysa Selenay'a neler yapılmıştı? Burası nasıl bir yerdi böyle? Mesih nasıl bir pislikti?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay... Selenay'ın canını çok yaktılar mı?” Sesim titremişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir nefes aldı ve sorumu görmezden gelerek olanları bir bir anlatmaya başladı. “Buraya gelenleri Mesih’in grubu tek tek inceleyerek seçer. Herkes bir kişiyi alır, bana yaptıklarını gördün. Çeşitli can yakma metotlarıyla burayı yenilere öğretirler. Selenay kendisini seçenin kim olduğunu söylemiyor, fakat biz Alaz'ın olduğunu düşünüyoruz. Kaşlarımı çattım, kalbim ağrımaya başlamıştı, kardeşime neler yapmışlardı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden söylemiyor?” Omuz silkti. “Belki de hatırlamak istemiyordur.” Ona yapılabilecekleri düşündükçe bile tüylerim ürperiyordu, bir sene boyunca kim bilir neler görmüştü neler yaşamıştı. Bana ulaşıp sana ihtiyacım var demesinin nedenini şimdi çok daha iyi anlıyordum. Kesin olarak emin olduğum bir şey vardı ki buradan onsuz asla dönmeyecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarımı çatıp korku dolu merakla sordum. “Seni kim seçti?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları gözlerimin üzerinde donuklaştı. Ardından yarım ağız gülümsedi. “Belli olmuyor mu? Mesih. Beni, Mesih Dinçer seçti.” O an kelimelerimin hepsi kifayetsiz kalmıştı. Semum'un sırtını o hale kendisi getirmişti. Bu korkunç eser, Mesih Dinçer'e aitti. Gözlerim dolmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden… Neden bunu yapıyorlar?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Buranın kendilerine ait olduğunu kanıtlamak ve üye toplamak için”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Üye toplamak?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bende onlar gibi bir Kehanet üyesiyim, Mesih takımındanım. Her ne kadar beni bu hale getirseler de onlardanım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Na-nasıl?” Omuz silkeleyerek yerine oturdu. “Olmak zorundayım, yoksa barınamazsın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Size Kehanet üyeleri mi deniyor?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kehanet erkekleri. Lidya’lar da kızları.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki… Selenay?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O istemedi, Alaz onu Kehanet kızı yapmak için hâlâ uğraşıyor. Kehanet kızı ya da erkeği olursan dokunulmaz olursun, ayrıcalığın olur.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz meselesini Selenay’la konuşmak için rafa kaldırmaya karar verdim. “Peki, Semum ismi nereden çıktı? Semum… Ne demek?” Anlamını bilsem de sormak istemiştim. Dudaklarını birbirine bastırdığında bana erkeksi bir gülüş bahşetmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Semum, insanlara musallat olan cinlere denir.” Tuttuğum nefes sesli bir şekilde aralanan dudaklarımdan firar etti. Bir fener ışığı gibi yanan kehribar rengi gözlerimdeki ışık sönmüştü. Vücudumu saran korku dalgası, defalarca yutkunmama neden oluyordu. Ona herkes Semum diyordu... Bir insanın psikolojisi nasıl olurda böyle bir ismi kaldırırdı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden... Lanet olsun neden böyle bir şey yaptı?” Omuz silkerek yerinden kalktı. “Bu kadar çene yeter, sana kıyafet getireyim.” Şaşkınlık içerisindeydim. Salondan çıkıp başka bir odaya yöneldiğinde dirseklerimi dizlerime dayamış, parmak uçlarımı çeneme yaslamıştım. Tahmin ettiğimden daha kısa bir sürede odaya geri döndüğünde elinde sadece bir kazağın olduğunu gördüm. Kazağı bana doğru uzattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu ne?” Dedim kaşlarımı kaldırıp çenemi yükselterek. Çenesinin ucu ile elindekini işaret etti. “Kazak,” gözlerimi devirerek ayaklandım, “onu görebiliyorum, neden sadece kazak var?” Omuz silkerek kazağı üzerime fırlatınca son saniyede havada tutabilmiştim. Gözleri boydan boya vücudumda kısa bir gezintiye çıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eşofmanlarımın sana olacağını mı sanıyorsun?” Kazağı önümden çekerek diklendim. Onun önünde sadece bir kazakla dolanacağımı düşünmüyordu herhalde.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Umurumda değil, bana altlıkta ver.” Yüzünde oluşan adi sırıtış ile başını onaylar anlamda salladı. Az önce yöneldiği odaya tekrardan gitti ve lacivert bir eşofman altıyla geri döndü. Onu da üzerime fırlattığında gözlerimi devirdim. Odasını işaret etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Orada değişebilirsin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odaya girdiğim gibi gözlerim etrafı taradığında İlk olarak kenardaki lacivert örtülü dağınık yatağı çekti dikkatimi. Karşısında boylu boyunca uzanan krem bir dolap vardı. Onun haricinde oda toplu ve düzenliydi. Kapıyı kapattıktan sonra tedirgin bir şekilde, kazağımın eteklerini kavradığımda kendi kendime mırıldanıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Son zamanlarda ne kadar da yabancı evlerde soyunur oldum.” Ardından üzerimden çıkardığımda saçlarım elektriklenerek omuzlarımdan aşağıya düşmüştü. Kapının çalınma sesini duyunca büyük bir çığlık atarak yatağın üzerine zıplayıp, açık yorganı üzerime çektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Odadaki banyonun çekmecesinde kullanılmamış diş fırçası var.” Kapıyı açmadan söylemişti. Derin bir soluk koy verdiğimde ses kesilmişti. Bir süre sakinleşmek için bekledim ardından nerede olduğumu idrak ettim. Tanımadığım bir adamın yatağında yatıyordum! Yatağın çarşaflarına sinen ferah bir erkek kokusu vardı. Hissettiğim rahatsızlık ile üşengeç hareketlerle yatağın içinden çıkıp verdiklerini giyindim. Kazak dizlerimin üzerine kadar iniyordu oldukça uzun ve kalın bir kazaktı. Eşofman ise anında yeri öpmüştü. Eşofmanı kaldırıp baktığımda belinde lastik veya bağcık olmadığını gördüm. Üzerimde sabit tutmam resmen imkânsızdı. Odanın çıkış kapısına diktiğim gözlerim yavaş bir şekilde kısıldı “Pislik. Kesin bilerek yaptı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aklıma gelen fikir ile sinsice sırıtarak dolabında kısa bir keşfe çıktıktan sonra, lastikli bir alt bulup giyindikten sonra işimi halledip odadan çıktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Salona girdiğimde ikili koltuğa oturmuş, sigara içiyordu. Yüzümü buruşturarak ona en uzak olan kısma yönelerek kuruldum. Bu kadar bilgi ile benden kurtulacağını sanıyorsa yanılıyordu. Beni gördüğü an üzerimi denetledi. Eşofmanımı fark edince abartılı bir alayla bakışlarını devirdi. Koltuğa kurulduktan sonra onu gördüğüm andan itibaren sormak istediğim soru çıkmıştı dudaklarımdan.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Devam edecek miydin?” İçtiği sigaradan bir duman daha alarak gayri ihtiyari bir şekilde bıraktığında yavaşça mırıldanmıştı. “Neye?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her zaman başladığı işi bitirenlerden olduğum gibi açtığım konuyu da sonlandıranlardan olmuştum. Yarım bırakmayacaktım. “Dün gece.” Dediğim anda bakışları üzerimi buldu. “Selenay gelmeseydi üzerime gelmeye devam edecek miydin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Keskin, rengi anlaşılmayan parlak gözleri vücudumun her karesinde gezindi. Sanki çıplakmışım gibi... Bakışları, gözlerimdeki yerini alana kadar, diken üzerinde hissettim. “Sende isteyecektin devam etmemi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sesindeki sakin tını, tüylerimi ürpertmişti. Gözlerini kırpmadan gözlerime bakması, bambaşka bir korkutuculuktaydı. Kafamı salladım. “İstemeyecektim, yine de devam mı edecektin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini çekmeden baş ve işaret parmağı arasına sıkıştırdığı sigarasından bir duman daha aldı. Ardından dumanı dudaklarından serbest bıraktı. “Etmezdim. Karşımdakine zorla yaklaşacak kadar yokluk çekmedim nöron.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Son kelimesini duyunca abartılı bir şekilde gözlerimi devirdim. Allah’ın iguanası! Yalancı bir öksürük patlattım. Sigarasını bitirmek üzereydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Konuyu değiştirerek diğer merak ettiğim ayrıntıyı sordum. “Hafızan ne zaman kayboldu?” Omuz silkti. “Yediğim dayaktan sonra.” Hal ve hareketlerinden anladığım kadarıyla bu kısmı konuşmak istemiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dediğin kişi sence beni bulur mu?” Gözlerime ciddi misin? Der gibi baktı. “O seni çoktan buldu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yutkundum. Sadece yutkundum. “Nasıl?” Sigarasını önündeki masanın üzerinde bulunan kül tablasına bastırıp derin bir nefes alarak koltuğa yaslandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Petibör isimli bir kafede Mesih’in ne işi olur tanrı aşkına!” Bunu ciddi anlamda düşündüm. Ardından gözlerimi irileştirerek Semum'a baktım. Hissettiğim korku ile gözlerim doldu. “Kafenin arka kapısına giderken gördüğümüz adam Mesih miydi?” Bir şey söylemese de o olduğu aşikârdı dizlerimin titrediğini fark ettim. “Sence bizi gördü mü?” Başını tekrardan onaylar anlamda salladı. “Na-nasıl? Saklanmıştık.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ufak bir hareketliliği bile işiten, insanların rol yaptığını anlayacak kadar da tecrübeli birisi” rol yapmak mı? Sorumu duymuşçasına devam etti. “Lidya. Rol yaptı.” Yutkunarak başımı onaylar anlamda salladım. “Peki, neden bir şey yapmadı?” Omuz silkti. “Muhtemelen tanımaya çalışıyordur…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neyi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yeni avını.” Sadece baktım. Büyük bir şaşkınlık ile aralanan dudaklarımı umursamadan irice açılan gözlerimi fark etmeden sadece baktım. Beni biliyordu, o gece evinin önünde... Beni görmüştü. Beni bulmuştu... Bugün kafenin içerisinde, beni bulmuştu. Her şeyden daha önemlisi ve tehlikelisi, beni öğrenmeye çalışıyordu, tanımadığım, adı geçtiği anda titrediğim... Mesih... Beni, biliyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Canımın yanmasını istemiyorum”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yanmasına izin vermeyeceğim.” İnanmayan bakışlarım yüzünde gezdi. Bir alay belirtisi aramıştım belki de. Yoktu, hiç olmadığı kadar ciddiydi. “Konuşsak olmaz mı?” Bakışlarını devirdi. “Unut.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yapacağız?” sesli bir soluk aldı. “Bekleyeceğiz, onun yaptığı gibi.” Diyecek bir şey bulamadığım için susmuştum. Dışarıdan başlayan yağmur sesinin eşliğinde susarak oturmuştuk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından aklıma gelen gerçek ile heyecanlanarak, “Selenay! O nerede?” Bakışları, üzerimdeki yerini buldu. “Söylemiştim. Barmenlik yapıyor,”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hangi barda?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vuslatta. Alazın mekânında.” Şaşkınlıkla kaşlarım havalandı. Semum, Selenay'ı Alazın aldığını tahmin ettiğini söylemişti. Kimdi bu Alaz? Selenay’dan ne istiyordu? Hepsinden önemlisi Selenay bu olanlara rağmen Alazın mekânında nasıl çalışabiliyordu? Ağzımı açmış, tam konuşacakken elini bana doğru kaldırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sakın, yeter bu kadar konuştuğun” ayağa kalktığında, itiraz edercesine baktım. “Bence çok bile öğrendin” iç çekerek yerime sindim. “Sana yorgan ve yastık getireceğim,” uzun üçlü koltuğu işaret etti. “Orada yatarsın.” Bu tarz olaylarda erkekler kızlara yataklarını verirlerdi. Tabi ki de onu yerinden etmek istemezdim fakat öyle olması gerekmez miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İç sesimi duymuş gibi başını onaylamaz anlamda sallayarak sırıttı. “Gerçek hayattayız.” Anlamadığımı belli edercesine yüzüne bakmayı sürdürdüm. “Sana yatağımı vermeyeceğim.” Ardından yanımdan geçip odasına yöneldiğinde arkasından baka kalmıştım. İguana ne olacak!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gece boyunca sürdürdüğüm deliksiz uykuyu Selenay'ın sesi bozmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır bir şey yapmadı.” Dikkatimi çeken cümle ile kulak kabartarak gözlerimi kapalı tutmaya devam ettim. ''Az önce uyandı.'' Semum’un sözü bir bıçak gibi vücuduma darbe indirmişti. Yaptığı doğru tespitler beni korkutmaya başlamıştı. Gözlerimi aralayıp doğrularak yattığım yerde oturur hale geldim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Günaydın.'' dedim, kinayeli bir tonda. Ardından ayaklanarak ''Elimi yüzümü yıkayacağım.'' deyip tek bildiğim banyo olan Semum’un yatak odasına doğru ilerlediğimde kendi kıyafetlerimi de yanımda götürüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Banyodaki işimi hallettikten sonra üzerimi giyinip bluzumu aşağı indirecekken kapı açıldı. İrkilerek yerimde zıplayıp karnımı örttüm. Semum kapının önünde duruyordu. Kaşlarımı kaldırarak tedirgin bir ses ile konuştum. ''Kapı çalma âdetin yok mu senin?'' Başını onaylamaz anlamda sallayarak önüme gelince heyecan ve korku içeren duygularla bir adım geriledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Düne gece söyleyecektim fakat uyumuştun.'' Kaşlarımı kaldırarak, meraklı gözlerimi gözlerine diktim. ''Ne söyleyeceksin?'' Gülümsedi. ''Kesinlikle bir erkeğe ihtiyacın var.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ha? Sinirlenerek seslendim. ''Ne demek istiyorsun?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Dün gece yatağımda tepindiğine göre durum bayağı vahim desene.'' Yanağımdan makas alıp bana çapkın bir gülücük fırlattıktan sonra banyodan çıktığında öylece kalakalmıştım. Gece kapının ardından seslendiğinde korkarak dağınık yatağına girmiş, yatağı daha fazla dağıtmıştım. Ah hayır. Tabi ki beni yanlış anlamamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Anlamamıştı, değil mi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Lanet olsun,'' berbat duygu durumumu toparlamaya çalışarak Salona geçtiğimde an Selenay ceketini giyiyordu. ''Nereye?'' Bana kısa bir bakış atıp askılıktan benimkini de alıp üzerime attı. ''Eve gidiyoruz.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Semum nerede?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Aşağıda, bizi bekliyor.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Eve gidince konuşacağız,'' tehditvari söylemime yalnızca göz kırpmak ile yetinmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aşağıya inip, Semum’a ait olmayan audi r6’nın yanına gittiğimizde bana muzipçe gülümsüyordu. Utanarak başımı önüme eğip arka koltuğa geçtim. Eve gidene kadar parmaklarımla oynamıştım. Sokağa girdiğimizde yavaşça dikiz aynasından Semum’a baktım, hay aksi! O da beni izliyordu. Göz kırpınca aceleyle dışarı çıktığımda o da bizimle indi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay ona teşekkür ettikten sonra apartmana yöneldiğinde hararetle soluyorken üzerimdeki enerjisine daha fazla dayanamadan yanına gittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sağ elim ile saçlarımı düzelterek mırıldanmaya başladım. ''Dün gece aniden sesini duyunca panikleyerek yatağına saklandım.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarının kenarları hafifçe yukarıya doğru kıvrıldı. ''Neden panikledin ki?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yutkundum. Nasıl diyecektim ki, zaten o sırada üzerimi değiştirdiğimi bilmiyor muydu? Aklında o kadar iğrenç bir halde kalmamak için, çenemi dikleştirerek dişlerimin arasından tısladım. “Üzerim tam giyinik değildi.” Gülüşü kulaklarına kadar varmıştı. Kafasını salladıktan ayaklarımı yere çivileyecek o cümleyi duymama izin verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çarşaflarımı değiştirmeyeceğim. Kokun benimle kalsın.” Gözlerim irice açılmış aklımı kaybetmiş vaziyette sırtına bakarken sinirden tüm vücudum uyuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha ne kadar orada dikileceksin?” Tepkimi yutup tek kelime laf etmeden Apartmana girdiğimde kafam allak bullak olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eve girer girmez kendimi koltuğa fırlattığımda gözlerim kapanacak gibi olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu ne yorgunluk? Tüm gece birbirinizi mi dövdünüz?” Yalancı bir şekilde gülüp dengesiz gibi suratımı astım. Ardından hızla doğruldum. “Neden geceleri çalışıyorsun?” Onu duymazdan gelmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuz silkti. “Her zaman değil. Sadece ihtiyaç olduğunda.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bende gelebilir miyim? Çalıştığın yeri görmek istiyorum.” Kafasını onaylamaz anlamda sallayarak arka cebinden benim telefonumu çıkarttığı an acı gerçek aklıma geldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Buraya geç saatte gelmiştim. Ertesi günü de telefonumu almadan evden çıkmıştım. Annemle haberleşememiştim. Yüzümü ekşiterek alt dudağımı ısırdım. ''Ne yapacağım?'' Gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bu seferlik ben hallettim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Cidden mi?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Evet...'' Uzattığı telefonu almam için salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Şimdi arayıp başının ağrısının durduğunu, halsizliğinin geçtiğini ve…'' Yüzünü buruşturdu.'' Test çözdüğünü söyle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımın arasından sesli bir gülücük firar etmişti. Telefonu elinden alıp, rehbere girdim. Ardından annemi arayarak ayağa kalktığımda annemin başıma gelen hiçbir şeyden haberi olmadığı için heyecanlı hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Elis?'' Sesi meraklı ve endişeli çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Merhaba anne nasılsın?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''İyiyim. Ağrın var mı?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Yok...'' Görmediğini bildiğim halde elimi geçiştirircesine havada savurdum. ''Selenay, ilginç çaylardan birisini yaptı. Şu an da çok iyiyim, kahvaltımı yaptım, teste ara verdim de seni arayayım dedim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam, yeter bu kadar mola. Kapatalım, test çöz."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Um. Tamam, kendinize iyi bakın."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Elis.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana nasıl olduğumu soracağını düşündüğüm için heyecanlandım. “Sakın orada bir yanlış yapma. Kimseyle tanışma ve sınırlarına dikkat et.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşittiklerimse tam bir hayal kırıklığı olmuştu. Burukça gülümsedikten sonra ifademi toparlayarak görmese de kafamı salladım. "Tamam anne, merak etme. Kapatıyorum şimdi…"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendimi, annemi ve babamı idrak ettiğim zamandan bu yana içimde oluşan hüznü tekrardan görmezden gelip bastırdığımda aşağıya doğru kıvrılan dudaklarıma engel olarak düşüncelerimi dağıtmaya çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu noktada da Kehanet bana yardımcı olmuştu. Hiç bilmediğim yer, ilk kez gördüğüm insanlar ve yabancısı olduğum sokaklar… Bana kendi sorunlarımı ve acılarımı unutturuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu yüzden bir sefer daha Kehanet’in gizemli sokaklarına sığınarak koltuğa oturdum. "Selenay." kafasını telefonundan kaldırıp gözlerime baktı. "Kehanette neden bu kadar çok köpek var?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sadece bazı geceler var." Anlamadığım için suratına bakmakla yetinince devam etti. "Yani köpekleri geceleri serbest bırakıyorlar."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarım havalandığında farkında olmadan mırıldanmıştım. "Hepsini mi?" başıyla onayladı. "O yüzden burası geceleri fazla tehlikeli. Özellikle de sen. Bir daha sakın evden bensiz çıkma." Omuz silkince kaşlarını çattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Dediklerimi dikkate al Elis. Geceleri fazla tehlikeli. Yakalanırsan iyi olmaz." Sıkıntı ile bir nefes koy verip dizindeki taytı sıyırdı. Bacağındaki diş izlerini görünce dehşete kapılmıştım. "Bu-bu ne zaman..." kuramadığım cümlemi yarıda kesti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Geçen hafta iş çıkışı eve gelirken oldu." Sinirle ayağa kalkıp salonda volta atmaya başladığımda çıldırmak üzereydim. Ellerimi saçlarımın arasından geçirerek çekiştirdiğimde gözlerimin dolmasına engel olamamıştım. Dolan gözlerimi umursamadan önünde diz çöktüğümde dudağımda oluşan kabukları ısırıyor, çaresizce ona bakıyordum. Bacaklarına sarılıp kafamı dizlerinin üzerine koyduğumda kendimi tutamadan ağlamaya başladım. Sessiz hıçkırıklarım birbiri ardına kopuyor, boğazımı yakıyordu. Ellerini saçlarımın arasına sokup titreyerek ağlamaya başladığında kendimizi durduramıyorduk. Sarılarak, merhemi birbirimizde arayarak, sadece ağladık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Gidelim Selenay. Beraber gidelim." Diye bağırdım yakararak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cevap vermeden ağlamaya devam etti. Hıçkırıklarım, birbiri ardına kopmaya devam ederken çatallaşan sesini işittim. "Olmaz." Başımı kaldırdığımda dudaklarının titrediğini gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cevap verecekken telefonuna bildirim geldi. Telefonunu açıp gelen mesajı okudu, beni nazik bir hareket ile geriye doğru çektiğinde dikkatle onu izliyordum. Yavaşça kalktığında gözyaşlarını temizliyordu. "Benim işe gitmem lazım, gece dönerim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanına gittim. "Daha yeni geldin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını salladı. "Mizgin bugün gelemeyecekmiş. Onun yerine gideceğim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Selenay... Gece nasıl geleceksin?" güven vermek istercesine gülümsedi. "Topuklarım popoma vurarak koşabiliyorum." Ne kadar sinirli olsam da istem dışı gülümsemiştim. "Selenay geldiğimden beri doğru düzgün konuşamadık.” Dedim yakarırcasına.” Semum bana bir şeyler anlattı."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Haklısın. Senden iki ay boyunca saklayamazdım. Eve geldiğimde konuşuruz olur mu? Şimdi çıkmam lazım."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntılı bir nefes alıp başımla onayladıktan sonra ona kıyamayıp sarıldım. "Kendine dikkat et." Enseme bir öpücük kondurdu. "Sende Elis, sende.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay gideli dört saat oluyordu. Kafamda oluşturduğum senaryolar saat geçtikçe daha da artıyordu. Tüm gün boyunca önce banyo yapıp pijamalarımı giymiş ardından bir şeyler atıştırmış daha sonra da evin içerisinde kendimi oyalamıştım. Kafamı dağıtmak için test kitaplarımı çıkartıp kendimi sorularla oyalamaya çalıştığımda dikkatimi tam veremediğim için fazla soru çözemediğimi fark ettim. Cevapları kontrol ettiğimde elli sekiz sorudan dört tane yanlışımın olduğunu gördüm. Sonuç gerçekten de felaketti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Annemin şu an da burada olmamasına şükürler ederek, kitaplarımı toparlarken gözüm saate takıldı, tam yedi olmuştu. İçimde oluşan huzursuzluk havanın kararmasıyla daha fazla artıyordu. Selenay gece döneceğini söylemişti aynı zamanda gece köpeklerinde serbest bırakıldığından bahsetmişti Şimdi onu nasıl yalnız bırakacaktım ki?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alt dudağımı dişleyerek başımı onaylamaz anlamda salladım. Bu böyle olmayacaktı. Sabırsızlıkla ayağa kalkıp odanın içerisinde volta attığımda dudağımda oluşan kabukları yiyerek düşünmeye devam ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum çalıştığı barın adını öğrenmiştim. Vuslat. Orayı bulup Selenay’la eve dönebilirdim. İç sesim bu davranışımın tehlikeli ve aptalca olduğunu haykırsa bile yapacaktım. O köpek izi aklımdan çıkmıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yapmalıydım...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hızlı adımlar ile odaya ilerleyip üzerimdekileri çıkarmaya başladığımda kalbim gümbür gümbür atıyordu. Harika. Bugün üçüncü günümdü ve kendimi yeni bir maceranın içerisinde buluyordum. Bu zamana kadar ki yaşantım boyunca bile bu kadar heyecanlanmamışken sadece üç günde adrenalini tüm damarlarımı hissedebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dolabı açıp elime gelen koyu kahverengi dar pantolonu bacaklarımdan geçirip düğmesini kapadım. Üzerine elime gelen siyah kalın kazaklardan birini giydikten sonra pantolonun rengine uyan kahverengi kalçalarımın üzerine gelen bir mont geçirdim. Telefonumu montun fermuarlı cebine tıktıktan sonra kapıya çıktığımda altıma siyah, kısa topuklu ucu sivri olan botlarımı giyinmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapıyı kapattığımda geri dönüşüm yoktu. Bu gece, kehanette bir gezintiye çıkacaktım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapıyı ardımdan kapattığım an vazgeçmiştim. Belki de kendimden. Birçok insana göre bu yaptığım aptallık ya da salaklık olabilirdi. Evden çıktıktan sonra başıma gelecekleri elbette ki tahmin ediyordum. Aksine tam tersini düşünmeyen insana ben bencil derdim. Kendini düşünene derdim. Sevdiklerini umursamayan derdim. Benim sevdiğim insanlar vardı, kendimden fedakârlık yaptıracak kadar değer verdiğim insanlar vardı. Yaptığım şey saflık değildi, elbette ki dışarıdaki tehlikenin farkındaydım. Yaptığım insanlık ve fedakârlıktı. Dışarıda böyle bir tehlike varken, ben nasıl olurda kardeşimi yalnız bırakırdım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bugüne kadar sadece kendi iyiliğim için yaşamıştım. Her şeyin kuralına uygun, bazen kuralları bozmamak için yaşadıklarımdan tat bile alamadım. Burada böyle olmayacaktı. Buraya kardeşim için gelmiştim, geldiğim tüm günlerimde onun için yaşayacaktım. Evet, evden çıktım. Evet, tehlikeyi biliyorum. Evet, Mesih’in farkındayım. Hepsinden önemlisi, tüm bu tehlikeleri kendime yöneltip, kendimi korumaya çalışmıyorum. Bu tehlikeleri Selenay’a da yöneltiyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bencil değildim. Kuyruk derdim hiç olmadı, yaşamadım can acısını. Kardeşimin acısını gördüm, bugün. Saatler önce, gözlerinde... Acıyı ve çaresizliği gördüm. Kapıyı hiç düşünmeden kapatmıştım, çünkü kararlıydım. Onun için gelmiştim, amacımdan vazgeçmeyecektim. Montumun fermuarını boğazıma kadar çektikten sonra asansöre doğru ilerlemeye başladım ve “çağır” düğmesine bastım. Asansör kısa sürede bulunduğum kata gelmişti. İçine girerek düşünmeye çalıştım. Etrafım her ne kadar sessiz olsa da kafamı toparlayamıyordum. Düşünme yetkimi tamamen kaybetmiştim gibiydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Asansör durunca kabinin içerisinden çıkarak demir kapıya doğru ilerlediğimde kapının otomatiğine gitti elim, durdum. Sıkıntıyla bir nefes verdikten sonra otomatiğe basarak kapının açılmasını sağladım. Kendimi dışarıya attıktan sonra karanlık sokakta gezdirdim bakışlarımı. Bulunduğum sokak boştu. Tek bildiğim yol olan üst kısma yöneldim. Ellerimi montumun cebine sıkıştırıp, yüzümün iki tarafını kapayan saçlarımı umursamadan tedirgin bakışlarımı sokakta gezdirdiğimde artık her anlamda geri dönüşüm yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
On sekiz yaşımı bitirmek üzereydim ve ilk defa bu saatte tek başıma bu kadar yalnız yürüyordum. Gerçi pek de ilk sayılmazdı. Kehanete geldiğim günü de hesaba katarsak bugün ikinciydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kehanete geldiğimden beri kendimi bir labirentin içerisinde gibi hissediyordum. Evlerin aralıklı yapılması artık beni korkutmuyordu. Aksine bir sorun olduğunda aralarda gizlenebiliyordum. Geldiğim günden beri yaptığım gibi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karanlık sokaktaki tek ışık gibi görünen parlak gözlerim, titreyerek ışık saçıyordu etrafına. Başka ışık yoktu, dün gece yürüdüğüm sokakları görünce içim biraz olsun rahatlamıştı. Lidya ile gittiğimiz kafeyi bulacak, oradakilere Vuslat'ı soracaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonumu çıkartarak saate baktım. Yedi buçuk olmasına rağmen hava oldukça karanlıktı. Yazı henüz bitirmesek de Kehanet akşamları soğuk ve erken kararan bir yerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç erkek sesi işittiğim an heyecanlanarak evlerden birinin arasına koştum. Sırtımı ve avuç içlerimi duvara dayayarak kafamı sokak tarafını görecek şekilde duvara yasladım. Montumun altından bile büyük bir fark ile inip kalkan göğüs kafesimi rahatça görebiliyordum. İki erkeğin yayvan yürüyüşü girmişti bakış açıma alkollü oldukları her hallerinden belliydi. Gizlenmeseydim olabilecekler geldi aklıma. Yüzümü ekşiterek başımı onaylamaz anlamda salladım. Dikkatli olup başladığım işi güzelce bitirmeliydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Atik ve sessiz olacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sokağı terk ettiklerinde büyük bir hız ile aradan çıkıp ilerlemeye devam ettim. Adımlarımı sessiz ve hızlı atıyordum. Aydınlık olan caddeye girince gülümsedim, sokakların aksine cadde doluydu, birçok çılgın tarza sahip olan insanları da kapsıyordu. Etrafta bakışlarımı dikkatlice gezdirdikten sonra kafenin yerini hatırlamaya çalıştım. Hafızama kazınan tanıdık gelen restoranları es geçerek petibör kafenin önünde durunca gülümsemiştim. Bir kez gittiğim kafeyi tekrardan bulmak bile öz güvenimi arttırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küçük bir çocuk gibi heyecanlanarak kafeye girdiğimde büyümüş hissediyordum. Vay canına… Demek ki akşam vakti bir kafeye girmek böyle hissettiriyor.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçerisindeki insanlar hemen hemen yaşıtlarım olsa da yanlarında kendimi küçük hissediyor, utanarak onlara bakarken gücümü yumruk yaptığım ellerimden almaya çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karanlık havanın loşluğunda aydınlanan dev avize etrafı sarı ışıkla aydınlatıyordu. Küçük çocuk tebessümümü gizlemeye çalışarak göğsümü gere gere ilerlerken tanıdık sesi duydum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''N'aber fıstık?'' Geçen ki garsonu görünce tebessümüm genişlemişti. “Yardım edersen daha iyi olacağım.'' Kaşları alayla yukarıya doğru kıvrıldı. ''Ne yardımı?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Vuslat. Vuslat nerede?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları çatıldığında şaşırmıştı. ''Burada oturup da Vuslatı bilmeyen ilk kişisin.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Buraya yeni taşındım.'' Yeni kelimesini duyunca gözleri karardı. Ardından kendisini toparlamaya çalıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Tek başına gidebileceğinden emin misin?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Gidebilirim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarını etrafta gezdirip tekrardan bana yönlendirdi. ''Kafede tek kalmasaydım seninle gelirdim.'' Benim için bir şey yapacak olması şaşırmama yetmişti. Şaşkınlığımı umursamadan elini omzuma yerleştirerek beni dışarıya yönlendirdi. Adımlarına ayak uydurdum, kafelerin sıralandığı, uzun caddeyi işaret etti. ''Buradan ilerlemeye devam et, karşına bir mağaza çıkacak Rose adında, onun önündeki sokaktan girmen gerekiyor, ardından bir süre hiçbir yere sapmadan devam edeceksin. Karasoy sokağından çıkan İsimsiz tabelalı sokağa gir. Durmadan ilerle karşına birçok gece kulübü çıkacak, en büyük olanı Vuslat zaten üzerinde de yazıyor.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hafızam her ne kadar iyi olsa da işimi şansa bırakmamak için söylediklerini telefonumun not bölümüne yazmıştım. Cebime geri soktuktan sonra minnetle gülümsedim. ''Teşekkür ederim...''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Fazla dikkatli ol. Elis.'' Kaşlarım çatıldı, ismimi nereden biliyordu? Dudaklarımı aralayıp konuşacakken tekrardan caddeyi işaret etti. ''İyi şanslar.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tedirgin bakışlarım üzerinde gezinirken gülümsemekle yetindi. Ardından Selenay’ı hatırlayarak daha fazla oyalanmak istemedim ve arkamı dönerek dediği yöne doğru ilerlemeye başladım. On iki den önce orada olmalıydım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yan yana dizilen restoranları büyük bir hızla geçmeye başladım. İnsanlara bakmadan, umursamadan ilerliyordum. Gelen rüzgâr birçok kez saçlarımı yüzüme örtmüştü. Açık kahverengi saçlarımı sağ elim ile geriye doğru itekledikten sonra ellerimi yeniden ceplerime sıkıştırdım. Rose mağazasını geçip önündeki sokağa girip büyük bir hız ile ilerlemeye başladığımda heyecanım arttı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karşılıklı duran iki sokak ağzı çıkmıştı önüme... Karasoylar sokağının bitişiğinden çıkan İsimsiz tabelalı sokağa girdim. Tarif edilen yeri bulmak bile öz güvenimi arttırıyordu. Meğerse nasıl da sıkıymış benim yaşadığım fanus…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sevincimi karanlık sokak bastırdığında gerilmiştim. Kehant’e geldiğim günden beri bu kadar karanlık bir sokağa ilk kez giriyordum. Ben ilerledikçe evler azalıyordu. Genel olarak yeşillik alanın hâkim olduğu bir yerdi, karanlık sokakta yeşillikleri göremesem bile, taze kokulardan ve görünen karartılardan bitki ve ağaçların sıklığını fark edebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Korkmaya başlamıştım. İnsanların olmadığı, önümü görmekte zorlandığım bir sokak… Tek olmak beni fazlasıyla ürkütüyordu. Korkudan dolan gözlerimi geç fark etmiştim. Titreyen ellerimi montumun cebinden çıkarttım. Böylelikle daha özgür hissediyordum. Hiç durmadan yutkunuyor ve etrafıma bakınıyordum. Durmuştum. Daha fazla ilerlemeyecektim. Kalbimin teklediği bu an korkudan çığlık attıracak kadar ürkütücüydü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözüm az ileriyi bile görmüyorken kulak zarımı patlatacak kadar şiddetli bir köpek sesi işitmiştim. O saniye gözlerimi sımsıkı yumdum. Göz bebeklerimden taşan yaşlar kavisli bir şekil alarak yanaklarımdan döküldüğü an ellerimi yumruk yapıp dişlerimi sıkmaya başlamıştım. Hissettiğim adrenalin dalgası ile bacaklarım bende ki bağımsızlığını ilan ederek koşmaya başladı. Kimden, neyden kaçtığımı bilmeden koşuyordum. Kesilen köpek sesinin dışında kalbimin ritmini işitiyordum. Bedenime fazla gelen kalbim, beni oldukça zorlamaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an… Birini gördüm, yanıp sönen elektrik lambasının ötesinde, sokağın girişine, benden tarafa doğru ilerleyen. Bir erkek bedeni, uzun ve yapılı. Birini gördüm, yürüdükçe uzun ve şekilli vücudunu fazlasıyla sergileyen. Birini gördüm, elektrik lambasına yaklaştıkça üzeri aydınlanan. Birini gördüm, attığı her adımdan dahi asalet ve kararlılık akan.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı çevirip sokağa tekrardan baktım. Ardından koşar adımlarla kendisine doğru yaklaştım. İkimizin adımları yanıp sönen lambanın altında buluşmuştu. Gidip gelen ışıkla yüzünü pek seçemesem bile buz mavisi rengindeki gözleri, zifiri karanlıkta bile kendini gösterecek parlaklıktaydı. Yutkundum. Aklımdan çıkan kendisine yaklaşma amacımı hatırlayarak ellerim ile gözyaşlarımı temizledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Lütfen... Bana yardım edin.'' Sesimdeki acizlik ve korku kolayca keşfedilebiliyordu. Bu yaşıma kadar kendimi hiç bu kadar korkmuş ve aciz hissetmemiştim. Uzun boylu adamın omuzlarının biraz üzerine geliyordum. Bu mesafe, benim de uzun olmamdan kaynaklanıyordu. Altında bulunduğumuz lamba yavaş bir ritimde yanıp sönmeye başladığında yüzünü daha net görmeye başladım. Işık her yandığında gördüğüm muhteşem yüz, dikkatimi fazlasıyla dağıtmaya başlamıştı. Cevap vermediği için tekrardan konuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Beni Vuslat'a götürür müsün?'' Başını emir almışçasına hafifçe aşağıya eğip geri yukarıya çıkartarak onayladı. Neden konuşmuyordu ki? Belki de hastalığı vardı. Tek kelime dahi etmeden yanımdan ilerleyince peşine takıldım. Karanlık, kimsenin olmadığı sokakta ilerlemeye başladık. Karşıma çıktığı için kendimi daha iyi hissediyordum, yalnız değildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Benim geldiğim yönden ilerlemeye devam ettiğimizde. Birden fazla köpeğin havlama sesi birbirine karışınca başlayınca zorlukla yutkundum. O canavarları bir kez daha görmek istemiyordum. Canavar diyordum çünkü buradaki köpekler süs köpekleri gibi durmuyordu. Ya da sokaklarda gördüğümüz o yorgun köpeklerden de değillerdi. Büyük, yırtıcı ve saldırgan köpeklerdi. Köpek sesleri yaklaşmaya başladığında mahallenin başına koşarak giren gölgelerini görmek beni tam anlamıyla alt etmişti. Hayalimin de ötesinde korkunçtu her şey.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Soğuk havada aldığım soğuk nefesler gözümün önüne beyaz bir toz tabakası oluşturuyordu. Ne yapacağımı bilmeden, ona yaklaştım. Saklanmak istercesine…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hiç tanımadığım, ilk defa gördüğüm adamdan yardım istercesine ona sığındım. Yaklaşımımı fark etmiş olacak ki boynunu çevirip gözlerime baktı. İlk gördüğüm ana rağmen daha aydınlıktı. Dolunayın ışık tuttuğu karanlıkta bakışlarındaki ifadesizlik tüm bedenimi üşütmüştü. Tepkisizliği bana bir asır gibi gelmişti. Gözlerimden akan suları sonradan fark etmiştim. Durdurdum kendimi. Karanlıkta pek seçemesem de saçları kahverengiydi, uç kısmına doğru rengi açılıyordu. Kavisli şekilli bir burna, yumuşak görünümlü kıvrımlı dudaklara sahipti. Buz mavisi rengindeki keskin bakışları, göz şekline muazzam bir şekilde uymuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaklaşan pati sesleri, havlama seslerine karışmıştı. Dikkatim dağılarak önüme döndüm, beş tane köpek bize doğru koşuyordu. Buraya geldiğim gece parmaklıkların ardında gördüğüm ağzı ve kulakları koyu olan sarı köpekte aralarındaydı. Bana her an saldırabilecek gibi gelen köpeklere bakmaya daha fazla dayanamazdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gücüm kalmamıştı. Gözlerimi sıkıca yumduğumda akan yaşlar tekrar ve tekrar yanaklarımı ıslattı. Farkında olmadan ayaklarım arkasına doğru gitti, vücudumun yarısı vücudunun arkasına saklanmışken anlımı omzuna yaslamıştım. Hissettiğim korku ile tüm vücudum titriyordu, onun da bunu hissettiğine emindim. Pati sesleri tam yanımızda sonlandığında, dudağımı dişlemekten kanın metalik tadını almıştım. Yumruk yaptığım parmaklarımdaki tırnaklar etime batarken gözlerimi açmadan beklemeye devam ettim. Havlama sesleri kesilmiş, köpeklerden çıkan acı dolu uğultu doldurmuştu kulaklarımı, itaat ediyorlardı sanki. Korkarak başımı kaldırıp omzunun üzerinden köpeklere baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hepsi önünde durmuş, üç tanesi oturmuş, en büyük ikisi de dizlerini kırmıştı. Önümüzdeki yırtıcı köpekler tiz bir uğultu çıkararak ona bakıyorlardı. Bu görüntü kanımı dondurmaya yetmişti. Tek bir hamlesi ile köpekleri bana yönlendirebilirdi. Beni en ufak hamlesiyle bile mahvedebilirdi. Kehanetteki köpekler ona göre eğitilmişti… Sağ elini havaya doğru kaldırdığında hala titriyordum. Köpekler, ayağa kalkıp geldikleri yöne doğru koşmaya başladıklarında rahat bir nefes verip arkasından yan tarafına geçiş yaptım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başımı çevirip kendisine baktığımda yeri izlediğini gördüm. Hiçbir şey demeden ilerlemeye başladı. Sessizliğine ayak uydurarak beraberinde yürüdüm. İsimsiz tabelalı sokaktan çıktığımızda Karasoy sokağına gidiyorduk. Sokakları karıştırmadığıma eminim, garson büyük ihtimalle yanlış sokağı söylemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elektrik lambalarının çalışmasına şükürler ederek yan gözler ile kendisini süzmeye başladım. Semum dan daha garip, sakin birisine benziyordu. Kesinlikle buraya ait değildi. Böyle hareketli ve kavgacı bir yer onun sakinliğini ve huzurunu bozardı. Hoş geldin partisini kim yapmıştı acaba... Mesih? Omuz silkerek önüme döndüğümde, çarpmakta olacağım direği gördüm. Heyecanlanarak yana kaydığımda omzum ona çarpmıştı. Yüzümü ekşiterek yüzüne baktığımda bana yönelttiği ters bakışla karşılaştım. ''Affedersin…'' Mırıltım kulaklarını doldurunca buz mavisi bakışlarını önüne sabitleyerek ilerlemeye devam etti. Kaşları ilk gördüğüm andan beri çatık, gözleri de hırçındı, fazlasıyla hırçın bakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Işıkların bulunduğu sokağın sayesinde saçlarını net bir şekilde görebiliyordum. Yumuşaklığı fazlasıyla belli olan çikolata kahvesi saçları vardı. Beyaz teninin arasından ne de güzel parlıyordu...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Saçının uzun ön kısmı havaya doğru şekilli bir biçimde kıvrılmıştı. Her yerinden asalet akan adamdan zor da olsa gözlerimi ayırıp önüme döndüğümde çarpmakta olduğum ikinci direği görüp, heyecanlanarak diğer taraftan geçtim. Ters bakışlara bir kez daha katlanamazdım. Önümüze birçok gece kulübünün bulunduğu bir cadde çıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte burası doğru yerdi. Yanımızdan geçen insanlar gözlerini irileştirerek bize bakıyordu. Kızlar dudaklarını ısırarak onu işaret ediyordu. Tamam, yakışıklı bir adamdı fakat böyle iğrençleşmeye lüzum yoktu. En nefret ettiğim insan tipi, başkasını görünce dibini düşüren, ağzını burnunu kaydırandır. Yüzümü ekşiterek başımı olumsuz anlamda salladım. ''İnsanlık iğrenç bir yere gidiyor.'' Mırıltım kendi kulaklarımı bile zor doldurmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Diğer kulüplere göre, daha büyük ve geniş olan, muhteşem bir tasarıma sahip Vuslat yazan mükemmelliği görünce gözlerim parladı. Her bakımdan diğer kulüplerden daha ön planda duruyordu. Kulübün önünde durunca bende durdum. Girmeyeceğini durarak belli etmişti. Başıma bir şey gelmeden kulüpte olduğum için fazlasıyla mutlu ve huzurluydum. Önüne geçtiğimde gerginliğimi atabildiğim için gülümsüyordum. Başımı utangaç bir tavırla parmaklarıma eğip tekrardan gözlerine baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Yardım ettiğin için teşekkür ederim'' Gözleri yüzümün en ince ayrıntısına dek gezerek dolaşmıştı. Son olarak kenarları yukarıya doğru kıvrılmış olan dudaklarımda kalınca gülümsemem yüzümde donuklaştırdı. Elimde olmadan bakışlarım irileşmişti. Merceğini gözlerime yönelttiğinde dayanamadım ve tekrardan yutkundum. Konuşmayacaktı, başından beri tahmin ettiğim gibi bir hastalığı vardı demek ki. Kuruyan alt dudağımı büyük bir hız ile ıslattığımda gözünden kaçmamıştı, aynı saniye bakışları tekrardan dudaklarımı bulmuştu. Fazla ilginç ve tedirgin olduğum bu durumdan bir an önce kurtulmak için mırıldandım, ''artık gideyim, iyi akşamlar...'' Arkamı dönüp, kulübe doğru yürümeye başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adımlarım birbirine dolanmak için büyük bir mücadeleye girmişken, yavaşlayarak arkamı döndüm. Kıpırdamadan beni izliyordu. İrkilerek önüme dönerek gece kulübüne yöneldim ve arkama bakmamak için büyük bir çaba gösterdim. Kulübün önündeki arabaların önünden geçerken birçok audi yan yana sıralanmıştı. İlgiyle r6 ve r7’leri izlerken r7’nin diğer modele göre daha az olduğunu fark ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Diğer modellerden haberleri yok herhalde.” Kendime mırıldanarak yüksek dozda çalan müziğin kaynağından içeri girdiğimde suratım buruşmuştu. Ses her ne kadar kulaklarımı doldursa da bir şey anlamıyordum. Aklım tamamen bulanmış durumdaydı... Dikkatimi önüme veremiyordum. Karşılaştığım ve bana yardım eden ilginç kişi, bilinçaltımı tamamen etkisiz hale getirmişti. Başımı onaylamaz anlamda sallayıp etrafa bakındım. Haddinden fazla yakınlık kuran çiftleri görünce istemsizce tekrardan yüzümü buruşturdum ve ilerlemeye devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bar kısmını karşımda görünce gülümsedim. Selenay, içecekleri hazırlıyordu. Kalabalık ortamdaki insanlara çarpmamak için yanına giderken resmen jimnastik yapmıştım. Başını eğmiş, masanın altındaki bardaklarla ilgileniyordu. Tek elim ile masaya vurarak bar koltuğuna oturunca, eyelinerın muhteşem bir şekilde yakışmış olduğu gözlerini kaldırıp bana kısa bir bakış attı, ardından şaşırıp gözlerini kırparak baktığında dişlerimi göstererek gülümsüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''E-elis! Sen buraya nasıl geldin?'' Belki de tam da şu anda hayal gördüğünü sanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuz silktim. ''Getirmezsen gelirim.'' Dudakları aralandı. Konuşacakken ağzı şekilden şekle girdi. Bu haline kahkaha atmadan edemedim. ''Merak etme, buraya çok rahat bir şekilde geldim. Başıma bir şey gelmedi.'' Rahat bir nefes koy verdi. ''Tamam. Bir saat sonra işim bitecek. Madem geldin, bari yardım et. Eve gidince konuşacağız.'' Göz kırpıp kenar kısımdan masanın karşı tarafına geçtiğimde heyecanım katlanarak artmıştı. Önümde birçok rengi olan sıvıları görünce inlemeden edemedim. Nasıl ayırt edecektim ki?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Vuslattaki işimiz bitince Selenay’la fazla vakit kaybetmeden bildiği kestirmeleri kullanarak güvenli bir şekilde eve geldik. Bugün de yeni yollar öğrenmiştim. Geceyi olaysız atlattığım için fazlasıyla mutlu olmuştum. Pijamalarımızı değiştirip kendimize birer kahve yapmaya koyulduğumuzda mırıltısını işittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vuslat’ı nasıl bulabildin?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önümdeki kulplu bardaklara sıcak suları doldurmaya başladığımda nefis kahvenin kokusu içimi ferahlattı. ''Önce petibör'e gittim. Oradaki garsona sordum.'' Durdum. Beni İsimsiz' e yönlendirdiğini söylemek ve söylememek arasında kalsam da devam ettim. ''Karasoy yerine İsimsize girmem gerektiğini söyledi.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’ın gözleri irileştiğinde kavgacı haline bürünmüştü. ''Ne dedin sen?'' Elimdeki ısıtıcıyı yerine koyup bardağı ona doğru uzattım. Büyük bir sinir ile bardağı aldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Duydun işte. O da şaşırdı demek ki.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bardağı tezgâhın üzerine yerleştirerek elleriyle yüzünü sıvazladı. ''Ne şaşırması ya? Burayı bilen biri o sokağın önünden bile zor geçer. Özellikle bu saatte!''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kahveden bir yudum alıp bakışlarımı irileştirdim. ''Ben önünden geçmekle kalmadım, sonlarına kadar gittim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hissettiği korku gözlerindeki yerini almıştı. ''Nasıl çıktın oradan? Başına bir şey gelmedi değil mi?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başımı onaylamaz anlamda sallayarak bir yudum daha aldım. ''Hayır. Birisi vardı... Bir erkek. Beni vuslata götürüp götüremeyeceğini sordum.'' Bakışları üzerimde gezinirken omuzlarımı dikleştirdim. ''Sonuç... Sağlamım işte.'' kahvesinden bir yudum alarak kendi kendine mırıldandı. ''İsmi ne?'' Dudaklarımı büzdüm. ''Hiç konuşmadı. Sadece bana yardım etti ve gitti.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''İlginç.'' Kafası karışmıştı. Bense olaylara onun kadar hâkim olmadığım için yadırgamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Burada normal bir şeyin olması mümkün mü?'' Gülümsedi. ''Neyse ne, biraz normal şeylerden konuşalım.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Aynen öyle.'' Bardağı ile salona geçince peşinden ilerleyerek oturduğu koltuğun karşısına kuruldum. ''Daha da güzelleşmişsin Elis...'' Utanarak gülümsedim. Edilen her iltifat beni fazlasıyla utandırırdı. Özellikle söylediklerini son zamanlarda duymak beni fazla rahatsız etmeye başlamıştı. ''Abartma abartma.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ne saçmalıyorsun? Aynaya bakmıyor musun? Gözlerin mücevher gibi parlıyor, bazı kızlarda göz varsa dudak yoktur dudak varsa göz yoktur. Ama sende'' gülümsedi. ''Hepsi fazlasıyla var...'' Yanımdaki yastığı tehdit edercesine havaya kaldırdığımda kıkırdayarak konuyu değiştim ''sevgilin var mı?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Allah korusun…'' Sitemkâr çıkan sesi beni gülümsetmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Alaz kim Selenay?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kahvesinden hızla bir yudum aldı. Kararsız bakışları üzerimde gezinirken, ''Mesih’in yakın arkadaşlarından birisi. Dengesizin teki, sürekli bana takılır.'' Gözlerimde ima belirtisi oluşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Senden hoşlanıyor mu?'' Yüzünden iğrendiği belli oluyordu ''Benden nefret ettiğine yemin bile edebilirim.'' Durdu ''Aksi olsa bile Allah tekrardan korusun.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sana takıldığı halde neden onun mekânında çalışıyorsun?'' Semum’un bana bir şeyler anlattığını ona söylediğim için pek şaşırmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Kendisi zorladı.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrardan asabım bozulduğu için tek kaşımı kaldırarak sordum. ''Nasıl zorladı?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuz silkti. ''Manyak işte, boş ver.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Selenay.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Mmm?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Hoş geldin partini, sana kim yaptı?'' Kahve bardağını kafasına dikti ve ardından bardağı sert bir şekilde masaya çarpınca cevabını beklemekle yetindim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Söz veriyorum sana bunu söyleyeceğim. Ama şimdi değil.'' Semum’un dedikleri doğruydu. Hatırlamak istemiyordu. Selenay’ın acı çektiğini düşündüğümde aklıma tek bir isim geliyordu, o da yine Alaz’dı... O gün, sabaha kadar konuşmuştuk. Bir sene boyunca geçirmediğimiz gecelerin acısını fazlasıyla çıkartmıştık. Ertesi gün akşam saatlerine doğru yattığımız için evden çıkmamıştık, Selenay da işten izin almıştı. Tabi izin aldığı için, bende onunla çalışacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bol sohbetli ve çikolatalı bir gün geçirmiştik. Sabah olunca duşlarımızı alıp saçlarımızı kurutup üzerimizi giyinmeye başladık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Altıma dar yüksek bel bir kot pantolon, üzerine pantolonumun bittiği yerde başlayan uzun kollu geniş yakalı yün, açık kahverengi bir kazak geçirmiştim. Selenay makyaj yaparken, gözlerime bir miktar rimel sürmüştü, sık makyaj yapmazdım fakat rimel çok hoşuma gitmişti. Kahverengi montumu giyip telefonumu cebime tıkıştırdım. Ardından gri renk deri eldivenlerimi parmaklarımdan geçirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk defa Selenay’la beraber dışarı çıkıyordum. Geniş caddeyi boylu boyunca yürüdükten sonra mağazanın önündeki sokağa sapıp, Karasoy sokağına gelince gözüm isimsiz tabelasına takılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Buz mavisi gözleri aklıma geldiğinde kısa bir an gözlerimi yummuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Vuslat’a girdiğimizde içerisi her zamanki edepsizliğindeydi. Belki de ben onlara göre fazla edepliydim. Ya da yeni neslin söylemlerine göre mağaradaydım. Her neyse, yine de hal ve hareketlerinden hoşlanmıyordum işte. Yüzümü buruşturarak çiftlerin arasından geçip bar kısmına yöneldim. Masanın kenarından geçip bardakların olduğu yere gelince rahat bir nefes koy verdim. Burası sığınak gibiydi. Montumuzu ve eldivenlerimizi içerideki çalışan odasına yerleştirdikten sonra Selenay patronla görüşeceğini söyleyip beni bara yönlendirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Etrafta kısa bir bakış attığım an gözleri üzerimde olan bir adam kucağına oturmaya çalışan kızın omzunun üzerinden bana bakıyordu. Yüzümü buruşturmamak için kendimi zor tuttum. Alt taraftaki bardakları üst kısma yerleştirirken önümde bir hareketlilik sezdim. Kucağındaki kızı kenara atmış, bana doğru geliyordu. O geldikçe insanlar kenara çekiliyordu. Benim bin bir zorluk ile geçtiğim insanların arasından o kimseye değmeden geçmeyi başarmıştı. Çünkü insanlar kenara kaymıştı. Uzun boylu, yapılı birisiydi. Koyu renk saçları, dalgalı bir şekil almış anlına kapanmamak için zor durur gibiydi. Zeytin gözleri gözlerimden bir an olsun ayrılmazken oldukça gerildiğimi hissetmiştim. Masaya yaklaşıp tek elini koyup bar koltuğuna oturdu. Gözlerimi üzerinden ayırmadan isteyeceği içeceği söylemesini bekledim. Yüzümün bütün ayrıntılarını denetledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sen yeni misin?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Hayır. İçecek olarak ne alırdın?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini kısarak gülümsedi. ''Selenay, nerede?'' Elimdeki bardakları öne doğru iterek sorgucu bakışlarımı üzerinde gezdirdim. Omzumda hissettiğim el ile yan tarafıma baktım. Selenay omzumu sıkıyordu. ''Elis. Burayla ben ilgilenirim.'' Bana söylüyordu fakat ona bakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Elis...'' Adım dudaklarından bir fısıltı olarak çıkmıştı. ''Güzel isim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ne içeceksin Alaz?'' İsmi duyduğum an gerilmiştim. Demek o Alaz tam karşımdaydı. İfadesiz bakışlarım öfke ile dolduğunda elimde olmadan kaşlarım çatılmıştı. Öldürücü bakışlarım üzerinde gezinirken oldukça keyifli gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''İçkimi sonra alacağım,'' bana doğru döndü. ''Sen neden buradasın?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Seni ilgilendirir mi?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Kulübün sahibi olduğum için, fazlasıyla ilgilendirir.'' İfadesindeki eğlence kalkmıştı, donuk bakışlarıma ayak uyduruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bana yardım etmek için geldi.'' Aramızdaki kelime oyununu Selenay sonlandırınca kısa bir anlığına ona baktık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Seni daha önce görmediğime eminim. Ne zaman geldin?'' Pot kırmamak için susmayı denedim. Soru dolu bakışlarım Selenay'ı bulunca oda bana bakmıştı. ''Yeni geldi.'' Tanıdık ses kulaklarımı doldurunca rahatladım. Semum’un sesiydi...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz dalgacı bakışlarını Semum’a yönlendirdi. ''Kendisini partide göremedim?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuz silkmekle yetinmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz bana doğru döndü. Bir süre suratımı izledi. ''Madem yeni geldin, mavi bavulu olan bir kız görüp görmediğini bilmek istiyorum.'' Tedirginliğimi yansıtmasam bile dikkat çekmemek için yavaş bir şekilde yutkunmuştum. Mavi bavul... Mesih onu görmüştü... Başımı onaylamaz anlamda salladığımda dalgacı bakışları gözlerinin her tarafını sarmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Görmediğine emin misin?'' Resmen dalga geçiyordu. Ben olduğumu biliyordu. Dudaklarımı birleştirerek çenemi ve kaşlarımı yukarıya doğru kaldırarak diklendim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Mavi bir bavula sahip değilim.'' İnanmayan bakışları yüzümde gezinirken, barın kapısında oluşan kalabalık dikkatimi çekmişti. Kalp ritmim düzensizleşmeye başlayınca, oldukça gerilmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İyi Okumalar!
Alaz'ın sorularıyla birlikte tedirginliğim artarken kapının önündeki kalabalık dikkatimi çekti. Benimle diğerleri de kapıya doğru döndüğünde gelen erkek grubu pervasız hareketlerle mekândan içeriye girmişlerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gelen grup vakit kaybetmeden, mekândaki insanlarla kavga etmeye çalışınca Alaz hırsla ayaklandı. Kısa sürede kendilerinden geçip millete sataşmalarından kafalarının fazlasıyla iyi olduğu belliydi. Müzik kesilince gruba doğru ilerledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Olaylar hızla büyümeye devam edince mekandaki kızlar çığlık atarak kenara geçiyor, orta kısmı boş bırakıyorlardı. Selenay'ın dudaklarından çıkan ağır küfür ile kaşlarım şaşkınlıkla havalanmış, merakla olanları izlemeye başlamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Grubun önündeki hayli uzun ve kaslı olan adamın karşısına geçti grup yedi kişiden oluşuyorken Alaz tekti. Tek olmasına rağmen beklenemeyecek bir cesaret ile diklenerek kapıyı gösterdi. ''Tek bir şans... Şimdi çıkın.'' Gruptakiler yayık gülümsemeleri ile bir şeyler zırvalayarak dayılanmaya devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En önlerindeki uzun boylu yapılı adam kelimeleri zorda olsa toparlayıp bağırarak konuştu ''Mesih piçinin köpe-'' Cümlesini bitirmesini engelleyen, Alaz tarafından yüzüne yediği yumruktu. Alazın attığı yumruk ile birçok adam arkasına toplanmıştı. Korku ile gözlerim irileştiğinde Semum da arkasındaydı. Hangi ara oaraya gitmişti? Adamlardan birkaçı bıçak çıkarttığında Selenay bar kısmından çıkmış adamlara doğru ilerlemişti. İstemsizce peşinden koşarken buldum kendimi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz hiçbir şey demeden önündeki adama birbiri ardına yumruklarını indirirken, sinirle tısladığını işitmiştim. ''Mesih’in adını ağzına alamazsın.'' Arka cebinden çıkarttığı adını bilmediğim keskin bıçağı görünce korkuyla yutkundum. Her şey o kadar ani ve hızlı gelişiyordu ki düşünmeye bile fırsatı olmuyordu insanın. Alaz hissiz bakışlarını adamın gözlerinden çekmeden eli ile çenesini kavrayıp dudaklarının öne doğru kıvrılmasını sağladı. Yapacağı hamleyi büyük bir korku ile beklerken elindeki keskin bıçağı ağzının içine kadar götürüp hiç beklemeden hamlesini yaptığında gözlerim kendiliğinden kapanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kızların çığlığı kulaklarımı doldururken yumruklarımı sıkarak bu anın bir an önce bitmesini bekledim. Bir süre sonra gözlerimi açtığımda, adamın ağzından kanların döküldüğünü gördüm. İki elini boğazına koymuş, konuşamıyor gibi sesler ççıkartıyordu. Acı çektiği her halinden belli oluyordu. Karşı gruptan birinin Semum'a doğrulttuğu bıçağı görünce çığlık atmak istemiştim fakat sanki dilim tutulmuştu. Semum başka bir adam ile ilgilendiği için kendisine doğrultulan bıçağın farkında değildi. Panik dolu bakışlarım Selenay'ı bulduğunda onun da korkarak bıçağı tutan adama baktığını gördüm. Surat ifadesini büyük bir cesaret dalgası kapladığında büyük bir kararlılık ile öne doğru bir adım attı. Ardından bakış açısına başka bir kişinin girmesiyle, titreyerek attığı adımı geri çektiğinde dudaklarından çıkan korku dolu mırıltısını işitmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Azad...'' Baktığı yeri umursamadan Semum’a döndüm, sesim çıkmıyordu. Kendisine yöneltilen bıçak her saniye daha da yakınlaşırken bacaklarım benden bağımsız bir şekilde hareket başlamıştı. Sanki o an ben bedenimin dışındaydım. Kulaklarım sesleri filtreli işitiyor, gözlerim görüntüleri sisli görüyordu. O da beni kurtarmıştı, yardımlar etmişti. Bencil bir insan olmamıştım, bana yönelen yardımı iade etmem gerekirdi ve ben bunu yapacaktım. Semum'a ulaştığım an yakalarından tutup ittiğimde kafasını çevirip bana büyük bir şaşkınlık ile bakmıştı. Saniyeler sonra sırt bölgemde karın boşluğuma yakın olan sağ kısımda hissettiğim keskin sızı ile inlemiştim. Titreyen ellerim yakalarını bırakıp omuzlarına tutunduğunda ellerini belimde hissetmiştim. Gücüm kalmamıştı, ona doğru yaslanırken göğsüm göğsüne çarpmış, bedenlerimiz birleşmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis sen ne yaptın!” Dedi hayret dolu korkusuyla. Gözlerim doldu. Acı her geçen saniye daha fazla yayılırken aynı anda da uyuşturuyor gibiydi. Omuzlarındaki parmaklarımı sıkılaştırdım ve tırnaklarımı derisine sapladığımda sırtımdaki kolları kuvvetlendi. Bedenimi yere bırakmamaya yemin etmiş gibiydi. Gözlerim dolarak şaşkın ifadesini izlediğimde nefesim kesiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alkollü alanda aldığım kokusundan sonra bakış açıma girişte duran buz mavisi ilişmişti. Tüm heybeti ile duruyordu. Tıpkı saatler öncesindeki gibiydi. Çatık olan kaşları belki de daha fazla çatık duruyordu belki de daha fazla hırçın bakıyordu gözleri. Göz kapaklarıma binen ağırlık, gözlerimi kapatmaya çalışsa da yapamıyordum, kapamak istemiyordum. Onu biraz daha görmek istiyordum. Saliseler sonra hissettiğim soğuk ile gözlerim kapandı, yer ayağımdan kaysa bile Semum’un bedenimi kendisine yaslayışını hissetmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sessiz olun, uyanıyor.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi açamadan Selenay'ın sesi doldurmuştu kulaklarımı. Boğazımdaki acı tadı geri göndermek istercesine yutkundum. Göz kapaklarım titreyerek aralandığında görüntü kalitem bulanıktı. Beyaz tavana sabitlenen ampulden çıkan sarı ışık merceklerimi rahatsız etti ardından elimde ve belimde hissettiğim dokunuşlar ile irkildim. Kafamı eğip baktığımda elimi kavrayan Selenay'ın endişeli bakışlarıyla karşılaştım. Başımı diğer tarafa çevirince Semum’u ve belimde olan elini gördüm. Toparlanmak için doğrulmaya çalıştığımda karnımın sol kısmında olan sızlanma ile dişlerimin arasından keskin bir nefes aldım. Omuzlarımdan ittirip uzanmamı sağlayan Semum dan ayırmadım bakışlarımı. Geri çekilip yüzümü denetleyince dudaklarımı aralayarak konuşmaya çalıştım. "Bana ne oldu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bıçaklandın." Gözlerimi kapattığım an yaşadıklarımı hatırladım. "Neyse ki ufak bir sıyrık ile kurtulmuşsun." Bıçaklandım mı? Dördüncü kehanet tecrübemi de bıçaklanarak mı atlatmıştım? Gözlerim Semum ile buluştu. Fazla sinirli ve asabi gözüküyordu umursamadan merakla sordum. ''Kaç saattir yatıyorum?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bir süredir.'' Mızmızlanarak sızlandım. ''Eve gidelim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Doktoru çağırayım.'' Selenay cevap vermemi beklemeden odadan çıkınca Semum, hızlı bir atak ile üzerime doğru eğildi. Anın etkisi ile tedirgin hissederek başımı yatağıma daha fazla gömünce görüntü alanıma hızla kıpırdayan şekilli dudakları takıldı. Yutkunma ihtiyacı ile boğazımı temizlediğimde dinleyemediğim şeyi yarım bırakarak gözlerime bakmaya devam etti. Ardından dudaklarıma kaydı bakışları. Geldiği hızla geri çekilip doğrulduktan sonra tek elini saçından geçirip arkasını döndü. Kısa süre sonra bana doğru dönüp sağ elindeki işaret parmağını uyarır anlamda yukarı kaldırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bir daha sakın... Sakın böyle bir aptallık yapayım deme.'' Sesli bir şekilde iç geçirmekle yetindim. Karnıma sızı girse bile doğrulmaya çalıştığımda odaya Selenay girdi. Kapıyı ardından kapattıktan sonra bana doğru yaklaştı. ''Bugün kalsan daha rahat toparlanırsın, fakat gidebiliriz de.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kalmak istemiyorum, gidelim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Tamam, üzerini değiştirelim o zaman.'' Dediklerini işitince üzerimdeki ince hastane elbisesini fark ettim. Selenay bana doğru yaklaştığında ikimizde Semum’a baktık. Başını ne var? anlamında sallayınca, gözüm ile kapıyı işaret ettim. Omuz silkti. ''Halledebilecek misiniz?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Biz hallederiz, gidebilirsin,” kapıya yönelerek odadan çıktı. Büyük bir acı hissederek üzerimi giyindiğimde dudaklarım ağlamaklıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süredir yattığım için karışan saçlarımı taramadan duramama takıntılığına sahip olduğum için Selenay dan toplamasını istemiştim. Ortadan gevşek bir şekilde bağlamıştı. Ardından koluma girmiş, beni kapıya kadar ilerletmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dışarı çıktığımızda Semum duvara yaslıydı, beni görünce doğrulup yanıma geldi. Teklifsizce kolunu belimin arkasına atıp beni kendisine doğru çekti. Üzerime doğru eğilince ani nefes alışım yüzünden burnunun ucu sol göğsümle temas etmişti. Titreyen ellerimi omuzlarına koyarak onu ittirmeye çalıştığımda, buna izin vermemiş, bacaklarımın altından da kavrayarak bedenimi kucağına almıştı. Omzuna koyduğum ellerimi boynunun arkasında birleştirdim, kucağında kırılacak bir eşya taşır gibi duruyorken çekinmiştim. Utanarak başımı taşımakta zorluk çektiğim için göğsüne yasladığımda, derin bir nefes almıştı. Adımlarını çıkışa doğru yöneldiğinde Selenay konuştu. ''Çıkış işlemlerini halletmeliyim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ben hallettim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dışarı çıkınca bacaklarımda hissettiğim soğuk ile istemsizce ensesine daha fazla asılıp, üşüyen suratımı boynuna doğru kaldırdım. Aldığım nefis koku ile gözlerimi kapatıp, derin bir soluk daha aldım. Nasıl harika bir kokuydu bu böyle. ''Markası söylenmez.'' Kaşlarımı çatıp yüzümü kaldırdığımda bıyık altından gülüyordu. ''Ne demek istiyorsun?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Kokumu tüketecek kadar çok çektiğine göre, bayağı beğendin demek istiyorum.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Kokunu içime çektiğimi de nerenden çıkarttın?'' Gülümsemesi suratında yayıldı, dişlerini görür gibi olmuştum. Kısa bir süre sonra gülümsemesi pis bir hal alırken mırıldandı. ''Tabi ki abartılı bir şekilde kalkan göğüslerinin göğsüme değmesinden...'' Alt dudağımı dişleyerek kollarımı çekmeye çalıştım. İzin vermeyerek daha çok kaldırdı bacaklarımı. Biz bu konuşmaları yaparken, Selenay Semum dan aldığı anahtar ile arabaya doğru ilerliyordu. Arka kapıyı açıp bize doğru baktığında Semum benimle iç kısmına doğru girmeye çalışınca ilk başta beni yatıracağını sandım. Kendisi oturup kucağına oturmamı sağlayınca kaşlarımı kaldırarak omuzlarına vurdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ne yapıyorsun? İndir beni.'' Karnımda oluşan sızı ile kıpırdayamıyordum. Bulunduğumuz yakınlıktan rahatsız olduğum için başımı geriye doğru çekerek konuşuyordum. ''Buraya tek başına yatamazsın, sırtının rahat bir yere yaslamalısın, aksi taktirde karnını kasacaksın, bu da dikişlerin için hiç de iyi olmaz.'' Söylediği tatmin edici açıklamadan sonra çenemi kaldırarak Selenay'ı işaret ettim. ''Tamam, sen beni bırak. Ben Selenay’ın kucağına otururum.'' Selenay kıkırdamaya başladığında öfkeli bakışlarımı kendisine yönelttiğimde zor da olsa kıkırtısını kesti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Saçmalama, daha fazla hareket etmemen gerekiyor,'' öfke ile gözlerimi devirdiğimde, Semum kucağındaki ben ile biraz daha yana kayınca ayaklarımı kırarak kapıya doğru uzattım. Kucağına tam olarak yerleştiğimde nefes alışlarım düzensizleşmeye başlamıştı. Gözlerine bakmasam bile gözlerini yüzümden ayırmadığını sezebiliyordum. Rahatsız hissediyordum. Aynı zamanda da tuhaf. Yüzüme çarpan nefesi yüzümü yakarken nefeslerimi düzene sokmaya çalıştım. Nefesi burnumun ucundan dudaklarıma, ardından saçlarımı topladığım için tamamen çıplak kalan boynuma çarptı. Kafasını hafifçe eğerek beni izliyordu. Selenay ön koltuğa oturduktan sonra kısa zamanda arabayı çalıştırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evin önüne gelene kadar, kucağında rahatsız bir şekilde oturmuştum. Araba durduğunda Selenay arka kapıyı açmış Semum da beni arabadan çıkartmıştı. Apartmandan içeriye girdikten sonra Selenay, fobisi olduğu için asansörü bizim için çağırmış, kapılar açıldıktan sonra da merdivenlere yönelmişti. Asansörün içerisine girdikten sonra kat düğmesine bastım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dar olan asansör kabininde, geçmeyen dakikaların ardından asansör durmuştu. Dairenin kapısının önüne geldiğimizde kısa süre sonra Selenay da gelmişti. Dairenin kapısını açtıktan sonra hep beraber içeri girmiştik. "Sen Elis'i yatır, ben de sana bir kahve yapayım." Hiçbir şey demeden odaya doğru ilerledi. Ayağı ile kapıyı açtıktan sonra geniş yatağa doğru yönelip yatağa doğru eğilince boynunu daha fazla sıkı kavradım. Gözlerini gözlerimden ayırmadan yorganı aşağıya indirip beni yatağa koydu. Üzerimden doğrulmadan montumun fermuarına ilişti parmakları. Selenay’ın giydirdiği montu çıkartıp kenara koydu. Ardından yorganı omuzlarıma kadar çekip, odanın kapısına doğru ilerledi. "Teşekkür ederim." Mırıltımı duyunca durdu. Ardından omzunun sağ tarafından başını çevirdi. "Yaptığın aptallığın nedeni benim. Teşekkür etme." beklemeden kapıya doğru yönelip odadan çıktı. ''Yine de ben... Teşekkür ederim.'' Kendi kendime ettiğim teşekkürden sonra yorgun vücudum bitkin düşmüş. Hastanede Selenay'ın üzerime geçirdiği eşofman takımları ile yatağa kıvrılıp gözlerimi kapatmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi yumduğum an da oluşan karanlığın arasından mavi gözler belirince, irkilerek gözlerimi açtım. Etrafa baktığımda odanın ışığını sönük bulduğum için dışarıdan gelen ay ışığı ile odayı seçebilmiştim. En son Semum’un beni yatağa yatırdığını hatırlıyordum. Bir süre uyumuş olmalıydım. Yan tarafıma baktığımda boş olduğunu gördüm, Selenay rahat etmem için beni yalnız bırakmış olmalıydı. Boğazımda hissettiğim kuruluk ile komodine baktım. Büyük sürahinin içini boş görünce yüzümü ekşittim. Ardından kollarımı iki kenara koyarak doğrulmaya çalıştığımda, karnımda hissettiğim sızı ile dişlerimin arasından derin bir nefes aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Paytak adımlarla mutfağa gidip zorlanarak bir bardak su aldığımda dikişlerim acıyordu. İki dudağımın arasına doğru itip bir yudum aldığımda sol tarafımdan gelen rüzgâr ile irkilerek pencereye baktığımda açıktı. Üzerindeki perde gelen rüzgârın etkisi ile uçuşuyordu. Pencerenin iki cam kısmı doğal hızla çarparak kapanıp açılıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pencereyi kapamaya doğru gittiğimde mahalledeki elektrik lambalarının altında tanıdık bir erkek bedeni gördüm. Yutkunarak elimdeki bardağı daha fazla sıktım. Kim olduğunu anlamaya çalıştığım esnada alnımda hissettiğim sıvının burnumdaki kavisten kayarak çenemin altında toplanarak bardağın kenarına aktı. Dehşet içinde açılan bakışlarım bardağa kaydığında akan minik kırmızı damla, bardağın içine dağılarak suyu kan kırmızı hale getirmişti. Korku dolu bakışlar ile bardağa bir kez daha baktım. Ardından çığlık atarak elimden fırlatıp, banyoya doğru koşmaya başladığımda karnımdaki sızı buna izin vermiyordu, kendimi fazlasıyla zorluyordum. Dikişlerimden sızan kanları rahat bir şekilde hissetmeye başladığımda sol elimi yaramın üzerine bastırdım. Boşta kalan elim ile banyonun kapısını itip kendimi içeriye attığımda musluğun üzerindeki ayna ile karşı karşıya gelmiştim. Dudaklarım aralandığında tüylerim ürpermişti. Yüzümdeki dehşet ifadesi an ve an artarken, içimden okumak isterken dışımdan fısıldamıştım, anlımdaki kanlı harflerle yazılan ismi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Mesih.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titreyerek, gözlerim aralandığında nefeslerimi düzene sokmaya çalışıyordum. Doğrulmaya çalıştığımda karnımdaki sızıyı hissettim. Yan tarafım boştu. Umursamadan bacaklarımı yataktan aşağıya doğru sarkıtıp korku dolu adımlarımı odanın çıkışına doğru yönlendirdim. Salona girdiğimde koltuğun üzerinde yatan Semum'u gördüm. Hızlı adımlarla yanına ilerlediğimde birden gözlerini açtı. Endişe dolu bakışlar ile bana baktıktan sonra üzerinde taşıdığı uyku sersemliğinden kısa sürede kurtulup ayaklandığında gözlerimin korkudan yandığını hissettim. Kendimden emin olmadan attığım adımlarım ona doğru gittikten sonra başımı omzuna yaslayıp kollarımı beline sardığımda Şaşkınlığı vücut kaslarının gerilmesinden fazlasıyla belli oluyordu. Gördüğüm kâbus tüm iliklerimi fazlasıyla titretmiş ve ürkütücülüğünü bana son dozuna kadar hissettirmişti. Kollarını belime sardıktan sonra kendimi daha fazla güvende hissetmiştim. Ense köküme inen atkuyruğumu tutan lastik tokayı kavrayarak, nazik bir hareket ile aşağıya doğru indirmeye başladı. Bu hareketine yumuşak saçlarım izin vererek ayak uydurmuş, kısa sürede özgürlüklerine kavuşmuşlardı. Elini saçlarıma daldırıp okşadıktan sonra fısıldadı. ''Ne gördün? Anlat bana.'' Dudaklarımın arasından titrek bir nefes aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Korkunçtu'' saçlarımı tekrardan okşayıp beni koltuğa oturttu. Kendisi de yanıma oturduktan sonra başımı omzuna koymama izin verdi. Yabancı biriydi biliyordum ancak öyle yakın hissediyordum ki ona karşı koyamıyordum. İlk defa bir erkeğe karşı yakın arkadaşlık ve güven hissediyordum. ''Yaşadıkların ve öğrendiklerin kolay şeyler değil. Kâbus görmen normal, rahatla'' derin soluklar alarak nefesimi dinginleştirdim. Kafamı omzundan kaldırıp soru dolu bakışlarımı yüzüne yönlendirdim. ''Neden gitmedin?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Yanınızda kalmalıydım.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Rahatını bozmana gerek yoktu. Ufak bir sıyrık...'' Koltuğa yaslanıp kollarını ensesinin arkasında birleştirdi. ''Fazlasıyla rahatım.'' Buruk bir şekilde gülümsedim. Hava aydınlanmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ben, bıçaklandıktan sonra ne oldu?'' Sorular sormak aklımı dağıtıyordu. En azından o korkunç rüyanın etkisinden yavaş yavaş çıkmaya başlıyordum. Bakışlarını pencereden çekip üzerime sabitledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ne öğrenmek istiyorsun?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Olanları.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Olanları görmediğin için, şükretmelisin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Mesih... Geldi mi?'' Gözleri suratımda gezindi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bilmiyorum, biz senin durumundan dolayı çıkmak zorunda kalmıştık.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sence, gelmiş midir?'' Aynı şekilde tek kaşını kaldırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Mesih’le mi ilgileniyorsun?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Onu görmek istemiyorum, o yüzden gelip gelmediğini merak ediyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Oraya gelip gelmediği hakkında bir bilgim yok.'' Kafamı salladım. ''İlgilenmediğine emin misin?'' Sorgulayıcı bakışları ve şüpheci ses tonu beni her ne kadar sinirlendirse de sakin olmayı seçtim. Yalan söylemiyordum, bu yüzden öfkelenmeme gerek yoktu. ''Hayır. Aksine, onunla karşılaşmak istemiyorum. Sence onunla karşılaşmadan buradaki tatilimi sonlandırabilir miyim?'' Dudağının kenarı alayla kıvrıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sanmıyorum fakat o insan içine pek çıkan biri değildir. Belki de şansın yaver gider.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Neden insan içine fazla çıkmıyor?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Kalabalığı sevmez. Bu yüzden sürekli azaltmaya çalışır.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''O gerçekten de iğrenç bir insan. Eminim yüzü de kalbi ve kişiliği kadar kötüdür.'' Mesih’le ilgili negatif yönde konuşmam hoşuna gitmişti. Bir süre tekrardan sessiz kaldık. Oluşan sessizliği yeniden bozmuştum. ''Sence Alaz ne yapacak?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bilmiyorum, şimdiye kadar çoktan harekete geçmeleri lazımdı. Alaz seni biliyor.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Hamlelerini merakla bekleyeceğim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Korkmuyor musun?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Korkmam mı gerekiyor?'' Bir süre sadece gözlerime baktı. Ardından kafasını önüne çevirdi. ''Vuslat'ı nasıl buldun?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Petiböre gittim. Oradaki garsona sordum.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Vuslatı herkes bilir, bilmemene şaşırmadı mı?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Şaşırdı. Ona yeni taşındığım için bilmediğimi söyledim.'' Hiddetle tısladı. ''Ona yeni taşındığını mı söyledin?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Evet'' iki eli ile suratını sıvazladı. ''O ne yaptı?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Adresi verdi.'' Anlatmaya devam edecek, buz mavisi gözlerden bahsedecekken, odaya Selenay'ın girmişti. Uykulu bakışlarını ikimizin üzerinde gezdirdikten sonra ışıkları açtı. Dışarıda aydınlanmakta olan havanın salona verdiği ışıktan, loş ortamdan kurtulmuştuk. Ardından saçlarını düzeltip karşımıza oturdu. ''Erkenciyiz?'' Hiçbir şey demeden bakmakla yetindiğimde ayaklanarak elini bana doğru uzattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Gel... Pansumanını yapayım, ardından da güzel bir kahvaltı hazırlarım. Dünde doğru düzgün yemek yiyemedik.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
ÜÇ GÜN SONRA
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum üç gün boyunca yanımızda kalıp benimle ilgilenmişti. Geçen günler boyunca pansumanlarımı eksiksiz yaptırmış, gerektiğinde doktora da görünmüştüm. Evde sürekli yattığım için test çözüp açığımı kapatmış, gerekli bilgileri anneme verip içini rahatlatmıştım. Karnımı zorlamadığım için kısa süre de ağrılarım düzelmişti. Bugün tekrardan doktora görünecektim. O yüzden hazırlanmam gerekiyordu. Kendi kendime daha rahat hareket edebildiğim için paça dış kısımlarında gümüş fermuarlar olan siyah yüksek bel dar pantolonumu giymiş, üzerine de gri örgü kazaklardan birini geçirmiştim. Kalçalarımın altına kadar gelen kahverengi montu da üzerime geçirdiğimde, Selenay saçlarımı yüksek bir at kuyruğu yaptığı için saçlarım montun altında kalmamıştı. Kendime gelmem için kirpiklerime maskara sürmüş, ince bir eyeliner ile kavis verip ardından koyu kahverengi bir makyaj ile gözlerimi mücevher gibi ön plana sermiştim. Hazırlandıktan sonra yanına indiğimizde üzerimize bakarak onaylar anlamda mırıltılar çıkarttı. "Hızlıyız?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Fazlasıyla." Arka koltuğa oturduğumda Selenay da Semum’un yanına geçmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Lidya Elis’i görmek istiyor."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bunu kesinlikle beklemiyordum. "Neden?" Diye sordum hayretle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"İyi olup olmadığını bilmek istiyormuş."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Otursun oturduğu yerde." Anlaşılan Semum da Lidya dan hoşlanmıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sanmıyorum..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Lidya’yı görmek istiyorum." Semum’un gözleri dikiz aynasından gözlerimi bulduğunda Selenay da omzunun üzerinden bakmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bir süre görmezsen daha iyi olacak."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Neden?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bu ara evde durmalısın."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam. O da eve gelsin." Sonuçta ben bireydim ve kendi kararlarımı kendim verebilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay sıkıntıyla nefesini bıraktı. "Bilmiyorum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bilecek bir şey yok.” Oluşan sessizliği bozmadık. Tavırlı ifademle sessiz kalarak cama dönüp yolları izlemeye devam ettiğimde kısa süre içerisinde hastaneye gelmiştik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kontrollerim sorunsuz hallolduktan sonra gerilen sırtımı açmaya çalıştığımda dikişlerim tam anlamıyla izin vermese de temiz hava almak iyi gelmişti. Üç gündür ilk defa bu kadar hareket etmiştim ve bu kadarı da yetersiz kalmıştı. Tamamen iyileşmesem bile az da olsa yürümek istiyordum. "Eve yürüyerek gitmek istiyorum" Semum omzunun üzerinden bana baktı. Suratımdaki hevesi ark ettiğini hissedebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tüm yolu yürüyemezsin. Arabayla gidelim yürüyüş mesafesi bırakırız." Hevesle arabaya tekrardan bindiğimde Semum verdiği sözü tutmuş, eve varmadan arabayı durdurmuştu. Hep beraber eve doğru yürürken coşkuyla mırıldandım. "Teşekkür ederim..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bana teşekkür etmemeni söylemiştim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuz silktim. "Ben fazlasıyla nezaket sahibi biriyim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Burada nezaket diye bir şey yok nöron. O yüzden kes bu saçmalığı."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"İguana." fısıltım kendi kulaklarımı bile doldurmamıştı. "Ağrın yok, değil mi?" Selenay’a gülümsedim. "Yok. Merak etme."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Olursa hemen söyle lütfen..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Dişi hatunumuz teşrif ettiler."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum’un konuşmasıyla ileriye baktım. Lidya soğuk havaya rağmen giydiği mini dar eteği ile bize doğru geliyordu. Uzun saçları rüzgârın etkisiyle kenarlara savruluyor, aurasını iyice katlıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanımıza geldiğinde karşılıklı kalmıştık. Suratımı dikkatle inceliyorken ifadesindeki samimiyeti iliklerime kadar hissedebiliyordum. "İyi misin?" Başımla onayladım. "Fazlasıyla." Rahat bir nefes koy verse de gerginliğini atamadığı için kafam karışmıştı. “Elis. Petibördeki garsona yeni olduğunu mu söyledin?" Herkes neden buna bu kadar çok şaşırmıştı ki?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet, bir sorun mu var?" Üçü birden gerilmişti. "Ona senin yeni olmadığını söylediğim için bize yardım etti Elis. Yani senin eskiden olan hoş geldin partilerine katılan birisi olarak tanıdı. Sen ona yeni olduğunu söylediğin an senin partiden hasarsız olarak kurtulmana öfkelendi. Bu yüzden sana yanlış adres verdi." Kaşlarımı çatılmıştı. "Bunları sen nereden biliyorsun?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bıçaklandığın gece bende Vuslattaydım. Seni vuslata getirdiği için Selenay’a kızdım. O da bana senin kendi yöntemlerinle geldiğini söyleyip garsonun İsimsiz’e yönlendirdiğini söyledi. Hiçbir aptal bilinçli olarak İsimsiz’e girmez Elis." Gözlerim irice açıldı “seni oraya bilerek gönderdi." Yutkundum. "Orada ne gördün? Karşına kim çıktı?" Bilinçaltım buz mavisi diye bağırırken dudaklarımı ıslatmakla yetinmiştim. Uğuldayan köpekler sokağa doğru girdiklerinde kaçmak için zamanımız kalmamıştı. Dolan gözlerimi onlara doğru yöneltip korkumu kenara atmaya çalışarak güçlü maskemi takınmaya çalıştım. Lidya’yı iterek öne geçtiğimde gelen köpeklerin buz mavisiyle gördüğümüz köpekler olduğunu fark etmek fazla zamanımı almamıştı. Yavaşlayarak önümüzde durduklarında hırlamaya başlamışlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tüm her şey saliseler ile gelişirken, Semum’a beni çekmesi için bir fırsat dahi vermemiştim. Buz mavisini taklit ederek sol elimi kaldırdığımda bacaklarım titriyordu. Bende ne yaptığımı bilmiyordum ancak atılmak istemiştim. Bunca zamandır Kehanette yaşayanlar varken onların önüne geçip köpeklerin karşısında durmuştum. Dizlerim titreyerek korkutucu hayvanlara bakmayı sürdürdüğümde ifadem sabit kalsa da mimiklerim titriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Köpeklerin geriye doğru hareketlenmesiyle rahatça soluğumu bıraktığımda elim ayağım boşlamıştı sanki… Ardından bakışlarım şaşkınlıkla aralanmıştı. Köpekleri yönlendirebilmiştim...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben… O korkak kız! Bunu nasıl yapmıştım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbimde oluşan kelebeklerle suratımda bebek gibi bir tebessüm oluşunca Semum konuştu. "O gece ne oldu Elis?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Birisiyle karşılaştım. Bana yardım etti." konuşuyordum fakat bakışlarım hala sokağın girişindeydi. Selenay önüme geçti. "Kimi gördün?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Adını bilmiyorum, tuhaf birisiydi. Hiç konuşmadı."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Dış görünüşünü tarif et." Semum da en az diğerleri kadar panikti. Ben onlar gibi değildim, iyi hissediyordum. Tebessüm etmeye devam ederek aklıma gelen ilk şeyi söyledim. "Buz mavisi gözleri vardı." Hepsi büyük bir endişe ile birbirlerine baktılar. Şaşkınlıkları surat ifadelerinden fazlasıyla belli oluyordu. "Köpekleri yönetmeyi ondan mı gördün?" Lidya’yı başımla onayladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Gördüğün kişi Mesih’di Elis. Garson seni İsimsize yönlendirdikten sonra Mesih’e ulaşmış ve ona haber vermiş olmalı.” Duyduklarım tüm kanımı dondurmuştu. Mesih... Onu görmüştüm, beni görmüştü... Korkumu göstermiştim, çaresizliğimi görmüştü...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tebessümün suratımda donduğunda korkuyla gözlerim doldu. “Bunu nereden biliyorsunuz? Belki başkasıdır.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dediğimde Lidya kafasını onaylamaz anlamda salladı. “Kehanetteki buz mavisi gözlerde yalnızca Mesih’e ait Elis.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih. Nefesim kesildi ve yavaşça öne doğru büküldüğümde midemi tutmuştum. Mesih… O korkunç adam. Kendi gelmeden ürpertici namı önden gelen adam…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yardım istemiştim, bana yardım etmişti. Beni en çok öfkelendiren ve ürküten şeyse… Hiç kimsenin olmadığı ıssız sokakta tek başımıza kalmıştık, fakat o bana hiçbir şey yapmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.