7. Bölüm

Sınırsız Aykırı Serisi 3 / ONU ARARKEN KENDİMİ KAYBEDİYORUM

💬 0
İyi Okumalar!
“Aslında onlar, senin yüklediğin anlam kadar varlar.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bölüm Parçası: Hippie Sabotage, “Devil Eyes”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Olabildiğince sessiz hareket ederek aşağı indikten sonra çalıların arasından arabaya doğru yürümeye koyulduğumuzda kasanın soğuk metal yüzeyindeki pürüzsüzlüğün etkisi hâlâ parmak uçlarımda varlığını sürüyordu. Bu gece belki de tüm gizemi söndürebilecekken uzaklaşmak durumunda kalarak kaçmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neyse ki yakalanmadık.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lidya içimi rahatlatmaya çalışıyordu. Aydınlanmaya başlayan havanın etkisiyle ayağındaki botları görünce suratımda bir tebessüm oluşmuştu. Selenay’ın botlarını giymişti, yukarıya terlikle tırmanacak hâli yoktu tabi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yakışmış,” dedim botlarına bakarak, aynı anda da yürüyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tabi ya sorma, kıçını kurtarabilmek için bir numara küçük botları giymek zorunda kaldım. Selenay’ın ayağı malum, küçükmüş.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Son cümlesine vurgu yaparak söylenmesine tebessüm etmeden edememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Berbat görünüyoruz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tüm gece uyumadan maceralara atıldığımız için hâliyle yüzümüz şişmişti. Arabaya geldiğimizde Selenay arka koltukta yatıyordu, kapıyı açmamla gözlerini aralaması bir olmuştu. Hızla doğrularak boğazını temizledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geldiniz mi?” Lidya gözlerini devirerek şoför koltuğuna geçti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kalkmasaydın? İnsan böyle bir durumda nasıl uyuyabilir?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay yüzünü ekşiterek azarlar bir tonda cırladı. “Kes sesini.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Koltuğa oturarak kapıyı kapattığımda tiz seslerini kaldıracak bir ruh hâlinde kesinlikle değildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam kızlar sakin olun.” Yorgun oldukları için daha fazla konuşacak hâlleri de yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sessizce kendi hâllerinde takıldıklarında eve kimin geldiğini merak etmiştim. Hay aksi! Bu daha önce neden aklıma gelmedi ki? Eve giren kişi belki de Melikşah’ın bahsettiği casustu! O anki tek derdim kasa ve oradan çıkmak olduğu için hiç düşünmemiştim. Böyle bir şeyi nasıl atlayabilirdim, gözlerimi sertçe yumduğumda kendimi yumruklamak istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lidya eve tekrar kırar mısın?” dediğimde ikisi de hiddetle üzerime dönüp, “Kes sesini Elis!” diye bağırarak kararmış gözaltlarını gözlerime soktuklarında istemsizce yerime sinmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eve kimin geldiğini öğrenmemiz lazım.” Pes etmesem de Lidya umursamadan omuz silkti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir daha geri dönemem. Bu çok tehlikeli, yakalanabiliriz.” Dudak bükerek koltuğuma geri yaslanıp kollarımı göğsümün altında bağladım, aptallık edip hiçbir şey elde edemediğimle kalakalmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Araba sokağa girdiğinde hafif bir uyku bastırmış, tüm yorgunluğum gün yüzüne çıkıvermişti. Toparlanarak kapıyı açıp, “Teşekkürler Lidya,” dedim. Kapanmaya çalışan gözlerini güçlükle araladı ve sadece kafasını sallamakla yetindi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hey, istersen bize gel. Bu gidişle eve gidemeden kaza yapacaksın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lidya Selenay’ın teklifini duyunca arabadan esneyerek inip bize katıldı. Hep beraber eve girdiğimizde kendini koltuğa atar atmaz uyuyakalmıştı. Selenay’la birbirimize bakıp aynı anda gülümsediğimizde başını onaylamaz anlamda sallayarak odasında gitti ve elinde tuttuğu battaniyeyle dönüp gelişigüzel bir şekilde Lidya’nın üzerine attı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vay canına, sen Lidya’yı düşünür müydün?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu sadece bir teşekkür...” Doğrularak kaşlarını çattı. “Ve aramızda.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümsedim. “Aramızda.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından telefonumu alıp kendimi yatağıma attığımda çevrede bir ses yoktu. Gözlerimi kapatarak kendimi uykunun karanlık kollarına bıraktım, bugün olacakları düşünmeden.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gün ışığı perdeyi aralayarak gözlerime sızarken aklıma Mesih’in bugün şehir dışına çıkacağı gelmişti. Birden yatakta oturur pozisyon alıp şaşkınlıkla etrafa bakakaldığımda gözlerim telefonumu aramıştı. Dün gece konuşulanlardan sonra Mesih’i kesinlikle tek başına bırakmak istemiyordum. Melikşah’ın söyledikleri ve diğer üyelerin onunla iş birliği yaparak Mesih’ten gizli hareket etmeleri nedeniyle kararımı değiştirerek Mesih’le gitmeye karar vermiştim. Peki ya o? Belki de çoktan gitmişti, dün onu aramak için fırsatım olamadan uyuyakalmıştım. Yataktan fırlayıp telefonumu elime aldığımda benimle ilgili ne düşüneceğini umursamadan telefonunu çaldırdım, kısa süre içerisinde telefonu açmıştı. Boğazımı sessizce temizleyip konuşacakken benden önce davrandı:
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karşıdan gelen tanıdık sesle birden ayağa dikildiğimde başım dönmüştü. Mesih’in sesi sinirinden arınmış gibi gelmişti kulağıma. Biraz homurdandıktan sonra cevap verebilmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih, saat kaç?” Saçmalığıma yüzümü ekşittiğimde derin bir iç çekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“On iki.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Avcumu yüzüme yaslayarak ovuşturmaya başladığımda konuya nasıl gireceğimi kestiremiyordum. “Sen de yeni mi uyandın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır, İris. Yeni uyanmadım.” Anlama sorunu yaşayan birine anlatır gibi teker teker açıklamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntıyla kelimeleri ağzımda ufalayarak, “Seninle gelmek istiyorum,” dediğimde sessiz kalınca sıkıntıya düşmüştüm, cevap vermemeye devam edince ekleme gereği duymuştum. “Teklifin hâlâ geçerliyse…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başparmağımı dişlerimin arasına sıkıştırıp yatağın üzerine oturduğumda bana eziyet gibi geçen saniyelerin ardından, “Seni almaya gelirim,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir nefes alıp şişirdiğim göğsümle yataktan kalktığımda o kapatmadan önce aceleyle ekledim: “Kaçta?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazını temizledi. “Birazdan.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Panikle elimi saçlarımın arasına daldırıp gece taktığım tokayı çıkartmaya çalıştığımda aramayı sonlandırmıştı. Telefonu kapatıp kaloriferin üzerine koyarken tokayı çekip yere attım. “Hay aksi.” Düğüm olduğu için bir tutam saçımdan da olmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay! Kalk çabuk bana yazlık valiz hazırla, acil! Kırmızı Alarm!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerimdekileri hızla çıkartmaya başlayıp banyoya koşturmaya devam ederek bağırıyordum. Kendimi duşa atmamla soğuk suyu üzerime çalmam bir olmuştu. Havluma sarılıp duştan çıktığımda Selenay dağınık saçlarıyla yatağın üzerine koyduğu valize bir şeyler sıkıştırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gerekli olan her şeyi koyduğundan emin ol.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aynanın karşısındaki ufak pufa oturup, kafamdaki havluyu yere atıp hızla saçlarımı taramaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sizin evde uyunmaz mı?” Lidya sayıklayarak banyoya girmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Saçlarımı kurutup Selenay’a tersten balıksırtı yaptırdığımda aynadaki görüntüm sinirlerimi bozmaya devam ediyordu. “Bu ara çok saçma bir şekilde sivilce çıkartıyorum.” Alnımın ortasında, çenemde ve yanağımda kırmızı leke gibi gözüken sivilceler vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vay, ergenliğe mi giriyorsun yoksa?” Aynadan Selenay’a gözlerimi devirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden böyle oluyor, sinir bozucu. Ben sivilce çıkartmazdım.” Fondötenden bir pompa sıkarak kızarıklıkların üzerine sürüp fırçayla dağıttım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne bileyim? Cildiye miyim ben?” dedi esneyerek. Her ne kadar renklerini kapatsam da pütürlü duruyorlardı. Fondöten sürmeyi her ne kadar sevmesem de muhtaç kalmıştım. Yüzün bütün ifadesini alıp boş bir tabaka bırakıyordu sadece. Sürmek zorunda kaldığım için allıkla yaşam belirtisi vermem gerekiyordu. Kirpiklerime de bir miktar rimel sürüp dudaklarımı hafif bir çerçeve geçerek doğal bıraktıktan sonra; altıma dizüstü, siyah bir tayt giydim. Üzerine hâkî yeşili, uzun bir kapüşonlu hoodie geçirip siyah kot ceketimi yatağa attım. Çantama gerekli olan her şeyi koyduktan sonra işte hazırdım!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Valizin tamamdır.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’a yaklaşıp yanağına ufak bir öpücük kondurduktan sonra geri çekilerek gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Teşekkürler, birkaç gün sonra görüşürüz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeri geçtiğimde Lidya mutfak masasında oturmuş kahvaltı yapıyordu. “Hey, görüşürüz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüzünü buruşturdu. Uykusunu alamadığı için bize kızgın olduğu her hâlinden belliydi. Gözleriyle önünde duran strece sarılı olan ekmekleri işaret etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Al arabada yersin. Ayıp olmasın diye Mesih’e de yaptım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sözlerini duyunca dişlerimi göstererek sırıtmıştım. Masaya yaklaşıp ekmekleri çantama atarken, “Teşekkürler,” deyip hızla Şeyda’nın odasına koşturdum. Uyuyup uyumadığını umursamadan odasına daldığımda yatağın üzerinde oturup kucağına koyduğu laptopundan drama izlediğini görmüştüm. Sekerek yanına gittiğimde bakışları üzerimde geziniyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Birkaç gün Mesih’le olacağım.” Dudakları büzülünce kollarımı omuzlarına sararak devam ettim. “Gitmek zorundayım, üzgünüm.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını geri çekip gözlerime baktıktan sonra tek kaşını kaldırdı. “Valizini hazırlayabildin mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, Selenay halletti.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küçümsercesine bakışlarını kıstıktan sonra beni iterek yataktan kalkıp dolabından birkaç parça şey çıkarttı ve bana uzattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunları da al.” Boğazını temizleyerek devam etti. “Aklın da bende kalmasın, tamam mı?” Ardımda Lidya ve Selenay’ı bıraktığım için içim bir nebze de olsa rahattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ayağıma bileğe kadar uzanan beyaz çoraplarımı giyip üzerine de beyaz Nike ayakkabılarımı geçirdikten sonra hazırdım, koluma da siyah baget çantamı takıp valizimi de alarak evden çıktığımda nefes nefese kalmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Apartmanın dışına çıktıktan kısa süre sonra Mesih gelmişti. Arabasından indiğinde kalp ritmimde bir artış meydana gelmişti. Onu sürekli görmeme rağmen her seferinde kalbimi normalinden hızlı attırmayı nasıl başarabiliyordu? Altına giydiği lacivert kot şortun üzerine bol kolları dirseklerine kadar uzanan balıkçı yaka, siyah bir tişört giyip üzerine ince uzun bir künye takmıştı. Önü uzayan saçları diğer günlere nazaran daha fazla dalgalı ve hoş gözüküyordu. Bana doğru adım attıkça aramızdaki kısalan mesafeyle derin soluklar almaya devam ediyordum. İyice yaklaşıp kolunu belimin kenarından uzatarak üzerime eğildiğinde suratıma yaklaştırdığı yüzüne öylece bakakalmıştım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim buz maviliklerinden biçimli kaşlarına ve kaşlarının başlangıç noktasından aşağı doğru inen burun kemerinden şekilli dudaklarına kadar güzel bir geziye çıktığında içim içimi yiyordu. Cildinin temizliği, boynundan gelen berrak kokusu, her şeyiyle etrafa ışıltı saçıyordu. Giderek kuruyan boğazım titreyen ellerim, yakınlığının etkisiyle sarsılan kalbim, her şeyimle alarm veriyordum sanki… Valizimi tutup geri çekildiğinde arkasından bir kedinin ciğere baktığı gibi bakakalmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tüm bunların sebebi sensin…” Kendi kendime arkasından mırıldandıktan sonra onu takip ederek arabaya binip kemerimi taktım. Valizimi bagaja koyup yerine oturduğunda gözlerimi üzerinden ayıramıyordum sanki mıknatısın metale yapışma çekimini taşıyordum ona karşı. O metaldi, ben ise aptal bir mıknatıs…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yola çıktıktan bir süre sonra dünkü konuşmalar aklımı kurcalamaya başlamıştı. Kehanet üyelerinin bugüne dair planları vardı ve Mesih’in tüm bunlardan haberi bile yoktu. Huzursuzca yerimde kıpırdandıktan sonra ona bir bakış attığımda sakin gözüküyordu, güneşin parlattığı beyaz teni iyice solunca boğazımı temizleyerek, “Dün gece Alaz’la mıydın?” Dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarını çatarak bana baktığında belki de neden böyle bir şey sorduğumu merak etmişti. “Hayır.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuz silkerek devam ettim. “Gece Selenay’a uğramış da bir yere gidecekmiş. Önemli bir şeydir diye düşündüm.” Ona her şeyi itiraf edemesem de aklına birkaç soru işareti düşürebilirdim...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih omuz silkerek umursamaz bir tavırla gözlerini yoldan ayırmadan, “Bilmem, haberim yok,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih bundan rahatsız olmadığı için hâliyle amacıma ulaşamamıştım. Sırtımı dikleştirerek bedenimi ona doğru çevirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sormayacak mısın? Bana önemli bir şey gibi geldi.” Bilmesini istiyordum, arkasından çevrilen dolapları bilmemeliydi. Alaz Mesih’in en yakınıydı ve bu yaptığı resmen ona kazık atmaktı. Mesih bunları bilerek ona göre hareket etmeliydi. Tek kaşını kaldırarak bana sorgularcasına baktıktan sonra tekrar yola döndü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilmem gereken her şeyi bilirim, İris.” Bu cümlesiyle net bir sınır çizmişti aramıza. Her ne kadar üzerime şüphe çekmek istemesem de Mesih’i kandırmalarına göz yumamazdım. “Onat mevzusu ne oldu? Onu kim o hâle getirmiş.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratı düz bir hâl almıştı. Bu konuları konuşmak istemediği her hâlinden belli oluyordu. “Şimdilik sorun yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı salladığımda Selenay arıyordu, telefonu açarak ahizeyi kulağıma dayadım. “Elis, ne yaptınız?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazımı temizleyerek, “Yoldayız, siz? Alaz’la buluştunuz mu?” dedim.” Alaz’la bugün buluşamayacaklarını bilsem de Mesih’in gözüne sokmak için tekrar konuşmamın bir sakıncası yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dedi ya, hee... Ben de seni Elis, ben de.” Selenay ile kimyalarımız inanılmaz bir şekilde tuttuğu için olayı anlayamasa da her zamanki gibi ayak uydurmaya devam etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dün de aynı şeyi söylemişti, ciddi bir sorun var herhalde,” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, inanır mısın, Lidya Şeyda’yla temizlik yapıyor. Birazdan kahve içerek film izleyeceğiz.” Dudaklarımı birbirine bastırarak gülümsememe engel olmaya çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay, sakin ol ve endişelenme... Yani ne diyeceğimi bilemedim.” Biraz daha abartabilirdim sanırım. Göz ucuyla Mesih’e baktığımda ifadesi aynı şekilde duruyordu, bu çocuk merak duygusunu aldırmış olabilir miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni bir gör, filmlerdeki kötü kadın rolüne büründüm, onlara üvey evlat muamelesi yapıyorum. Onlar temizliyor, ben oturuyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay büyük bir keyifle yaptıklarını anlatmaya devam ederken, yanağımın içini sertçe dişleyerek ifademi düz tutmaya devam ettim. Aptal kuzenim bu şekilde giderse bana kahkahayı bastıracaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam dikkat et kendine, bir haber olursa söyle.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uf, senle de konuşulmuyor, neyse iyi tatiller!” dedi sitem ederek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana da.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonu kapattığımda Mesih yine bir şey söylemeyince pes etmeyerek nifak tohumlarını serpiştirmeye devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Alaz’ın yine önemli bir işi varmış.” Göz ucuyla yüzünü izlediğimde dudak bükmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Olabilir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimi birbirine bastırarak yumruğumu sıktığımda tepkilerimi kendime saklamaya çalışsam da dayanamadan ağzıma ne geliyorsa sıralamaya karar verdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Siz yakın değil misiniz? Senin neden haberin yok? Saçma değil mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih omuz silkti. Çıldıracaktım, neredeyse avazım çıktığı kadar bağıracaktım seni kandırıyorlar, diye. Bana dönüp sert bir bakış attığında nefesimi tuttum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni ilgilendirmeyen konulardan burnunu çek, İris.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimi birbirine bastırarak kollarımı göğsümün altında bağlayıp yolu izlemeye başladım. Ben elimden geleni yapmıştım. Tabii, bu daha fazlasını yapamayacağım anlamına da gelmiyordu. Bir süre sonra çantamdaki sandviçleri hatırlayarak arka koltuğa uzanıp kol çantamı yanıma aldım. Arabayı sürerken bana kısa bir bakış atmakla yetinmişti. İçerisinden ekmekleri çıkartarak çantamı geri attığımda bana tekrar baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aç mısın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudak bükerek bakışlarını yoldan çekmeden, “Pek değil,” dedi aynı mesafesini takınmaya devam ederek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sandviçi açarak büyük bir ısırık aldım, dudaklarımdan onaylar anlamda mırıltılar çıkmıştı. İçindeki krem peynir ekmekte leziz bir tat bırakmıştı. “Güzelmiş.” Sandviçi Mesih’e uzattığımda, tek kaşını kaldırarak bana tuhaf bir bakış atıp yola dönünce ekmeği salladım. “Yemeyecek misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yola bakarken son derece ciddi gözüküyordu. Benimle arasına koyduğu mesafeyi kaldırmamaya yeminli gibi gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tuhaf…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımı birbirine bastırıp dikkatle onu incelerken duyguları açığa çıkmıştı, bu kadar basit bir şeyde... Ona belli etmemek için biraz bekleyip sessizce yutkunarak, “Tuhaf olan ne?” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudakları belli belirsiz yukarı doğru hareket ettikten sonra tekrar düz bir hâl aldı. “Davranışların.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Açıklayamadığım şeyler yüzünden ona karşı sürekli sergilediğim davranışlar, anlaşılan o ki ben kadar onu da etkiliyordu. O her zaman bozmadığı sert ve ulaşılmaz duruşuyla öylesine güçlü duruyordu ki yaptıklarımın onu bu denli etkileyebileceğini hiç düşünmezdim. Canımı sıkan duyguları bir kez daha göz ardı ettikten sonra onun her zaman yaptığı hareketi tekrarlayarak görmezden geldim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aç değilmişsin!” Kalan parçayı ağzıma attıktan sonra diğer sandviçi de onun için sakladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaklaşık dört saatin ardından araba patika yoldan sarsıntılı bir şekilde geçip iki katlı bir evin önünde durduğunda rahat bir soluk vererek elimdeki kitabı kucağıma bırakıp etrafa bakınarak, “Sonunda geldik mi? Dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eşyalarımızı da alıp taşlı yoldan geçerek eve girdiğimizde oturmaktan bacaklarım uyuşmuş, belim tutulmuştu. Valizleri kenara koyduğumda Mesih ışıkları açarak etrafı aydınlatmıştı. Geniş bir salona açılmıştı ev, bitişiğinde tatlı bir mutfağı vardı. Omuzlarımı esneterek etrafı dolanmaya başladım. Salonda az sayıda ve modern eşyalar vardı, etraf şık gözüküyordu. Duvarlardaki dekoratif tablolar ve tavan aydınlatmaları salona ferah bir hava katmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok hoş bir ev…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Valizleri alıp salona bıraktıktan sonra göz ucuyla etrafa bakınıp bir odanın kapısını açtığında aralık taraftan banyo olduğunu seçebilmiştim. Banyoya girdiğinde içimde tekrar kıpırtılar oluşmaya başlamıştı, belki de bu tatil sayesinde biraz daha normalleşirdik. İçimdeki soru işaretlerinin cevaplarını az da olsa bulabilirdim. Alt katta bir kapı daha vardı, oraya girdiğimde içeride çift kişilik bir yatak ve orta boyutlarda beyaz bir dolap vardı. Kafamı eşikten geri uzatıp merdivenlere baktığımda Mesih banyodan çıkmıştı. Kapıyı kapatıp etrafa bakındıktan sonra, “Acıkmadın mı?” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç adımla koltuğun yanına gidip üzerine oturduğumda bakışlarım çekingen bir şekilde gözleriyle buluşmuştu. “Biraz,” deyip kendimi koltuğa attıktan sonra sırtımı fazlasıyla dikleştirerek kıtlatmaya çalıştığımda yanıma yaklaşarak elini bana doğru uzatınca soluklarım hızlanmıştı, dudaklarımı ıslatıp ona bakmaya devam ettiğimde çenesiyle elini işaret etti. Bakışlarım aşağı inerek bana uzattığı eliyle buluştu, parmaklarının arasında tuttuğu kartı gördüğümde devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kendine bir şeyler sipariş et.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarım kendiliğinden çatıldığında dudaklarım büzüşmüştü, öfkeli bakışlarım yüzünü bulduğunda umursamaz ifadesiyle kartı kucağıma bırakarak yanımdan uzaklaşıp tekrar banyoya girmişti. Kollarımı göğsümün altında bağlayıp sırtımı koltuğa yasladığımda bana karşı koyduğu mesafeler sinirimi bozmaya başlasa da lanet olasıca kararlarını almakta haklıydı. Çantamdan telefonumu çıkartıp Selenay’ı arayacakken Semum’un çağrılarıma geri dönmediğini fark ederek onu geri aradım ancak telefonumu yine açmamıştı. Sıkıntılı bir soluk verip Selenaylara geldiğimi kısa bir mesajla haber verip telefonu koltuğa attıktan sonra merdivenlerden çıkarak üst kattaki odaları gezmeye başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yukarı katta bir banyo daha vardı, valizimden temiz kıyafetler çıkartarak banyoya girdim. Yolculuğun üzerine temiz akan ılık su iyi gelmişti, kısa duşumun süresini uzatarak yol yorgunluğunu üzerimden tamamıyla atmam iyi olacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Saçımın nemini havluyla iyice aldıktan sonra elimle karıştırıp ıslaklığı dağıttım. Kurutma makinesi yoktu, varsa da bulamamıştım ve saçımın ıslak kalmasından oldum olası nefret ederdim. Birkaç uğraş sonucu saçımı nemli bir hâlde bırakıp altıma pijama şortumu geçirdim. Üzerine de aynı takımın tişörtünü giydikten sonra puf terliklerimi ayağıma geçirip banyodan çıktım. Kapıyı kapatıp aşağı indiğimde Mesih’le göz göze gelmiştik, nemli saçlarını geriye doğru yatırmış, gözlerini iyice ortaya çıkartmıştı. Altına gri bir eşofman, üzerineyse siyah basketçi atleti giymişti. Sırtımı dikleştirerek yanına gidip koltuğa oturdum. Ortadaki büyük masada yemek paketleri gözüme çarpmıştı. Suratımda hafif bir tebessüm oluştu, yemeğimizi söyleyip üzerine beni beklemesi hoşuma gitmişti. Az önce yaptığı kaba davranışı demek bu şekilde telafi etmeyi seçmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Başlasaydın,” dedim paketlere uzanarak, aynı zamanda da ona doğru bakıyordum. Kolunun tekini koltuğa atarak çenesini dikleştirip gözlerini birer ok gibi üzerime saldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yemeğimi bitirdim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarım hayretle aralandığında öylece bakıyordum, başlamak bir yana bir de bitirmişti demek. Gözlerimi kısarak dudaklarımı büzdükten sonra onu umursamadan paketimi açarak ekmeğimi sertçe ısırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aramızdaki sessizlik yemeğim bitene kadar devam etti. Bu gerginliğin basamaklarını kendi ellerimle atmış olsam da konuşmasak bile birkaç günü birlikte geçirmenin normal yollarını bulmam gerekiyordu. Duygularım parçalara bölünerek farklı davranmamı sağlasa da ona yardım etme ihtiyacı güdüyordum. Arkasından iş çeviriyorlardı ve o, bunu inatla görmüyordu. Ona göstermenin yollarını bulmam gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Film izlemek ister misin?” dedim, fikrimi birden ortaya attım. Umursamaz bir tavırla omuz silkince sabırla bir soluk çektim. Kafamın dağılması için telefonumu karıştırarak Tazza 2 adında bir film buldum ve onu açarak aramızdaki gerginliği elimin tersiyle ittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ertesi güne uyandığımda canım dün olanlar yüzünden sıkkındı. Mesih’in yemek olayından başlattığı tavır gün boyu sürmüştü. İshak olayından beri neredeyse doğru düzgün konuşmamıştık. Tüm kırgınlığımı hırçınlığa dönüştürerek onun üzerine yönelmiş, duygularımı hararetlendirmiştim. Bana aynı şekilde karşılık vermemişti. Verseydi, belki biraz kavga etseydik her şeyi çok daha iyi halledebilirdik. O benden bunu bile almıştı. Onunla konuşamadıkça içim içimi yiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona karşı birçok konuda haksızlık yaptığımı bilsem de kendime engel olamıyordum. İstediğimi alamadıkça delicesine ateşleniyordum. Ona karşı hissettiğim sinir giderek büyüse de üyeler arası çıkan fikir ayrılıkları yüzünden yanında kalmakta kararlıydım. Her şey bir yana, bu olay başkaydı. Ne pahasına olursa olsun onun yanında olmaya devam edecektim. Elimdeki kumaş parçasına bakarak dişlerimi sıktım. Dünkü görmezden gelmesinin intikamını ondan almak istiyordum. Beni âdeta yok saymıştı. İç çekerek bakışlarımı kaldığım odada gezdirdim. Ya bilardo oyunun da yaptığı gibi aşağılık bir karşılık verirse? O zaman ne yapacaktım, bunu kaldırabilir miydim? Kaşlarım çatıldı. Tekrar düşünceli bir hâle büründükten sonra omuz silktim. İçimde hissettiğim duygulardan utanmak istemiyordum. Ben de aynı karşılığı vererek onu şaşırtabilirdim. Her şeyden öte Mesih’in bu konuda biraz sürünmesine ihtiyacım vardı. Evet, kesinlikle onu süründürmeliydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimdeki siyah bikiniyi üzerime geçirdim. Aşağı indiğimde Mesih, mutfak tezgâhına yaslanmış bir şekilde su içiyordu. Görüş açısına girmemle gözleri ateş edercesine üzerimde gezindi. Bardak hâlâ dudaklarında dursa da artık su içmediğini dalgalanmayan yanağından görebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları alık bir biçimde defalarca üzerimde gezindikten sonra bardağı ağzından ayırarak genzine kaçan suyu öksürerek püskürttü. Gülümsememek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Sağ elimi uzayan saçlarımın arasında gezdirip saçlarımı omzumun gerisine itekledikten sonra gözlerimle salonun köşesindeki cam kapıyı işaret ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Güneş çıkmışken kaçırmak istemedim.” Ne söylediğimi duyamadığına yemin dahi edebilirdim. Suratıma tüm algıları kapanmış gibi bakıyordu. İçten içe ona gülümsedim. Evet Mesih Bey şimdi de beni görmezden gel de görelim bakalım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bedenimi döndürüp kapıya doğru ilerlediğimde, daha ikinci adımı atacakken bardak kırılma sesi geldi. Tüm dişlerim gözükecek derecede sırıttım, resmen tüm dengesi altüst olmuştu. Cam kapıyı kendime doğru çekecekken kolumu tuttu. Ona doğru dönüp gözlerine baktığımda iradesine sahip çıkmaya çalışıyordu. İçinden, kendine lanetler okuduğunu görebiliyordum. Suratını suratıma yaklaştıracakken, “Sen bunu hak etmiyorsun,” dedim ve kolumu çektim. Çenesi kasılmıştı. Dişlerim gözükecek şekilde sırıttıktan sonra kapıyla arasından çekilip diğer taraftan bahçeye çıktığımda suratım anında dağılmıştı. Nefes nefese bir şekilde duvara tutunduğumda tüm bedenim yanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım panikle etrafta dolandı. Elimi kalbime götürerek bastırdım. Öylesine bir kuvvetle atıyordu ki bir an, tenimi aşarak dışarı çıkacağını sanmıştım. Az önce Mesih’e hissettirdiklerimin aynısını her bir yanımda hissediyordum. İçimden, kendime lanetler okumaya başladığımda deli gibi ona doğru koşmak istesem de kendime okkalı bir küfür ederek bahçenin ucundaki havuzun kenarında kalan şezlonga uzandım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aklım hâlâ Mesih’teydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi yumarak orada öylece yatmaya devam ettiğimde bahçe kapısı aralanmıştı. Sırtımı dikleştirip kafamı o tarafa doğru çevirdiğim an, aralanan dudaklarımla öylece bakakaldım. Mesih, altına giydiği kırmızı deniz şortuyla müthiş gözüküyordu. Bedenini estetik bir dalışla havuza attı ve geniş omuzlarını sırayla hareket ettirerek kulaç atmaya başladığında nefes almayı unuttuğumu fark ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısa sürede havuzun benim tarafımdaki ucuna kadar yüzdüğünde kalbim âdeta ağzımda atıyordu. Sırtımı şezlonga iyice yasladım. Havuzda yukarı doğru kalkıp dirseklerini taşa yasladığında dudaklarım kurudu. İrice açılan gözlerimle ıslak saçlarını geriye doğru itişini izledim. Öne doğru büktüğü dudaklarından erkeksi ve hoyrat bir soluk bıraktı, pazılarına ağırlık vererek bedenini sertçe yukarı ittiğinde içerideki su onunla havuzun dışına sıçramıştı. Havuzun mavi taşlarına çıktı. Saçlarına son bir hareket daha verdiğinde, bedenindeki yoğun su damlaları yukarıdan aşağıya doğru hareket ederek tüm bedeninde gezindi. Birkaç adımla tepemde dikilince suratını görebilmek için kafamı kaldırdım. Güzel yüzü tüm güneşi yarılamıştı. Elini bana doğru uzattığında biçimli ve uzun parmaklarına odaklandım. Kare şeklindeki tırnakları ellerini daha da erkeksi gösteriyordu. Elini kıpırdatınca kafamı tekrar kaldırarak suratına baktım, dudakları kıpırdadı. Başımı sallayarak içinde bulunduğum afallamış hâlden çıktığımda o güzel sesini duydum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Havlunu verebilir misin diyorum?” Derinlemesine aldığım soluk göğüs kafesimi bariz bir oranda şişirmişti. Sertçe yutkunduktan sonra, kafamı sallayarak şezlongdan kalkıp havluyu ona uzattım. Tıpkı bir röntgenci gibi utanmadan uzunca onu izliyordum. Kendime mukayyet olmaya çalışsam da pervasız bakışlarım bir türlü üzerinden çekilmek bilmiyordu. Üzerini kuruladıktan sonra mavinin en açık tonundaki gözleriyle şezlongun yanındaki masayı işaret ederek, “Bana sürer misin?” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunarak güneş kremine baktım. Bunu, çantamdan çıkarttığım havluyla birlikte aldığımda niyetim çok farklıydı. Bunu, benim ona karşı kullanmam gerekiyordu!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimi bastırdığımda gereğinden fazla sessiz kaldığım için kafamı salladım. Sertçe yutkunup şezlongda dizlerimin üzerine oturdum. Kalçasını şezlongun ucuna yerleştirdiğinde bacakları iki yanına yayvanca açılmıştı. Bedenlerimizin arasındaki mesafe neredeyse yok denecek kadar azdı. Sehpanın üzerindeki kremi alıp omuz başlarına sıktıktan sonra dudaklarımı birbirine bastırarak döktüğüm kremi elimle yaymaya başladım. Parmaklarımın titrediğini belli etmemek için tenine basınç uyguluyor, güzelce sıvazlıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Parmaklarıma sızan kırmızı lekeye baktım, kafamı kaldırıp ona baktığımda içinden küfür savuruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu!” Yerimden kalkarak bağırdım. “Yaran kanıyor!” Lanet olsun! Havuza girmesine engel olmak neden daha öncesinde aklıma gelmemişti! Baştan çıkaran vücuduna öylesine dalmıştım ki yarası tamamen aklımdan çıkmıştı. Ayağa kalkarak önümde durunca başımı onaylamaz anlamda salladım. “Hastaneye gidiyoruz!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sargıyı değiştirsek yeter, hastaneye gerek yok.” Kafamı şiddetle salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hastaneye gideceğiz!” Yine de baktırmadan içim rahat etmeyecekti. Kolunu tutarak onu kendime çektiğimde suratımda kararlı bir ifade vardı. “Kesinlikle itiraz kabul etmiyorum.” Suratındaki hoşnutsuz ifadeyi umursamadan onunla salona doğru yürüdüğümde beden dilinin yavaşlığından hastaneye gitmek istemediğini hissedebiliyordum. Alt kattaki odasına girince dolabından bir tişört alıp dikkatle üzerine geçirdikten sonra altına baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yardım etmemi ister misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini devirince cevap vermeden odasından çıkıp hızla üst kata geçtim. Elimdeki kuru kan dikkatimi çektiğinde içim parçalanmıştı. Yanımda olmadığı için ona kızmaktan merhamet göstermemiştim. Kendimden nefret ediyordum. O her ne kadar güçlü dursa da yaralıydı. Üzerime rahat birkaç kıyafet geçirip tekrar aşağı indiğimde kapının önünde duruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in dikişleri patladığı için yeni dikiş atmışlardı. Hüzünlü bakışlarımı suratında gezdirdiğimde kendimi tokatlamamak için güçlükle duruyordum. Kendime ve ona öylesine sinirliydim ki… Ne yaklaşabiliyordum ne de uzaklaşabiliyordum. Resmen araya sıkışarak can çekişmeye başlamıştık. Bu hâlde yüzdüğü için ona, yüzmesine izin verdiğim için de kendime lanet okuyorken neyse ki arabaya kadar gelmiştik. Arabayı çalıştırmadan ona doğru dönüp omzuna dokundum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Acıyor mu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omzunun üzerinden bana bir bakış attığında aklı başka bir yerde kalmıştı sanki. “Kafana takma, sorun yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi yumup içli bir soluk çektikten sonra ona doğru yaklaştım. “Seninle o günü hiç konuşmadık.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Konuşmak, onunla paylaşmak, ağlayarak duygularımı dökmek istiyordum. Kararlı bir ifadeyle suratıma yaklaşarak yanaklarımı avuçlarının içine aldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neler hissettiğini biliyorum.” Kararlı bakışlarına tutundum. Başparmakları şakaklarımı okşayınca gözlerimi yumarak rahat bir soluk çektim. “Bana güveniyor musun?” Bir an kararsız kalsam da başımı yavaşça onaylar anlamda salladım. Suratını biraz daha yaklaştırıp genizden gelen kesin bir sesle. “Bu olayla senin hiçbir alakan yok. İnan bana, bu yüzden kendini suçlamamalısın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İfadesi, sesi, öylesine netti ki biraz olsun rahatlasam da aklıma o adli tıp raporu takılmıştı. Raporda doğru olmayan bir şeyler olduğuna o kadar emindim ki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki ya rapor saçmalığı neydi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sözlerim etkili olmuş olacak ki anında bakışları ksıldı. Bu ayrıntıya takılı kaldığımı hesaplamamıştı. Gerginleşen yüz hatlarından da anlaşıldığı üzre hislerimde haklıydım, o raporda doğru olmayan bir şeyler vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana yalan söylemeyeceğim. Evet, denedim fakat hakkını yiyemem.” Kafasını onaylar anlamda salladı. “Haklısın, o raporu farklı bir amaç için oluşturdum ama inan bana, orijinalinde de senin hiçbir suçun yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geri çekilip öfke saçan bir ifadeyle ona bakarak, “Sen ne yaptığını sanıyorsun!” diye çıkıştım. Tepkimi anlamsız bulsa da sert bir ifadeyle, “Tüm bu hakları kendinde nasıl buluyorsun? Sen kimsin Mesih! Bir insan öldü, neler çeviriyorsun!” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gücü artık beni ürkütüyordu. Böylesine işlere bile müdahale edebilmesi haksızlıktı! Ne olursa olsun bunu kabul edemezdim. Suratına tekrar o sisli ifadeyi indirdiğinde bakışları gölgelenmişti, ne hissettiğini göremiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Semum kötü zamanlar geçiriyor! Bizim psikolojimizle bu şekilde oynamaya hakkın yok!” Bakışları karardı, bakışlarındaki o sisi kaldırdığında tehditkâr bir şekilde beni izliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir daha… Semum piçiyle görüşmeyeceksin,” diyerek dişlerinin arasından tısladığında alev almıştım sanki. Kaşlarımı çattıktan sonra derin bir soluk alarak kelimelerimi seçmeye özen gösterdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Buna sen asla karışamazsın! Asla!” Parmağımı ona doğru kaldırarak, “O benim arkadaşım, onu bu hâlde asla yalnız bırakmam.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Parmaklarını aklını kaçırmışçasına saçlarına geçirip çekiştirdiğinde boğazına kadar kızarmıştı. Daha söylediklerime bile tahammül edemiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir kez olsun beni dinle!” Üzerime doğru kükrediğinde arabanın kapısına sinmiştim. “Artık beni dinlememen için bir sebep yok!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerime doğru gelmeye devam ettiğinde, göğsüm öfkeyle inip kalkıyorken sinirden gözlerim yanıyordu. Koşulsuz şartsız onu dinleyerek arkadaşımı satacak kadar adi biri değildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O ne demek ya? Sen kendini ne sanıyorsun!” Göğsünden tutup onu ittirdim. Bileklerimi kavrayarak hareketlerime son vermeye çalıştığında artık ikimiz de ateşlenmiştik. Öfke dolu bakışlarımız birbiriyle yarışmaya devam ediyorken ben onun üzerinde hâkimiyet kurmaya çalışıyordum, o ise benim üzerimde kurmaya çalışıyordu. İkimiz de inatçıydık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha fazla aptal gibi davranmana izin veremem!” Onu sertçe ittirmeye çalıştığımda hareketim hiçbir işe yaramamıştı. “Sen artık fazla oluyorsun Mesih!” Belimden sıkıca kavrayarak beni kendine yapıştırdığında kendimi ondan ayıramadıkça sinirleniyor, hiddetlenerek daha fazla üzerine gitmek istiyordum. “Bırak beni!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O piç için bana karşı koymayı kes!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onunla böyle konuşma! Daha fazla ona haksızlık etmene izin veremem!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları öfkeyle karardı. “Onu gebertmek istiyorum!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kendine gel artık! Semum’a dokunmana izin vermem!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omzunu yumruklayarak onu geri itmeye çalıştığımda birden belimi bırakmasıyla sırtımı kapıya çarptım. Dudaklarımın arasından dökülen inlemeyle ona sert bir bakış attıktan sonra nabzım alçalmadan refleksle elimi kaldırdığımda tokadım yanağında patlamıştı. İrice açılan gözlerle öylece bakakaldığımda kafası yana doğru eğildi. Başını kaldırmadan öylece durduğunda yaptığımdan anında pişman olmuştum. Dudaklarımı birbirine bastırarak avcumu üzerine örttüğümde içinde bulunduğum duygu karmaşasından neredeyse kafayı yiyecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını kaldırdığında buz mavisi gözleri öfkeyle parlıyordu. Burnunu sertçe çektiğinde dudakları acımasızca kıvrılmıştı. Yakamdan tutup beni sertçe kendine çektiğinde burunlarımız birbirine değiyordu. O öfkeyle, bense kederle bakıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih, ben çok özür dilerim…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hiç özür dileme, ne yaparsan yap, affederim. Ben de böyle bir aptalım işte.” Sertçe yutkunduğumda soluk soluğa kalmıştım. Gözlerindeki öfke daha çok kendineydi. “Başkasından dolayı bana direnen sen için kafayı yiyecek kadar aptalım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimde dolan yaşlar yanaklarımdan sicim gibi süzülmeye başladı, elimi yanağına koyup okşadığımda kahroluyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok özür dilerim.” Yanağını öpüp kollarımı boynuna doladım. Dudaklarımı dudaklarına bastırarak, “Affet beni ne olur, son zamanda yaşadıklarım yüzünden psikolojim hiç iyi değil.” Dediğimde sinirlerim bozulmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir şey söylemeden geri çekilince daha da pişman olarak boynundaki kollarımı sıkılaştırıp yanağını ve dudağını tekrardan öptüğümde ne olursa olsun ait olduğum yerde olduğumu hissediyordum. Varlığı, kokusu her şeyi benim için o kadar doğruydu ki onu kaybetme düşüncesiyle bile deli oluyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama onu kaybetmekten korkarken yavaş yavaş kendimi kaybettiğimi de görebiliyordum… Mesih başından beri görünüşten etkilenen biri olmasa da onu bugün etkilemeye, sırf dikkatini çekmek için kışkırtmaya çalışmıştım. Bu ne kadar bendim? Önceden olsa başka bir kızın yaptığını görünce midem bulanırdı ve onu yargılardım. Peki şimdi ben tam olarak ne yapıyordum? Bu durum beni huzursuz etse de değişimlerimle yüzleşmekten korktum ve onları biraz daha halının altına süpürerek Mesih’in benden uzaklaşmasına izin verdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arabada yaşanan o kötü olayın ardından eve gidene kadar benimle konuşmamıştı. Suratında gördüğüm öfkeyi bana yansıtmamak için ağzını bile açmamıştı. Odamda bitik hâlde akşamın olmasını beklemiş sabah yoğun bakımdan çıkan bir hasta gibi gözlerimi açmıştım. Mutfağa girdiğimde yemek yiyebilmem için birçok erzağın tezgâhın üzerinde dizili durduğunu görsem de pek yiyesim gelmemişti. Karnımdaki gurultuları daha fazla görmezden gelemeyip bir şeyler atıştırdım. Aklım sürekli o ana gidiyordu. Yaptığım saçmalıkların tek sebebi yaşadığım olayların psikolojim üzerinde bıraktığı derin izler olamazdı. Bunlara sığınmak istemiyordum. Tüm bunları sezdiğim için Mesih’ten uzak durmaya karar vererek bir süre ayrı kalmayı seçmemiş miydim? Yine de başaramamıştım, lanet olsun ki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aslında bu kararın ne kadar da doğru olduğunu yan yanayken nasıl da kendim için sağlıksız olan kararlar aldığımı görerek fark ediyordum… Ben bu şekilde giderse bir bir kendimden eksilmekten, kendime yabancı olmaktan ve derin pişmanlık duyacağım şeylere kalkışmaktan korkuyordum ama sanki bir şekilde iradem elimden alınmıştı ve asla eski Elis gibi düşünemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Akşam olunca soğuk bir duş alıp üzerimi giyindikten sonra aşağı indiğimde kapıdan girdiğini gördüm. Ne diyeceğimi düşünmeden ona doğru adımlarımı sıralayıp karşısında durduğumda içim sıkılıyordu. Karşısında ufalıyordum sanki. O güne nazaran daha sakin ve kontrollü görünüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona vurmuştum. Ellerimle suratımı sıvazlayıp saçlarımı çekiştirerek kendimi toparlamaya çalıştığımda bir şey söylemiyordu. Neyse ki bir süre sonra kendimi toparladığımda sesini duydum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sorun değil,” dedi bıçaktan keskin bir sesle. “Seni anlayabiliyorum.” Kafamı çevirip hayretle ona baktım. “Ve affetmek istiyorum.” Dudaklarım aralandığında ne diyeceğimi bilemiyordum. “Bu yüzden sen de düşünme, tamam mı?” Kıpırdamadığımda devam etti: “Çok kötü günler geçiriyorsun, Elis. Kolay değil. Sadece kendini suçlamamanı istiyorum senden, bana söz ver.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O böylesine yıkıcı bir tepkinin ardından bile kendi penceresini kapatıp benimkini aralayabiliyordu. Empati gücü bana kafayı yedirtecek kadar üst düzeydeydi. Beni bu kadar mı önemsiyorsun? Mesih… Kalbim ısındığında ona hayran kalmadan edememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben… Nasıl yapacağımı bilmiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir arkadaşımla buluşmaya gideceğiz. Bu sana da iyi gelecektir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu ikimize de iyi gelebilirdi. Aksi hâlde sürekli aynı yerde durmak kötü olayların zihnimizi canlı tutmasını tetikliyordu. İkimiz de birbirimizi istiyorduk bu yüzden çabalamamız gerekiyordu. Kafamızı dağıtmalıydık. Kendimi toparlayarak psikolojimin düzelmesine yardımcı olmalıydım. Aksi halde ikimizi de fena hâlde yıpratmaya devam edecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gidelim lütfen.” Derin bir soluk alarak pozitif kalmaya çalıştım. Tüm yaşananları bir kenara iterek bu gece kafamı dağıtacaktım. Biraz eğlenmeye mutlu hissetmeye öylesine çok ihtiyacım vardı ki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arabaya binince boğazını temizleyerek düz tutmaya çalıştığı sesiyle, “Torpido gözünde sana ait bir şey var.” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bunu kesinlikle beklemediğim için duraksayarak ona baktıktan sonra torpido gözünü açtığımda orada gece mavisi bir mücevher kutusunun olduğunu gördüm. Titreyen parmaklarımla kadife kutunun yüzeyini okşadıktan sonra onu kucağıma aldığımda kalbim kıpırdanmıştı. Kafamı çevirip ona bir bakış daha attığımda benimle ilgilenmiyor, önüne bakıyordu. Tekrar kutuya odaklanıp açtığımda gözlerim kamaşmıştı. Kuruyan boğazımı güçlükle ıslattığımda ne diyeceğimi şaşırmıştım. Çok güzel pırlanta bir bilezikti. Ucunda minik yıldızı sarmalayan kuyruklu bir yıldız vardı... Zarif taşları ve ince işçiliğiyle özel tasarım olduğunu görebiliyordum. Bana en çok değer verdiği yıldızları hediye etmişti. Bileziğin parlayan taşları gözümü aldığında, manevi anlamı kadar maddi açıdan da yüklü bir hediye olduğunu anımsadım tekrar. Fazla değerli olduğu için kabul etmekten çekinsem de kendime hâkim olmayı son anda başardım. Beni düşünerek güzel bir incelik yapmış, hediye almıştı. Ve öyle güzeldi ki… Kabul etmek istiyordum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onu takmanı istiyorum.” Bıçaktan keskin bir sesle konuşmuştu. Kafamı çevirip tekrar ona baktığımda yanaklarım ısındı. Kapının koluna dirseğini dayamış, parmaklarını şakağına yaslamıştı. Kararlı yüzünü hafif kıpırdatarak gözlerini üzerime sabitledi. “Sadece onu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Son söyledikleri kafamı karıştırsa da bileğimde parlayan altın bileziği görünce ne demek istediğini anlamıştım. İkisinin de aynı anda bana bilezik alması nedense pek de tesadüf eseri gelmemişti. Aklıma nüfuz eden düşüncelerle kaşlarımı çattım. Semum’un aldığı bileziği çıkartmam için mi bana hediye almıştı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir nefes alarak dilimi ısırdım. Mesih öyle biri değildi. İçinden geçmese bana böyle bir hediye almazdı. Sadece seçimi onu tetiklemiş olabilirdi. Geçen seferlerde yaptığım gibi kafamın içerisindeki aslı olmayan düşüncelere tutunarak ona saldırmadığım için kendime şükretmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden birden bana hediye aldın?” Sesim, tahminimin de ötesinde zayıf çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mutlu yıllar, Elis.” İfadem anında afalladığında ne diyeceğimi bilememiştim. Duruşunu bozmadan iç çekerek, “Yeni yaşına tüm bu saçmalıklarla girmeni istemezdim. Senin için zor olmuş olmalı.” Diye tamamladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte bana bunu yapıyordu. İstediği zaman kalbimi eritebiliyor, istediği zaman ise dondurabiliyordu. Mesih’in üzerimdeki hâkimiyetini gün geçtikçe daha iyi hissediyordum. Belki de bu, beni biraz ürkütmeye başlamıştı. O her seferinde sakin kalmayı başarıp kendi penceresini terk ederek tamamen benim açımdan bakabiliyordu. Çok fazlasını hak ediyordu. Bense her seferinde hiddetle kalkarak ona haksızlık etmiştim. En son yaptığım hareket gözlerimin önüne geldiğinde tekrar içim sıkıldı. Mesih bunları hak etmiyordu. Her ne kadar Semum’u savunup onun yanında olmaya çalışsam da bunu yaparken Mesih’le aramdaki ilişkiyi de yıpratıyordum. Zamana ihtiyacım vardı. Kendimi iyileştirmeye, aramızı düzeltmeye ihtiyacım vardı. Bir süre uzakta kalarak kendimi dizginlemeliydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Altın bileziğin tokasını gevşeterek bileğimden çıkartıp çantama attıktan sonra Mesih’in aldığı bileziği ona doğru uzatarak kolumu kaldırdım. Şakağındaki elini indirdi, bileziği parmaklarımdan alıp bileğime takarken ifadesini inceledim. Suratında o temkinli ifade vardı yine. Duygularına erişmeme izin vermiyordu. Kendini koruma altına almıştı, tıpkı eski günlerdeki gibi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona hak veriyordum. Her ne kadar benim için çabalasa da kendi sınırlarını da yineliyordu. Önce kendimi iyileştirecek, ardından onun buzlarını eritecektim. Ruhlarımızı çıplak görmek için elimden geleni yapacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bileğimi kendime doğru çekerek iki yıldıza baktım. Öndeki küçük olan bana benziyordu, arkasında durup minik yıldızı sarmalayan ise Mesih’i temsil ediyordu. Suratımda buruk bir tebessüm oluştu. Neyse ki bu seferlik onun benden istediğini yapmıştım, dediği gibi olacaktı. Sadece bu bileziği takacaktım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Araba büyük bir alışveriş merkezinin otoparkına girince Mesih’e dönüp, “Bu saatte açık olması ne garip,” dediğimde omuz silkmekle yetindi. Belki de tüm gece açık kalan bir yerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geleceğimizi duyunca bizi kendi yerinde ağırlamak istedi,” dediğinde irice açılan gözlerim ve hayretle büzüşen dudaklarımla ona bakakalmıştım. Demek tüm gece alışveriş merkezini bizim için açık tutacaktı. Arkadaşı her kimse Mesih’e gerçekten de değer veriyor olmalıydı ya da niyeti sadece göz boyamaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arabayı otoparkta bırakıp çıkışa doğru yöneldiğimizde Kehanet dışında birileriyle tanışacağım için heyecanlanmıştım. Mesih’in arkadaşlarıyla tanışmak farklı bir deneyim olacaktı. Belki de bu sayede onun daha öncesinde görmediğim farklı yönlerini tanıyabilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Asansörle üçüncü kata çıktığımızda cam kapıdan dışarıda bizi bir kızın beklediğini gördüm. İçimde hafif bir kıskançlık dalgası uyanmıştı. Mesih’in arkadaşım dediği ve onun için koca alışveriş merkezini açık tutak kişi bir kız mıydı? İfademi düz tutarak tepkisizliğimi korudum, kapılar açılınca dışarı çıktığımızda kısa saçlı kız benden birkaç santim daha uzun kalmıştı. Ufak ve pürüzsüz yüzü, seyrek kirpikleri, yanaklarında belirgin gamzeleri, bir hayli de biçimli bir vücudu vardı. Saçları öylesine açık ve güzel bir sarıydı ki kirpiklerinin renginden doğal olduğunu anlayabiliyordum. Varla yok arasındaki çilleri! Lanet olsun, bu kızın neden bu kadar çok şeyi vardı? Bizi görünce suratında yayılan geniş gülümsemesiyle gamzeleri iyice belirginleşmişti. Gözlerinin içine kadar gülüyordu, yapmacık ya da içten pazarlıklı birine benzemiyordu, gerçekten de samimiydi. Dudaklarımda ufacık bir tebessüm oluşturup, tüm duygularımı gizleyerek ifademi düz tutmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hey?” Aksan. Kızın aksanı vardı, Türk değildi. “Mesih, hoş geldiniz!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tavşan dişlerimi birbirine sürterek çenemin sivrileşmesini olabildiğince engelleyip profesyonelliğimi korumaya devam ettim. Biraz kıskanmış olabilir miydim? Çok az. Kız bu kadar güzel gülümsemeseydi belki bu kadar kıskanmazdım. Hata bendeydi, gitmeden önce hiçbir şey sormadığım için hazırlıksız yakalanmıştım. Bu kız kimdi ve ne zamandır tanışıyorlardı, nasıl bir ilişkileri vardı? Tüm bunların belirsizliğini üzerimde taşıdığım için her an çamura basabilirdim. Bu yüzden sadece nötr olmam gerekiyordu. Ne iyi ne de kötü…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kız, Mesih’in kolunu tutarak yaklaşıp ona sarıldı, ayrıldığında gülümsüyordu. Sakin ol Elis, bu ne kıskançlık? Sen böyle bir kız değilsin, kendine gel lütfen, hemen!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hoş geldiniz.” Mesih’ten ayrılıp aynı şekilde beni de kucakladı. Kaşlarım şaşkınlıkla havalanmıştı, belki de kendim için daha resmi bir karşılanma bekliyordum. Benden ayrılırken hemen ifademi düzeltip gülümsedim. “Merhaba, Elis. Ben Mia.” Adımı bilmesine şaşırsam da hoşuma gitmişti. Belli ki gelmeden önce Mesih benden bahsetmişti. Peki, neden ondan bana bahsetmemişti? Sormadığın için olabilir mi? Kendi içsesime başımı sallayarak ekstra bir selam verdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Memnun oldum, Mia.” Kız büyük ihtimalle Amerikalıydı. Havasından, aksanından, her şeyinden hissettiriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben Elis’e etrafı gösterirken, önden bir Aaron’a görün istersen.” Mesih bana dönerek kolumu tutunca sorarcasına kaşlarım çatıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biraz Mia’yla kalmak ister misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bozuntuya vermeden kafamı salladım. İlk defa gördüğüm bir kızla beni birden neden yalnız bırakmıştı ki? Neyse, kızı da tanımam gerekiyordu, Mesih’i bu kadar sıcak karşılayan bu kız kimdi ve nasıl bir ilişkileri vardı? Her birinin cevabını alabilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, aç mısın? Bir şeyler yiyelim mi?” Düşünceli bir kızdı ve hâlâ samimi geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kibarca gülümsedim. “Teşekkürler, sen açsan ye istersen, bir şeyler içerek eşlik edebilirim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerini gösterecek şekilde gülümsedi, dişleri bile çok güzeldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gel, bize içecek bir şeyler hazırlayayım.” Eliyle hafifçe belime dokunduktan sonra beni yönlendirdi. Alışveriş merkezinde genel olarak görevli olan kimse yoktu fakat bazı dükkânların ışıkları açıktı. Işığı açık olan mini bir kafeye doğru ilerliyorken Mia biraz etraftan bahsetti. Renkli, şirin bir kafeye gelince Mia bar kısma geçerek gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne içmek istersin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu uğraştırmak istemediğim için gözüme takılan hazır meyve sularından kopya çekerek, “Herhangi bir meyve suyu olabilir,” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tabii.” Konuştukça kulağa tatlı gelen aksanıyla bir şeyler mırıldanarak kısa süre içerisinde elinde bir tepsiyle gelip masaya koydu. Kıyafetini düzelterek oturdu. “Umarım beğenirsin.” Tepside iki limonata, biraz kızartma ve pasta vardı. “Kendi zevkime göre bir şeyler koydum. Tadına bakmak ister misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nezaketen çatalı alıp hoş gözüken karamelli pastadan bir parça ağzıma atınca dudaklarımdan onaylar anlamda hoş mırıltılar dökülmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok hoş bir aroması var.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümsedi. Bu pozitiflikle hiç yorulmadan günlerce gülecek gibi gözüküyordu. “Beğenmene sevindim, ben de çok seviyorum bu pastayı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pastadan biraz daha yemeye devam edince aslında hiç de kötü bir fikir olmadığını düşündüm. Mesih’in bizi yalnız bırakması iyi olmuştu, Mia ile rahatça tanışabilmem açısından iyi olmuştu. Kendimi kasmama gerek kalmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne zamandır Türkiye’de yaşıyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağzına attığı kızartmayı hızla çiğneyerek konuştu. “Aslında çocukluğumdan beri sadece sık sık Amerika’ya gidip geldiğimiz için aksanımı bir türlü bastıramıyorum.” Gülümsedim, gerçekten konuşması çok tatlıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Merak etme, iyi idare ediyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başını olumsuz anlamda sallayarak yüzünü buruşturdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ağabeyim bu konuda benden çok daha iyi. Bu yüzden kendimi yanında hep yetersiz hissediyorum.” Kıkırdadım. Bu cümleyi pek komik telaffuz etmişti. “Telaffuzumun seni güldürmesine sevindim,” diye devam ettiğinde neredeyse kahkaha atacaktım. Bizim ülkemizde yabancıların Türkçe konuşması zaten hoş karşılanmaz mıydı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lütfen, bir daha telaffuz deme.” Çünkü o dedikçe ciddi kalamayacağıma emindim. O da benimle ufak bir kahkaha attığında aramızda hoş bir iletişim oluşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sıcak bir insan olmana sevindim, en azından rahatız böyle, değil mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrar kıkırdadım. “Sıcakkanlı demelisin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini kısarak birkaç saniye düşündükten sonra dudaklarını oynatarak ekledi. “Sıcakkanlı! Aa, evet, Türkiye’deki arkadaşlarım da bana öyle der, doğru.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, gerçekten öylesin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk başta Mia’ya karşı kendimi kötü hissettiğim için pişmanlık duymaya başladığımda kafamı sallayarak amacımdan sapmadan önce onun gerçekten de kim olduğunu bilmem gerektiğini hatırladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih’le ne zamandır birliktesiniz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pat diye sorduğu soru karşısında tekrar bir kötü hissetmedim desem yalan olurdu. Ağzımdaki pastayı limonatayla temizleyip bakışlarımı biraz etrafta dolandırarak, “Bir süredir,” dedim. Tam olarak vereceğim cevaptan emin olamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, gerçekten çok yakışıyorsunuz. Mesih’i ilk defa biriyle görüyorum. Bu çok tuhaf…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evet, demek ki uzun süredir birbirlerini tanıyorlardı. “Teşekkürler Mia.” Kafamı tabağımdan kaldırarak, “Siz Mesih’le nereden tanışıyorsunuz?” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Liseden.” Bu cevabı duymayı beklemediğim için kaşlarım havalanmıştı. Mesih’in lise arkadaşıydı demek. “Ağabeyimle aynı sınıftalardı. Benim de ortaokulum onların lisesinin yanındaydı, bazen eve beraber dönerdik.” Burukça gülümsedim. Mesih’i ben de o zamanlardan tanımak isterdim. Nasıl biri olduğuna ve nasıl göründüğüne dair her anına şahit olmak isterdim. O yaşları nasıldı, belki de ergenliğin verdiği enerjiyle daha da zorba ve agresifti. “O zamanlar araları çok iyiydi, büyüdükçe mesafeler oluştu, biz tekrar Amerika’ya döndük falan. Araya biraz soğukluk girdi hâliyle.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı anladığımı belirtircesine salladığımda konuşmasını kesecek diye tepki bile vermeye korkuyordum, hiç durmadan anlatmasını istiyorken devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ama ne olursa olsun, her sene onu görmeye çalışırız. Bu yüzden yanında seni gördüğüme çok sevindim.” Son cümlesini büyük bir içtenlikle söylemişti. Daha sonrasında bir şey hatırlamış gibi durdu ve telaşla sordu. “Lisa nasıl?” kalbim teklemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lisa, Mesih’in herkesten sakındığı ve gözü gibi baktığı kardeşi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İfadesiz bir yüzle ona bakmaya devam ettiğimde ne diyeceğimi bilememiştim. Lisa’yla doğru düzgün tanışamamıştım bile. “Onunla tanışıyor musunuz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratında özlem dolu bir tebessüm oluşmuştu. “Tabii, biz onunla güzel vakit geçirirdik.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia’nın pozitif enerjisine her ne kadar güvenmeye çalışsam da Mesih’in Lisa’ya karşı tutunduğu tutum hakkında ona ne kadar konuşabileceğimi kestiremedim. Bu konuda hassas davranarak Lisa’yı merakımdan uzak tutmayı tercih etmiştim. Gerektiği zaman Mesih benimle paylaşmalıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen neler yapıyorsun Mia?” Okları Lisa’nın üzerinden kaldırdığımda hemen havaya girerek hevesle sıralamaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ara sıra üniversiteye gidiyorum, genelde buradaki mağazalarla ilgileniyorum.” Mia’nın tarzına bakılırsa biraz retro takılıyordu. Dönem filmlerinden çıkmış tatlı elbiseli kadınlara benziyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Modadan hoşlanıyorsun sanırım.” Aniden heyecanlanmıştı, kesinlikle ilgi alanı modaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, çok seviyorum giyinmeyi ve yeni tarzları araştırmayı. Bu yüzden alışveriş merkezimizde olacak olan markaları titizlikle seçiyorum. Hatta kendi beğenim üzerine açmak istediğim bir yer bile var ama cesaret edemiyorum. Sadece ilgim var, bir başarım yok bu konuda.” Elimi havada savurdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aman, artık ilginin olmasını bırak, bu işten anlamayan birçok kişi sektörün içerisinde. Sen niye yapamayasın ki?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümsedi. “Doğru söylüyorsun fakat ben bir şeyi gerçekten layığıyla yapmak isterim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yapabilirsin bence.” Gerçekten potansiyeli vardı. Hatta düşününce bile onunla ilgili birçok fikir tasarlanmıştı kafamda.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia tatlı bir şekilde gülümseyerek, “Teşekkür ederim. Sen neler yapıyorsun?” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çok verimli şeyler yapmadığım kesindi, omuz silkerek, “Kısa süredir bir arkadaşım için kıyafet çiziyorum,” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Heyecanla gözleri aralandı, bu konu hoşuna gitmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vay canına! Çizebiliyor musun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Artistik çizimi genelde hobi amaçlı yapmayı seviyorum. Onun dışında tasarım konusunda tamamen teknik ve işe odaklıyım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia’nın iyice iştahı kabarmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tasarımlarını görmeyi çok isterim.” Telefonumu elime alıp Mira, Mira’nın internet sitesine girerek geçen sezon için tasarladığım elbiselerden birkaçını gösterdiğimde Mia çok beğenmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, bu konuda başarılısın. Bu fikir nereden aklına geldi?” Elbisenin yan detayını soruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geçmişte nadir kullanılan bir taktik. Artık biliyorsun eski dönem kıyafetlerini olduğu gibi günümüze getirebiliyoruz. Ben biraz üzerinde çalışıp yeni tekniklerle baştan tasarlayıp kullanmayı seviyorum. Özellikle motifleri.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona balıkçı yaka bir kazak gösterdiğimde güzel mırıltılar çıkarmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kalıbı aşırı iyi çıkmış, duruşuna hayran oldum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Atölyede kalıbı iyi çıkartan arkadaşlarımız oluyor. Biraz da kalıp çıkartmak hakkında bilgim olduğu için ona göre tasarlamaya özen gösteriyorum kıyafetleri.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sence kalıp bilgisi olmadan tasarım olmaz mı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Olabilir tabii de bu iki tarafı da sıkıntıya sokabilir. Kalıba göre ayarlanması gerektiği için sürekli düzeltmek zorunda kalabilirsiniz, yine de olur tabi. Sadece kalıp bilgin olursa çizerken kendini daha güvende ve özgür hissedersin.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia, söylediklerimden bir hayli etkilenmişe benziyordu. “Elis, kombinlemede nasılsın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sadece spor kombinlerde biraz iyiyim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hafta sonu için bana güzel bir kombin hazırlayabilir misin? Lütfen!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek kaşımı kaldırarak dudaklarımı büktüm. “Önemli bir şey var herhalde?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Utangaç bir biçimde gülümsediğinde gözlerinden kalpler fışkıracaktı neredeyse. “Evet! Hoşlandığım çocuk beni yemeğe davet etti. İlk defa baş başa olacağız.” Mia’nın heyecanından, çocuktan gerçekten hoşlandığını hissedebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen çocuğa sadece gülümsesen de olur. Bundan etkilenmemesinin imkânı yok. O zaman gel, sana inanılmaz bir kombin ayarlayalım.” Heyecanla ayağa kalkıp yanıma geldiğinde coşkusu beni de eğlenceli bir havaya sokmuştu. “Şanslısın ki gecenin bu saatinde birçok seçeneğimiz var!” Kıkırdadı. “Öncelikle, nasıl bir yerde yiyeceksiniz, biliyor musun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Açıkçası pek emin değilim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımı bükerek düşünceli bir ifadeyle kıyafetleri incelemeye başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O zaman biraz riskli. Ama ufak tüyolarla ortayı bulabiliriz.” Akşam üzeri hava serin olabileceği için Mia’ya uzun, deri görünümlü mat bir trençkot giydirmek istiyordum. Bu star parçayla her yere ayak uydurabilirdi. Askıları dikkatle ve özenle incelediğimde aradığımı bulamadığım için başka şeylere yöneldim. Siyah ince kumaş boğazlı, kısa bir kazak gördüğümde gülümsemiştim. İşte bu! Kazağın arka orta kısmı açıktı. Sırt dekoltesi onda harika durabilirdi, dik ve kemikli bir sırtı var gibi duruyordu. Ve bu parçadan istediğimiz çekiciliği alabilirdik. Altına da açık tonlarda mavi bir boyfriend pantolon alıp, ayaklarınaysa siyah, ince bant, topuklu ayakkabıları seçip aynı tonlarda ufak bir baget çantayı kombine uygun bulmuştum. Trençkot dışında hepsi tamamdı. Üzerine kazak ayarlamış olduğum için akşam saatinde idare edebileceğini düşünsem de yine de bir şeyler bakmaya karar vererek elimde kalan parçaları Mia’ya uzatıp, “Sen bunları giyer misin? Ben diğer yerlerden sana trençkot bakacağım. Bedenlerine dikkat et, olmazsa değiştirirsin,” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamamdır.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia, heyecanla eşyaları elimden alıp kabine gidince, diğer mağazadan istediğim parçayı bulup geri gelmiştim. Mia kabinden çıkıp etrafında dönünce başarısız bir ıslık çaldım. “Vay canına, Mia! Harika görünüyorsun!” Mia şevkle ellerini çırparak zıpladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben de çok beğendim, hatta bayıldım. Kendime bu kadar yakışabileceğini hiç düşünmemiştim. Özellikle bu pantolonla ayakkabıları bir arada giymek, açıkçası delilik gibi gelmişti.” Mia da bu tarzı çok güzel bir şekilde kaldırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Al, bunu da üzerinde görelim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Trençkotu uzatınca üzerine geçirip aynaya baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, havalı duruyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tabi ki. Ama mevsim geçişleri yüzünden bu tarz havalara pek uymadı bu.” Kenardaki askılardan Mia’ya siyah, önünde iki minik düğmesi olan penye kumaş hırkayı uzattım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İçine sadece bunu giy.” Beni dinleyip üzerini değiştirdiğinde hırkanın sadece bir düğmesini ilikledi, ince bedeninde duran minik, dar hırka üzerinde estetik durmuştu. Bu şekilde de içine sindiğini söylediklerinden anlayabiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, gerçekten çok teşekkür ederim. Bu şekilde hem spor hem de şık görünüyorum. Gideceğim yer neresi olursa olsun artık gerilmiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Rica ederim. Cidden iyi taşıdın. Bu yüzden güzel durdular.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kolumdan tutarak beni kıyafetlerin arasına sürükledi. “Elis, lütfen istediğin her şeyi al!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mahcup bir şekilde gülümsedim, Mia beni utandırmıştı. Onu daha yeni tanıyordum ve böyle bir şeyi kabul etmek rahatsız edici olabileceği için direkt reddetmeyi tercih ederek, “Lütfen beni mahcup etme,” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır, asıl sen etme! Misafirimi güzel ağırlamama engel olma.” Kafamı iki yana sallayarak kollarımı göğsümün altında bağladığımda nezaketen bile kabul edip bir şey aldığımda daha fazlasını hediye etmeye çalışıp beni zor durumda bırakacağını sezmiştim. “Hadi ama Mia.” Rahatsız olduğumu anlamış olacak ki kafasını salladı. “Peki, peki. Ben daha sonrasında bir şekilde hallederim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia üzerini değiştirip yanıma geldikten sonra birlikte alt kata indiğimizde ortada duran buz pistini işaret ederek bana kaymayı teklif etmişti. En son piste çıktığımda on yaşlarında olmalıydım. Kendimden emin olmasam da eğlenceli olabileceği için kabul etmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben de sürekli kaymadığım için pek iyi sayılmam. Ama birlikte eğlenebiliriz diye düşündüm.” Ayakkabılarımızı çıkartırken mırıldandım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Düşmezsek eğlenceli olabilir!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bağcıklarını bağlayıp dikkatlice kalkıp kenara tutundu. “Bence düşersek daha eğlenceli olur!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kıkırdadım. Ben de dikkatlice kalkıp piste geçtiğimde altdudağımı sertçe ısırmıştım. “Aşırı kaygan! Olimpiyatlar için falan mı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini devirdi. “Hadi ama!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Biraz abartmış olabilirdim tabi. Ayaklarımı hareket ettirip bebek adımlarıyla kaymaya başladığımda, Mia benden daha iyiydi. Ama dediği gibi çok da iyi olduğu söylenemezdi. Buzun kayganlığına alışınca bacaklarımı yavaşça kasarak hareket ettirip hızımı az da olsa artırdığımda hoşuma gitmeye başlamıştı. Mia tökezleyip düşünce kendimi tutamadan kahkaha atmıştım. Komik bir düşüştü, düşerken saçları sallanmış, düşünce de yüzünü kapatmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bekle, yardıma geliyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Saçını önünden çekerek bana üzgün bir ifadeyle bakınca ona doğru kaymaya başlamıştım. Birden dengemi kaybedip düşünce Mia şiddetli bir kahkaha attı. Gülme sırası ondaydı tabi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yardım timim nerede kaldı!” Gülerek yerden kalkmaya çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biraz bekle, yolda arıza vardı.” Kalkmaya çalıştıkça defalarca düşüyorduk. “Lanet olsun Mia, nereden geldi aklına gecenin bu saatinde kaymak?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kahkahamın arasından güçlükle konuşabilmiştim... Onunla bu kadar fazla eğleneceğim aklımın ucundan bile geçmezdi. Sürekli gülümsediği için etrafa pozitif bir enerji yayıyor, karşı tarafında gülümsemesine neden oluyordu. Güçlükle kalkıp pistin başına doğru gitmeye başladığımızda artık kaymak yerine yürüyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Buradaki eğitmenden ders alsam iyi olacak!” Elimi kalçama götürerek yürümeye devam ettim. “Kalçam cidden ağrıyor!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kahkaha attı. “Benim de!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
El ele tutuşarak kendimizi pistten atıp ayakkabılarımızı giydikten sonra kenardaki pufa oturarak derin bir nefes aldım. “O kadar çok düştük ki, düşmekten terlemişim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Parmaklarımı daldırıp saçlarımı geriye doğru düzelttiğimde birbirimize güldüğümüz için dengede duramayıp, sürekli kendimizi yerlere atmıştık. Özellikle birimiz düşünce diğeri de ondan otomatik olarak etkilenip sürekli yeri boylamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gerçekten kemiklerim acımış,” dedi Mia, eliyle yanaklarını ovuşturarak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre orada oturup dinlendikten sonra kalkıp lavaboya giderek elimi yüzümü yıkadıktan sonra saçımı tepede atkuyruğu yapıp ceketimi çıkarttım. Mesih’le aramız pek iyi olmadığı için bu şehir dışı seyahati benim için durağan başlayıp, sinir bozucu bir hâl almışken Mia’yla tanışıp onunla eğlenmek moralimi yükseltmiş, bana psikolojik açıdan çok iyi gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biraz da ağabeylerimin yanına gidelim mi?” Kafamı salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia’ya alıştığım için kendimi aralarında gergin ya da tuhaf hissetmeyecektim... Ağabeyi de Mia gibi olmalıydı. Mia’yla da uzun bir süre birlikte vakit geçirerek Mesih’le arkadaşına vakit tanımıştık. Sonuçta birbirlerini çok sık göremedikleri için konuşmaları gereken şeyler olabilirdi. Buraya geldiğimiz için artık iyi hissediyordum. Hem kafamı güzelce dağıtabilmiş hem de Mia’yı tanımıştım. Onu ilk gördüğüm an hissettiğim şeyler canımı sıksa da görmezden geldim. Sonuçta önyargılarıma kapılarak ona kötü davranmamıştım. İçsel bir şekilde yaptığım günah çıkartma olayını geçerek Mia’yla birlikte asansöre bindim, iki kat çıktıktan sonra kapılar açıldığında üst katın ışıkları alt katlara göre daha sönüktü, daha loş bir havası vardı. Genellikle yemek yerleri olduğu için her yer kapalıydı. Geniş camın önünde Mesih’le Aaron durmuş, dışarıya bakıyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İnceleyebildiğim kadarıyla Aaron da Mesih kadar uzundu. Sadece vücudu daha zarif duruyordu. Geniş ve yapılı omuzları dışında bedeni daha dar ve bacakları daha uzundu. Aaron da Mia gibi sarı saçlara sahipti. Sadece Mia’nınki kadar açık değildi, daha doğal ve saçları uzundu. Üzerinde biraz uzun, kahverengi ince bir kaban vardı. Kardeşi gibi o da retro bir tarza sahipti. Onlara iyice yaklaştığımızda aralarında bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Rahatsız etmedik umarım?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia’nın sesini duyunca bize doğru döndüklerinde gözlerim Mesih’le buluştu. Bana bakışı sanki daha sıcaktı, istemsizce gülümseyerek yanına gittikten sonra Aaron’a döndüğümde aurası garip bir şekilde tanıdık gelmişti. Yüzüne baktığımda öncelikle keskin çenesi dikkatimi çekmişti, ardından ince düz burnu. Kafamı hafifçe sallayarak ilk adımı attım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Merhaba?” Dudakları aralanıp üzerimi inceledikten sonra gözlerime bakarak elini uzattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Merhaba, Aaron.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.