16. Bölüm

Adaletsiz Aykırı Serisi 2 / AKLIMDA ÖYLE KALMASAYDIN

💬 0
İyi Okumalar!
Sarsıntılar hem beynimde hem de zihnimde yeşermeye devam ederken gözlerimi aralamaya çalıştım. Karışan kirpiklerimin arasından sızan gün ışığı irislerimi yakmıştı. Aceleyle geri kapadıktan sonra başıma giren sızıyla boynumu rahatsızca kıpırdattım. Boynum sızlıyordu, saatlerdir hareketsiz yatan bir insanın canının acımasını belirten bir sızlamaydı. Saatlerdir yatıyordum, peki ya nerede?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uzayan tırnaklarımı avuç içlerime bastırarak güç almaya çalıştım. Bir araba sarsıntısının şiddetiyle bedenim yukarı doğru hareket edince gözlerim panikle aralanmıştı. İlk başta etrafı bulanık görsem bile birkaç göz kırpmanın ardından netleştirebilmiştim bana büyük bir sertlikle bakan gözleri. Beni yakalayan iri adam arabada, tam karşımda oturuyordu. Onun yanında oturan annem uyuya kalmıştı, kafamı çevirerek babama baktığımda onun da uyuduğunu görmek beni tedirgin etmişti çünkü bu adamdan korkuyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Canımı yakmaktan çekinmeyecek türden bir adamdı bu. Ürkerek gözlerine bakmaya devam ettiğimde başını usulca iki yana doğru salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu... Başıma geleceklerin bir göstergesiydi sanki...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben... Bunları yaşarken, o ne yapıyordu? Aklıma gelen isimle zihnime bir hançer geçirilmişti sanki... Gözlerimin önünde oluşan son görüntüler bağırışlarım, ona sarılması... Birden tüm vücudum soğuduğunda sızlayan gözlerim ıslandı, gözlerim sızlayacak kadar çok mu ağlamıştım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazımda oluşan yumruyu gidermek için yutkunduğumda canım acımıştı, boğazlarım yanacak kadar çok bağırmıştım ismini, Mesih...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
HÂKİM BAKIŞ AÇISIYLA BİRKAÇ SAAT ÖNCESİ;
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Korkudan yaprak gibi titreyen kızı bedeninin en derinlerine sokmak istercesine sarıldı. Kız, sarsılarak ağlıyordu. Genç adam usulca saçlarını okşamaya devam etti. Sokak önünde olmaları önemli değildi, şu an önemli olan tek şey kızın kendisini güvende hissetmesiydi. Kızın burnunu boynunda hissedince gözlerini kapatarak derin bir nefes aldı. Bu iyiye işaretti. Lisa ne zaman korksa iyi olduğunu belirtmek için hep bunu yapardı. Burnunu Mesih'in boynuna yaslardı. Bu ikisini de rahatlatmaya yeterdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lisa'nın açık sarı saçlarına derin bir öpücük kondurarak bahar kokusunu içine çekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Korkma, buradayım." Lisa burnunu Mesih'in boynundan kaldırmadan dudaklarını yukarı doğru kıvırdığında Mesih boynunda hareketlenen dudaklarla onun kendisini toparlamaya çalıştığını anlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Gel, evimize gidelim," kızın kafasını boynundan nazikçe çıkartarak ince parmaklarına doladı parmaklarını. Onu da kendisiyle birlikte eve doğru yürütmeye başladığında birden duraksadı. Bu sokağa çıkma sebepleri neydi? Bir ses duyduklarına emindi. Lisa bu yüzden korkmuş, ağlamaya başlamıştı. Mesih de sesin Lisa'yla alakalı bir durum olmadığını kanıtlamak için sokağa atmıştı kendini.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Peki ya o sesten neden şimdi bir haber yoktu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O ses neden buram buram tanıdık geliyordu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Düşünceleri arasında çatışarak ilerlemeye devam ettiğinde kafasını hala daha tam toparlayabilmiş değildi. Ta ki avucunun içerisinde titreyen parmakları fark edene kadar. Lisa... Tekrar titriyordu tam anlamıyla rahatlayabilmiş değildi. Elini dudaklarına götürerek gözlerine yakıcı bir bakış atarak parmaklarının dış kısımlarını öptü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hadi seni rahatlatalım." Lisa'yı peşinden ilerleterek evden içeri girip kapıyı kapattı. Yatak odasına doğru ilerleyip yatağın baş kısmında durduktan sonra dün gece bozulan yorganı biraz düzelterek onu yatağa yatırıp hemen ardından kendisi girip sıkıca sarıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sese senin için baktım bebeğim, gördün, kimse yok." Lisa kafasını Mesih'in göğsünden kaldırarak suratını suratına yaklaştırdığında gözleriyle aktarıyordu hislerini. Mesih onun masum suratını görünce kendinden geçmişti iç çekerek karşısındaki dünyanın en masum suratlı kızına bakmaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih ona dokunmaya kıyamıyordu, o ürkse Mesih'in içi gidiyordu... Mesih onu herkesten saklıyordu... O Mesih'in biricik hazinesiydi, saf deniziydi. Okyanusuydu. Lisa'nın buğulu, cam mavisi gözlerine içi eriyerek baktı. Korkudan büzüşmüş pembe dudakları, ince beyaz suratı açık doğal sarı saçlarıyla Lisa saklanması gereken değerli bir mücevherdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratını Mesih'e doğru yaklaştırdı... Ve yaklaştırdı. Mesih'in dudak kenarları yukarıya doğru kıvrıldığı zaman anlamıştı ne yapacağını. Sabırsızlıkla hamlesini bekledi. Lisa, Mesih'in yanağına tüy kadar hafif bir öpücük kondurarak suratını göğsüne gömdü. Bu onların arasında bir anlaşmaydı, bu onların dilinde "sana saklanıyorum, beni koruyacaksın" demekti. Mesih suratında oluşan gerçek tebessümle Lisa'ya sıkıca sarıldı. Onu her zaman koruyacaktı. Sarıldı ve saçlarını öptü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Seni koruyacağım beyaz meleğim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hiçbir zaman korkmayacaksın, abin hep burada."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih, defalarca kez tekrar sarıldı geçmişinin kıskacına sarılı yaşayan ürkek kardeşine. Lisa kafasını salladı. Başka yapacak bir şeyi yoktu ki o konuşamazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
ELİS MİRA AKTAŞ
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Araba toprak zeminde kayarak durduğunda kimseyle göz göze gelmemeye devam ediyordum. Üçü de iğneleyici bakışlarını üzerimde gezdirmeye devam ediyordu. Sanki her şeyin suçlusu bendim. Reşit olmama rağmen tüm haklarımı ellerinde büyük bir zorbalıkla tutan ailemin hiçbir suçu yoktu. Onlara karşı iyi bir koyun olamamıştım, tüm sorun buydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yemek için mola vereceğiz ve sen uslu uslu yanımızda oturacaksın." Babamın sesi belki de ilk defa midemi bulandırmıştı. Dudaklarım büyük bir tiksintiyle kıvrıldığında tepki vermeden oturmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sana diyorum," uyarısını sert bir tonda yapmıştı. Kıpırdamadan oturmaya devam ettiğimde sertçe çenemden tutarak kafamı kendine doğru çevirince kemiğimi kırmak ister gibi duruyordu. Öfkeli bakışlarını gözlerime isabet ettirerek dişlerinin arasından tısladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sana bir şey söyledim!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yemeyeceğim." dedim güçlükle. Çenemi sıkan parmakları konuşmamı zorlaştırıyordu. Sertçe kafamı geriye ittiğinde sırtım kapıya çarpmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Nasıl istersen." Arabadan çıkıp kapıları kilitlediklerinde yerimden kıpırdanarak etrafa bakınım. Koltuğun üzerinde annemin çantası duruyordu fermuarı açıp bakındığımda işime yarayacak hiçbir şey bulamamıştım. Fermuarını geri kapatarak tek taraflı camı açmaya çalıştım elimden hiçbir şey yapmak gelmiyordu. Sızlanarak yerime oturduğumda kapı birden açılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir hayret iniltisinin dudaklarımdan kopmasına engel olamamıştım. O adam gelmişti... kirpiklerimin arasından ona tedbirli bir bakış atarak yerime sindiğimde elindeki tepsiyi kucağıma yerleştirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ye." Cevap vermeden gözlerine sertçe baktım. Arabanın dışında durmaya devam ediyordu dişlerini birbirine bastırmasıyla çehresi keskinleşmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sana yemeni söyledim." Gözlerimi kısıp dudağımın üst kısmını tiksinircesine yukarıya kaldırarak Mesihsel bir tavır takındım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Karşında her dediğini yapabilecek birisi yok," tepsiyi elimin tersiyle yukarı ittiğimde ters dönerek dışarıya düşmüştü ve yemeklerin bir kısmı üzerine dağılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözleri o anda alev gibi parlamıştı irislerine dolaşan öfke, hırs bana neler yapabileceğini gösteriyordu. Sertçe boynunu kütlettikten sonra üzerime doğru eğildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kaltak!" Kalçamı yana iterek tek bacağımı ona doğru uzatıp beline kuvvetli bir tekme atmıştım, bu onu çok etkilemese de o anki hamlesinden kurtarmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne oluyor burada?" Yeni bir hamle yapmasına fırsat kalmadan babam bağırarak yanımıza geldiğinde adam yine de beni bakışlarıyla gebertmeye devam etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Köpeğin üstüme saldırdı," bu cümlem suratındaki ifadeyi daha fazla hırçınlaştırmıştı. Umurumda da değildi. Sırf erkek diye beni sindiremezdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kızıma el mi kaldırdın?" dedi sanki az önceki eylemi bana kendisi yapmamıştı! Babam kapıyı sertçe kapattıktan sonra iri adamla beraber arabanın yanından uzaklaşmaya başladığında gözlerim irice açıldı. Kapıları kilitlememişlerdi. Cama yaklaşarak arkalarından bakındıktan sonra görüntüleri kaybolunca kapıyı açıp dışarıya çıkarak tersi yöne ilerlediğimde etrafta restoran dışında başka hiçbir yerin olmadığını görmek beni hayal kırıklığına uğratmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek bir seçeneğim kalıyordu oda restorandan telefon bulmak! Hızlı adımlarla restorandan içeriye girdikten sonra etrafa dikkatlice bakınarak ilerlemeye devam ettiğimde içeride ne çok ne de az insan olduğunu söyleyebilirdim. Lavabo yazan yere gidip içeriye girdikten sonra makyajını tazeleyen bir kadın gördüm. Olağan bir ifade takınarak yanına gittikten sonra sırtımı dikleştirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pardon, birine mesaj atmam gerekiyor da telefonum kapandı. Telefonunuzu kullanabilir miyim?” Koyu tenli kadın iri gözlerini üzerime dikerek sözümü bitirmemi bekledikten sonra lavabonun üstüne koyduğu telefonunu alıp tuş kilitlerini açarak bana verdi. Selenay’ı aramak yerine mesaj atmayı tercih etmiştim çünkü bir tersliğin olduğunu kadın anlamamalıydı. Buradan her halükârda çıkamayacaktım. Kadına bir şeyleri çaktırırsam mesaj attığımı annemlere bildirebilirdi. Koridordan bir topuk sesi geldiğinde ses kulaklarımı cızırdatmaya başlamıştı. Bu topuk sesi anneme aitti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Parmaklarımı kıpırdatarak Selenay’ın numarasını yazarak mesaj kısmına girdim. Gittikçe yaklaşan topuk sesleri annemin yaklaşık otuz saniye içerisinde burada olacağını belirtiyordu. Aklıma gelen en kısa ve durum açıklayıcı iki kelimeyi yazabilmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İsteğimle olmadı.” Mesajı gönderdikten sonra numarayı ve mesajı silerek telefonu geri kadına uzatıp lavabonun kapısına koştum. Annem buraya girmemeliydi. Lavabodan çıktığım an annemle burun burna gelmiştik. Ağzımı kapatarak vermekte olduğum derin nefesi tuttum. Karnım kasılmaya başladığında aklıma gelen Mesih’in hissiz bakışlarını takınmaya çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Annem kavisli kaşlarından tekini havaya kaldırarak ifademi denetlemeye başladığında dizlerim titriyordu sanki. Bunu aslında hep yapardı. Çocukluğumdan beri susarak bana bir şeyleri sormadan önce yüzümü okurdu ve ben de ona yakalanırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Demek uslu durmayacaksın?” Gözlerimi onunki kadar kısıp hafifçe esnedikten sonra konuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tuvalet yapmak ne zamandan beri yaramazlık oldu?” Yanından geçip uyuşuk bir şekilde yürümeye başladığımda şu anda benim rahatlığımı yorumlamaya çalıştığını, gözlerini üzerime diktiğini adım gibi biliyordum. Annem harika bir psikologdu. İnsan psikolojisini çok iyi bilirdi. Bu yüzden de beni kendine göre eğiterek büyütmüştü. İşini kendi lehine kullanarak bilinçaltıma hükmetmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu zamana kadar onun oyunlarına kansam da unuttuğu bir şey vardı. Ben onun kızıydım. Psikolojik oyunlarını seneler boyunca yaşadıklarımla ondan çok iyi anlamıştım ve artık kehanetin verdiği cesaretle, bunu ona karşı kullanmaya başlayacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şu anda ellerime bakıyor olmalıydı. Ben yalan söylerken hep kasılırdım, ellerimi sıkardım. Bu yüzden o hep çaktırmadan ellerime bakardı. Fakat yanılıyordu, şu anda ellerimi sıkmıyordum ellerim kendi halindeydi. Bu yüzden tavırlarım onu fazlasıyla şaşırtıyordu. Önceden yaptığım şeyleri abartı bir şekilde de kesmemiştim. Annem çok akıllı bir kadındı. Gözüne sokmaya çalışmamı direk anlayabilirdi. Bu yüzden normal bir insanın yapacağı rahatlıkta davranacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Restorandan içeriye babamla o adam girdiğinde annem artık yanımdaydı. Babam kaşlarını çatarak bana baktığında annem konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Artık yemek yiyebilir miyiz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gelin,” diyerek bizi hazırlattığı masaya doğru yürüttü. Şüphe çekmemek için yemek boyunca konuşmamıştım. Yemekleri yedikten sonra arabaya gittiğimizde nerede olduğumuzu çözemiyordum, soramazdım da iç çekerek koltuğuma oturup kollarımı göğsümün altında bağladığımda gözüme bir şey takıldı. Kaba adamın yemek boyunca suratına hiç bakmamıştım şimdi baktığım için görebiliyordum. Gözü morarmıştı. Gözlerim hızla babama kaydığında bacağını sinirle sallandırdığını gördüm. Babam ona benim için yumruk mu atmıştı? Bu yine de önemli değildi. Babam bundan sonra benim için ne yaparsa yapsın, umurumda bile değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı cama yaslayarak gözlerimin dolmasına engel olarak yolları izlemeye devam ettim. Kaç saattir yoldaydık bundan sonra hayatımda neler olacaktı, Kehanettekileri bir kez daha görebilecek miydim? Tekrar eskisi gibi mi olacaktım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçimden bir ses Bir daha asla Kehanetteki gibi olamayacağımı fısıldıyordu kulağıma… Özgürlük yok. Karnımın doymasıyla üzerime çöken mayışmayla birlikte gözlerim kapanıp açılmaya başlamıştı. Ardından tamamıyla kapanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dikkatli kaldır,” cümlesini duyduğum an bedenim yer değiştirmişti. Bedenimi birisi kaldırıyordu gözlerimi hafif bir mahmurlukla araladığımda kaba adamın kucağında olduğumu fark etmemle çırpınmam bir olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çek ellerini üzerimden!” Tepkime gözlerini pörtleterek karşılık vermişti, adama karşı sergilediğim hırçın tavırlar onu öfke nöbetine sokacak kadar çok sinirlendiriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam bırak, kendi yürüyebilir,” babamın sözünü duyunca ikiletmeden beni yere bıraktı. Eteğimi düzelterek annemi takip ettiğimde evimizde değildik, burası bizim sokağımız değildi. Burası başka bir yerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neredeyiz biz? Burası neresi?” Babam yanıma gelerek kapıyı işaret etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yeni evimize hoş geldin kızım.” Sırtımdan ittirerek beni zorla yürüttüğünde dehşetle etrafa baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neredeyiz biz? Neden taşındık?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Boşuna etrafa bakınma. Hangi şehirde olduğumuzu anlayabileceğin bilgiler yok.” Şehir? Evimizin bulunduğu şehirde bile değildik? Üstelik nerede olduğumuzu benden gizliyorlardı. Onlara haber verememem için tüm yollarımı tıkamışlardı. Babamın zoruyla içeriye girdiğimde eski evimize benzer bir salonla karşılaşmıştım. Klasik annem diye geçirdim içimden. Ona göre her şey olması gerektiği gibi olmalıydı. İdeal bir ev olması gerektiği gibi olmalıydı, kocalar olması gerektiği gibi ve ah tabii ki evlatlarda olması gerektiği gibi olmalıydı! O tüm bunlar için her şeyi yapardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yeni bir eve çıkmaya gerek yoktu.” Sertçe konuşurken etrafa bakmaya devam ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden öyle diyorsun Elis, daha kendi evini görmedin.” Annemin söyledikleriyle kaşlarımı çatarak kafamı kaldırdığımda onu ilerideki demir kapının önünde görmüştüm. Üzerine tam oturan koyu yeşil kalem elbisesi ve stilettolarıyla mükemmel gözüküyordu. Ona her ne kadar öfkeli olsam da baktığım zaman bu gerçeği görmeden gelemiyordum. Annem çok güzel ve alımlı bir kadındı. Doğal sarı saçları ve o kokusu… Çocukluğumdan beri doyasıya koklayamadığım anne kokusu… Silkelenerek kendime geldikten sonra kaşlarımı kaldırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kendi evin derken?” inanamayarak konuşmuştum. Benimle dalga mı geçiyordu? Kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni takip et.” Dedikten sonra koridora girerek ilerlemeye başlayınca peşinden gitmeden edememiştim. Geniş koridorun son kapısı demirdi. Korkarak arkasında durduğumda demir kapının kilidini açarak içeriye girmemizi sağladı. Önümüze çıkan merdivenleri aştıktan sonra bir çatı katıyla karşılaşmıştım. Ağzım açık bir şekilde etrafa baka kaldığımda kelimelerin kifayetsiz kaldığı anı yaşıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üç tane karşılıklı oda vardı. Birisinin yatak odası olduğunu görebiliyordum geniş sade bir yatak odasıydı. İkincisine doğru ilerlediğimde kocaman bir kütüphane, test kitaplarıyla dolu bir dolap ve geniş bir masanın olduğunu görmüştüm. Açılan dudaklarımı elimle kapadıktan sonra hayretle etrafa bakınmaya devam etmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sonuncu odayı görmedin,” dedi bilmiş bir tavırla. Kafamı deli gibi iki yana sallayarak ona doğru döndüğümde gözlerimden damlalar akıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Siz kafayı yemişsiniz!” Bağırmıştım. Anında kaçlarını çattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen nasıl benimle bu düzeyde konuşabiliyorsun?” Derin ve titrek bir soluk alarak öfkeden parlayan fenerlerimi korkusuzca gözlerine isabet ettirmeye devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl konuşacağımı sana mı soracağım?” Gözlerini kısarak bana bakıp kafasını iki yana salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İlk günlerindeki afallamana veriyorum. Seni öyle bir güzel eğiteceğim ki eski halinden de uslu olacaksın.” Kafamı onaylamaz anlamda sallamaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aklımı bozmana izin vermeyeceğim!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sakın!” dedi başparmağını kaldırarak “bana tekrar sesini yükseltme.” Dişlerimi birbirine bastırarak ona bakmaya devam ettiğimde parmağını indirerek odadan çıktı kapıyı üzerime kapatıp kilitlemesiyle kapıya doğru koşturdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yapıyorsun, beni neden kilitliyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hatan bağırarak konuşmak, cezanda tüm geceyi kütüphanede geçirmek.” Kapıyı sertçe yumrukladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Burada koltuk bile yok, aç kapıyı!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hatanı ve cezanı tekrarla!” diyerek bağırdı ince ve tiz sesiyle. Beni eskisi gibi sanıyordu. Eskiden de aynını yapardı hatamı ve cezamı söyledikten sonra bana tekrarlatırdı, kapıyı tekrar yumrukladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pekâlâ cezan iki gün oldu ve yemekte yok. Tekrar ses çıkartırsan tuvaleti de yasaklamam gerekecek.” Havaya kalkan elimi yumruk yaparak geri indirdiğim zaman gözyaşlarım boncuk gibi akmaya başlamıştı. Yaklaşık bir beş saniye bekledikten sonra üst katı terk ettiğinde yere çökmüştüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tüm bu olanlar gerçekti… Tekrar onların eline düşmüştüm, nerede olduğumu bile bilmiyordum. Arkamda kalan insanların benden haberi yoktu. Hiçbir umut ışığım yoktu, kimse beni bulamazdı. Elimden her şeyimi almışlardı tüm özgürlüğüme hükmedeceklerdi ve bana kafayı yedirteceklerdi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni bir hayvan gibi kilitlemişlerdi. Gözyaşlarım hızla akmaya başladığında omuzlarım titreyerek ağlıyordum. Tıpkı Kehanete gittiğim gibi evime dönmüştüm, gerimde kalanların gerçekten de nerede olduğumu bilmesine izin vermeden, öylece kaybolmuştum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tüm gece uyuyamamıştım. Ağlamaktan gözlerim sızlamaya başlamıştı, duvar kenarına yere dizdiğim kitapların üzerinde saatlerdir oturmaktan camdan gözüken tek bir ağaca bakmaktan akıl sağlığımı kaybedecek gibi hissetmiştim kendimi. Oda geniş ve sade olsa da beni boğuyordu. Her köşeye baktığımda kitap görmek beni iyi hissettirmiyordu. Kollarımı dizlerime sararak sallanmaya başladığımda saatlerdir tekrar ettiğim bir kelimeyi ilk defa o an fark ettim. Sallantımı durdurarak gözlerimi kapattım, durmadan tekrar ettiğim kelime neydi? Zihnimde derin bir arayışa çıktığım an kelime yerine derin bir boşlukla karşılaşmıştım. Bir kelime yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaç gece olmuştu, iki üç? Hayır dört. İki günlük cezamı beş güne çıkartmışlardı ve şu anda muhtemelen dördüncü günümü yaşıyordum. Sadece geceleri belirli bir saatte geliyor, tuvalete gitmeme izin veriyordu. Beş dakika. Gün boyu sadece beş dakikamı bilgi odası dışında harcayabiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Son iki gündür kimseyle konuşmamıştım. Ondan öncesinde sadece annemle konuşmuştum, şimdi onunla da konuşmuyordum. O an tekrar sallanmaya başladığımı hissettim. Gözüm yanımda duran tepsiye kaydığında çatallarımın plastik olmasına iç geçirdim. Annem bu ayrıntılara kadar dikkat etmişti. Etrafta kendime zarar verebileceğim hiçbir şey yoktu günler öncesine kadar kendime zarar vermek isteyeceğimi bana biri söylese güler geçerdim fakat bu zamanla girilebilecek bir psikoloji değilmiş, onu anlamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İnsanlar bir olay nedeniyle de kendilerine birden zarar vermek isteyebilirler ya da katlanamayacakları psikolojilere girdiklerinde de bunu yapmak isterler. En beteri de nedir bilir misiniz?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başka çareniz yoksa. Başka çareniz yoksa seçeneğiniz kalmamış, kurtuluşunuz yoktur demektir. Benim de şimdi başka çarem yoktu. Ailem benden tüm çarelerimi bir anda toplamışlardı. Ne ulaşabileceğim bir araç ne de bir kaçış yolu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni acizleştirmişlerdi beni kendilerine mahkûm etmişlerdi. Tuvalete bile onların kararıyla gidiyordum. Kıyafetlerimi değiştirmeye, duş almaya bile izinleri yoktu. Tüm haklarımı almışlardı. Sırtımda oluşan ağrılar daha fazla artmıştı, boynum kıpırdatamayacağım kadar çok ağrıyordu kalçam ise uyuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yerden destek alarak ayağa kalktığımda bacaklarım sızlamıştı. Odanın içerisinde birkaç adım atarak kendimi rahatlatmaya çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Güneşin doğuşunu hissettim. Cama doğru dönüp o tarafa ilerleyerek cama yaslandığımda o bile kitliydi. Alnımı cama yaslayarak havadaki değişiklikleri izlemeye başladığımda kilit sesi duyulmuştu. Bir süre daha dışarısını izlemeye başladığımda annemin tiz sesini işittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sesini yükseltme sebebiyle başlayan kütüphanede iki gün kalma cezan ikinci günü tekrar sesini yükseltme sebebiyle beşe çıkmıştı. Beş günlük cezan doldu, yüz yirmi saati kırk iki saniye önce doldurdun. Evine gidebilir, üst kattaki odalarda istediğin gibi gezebilirsin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırtımı cama doğru yaslayarak ona doğru döndüğümde suratı bir çamaşır ipi kadar gergin ve disiplinliydi. Başka bir şey söylemeden odadan çıkıp üst katı terk ettiğinde paytak adımlarla ilerleyerek kapıyı kapatıp yerdeki kitapların üzerine geri oturdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bugün dördüncü günde olduğumuzu sanıyordum oysaki beşinci gün olmuş ve ben yüz yirmi saati bu odada sırf annem istediği için geçirmişim. Kafamı yorgun bir şekilde iki yana salladım. O istese bile bunu zorla yaptırmıştı şimdi sırf o istediği için bu odadan çıkmayacaktım. Ağrıyan bedenim umurumda bile değildi, onun istekleri de canı da cehennemeydi. Tüm gece uyumadığım için belki biraz uyuyabilirdim, beklide tekrarladığım kelimeyi hatırlamakla geçirebilirdim zamanımı ya da az önce duran sallantımın ne ara geri geldiğini hatırlayabilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yapabilecek bir sürü şeyim vardı, vakti bunlarla geçirebilirdim. Düşünebilirdim, karşıdaki ağacı seyretmeye devam edebilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi araladığımda kendimi çok daha rahat hissediyordum. Günlerdir yattığım kitapların üzerinde değildim. Başımı tutup kafamı kaldırdığımda yatak odasında bulmuştum kendimi benim için hazırladıkları odadaydım. Önce onlar istediği için kütüphanede kalmıştım şimdide onlar istediği için odama geri gelme izni mi kazanmıştım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimi sıkarak ayağa kalktım. Bedenim biraz olsun rahatlamıştı. Kütüphanenin kapısı kapalıydı. Kapı kulpunu kavrayıp yana doğru çevirdiğimde kitli olduğunu anladım. Tekrar girmemem için kapıyı kilitlemişti annem. Eskisi gibi olmadığımı biliyordu artık çok daha farklı çalışan bir beyin yapısın sahiptim o da artık ona göre davranacak ve ona göre cezalar verecekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir iç çekerek banyoya gittim vakit kaybetmeden kıyafetlerimi çıkartıp kendimi duş kabinin içine sokup suyu açtığım an canlandığımı hissetmiştim. Banyoda uzun bir süre geçirmek beni canlandırmıştı. Artık kötü kokmuyordum, artık temizdim en azından. Havluya sarılıp banyodan çıktıktan sonra odaya geçip dolapları karıştırdım. Bir iç çamaşırı takımı ve dizlerimin bir karış üzerinde biten beyaz elbiseli geceliği üzerime geçirdikten sonra saçlarımın ıslak bir şekilde omuzlarımdan düşerek elbisemi ıslatmasına izin verdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karnımdaki acıkma hissi nedeniyle konsolun üzerine bıraktıkları yemekten biraz yedikten sonra tekrar yatağa yattım çok rahattı ve iyi hissettirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir gün ve bir gün daha yoksa bir gün daha mı bu şekilde geçmişti? Nasıl olmuştu tam olarak hatırlayamıyordum. Yoksa hiç gün geçmemiş miydi? Üzerime baktığımda farklı bir gecelikle karşılaşmıştım. Demek ki gün geçmişti peki ya bir önceki gün? O gün ne giymiştim? Kafamı iki yana sallayarak gözlerimi yumdum. Hatırlamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimdeki kitabı bırakarak yataktan kalktım. Üçüncü odaya hiç girmemiştim. Burada çok meşguldüm. Öylesine meşguldüm ki üçüncü odaya girmek aklımın ucundan bile geçmemişti. Aklımın içerisinde hiç susmayan ve çok susan bir ses vardı beni boşluğa düşürüyordu tam olarak neler yaptığımı ya da yapmak istediğimi bilemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bazen saatlerce düşünüyordum sonra kendime bir sonuç arıyordum fakat hiçbir işe yaramıyordu, ne düşündüğümü unutuyordum. Neleri planladığımı kestiremiyordum ve öylesine yaşıyordum. Bu artık günlük bir rutinim haline gelmişti nedense.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üçüncü odaya gidip kapısını açtığımda temiz hava kokusuyla karşılaşmıştım. Gözlerimi kapatıp derin bir nefes alarak sırtımı geriye doğru gerdiğimde dudaklarımda bir tebessüm oluşmuştu. Bacaklarıma ve kollarıma değen esintiyle günlerdir ilk defa yaşadığımı hissetmiştim. Doğru ya, ben yaşıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi araladığımda karşımda küçük bir balkon vardı çiçeklerle dolu bir balkon… Onun dışında orta büyüklükteki oda boştu sadece orta kısımda rahat bir koltuk, karşısındaysa bir sandalye vardı odada halı bile yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çıplak ayaklarımı zeminde oynatarak balkona doğru yürümeye başladım. Yürüdükçe nefes alabiliyordum. İlk defa temiz hava soluyordum. Balkona çıktıktan sonra ellerimi demirin üzerine koyarak derin bir nefes daha aldım gözlerimi kapatarak ardından burnuma bir koku gelmişti, çiçek kokusu… İris çiçeği kokusu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göz kapaklarım titreyerek birbirinden ayrıldığı an sol gözümden ağrı bir yaş akmıştı. Sağ tarafımda duran iris çiçeklerine baktım. Elimi uzatıp iris çiçeğine dokunduğum an sesini duymuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İris çiçeği gibi kokuyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim şaşkınlıkla kırpıştı. Göz kapaklarım kapandıkça yaşlar akmaya başlamıştı. Sesin geldiği yöne doğru döndüğümde onun balkon kapısının pervaz kısmına yaslandığını görmüştüm. Oydu, buradaydı işte. Üzerinde mavi bir tişört vardı gözleri kadar mavi… Tüm heybetiyle buradaydı. Kirli sakallarıyla, her şeyiyle… Dudaklarımı araladığımda ilk başta ses çıkmamıştı. Ardından çatallaşan sesimi işitebilmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih…” fısıltım beni titretmişti. Ona doğru bir adım attığımda dizlerimde titremişti. “İnanamıyorum, s-sen buradasın.” Gözyaşlarım akmamak için titreşimler verirken dolu dolu olmuş gözlerle onu izliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis.” Sesini tekrar duymak ruhumu doyurmuştu. Günler sonrasında sadece onunla konuşmak onu görmek Mesih’in karşısında durmak… Elimi kaldırıp ona doğru uzattığım an kaşlarını çatarak çıplak ayaklarıma baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen bana dokunamazsın Elis.” Burnumu çekerek çatallaşan sesimle karşılık verdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden?” Gözlerime bakmamaya, mavi gözlerini benden saklamaya devam etti. Bunu sevmemiştim, bana bakmasını istiyordum. Maviliklerine ihtiyacım vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çünkü ben burada yokum.” Birden bedenim buz kesmişti, ensemden kuyruk sokumuma kadar bir ürperti inince hıçkırmamak için dudaklarımı sıkıca kapatmıştım. “Sen burada yalnızsın.” Gözlerim kapandığı an tutmakta olduğum yaşlar sicim gibi yanaklarımdan akmaya başlamışlardı. Aralanan dudaklarımdan bir hıçkırık koptuğunda titreyerek ağlamaya başlamıştım, gözlerimi açtığımda Mesih yoktu. Dediği gibi o aslında burada yoktu!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yere oturarak ağlamaya devam ettiğimde kafayı yemeye yakın olduğumu biliyordum, kesinlikle kafayı yemiştim. Beni kimse kurtaramayacaktı. Ölene kadar burada kalacaktım bana kimse ulaşamayacaktı. Belki de isteyerek gittiğimi sanıyorlardı. İlk başlarda böyle düşünemezler desem de artık emin değildim, durdukça düşüncelerim düşmanım oluyorlardı. Yalnız olduğum için beni her an yakalıyorlardı. Selenay’ın böyle bir şeyi düşünmeyeceğini bilsem bile Mesih’ten emin değildim. Son yaptığımız konuşmaların üzerine benim isteyerek gittiğimi düşünecekti. Belki de onu bile düşünmüyordur.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Keşke dedim tekrar. Buraya geldiğim zamandan beri defalarca kez dediğim gibi. Keşke ondan yardım istemek için ona koşmasaydım. Onu son kez o şekilde görmeseydim. Keşke en son konuştuğumuz an kalsaydı zihnimde. Bana en sonra söyledikleri kalsaydı. Ya da birlikte geçirdiğimiz en kötü gün kalsaydı ama o görüntü, o sarılma kalmasaydı. Ben ağlarken, ben ona koşarken onun başkasına sarıldığı an kalmasaydı. Benim kalbim onun ismiyle yanarken onun kolları başkasına dolanmasaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O anda acı içerisinde kabul ettiğim kalbimi en hoyrat biçimde yoğuran gerçeği… NE özgürlüğümün alınması ne Kehanetten koparılmam ne de buraya zorla getirilmem. Hiçbir şey Mesih’in o görüntüsü kadar kül etmemişti kalbimi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.