17. Bölüm
Kuralsız Aykırı Serisi 1 / DENEY TAHTASI
❤️ 0
💬 0
İyi Okumalar!
Göz kapaklarımı titreterek ayakta duran adama baktım. Anlatılanlara göre o kesinlikle Melikşah’tı. Sarıya çalan gözlerini üzerimde gezdirirken bende onu izliyordum. Mesih'in boylarında biraz daha kalıplı hoş bir giyim tarzına sahipti. Saçlarının uç kısmı daha uzundu ve Mesih'inki gibi uca doğru açılmıyordu. Saçları genel olarak açık renkti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları Mesih ve benim aramda gidip gelirken gözlerindeki açık ton ürpermeme neden olmuştu. Ne yapacağımı bilemediğim için önüme döndüm. Kesik kesik aldığım soluklar boğazımı acıtmaya başlamıştı. Soğuktan etkilenmeyen vücudum Mesih’le üşüyordu. Göz ucuyla tekrar Melikşah'a baktığımda çevresinin doluştuğunu fark ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bulunduğu yerden anladığım kadarıyla benim geldiğim yolun karşı kısmından gelerek deponun önünde durmuştu. Mesih'in abisiyle ilgilenmemesine şaşırmamıştım. Sonuçta o soğuk bir karakterdi. Yağmur şiddetini arttırmaya başladığı an ağzıma bir el kapandı. Geri çekilirken dudaklarımdan kopan çığlığım güçlü avucunda kaybolmuştu. Geriye doğru sürüklenirken deli gibi çırpınsam da sesimi duyuramıyordum. Eli o kadar kuvvetlice sarılmıştı ki dudaklarıma tek bir yağmur damlasının bile aramızdan kayıp geçmesine izin vermiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ellerimi geriye doğru itip onu durdurmaya çalıştığımda sırtımda hissettiğim sert göğüsle nefesim kesilmişti. Göğüs kafesim son bir hızla kalkıp indiğinde yağmur kokusuna karışan aromayı algılayınca duraksamıştım. Dudaklarıma kapanan eliyle yutkunmam zor olsa da bunu başarmıştım. Dudaklarıma uyguladığı basınç nedeniyle piercing canımı acıtıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yutkunmamla birlikte karnıma sıkıca sarılan kolunu hissetmiştim. Uyguladığı basınçla kafam geriye doğru yatarken elini ağzımdan çekmişti... Başımı yan döndürdüğümde yakınlığıyla gözlerimi yoran buz mavileriyle karşılaşmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağzımdan kayan eli göğsüm ve boynum arasında kalan oluğa tutununca bende tek elimi bileğine diğerini de karnımdaki koluna yerleştirmiştim. Aralık olan dudaklarımdan kuvvetli soluklar almaya çalışırken yağan yağmurun arasında çektiğim susuzlukla dudaklarımı ıslattım. Gökyüzünde kayarcasına hareket eden bulutların arasında gözleri nefis duruyordu. O anda bir kez daha çarpan şimşek beni ürkütmemişti. Yağmur şiddetini arttırdığında ıslak saçlarını geriye doğru yatırıldığı için çok daha çekici duruyordu. Su damlaları gözleriyle bir uyum tutturarak daha keskin bir hâl alırken oluklarım daha da sıklaşmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir anda iki elini belime kaydırıp hızlı adımlarla beni önünden ilerlettiğinde kısa bir anlığına havalandığımı hissederek panikledim. Ani bir hareketle sırtımı eski evin duvarında hissedince pütürlü kısım canımı acıtmıştı. İki elini de duvara sabitlediğinde kaşları daha fazla çatılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hadi ama başka bir ifade kullanamaz mısın sen? Alını alınıma değecekken durdu. Suratıma çarpan nefesleri kan akışımı hızlandırırken konuşarak eşsiz sesini işitmeme izin verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Burada ne işin var?" Sesini duymak beni afallatmıştı. Gereksiz kelimeler olmadan asıl konuya geçiş yapmak tam da ona göreydi. Asıl takıldığı konu cidden bu muydu? Ben daha çok yakınlığına, bana dokunmasına takılmıştım. Ellerini kenarlarımdan iterek onun gibi hırçınlaşarak kaşlarımı çattım. Göze göz, dişe diş.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Seni ilgilendirir mi?" Baş kaldırmam onu eğlendirmiş olacak ki, tek kaşını kavisle yukarıya kaldırarak bir adımda üzerime yürüdü, beni bastırmak ister gibi. Bakışları gözlerim ve taktığım piercing arasında gidip gelirken kaşları çatılsa da bir şey söylemedi. Elimi kaldırarak onu durdurdum. Kaşlarımı havada tutarak ulaşılmaz ciddi bir ifade takındıktan sonra dişlerimi birbirine bastırarak tısladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Mesafene dikkat et. Bana yaklaşmak senin harcın değil." Son kelimeler dudaklarımdan tükürürcesine çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Söylediklerim onu hem şaşırtmış hem de sinirlendirmişti. Bir süre ifademi inceledikten sonra gözlerini kısarak boğuk bir sesle konuştu "Ağzındaki yüreği çıkart." Kararlı bakışlarını suratımda gezdirerek devam etti. "Hayata fazla yukarıdan bakıyorsun." Suratımda alaylı bir gülümseme oluşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Nereden bakarsam bakayım sen hep aşağıda kalıyorsun, Mesih..." Vücuduma akın eden özgüvenin ve onu aşağılamak isteyen dürtünün nereden geldiğini bende bilmiyordum. Göz rengi gece mavisine bürünürken kaşlarını daha fazla çatarak bedenimi duvarla kendi arasında ezdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Her anlamda üstüne çıkmamı istemiyorsan, kes sesini İris!" Göz kapaklarımı titrettiğimde dudaklarım aralanmıştı. Burnundan derin bir nefes aldığında aramıza giren tek şey şiddetle akan yağmur damlalarıydı. “Tekrar sormayacağım. Burada ne işin var?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yutkunarak fırsatı değerlendirip dudaklarımı ıslattım. Günler sonra onu bu kadar yakından ve aynı zamanda da fena yakışıklı, bir o kadar da çekici gördüğüme değil de en son yaptığı pisliğe odaklanmalıydım. "Ağabeyini karşılamaya geldim..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarını çattığında burnundan duman çıktığına yemin edebilirdim. Sırtımı duvara yapıştırarak onu itmeye çalıştım geri çekilmedi. Bakışları her salise daha fazla sertleşmeye başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Peki benim ağabeyimi karşılamak senin haddin mi?" Sesindeki yüksek ton suratımı germişti. Görmesem bile rengimin attığını biliyordum. Sesini ilk defa bu kadar korkutucu ve yüksek işitmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazımdaki yumruyu geri göndermek istercesine yutkundum. Sanki ben abisine bayılıyordum. Duvarla arasından çıkmaya çalıştığımda izin vermiyordu. "Bırak beni..." Güçsüz bir sesle mırıldanmıştım. Karşısında ufalmaktan nefret ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarını duvardan çektiğinde rahat bir nefes koy versem de geri çekilmediği için diken üzerinde durmaya devam etmiştim. Gözlerimi oymak istercesine irislerime bakarken dişlerinin arasından konuştu. "Eve gidiyorsun."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımda ağlamaklı bir ifade oluşsa bile kendimi toparlamaya çalıştım. Bana bağırması içimde bir şeyler parçalamıştı, kötü hissediyordum, hem de çok kötü... Başımı onaylamaz anlamda salladığımda dudaklarımın kenarları devamlı aşağıya doğru kıvrılmaya çalışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bu seni ilgilendirmez."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre sadece baktı. Kaşlarım üzgün olduğumu belli edercesine aşağıya doğru kıvrılmışken kendini kontrol etmeye çalışır gibi bir hali vardı. Bir adım geri çekildiğinde önce rahatladım, ardından üşüdüm...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bazen derler ya sen susarsın gözlerin konuşur... Ya da konuşmadan anlatırsın veya daha bok dan bir durumda bulunursun, baktıkça ufalırsın. Yenilmemek için gözlerini çekmemeye çalışırken tırnakların etine geçercesine kendini sabit tutmaya çalışırsın dişlerini sıkarsın, kaşlarını çatarsın. Ama yine de titreyen dudakların seni ele verir. Dolan gözlerin, çatallaşan sesin, hızla inip kalkan göğüs kafesin, her hücren sana ihanet eder. Gücünü indirir, boyun eğdirir. İşte o zaman lanet okumaya başlarsın. Karşındakinin gücüne, kendi güçsüzlüğüne, bulunduğun ortama... Her şeye lanet okur nefret edersin... Daha fazla hırçınlaşırsın, asileşirsin. Tırnaklarının kırılacağını bile bile tutunursun, vazgeçmezsin. Diğerlerini bilmesem bile en azından ben öyleydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana bağırmasına dolmamıştı gözlerim... Sesimin çıkmamasına dolmuştu. Gücümün yetmemesine dolmuştu, yapamayacaklarım için dolmuştu. Dişlerimin arasına kıstırdığım alt dudağım sızlamaya başlasa da umursamadım. Tırnaklarım etimin içerisine girmeye başladığında bakışlarının ağırlığından başka bir şey düşünemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kirpikleri gözaltlarına değdiğinde ellerime bakıyordu. Gözlerini yumdu göğüs kafesinin ritmini takip ettim bir süre. Dişlerini birbirine bastırdığında kendini engellemeye çalışır gibi bir hali vardı. Hareket etmek ya da etmemek... Konuşmak ya da konuşmamak…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir nefes alıp bakışlarını gözlerime diktiğinde maviliklerinin sertleştiğini gördüm kaşlarını çatarak yumruk yaptığım ellerimden birisini açarak içini incelemeye başladığında ben sadece ona bakıyordum. Bana ters bir bakış attıktan sonra tek nefeste konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Aç avucunu.'' Diğer elimden bahsediyordu. Boş bakışlarla suratına bakmaya devam ettiğimde üzerime gelip canımı acıtarak diğer avucumu da açtı. Ardından tutmakta olduğu elimden çekerek az önce bulunduğumuz ortamın zıt yönüne doğru ilerlemeye başladı. Elimi ondan kurtarmaya çalışıp bacaklarımı yere sabitlemeye çalıştıkça hayvani bir güçle çekiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bırak beni! Dokunma bana!" Kolumdan çekerek öne doğru savurunca dengemi tam sağladım derken belimden kavrayarak beni yönlendirmeye devam etti. Ben koşarcasına yürüyorken o sanki en normal yürüyüşündeydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İleride duran audi r8'ini görünce gözlerim kocaman açıldı. Kenara doğru kaçmaya çalıştığımda kolunu belime sararak beni sert göğsüne yapıştırarak ilerlemeye devam ettiğinden öfkemden sinirimden adeta kuduruyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben kendi kararlarımı verebilirdim ve kesinlikle Melikşah’la tanışmayı tercih ediyordum. Ancak o buz mavisi bir bez parçası savurur gibi beni arabasına doğru taşıyordu. Tekmelerimi arkaya doğru atarken debelenmem onu da öfkelendirmişti. Hırlayıp beni serbest bıraktıktan sonra kendine doğru çevirdi. Serbest kalmama sevindim derken öldürücü bakışlarını atıp karşımda durunca belimden kavradığında neye uğradığımı şaşırmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Demek zoru istiyorsun." Dişlerinin arasından tıslayarak devam etti. “Tamam, bende onu yaparım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek seferde yukarı atıp sırtına attığında beklenmedik hamleyle ağzımdan ufak bir çığlık kopmuştu. Omuzlarına vurmaya başlayarak bağırdığımda bozduğum dengemi sağlayarak bacaklarımın alt kısımdan kavradığında yeni taşıma stilinin bulunduğumuz durum olduğunu anlamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ne yaptığını sanıyorsun he! Bana defol dedikten sonra hangi yüzle karşıma çıkıp beni zorla sırtına alıp götürebiliyorsun! Bırak dedim çabuk indir beni yere ve bir daha parmak ucun bile bana değmesin, duyuyor musun beni?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çıldırmış gibi sürekli bağırıyor, naralar atarak omuzlarına, sırtına vurarak tüm öfkemi etlerini sıkarak atmaya çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an için ben bir kudur köpektim ve o da kulakları olmayan biri. Asla duymuyor gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Meşhur siyah r8’inin yanına geldiğimizde atik hareketle omuzundan düşürüp kolumdan sertçe çekerek arabanın kapısını açıp beni çok nazik (!) bir şekilde içeriye atıp kapıyı kapattığında kapıyı açmaya çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısa süre sonra kendi yerine geçince açtığı kapıdan çıkacakken kolumdan tutarak geri çekti ve kemerimi bağladı. Bu esnada yine karşı koyuyor, onu iterek gitmeye çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bırak diyorum çekil çekil şuradan!” Eline vurunca yumruğumu kavrayıp göğsünün önünde tuttu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunarak buz mavisi kenarları ıslak olan gözlere eriyerek baktığımda kalbim bir buz kalıbıydı ve kesinlikle ona baktıkça eriyordum. “Burası benim arabam.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hah! Şu Mesih de cidden!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarım kavisle yukarı kıvrıldığında bağırmaktan sesim kısılmıştı. “Harika. İçinde bulunmak için bayılmıyorum. O yüzden bırak beni lanet herif!” Dişlerimin arasından öfkeyle tısladığımda umursamadı ve kapıları kilitleyerek arabayı çalıştırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benimle geliyorsun İris.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arabası da buram buram Mesih kokuyordu… "Beni nereye götürüyorsun?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İstifini bozmadan hızını arttırırken elini enseme yerleştirerek kafamı eğdiğinde arabanın darlığı nedeniyle kafam neredeyse kaportaya çarpacaktı bu yüzden kendisine doğru çekip kafamı eğik tuttuğunda panikleyerek debelenip cırladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne yapıyorsun çek elini!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ensemi sıkarak sabit durmamı sağlayıp dişlerinin arasından konuştu. "Kıpırdama. Ben kalk diyene kadar kalkma sakın." Alt dudağımı dişleyerek kendimi sabit tutup beklemeye başladım. Beni arabasında görmemeleri için bunu yapmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih insanları umursayan birisi değildi. Barda ve birçok yerde bana yakınlık göstererek insanları hiçe saymışken şimdi... Çekindiği birisi vardı oda Melikşah’tan başkası olamazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre sonra elini çekti. "Kalkabilirsin..." Saçlarımı düzelterek ensemi ovaladım. Ardından sırtımı koltuğa yaslayıp bakışlarımı üzerine mühürledim. "Ağabeyinden korkuyorsun." Dedim kinayeyle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önce suratında oluşan bir tutam şaşkınlıkla bana doğru döndü. Ardından gülümseyerek yola baktığında dudaklarım aralanmıştı, kalp ritmim teklemişti… Mesih, gülümsemişti…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aralanan dudaklarından gözüken sivri ve beyaz dişleri yanaklarında oluşan gamzeleri, gözlerinin kenarlarında oluşan karizmatik çizgiler... Hepsi yüreğimi ağzıma getirmeme yetmişti. Saniyeler süren bu görsel şölenin etkisi bende belki de... Aylarca kalacaktı...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gamzelerinin olduğunu ilk defa görüyordum. Ve... Çok iyiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alt dudağımı dişleyerek önüme döndüğümde onun da suratı eski karanlık ifadesini almıştı. Alt dudağımı dişleyerek kafamı eğip gözlerimi sımsıkı kapatıp göğsümdeki sızının geçmesini bekledim. Karnımı şişirip dudaklarımdan rahat bir soluk verdikten sonra sırtımı koltuğa daha fazla bastırdım. Sadece güldü, kendine gel! Yutkunarak silkelenip kendime gelmeye çalıştım. Hem ne kadar da saçmaydı. Az önce şiddetli yağmurun altında birbirimize girmiştik. Sonra beni zorla arabasına bindirmişti. Şimdi de hiçbir şey olmamış gibi sohbet ediyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Başka?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek kaşımı kaldırıp sert bir ses tonumu kullandım. "Başka ne?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Başka bir düşüncen var mı? Ağabeyim ve benimle alakalı." Cidden oturup benim düşüncelerim hakkında mı konuşacaktık?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Düşüncem değil, gerçekler. Ağabeyinden korkuyorsun." Başını sallayarak gözlerini yola kilitlemesi sinirlerimi bozmuştu. Sanki ben onun karısıydım ve bir çeşit mal davası vardı. Paraların çoğunluğunu almak isteyen yengeydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ağabeyinle konuşmak istiyorum." Diyerek onu tahrik ettim. Anında bana ters bir bakış attığında sırıttım. Bunun olacağını biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çenesi kasılınca kaşlarını çatarak bana hırçın bir bakış fırlatmıştı. "Elis... Sabrımı zorluyorsun..." Bana ismimle hitap etmesi, sinirde olsa bir tepki vermesi fazlasıyla hoşuma gidiyordu. Alt dudağımı dişleyerek sırıtışımın derinleşmesini engellediğimde kafamı sallıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kesinlikle konuşacağım." Çenesini kasıldığında önüne dönerek keskin bir soluk alıp direksiyonu sıktı. Kesinlikle fazla öfkelenmişti. Islak saçlarımın arasına parmaklarımı daldırarak geriye doğru yatırıp tekrar ona döndüm. "Sana nereye gittiğimizi sordum?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evine."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sana ağabeyinle konuşacağımı da söylemiştim!" Arabayı ani bir frenle durdurmasıyla öne doğru savrulmam bir oldu. Dengemi güçlükle toparlamaya çalışsam da alnımın yanımdaki cama çarpmasına engel olamamıştım. Aşırı sinirlenmişti ve kırmızı görmüş boğadan farkı yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Melikşah’la konuşmayacaksın!" Kükremesiyle biraz geri çekilmiştim. Elimi kalbimin üzerine koyarak şaşkınlığımı bastırmaya çalıştım. Çenemden kavrayarak yüzümü kendisine doğru çektiğinde gözlerindeki karartı canımı sıkmıştı. "Duydun mu beni?" Dudaklarım dışa doğru büküldüğünde sertçe yutkunup ifademi güçlü tutmaya devam ettim. Canımın yandığını göstermek istemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimi birbirine bastırarak dudaklarımı aralayıp kaşlarımı kaldırdım. "Hayır!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şaşırdı. Karşı çıkmamı bekliyordu ancak bu kadarını tahmin etmiyordu. Öfkeyle soluyarak suratını yaklaştırdı ve yineledi. "Sana duydun mu dedim?" Sesi öncekine göre daha alçak ve kadifemsiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başımı onaylamaz anlamda sallamaya çalışarak boyun eğmedim. Çenemi kavrayan eliyle beni geriye doğru sertçe bırakınca sırtım kapıya çarpmıştı ve istemsizce inlemiştim. Suratı kıpkırmızı olmuştu. Mırıldanarak önüne döndü. "Aptal." Buruk bakışlarım üzerindeyken önüne dönerek arabayı çalıştırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimi birbirine bastırarak sessizliğimi koruyup önüme döndüm. İnadına Melikşah’la konuşup buradan gidecektim. Gerekirse Selenay'ı da döverek götürecektim fakat gene de gidecektim. Sızlayan sırtımı umursamamaya çalışsam da canım yanıyordu. Acımı belli etmemeye çalışarak yola bakmaya devam ettim. Kısa bir süreliğine bana baksa da tepkisiz kalmaya devam ederek kafamı ona doğru çevirmedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Apartmanın önünce durduğumuz an kapıyı açıp çıkacakken koluma asılarak beni kendisine doğru çektiğinde tekrar canımı yakmıştı. Yakıyordu ama farkında değildi. Ona çarpmamak için kendimi güçlükle durduğumda kararlı bakışlarını gözlerimden çekmedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Dediğimi kafana kazısan iyi edersin, İris." Kaşlarımı çatarak en soğuk bakışlarımı kendisine armağan edip canım yansa da kolumu çekip kurtardıktan sonra arabasından inip tüm hıncımı kapısından çıkartmak istercesine kapıyı çarptığımda içime su serpilmişti. Erkeklerin bundan nefret ettiğini biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Dediğimi kafana kazırsan iyi edersin İris." Ağzımı yamultarak hızlıca söylediklerini tekrar ettikten sonra sırtımdaki minik çantayı çıkartıp anahtarımı alarak demir kapıyı açtım. Ardından kapıyı kapattığıma emin olup asansöre yöneldim. Sinirlerim fazlasıyla bozuktu. Dairenin önüne geldiğim an kapı açılınca umursamadan Selenay'a baktım. Benden sonra gelmesi şu an en son taktığım şey bile değildi. Kaşlarını çatarak bana bakarken onu itekleyip içeriye daldığımda görmesem de şaşkın olduğunu biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hızlı adımlarımı kaldığım odaya doğru yönlendirdiğimde peşimden geliyordu. Odaya girdikten sonra arkamı dönüp kapıyı sertçe kapattım. Çantayı yatağa fırlatıp elimi saçlarımdan geçirdikten sonra odanın kapısı açıldı. Aynadaki yansımama bakarken sertçe dişlerimi birbirine bastırdım çünkü yüzümde elinin izi vardı. Tamam. Ona zorluk çıkartmıştım. Vurmuştum, itmiştim, sıkmıştım. Ama yine de zapt etmek için bile olsa üzerimde izinin kalmasını hazmedemiyordum. Üzerimdeki ceketin fermuarını indirip hırpalayarak çıkartıp yere attığımda omzuma dokundu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"E-Elis?" İlerleyerek aynanın önüne geçip suratımı denetlemeye devam ettim. Komodinin üzerindeki her şeyi ellerimle itip yere düşmesini sağladığımda Selenay çığlık atarak yanıma koşmuştu. Elime gelen her şeyi itip yere atıyordum. Bana hükmetmesini, beni bastırmasını, üzerimde izlerini bırakmasını kabullenemiyordum. Ben silik bir karakter değildim!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ailem her ne kadar silik olmam için çabalasa da değildim, olamazdım. Ben baskındım! Bedenimin düştüğü yenikliği ruhum kabul etmiyordu. Selenay belime sarılarak beni durdurmaya çalışsa da onu savurmuştum. Aklımı kaybetmiş gibiydim. Aynaya tekrar baktığımda ağlamaya başladım. Hıçkırarak ağlarken yumruğumu sertçe aynaya geçirdiğimde canımın acısıyla boğazımı acıtacak kadar güçlü bir çığlık atmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Benimle Selenay'ın yakarışı da duyulmuştu odada. Şeyda koşarak odadan içeri girince Selenay kendisiyle birlikte beni yere çekmişti. Durmadan ağlıyordum. İnsanların yanında ağlamaktan, kendimle baş başayken bile ağlamaktan nefret etsem de ağlıyordum işte. Kanlı elimle gözyaşlarımı sildiğimde Selenay elimi indirerek suratımı temizlemeye başlamıştı. Ağlamam iç çekişlere döndüğünde bana sarılmıştı, karşılık vermemiştim. Şeyda yanı başımızda dikilerek beni omuzlarımdan çekip yerden kaldırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hadi güzelim, kalk..." Selenay toparlanıp Şeyda'nın yardımıyla beni de kaldırdı. Cam kırıklarına dikkat ederek beni yatağa doğru yöneltip oturttular. Şeyda yanıma oturduktan sonra Selenay koşar adımlarla banyoya ilerledi. Elim çok fazla acıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi sımsıkı yumarak önümdeki dehşet verici görüntüye bakmamaya çalıştım. Selenay elindeki ecza çantasıyla yanımıza gelip elimi incelemeye başladı. Dudaklarını birbirine bastırarak suratını buruşturdu. "Durumu iyi gözükmüyor, belki dikiş atılabilir. Hastaneye gitmeliyiz."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Cam kırığı falan varsa temizleyip idareten saralım." Selenay etimden birkaç şey çıkartınca çığlık attım. Bileğimi sıkarak elimi oynatmamı engelledi. "Lütfen rahat dur." Gözlerimi sımsıkı yumup dişlerimi birbirine bastırdım. Canım yanıyordu. Nefesimi tutarak işini bitirmesini bekledim. Bir süre sonra parmaklarımdaki kanı temizleyerek elimi sardı. Ardından beni kaldırıp banyoya götürdükten sonra yüzümü yıkayıp nemli saçlarımı atkuyruğu yaptı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerimdeki bluzu dikkatlice çıkartıp atletimle kalmamı sağladıktan sonra Şeyda'nın uzattığı kolları bol olan pançoyu üzerime geçirip kirli tişörtü sepete atarak beni banyodan çıkarttı. Apartmanın önüne gelen taksiye bindikten sonra sırtımı koltuğa yasladığımda bilindik sızıyla inledim. Mesih'e bunları bir bir ödetmek istiyordum. Vücudum sızılar içerisinde kıvranırken ruhum tepkisizdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İğneyi bir kez daha tenimden geçirince gözlerimi camdan dışarısına sabitlemiştim. Donuk bir ifadeyle dışarıyı izlemeye devam ederken bayan hemşire birkaç şey daha yapıp elimi sardıktan sonra nazikçe konuştu. "Elinizi sıkmayın lütfen..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ondan tarafa bakmadan başımla onaylayınca yanaklarımdaki kızarıklara bir şeyler sürüp alnımla ilgilenmeye başladı. Selenay ve Şeyda'nın sorgu dolu bakışlarını görmemek için onlardan tarafa doğru bakmıyordum. "Geçmiş olsun..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hemşire gidince Şeyda yanıma oturdu. "Nasılsın?" Kafamı ona doğru çevirip ifadesizce suratına bakmaya devam ettim. Surat ifademi denetledikten sonra iç çekerek yanımdan kalktı. Selenay pançoyu bana dikkatlice giydirmeye başladığında kimseyle konuşmak istemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eve girdiğimizde yine odama yönelmiştim. Yatağın üzerine oturarak elime dikkat etmeden pançoyu çıkarttığımda canı yanan yine ben olmuştum. Dişlerimi birbirine bastırarak pançoyu yanıma koydum. "Duş almak ister misin? Yardım edebilirim?" Duş alacak halim yoktu. Kendimde o enerjiyi bulamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bebeğim..." Şeyda şefkatle konuşup saçlarımı geriye doğru ittiğinde bakışlarım onunla buluşmuştu. Susarak devam etmesini bekledim. "Kim... Kim yaptı bunu sana?" Gülümsedim. İkisi de irice açılan gözlerle birbirine baktı. Sırıtmam suratımda geniş bir hal aldığında kafamı Selenay'a doğru çevirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bunu size söylemeyeceğim." Selenay gözlerini yumup geri açtı. Dengesiz ruh halime şaşırmıştı. "Boşuna şaşırma. Sen bana karşı hiç dürüst oldun mu?" Doğruyu söylüyordum. Geldiğimden beri bana hiçbir şey anlatmamıştı. Hep ben peşinde koşmuştum anlatması için. Artık benim içinde aynısı geçerliydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"İkisi aynı şey değil Elis." Omuz silktim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yatmak istiyorum, lütfen beni yalnız bırakın." İç çekerek kalkıp kapıya yöneldiğinde Şeyda alnıma bir öpücük kondurdu. "Bir şeye ihtiyacın olursa seslenmen yeterli..." Odadan çıktıklarında sırtımı tekrar yatağa bıraktım. Bir süre o şekilde ölü gibi yattıktan sonra pantolonumu çıkartıp yorganı kaldırıp içine girdim. Üzerimi giyecek halimde yoktu. Üşüyerek yorgana daha sıkı sarıldıktan sonra her ne kadar düşünceli olsam da hepsinden fazla uykum vardı. Gözlerimi yumduğum gibi kendimi uykunun huzurlu kollarına bıraktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uyandığımda ağzımın içinde acı bir tat vardı. Suratımı buruşturarak etrafıma bakındım. Camdan içeriye sızan ay ışığı dışında bir parıltı yoktu. Vücudumdaki ısıdan rahatsız olarak ellerimden destek alıp yataktan çıktığımda elim sızlamıştı. Alt dudağımı dişleyerek o elime az basınç uygulayarak odanın kapısına yöneldim. Yaralarıma dikkat ederek kısa bir duş almıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısa süre sonra üzerimi giyinerek camdan dışarısına baktım etraf aydınlanmaya başlamıştı. Havluları pufun üzerine bıraktıktan sonra cama yaklaşıp açtım. Ardından etrafı izlemeye başladım. Kaldığım oda apartmanın arka kısmına, bir bahçeye bakıyordu. Havayı derince içim çektikten sonra sabırsızca kıpırdanarak camı kapatıp tekrar yatağıma oturdum. Uykum yoktu. Dün olanları tekrardan gözden geçirmeye başladıkça yumruklarımı sıkmıştım. Şah’la konuşmamam için acımadan canımı yakmıştı. Ve daha bir sürü sinir olmamı sağlayacak neden daha vardı. Melikşah'ı görecektim ama nasıl? Evde yardım isteyeceğim kimse yoktu. Semum ya da Onat... Onlarla da konuşamazdım. Alaz veya Azad'ı aklımın ucundan bile geçirmeden bir isim belirmişti zihnimde… Lidya!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Erken saatlerde olsa bile şimdi aramalıydım aksi taktirde kızlar uyanıkken rahat rahat konuşamazdım. Emindim ki yarın üstüme düşecek, beni rahat bırakmayacaklardı. Arama tuşuna tıkladıktan sonra kulağıma götürüp beklemeye başladım. Dördüncü çalıştan sonra telefon açılmıştı. "Alo?" Dedi uykulu bir ses... Bu Lidya’ydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Günaydın Lidya..." Bir süre sessiz kaldı. Ardından şaşırarak sordu. "Elis?" Boğazımı temizledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet, benim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bu saatte, neden aradın? Bir şey mi oldu?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne oldu?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Senden bir şey isteyeceğim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ney?" Sesinde uykudan eser kalmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Melikşah’la konuşmak istiyorum. Yardım et." Bir süre sessiz kaldı. Ardından işittiğim hışırtı sesleriyle yatağında doğrulduğunu anlamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Saçmalama... O tehlikeli."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tehlikeli olduğunu sanmıyorum. En azından gülebiliyor."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sence o hayra alamet bir gülüş- Bir dakika bunu nereden biliyorsun, onu gördün mü?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Elis! İnanamıyorum, bana bugün İsimsizde olduğunu söyleme lütfen..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"İsimsizdeydim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Siktir. Onu göremezsin, seni görmemeli."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Neden?" Dedim inlercesine. Nedenini bilmeye ihtiyacım vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bak senden saklamayacağım." Dediğinde içimde birkaç umut kırıntısı oluşmuştu. "O, seni bir deney faresi yapmak istiyor." Bunu Alaz’dan duymuştum fakat Melikşah'ın yapacağına dair bir şey bilmiyordum. "Geri sayım sona erdi Elis. Sonunda Melikşah geldi ve gelme amacı... Seni deney faresi yapmak!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"De-deney faresi derken?" Alazdan da benzerini duymuştum. O da beni Melikşah’ın deney tahtası yapacağını söylemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Mesih... Seni Mesih için kullanacak."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Lidya. Açık konuş lütfen." İç çekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam. Mesih uzun sürenin ardından sadece sana tepki verdi. Melikşah bunu öğrenince gelmeye karar verdi. Uzun süredir etkilenmesi ya da oyalanması için uzaktan kardeşiyle ilgilenirken Mesih hiçbir şeye tepki vermiyordu. Ama sana... Sana tepki verdi. Bu yüzden seni Mesih'e tutsak edip tüm duygularını içine kilitlediği kişiliğini açmaya çalışacak. Mesih sakin birisi değil, yani en azından öyle duydum. Melikşah kafasına koyduğunu yaparsa Mesih’le uğraşmak zorunda kalacaksın." Dinlerken dudaklarım açılmış, gözlerim aralanmıştı. Harfi harfine söylediklerini beynime kazırken kafam fazlasıyla karışmıştı. İlk sorumu yönelterek olanlara bir açıklık getirmek istedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Melikşah beni nereden biliyor?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İç çekti. "Azad olanları ona rapor verir. Seninle olanları anlatınca Melikşah da ikizleri gönderdi." İkizler!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Mesih'in Azad'ın yaptıklarından haberi yok mu?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Var."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O zaman neden kendisini cezalandırmıyor?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrar iç çekti. "Azad'ın kötü bir niyeti yok. Tek isteği Mesih'in tepki vermesi. Melikşah Mesih’le ilgileniyor diye sürekli ona haber veriyor."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Peki ya Alaz?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O da Mesih'in iyiliğini istiyor ama daha sadık ve Melikşah bulaşmadığı sürece daha iyi olacağını düşünüyor." Olanları kafamda toparlamaya çalışarak sessiz kaldım. "Çok... Hatta fazla karışıklar."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet öyle. Sende Melikşah düşüncesini sil at kafandan."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hayır. Bana yardım etmen gerek."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Elis sen canına mı susadın?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Lidya... Beni deney faresi olarak kullanabilmesi için bana oyunu anlatması lazım, kuralları bilmeden Mesih'in tepki çalışmasına yardım edemem. Melikşah'ın da bana anlatmayacağına göre? Bir sorun olacağını sanmıyorum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Anlatacak..." Dedi büyük bir kararlılıkla. Kaşlarımı çatarak tek nefeste konuştum. "Ne?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Melikşah... Kabul edersen... Sana birçok şeyi anlatacak." Anında gözlerim kocaman açılmıştı. Her şeyi en iyi bilenlerden birisiydi ve bana... İstediklerimi anlatacaktı. Kendi kendime verdiğim sözü hatırladım. İsmim üzerine yemin etmiştim, sır perdelerini indirecektim. Şimdide benim sıram gelmişti. "Lidya. Bana yardım edeceksin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Olm-"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bu benim kararım!" Sözünü sert bir şekilde keserek devam ettim. " Benim kararım ve kabul ediyorum. Yardım et."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Elis yapma..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yapacağım Lidya. Sen yardım etmesen de bir yolunu bulurum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sana lanet olsun."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yardım edecek misin?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet... Şimdilik evde kal. Ben bir gün ayarlayıp sana haber vereceğim. Bu senin numaran değil mi?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam. Benden haber bekle."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Teşekkür ederim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Etme."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
ÜÇ GÜN SONRA
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alnımdaki yara bandını çıkarttıktan sonra incelemeye başladım. Ufak bir şişlik ve kızarıklık kalmıştı oda saçlarımdan dolayıp fazla dikkat çekmiyordu. Banyodan çıkıp odama girdikten sonra yatağa bıraktım vücudumu. Artık sırtım ilk gün ki kadar çok acımıyordu. Tavanı izlerken yanımda duran telefonumun titrediğini fark edip elime alıp yüz üstü yatmaya başladım. Lidya'nın mesaj attığını görünce heyecanlanarak mesajı açıp sessizce okumaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İlin çıkışlarında olan aracılar arazisine git. Orada tek bir ev var. Melikşah seni içeride bekliyor olacak. Hâlâ vazgeçme şansın var!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonu elimde sıktıktan sonra keskin bakışlarımı odada gezdirmeye devam ettim. Derin bir nefes alarak yerimden kalkıp dolaba doğru ilerledim. Altıma siyah dar pantolon giyip üzerimdeki omuz kısmı kalın şeritli krem rengi askılıyı çıkartmayıp üzerine ceketlerimden birisini geçirdim. Önümü kapatıp saçlarımı fırçaladıktan sonra hazır olmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Diğer sırt çantamı alıp içine anahtarı, cüzdanı ve telefonumu atarak odadan çıktım. Kızlar evde olmadığı için fazlasıyla şanslı sayılırdım. Bugün Selenay sabahtan akşama kadar evde olmayacaktı, Şeyda'yı da bilmiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evden çıktıktan sonra ellerimi ceketimin ceplerine yerleştirerek ilerlemeye başladım. Artık kendime de hislerimi yaptıklarımın nedenlerini anlatmıyordum. O an ne istiyorsam onu yapacaktım, kendime göre neyin olmasını hissediyorsam, olduracaktım. Caddeye çıktıktan sonra etrafıma bakınıp taksi aramaya başladım. Kendi başıma Lidya'nın verdiği adresi bulamazdım. Buranın insanlarından her ne kadar nefret etsem de beklemeye devam ettim, saçma sapan hareket yapan insanlar yokmuş gibi davranmaya çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısa süre sonra gelmekte olan taksiyi durdurup araca bindikten sonra vakit kaybetmeden adresi söyledim. "İlin sonlarında olan aracı arazisine." Adam dikiz aynasından bir bakış atıp kafasını onaylar anlamda salladıktan sonra arabayı çalıştırdı. Ellerimi dizlerimin üzerine koyarak kafamı cama çevirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih'in dediği gibi kesinlikle ağzımda bir yürek olmalıydı. Fakat o beni bu kadar sinirlendirmeseydi benimle uğraşmasaydı şu an yaşamakta olduğum hiçbir şey olmayacaktı. Her işe burnunu sokmayı seven tiplerden olmasam da sabrımı son damlalarına kadar harcayan adama şans göstermeyecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İnsanların kalmadığı bir alana girdiğimizde tedirgin olmuştum. Kalbime oturan korku dalgasıyla ellerimi yumruk yapıp alt dudağımı dişledikten sonra dikiz aynasından adama bir bakış attığımda halinin fazlasıyla rahat olduğunu gördüm. Dişi olmak başa belaydı! Sürekli bir korku çekmek zorundaydık. Neden mi? Erkeklerin üreme organı yüzünden! Mümkünmüş gibi kaşlarımı daha fazla çattım. Araba durduğunda hala yumruklarımı sıkıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Geldik." Lafıyla biraz olsun rahatlayıp çantamdan cüzdanımı çıkartıp taksi metrede yazan fiyatı adama verdikten sonra mırıldanarak arabadan indim. "Teşekkürler." kapıyı kapatıp etrafa bakmaya başladığımda araç hareket etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Harika! Geri dönüş yolumu bile bilmiyordum. Buradan bir kez daha taksi geçmeyeceğine göre, bir şekilde anayola çıkacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karşımda kulübeye yakın tarzda bir yer belirince gerilmiştim. Lidya buradan bahsediyordu. Onun dışında etrafta bir barınak yoktu. Çantamı sırtıma takarak ilerlemeye başladığımda siyah botlarımdan çıkan ses rüzgârınkini bastırıyordu. İstediklerimi öğrenmek için yürüyeceğim aklımın ucundan bile geçmezdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kulübenin önüne kadar geldiğimde bir araba sesi işitmiştim. Hız yaparak kulübeye doğru yaklaşmaya başladığında çıkan tozdan arabayı göremiyordum fakat gaz sesleriyle yolu ağlattığını işitebiliyordum. Kocaman açılan gözlerle olanları izlerken paniklemeye başlamıştım. Güçlü bir fren sesiyle yanımda durduğunda tozu dumana çoktan katmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Toz bulutları etrafta yayılmaya devam ederken içlerinden çıkan buz mavisini görünce gözlerim kocaman açılmıştı. Siyah pantolonu, siyah geniş yaka kısa kollusu ve siyah postallarıyla o toz bulutuna değil, toz bulutu ona yakışmıştı. Beynime verilen sinyallerle panikleyerek arkamı döndüğümde postallarının zemin üzerinde çıkarttığı hızlı adım seslerini işitmek, korkumu alevlendirmiş, kalp ritmimi sınırlara kadar taşımıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lanet olsun! Neden sürekli dibimde bitip duruyordu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapının kulpuna dokundum. Tam açacağım esnada arkadan belime sarılmasıyla bedenim kaskatı kesilmişti. Kokusu burnuma dolarken sıcaklığı da arkamdaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yapma..." Diye islese bile umursamadan kulpu daha sıkı kavrayınca elimi itip beni geriye doğru çekmeye başladı. Bu kadar çok yaklaşmışken, uzaklaşamazdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Debelenmeye çalıştığımda o beni sürüklemeye devam ediyordu. Hızına yetişemeyerek dizlerimin üzerine yere kapaklanınca umursamadan sertçe çekmesi canımı daha fazla acıtmıştı. Yalpalayarak kalktıktan sonra koşar adımlarla sürüklenmeye devam ettim. Aksi takdirde yerde saçlarımdan sürüyecek kadar çok öfkeli duruyordu. Uzun bir süre boyunca ilerlemeye devam ettiğimizde deniz kokusu almaya başlamıştım. Kulübeden bir hayli uzaklaştığımızda bacaklarım düşmemin etkisiyle daha fazla ağrıyordu. Ağzımdan itiraz dolu mırıltılar çıkarken elimi kendime doğru çekmeye çalıştığımda hırlayarak beni öne doğru savurdu. Canım bu sefer çok yanmamıştı. Bu daha çok baskın olduğunu belli etmek için yaptığı bir savurmaydı. Sol kalçamın üzerine düşmüşken iki dirseğimde yerdeydi. Koşarken önünü açtığım ceketim, omuzlarımdan aşağıya sıyrılmıştı. Rüzgâr sesinin yanında işittiğim deniz sesiyle boğazım acıyacak şekilde yutkundum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı döndürüp geriye baktığım an gözlerini kapatmıştım, burası bir uçurumdu! Başım sızlamaya başladığında panikleyerek Mesih'e doğru döndüm. Kaşlarını çatarak bana doğru bir adım attığında kaskatı kesilmiştim. Hareket edemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Seni uyardım." Dedi işaret parmağını bana doğru kaldırarak. "Olanları öğrenip de ne yapacaktın?" Sessiz kalarak dolan gözlerimle ona bakmaya devam ettiğimde sadece canım değil, ondan daha çok da kalbim acıyordu. "Seni mahvederdim Elis!" Kükremesi suratıma çarpınca irkildim. Ne yapacağımı bilmiyordum, ilk defa düşünemiyordum. Beni uçurumdan atacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerime doğru gelmeye başladığında başımı deli gibi onaylamaz anlamda sallayarak gerilememek için kendimi zor tuttuğumda. Tek dizini kırarak bana tepeden bakmaya devam ettiğinde aralık olan dudaklarımdan belki de son nefeslerimi alıyordum. Ceketimin omzumdan sıyrılan yakasını kavrayıp beni kendine doğru çektiğinde ona yalvarmayacaktım, yaşamak için yalvarmayacaktım. Bir damla duygu barındırmayan buz mavileri gözlerimi denetlerken, eşsiz sesiyle tekrar konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yine de vazgeçmeyip Melikşah'a gidecek misin?" Deyince kafam kendiliğinden sallanınca gözlerim kocaman açılmıştı. "Gidemezsin…" Yutkunarak boğazımı temizleyip güçte olsa konuşmaya çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Nasıl engel olacaksın?" Bu cesaretin bende nereden geldiğini bilmesem bile o tepeden baktıkça kanımdaki ateşte fitilleniyordu işte. "Böyle." Dediği an dudaklarımın üzerinde hissettiğim baskıyla gözlerimi defalarca kez kapatıp açmaya başlamıştım. Şaşkınlığımın herhangi bir safhası yokken ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Hissettiğim korkuyu açık ara farkla sollamıştı heyecan.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Rüzgâr tenimizi okşarken dalga sesleri eşliğinde dudaklarını bastırmaya devam etmişti. Beni uçurumdan atsa herhalde daha az kalbim atardı. Panikleyerek onu omuzlarından itmeye çalıştığımda başarısız olmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.