12. Bölüm
Kuralsız Aykırı Serisi 1 / KEHANET'İN PARTİSİ
❤️ 0
💬 0
İyi Okumalar!
Bavulumun tekerleklerini pütürlü zeminde sürdükçe içimden bir şeyler kopuyordu. Büyük kararsızlıklarla geldiğim yerden gidiyordum. Ailem halimi gördükten sonra beni bir daha bakkala bile tek göndermeyeceklerdi. Adımlarımı birbiri ardına atarken sanki arkamdan birinin seslendiğini işitiyordum. Umursamayarak montumun cebindeki kulaklığımı çıkartıp telefonuma takıp her şeyi unutmama yarayan üzgün olduğumda ya da hayatla dalga geçmek istediğimde dinledim charli-boom clap. Sesi en son ayara getirdiğim an dış dünyayla iletişimim kesilmişti. Şarkı her boom clap! Kısmına geldiğinde gözümün önüne buz mavisiyle olan dakikalarım görünüp gidiyor, yerine diğerleri geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu ilk gördüğüm an isimsizin karanlık sokağında aklımı yitirdiğim andı. Karşımda bütün asilliğiyle dikiliyordu. Yardım istemiştim hiçbir şey demeden kabul etmiş ister istemez bana köpekleri de yönetmeyi öğretmişti. Sesini duyduğum ilk an vuslatta kucağına düştüğüm andı. İstemeden dudaklarımın kenarları yukarıya doğru kıvrılmıştı. İsmimin Elis olduğunu inatla söylesem bile pes etmeyip İris de karar kılıp beni yenilgiye uğratmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gitmeden önce son günümüzde dudaklarından ismimi işitebildiğim için biraz daha rahat hissediyordum. Ondan duyana kadar ismimi hiç bu kadar çok sevmemiştim. Otobüslerin kalktığı yere geldiğimde kalbim sızlamaya başlamıştı. Vücudumun verdiği tepkilere içimden yumruk atarak bavulumu görevliye verip bagaja yerleştirmesini beklemeden kapıdan içeriye girip orta kısımdan bir cam kenarına doğru yöneldim. İçerisi fazla olmasa da genel olarak dolu sayılırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre tepkisizce etrafa bakındıktan sonra yanımda taşıdığım kol çantamdan yeni aldığım kitabımı çıkartarak okumaya başladım. Otobüsün kalkmasına son dakikalar kaldığında kitap okuyordum. Dışarıda bir hareketlilik sezdiğimde irkilerek kafamı kaldırıp camdan dışarısına baktım. Selenay… El kol hareketleri yaparak dikkatimi çekmeye çalışıyor, dudaklarından okuduğum kadarıyla ismimi bağırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu uyandırmadığım için kızgın olmasına yordum bu hareketi. Yapacağım bir şey olmadığı için tek kelime etmeden üzgün bakışlarımı üzerine sabitlemekle yetindim. Suratındaki ağlamaklı ifade ile otobüsten inmemi işaret ettiğinde dudaklarımı büzerek başımı onaylamaz anlamda salladım. Otobüse doğru koşmaya başladığında kalkma saatimiz geldiği için araç çalıştırılmaya başlamış, gözlerim dolmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bunu umursamadan koşuyordu, dudaklarımı birbirine girercesine kapatıp kafamı cama yaslayarak dudaklarımın arasına sıkışan titrek nefesi yavaşça serbest bıraktım. İçimdeki huzursuzluk her saniye çoğalmaya başladığında araç ilerledikçe kalbim sızlamaya devam ediyordu. Göğüs kafesim belirli aralıklarla inip kalkmaya devam ederken telefonumun çaldığını hissettim ani oluşan titreşimden dolayı irkilerek ekranı kendime doğru çevirdim. Selenay arıyordu. Alt dudağımı dişleyerek aramayı reddettiğimde kalbim deli gibi çırpınmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanaklarıma sıcak bastığında dolan gözlerimi camda gezdirerek derin bir soluk bıraktım. Araba bulunduğumuz kısımdan ayrılıp ilerledikten bir süre sonra tekrar aramaya başlayınca elimi yuvarlak butona bastırdım kapatma kısmına doğru sürükleyecekken kalbimin sesini bastıramamış ve telefonu açmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kulaklığın kablosunu telefondan çıkartıp telefonu yüzüme doğru yaklaştırdığımda Selenay'ın hıçkırıklarının arasına karışan sesini işittim. "Elis!" bağırıyordu, sabah onu uyandırmamama değil de başka bir olaya karşı panik dolu olduğu belliydi. "Selenay? İyi misin?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Arabayı durdur!" soru dolu bakışlarım etrafta gezinmeye başlamıştı. "Ne?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Durdur arabayı! Harun amcamla konuştum." gözlerim bir fener ışığı gibi anında aydınlanmıştı. Selenay, babamla konuşmazdı ki..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Na-nasıl?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Konuştum işte! İki ay daha burada kalabileceğini söyledi Elis. Yalvarırım durdur arabayı! Seni almaya geleceğiz." gözlerim boşluğa takılmıştı. Ben, gitmek istiyor muydum? Araç tüm hızıyla ilerlemeye devam ederken beynim donmuş gibiydi. "Elis!" diyerek hıçkırınca ellerim titremeye başlamıştı. "Durdur arabayı yoksa..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yoksa ne?" dedim kuruyan dudaklarımı ıslatarak. "Mesih..." dedi ve hıçkırarak devam etti. "Şu an gittiğini biliyor. Durmazsan evine kadar gelecek." kalp atışlarım bağımsızlığına kavuştuğunda içimin parçalandığını hissettim. "Neden?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Seni almadan durmaz Elis. Aranızdaki sorunu çözmeden gidemezsin." lanet olsun.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Öğrendiğini nereden biliyorsun?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Lidya uyardı. İlk başta gitmenin senin için doğru olacağını düşündüm, bu yüzden Harun amcayı aramak istemedim. Kendi pisliğime daha fazla bulaşma istedim. Ama ailen yaralarını görürse sana nefes aldırmayacak kadar baskı uygularlardı, buna izin veremezdim. Lidya’nın dedikleri de kararımı fişekledi..." derin bir nefes aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Haklıydı. "Hadi arabayı durdur artık!" dudaklarımı ıslattım. Titreyen ellerimi koltuğun omuz kısmına ve cam kenarına yerleştirerek ayağa kalktım. Yan tarafım boş olduğu için çantamı alıp rahatça ara kısma çıkabilmiştim. Şoföre doğru ilerlerken ne diyeceğimi bilemiyordum. Adamın iyice yanına yaklaşıp mırıldanmaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Pardon..." iyi giyimli olan şoför bana bakmadan devam etmem için başıyla işaret verdi. "Aracı durdurabilir misiniz? İnmem gerekiyor." Şoför anlam veremediği bir bakışı üzerimde gezdirdikten sonra yola geri döndü. "Bulunduğumuz yol aracı durdurabilmem için güvenli değil en yakın dinlenme tesisinde dursam sizin için bir sakıncası olur mu?" Şoför konuşmasını yaparken alt dudağımı dişleyerek onu dinlemiştim. "Ne kadar sürer?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"En fazla yarım saat."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Peki. Teşekkür ederim." Diyerek koltuğuma doğru ilerlemeye başladığımda Selenay konuşmaya başladı. "Ne dedi? Dinlenme tesisinde mi duracak?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam. Biz de oraya gelip seni alacağız dinlenme tesisine geldiğinde beni ara."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Peki" Dediğimde büyük bir rahatlıkla bıraktığı nefesini işitmiştim. Koltuğuma daha fazla kurularak camdan dışarısını izlemeye başladım. Buz mavisinden kurtuluşum bu sefer olmamıştı. Yan tarafımdaki koltuğa koyduğum kitabımı elime alarak okumaya kaldığım yerden devam ettim. Başka yapacak bir şeyim yoktu. Kendimi kitaba vermeye çalıştıkça midemde olan kıpırtılara kapılmam kaçınılmaz oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gitmiyordum!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımda aptal bir gülümseme oluşmuştu. Baskıcı, kural dolu iğrenç hayatıma geri dönmüyordum. Sahi, Selenay ne demişti? İki ay daha. Dişlerim gözükecek kadar sırıtmıştım. Bu, harika bir şeydi... Bir süre daha sırıttıktan sonra Selenay'ın dediği diğer ayrıntıyı hatırladım. Mesih...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her halt dan haberinin olmasına uyuz olmuştum. Kontrol manyağı bir aileden kaçıp her şeyden anında haberi olan bir kuralsızın eline düşmüştüm. Suratımdaki sırıtış anında yok olmuştu. Zaten yeterince kontrol altında tutulmuştum. Daha fazlasına kesinlikle izin vermeyecektim. Bir süre sonra dinlenme tesislerinin orada durduğumuzda gayri ihtiyari bir hareketle çantamı toparlayıp eşyalarımı aldım. Ardından aracın holünde ilerleyerek şoföre bir teşekkür bakışı atarak arabadan indim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Benimle bir görevlide inmiş, bavulumu çıkartarak bana vermişti. "Teşekkür ederim" deyip sıcak bir ifadeyle gülümseyince aynı samimiyette karşılık verdi. Yanından ayrılarak telefonum da rehbere yönelip Selenay'ı aramaya başladım, ilk çalışta açtı. "Geldin mi?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet, şu an dinlenme tesisinin önündeyim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam, en geç on dakika da oradayız."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bekliyorum." dedikten sonra telefonu kapatmıştım. Mavi bavulumun tekerleklerini sürükleyerek banklardan birisine doğru ilerlemeye başladım. Elimde tuttuğum kitabı çantamın içine koyacakken sırtıma birinin omuz atmasıyla öne doğru yalpalamaya başladım. Dengemi kaybetmiş, ellerimdeki eşyalarımı istemeden de olsa etrafa savurmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Düşecekken kolumdan birisi tuttuğunda güçlükle dengemi sağlamaya çalışarak omzuna tutunarak düz durduğumda beni tutan kişinin uzun, yapılı kumral saçlarını sağ tarafa doğru yatıran bir erkeğin olduğunu gördüm. Keskin yüz hatlarına nazaran sevimli bakışlara sahipti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana hem çarpıp hem de önden yakalaması imkânsız olduğu için kaşlarımı çatarak ona baktığımda gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kardeşimin kusuruna bakma." Bu sefer kaşlarım şaşkınlıkla havalandığında hala omzuna tutunduğum erkek, başka birisi tarafından kafasına şaplak yedi. "Ben senin ağabeyinim!" düşmemi engelleyen kişinin ses tonuna yakın fakat daha sert bir tınısı vardı. Kendimi geri çekerek yanımıza gelen kardeşine baktım. Yok artık. "S-siz." dediğimde gözlerim eminim ki bir fener ışığı kadar parlamıştı. Karşımda birbirinin aynısına kopyalanmış iki genç adam vardı. İkisini ayırabileceğim tek nokta sert konuşanın saçlarını dikine doğru havalandırmasıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben Okan." Dedi beni düşmekten kurtaran genç adam. Ardından ikizine kaçamak bir bakış atarak devam etti. "İkizim Hakan." Hakan kaşlarını çatarak sert sesiyle karşılık verdi. "Ağabeyin olduğumu daha kaç kere söyleyeceğim?" Okan omuz silkti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Beş saniyenin lafını yapan ihtiyarın tekisin." Kıkırdamamak için alt dudağımı dişlerimin arasına alarak ezdim. Kendisinden beş saniye önce doğduğu için ağabeylik tasladığını anlamıştım. İkisi de fazla eğlenceliydi. Hakan bir süre kaşlarını çatarak kardeşine baktıktan sonra bana doğru döndüğünde bakışları biraz olsun yumuşamıştı. "Pardon, sizi göremediğimin için çarptım" Deyince içimden gözlerimi devirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Diyorum sana gözlük tak diye! Sırf benzerlik özelliğimiz azalmasın diye takmıyorsun, değil mi?" Okan konuşurken Hakan suratını buruşturarak onu dinlemişti. "Bir sus be oğlum, dedikoducu karılar gibi car car…" Eliyle başını işaret etti. "Buda kafa yani." ikisinin verdiği tepkilere içimden katıla katıla gülsem de dışıma vurmamak için büyük bir çaba harcıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sensin lan karı!" Diyerek çıkıştı Okan. Hakan elini kaldırarak onu durdurdu. "Hop... Oğlum ağır ol. Bayan var." Söylediğine karşı suratımı buruşturdum. Kıro. "Ah, affedersiniz tatlı bayan." diyerek sırıttı Okan. İnanamayan bakışlarımı ikisi arasında çevirdim. İkisi cidden gerçek miydi? Gerçek olamayacak kadar sevimli, aynı zamanda kıro yirmili yaşlarının ortasında olan iki büyümemiş gençti onlar.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kendimi yaşlı hissettiriyorsunuz." Diyerek sızlandığımda Selenay’ın sesini işittim. Geldiği yöne doğru baktığımda ilk önce önde koşturan Selenay'ı, ardından arkasından gelen Semum ve Şeyda’yı görmüştüm. Semum'un ikizlere attığı şaşkın bakışlar, saniyeler içerisinde daha fazla sertleşerek birer tehtit unsuruna dönüşmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Verdiği tepkiye şaşırarak göz ucuyla ikizlere baktığımda, ikisinin de suratındaki ölümüne ciddi olan ifadeyi gördüm. Birbirlerini görünce verdikleri tepkilere fazlasıyla şaşırmıştım. Hakan sağ elini kirli sakallarında gezdiriyor, kısık gözlerini Semum'un üzerine sabitliyordu. Okan ise put gibi durmuş çenesini sıkmakla yetiniyordu. Selenay'ın boynuma sarıldığını çok geç fark etmiştim. Gülümseyerek benden ayrıldığında bakışlarımı erkeklerden çekmeye çalışarak Selenay'a baktım yüzümde afallamış bir tebessüm oluşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum çatık çenesiyle bize doğru yaklaşıp gözlerini ikizlerden ayırmadan tısladı. "Gidelim." Bakışlarım ikizlere kaydığında az önceki keyfimden tek bir damla bile kalmamıştı. "Tamam," diyerek aptallaşmış bir ifade ile ikizlere döndüğümde kafa kafaya vererek ölümcül bakışlarını Şeyda ve Semum'un üzerinde gezdirdiklerini gördüm. Şeyda kollarını göğsünün altında bağlamış uzun sarı düz saçlarının birkaç tutamını kollarının arasına sıkıştırmış, asil bir ifade ile ikizlere bakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İki grubu birbiriyle tanıştırma gibi bir aptallık yapamayacağım için ikizlere sabitledim bakışlarımı. "Tanıştığıma memnun oldum ikizler." Kendi ismimi söylememiştim, kabalık olmaması için gülümsemeye çalışarak mırıldandım. "Ben de Elis." Dediğimde ikisi de birbirine saliselik bir an la bakıp gözlerini kısarak sırıttı. Fazla kurnaz ve hain gözükmüşlerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Her neyse. Artık gidiyorum." kaşlarımı çatarak bakışlarımı onlardan çekip Semum’lara dönüp beni yönlendirmesine izin verdim. Hep birlikte Semum'un arabasına doğru ilerlemeye başlamıştık. Selenay ve ben arkada oturacak şekilde kurulmuştuk. Selenay yaşadığı mutluluk duygusuyla Şeyda ve Semum'un üzerinde gezen gerginliğin farkında bile değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"İnanamıyorum ya! İki ay daha buradasın."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Babamla konuşacağını hiç düşünmezdim." Babam her zaman Selenay'a daha yakın davranır, dediğini ikiletmezdi. Bu yüzden Selenay kaçtığından beri babamla konuşmaktan her zaman kaçmıştı, ondan gördüğü ilgi ve sevgiyi yetersiz bıraktığı için kendisini kötü ve borçlu hissediyordu. Bu yüzden babamla konuşacağını hiç düşünmemiştim. "Senin için her şeyi yaparım." Deyince tebessümüm genişledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Biliyorum, bende öyle. Biliyorsun." sıcak bir ifadeyle gülümseyip başını onaylar anlamda salladı. Ardından aklına bir ayrıntı gelmiş gibi yüzünde panik dolu bir ifadenin oluşmasına izin verdi. Elini dizlerimin üzerine koydu. "Elis... Ağrın var mı? Dinlenmeliydin. Ah benim yüzümden." Gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hayır, çok iyiyim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben, özür dilerim kardeşim. Sana çok iyi bakacağım."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bak buna hayır demem. Eve gidince güzel bir masajla başlayabilirsin." dalga geçtiğimi anlayınca kaşlarını çatarak elime vurdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Uyuz..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Nenekaa..." diye takılarak yanağından bir makas aldım. Bazen cidden Şeyda'nın dediği gibi bir nene oluyordu. Kollarını göğsünün altından bağlayarak sinirli gözükmeye çalıştığında bir süre sonra dayanamayarak kıkırdadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uzun yolun ardından evin önüne gelebilmiştik. Tüm gün boyunca araç değiştirerek yorgun düşmüştüm. Bu halimi dile getirmesem bile kızlar anlamış, eşyalarımı ellerimden alarak benim yerime eve kadar taşımışlardı. Semum’la birlikte onların gerisinden ilerleyerek merakla sordum. "Bugün ki halin neydi öyle?" kaşlarını çatarak başını bana çevirip mırıldandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hangi halim?" Dediğimi anladığını biliyordum. Yine de zorluk çıkartmak istiyordu. İç çekerek bir soluk aldım. "İkizlere karşı olan, öldürücü bakışlarını diyorum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Nedeni yok." Diyerek omuz silkeledi. Ardından bir ayrıntı unutmuş gibi devam etti. "Bu arada. Gördüğün herkese ismini söyleme. Olur mu Nöron." gözlerimi kısarak onu ciddiye almadığımı bakışlarımla belirttim. "Sensin nöron."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Replik çalma." dedi sert sesiyle. Gözlerimi üzerine dikip ciddi misin? Bakışlarımı üzerine sabitlediğimde tekrar omuz silkeledi. Sonunda dairemizden içeriye girdiğimizde yorgun bedenimi en rahat bulduğum koltuğa bırakmıştım. Selenay önümden geçerken diziyle dizimi dürttü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kalk kız soğan doğra." gözlerimi devirince kıkırdayarak devam etti. "Yatağa yat. Dinlenmelisin." Haklıydı. Gözlerimi kapatarak başımı geriye doğru attım odaya gitmeye üşeniyordum. "Biraz daha..." diyerek sızlanınca bedenim havalanmıştı. Gözlerimi açarak anın şokuyla bir çığlık atıp kollarımı Semum'un omuzlarına sabitlemiştim. "Evde kalacaksın bu üşengeçlikle." Sesinden akan isyan tınısını işitmiştim. Kollarımı boynuna dolayarak ona sıkıca sarılıp kıkırdadım. "Özel şoförüm!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Şimdi seni sertçe yere atardım ama... Dua et rahatsızsın."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet, ben çok hastayım. Bana itaat et."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Beyin hücresi." kendi kendine mırıldandığında odamın kapısının önündeydik. Benim yardımımla kapıyı açtık, yatağa doğru ilerleyip örtüyü çekip beni içine bıraktı üzerimi süzerek konuştu. "Yardım etmemi ister misin?" Sesinde dalga ya da art niyet yoktu. Bunu bir ağabey havasıyla söylemişti. Şımarık halimden çıkarak gerçek bir tebessüm gönderdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Selenay'ı göndermen yeterli." ardından gizli bir şey söylüyormuşum gibi mırıldandım. "Biraz da ona işkence etmeliyim." Gülümsedi. Ardından odadan çıkıp gittiğinde boynumun sızısının arttığını hissettim. Bir süre sonra odaya Selenay gelmiş, üzerimdekileri çıkartarak rahat kıyafetler giyinmeme yardım etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tüm gün deliksiz bir şekilde uyumuş, sabaha karşı uyanmıştım. Selenay da benimle uyandıktan sonra duş almama yardım etmişti. Bugün kendimi daha dinç hissediyordum. Başımı rahatça hareket ettiriyor olmak, bana fazla iyi hissettirmişti. Duştan sonra üzerime rahat bir şeyler giydim. Selenay saçlarımı tarayarak kurutup Şeyda’yla birlikte kahvaltıyı hazırlamaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre sonra solana geçmiş, masaya oturarak salon ve mutfak arasında mekik dokuyan itaatkârlarıma takılmıştım. "Rahatsızlığın en iyi yanı ne biliyor musunuz kızlar?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay ekmekliği masanın üzerine koyarak tek elini beline yerleştirip soru dolu bakışlarını üzerime doğru salınca, mutfaktan Şeyda'nın sesini işittim. "Ne?!" Diyerek bağırdığında, önümdeki çöreklerden birisini kavrayıp ufak bir ısırık alarak çiğnedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"İşlerden kaytarabiliyorsun." Selenay gözlerini kıstığında Şeyda kıkırdayarak salona girip servis tabaklarını dağıtmaya başladı. "Sen yeter ki iyi ol. Ben sana yaptırmam iş." Keyifle gülümsediğimde Selenay homurdanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Selenay makineyi doldurdun mu?” Şeyda bir an da ciddileşmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O Elis'in göreviydi!" kıkırdayarak çöreği yemeye devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Artık değil." Keyifli gülümsemem sözüne devam etmesiyle son buldu. "Partiye kadar dinlenmek zorunda…" O ciddi miydi? Partiden yırtamamış mıydım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hey... Bu halde partiye gelmemi nasıl beklersin?" İyice şımararak Şeyda ya karşı nazlanmaya çalıştığımda ellerini masaya koyup üzerime doğru eğilmeye başladı. Az önceki hoş şefkatli halinden sıyrılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O partiye gidilecek. Elis!" boğazımdaki lokmayı güçlükle yuttum. Selenay kıkırdamaya başlayınca gözlerimi kısarak ona baktım. "Kuzen sen otur ben işlerini yaparım. Yorulma ki partiye gelebilesin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Uyuz..." Ardından hep beraber masaya oturup kahvaltımızı yapmaya başlamıştık. Günler sonra ilk defa az da olsa mideme doğru düzgün bir şeyler indirmiştim. Ağzımı peçeteyle silerek Seyda’ya baktım. "Parti hangi gün?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Cuma günü."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Peki, bugün ne yapacağız?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben Vuslat’a gideceğim. Siz de evde kalacaksınız." Benim dinlenmem, Şeyda'nın da başımda durması için böyle söylemişti. Biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tek başına gitmeni istemiyorum." Dedim kararlı çıkan bir tonda. Omuz silkti. "Bizimkilerle giderim" Onat ya da Semum dan bahsetmişti. "Öyle yap." Kahvaltı bittikten sonra masayı toparladılar.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda salonda televizyon izlemeye başladığında bende odaya geçmiş yatarak kitap okuyordum. Bir süre sonra yatmaktan vücudumun ağrımaya başladığını hissederek ayağa kalkıp boynumu incitmeden kendimi esnetmeye çalıştım. Ardından paytak adımlarla salona doğru ilerledim. Selenay'ın hala gitmemesine şaşırarak tek kaşımı kaldırarak sordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sen daha gitmedin mi?" Birazdan hazırlanıp çıkacağım deyince bende koltuklardan birisine kurularak izlemekte oldukları sinema filmine eşlik ettim. Bir süre sonra Selenay evden çıkmıştı. Şeyda’yla birlikte tüm günü film izleyerek geçirmiştik. Her ne kadar eğlenceli olsa da evde olmaktan bunalmıştım. Selenay'ın sabaha karşı geldiğini istemeden de olsa çıkarttığı seslerden anlayabilmiş, o an ki uyku mahmurluğu ile çok üzerinde durmayarak uyumaya devam etmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ertesi gün rutin işlerimizi tamamladıktan sonra zor da olsa kızları ikna ederek peşlerine takılıp ben de vuslat'a gitmiştim. Mesih hiçbir yerde yoktu. Bu durum garip bir şekilde sinirlerimi bozmaya başlamıştı. Onunla konuşup, istediğim cevapları ağzından da duyma ihtiyacı hissediyordum. Tüm gece boyunca onu görememiş görevli odasına giderek biraz dinlenmek istediğimde bir süre sonra yanıma Mizgin gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geçen gün ona ayıp ettiğimi biliyordum fakat başka bir seçeneğim kalmamıştı. Mizgin'i göz ucuyla süzdüğümde pembe tatlı suratında keyifli bir tebessümün olduğunu fark ettim. Daha fazla gerildiğimde ellerini birbirine sürterek her zamanki gibi hızlıca konuşmaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Elis, sana çok teşekkür ederim." Ses tonu her zamanki gibi tatlı tınısındaydı. Oldukça masum ve güzel bir kızdı, kısa boyu onu daha fazla şirin gösteriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Neden?" dedim büyük bir tereddütle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O gün senin sayende arkadaşımı buldum erken geleceğini bilmiyordum." Deyip masumca sırıtmaya devam etti. Yok artık. Ben atmıştım ve tutmuştu, öyle mi? Suratımdaki afallayan ifadeyi geri göndermeye çalışarak gergince gülümsedim. "Ne demek canım."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Neyse benim sıram bitti, gidiyorum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam görüşürüz." Mizgin odadan çıkınca sesli bir soluk verdim. Tatlı kız. O günü de vuslatta sebepsizce dolanarak geçirmiştim. Diğer günlerde de Mesih den haber yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay manidar baktığı için sadece Şeyda'nın ağzını arıyordum. Bana zaten Mesih'in genelde vuslata gelmediğini onu cuma günü olan partilerde de hiç görmediğini söylemişti. Dudaklarımız birbirine değmeden yaptığımız nefes alışverişinin ardından sekiz gün geçmişti ve ben onu hiç görmemiştim. Zaten onun öncesinde de erkeklik mevzusundan sonra ortalıktan kaybolmuştu. Bir yanım saçmalamamam gerektiğini haykırsa da diğer yanım yapacaklarını heyecanla bekliyordu. Belki de bir şey yapmazdı. Üzerinden günler geçti sonuçta. Neyi bekliyordu? Toparlanmamı mı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sen neye sırıtıyorsun?" Şeyda’nın sesiyle irkilerek ona baktım. "İnsan bir haber verir." Dediğimde suratımda sadece kızgınlık vardı. Omuz silkti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Elindeki elbiseyi giymeyi düşünüyor musun? "Düşüncelerimden silkinerek askıya baktım az önce dolaptan çıkartmış parti için giyinmeye çalışmıştım. Evet, sayılı gün maalesef ki gelmişti. Başımla onayladım. "Tamam, şimdi giyeceğim." partiye gelmek için itiraz etmememi tehdit dolu bakışlar atarak önlemeye çalıştığında bu haline gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odadan çıkınca üzerimdeki havluyu çekip kenara koydum. İç çamaşırı takımlarımdan bir tanesini giyerek az önce tarayarak kuruttuğum saçlarımı ensemin üzerinden kıskaçlı tokayla tutturup ardından bordo renkli mini elbiseyi de üzerime geçirip yan tarafında bulunan fermuarı çekince kendimi yine rahatsız hissetmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Giyindiysen makyajını yapacağım!" kapının dışından seslenen Şeyda’ya içimden defalarca gözlerimi devirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Giyindim!" anında kapıyı açarak içeriye daldı elbisesiyle çok hoş gözüküyordu, benim aksime onun saçı ve makyajı parti için hazırdı. "Şöyle otur." diyerek beni makyaj masasına oturttuğunda odaya bej rengindeki dar elbisesiyle Selenay girmişti. Bakışlarım üzerinde kilitlenmişti. Onu ilk defa bu kadar dişi görüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Vay canına! Müthişsin." Şeyda memnun bir ifadeyle gülümsedi Selenay utanarak bize doğru gelip çekmeceden maşayı çıkartarak fişe taktı. Tek hazır olmayan ben olduğum için ikisi de benimle ilgilenmeye başlamıştı. Şeyda makyajımı yaparken Selenay saçlarıma iri dalgalar veriyordu. Bir süre sonra sıkılıp kıpırdanmaya başladığımda Şeyda sertçe müdahale edip beni durdurmuştu. "Boynumdaki izler ne olacak?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Eskisine göre daha iyi gözüküyor. Kapatıcıyla kapatabilirim." Dedi Şeyda büyük bir dikkatle gözlerime elineri çekerken. Bir süre sonra saç ve makyajım bitmişti. Açıkta kalan boynuma parlak bir kolye takıp siyah topuklu ayakkabıları önüme koyduklarında sırtımı dikleştirerek aynaya baktım. Bu saçı ilk defa deniyordum. Oldukça hareketli duruyordu. Şeyda gözlerimin parlak rengini yaptığı koyu göz makyajıyla fazlasıyla gözler önüne sermiş, dudaklarımı da renklendirmişti. "Biraz abartmışsınız sanki." derken bir yandan da kendime hayranlıkla bakıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Saçmalama Elis! Bize bak ayrınca partideki kızları görünce az bile hazırlandığını fark edeceksin." Bunu Selenay söylediği için daha rahat hissetmiştim. Başımla onaylayarak ayağa kalkıp topuklu ayakkabıları giyip boy aynasına doğru ilerledim. Arkamdan gelen ıslık sesleri beni utandırmıştı. Boy aynasına baktığım an gözlerim hayretle açılmıştı. Vay canına… İçimden bir an bende böyle malzeme var mıymış demeden edememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Partinin en güzel ve çekici kızı kesinlikle sen olacaksın." Selenay hayranlıkla gözlerini üzerimde gezdirerek mırıldanınca Şeyda da iç çekerek ona katıldı. "Bu kız bir melek." alt dudağımı dişleyerek mırıldandım. "Abartmaya bayılıyorsunuz."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Vallahi kör." dedi Şeyda ve montlarımızı bize doğru uzatarak giymemizi söyledi. Dizimin biraz üzerinde bittiği için kendimi daha rahat hissetmiştim. Anlaştığımız gibi Onat ve Semum bizi almaya gelmişlerdi. "Hadi... Çocukları çok beklettik..." diyerek sızlandı Selenay.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam. Hadi inelim." kararsız bakışlarım üzerlerinde gezindi. Ben bu tarz kıyafetlere alışık değildim ki! Şeyda suratımdaki ifadeyi anlamış, bana konuşma fırsatı bile tanımadan dairenin kapısına kadar peşinden sürüklemişti. Apartmandan çıkarken en gerilerinde yürüyor Semum'un söylenmelerini işitebiliyordum. "Amma abarttın-" sonunda yol açıldığında görüş alanına girmiştim. Sözü yarıda kesilerek bana inanamayan gözlerle baktı. "Elis..." ortamı ve özellikle kendimi sakinleştirmek için gülümsedim ve dalgaya verdim. "Semum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda kıkırdayınca "Elis..." dedi Onat da dalga geçerek. "Taş bebekler gibi olmuşsun. Hadi benim arabamla gel. Deyince Semum anında müdahale etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Elis benimle geliyor." arabasına yöneldiğimde Şeyda ve Selenay da Onat'ın arabasına gitmişti. Montlu olduğum halde bu etkiyi bıraktıysam, montu çıkarttığımda olacakları düşünmek bile istemiyordum. Yan koltuğa kurulduğumda Semum arabayı çalıştırarak konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sen böyle yaparsan ben sözümü nasıl tutacağım?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne sözü? " diye sordum konudan bir haber.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Arkadaşlık sözü." deyince kaşlarımı çatarak ona baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Saçmalama lütfen!" Dudağının kenarı yukarıya doğru kıvrılınca dalga geçtiğini anladım ve önüme döndüm. Tüm yol boyunca sohbet etmiştik. Vuslattan daha büyük bir mekânın önüne geldiğimizde gözlerimi mekândan ayıramadan konuştum. "Partinin Vuslatta olacağını düşünmüştüm." kapısını açıp arabadan inince ben de kendi tarafımdan indim. Yanıma gelerek cevabımı verdi. "Burası da Alaz'ın yeri..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Alaz tam bir gece kulübü manyağı…" diyerek mırıldanırken, bir yandan da hayranca etrafa bakınıyordum. "Aynen öyle." deyip elimi alıp kolunun arasına sokmuştu. Ardından birlikte hareket etmeye başlamış, girişe doğru ilerliyorduk. Arkamızdan da Şeyda’ların geldiğini biliyordum. Kaslı adamların korumalık yaptığı kapıdan içeriye girdiğimde ortamda hoş biraz hareketli bir parça çalıyordu. Önümüze gelen ilk boş yerin ardından Semum elini bana doğru uzatarak mırıldandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Montunu ver, asıp geleceğim." alt dudağımı dişleyerek montuma daha sıkı sarıldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Gerek yok, böyle rahatım." Anlam veremeyen bakışlarla ifademi seyretti. "Saçmalama Elis ver hadi." Şimdi çıkartmazsam eminim ki birazdan Şeyda zorla çıkartacaktı. Alt dudağımı dişleyerek önümdeki fermuarı aşağıya doğru indirip montu üzerimden çıkartmaya çalıştığımda, Semum'un irileşen gözlerine daha fazla bakmadan montu çıkartıp ona doğru uzattıktan sonra bakışlarımı etrafta gezdirip rahatlamaya çalıştığımda, gözlerimin radarına takılan bir çift buz mavisi göz olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Anında vücudum kitlenmiş kalmıştı. Onu yeniden görmenin verdiği heyecan ile kalbim göğüs kafesimi zorlamaya başladığında kısık ve koyulaşan maviliklerle beni izleyerek içkisini yudumladığını gördüm. Fark ettiğim şey ise ilk defa bu kadar yoğun bir şekilde bana bakıyor, gözlerinde oluşan yanardağ ile belki de... İlk defa bana farklı anlamda tepki veriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.