1. Bölüm

İspiyonsuz I İki Ruh Serisi 2 / "KÜÇÜK PIRIL"

💬 0
Basım hakları gereği kitabın son bölümleri yüklenmeyecektir, onun yerine özel bölümler yüklenecektir <3
İSPİYONSUZ
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
1.BÖLÜM “KÜÇÜK PIRIL”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Temiz… Çok temiz bir koku var bu kır papatyalarının arasında… Suratımda oluşan tebessüm iyice genişlediğinde gözlerimi yumuyorum. Küçükken oturduğumuz yıkılmış binanın kapısı olmayan asansöründeyim ve asansör yavaşça iniyor ardından çıkıyor. Önüm kır papatyalarının olduğu bir bahçeye açılıyor ancak ilerleyebilmem için indikten sonra önümde kalan bariyeri geçmem lazım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aşağıda durduğunda bedenim kontrolümün dışında hareket ediyor ve bacağımı açıp bariyeri geçmek istiyorum ancak orada bir kalabalık var ve bu beni ürkütüyor, istemsizce geri çekiliyorum. Ardından tam yukarı çıkacakken onu görüyorum ve sırtı dönük olduğu halde bile hemen tanıyorum. Onu, annemi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anne!” Dolan gözlerime çocuksu coşkum eşlik ettiğinde kalbim bir kuşun kanadı gibi çırpınıyor. Evet o, annem!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birileriyle konuşuyorken beyaz elbisesiyle beraber bana doğru dönüyor ve tüm olağan ifadesi dağılıyor, yoğun bir öfke görüyorum suratında. “Senin burada ne işin var!” Küçükken zarar görebileceğim oyunlar oynarken de bana öyle bağırırdı. Evet bu gerçekten de benim annem…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu gördüğüm için çocuksu coşkum dağılmıyor ve neşeyle şakımaya devam ediyorum. “Bizim evimize ne oldu anne?” Ardından asansör en alt katta durunca iniyorum ve bariyeri geçmeye çalışıyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl! Git buradan sakın gelme!” Gülümsemem dağılmıyor ve bacağımı yukarı atarak bariyeri geçiyorum. Avuçlarımı kirli demirin üzerinden çektikten sonra içine bakıyorum ancak tozu bulaşmıyor. “Bizim evimiz yıkıldı, harabe oldu git çabuk.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Duruyorum. Ciğerlerim temiz kır papatyalarının kokusuyla doluyor ve düşüncelerimin arasına dalıyorum ancak yine de olan biteni bir türlü anlayamıyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendimden geçmiş bir vaziyette oradaki kendi kargaşanın arasına dalan, benden bir haber olan kalabalığa doğru ilerliyorken ayağıma sağlam bir taş takılıyor ve dizlerimin üzerine yere düşüyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah!” Kafamı çarpmamak için hızla dirseklerimi yere kapattığımda pütürlü taşlar kemiklerimin uç kısımlarına batıyor ve canım yanıyor. Etim yerde iyice sürtünerek ciddi bir deformasyona uğruyor ve ben saniyesi saniyesine oradaki tahriş olan cildime sızan kumları hissediyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kirlenen suratımı yavaşça kaldırdığımda burnumun kemiğindeki keskin ağrı baş gösteriyor. Suratımı buruşturarak ileride kalan annemi görmeye çalışıyorum. O ince telli çitin arkasında kalmaya devam ediyor ve bu sefer panik halinde. Oraya kesinlikle yaklaşmamı istemiyor.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titreyen dudaklarımı birbirine bastırdığımda kenarları aşağı doğru kıvrılıyor içerisinden acı dolu iniltiler dökülüyordu. “Ben… Kanıyorum.” Dedim titrek bir sesle ve omuzlarım titreyerek ağlamaya başladım. “Kanıyorum ben anne…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dizlerimin üzerinde oracıkta oturmaya devam ediyorken omuzlarım iyice birbirine doğru yaklaşıyor ve yorgunluktan sürekli kafam öne doğru düşüyor. “Her yerim kanıyor…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayretler içerisinde yara bere kalmış olan bedenime bakıyorum, hangi ara bu kadar yaralandım ki? Acımı çekerken bir yandan da şaşıp kalıyorum. Kolumdaki, dizlerimdeki çiziklere kesiklere bir yenileri daha ekleniyor ve sürekli olarak bedenim kanamaya devam ediyor.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an anlıyorum ki o harabe olan ev aslında benim,
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kanayan tenim değil ruhum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çırpınan kalbim, oradan oraya biçare uçuşan aklım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ve bedbaht benliğim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrardan kafamı kaldırdığımda annemin hüsran dolu olan suratına utanç içerisinde bakıyorum, başarısızlığımla yüzleşiyorum ve o an bana çok net bir yenilgi gibi geliyor. Yer yarılsa da yerin dibine girsem, annem daha fazla bu görüntüyü görmese diyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onlar senin savaş yaraların kızım.” Esen rüzgarla beraber gelen sesi saçlarımı yelleyerek suratıma çarpıyor ve oradan da ensemi gıdıklayıp kayıp gidiyor. “Zorlandığında onlara bak ve kaç kez kalktığını gör.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sen… Kaç kez kalktın Pırıl?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sayamayacağım kadar çok olan ve her defasında yenileri eklenen kesik ve çizikleri hayret içerisinde izlerken içimde delicesine bir güç beliriyor ve ellerimi toprağa bastırarak ayağa kalkıyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kararlılıkla anneme bakıyorken önünde bir karartı beliriyor ve dolan gözleriyle beraber nefesi kesilircesine bağırıyor. “Hayır!” Yanındaki karartı bana doğru hareketlenince annem ondan hızlı davranarak önüne geçiyor ve bu sefer bana bağırıyor. “Kaç çabuk Pırıl! Kaç! Senin daha zamanın var!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüreğimde beliren panikle beraber annemin emirine uyuyor ve sırtımı onlara doğru dönerek kaçmaya başlıyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adımlarımın arasındaki mesafe her seferinde daha da büyüdüğünde soluk seslerim kulaklarımda yankılanıyor ve göğsüm patlayacak gibi oluyor ama yine de durmuyorum. Korkudan sürekli gözlerim doluyor ağlıyor ağlıyor ve ağlıyorum ama yine de durmuyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mideme ve kemiklerime giren kramplar, ağrılar hepsi iyice baş göstermeye başlasa da pes etmiyorum. Hatta öylesine bir güçle kaçıyorum ki önümdeki bariyeri son anda fark ediyor, hızımdan dolayı kendime mâni olamıyor, sertçe o demire çarpıyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mideme yediğim sertlikle beraber tepe üstü düşüp yuvarlanmaya başladığımda şişen yanaklarım havası çekilmiş bir balon gibi inip kalkmaya devam ediyor ve kan öksürüyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte şimdi daha önce çarptığım her yer daha fazla ağrı yapıyor, başım zonkluyor güçlükle kafamı çevirip baygın gözlerle demir bariyerin gerisine bakıyorum. Karartı orada beni bekliyor ancak annem az da olsa sakin. Sanırım buraya giriş izni yok.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yine de çok fazla yaram var…” Sarhoşmuşum gibi çıkan sesim sona doğru iyice kayboluyor ve bedenim giderek ağırlaşamaya devam ediyor. Bir elimi yerde tutup destek almaya çalışıyorken diğeriyle ağzımdan akan kanları temizliyorum, parmaklarımın üzerine küçük kan damlaları gelince gücüm iyice azalıyor artık gözyaşımda kan olarak dökülüyor suratımdan.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu şekilde ilerleyemem canım çok yanıyor…” İşte o anda asansöre kadar kalan mesafe bir dağ yolu gibi geliyor ve omuzlarım iyice ağırlaşınca yere doğru çekiliyorum sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz… Uraz neredeydi ki? Yokluğunu hissediyorum ve sadece yanımda olmasını istiyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok fazla yaram var böyle devam edemem…” Tekrardan aynı şeyi sayıkladığımda suratım daha fazla toprağa yaklaşıyor ve gönlümde derin bir sızı oluşuyor. “O nerede?” Etrafa bakınmaya çalışıyorum. Henüz gelmemiş miydi? “O gelip bana yardım etsin.” Tekrardan kan öksürdüğümde kalbimdeki yara derin bir kesiğe dönüşüyor. Etim artık o kadar hassas ve şeffaf ki damarlarımın hepsi belirginleşmeye başlıyor.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben gram gram tükeniyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben yudum yudum eksiliyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O bizi istemedi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuzlarım titriyor ve yalnızlığımı en çıplak haliyle hissettiğim anda o cılız sesi duyuyorum. Yorgunluktan ve ağrıdan bitap düşen suratım buruşarak yukarı kalkmaya çalışıyor ancak ense kökümde öylesine yüklü bir ağırlık var ki bunu ilk başta yapamıyorum ve santim bile kıpırdatamıyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Artık hiç mecalim kalmamış.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yine de pes etmiyorum, kafamı kaldırmaya çalışıyorum ancak öyle bir ağrıyor ki kıpırdatsam kafam kopacak sanki. Yavaşça kaldırdığımda bakış açıma iki küçük ayak giriyor. Bu ayakkabıları tanıyorum. Siyah, üzerine toz hızlı bulaşan siyah bağcıklı erkek ayakkabıları.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafam iyice yukarı doğru kalktığında o tanıdık aynı zamanda da yabancı olan donuk suratı görüyorum. Küçük Pırıl… Küçüklüğüm…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratı buz gibi. Mimikleri donuk ve oldukça sert. Çekik gözlerinin altı her zamanki gibi mor. Tek kaşı otoriter bir tavırla yukarı doğru kalktı ve hazmedememiş gibi tekrar etti. “Bizi istemedi.” Kafasını yavaşça onaylamaz anlamda salladığında at kuyruğunun ensesinin ardından sallandığını gördüm. Onun da suratı ve üzeri kir pas içerisinde. “Bunun ne anlama geldiğini biliyor musun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bozguna uğradığımda bedenimdeki ağırlık artıyor. Uraz beni istememiş miydi? Benim ihtiyacım olan anda yanımda olmayacak mıydı? İşte bu diğerlerinden daha ağır geliyor ve iyice toprağa doğru yaklaşıyorum, artık çenem kuma değmek üzere kendimi otuz saniye daha taşıyacak gücüm yok gibi geliyor.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana ne anlama geldiğini biliyor musun dedim?” Sertçe bastırdığı dişlerinin arasından tıslarcasına konuştuğunda küçük Pırıl’ın çok fazla öfkeli olduğunu görüyorum. O artık çok mutsuz ve soğuk aynı zamanda da hayal kırıklığına uğramış durumda ancak belli etmiyor.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımın kenarları aşağı doğru kıvrıldığında ağlamamak için kendimi zor tutuyorum. Sürekli buruşmaya çalışan mimiklerimi sabit tutmaya çalışsam da yaşlar sicim gibi yanaklarımın üzerinden akıyor.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tek başına yapmak zorundasın.” Dedi ve sert ifadesiyle kısaca üzerimi izledikten sonra arkasını dönüp ilerlemeye başladı. “İkimiz için. Beni koruyabilmen için.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte o zaman gerçekler suratıma serçe çarpıyor ve acı içerisinde ağlıyorum. “Ben seni koruyamadım mı?” Hıçkırarak ağlıyor, bir yandan da dirseklerimi sürekli açılan kumlara bastırarak kalkmaya çalışıyorum. Kaydıkça gücümü tekrardan toparlayıp kalkmaya devam ediyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En sonunda dizlerimin üzerinde doğrulsam da devam edebileceğimden emin değilim ve korkarak betonun önünde oturup dizlerini kendine çeken kıza bakıyorum, dirseklerini dizlerinin üzerine sarmış bir vaziyette onu arkadan, çapraz bir açıyla görüyorum, önüne baktığı için yalnızca o dik burnunun ucu gözüküyor.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O çok küskün… Küçük Pırıl küsmüş…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunduğumda kirli ve kanlı suratımda panik, korku, heyecan her türlü duygunun karışımı var ve yenilgi içerisinde ona bakmaya devam ettiğimde yavaşça kafasını bana doğru çeviriyor.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayal kırıklığıyla kaplanmış gözlerini bana doğru dikiyor ve yüreğimi tam anlamıyla dağlayan o sözleri en soğuk tonda söylüyor. “Hiç de gelmedi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yoğun bir is ve köklü koku… Ardından gelen güçsüz öksürük seslerim…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sevgili anne… Canım kuvvetle yanmaya devam ediyor, neredesin?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapının ardında yükselen ateşten gelen o yakıcı koku genzimi yakıp gözlerimi yaşartmaya devam ediyordu. Yavaşça öksürdüm, gözlerim yaşardı ve bayılacak gibi hissettim. Acıyla karşıma, beyaz kapıya bakmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sevgili anne, neredesin?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Etrafıma baktığımda korkmuyordum. Yavaşça yığıldığım yerden omuzlarımı, ardından da kalçamı kaldırdığımda artık çok güçsüzdüm. İçerisinde döndüğümde zihnim uğultuluydu ve orada olmakla olmamak arasında kaldım. Korkmalı mıydım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Büyük Pırıl küçüldü, küçüldü ve odanın içerisinde küçücük kaldı. Kendi eksenim etrafında yavaşça dönüyordum ama her dönüşümde birkaç yaş daha fazla küçülüyordum. Gözlerim yine doldu ama bu seferki yangından değil, Uraz dan…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Durdum. Artık çok daha küçüğüm. Annemin öldürüldüğü gündeki yaşımdayım. O gün ki kıyafetlerim var üzerimde. Kafamı yavaşça eğip küçük bedenime, aciz ellerime bakıyorum çok küçükler. Tıpkı o gün ki kadar zayıf ve çaresizim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sevgili anne… Küçük kızın sana ihtiyacı var. Beni artık yanına alır mısın? Oraya gelmek istiyorum. Kapıyı zorlamak istemiyorum. Pencereyi yoklamak istemiyorum. Ben sadece ve sadece bu ana ayak uydurmak istiyorum. Köz kokusu sarsın etrafımı: ateşler bulunduğum odaya kadar sıçrasın ve beni ortasına alarak kül etsin. Her seferinde biraz daha fazla eksileyim ve daha fazla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gitmek istiyorum Allah’ım. Bu sefer gerçekten de arkama bile bakmadan gitmek istiyorum. Evet tam da şimdi kalıyorum. Kalıyorum çünkü bu sefer pes ediyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimin akı kuvvetle kızarıyor, etrafı yanıyor, göz yaşlarım bir bir elmacık kemiklerimin üzerinden aşağı doğru düşüyor. “O beni anlamadı…” Dedim zayıf bir sesle. Yavaşça burnumu çektim ve nazikçe dizlerimin üzerine oturdum. Sanki her şey çok normalmiş gibi… “Ama…” Dedim ve sesim titreyerek kesildi, burun direğim yandı. “Ama anlar gibi bakmıştı Allah’ım…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbim kırık değildi. Kalbim artık paramparçaydı ve ben en ufak bir tanesini bile bulamıyordum. “Ben artık pes ediyorum, hem de her anlamda.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ve işte yine böyleydim, başladığım gibi tek başıma.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.