3. Bölüm

İspiyonsuz I İki Ruh Serisi 2 / YENİDEN DOĞ

💬 0
İyi Okumalar!
Islak kiremit kokusu. Suratımı buruşturarak gözlerimi araladığımda yüzümü görmesem de ne kadar şiştiğini hissedebiliyordum. Gözlerim eskisinden daha kısılmış, görüş açım bulanıklaşmıştı. Kafamı yavaşça dayadığım taştan kaldırıp isli havanın yansımasından puslu gözüken ağaçlara, uçurum kenarına baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yeryüzü bile solmuştu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben gelmeden önce de bu kadar kurak mıydı yerler ve ağaçlar? Yoksa saçlarımı yaslamamla mı çekilmişti ağaçların yeşilleri?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı yavaşça geri bıraktım, bedenimdeki ısı kaybını yavaş yavaş alıyordum ama bu umurumda bile değildi. Kursağımda kalan büyük hayal kırıklıklarından ve kalbimde meydana gelen patlamalardan sonra donmak en büyük üçüncü kaygım bile olamazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaygım var mıydı? İlk ikisi için hâlâ kaygım var mıydı? Yoktu. Parçalara ayrılmıştım, tükenmiştim, mahvolmuştum. Dibe çakılmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Artık hiçbir zaman eskisi gibi olamayacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eskiden de iyi olduğum söylenemezdi ancak sakindim. Tehlikesizdim. Donuktum, kendi halimdeydim. Kimseye bulaşmazdım, insanlar için kendimi zorladığım için güvenilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Peki ya bana karşı onlar nasıldı? Aynı inisiyatifi bana karşı tanımışlar mıydı? Ben kimsenin tavuğuna kış dememiştim ki… Öylesine sessizce bir köşede yaşayıp gidiyordum işte. Evet, belki de çürüyordum ancak kimseye zararım yoktu. Peki ya Uraz? Uraz ne yapmıştı? O aptal Nil gibi beni kandırmıştı. Her şeyin farklı olacağına inandırmış, sonrasında da daha da yıkık bir halde o alevlerin arasında bir başıma bırakmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bedbaht benliğimi yavaşça kaldırdığımda her yerim ağrıyor, eklem yerlerim doğru düzgün tutmuyordu. Yine de sırtımı dik tutup sağlam kalmaya başladım. Görmesem de bembeyaz olduğumu biliyordum. Kafamı yavaşça eğip kir pas içerisindeki kıyafetlerime, ellerime baktım. Pistim. Artık o kötü insanların istediği gibi kapkara olmuştum, en dibine batmıştım, dizlerim bataklığın içerisine saplanmış, her geçen saniye daha da aşağı çekiliyorken kıpırdamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İstedikleri olmuştu ama tam anlamıyla da değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an ciğerlerime çektiğim soluk fazla geldi ve ağırlaşan omuzlarım düştü. Hâlâ nefes alabiliyordum. Tam anlamıyla pes edememiştim ve Allah bana bir şans daha vermişti, daha zamanım gelmemişti. Dayanmalı ve devam etmeliydim ama nasıl? Omuzlarım ağır geliyordu, boynumu dik tutamıyordum ve sürekli yere yapışasım geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küçükken annemden tattığım sevgim artık kurumuştu. Merhametin en ufak bir kırıntısını bile göstermeyen bu insanlar beni kurutmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öyle ya, neydi insan olmak? İnsan olmanın ihtiyaçları nelerdi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En başta sevgi gelmiyor muydu? Sevgiydi değil mi? Daha sonrasında da onay almak, takdir görmek geliyordu. Peki ya ben yıllarca tüm bu ihtiyaçlarımı kendim dahi göremeden öylesine bir çare yaşamışken bu kadar kül olmuşken nasıl toparlanacaktım? Nasıl devam edebilecektim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onlar çok kalabalık Allah’ım…” Dedim boğuk bir sesle ve tekrardan gözlerim doldu, ağlamaya başladım. “Kötü insanlar çok kalabalık. Bana hiç merhamet etmediler.” Dedim ve katıla katıla ağlayarak devam ettim. “Küçücüktüm ben, benden ne istediler ki? Hep kötü olmamı istediler. Elimdeki lokmama kadar aldılar. Az bir şey tebessüm edecekken bile istemediler. Maaşımı bile çok gördüler bana.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe burnumu çekerek kafamı onaylamaz anlamda salladım. Artık eskisi gibi değildim. Artık kalbimdeki buzlar çözülmüştü ve sürekli ağlamaya başlamıştım. Bu da iyileşmenin habercisiydi değil mi? Artık benliğimle aramdaki perde kalkmıştı, kendimi kandıramazdım. Gerçek Pırıl’la tanışıp onun ihtiyaçlarını gidermem gerekiyordu. Yalnızdım, öksüzdüm. Uzun yıllardır öksüzdüm ve evvela bunu kabul etmem gerekiyordu. Yıllardır annesinin gölgesinde ölü annesinden kalan merhamet, şefkat kırıntılarıyla hayata tutunmaya çalışan bir çocuk olarak yaşamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ölüsün değil mi anne?” Burnumu çektim “bana kimse sen gibi merhamet etmiyor anne…” gözlerim ayna gibi oldu ve sıcacık gözyaşlarıyla doldu. “Kimse sen gibi şefkatle saçlarımı okşamıyor. Arayanım soranım, düşünenim yok. Ben çok eksiğim anne…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öyle ya, bedbahtlığın dibine vurmuştum ve kimse beni bulmuyordu. Tükeniyordum ancak kimse yoktu. Kimsem yoktu, acizdim ve bununla ilk defa yüzleşiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Fabrikaya ilk geldiği gibi buz gibi bakan kız artık bunların farkındaydı. O zamanlar kendimi çok güçlü ve kırılmaz sanırdım. Beni kimse kıramaz, kimse incitemez derdim ancak bu şekilde yaparak evvela kendimi parçalara ayırdığımı şimdi daha iyi anlayabiliyordum, görebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu şekilde yaparak başta insan olmayı reddetmiştim, kalbimin varlığını reddetmiştim, kendimi yenilmez sanarak çiğnemiş, daha sonrasında o kalabalık insan topluluğuna ezdirmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı yavaşça onaylamaz anlamda salladım. “Artık kabul etmem gerekiyor benim gerçekten de kimsem yok, annem seneler öncesinde öldü ve babam onu öldürdü.” Bu ağır travmayı kabul etmem gerekiyordu. Dudaklarımdan dökülmesine izin vermediğim her şeyi kabul etmem gerekiyordu. Aksi takdirde üzerini örterek yaşasam, geçiştirsem, kaderimi uzatmış olmaz mıydım? Belki de içten içe isyan mı ediyordum? Yüzleşmeden yaşayarak, kaderimi içten içe beğenmeyerek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüreğimde biriken soluklar ağır geldi ve yavaşça onları boşalttım. Kafamda kalabalık yapan herkes ağır geldi ve ben bir bir onları boşaltmak istedim. Önce en ağırından başlamak istiyordum daha sonrasında da diğer pislikleri defederek hafifleyecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aciz olduğumu kabul etmek bana iyi gelmişti. İnsan olduğumu görebiliyor, duygularımla temas edebiliyordum. Korkularımla yüzleşmek sandığım gibi dizlerimi titretmemiş, bana içten içe cesaret vermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Benliğimle aramdaki perde kalkınca o aptallar ordusu için değil de ilk defa kendim için çabalamak istemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aslında Pırıl ne istiyor?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl nasıl yaşamak istiyor?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl ne istemiyor?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl kesinlikle o adamla beraber çalışmak istemiyordu. Pırıl o adamın suratını dahi görmek istemiyordu. İşten çıkacaktım. Çıkacaktım çıkmasına ancak o adamın bende parası vardı. Aptal teyzem yüzünden onunla anlaşma sağlamıştım ancak Pırıl yine de o adama biat etmeyecekti. Sırf bu yüzden bile suratını görmek zorunda kalmayacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aklımdan geçenler yüzünden içinde garip bir karanlık oluştu, daha öncesinde hiç keşfetmediğim, bilmediğim bir karanlık. Tehlike kokularını aldığım için bundan korksam da kendime engel olamadan yerimden yavaşça kalktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aslında korktuğum şey… Kendimden başkası değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzeri kabuk bağlamış pis dudaklarımı dilimle sertçe ıslattıktan sonra kararlı adımlarla yürümeye başladığımda ayakkabımın zeminde çıkarttığı hışırtıları yüksek volümde hissediyordum. İşte o an… Rüzgâr bile benim için esiyordu. Çekik gözlerim kararlılıkla ileriye doğru bakıyorken olan bitenin, yürüdüğüm yolun bir önemi yoktu. Ben yalnızca hedefi görüyordum. Sadece hedefi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğsüm kendimden emin bir edayla yukarı doğru şişti, omuzlarım yüksekti. Tek başıma kalabalığa karşı yürüyordum. Çocukluğumdan beri beni baskılamaya çalışan, ezip zarar vermeye çalışan kalabalığa karşı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Buna hiçbir zaman izin vermemiştim evet ancak, karşılıkta vermemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte şimdi ben… O yakıp kül etmeye çalıştıkları kız Pırıl, Pırıl Karadereli. Geri dönüyorum. Her anlamda çok daha güçlü bir şekilde geri döneceğim. Bana ait olan her ne varsa en ufak tanelerine kadar geri alacağım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hırs yaptığımı biliyordum ya da hayır. Hırs değil nefis. Bunun yüksek boyutta olanın bana zarar vereceğini biliyorum ancak kendime engel olamıyordum, en azından şimdilik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adımlarımı birbiri ardına kararlılıkla atıyorken taksi durağının hemen önüne gelmiştim. Arabaya binerek o eski adresi söylediğimde adamın bana attığı ürkütücü bakışlar umurumda bile değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arka koltuğa oturup da dışarıyı izlemeye başladığımda üzerimde ölüm suskunluğu vardı. Çok sakindim. Yollar geçiyor, vakit hızla akıp gidiyorken hiçbir şey düşünmüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çenemi yavaşça geriye attığımda kafam koltuğa yaslıydı. Çekik gözlerim daha da kısıldı ve camdan dışarısını izlemeye devam etti. Elim pencerenin pervazındayken parmaklarımı sırasıyla kaldırıyor, yavaşça ritmik hareketlerle yüzeyin üzerine çıkartıp ufak bir akor tutturuyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kuru dudaklarım kapalı olsa da genzimden gelen hafif mırıltı oldukça sessiz olsa da duyuluyordu. Bakmasam da taksicinin ilgisini çektiğini biliyordum. Dikiz aynasından attığı korku dolu bakışının enerjisini aldım, umursamadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Parmaklarımı ritmik hareketlerde kıpırdatarak genzimden yükselen mırıltımla devam ettiğimde ifadem her ne kadar durgun kalsa da bal rengi gözlerimden yükselen ateşi hissedebiliyordum. Araba tanıdık olan mahalleye girdiğinde apartmanın önüne gelirken yavaşça konuştum “durabilirsiniz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adam yavaşladı ve hemen apartmanın yanında durdu, dikiz aynasından göz göze geldik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sizi bir süre bekleteceğim, sorun olur mu?” Sertçe yutkunduğunda ne diyeceğini bilememişti “Mağduriyetinizi karşılarım.” yavaşça kafasını salladı. Bir şey söylemeden sessizce arabadan inip apartmana girdiğimde araçtaki mırıltım kesilmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendinden kararlı adımlarla merdivenleri tırmandığımda o an için de kesinlikle Dünyada benden başka etkili bir eleman yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Demir kapının önünde durup zili çaldığımda çenem hafifçe aşağı doğru eğikti. Çekik gözlerim yerdeyken içerideki hareketlenmeyi işittim. Konuşmalar giderek yaklaşıyordu. O aptal kızının sesini aldım ve tahminime göre otuz saniye içerisinde kapıyı açacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hemen dibini izlediğim kapı aralandıkça içerideki ışık yavaşça üzerime doğru yansıdığında gözlerimi kaldırarak Simge’nin suratına baktım. Onu görmeyeli uzun yıllar olmuştu. Beni görünce önce şaşırdı, ardından suratımdaki ifadeden ürkerek yavaşça yüzünü geri çekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl?” Tek kaşım yukarı doğru kıvrıldı “Senin burada ne işin var?” tek kelime etmeden daha sıkı kavradığı kapıyı sertçe geri ittiğimde onunla arkadaki duvara doğru sendelemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kim geldi Simge?” Teyzemin sesini işitmemle saniyeler içerisinde salonun oluğunda karşımda olması bir olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Benzer hayret ve korku üzerimi izledikçe onda da olmuştu “bu ne hâl böyle?” Onu umursamadan salona girdiğimde koşturarak peşimden gelmişlerdi. Arkamda duruyorlarken hissiz bakışlarla yavaşça koltuklara, masaya, evin detaylarına bakıp yavaşça onlara doğru döndüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Normalde peşimi bırakmayan, yakamdan düşmeyen kendileriydi. Türlü manipülasyonlarla üzerime kalan mirastan aldığım maaşa kadar göz diken kendileriydi. Beni annemi öldürdüğüme inandırmıştı, kandırmıştı. Belki de sırf bu yüzden sefalet içerisinde yaşamayı kendime reva görmüştüm. Hayır, belki de yaşamamayı. O söylediklerinin, üzerimdeki manipülasyonu o kadar büyük ve yoğun olmuştu ki tek bir soluk dahi almaya layık olmadığımı düşünmüştüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Artık tam anlamıyla tersine inanıp hissetmesem de onun gösterdiği pencereden de bakmıyordum. Artık her şey benim için daha farklıydı ve ben… Benim için olan her şeyi geri alacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir şey mi oldu kızım?” Zeynep’in gözlerindeki korku beni etkilemedi. Durgun bakışlarım aptal kızıyla üzerinde gezindi ve tekrardan etrafa bakındı, başkası yoktu, onlarla yalnızdık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Telefonun nerede?” Normalde her ne kadar hissiz ve donuk olsam da onlara tehlike hissettirmemiştim. Benden aldıkları bu kötü enerjiye aşina olmadıkları için şaşkınlardı. Yanımda duran vitrini sertçe devirdim. İçinde olan bardak takımları ve porselenlerin yere düşerken çıkarttıkları kulak çınlatan sese çığlıkları karışmıştı. “Telefonun nerede dedim!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bağırtısının arasından söylendi “bil-bilmiyorum!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Getir çabuk!” Yerdeki vitrine tekme attım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne istiyorsun Pırıl? Sana ne oldu böyle?” Teyzemin korkak biri olduğunu başından beri biliyordum ancak bu kadarını bende yeni öğreniyordum. Evet korkaktı. Yalnızca korkak olanlar başkaları üzerinde hüküm sürmeye çalışırdı. Teyzemde aptal kızı gibi korkağın tekiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İkisinin de omuzları birbirine yaslıyken belki de daha ne kadar delirebileceğimi düşünüyorlardı. Az önce tekme attığım ayağımı devrik vitrinin üzerinde tutarak ondan güç aldım ve vitrinin tepesinden önlerine geçtim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana gönderdiğim parayı geri gönder, hemen.” Korku filmlerinde içine cin kaçmış kadınlar gibiydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben onu harcadım.” Dedi korkuyla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İki elimle de kollarını tutup sertçe kendime çektiğimde ikisi de neye uğradığını şaşırmıştı. “Sana hemen o parayı gönder dedim!” Sıktığım dişlerimin arasından sertçe konuşurken ağzımdan tükürükler saçılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl kendine gel.” Dedi Simge zayıf bir sesle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı sertçe ona doğru çevirdim ve içinden lavlar patlayan gözlerimi üzerine dikerek nefretle tısladım “sen kes sesini!” Susması için yalnızca bakışlarım bile yeterli olmuştu. Anında içine geri sinince teyzem kokarak konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Babanı ne çabuk unutuyorsun?” Blöfünü bil e korkuyla yapıyordu. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını o da biliyordu. Sadece son hamlelerini yapıyordu. Yakasındaki ellerimi daha fazla sıkıp suratını kendine doğru çekerek içimdeki tüm nefreti kustum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Babam olacak adamın da senin de soyuna ayrı ayrı kibrit çöpü sokayım! Bundan sonra devran döndü Zeynep Hanım! Cehennem olup rezil rüsva edeceğim sizi sen vermiyorsun paramı demek he!” Yakalarını bırakıp hızla pencereye koştuğumda suratı bembeyaz kesilmişti. Teyzemin en büyük korkusu el aleme rezil olmaktı. İnsanların onun ne mal olduğunu öğrenmesiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İnsanların ilgisiyle var olan birine göre kayda değer bir korkuydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl! Pırıl ne yapıyorsun!” Pencereyi açıp ona doğru döndüğümde ikisi de nefes nefese kalmıştı. “Sana dava açsam o pis donuna kadar alırım biliyorsun değil mi?” Kısık gözlerimi ikisinin üzerinde gezdirdikten sonra kinle şakıdım “ama önce neden seni cümle aleme rezil etmeyeyim ki? He? Yediğin her haltı yedi düvene kadar anlatacağım! Daha kapı baca açamayacaksın bundan sonra Zeynep Hanım!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üstümün başımın halinden, tavırlarımdan, ses tonuma kadar her şeyimden söylediklerimi harfiyen yapabileceğimi o kadar iyi biliyordu ki adeta nutku tutulmuştu. Özellikle rezillik çıkarttıktan sonra dava olayı bam teli olmuştu. Zeynep bunu en hafif zararla atlatmak istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam! Tamam!” Dedi ellerini yukarı kaldırarak “Sana paranı göndereceğim!” Onun ne kirli çıkı olduğunu biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hemen.” Dedim pencereyi açık tutarak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını salladı “Hemen” kızına baktı “Telefonu getir çabuk.” Simge her ne kadar isteksiz olsa da annesinin talimatını saniyeler içerisinde yerine getirmiş, odadan çıkmasıyla tekrardan girmesi bir olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonum yanımda olmadığı için yanına giderek işlemleri izlediğimde hesabında çok daha fazlasının olduğunu gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hesabındaki tüm parayı at.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yıllardır maaşımı yerken iyiydi değil mi?” Ölümcül gözlerime daha uzun bakamadı ve dediğimi yaptı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Söylediklerini harfiyen yaptım, şimdi beni rahat bırakacaksın değil mi?” Suratımı buruşturarak ikisini izledikten sonra çenemin ucuyla kızını işaret ettim “bana yüklü miktarda nakit getir çabuk, lazım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zeynep sertçe dudaklarını ıslattı “Başına bela mı aştın?” Bir yandan da korkarak üzerimi izliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senden ala bela mı var başımda?” Bakışları titredi “Ama artık devran döndü” üzerine doğru bir adım attım, hızla geri çekildi. “Bundan sonra ben sana belayım, hele bir bulaşmayı dene.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Simge koşturarak elindeki bir tomar parayla geri gelince onları düşünmeden dürüp ceketimin cebine soktum. “Bundan sonra adımlarınızı dikkatli atın.” Kafamı sallayıp çekik gözlerimi irice açıp suratlarına saplayarak devam ettim “Atmazsanız bakın bakalım ne oluyor!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hırsla yanlarından ayrılıp çıkışa doğru ilerlediğimde kapıyı açmamla erkek kuzenim Turan’la burun buruna gelmem bir olmuştu. Onu görünce bile midem bulanıyordu. İçimde biriken öfke hırsla büyüdü ve kendime engel olamadan elimin tersiyle suratına geçirdiğimde neye uğradığını şaşırmıştı. Aslında bu zamanında veremediğim, içime yara olan o karşılıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çekil lan sende şuradan erkek orospusu!” dişlerimden tükürükler saçarak bağırdıktan sonra dizimle onu ittirip hiddetle yanından geçip gittiğimde görmesem de teyzemlerin başına üşüştüğünü işitebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sert adımlarımla basamakları döve döve indikten sonra beni bekleyen taksime doğru gittiğimde soluklarımı ağır ağır veriyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeri girdikten sonra kapıyı kapatarak yeni gideceğim evin adresini verdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adam hızla sürmeye başladığında gerginliğini hissetsem de umursamadım ve öfkeyle solumaya devam ederek camdan dışarısını izledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Araba yine tanıdık olan yola girdiğinde bu sefer içimdeki hissizlik yavaş yavaş çözülmeye başlamıştı. Eski binalardan oluşan bu izbe mahalle bana sıcak hissettirmişti. O şeytani kızın kenarları törpülenmiş, içi açılmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ödemeyi yaptıktan sonra arabadan indiğimde kararan havada bir süre hareket etmeden durdum, öylece bekledim. Biraz da üstüm başım yüzünden alacağım tepkinin çekincesini yaşıyordum. Soluğumu yavaşça bırakarak gözlerimi yumdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben insanım, acizim. Her zaman güçlü olmak zorunda değilim. En azından herkese karşı…” Ardından yavaşça açarak küçük apartmana doğru adımladığımda başka bir yere gitmek aklıma gelmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapıyı çaldıktan sonra bir adım geri çekildim ve ürkek bakışlarla içerideki sesin yaklaşmasını işittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapı açıldığında Nuri ağabeyin suratını görmek içimi anında ısıtmıştı ve ben kendime engel olamadım, gözlerim doldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni görünce önce sevinecek gibi olsa da üzerimin hali onu korkuttu, adamın neredeyse inine inecekti. “Pırıl!” Dedi hayretle. Burukça gülümsedim. Bu korkunun benzeri teyzemde de olmuştu ancak o daha çok başına geleceklerin korkusunu yaşamıştı. Ne halde olduğum umurunda bile değildi, hiçbir zaman olmamıştı ve olmayacaktı da biliyordum. Açıkçası artık umursamıyordum da.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızım! Sana ne oldu böyle?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nuri ağabey…” Dedim titrek bir sesle ve sıcak gözyaşlarımı serbest bıraktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karısı yanına geldiğinde o da korkmuştu. “Kızım…” Dedi elini koluma koyarak “Gel çabuk içeri” bir yandan da girmem için destekliyordu. Kendimi pis hissediyordum. İlk başta beni istemeyeceklerinden de korkmuştum ancak ne yapayım? Başka gidecek yerim yoktu ki… Kalmamıştı. Evime de dönemezdim. O adamın sanmasam da yanıma gelmesini, beni görmesini istemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aynı zamanda da tek başıma kalmak da istemiyordum. Kendimi yalnızlığa mahkûm etmek, bu acıyı tek başıma sırtlamak istemiyordum. Allah’ın yarattığı diğer kullardan onun vasıtasıyla yardım almak, bölüşmek istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeri girdiğimde kızları Meryem banyo kapısından kafasındaki beyaz havluyla beraber çıkıyordu. Yan tarafa doğru attığı doğal bakışları beni bulunca hayretle irileşti ve korkarak yanıma geldi “Pırıl sana ne oldu böyle…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Meryem…” Dedim iç çekerek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızım inime inecek bir şey söyle.” Nuri ağabey aksayarak karşımda durunca her ne kadar boğazım düğümlense de hızlı davranarak anlatmaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Fabrikada yangın çıktı, o yüzden bu haldeyim, canımı zor kurtardım.” Canımı kendimden zor kurtardım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İnanmıyorum ya nasıl olur?” Hayretle şakıyor, sürekli bir şeyler söyleyerek iyi olduğumdan emin olmak istiyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Durun ya!” Dedi Meryem ve yanıma gelerek koluma girdi “Ben Pırıl’ın temizlenmesine yardım edeyim, anne sen de sıcak bir şeyler hazırla kızın suratı bembeyaz olmuş iyice kötü olacak. Baba sende kamyoneti kapıya çıkart ne olur ne olmaz belki bir doktora ihtiyacımız olur.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı yavaşça onaylamaz anlamda salladım “Kendimi iyi hissediyorum.” Meryem’in endişeli gözleri ufalmadı ve iriliğini korumaya devam etti “Boş ver şimdi onu, gel seni bir yıkayalım.” Her ne kadar çekinip utansam da hayır diyemedim. Gerçekten de temizlenmeye ihtiyacım vardı ve biraz da yemeye, aynı zamanda da suya…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Meryem’le beraber banyoya girdiğimde bana temiz kıyafetlerini ve havlularını verdi. İhtiyacım olan her şeyi hazırladıktan sonra yavaşça doğruldu “İstersen seni yıkayayım?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayretle gözlerim doldu. Kim bilir ne haldeydim ki kız bunu bile teklif etmişti. Yavaşça kafamı onaylamaz anlamda salladığımda Meryem’in ilgisinden dolayı kursağıma bir şey oturmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır.” Dedim güçlükle ve yanaklarım dışarı doğru şişti “Teşekkür ederim.” İki damla yaşın akmasına engel olamamıştım. Merhamet akan gözlerinden bakışlarımı kaçırınca sırtımı sıvazladı ve yavaşça bana sarıldı “Bir şeye ihtiyacın olursa seslenmen yeterli.” Kafamı onaylar anlamda salladığımda dışarı çıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumu çekerek eski banyo aynasının önüne çıkarttığı tarağa, saç spreyine ve fişine kadar taktığı saç kurutma makinesine baktım. İyi insanlar gerçekten de varlardı… İyi insanlar iyi ki de vardı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an da kendimi öyle yoğun bir güvenin içerisinde hissetmiştim ki evde Nuri ağabeyin olduğunu bilsem bile kapıyı kilitlemek aklıma gelmemişti. Yalnızca dalgınlıkla, insanlık haliyle girebileceğini biliyordum. Bu yüzden giderek kilitledikten sonra kıyafetlerimi yavaşça çıkartarak Meryem’in benim için koyduğu sepete doldurdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından hazırladığı ılık, sıcak suyun içine girdiğimde yorgun kemiklerim yavaş yavaş çözülmeye başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerinde melekli desenler olan eski banyo fayanslarını izlerken gözlerimi yavaşça yumdum ve sıcak suyun içerisinde önce bedenimi, ardından da saçlarımı temizledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kemiklerimde ezilmeler vardı. Morarıklar vardı, ağrılar vardı ancak ben sanki onları görmüyordum. Kaç gündür açtım, susuzdum bilmiyordum… Tek bildiğim şey şoktaydım ve hâlâ çıkamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aynadaki yansımamla karşılaşınca bakışlarım daha önce hiç bu kadar belirginleştiğine şahit olmadığım mor gözaltlarımla buluştu. İfadem aşağıya doğru çökmüştü ve alnımın kenarlarında yaralar vardı. Donuk ifadem kaybolmadan spreyi elime aldım ve birkaç kez saçlarıma sıktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Normalde benlik değildi ancak yaptım. Güzel kokulu sıvının bir kısmından suratıma da sıçramıştı. Saçlarımı ölüm sessizliğinde taramaya başladığımda kursağımda kadar dolu ola bazı şeyler aktı, aktı ve sıcak gözyaşları şeklinde dökülmeye devam etti. Kursağım her ne kadar dolu olsa da aklıma ilk defa bu kadar boştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Parçalanmıştım ancak bir tutam huzur hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Saçlarımı kuruttuktan sonra Meryem’in temiz deterjan kokusu gitmemiş kıyafetlerini giyindim. Ölçülerimiz yakın olsa da boyu biraz benden kısaydı. Bu yüzden kazağın ve eşofmanın paçaları kısa gelmişti. Önemsemedim. Benim için o an Dünya’nın en rahat giysileriydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavaşça dışarı çıktığımda sobanın kenarındaki masada benim için hazırlanan bir sofra gördüm. Kafalar bana kalktı ve halimden ne kadar hoşnut olduklarını suratlarındaki ifadeden izleyebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gel kızım, gel sıcak çorba ve su iç.” Dedi Nuri ağabey.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dayın senin için hemen tavuk aldı, kızartma da var.” Eşinin söylediklerini işitince suratımda sıcacık bir tebessüm oluştu, tıpkı ev gibi. Yorgun omuzlarımı kaldırmak gereksinimi duymadan yünlü çorap geçirdiğim ayaklarımı sürterek yanlarına gittim, masalarına oturdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sürekli önüme bir şeyler koyuyor, daha fazla şey sormak isteseler de yorgunluğumu hesap ederek kendilerini tutuyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıcak mercimek çorbasını dudaklarıma yaklaştırıp içtiğimde çaktırmadan attıkları bakışları rahatladı ve ben birkaç kaşık daha aldıkça rahatça soluklarını bıraktılar.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yoğun ilgi ve merhametleri gözlerimi doldurdu. Tekrardan kursağıma kadar doldum ve birkaç sıcak gözyaşı döktüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Güzel kızım benim.” Karısı sırtımı sıvazladığında Nuri ağabey tıpkı Meryem’e baktığı gibi bakıyordu gözlerime “su da iç kızım.” Bardağımı kaldırıp ağzıma doğru tutunca ikiletmedim, elinden suyu içtim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir şeyler yemek iyi gelse de hemen doymuştum. Fazlasını kaldıramayacak gibi hissettim. “Özür dilerim ama bitiremeyeceğim, bunlar böyle kalsın, ben yarın yerim, olur mu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızım olur mu öyle şey? Ben sana yarın taze yemek yaparım. Sen düşünme bunları. Ne zaman istersen sofra hep burada.” Kadının şefkatle ve içtenlikle söyledikleri içimi rahatlatmıştı. Benim için zahmet etmişlerdi, emeklerini boşa çıkartmak istememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Teşekkür ederim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyisin değil mi Pırıl?” Meryem elini koluma koyarak suratımı inceledi “doktora görünmek istemediğine emin misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavaşça kafamı salladım. “Evet, kendimi gerçekten de iyi hissediyorum.” Mahmurlaşarak kafamı yavaşça eğdim. “Sadece şey…” Devamını getiremedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana kendi odamı hazırladım Pırıl, gel ben seni yatırayım.” İhtiyacım olan tam olarak da buydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Zahmet etmeseydin keşke.” Uygun olur muydu bilmiyordum ancak köşede bir yerde de kıvrılırdım. Onlara rahatsızlık vermek istemiyordum ancak zaten hiç de rahatsız olmadıklarını biliyordum. Bunu gerçekten de büyük bir şefkatle ve merhametle yapıyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Olur mu öyle şey Pırıl? Gel lütfen.” Deyip beni de kaldırınca Nuri ağabey ve karısı konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızım bak neye ihtiyacın olursa çekinme sakın. Ev senin. Rahat rahat uyu şimdi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı sallayarak yavaşça konuştum. “Çok teşekkür ederim. Yarın size olanları daha detaylı anlatırım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Zorlama kızım kendini istediğin kadar dinlen rahat et, konuşuruz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrardan teşekkür ettikten sonra Meryem’le odasına girdiğimde burayı ilk defa görüyordum. Daha öncesinde evlerine gelmiştim ancak hiç odasını görmemiştim. Kafamı kaldırıp yavaşça küçük ve güvenilir aynı zamanda da tatlı olan odasına baktığımda burası da mis gibi kokuyordu ve içeriden daha sıcaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senin için çarşafları değiştirdim ve burada su da var.” Yatağın yanındaki komodini gösterdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Meryem…” Dedim titreyen bir sesle cam sürahiye bakarken… Ne kadar da düşünceliydi. “Ben gerçekten de çok teşekkür ederim, ne gerek vardı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Olur mu öyle şey?” Dedi ve önüme geçti. “Evet çok uzun zamandır görüşmüyoruz ancak seni sevdiğimizi biliyorsun. O kadar düzgün, ağır bir kızdın ki sana her zaman saygı duyuyorduk Pırıl. Her ne kadar soğuk dursan da ailemizin bir parçası olduğunu biliyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumu çektiğimde görmesem de gözlerimin kıpkırmızı olduğunu biliyordum. Kafamı yavaşça salladığımda yaşadığım travmatik olaylardan, uzun süre aç ve soğukta kalmaktan iyice yorulmuş, rahatlığın verdiği teslimiyetle iyice mayışarak duygusallaşmıştım. Yine durmadı ve bana sarıldı. Bu seferki çok başkaydı ve sımsıcaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha önce bu şekilde temas etmediğimi biliyordu ancak umursamadı. Sırtımı sıvazlamaya başlamasıyla kendimi tutamadım ve usulca ağlamaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Canım benim canım… Dök içini…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Meryem ben… Çok teşekkür ederim.” Burnumu çekerek gözyaşlarımı bıraktığımda bir dost sıcaklığı almak, ona sarılmak ve rahatlamak… Aslında en ihtiyaç duyduğum şeyi yaşamak… Bana ne kadar iyi gelmişti bunu kelimelerle bile kendime anlatamazdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben o an… O yangının içerisinden ve zihnimin karmaşasından çıktığımdan beri kendimi ilk defa kimsesiz hissetmemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Teşekkür ederim Allah’ım. Artık biliyorum. Ben kimsesiz değilim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.