9. Bölüm
Sınırsız Aykırı Serisi 3 / KAN KIRMIZISI ELBİSE
❤️ 1
💬 0
İyi Okumalar!
“Doğru insanı beklemek yerine, doğru insan olmaya ne dersin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bölüm Parçası: Kanye West, “Stronger”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çehresi turuncu ve yeşil minik taşlardan oluşan küp şeklindeki minik lavabonun avizesine bakakaldığımda ellerim titriyordu. O gelmese de burada gibiydi, ikizler belki de başından beri bizi takip ediyordu. Başparmağımı altdudağıma götürerek tırnaklarımla dudağımı kıstırdığımda aynadaki yansımamla göz göze gelmiştim. Kenarlardan dağılan saçlarım sinir bozucu bir şekilde kalkık duran kaşlarım ve dağılan ifademi izledim ve musluğu açıp biraz boynumu ardından da kollarımı ıslatarak toparlanmaya çalıştım. Belki de Mesih, bu yüzden her işini rastlantı kategorisinden halletmeye çalışıyordu, göze sokmuyordu. Belki de haberi dahi yoktu. Kederli bir iç çekip saçlarımı düzelttim, parmaklarımla şakaklarımı ovaladıktan sonra lavabodan çıktım. Gülümseyerek, yemek kabının yanında sere serpe yatan Orion’u kucağıma alıp masaya oturduğumda tüm ilgi odağı biz olmuştuk
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Orion’u biraz alabilir miyim?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayal kırıklığıyla Orion’a baktığımda o sadece bana aitti, onu Aaron’a vermek istemesem de kibarca uzattım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dikkat et lütfen.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Özenle Orion’u kucağına alıp kafasını sevmeye başladığında içten ve samimi gözüküyordu. Onu paylaşmak istediğim kişi kesinlikle Mesih’ten başkası değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gitmeden iki sokak ötede bir veteriner…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Götüreceğiz.” Mesih onu sertçe böldüğünde irkilsem de hoşuma gitmişti. Orion’u düşünmesi, ona ilgi duyması bende muazzam bir coşku uyandırmıştı. Aaron alayla gülümseyip kediyi sevmeye devam ettiğinde Orion artık huysuzlanmış, rahat bırakılmak istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Alayım.” Kollarımı uzatınca itiraz etmeden kediyi bana verdi. Nazik bir hareketle onu yere koyduğumda kahvelerimiz gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Fincanı dudaklarıma götürüp bir soluk aldığımda kafeye girdiğimizden beri dört bir yanımı esir alan o hoş kokuya yakından tanıklık etmek muazzamdı. Kelimenin tam anlamıyla mest olmuştum. Aldığım ufak yudumun ardından bir kez daha içtiğimde istemsizce gözlerim irileşti, böyle bir tat gerçekten de mümkün olabilir miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beğendin değil mi?” Kafamı sallarken onaylar anlamda mırıltılar çıkartmamak için kendimi dizginliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Muhteşem…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Abi kardeş, ikisi de belli ki bu işin piri olmuştu, damak tatlarını biliyorlardı. Kahvenin aynı zamanda da sakinleştiren, huzur veren bir aroması vardı. Birkaç iri ve sabırsız yudumun ardından fincanım bittiğinde suratımda bir tebessüm oluşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kahvelerimiz bittikten sonra oradan ayrılıp Orion’u veterinere götürerek gerekli kontrollerini yaptırıp ihtiyacı olan her şeyi aldıktan sonra eve gittik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sokakta kaldığı için kiri belli eden, bakımsız kalmış tüylerini yıkayarak temizledikten sonra tüylerini tarayıp onu serbest bıraktığımda hayvanın siması bile değişmişti. Sevmişti bu evi, benimsemişti. Evi tanımasına izin vererek onu rahat bırakıp kaldığım odadaki eşyaları toparlamaya başladığımda Mia sayesinde işim zorlaşmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Anlaşılan bugün Mia’nın buluşması henüz sona ermediği için beni aramamıştı, dışarıdan ne kadar ulaşılmaz gözükse de insanların çekinmeden irtibat kurabileceği, sevecen birine benziyordu. İnsanlar göründüğünden ne kadar da farklıydı böyle. Kehanet’e geldiğimden beri belki de hayatım boyunca görmediğim kadar fazla insanla tanışarak sohbet edebilme şansım olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk başta geldiğim bu yerle ilgili birçok korku ve tedirginlik yaşıyorken zamanla ne olmuştu da kendimi sokaklarında yürürken güvende hissetmiştim bilmiyordum. Kollarımı göğsümün altında bağlayarak ince tülün arasından karanlığın ağartmasıyla korkutucu gözüken ağaçları izleyerek düşüncelerimin arasına dalmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lidya, Onat, Semum, Şeyda ve daha fazlası… Her biri de ilk başta gördüğümde daha farklı hissettiren, iletişimimiz ilerledikçe daha farklı bağlarımın oluştuğu insanlardı. Aslında dışarıdan bakıldığında her birimiz ne kadar da farklı görünüyorduk ya da tanınıyorduk. Birini tanımadan ya da bir yeri görmeden önce onlarla ilgili bilgiler öğrenmek, olumlu veya olumsuz anlamda zihinde daha önce olmayan hatıralar yaşatıyor, bunlar gerçekmiş gibi inandırıyor, ardından kendimizce belirli yargılar koymamızı sağlıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yeni bir yeri keşfetmek kolaydı; zor olan, bambaşka bildiğimiz bir yeri keşfetmekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yargıları kırıp ona tekrar berrak bir gözle bakabilmekti, zor olan belki de görebilmekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beyaz camı açıp tülü kenara çektim, soğuyan havanın içeri girip odamda esmesine izin verdiğimde taze esinti ensemde bir daire çizerek tişörtümün içerisine kadar aktı. Birkaç adımla pencerenin dibine gelip bahçeye bakındığımda salondan yayılan loş ışığın beraberinde Mesih’in bahçede oturduğunu gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçimde oluşan bir yanma hissiyle omuzlarını ve sırtını izlediğimde onu anlayamadığım bir dille okuyabiliyordum. Son zamanlarda garip bir şekilde bazı şeylerin ters gittiğini, ilk başta oturttuğumuz taşların yerine uymadığını, yanlış şeyler yaptığımı hissetmek beni huzursuz ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Peki ya sen Mesih? Sen de mi karanlığın gölgede ürkütücü bıraktığı ağaçlar gibi ışığını kaybederek yalnız kaldın? Işık… Yapay ya da doğal, onun her türüne hayran olduğu ışık… Gözlerim kendiliğinden kapandığında sesi kulaklarımda yankılanmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Rengi göz parçası.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İris.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni tanıdığından beri kurduğu sayılı diyaloglarında bile gözlerime vurgu yapmıştı. Dudaklarım kendiliğinden aralanınca gözlerimi açarak sırtına bakmaya devam ettim. Açık kehribar rengi gözlerim onun ilgisini mi çekiyordu, beni de bir ışık olarak görebilmesi mümkün müydü? Gözlerim dolarak ona bakmaya devam ettiğimde hayrete düşmüştüm, fark ettiğim ayrıntıyla kendimi tutamadan bir damla yaşın gözlerimden akmasına izin verdiğimde artık amacım onunla iyi vakit geçirmek olamazdı, değildi. Onu tanımak da değil, sadece onu anlamam lazımdı. Mesih, belki de en başından beri bunu istiyordu… Birkaç damla daha birbirini takip ederek çenemde topladığında avcumun dış kısımlarıyla yüzümü silerek titrek bir nefes aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onun aradığı ışık olacaktım. Tıpkı Ayın gökyüzünü aydınlattığı gibi, onu aydınlatarak görmek, göstermek istiyordum. Melikşah ya da diğerleri, hiçbiri umurumda bile değildi. Beni son ana kadar tüketmeleri gerekse bile kaçmayarak her zaman Mesih’e bakıp onu aydınlatmaya devam edecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O gece Ayın altında Mesih’in loş bedenine bakarak buna ant içmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Orion’un parke üzerine bıraktığı atıklarını temizleyip kendimce ona tuvalet eğitimleri vermeye başladığımda bu konuda beni biraz zorlayacak gibi gözüküyordu. Öğlen güneşinin vurduğu bahçeye çıkıyor, çimlere biraz sürtünüp geri eve giriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Orion, bugün yaramaz günündesin herhalde.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Utanmaz bir şekilde arkasını dönüp poposunu sallayarak bahçeye geri çıktı, anlaşılan artık ona ilk günkü kadar çekici gelmiyordum. Koşturarak tekrar salona girdiğinde merdivenden inen Mesih’e doğru koşturarak ayaklarına dolanmaya başladı. Kınayarak Orion’un Mesih’e olan ilgisini izlemeye devam ettim. Dikkatli hareketlerle merdivenden inip Orion’u incitmemek için hareketsiz kaldığında, “Seni sevmiş” dedim. Eğilerek ona rahat vermeyen kediyi kucağına alarak koltuğun üzerine koyduğunda belki de onu eve aldığımız için çoktan pişman olmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni mi kıskanıyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Abartı bir refleksle saçımı savurup sırtımı dikleştirdim. “Ne münasebet.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Suratındaki haset dolu ifadeyi görünce…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Abartma, sadece her şeyiyle ilgilenen benim ama o suratına bakmayan senle oynuyor, biraz nankörce.” Lafını kesip hızla konuştuğumda suratıma bakakalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O sadece bir kedi.” Yüzüm istem dışı ekşidiğinde utanmıştım, gereksiz tepkiler vererek ağzımı yine tutamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onun bir adı var, Orion,” diyerek konuyu dağıtmaya çalıştım. Koltuktan inen Orion patilerini Mesih’in bacaklarına uzatarak pantolonunu tırmalıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen,” diyerek lafını yarıda kesti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben ne?” Omuz silkti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her neyse, akşam konuşuruz.” Bu sefer lafını gerçekten de vakti olmadığı için kesmişti. Kediyi tekrar koltuğa bırakarak, “Ben çıkıyorum, dışarıda işlerim var,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne olduğunu sormuyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk başta afallayan suratı, yerini olumlu bir ifadeye bırakmıştı. “Masanın üzerinde birkaç numara var, acıkırsan sipariş verebilirsin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne zaman gelirsin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilmiyorum, acıkırsan ye, beni bekleme.” Koltuktan kalkıp kapıya kadar beraber yürüdükten sonra sırtına dokununca bana döndü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dikkatli ol.” Gözlerini yavaşça kapatarak beni onayladıktan sonra evden çıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gitmesi evi rahatça temizleyebilmem için iyi olmuştu. Koltuğun üzerine tuvaletini yapan Orion’u görünce suratımda oluşan ağlamaklı ifadeyle hayıflanarak ona doğru koşmaya başladığımda yine bahçeye kaçmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Orion!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kullanmadığımız odaları temizlemek niyetinde olmadığım için banyolarla işim bittikten sonra kendi odamdan önce Mesih’in kullandığı odayı halledecektim. Kapısını aralayıp içeriye girdiğim an odasına yayılan güzel kokusunu almıştım. Garip bir şekilde etrafa bakındığımda herhangi bir dağınıklık görememiştim, yatağı dışında etrafta herhangi bir dağınıklık yoktu. Birkaç adım daha atarken ayağıma bir şey batmıştı, sağlam olan ayağımın üzerinde sekip acıyla inleyerek yere oturdum. Kendi kendime hayıflanarak ayağımın atına baktığımda neyse ki ufak bir morluk dışında herhangi bir kanama veyahut ezilme yoktu. Dolabın arasından sarkan bilgisayar şarjının giriş kısmına basmıştım. Dolabı açıp kabloyu aldım ve güzelce sardıktan sonra raftaki laptopun üzerine geri koydum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dağınık olan çarşafı çekip kaldırınca bir tıkırtı sesi gelmişti, yere sarkan çarşafı kaldırıp yatağa ittiğimde dün Aaron’un Mesih’e verdiği USB’yi görmüştüm. Ani bir refleksle yere oturup onu elime aldığımda hissettiğim doyum bambaşkaydı. Yapmaya çalıştığım, her ne kadar doğru olmasa da tüm bunları Mesih’in iyiliği için yapacaktım. Raftaki laptopu çıkartıp açtığımda şifresiz olması garip gelse de umursamadan USB’yi hızlıca takarak içindekilere bakındım, hızla dosyaları aşağı indirip göz gezdirdiğimde hiçbir şey bulamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dosyalardan anladığım kadarıyla daha çok Aaron’un Mesih’e devrettiği işler, maddi gelirler ve birçok sayısal terimin olduğu yazılar vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl ya.” Kendi kendime mırıldandım ve USB’yi bir kenara bırakıp laptopun içerisini araştırmaya başladım ancak hiçbir şey yoktu, yine benim işime yaramayan birkaç gereksiz dosya ve koca bir hiç. Çenemi işaret ve başparmağımla kıstırarak kaşlarımı çattığımda öylesine kalakalmıştım. Bakışlarım odanın zemininde gezinirken aklıma gelenlerle bakışlarım kararmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih önüme yem atmıştı, ziyafeti kaçırmam için…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yataktan kalkıp deli gibi odanın içini aramaya başladığımda daha vaktim vardı, sakinliğimi koruyarak her yeri dikkatlice aramalıydım. Dolapların içlerine, yatağın altına, evde kenar köşe ne varsa her yere baktıktan sonra yorgun düşüp sandalyeye oturduğumda nefes nefese kalmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüzüme düşen saçlarımı geri itip kafamı kaldırdığımda tavandaki dışı camla örülü olan ampul gözüme çarpmıştı sanki kapağının içinde siyah bir cisim vardı. Yutkunarak kuruyan boğazımı ıslatıp sandalyenin üzerine çıktım, yakından baktığımda daha da emin olmuştum. İçinde tıpkı az önceki USB büyüklüğünde bir şey vardı. Ama buraya koyması akıl kârı bir iş değildi, ışık açıldıkça yayılan ısıdan hasar alabilirdi ya da ne bileyim koyduğu şey bu kadar önemliyse elektrikle alakalı bir sorun olsa o zaman ne olacaktı? Mesih bunu akıl edemeyecek kadar aptal olamazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aşağı inip kapının kenarındaki düğmeye basarak ışığı açtığımda yanmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Odamın aydınlatmasında bir sorun var.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odasının aydınlatmasında bir sorun yoktu, bunu kendisi yapmak istemişti. Çekmecesinde gördüğüm tornavidayı alıp tekrar sandalyenin üzerine çıktım, camın kenarındaki çivileri dikkatlice çevirerek çıkartırken boştaki elimle de düşmemesi için camı tutuyordum. Çıkarttığım camı aşağı indirdiğimde içinde az önceki USB’nin aynısı vardı. Kalbim hızla atmaya başladığında amacıma ulaşmanın coşkusuyla kanım kaynamaya başlamıştı. Aşağı inerek USB’yi bilgisayara takıp tırnaklarımı dişlerimin arasında ezmeye başladığımda sabırsızlıktan geberecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bilgisayarın ekranına düşen USB’nin gönderi iznine onay verince içerden gelen kırılma sesiyle yerimden sıçramıştım. Yataktan kalkıp kendimi salona attığımda dehşetle etrafa bakınıyordum. Sokak ve bahçe kapısı kapalıydı, Mesih etrafta gözükmüyordu, ayaklarımın gıdıklanmasıyla irkilerek aşağı baktığımda Orion mırıldanıyordu. Rahat bir nefes alarak kafamı geri yasladığımda yere düşürdüğü meyve tabağını görünce kırılma sesinin nereden geldiğini anlamıştım. Daha doğrusu ben kırılma sanmıştım, neyse ki kırılmamıştı, bir de tabağı temizlemekle uğraşamazdım. Orion’u kucağıma alıp kafasına bir öpücük kondurdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biraz bekle Orion, geleceğim.” Onu yere koyduğumda odaya girmeye çalışınca ayağımla ona engel oldum. “Hayır, sen giremezsin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Orion’u acımasızca dışarıda bırakıp içeri tekrar girer girmez bilgisayarın başına koştum. Dosyaları görüntülemek için izin verince açılan dosyada tek bir klasör vardı. Kısılan gözlerimdeki heyecanla baktığımda yazan ismi tanımıyordum. Dosyanın üzerine tıkladığımda şifre istediği için ufak bir küfür savurmak zorunda kalarak inledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mirel hakkında”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dosyanın ismini sesli okuduğumda kafamdaki soru işaretlerini gidermek amacıyla yaptığım keşfi daha fazla soru işareti yakalayarak sonlandırmıştım. İlerleyen saati ve dağıttığım odayı göz önünde bulundurarak USB’yi aldığım gibi yerine geri koyup vidaları iyice sıktıktan sonra odasını toparlayıp temizleyerek geri bıraktım. Kendi eşyalarımı düzenleyip odamı temizlerken de aklımda sadece Mirel hakkında yazan dosya vardı. Aaron onu neden Mesih’e verme gereği duymuştu, Mesih neden bu dosyayı büyük bir titizlikle saklamıştı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamda bir ton soru işareti oluşmuştu. Odadaki işimi bitirdikten sonra Mesih gelene kadar boş oturup kafayı yememek için internetten araştırdığım basit ve iyi görünen bir tarifi fırında hazırlayarak pişirdiğimde Mesih eve gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geldin mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalkan kaşlarıyla bana baktığında afallamış görünüyordu, son zamanlarda mutfakla haşır neşir olmam belli ki benim kadar onu da şaşırtmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Duşa gireceğim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı salladım, Mesih odasına yönelirken Orion’un yemeğini tazeledim. Sofrayı bir değişiklik yaparak bahçeye kurdum ve bahçenin ışıklarını açtım, bu şekilde çok daha iyiydi. O da çok gecikmeden nemli bıraktığı saçlarıyla yanıma geldiğinde, “Üşüteceksin,” dedim. Üzerindeki hoodienin kapüşonunu kafasına örtüp masaya oturduğunda yıldızlara baktım, bu akşam kendilerini daha da cüretkârca gösteriyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sormadan koydum ama aç mısın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Vakit kaybetmeden yemeğini yemeye başlayınca ona eşlik ettim, yeme hızından ne kadar aç olduğu ve yemeği geçen ki gibi beğendiğini belli ediyordu. Kısa süre sonra onun yemeği bitmiş, benimkiyse yarım kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Salondan çıkan Orion yerdeki ışığın üzerine çıkmaya çalışınca, “Orion, buraya gel,” dedim. Beni dinlemeyince hayıflanarak onu kucağıma alırken bileğimi tırmaladı. “Sana yapma dedim.” Sandalyeme geri oturup onu da kucağımda tuttuğumda bu sefer itiraz etmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih sandalyeyi dün geceki gibi yan çevirip ağaçlara doğru oturarak, “Demek Orion’u biliyorsun,” dedi. Konuşurken kafasını gökyüzüne kaldırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sadece bir takımyıldızın adı olduğunu biliyorum, fazlasını değil” Kafasını çevirip yüzümü izleyince devam ettim. “Sen biliyor musun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrar gökyüzüne baktığında yanıma farklı biri oturmuştu sanki. Ses tonu, duruşu, kolunu masanın üzerine koyuş şekli bile farklıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anlamını bilmediğin bir şeyi nasıl isim olarak koyabilirsin ki?” Daha çok kendi kendine söylenmişti sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana benzettiğim için senin ilgini çeken bir şey koymak istedim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırtını sandalyeye yasladığında içinde bulunduğumuz andan memnun olduğunu gevşeyen kaslarının her kavisi belli ediyordu. O belki de bazen benimle oraya bakmak istiyordu. “Anlatsana bana, Orion’un hikâyesini.” Gevşeyen çehresiyle oluşan tebessümünü kadrajıma girebildiğince doyasıya izlemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çocuk musun sen, İris?” Hâlâ yüzüme bakmıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, bugün çocuk olmak istiyorum, anlat lütfen.” Bu hikâyeyi benimle paylaşmak istediğini bildiğim için onu cesaretlendirmek istiyordum, içinde belki de bana anlatmak istediği kaç farklı hikâye vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir iç çekerek bacağını bir diğerinin üzerine atıp, “odamı temizlediğin için seni reddetmeyeceğim,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümsememe engel olamamıştım. Sessizliği bozmamak için ağzımı kapatarak Orion’un kafasını okşadım, geriye yaslanarak Orion’un hikâyesini bekledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Orion’un efsanesi denizlerden geliyor, mitolojiye göre o Deniz Tanrısı Poseidon ve Euryale’nin oğlu.” Güzel sesiyle dillendirdiği efsanesini soluklarımı bile usulca alarak bölmemeye çalıştım. “Orion takımyıldızı, bir elinde kırılmaz sopa diğerindeyse aslan derisi taşıyan bir erkek figürü olarak değerlendirilir.” Bedenini bana doğru çevirince bakışlarımı gökyüzünden alarak ona yöneldim. “Yakışıklılığıyla anılan Orion’un dev gibi olan cüssesi mükemmel bir yüzle taçlandırılmış. Başı çoğu kez kadınlarla derde de girmiş”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çapkınmış yani.” Oturuşu, gözlerime bakışı ve ses tonundan artık onu daha rahat dinleyebilme hakkı sunmuştu bana.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Denilebilir,” dedi dudak bükerek. “Orion, Kral Oinopion’un kızı Merope’ye başarısız bir kur girişiminde bulunmuş.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ancak o sırada içkiyi fazla kaçırıp Merope’ye saldırmaya kalkınca Kral Orion onu cezalandırarak gözlerini kör etmiş.” Kaşlarımı çatarak kınarcasına baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aynı zamanda da ayyaşmış.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kötü özellikleri yok diyemeyiz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha sonra ne olmuş?” dedim merakla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gözleri görmeyen Orion, yardım aramak için Hephaistos’un çekiç seslerini dinleyerek onun yanına gitmiş ve gözlerinin açılması için yardım istemiş.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Orion’un biraz komik gelen macerası beni güldürmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yardım etmiş mi bari?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, ona dünyanın doğusuna gitmesini, doğan güneşin iyileştirici ışınları yüzüne vurduğunda yeniden görebileceğini söylemiş ve hemen ardından Orion, doğudaki Lemnos Adası’na doğru yola koyularak gözlerinin tekrar açılmasını sağlamış.” Cebinden sigara paketini çıkartıp bir dal yakarak devam etti. “Günün birinde Artemis tarafından avlanırken görülen Orion, yakışıklılığı ve cazibesiyle güzel tanrıçayı kendine hayran bırakmış.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Artemis şu okçu olan mıydı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İzmariti dudaklarına götürüp bir soluk çektikten sonra dumanın ağzından çıkıp dağılmasına izin vererek, “Evet, o,” dedi. “Orion’a daha ilk görüşte aşık olan Artemis, kendi kendine aldığı evlenmeme kararını bile hiçe sayarak adamın büyüsüne kapılmaya devam etmiş. Artemis’in kardeşi Apollon ise kız kardeşinin bu iri cüsseli mahlukla evlenmesini istememiş.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden? Sadece iri cüsseli olduğu için mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilmem, belki de” dedi omuz silkerek. “Gözünde o adamı kardeşine layık bulmuyormuş. Apollon ne yaparsa yapsın, Artemis’i ikna edememiş ve son çareyi Orion’u öldürmekte bulmuş.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yazık…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu sadece bir hikâye, Elis…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Devam et lütfen,” dedim omuz silkerek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir gün Orion, denizde yüzerken kıyıdan o kadar uzaklaşmış ki ileriden bakıldığında başı kara bir nokta gibi gözüküyormuş.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nedense kötü şeyler olacakmış gibi hissediyorum.” Suratımda temkinli bir ifade oluştuğunda Orion mırıldanarak patisini koluma atmıştı, sanki benimle o da hikâyenin devamını bekliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eline geçen bu fırsatı değerlendirmek isteyen Apollon, kız kardeşini yanına çağırarak uzaktan görünen kara noktayı işaret edip, okunu oraya fırlatabilir misin, diye sormuş. Bununla birlikte heyecanlanan Artemis, o kara noktada Orion’un olduğundan habersiz, yayını hazırlar ve okunu gönderir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dehşetle ışık saçan gözlerimi buz mavisi gözlerine mühürlediğimde kafasını sallamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onu yanlışlıkla kendisi mi öldürdü yani?” dediğimde kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok iyi bir nişancı olan Artemis’in o hedefi kaçırması olanaksızdı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki ya sonra, Artemis’e ne olmuş?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Orion’un ölümüyle kahrolup yaşamla olan bağını günden güne kopartmış. Ay Tanrıçası olan Artemis’in içindeki acı bir türlü dinmediği için ayın bu kadar soğuk, kasvetli ve cansız bir yer olduğu söylenir hikâyede.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki, Orion nasıl bir takımyıldız olmuş?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Artemis, Orion’un cansız bedenini gümüşten yapılmış ay arabasına koyarak kendi elleriyle gökyüzüne taşıyıp sevgilisinin gökyüzündeki en parlak yıldız olabilmesi için gökyüzündeki en karanlık yeri seçer ve geceler boyu parıl parıl parlayan Orion’u seyreder.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vay canına aya yolcu kalmasın demek ha?” Kıkırdamıştım. “Yalnız Apollon da akıllıymış, bir taşla iki kuş vurarak elini hiçbir şeye sürmemiş.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hikâyenin farklı sonları da var ama en bilineni bu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı sallayarak kucağımdaki Orion’u kaldırıp suratımı ona yaklaştırarak, “Vay be Orion, meğer sen neymişsin böyle,” dedim. Orion dudaklarını aralayarak esneyince onu yere indirerek poposuna vurdum. “Hadi git, uyu bakalım.” Sözümü dinleyerek salona geçince bir iç çekip gökyüzünde en çok parlayan yıldızı aradım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her ne kadar Orion’la sizi benzeterek bir isim bulmaya çalışsam da gerçekteki Orion’la hiç benzemediğinizi fark ettim.” Kollarımı uzatarak kendimi esnetmeye başlayıp devam ettim: “Yani olağanüstü güzelliğinizin olduğu doğru ama onun dışında çok farklısınız…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen bazen Artemis’e benziyorsun ama.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beklemediğim sözüyle esnememi yarıda kesip tüm dikkatimi üzerine verdiğimde son derece ciddi duruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hangi konularda?” Suratında alaycı bir tebessüm oluştuğunda bu konu hakkında daha fazla bir şey söylemeyeceğini biliyordum. Ok atma konusunda Artemis’e benzemediğime göre, yanlışlıkla sevgilisini öldürdüğü için mi beni ona benzetiyordu? Artemis, Orion’u göremediği için onu kara bir nokta sanarak okuyla vurarak öldürmüştü… Çoğu zaman ben de onu göremeden, farklı fikirlere kapılarak kaba davranabiliyordum, Mesih tam olarak dün onun hakkında düşündüğüm fikirlerimden bahsederek beni teyit ediyordu. “Mitolojiye karşı ilgili misin?” Onunla daha fazla konuşmak istediğim için istemediği konuları kapattım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır.” Omuz silkerek umursamaz bir ifadeyle açıklama gereği hissetmiş olacak ki devam etti: “Sadece babam, yıldızlarla ilgiliydi. Küçükken bana masal olarak yıldız isimlerinin nereden geldiğini anlatırdı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aklıma tekrar gelen babasının teleskopu beni yine utandırmıştı. Bunun beni geri çekmesine izin vermeyerek, “Bana ailenden hiç bahsetmedin,” dedim. O benim ailemi görmüştü, yaşadıklarımı biliyordu ama ben onun hakkında hiçbir şey bilmiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hiç sormadın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sesini duyduğumda tüylerim ürpermişti. Karanlıkta parlayan rengi daha açık ve parlak gözüken gözleri oluk oluk içime akıyordu sanki… Biz birbirimize bunları hiç sormamıştık ki. Mesih’le tanıştığımız andan beri kendimizi bir çatışmanın içerisinde bulmuş, sürekli bir taraflara savrulmuştuk. Ona günlük olayları bile soramıyorken yanında görmediğim, hiç bahsetmediği ailesi hakkında sorular soramazdım, artık hayatta olmadıklarını biliyordum sadece… Sanki yasak gibiydi ona özel meselelerini sormam. Melikşah’ı daha görmeden önce bile önüme bir sürü set dizerek onu tanımamı engelleyen kişi o değildi sanki. Evet, bu konularda kesinlikle hatalarım vardı fakat birçok şeyi de yapmamı engelleyen kendisiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdi soruyorum.” Kararlılığımın hoşuna gittiğini görebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sandalyesine yaslanarak, “Annem, Lisa’nın doğumundan hemen sonra öldü, babam da ben on beş yaşımdayken trafik kazası geçirdi.” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağır bir iç çekerek, “Başın sağ olsun,” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lisa, o neden sizinle kalmıyor?” Lisa hakkında konuşamadığı dışında neredeyse hiçbir şey bilmiyordum. Kardeşinin ismini duyması bile oturuşunu düzetmesine yetmişti. Onun Lisa’nın üzerine titrediğini görebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Zamanı geldiğinde kalacak. Şahlar buraya gelmeden önce Lisa onlarla yaşıyordu, bir süre ayrı kaldılar. Sadece bir süre önce Melikşah’ın kasabanın dışındaki evine taşındı. Lisa orada, güvende,” dedi. Sanki aksi normal bir şeymiş gibi Lisa’nın geçmişte güvende olamadığı, şu an için de Mesih’le kalamadığı meseleler vardı. Artık onun sözcüklerini daha iyi analiz edebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İleri gitmek istemem ama o neden…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Doğuştan geliyor, yani değiştiremeyiz, o şekilde doğdu,” diyerek sözümü kesti, bakışlarım bacaklarımı bulduğunda söylemeden edememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O çok güzel.” Kafamı kaldırdığımda suratında oluşan tebessümden zihninde hayalini canlandırdığı belliydi. Belki de bu gecelik bu kadar yeterliydi, onu daha fazla zorlamamalıydım. “Hikâye için teşekkürler.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalktığımda masanın üzerindeki tabakları kısa bakış attıktan sonra halletmek istemediğim için şimdilik boş vermiştim. Yanından geçip gidecekken bileğimi kavrayarak beni kendine doğru çektiğinde düşmemek için omuzlarına tutununca kucağına kaymıştım. Dudaklarımın arasından ufak bir çığlık koptuğunda korkarak ona baktım, her zamanki gibi umursamaz gözüküyordu. Omuzlarımdan tutup beni göğsüne yasladığında kafam çenesinin altında kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biraz böyle kal.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımın kenarı kıvrılınca kolumu bedenine sararak ona ayak uydurdum. Göğsünden yayılan temiz kokusu, hoodiesinin yumuşaklığı, her şeyi o an o kadar iyi gelmişti ki. Sadece sarılıyorduk, kendimizi birbirimize emanet ederek başka bir amaç gütmeden sadece güven içinde sarılıyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belki de üstelemedikçe bana yaklaşacaktı, tıpkı şu anki gibi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanaklarım ısınmaya başladığında kendimi onunlayken ne kadar da huzurlu hissettiğimi bir kez daha anladım. Suratına yakından bakmak için büyük bir coşku duysam da uzaklaşmasından çekindiğim için, bu tatlı anın bölünmesini istemediğim için nefes dahi almıyordum. Dudaklarımı yukarı doğru kıvırmaktan yanaklarıma kramplar girecekti. Omuzlarımı yanaklarıma doğru kaldırıp daha sıkı sarıldığımda küçük bir çocuk gibiydim. Bunu hissetti ve omzumda bıraktığı parmaklarını sahiplenircesine tenime doğru daha fazla bastırdı. Tutuşu güven doluydu ve çok netti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnunun ucunun saçlarımda gezindiğini hissettiğimde derin bir soluk aldı ve çenesinin kenarıyla beraber yanağını başıma yasladı. Kendimi tutamadan bir iç çektiğimde İshak’la olanlardan sonra aslında deli gibi ihtiyaç duyduğum şeyi ondan ancak alabilsem de yine de mutluydum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih… Bilmiyorsun ama ben, seni, çok…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tamam. Bozulmamasını istediğin için düşüncelerimde de susacağım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama bil ki gerçekten de ben seni çok… Ama çok!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ertesi gün telefonumla ikinci kez Semum’u çaldırdığımda cevap vermemeyi sürdürüyordu, ona en son gördüğümden beri ulaşamamıştım. İçime oturan sıkıntıyla yatağımı toplarken aklımdan onu bir türlü atamıyordum. Belki de bana fazlasıyla ihtiyaç duyduğu bir zamandaydı ve ben onun yanında olamıyordum. Sonrasında Onat’ı aradığımda onu biraz kendi hâline bırakmamı söylemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda’ysa daha iyi durumdaydı, kendini toparlamıştı. Gün içerisinde onunla kısa da olsa konuşmalar yapıyorduk. Arel’le ilgili gelişmeler yaşasalar da uzakta olduğum için konulara pek hâkim olamıyor, bu konuda Selenay’a güveniyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih sabah bir şeyler atıştırıp tekrar gitmişti. Mia ise bir ara bana geleceğini, o zaman gelişmeleri bildireceğini belirten bir mesaj atmıştı, şu an konuşmaya pek hevesli olmadığı için üstelememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aklımda dün gece Mesih’le yaşadığımız samimi anlarımız canlandığında suratımda sersem bir tebessüm oluşmuştu. Belki bugünü de aynı şekilde geçirebilirdik. Biraz Orion’la oyalandıktan sonra vakit artık geç olmaya başladığı için mutfaktaki malzemeleri kullanarak basit ama oldukça lezzetli tarifler yapıp yapamadıklarımı da internetten sipariş etmiştim. Henüz birçok şeyi aynı anda yapacak kadar yetenekli ve deneyimli değildim. Bu sayede hem evde yalnız kaldığım zamanlarda canım sıkılmıyordu hem de bir şeyler yapabildikçe mutlu oluyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerime sinen yemek kokusunu kısa bir duşla giderdim. Güzel kokular sürdüğüm saçlarımı taradıktan sonra kuruttuğumda odaya yayılan temiz kokuyla mest olmuştum. Dolaba dizdiğim kıyafetlere bakınırken kan kırmızısı olan elbise gözüme iliştiğinde heyecanlanmıştım. Herhangi bir yerde giyebileceğim rahatlıkta olmasa da üzerimde nasıl duracağını merak ettiğim için askılarından çıkartıp aynada kendime doğru tuttum, çok güzeldi. İyice meraklanarak eşofmanlarımı çıkartıp üzerime giydiğimde nefesim kesilmişti. Ayağıma altın rengi tek bant ince topuklu ayakkabıları giyip kendimi incelediğimde defilede yürüyen mankenlere benzemiştim. Kadın vücudu spor tarzla çok farklı, klasikle apayrı, bu tarz mini elbiselerle de bambaşka gözüküyordu. Nasıl istersek o şekilde görünebiliyorduk, her türlü çok güzeldik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zil çaldığında elim aceleyle elbisenin askısına gitmişti. Mesih’in o an gelmesini beklemiyordum. Telaşımı zilin tekrar ve tekrar ısrarla çalması daha da arttırmıştı. Aynada kendime bir bakış atarak omuz silktim. Bu akşamki yemekte biraz şık olmamın herhangi bir sakıncası yoktu, değil mi? Aşağı inip kapıya ilerledim, beni gördüğünde nasıl bir tepki vereceğini deli gibi merak ediyordum. Suratıma yayılan sersem tebessümle kolunu kavradığım kapıyı araladığımda ağzım açık bir şekilde öylece kalakalmıştım. Koşarken savrulan saçlarım aniden durmamla yüzüme çarparak omzumdan aşağı düştüğünde gözlerim kendiliğinden irice açıldı ve dişlerimi sertçe birbirine bastırarak yutkundum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aaron, önünde koca bir ziyafet varmışçasına büyük bir dikkat ve özenle üzerimi inceledi. Kapının tokmağında takılı kalan kolum düşmüştü. Ne yapacağımı ne diyeceğimi şaşırmıştım. Kendimi karşısında tamamıyla çıplak hissetmeme sebep olacak şekilde beni incelemeye devam ediyordu. Bakışları, ayakkabılarımdan tekrar yukarı doğru tırmanmaya başladığında kalp atışım hızlanmıştı, Aaron beni korkutuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerine giydiği siyah, kumaş pantolonu siyah yakalı gömleği, uzun kabanı ve siyah fötr şapkasıyla tekrar o retro havasına bürünmüştü. Şapkasının yanlarından sarkan sarı, yumuşak saçları ve beyaz pürüzsüz teniydi onu tek aydınlatan. Kuruyan dudaklarımı hızla ıslattıktan sonra kapının tokmağına tekrar dokunduğumda, gözlerini çıplak kolumda gezdirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih çok şanslı bir erkek…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayranlık dolu bakışları üzerimde gezindikçe kendimi savunmasız hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih şu an yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapıyı kapatacakken tutarak nazikçe içeri girdi sanki yaptığı hareketin barbarlıkla hiçbir alakası yokmuş gibi. Hayretle geniş omuzlarına bakakaldığımda ekseni etrafında dönerek şapkasını çıkartıp kapının yanındaki askılığa astı. Bir adım geri çekilerek ondan uzaklaşmaya çalıştım, o da aynı şekilde üzerime yaklaştığında nefesim kesilmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Zaten seni ziyaret etmek istedim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni içeri davet etmedim, git lütfen.” Elinde tuttuğu uzun saplı, kırmızı gülü kaldırarak göğsüme değdirdiğinde bakışlarımız sertçe birbirine kenetlenmişti. Gülün başını elimle kavrayıp, sertçe sıkıp koparttıktan sonra yere atarak ona diklendim. “Teşekkürler, istemiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ondan haddinden fazla rahatsız olduğumu anlamış olacak ki geri çekilerek içeriye doğru birkaç adım daha attı. “Bu gece çok şanslıyım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne demek istiyorsun?” Peşinden giderek birkaç adım gerisinde durdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir sürü güzel yemek var.” Bana doğru dönerek tek kaşını kaldırdı. “Sen ne anladın ki?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hepsini Mesih için hazırladım, vakit kaybetmeden karnını dışarıda doyursan iyi edersin.” Gözlerimi kırpıştırarak kelimelerin ağzımdan hızla çıkmasına müsaade ederek konuşmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana karşı neden bu kadar kabasın?” Bu soruyu sorarken garip bir şekilde samimi olduğunu hissetmiştim. Gerçekten de merak ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Davranışların yüzünden olabilir mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Davranışlarım mı?” dedi sayıklarcasına.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, ilk tanışmamızdaki gereksiz tavırların ve sözlerin…” Suratı düşünceli bir hâl aldığında bir süre sessiz kaldı ve devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, sana karşı kabalık ettiysem özür dilerim.” Son derece nezaket sahibi gibi konuşurken küstahça eve girdiğinin farkında değildi herhalde. Küstah bir tavırla masaya oturduğunda sinirden delirmek üzereydim. Eliyle karşı tarafını işaret ederek buyurdu. “Seninle yeni bir başlangıç yapmak istiyorum, oturmaz mısın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona hayretle baksam da suratımı assam da hiçbir şey anlamıyordu sanki. Dudaklarımdan öfkeli bir soluk bırakarak ellerimi iki yanımda yumruk yaptım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi böyle.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başını bana çevirip ufak bir bakış attı ve önüne döndü. “Sen bilirsin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çatal ve bıçağı alıp yemek yemeye başladığında gözlerimden sanki ateşler çıkacaktı. “Aaron, sen!” Kaşlarım öfkeyle çatılınca yan duran suratından sırıtışını izledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Masa.” Dedi ve gözünün ucuyla yanındaki sandalyeyi işaret ettikten sonra pişkince sırıttı. “Söyleyeceklerim ilgini çekecektir.” Diye devam ettiğinde iyice huzursuz oldum ve o oturur vaziyetteyken giyindiğim elbiseyle beraber daha fazla ayakta kalmak istemediğim için gözlerimi devirerek yanına gidip sandalyeyi sertçe çektim ve karşısına geçip oturdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kibar biri olduğunu düşünüyordum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Herkes göründüğü gibi değildir, Elis.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kızgın bakışlarım yüzünde gezindikten sonra nefretle konuştum. “Evet, öyle değilsin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arsızca sırıttıktan sonra çatalı böreğe batırarak tabağına aldı ve bıçakla dilimledikten sonra ufak lokmayı ağzında ufalayıp kirpiklerinin arasından bana bir bakış attı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen de öyle.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne demek istiyorsun?” Kaşlarım hâlâ çatıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sizi güzel bir şekilde ağırladım, bildiğim kadarıyla Türkler misafirperverdir. Sen hiç öyle değilsin,” diyerek yemeye devam edince gözlerimi devirmekle yetinmiştim. Biraz daha yedikten sonra sırtını sandalyeye yaslayarak gülümsedi. “Elinin lezzeti var.” Kafamı salladım. “Bu akşam her şey düşündüğüm gibi oluyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sır gibi konuşmaya devam edeceksin herhalde?” Gözlerini gözlerime mühürlediğinde korkusuzca ben de aynısını yaparak ona meydan okudum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Masayı görünce yemeklerin lezzetli olduğunu düşündüm, nitekim de öyle de oldu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek kaşımı sorgularcasına havalandırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Başka? Ne diyeceksen söyle ve git artık.” Gözleri üzerimdeki elbisede gezindi. Masaya dirseğini dayayarak elini yüzüne doğru çekip işaretparmağını altdudağına sürttü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu kan kırmızı elbisenin...” Bakışları kısıldığında sakalsız, keskin çenesi sertleşmişti. “Üzerinde değerleneceğini söylemiştim.” Son duyduklarımla gözlerim kocaman açıldığında tepkim onu heyecanlandırmıştı, gözlerinde cilveli pırıltılar dolaşıyordu. “Öyle de olmuş.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İki avcumu masaya yerleştirip sandalyeden hışımla kalktığımda fevriliğim yüzünden sandalye geriye doğru devrilmişti... Altdudağını ıslatarak dişlerinin arasına alınca bakışları daha fazla kısıldı. Niyeti hiç de temiz değildi!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen nasıl bir pisliksin!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O da benimle ayağa kalktı, karşılıklı birbirimize bakarken, “Demek notu benim yazdığımı anlamadın?” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senin gönderdiğini bilseydim asla giymezdim!” dedim yüzümü buruşturup ona iğrenircesine bakarak. Sakinliğini koruyarak kafasını iki yana sallayıp bana doğru yaklaşmaya başlayınca daha fazla sinirlenmeme sebep olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Niye bu kadar abartıyorsun Elis?” Dişlerimi birbirine bastırdığımda bana doğru yaklaştı. “Benden niye bu kadar korkuyorsun?” Gözlerimdeki lavlar iyice parladığında aramızda neredeyse mesafe kalmamıştı. “Ya da…” Gözlerinde oluşan ahlaksız pırıltılar eşliğinde, “Aslında sen benden etkilenmekten korkuyorsun,” diye tamamladığında neye uğradığımı şaşırmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen çıldırmışsın!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu kadar abartma, bu sır aramızda kalabilir, güzel vakitler geçirebiliriz, biraz rahat ol.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aramızda sır falan yok!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Var, diğerini ne çabuk unuttun?” dediğinde kaşları alayla kıvrılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne saçmalıyorsun, adamakıllı konuş artık!” Dişlerimin arasından tısladığımda daha da eğlenmeye başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kokun sayesinde seni hatırladım.” Ne dediğini hâlâ anlamamıştım. “Seni ve arkadaşını deponun oralarda arabama almıştım... Ne çabuk unuttun?” Gözlerim panikle aralandığında suratındaki eğlenen ifadeyi gizlemeden ortaya sererek devam etti: “O da bizim sırrımız... Sırlarla devam ediyoruz, Elis.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aptal bir ifadeyle öylece kalakaldığımda zihnimde dediği güne ait görüntüler belirmeye başlamıştı: depoya gitmek için otostop çektiğimiz araba, süren iri yarı çocuk, arka koltuktaki Aaron’un tıpkısının aynısı olan adam…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aaron’un bugün buraya gelmesi Mesih’ten saklayabileceğim bir mesele değildi. Mesih’in tepkisi her ne olursa olsun ona söylemeliydim. Asıl sorun söylemezsem olacaktı. Mesih’i aptal yerine koymasına izin veremezdim. Dişlerimi birbirine sıkıca kenetledikten sonra nefret dolu bakışlarımı üzerinde yoğunlaştırarak, iğrenircesine ona bakmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bugünkü terbiyesizliğini Mesih’e nasıl açıklayacaksın?” Önce ciddi olup olmadığımı sorgularcasına tepkisiz kaldı, ardından kaşlarını alayla yukarı doğru kıvırıp gülümsedi. Oyun oynamak istiyordu, bunu her hâliyle belli ediyordu fakat yanlış kişiye oynuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih gece gezilerini öğrenince de sorun olmaz mı sence?” Odanın içerisinde birkaç adım atarak tekrar karşımda durdu ve devam etti “asıl sen bunu hiç düşündün mü?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Güçlükle bir soluk daha aldığımda yanlış bir şey dememek için bekleyerek sözlerimi kafamda dikkatlice tarttım ve ardından sakince konuşmaya çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu sence, senin yaptığın pislikle bir mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Biçimli kaşları tekrar havalandığında pürüzsüz alnında ufak bir kırışıklık meydana gelmişti. Uzun ve düz parmaklarını saçlarının arasından geçirerek onları yan tarafta toplanacak şekilde düzelttikten sonra kafasını hafifçe sola yaslayarak keskin çehresini meydana çıkarttı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben sadece seninle akşam yemeği yedim, bunda ne var?” Gözlerim hayretle irileştiğinde karşımdaki adamın daha da tehlikeli olduğunu idrak edebilmiştim. Yaptıklarının arkasında bile durmuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben seni davet etmedim, sen eve zorla girdin.” Sözlerimle gözleri kararıp kısaldığında bir adım daha geri atmama sebebiyet vermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu kadar ciddiye alıp kötü tepkiler vermen…” Etrafa bakınarak dudaklarını büzdüğünde doğru kelimeyi arıyor gibi gözüküyordu. “Kırıcı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Karşımda saçmalamayı kes. Bir de beni depo olayıyla tehdit ediyorsun, sen kendini ne sanıyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana doğru yaklaştığında artık gülmüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni tanıdım,” dedi ciddiyetle ve devam etti “ve önceden biraz eğlenmek için söylemek istedim, hepsi bu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dışarıdan gelen tekerlek sesiyle önce kapıya, ardından Aaron’a baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anlıyorum, eğlenme sırası bende herhalde, git istersen, önümde birinin hırpalanmasını istemem.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana garip bir ifadeyle baktığında Mesih’le aramızda olan yakınlığı pek kavrayamadığını anlamıştım. Belki de haklı olabilirdi. Onunla tanıştığımızdan beri ona geçen bir şey yaşamadığımız için aramızdaki ilişkiyi ciddiye almamıştı, belki de ilişkimizden bile bihaberdi, o yüzden bu kadar fazla pervasız davranmış olabilir miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapının kilit sesini duymamla az önceki cesaretimin her bir zerresi dağılarak mideme batmıştı. İkimiz de kafamızı kapıya doğru çevirip açılmasını izlediğimizde saniyeler saat gibi geçiyordu sanki. Bir türlü kapı açılmak bilmiyordu. Masadaki akşam yemeği, benim kıyafetim ve Aaron, her şey ne kadar da tezat ve açıklanması güçtü, değil mi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapı aralanıp Mesih ortaya çıktığında derin bir soluk alarak sakin kalmaya çalıştım. Dişlerimi birbirine bastırdığımda keskinleşen çenemi hissetmiştim. İki yanıma düşen ellerimi yumruk yaparak onu incelemeye devam ettiğimde Mesih, anahtarı çıkarttıktan sonra kapıyı iyice açıp içeri girdi. Önce boş bir ifadeyle bize baktı, ardından kaşları kuvvetle çatılıp çehresi kasıldı. Sertçe yutkunup burnundan uzun bir soluk alarak geri verdiğinde gözleri kapanmıştı. Bir nefes daha aldı ve göğüs kafesi yükseldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senin burada ne işin var?” Dişlerinin arasından tükürürcesine tısladığında kırmızı görmüş bir boğa gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aaron, omzunun üzerinden sofraya bir bakış attıktan sonra omuz silkerek pervasızca, “Yemek yemeye geldim,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in bakışları sofrada, elbisemde ve Aaron’da gezindikten sonra dişlerinin arasından tekrar tısladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İris, odaya.” Kuruyan boğazımı yutkunarak ıslatmaya çalışsam da bir işe yaramamıştı. Kıpırdamadan, ayakta dikilmeye devam ettiğimde adım dahi atamıyor, orada öylece dikiliyordum. Mesih, Aaron’a doğru hızlı adımlar atarak aralarındaki mesafeyi saniyeler içerisinde kapatıp ona, çığlık atmama sebep olacak kadar sert bir şekilde kafa attığında, yerimden zıplayarak hayretler içerisinde yemek masasına düşen Aaron’un yere düşürdüğü tabakları izliyordum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih, hızını kesmeden Aaron’u saçından tutup kendine doğru yükselttiğinde kelimenin tam anlamıyla kükredi. “Yemeği beğendin mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendiyle birlikte saçından tutarak sürüklediği Aaron’u da alıp evden kapıyı çarparak çıktığında öylece kalakalmıştım. Dudaklarımın üstünde kalan elimle orada, o şekilde ne kadar kaldığımı bilmeden dikilmeye devam ettim, şoka girmiştim. Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyordum ama az değildi, bunu öylece dikilmekten ağrıyan bacaklarımdan hissedebiliyordum. Çıkmaya devam eden birkaç arbede sesinin ardından kapı tekrar açıldığında Mesih, belki de daha önce hiç görmediğim kadar öfkeli duruyordu. Ona doğru bir adım atacakken sert bakışları üzerimi bulunca yerimde kalmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Üzerini değiştir, lütfen.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İrileşen gözlerimle ona öylece bakakaldığımda böylesine bir öfke içerisindeyken bile bana karşı olan sakinliğini koruyabilmesi takdire şayandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih, ben…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha sonra konuşalım,” diyerek sözümü kestiğinde kafamı salladım, sakinleşmek istiyordu. Bu durumda suçlu ben olmasam bile, Mesih beni tanıyarak olayı kendince analiz etmiş, gördüklerine kapılıp hiddetini benden çıkartmamıştı. Ona açıklama yapmadan önce de sakinleşmek istiyordu. Aklıma Semum olayı ve daha öncesi geldiğinde yaptığım hareketlerden bir kez daha utanarak karşısında yerin dibine girmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titrek bir nefes alıp, odaya doğru ilerlediğimde gözlerim dolmuştu. Dolaptan aldığım siyah kot ve sweati üzerime giyip elbiseyi ortadan kaldırdım, ayağıma da beyaz spor ayakkabılarımı geçirdim. Saçlarımı tepemde topuz yapıp banyoya geçerek yüzümü defalarca yıkadığımda bana gösterdiği empatinin tek bir damlasından bile onu mahrum bıraktığım için kendimden utanıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yerimde duramayıp odanın içerisinde volta atıyor, elimle suratımı sıvazlayıp duruyordum. Uzunca aldığım soluklar bana yardımcı olmuyor, sakinleştirmek yerine daha da telaşa düşmeme sebep oluyordu. Daha fazla dayanamadan odadan çıkıp aşağı indiğimde iki cümleyi bile doğru düzgün yan yana getirecek hâlde değildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in beyaz teni sinirden kızarmış, yüz hatları kasılarak ortaya çakmıştı. İri avcuyla suratını sıvazladı ve parmaklarını saçlarının arasına yerleştirerek onları hafifçe çekiştirip bıraktı. Yüzüme bakmıyordu. Soluklarımı düzene sokmaya çalışarak kendimi toparlayamadan yanına gittim. Ne olursa olsun karşısında sakinliğimi korumalı, duygularımızı eşitlemeliydim. O ne kadar öfkeliyse ben de bir o kadar sakin kalmalıydım. Aksi takdirde daha da kötü gözükebilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih…” Güçlükle bana baktıktan sonra dişlerinin arasından tısladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kapıyı ben olduğumu sanarak açtın ve bir şekilde onu defedemediğin için yaptığın yemekleri yedi ve tüm bunlara katlanmak zorunda kaldın, biliyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayretler içerisinde ara ara yükselen sesini dinledim. Çok hızlı ve uzun konuşmuştu. Her şeyi olduğu gibi anlatmasını kesinlikle beklemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen, nasıl?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sizi gördüğümde…” Birkaç adımla önümde durarak hırçın maviliklerini birer ok gibi gözlerime sapladı. “Aklımda başka sahneler canlanacak olsaydı eğer başından beri seninle olmazdım, İris.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben seni bekliyordum.” Kendi cümleleriyle olayı özetlese de benim ağzımdan da duymasını istiyorken sertçe, “Sus,” dedi ve hızla evden çıkıp gitti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boş bakışlarım kapanan dış kapıda takılı kaldığında kalbimde taşıması güç bir yük oluşmuştu. Titrek bir şekilde aldığım nefeslerle yere oturup tüm üzüntümü atmak istercesine ağlamaya başladığımda içim acıyordu. Tüm gün her şeyi onun için hazırlamıştım. Birlikte güzel bir akşam geçirip onu stresinden uzaklaştırmak, kafasını dağıtmak isterken her şeyi altüst ederek iyice batırmıştım. Anlayışının, sakinliğinin her hareketinin altında eziliyordum. Belki de dediği gibi ona zaman vermem gerekirdi, biraz sakinleştikten sonra konuşmamız çok daha iyi olacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kucağımdaki kedimin kafasını severken gözlerim saatin hareket eden saniye çubuğunu takip ediyordu. Sabah olmak üzereydi, Mesih gideli tam dört saat oluyordu fakat zaman sanki hiç geçmemiş gibiydi olaylar ve duygular öylesine tazeydi. Derin bir iç çekerek elimin tersiyle yanağımdaki yaşı temizledim. Göğsümün içini sıkan ağrı uyumama da engel oluyordu. Dayanamadan kafamı koltuğa yasladığımda ıslak kirpiklerim gözlerimin altına değdi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bilinçaltımdaki boğuşmalar, hafif bir dinlenmiştik ve uykunun tatlı tadı… Tüm bu karmaşayı dindiren telefonumun sesi olmuştu. Gözlerimi açıp etrafa boş bir bakış attıktan sonra elimi koltukta kaydırarak nerede olduğunu yokladım. Her ihtimale karşı koltuğa geçtiğimde yanıma almıştım. Telefon elime gelmeyince doğrulup etrafa dikkatle baktım, ses yerden geliyordu. Büyük ihtimalle Orion kalkarken düşürmüştü. Aşağıya doğru eğilip koltuğun altına giren telefonu aldığımda arama sonlanmış ve hemen ardından yenisi başlamıştı. Sırtımı tekrar koltuğa bastırıp ağrıyan gözlerimi birkaç kez kapatıp açtığımda buğulanan harfler yavaşça netleşmişti. Selenay arıyordu. Telefonu açarak kulağıma götürdüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uyuyor muydun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısık konuşsa da uykumu alamadığım için feci derecede ses hassasiyetim vardı. Bu yüzden suratımı buruşturdum ve sesimi güçlükle bularak cevap verdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne oldu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hey, sesin neden öyle geliyor?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titrek bir nefes aldım. “Boş ver, neden aradın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben, galiba bir şeyler öğrendim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı tekrar koltuğa bıraktığımda ruh hâlim yüzünden söyledikleri fazla ilgi çekici gelmemişti. Aklım bambaşka bir yerde kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neyle ilgili?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazını temizleyerek fısıldadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eski Kehanet’le ilgili.” Yarı kapalı olan bilincimle onu anlamakta güçlük çekiyordum. Elimi yüzüme götürerek alnıma masaj yapmaya başladım. “Eski Kehanet’in arkasında sadece Mesih yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Devam et…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karşı taraftan boğuk bir şekilde Alaz’ın sesi geldi. “Ben de şimdi kapatıyordum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hıhı,” dedim fısıldayarak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yarın tekrar ararım, dediğim karışımı yapmayı unutma, öptüm.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona ufak bir lanet okuyarak telefonu koltuğa koyduğumda beni bu saatte boşuna uyandırdığı için sinirlerimi bozmuştu. Koltukta kıvranıp tekrar uyumaya çalıştığımda başarısız olmuştum. Yerimden kalkarak banyoya girdim, üzerimi çıkarttıktan sonra kendimi soğuk suya attığımda biraz da olsa nefes alabilmiştim. Parmak uçlarım buruşana kadar suyun altında kalmış, ardından giyinmiş, saçlarımın nemini alıp salona geçmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elime poşet alıp yerdeki kırık tabak parçalarını toparlamamın ardından masa örtüsünü komple içindekilerle birlikte büzerek kenara koyduğumda yere o iğrenç kırmızı gülün sapı düşmüştü. Elime aldığım an parmağımı delmiş, kanamasına sebep olmuştu. Güle nefretle bakarak elimdeki sapını ikiye katlayıp poşete attım. Ortalığı toparlayıp temizlediğimde böylesi daha iyi olmuştu, en azından Mesih geri geldiğinde etrafı bıraktığı gibi görmezdi, aksi hâlde tüm gece yaşananlar tekrar kafasında canlanabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dağılan her yeri topladıktan sonra çöpleri de kapının önüne atmıştım. Günün yarısını ortalığı toparlayarak, diğer yarısını da uyuyarak geçirdiğim için zamanın nasıl geçtiğini anlayamamıştım. Akşam olmaya başlayınca üzerime biraz çekidüzen verip gözümün altında oluşan koyu halkaları kapatıcıyla kapattım. Orion’un yemeğini verip kendim de ağzıma bir şeyler attıktan sonra koca bir bardak su içtim, aksi takdirde güçten düşmem ve başımın dönmesi an meselesi olabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Salondaki koltuğa kıvrıldıktan sonra gözlerim kapıyla buluştu, kapından gelen sesleri duyup beklentiyle ayağa kalktığımda başım döndü, sendeleyerek sabit kaldığımda kapı aralanmıştı. Onu görünce rahat bir nefes verdiğimde onu görmeme daha fazla engel olmadığı için müteşekkirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Orada olduğumu biliyordu, ayakta dikilip ona baktığımı biliyordu fakat yine de bana bakmıyordu. Mavi gözlerinin etrafı kızarmıştı. Suratı asabiydi ve gözlerinin altı benimki gibi çökkündü. Dağınık duran saçlarından ve kıyafetlerinden geceyi iyi geçirmediğini görebiliyordum. Yüz ifadesinden öfkesinin tazeliğini koruduğu belliydi. Usulca salondan geçip yukarı kata çıktığında öylece beklemeye devam ettim. Birkaç dakika geçse de aşağıya inmemişti. Merakıma yenik düşüp merdivenin ilk basamağına ayak bastığımda kararsızlıkla sabit kaldıktan sonra geri çekildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Koltuğun üzerindeki telefonum çalınca adımlarımı hızlandırarak yanına gittiğimde çağrı sona ermişti, Selenay aramıştı. Onu geri aradığımda telefonu açmadı, elimde kalan telefon birden titreyince, umutla ekrana baktığımda Mia’nın ismini görüp hayal kırıklığına uğramıştım. O an onunla konuşmak istemediğim için açmasam da arama sonlanınca tekrar aradı. Ufak bir tereddüttün ardından parmağımı ekranda tutarak yana doğru kaydırdım ve telefonu kulağıma yerleştirdim. Cevap vermeden bekleyince bir süre sonra onun canlı sesi kulağımı çınlatmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, ne haber?” Tüm bu olanlardan haberi yok gibi gözüküyordu, belki de numara yapıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selam Mia. Pek iyi olduğumu söyleyemeyeceğim, sen nasılsın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden, ne oldu?” Ses tonu aniden değişmiş, korku dolu bir hâl almıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aaron.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir şey mi yaptı?” Cevap vermeyince devam etti. “Yoksa onu Mesih mi o hâle getirdi?” Mia’nın sesinden anlaşıldığı kadarıyla bir şeyden haberi yoktu ve Aaron büyük ihtimalle ona Mesih’ten dayak yediğini söylemek istememişti. “Ama neden?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunup acımazca konuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Boş ver Mia.” Bu konuda fazlasıyla taraflıydım, her ne olursa olsun Aaron da onun ağabeyiydi, kardeşine karşı kötü konuşmak istemiyordum. Mia’nın bir suçu yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, benimle buluşur musun? Konuşalım lütfen. Anlayamıyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazımı temizledim. “Bak, zaten onun yüzünden yeterince sorun yaşıyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, benim bu konularla inan alakam yok ve olmayacak! Lütfen bizi etkilemesine izin verme, belki yardımım dokunur?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi kısarak düşünmeye başladığımda kararsız kalmıştım. Mia’dan Kehanet’le ilgili bilgiler de edinebilirdim, yardımcı olabilirdi fakat belki de bana bir olta atıyordu. Her türlü ihtimali göz önünde bulundurarak, “O zaman bize gel,” dedim. Burada konuşabilirdik. Kısa süre sessiz kaldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sorun olmaz, bahçede otururuz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam, yirmi dakikada orada olurum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha fazla risk alamazdım. Böylesi daha iyiydi. Artık ne oluyorsa Mesih’in gözü önünde olmalıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia’nın gelme sürecini Orion’un pislettiği yerleri temizleyerek değerlendirdiğimde gerçekten de dediği sürede kapı çalmıştı. Kapıyı açtığımda Mia elinde birkaç tane karton poşetle durmuş, içeri girebilmesi için onu davet etmemi bekliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geri çekilerek, “gelsene,” dedim. Bakışları etrafta gezindi, ardından biraz daha rahatlayarak içeri girdiğinde onu arka bahçeye yönlendirdim. “Poşetlerini bırak istersen,” yürürken bana kafasını çevirerek cevap verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yiyecek bir şeyler getirmiştim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bahçeye geçince ışığı açarak masanın aydınlanmasını sağlamıştım. Mia oturduktan sonra poşetlerden birkaç paket ve iki içecek çıkartıp poşetleri çimenlerin üzerinde bıraktı. Şüpheyle yüz ifademi inceledi ve tedirginlikle konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih’le tartıştınız mı?” İçecekleri görünce boğazımın kuruduğunu fark ederek vişne suyunu açıp içtim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sorun bizim tartışmamız değil Mia. Sorun abinin yaptıkları.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözleri dehşetle aralandığında olanları sormaya korkar gibi bir hâli vardı. “Ne oldu, anlat lütfen.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı sallayıp ona her şeyi en başından itibaren anlatmaya başladım. Olanları ona haksızlık etmeden sesimin dozajını ayarlayarak anlatırken bu olayın Mia’yı ne derece etkilediğini ve bu durum yüzünden arkadaşlığımızın zedeleneceğinden çekindiğini öngörebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gerçekten ne diyeceğimi bilemiyorum, öylesine utanıyorum ki.” Masanın üzerinden elimi tutarak, “Keşke seni dinleseydim, o kıyafet kutusunu hazırlamasaydım, her şeyi berbat ettim.” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilemezdin Mia.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Abim böyle bir şey yaptığı için özür dilerim Elis bu konuda ne yapmam gerekiyorsa yapmaya hazırım.” Omuz silkerek elimi geri çektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yapabilecek bir şeyin yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir iç çekerek bana doğru eğildiğinde gözleri dolmuştu. “Bir şeyler olmalı, senin için bir şeyler yapabilmeliyim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çaresiz hâline bakarken benim için bir şeyler yapmaya öylesine istekli duruyordu, yaşadığı duygular bana öylesine geçmişti ki bir an onun bu konu için yapabilecek bir şeyi olmasını ve rahatlamasını ummuştum. Mia sıkıntıyla iç geçirip koltuğa geri yaslandı, bu konuyla ilgili olmasa da başka bir konuyla ilgili yapabileceği bir şeyler olabilirdi aslında.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mia, bu konuyla ilgili olmasa da aslında başka bir konuda yapabileceğin bir şey var.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Söyle lütfen” dediğinde ince kaşları merakla yukarı doğru kıvrılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mia, sen… eski Kehanet’le ilgili ne biliyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia’nın anında yüz ifadesi değişmişti ve yerine ilk defa gördüğüm donuk ve sert bir çehre gelmişti. Sırtını doğrultarak benden uzaklaştığında ne cevap vereceğini bilememişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis,” dedi kararsızlıkla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Umursamadım ve boğazımı temizledim. “Bunu benden az önce sen istedin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İyi Okumalar!
“Başkalarını motive edip ayağa kaldırırken kendime, en ufak bir sorumsuzluk payı bile bırakmadığımı fark ettim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bölüm Parçası: Michele Morrone, “Feel it”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntıyla birbiri ardına aldığı soluklarla etrafına bakınarak kafasını kaşıdığında yanlış bir şey yapmaktan çekiniyor gibi gözüküyordu. Titrettiği bacağı, saçlarının arasına daldırdığı parmakları ve suçluluk duygusuyla yanan gözleri sebebiyle, neredeyse bir an susmasını ve bana bir şey söylememesini isteyecektim ondan.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seneler öncesinde…” dediğinde nefesimi keserek ağzının içine baktım. “Kehanet çok farklı bir yerdi, yani tam tanık olmasam da biliyorum.” Kalbim büyük bir heyecanla atmaya başladığında Mesih’le ilgili bir şeyler öğrenebilme arzusu yüzünden göğüs kafesim sıkışmıştı sanki… Büyük bir dikkatle Mia’ya odaklanmıştım tek bir kelimesini bile kaçırmak istemiyordum. “Bunu basit bir çete gibi düşünebilirsin. O zamanlar Kehanet küçük bir kasabaydı ve gençliğinin heyecanını üzerinde taşıyamayan çocuklar, Kehanet’i aralarında kavga sebebi hâline getiriyorlardı. O zamanlar oranın ismi…” Gözlerini yukarıya kaldırdığında sanki cevap oralarda bir yerde yazıyordu, bakışlarıyla oraları iyice eşeleyerek işaretparmağını dudaklarının üzerinde gezdirdi. “Kanvor’du, ismi Kanvor’du sanırım, yani eskiden.” Başımı onaylar anlamda salladığımda devam etti. “Bilirsin, o zamanlar bu tarz kavgalı olaylar daha yaygındı, zorbalık rahatça yapılabiliyordu. Fakat Kanvor’u bu hâle getirip gerçek bir Kehanet hâline bürünmesine sebep olan çok başka şeyler vardı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Devam et lütfen.” Kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kargalar Lisesini duydun mu hiç?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her şey o lise yüzünden başladı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sabırlı ol, anlayacaksın.” Kuruyan dudaklarımı ıslatıp, refleksle arkamı dönerek Mesih’i kontrol ettikten sonra tekrar ona döndüm, sesini daha da alçaltarak devam etti: “Melikşah ve Nida mesela, orada tanışmışlar. O zamandan beri beraberler ve o lise Elis…” Mia’nın sanki bir anda gözlerini kan bürümüştü. “Birbirinden lanetli insanları barındırıyordu. Gerçekten bir sürü sorunlu, psikopat, ne ararsan hepsi oradaydı. İnsanlara huzur vermeyen bir lisedeydi. Bazen çıkışlarında araba tekerleklerini, sokaklar boyunca dizerek yakarlardı. Kaç kere haberlere bile çıkmışlardı. Onların çıkış saatinde genelde ağabeyimle evimizde olurduk.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Az önce çok tanık olamasam da demiştin, bir süre tanık olacak kadar kaldın yani?” Kafasını sallayınca devam ettim:
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki, Melikşah da mı onların içerisindeydi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Önce evet, sonrası hayır...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Melikşah, başını belaya sadece arkadaşları için sokardı. Daha sonrasında diğer üyelerin mevkili adamlardan para alarak karşılığında pis işlere alet olduğunu öğrenince bir grupla beraber aralarından çekilmeye çalıştı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Genel olarak lisenin bir başı var mıydı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Üç kişilerdi, biri Melikşah idi.” Üç kişiden bahsederken tüyleri ürpermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ya diğerleri?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia gözlerini etrafta gezdirerek isimleri hatırlamaya çalıştı fakat işe yaramamış olacak ki devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hatırlamıyorum ama… Arın…” Kafasını iki yana salladı. “Hatırlayamıyorum, üzgünüm.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki ya daha sonra? Nasıl Mesih’in eline geçti, Aaron’un bunlarla ilgisi ne?” Aylar sonra, daha önce orada oturan ve bana bir şeyler anlatabilecek olan birini bulabildiğim için şevkle sorularımı sıralamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih, lisedeyken bildiğim kadarıyla Kanvor’la bir ilgisi yoktu. O sırada çetenin başı olan üçlü, kasabayı üç bölgeye ayırarak yönetmeye başlamışlardı. Bir sıkıntı da çıkmıyordu ilk zamanlar, iyi de olmuştu. Bilirsin işte, o zamanlar her şey bu kadar gelişmiş değildi ve kasaba halkının da işine gelmişti, hırsızlık veyahut farklı bir arbede olduğunda Şahlar müdahale ederek olayı çözüyorlardı. Bu sayede hepimiz rahat bir şekilde geçinebiliyorduk.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki ya sonra?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha sonrasında üç grup iyice ayrılmıştı ve artık anlaşamamaya, sürekli birbirini kışkırtmaya ve olay çıkartmaya başlamıştı. Bu olaylar birkaç yıl içerisinde daha da arttı, kasabada huzur kalmamıştı, işte o zaman… Ne yaptıysa Mesih yaptı ve herkesin nefretini sadece kendi gücüyle toplayarak Kanvor’u kül edip Kehanet hâline getirdi. Daha sonrası hakkında bir bilgim yok. Mesih lider olduktan sonra biz yurtdışına döndük ve kötü haberlerini uzaktan almaya başladım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kötü haberler diyerek kastettiği olaylardan birkaçı gözlerimin önünde canlandığında tüylerim ürpermişti. Kötü olaylar, kötü adamlar… Ben de bu hikâyedeki o kötü adama kapılmıştım. Kalbim tazelenen bilgilerle tekrar iki parçaya ayrıldığında bıkkın bir soluk bırakıp içeceğimden bir yudum alarak boğazımı temizledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hoş geldin partilerinden mi bahsediyorsun?” Söylerken sesim çatallanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını salladı. “Ve daha nicesi...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım kısıldığında Kehanet’i öğrenme arzum, Mesih hakkında bir şeyler duydukça yerini işkenceye bırakıyordu. Artık elimi taşın altına soktuğum için soğukkanlılığımı korumaya çalışarak, masada ona doğru eğilip, “Aaron, Mesih’e nasıl yardım edebiliyor, uzun süredir Kehanet’te yok sonuçta, kimse onu tanımıyor?” dediğimde omuz silkmekle yetinmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yeniler tarafından değil, eskiler tarafından bilinen önemli olan ve ayrıca…” O da bana doğru eğilerek devam etti: “Aaron, uzakta olsa da bazı şeylerde parmağı hep vardı.” Suratımda garip bir ifade oluştuğunda devam etti: “Kehanet, eski üyelerin kendi aralarında paylaşamadıkları bir servet.” Mia’yı can kulağıyla dinlemeye devam ediyordum, her bir cümlesi sanki iliklerime kadar işleyerek beni etkisi altına alıyordu. Dudaklarımı ıslatıp, gözlerimi üzerinden saniye olsun kıpırdatmadan devam etmesini bekliyordum. “Ve onlar, tehlike demek Elis. Kehanet’in kara lekesi…“
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia, sözünü yarıda kesince gözlerim aralık kalan dudaklarına takılı kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağzını kapatarak daha önceden fark etmediğim yere tutularak bakmaya devam edince, onu takip ederek kafamı çevirdim. Arkamı döndüğümde Mesih’in kapının kenarında dikilmiş olduğunu gördüm. Mia’ya yönelttiği öfke dolu bakışlarındaki sertlik çok başkaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanağıma çarpan rüzgâr birkaç saç telini yüzüme iterek görüş açımı kısaltmaya başladığında, tutamları kulaklarımın arkasına iliştirerek, “Ne zamandır oradasın?” dedim. Sanki karşımda çok farklı, bambaşka biri vardı ve Mia bu kişiyi tanıyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O kişiyle tanışmayan, sadece bendim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sence de…” Ağzından çıkan her bir laf bir buz kütlesi gibi üzerimize zıplamış, ardından yere düşerek parçalanmıştı. “Geç olmadı mı Mia?” Başta soru cümlesi gibi dursa da dudaklarından oldukça tehditkâr dökülmüştü sözcükler dudaklarından.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben…” dedi Mia ve afallayarak yerinden kalkmaya çalıştığında karnı masaya hafifçe sürtündüğü için geri oturup sandalyesini arkaya iterek dikkatle ayağa kalktı. “Gideyim artık.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in Mia’ya karşı olan sert tavrından rahatsız olmuştum. Ona kaba davranmasının sebebi Mia’nın söylediklerini duyması mıydı, yoksa Aaron’la olan mesele yüzünden miydi, herhangi birini seçememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni geçireyim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona daha fazla kabalık etmesini istemediğim için kapıya kadar eşlik ettiğimde rahatsız olmuştum, sonuçta benim misafirim olarak gelmişti ve Mesih ona hoş davranmamıştı. Mesih’in yanından geçerken üzerime ağırlık binmişti sanki taş gibi kesilen bedeni bahçe kapısının yanında duruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia’yla dış kapıya kadar yürürken ona mahcup bir ifadeyle baktığımda benden önce davranarak, “Elis, sorun olduğum için özür dilerim,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Saçmalama.” Elimi aceleyle havada savurduktan sonra devam ettim: “Sana öyle davranmasına engel olmadığım için özür dilerim. Biliyorsun, terslikler yüzünden öfkesi hâlâ taze. Bu meseleyi yakın zamanda halledeceğim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia’nın yüz kasları gevşediğinde tebessüm ederek kafasını sallayıp kapıyı açtı ve hemen ardından bir şey unuttuğunu hatırlamışçasına başını çevirerek, “Bu arada, arkadaşlığıma güvendin mi?” dedi. Kaşlarını çatarak konuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet ve…” Ona yaklaşıp koluna dokunduğumda Mesih hâlâ bahçe kapısında dikiliyordu. “Bu konuşmayı yakın zamanda bitirelim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerime kararlılıkla bakmaya devam edip, dudaklarını birbirine bastırıp kafasını salladı. Ona bu konuda güvenebilmem için bana tüm kararlılığını ve samimiyetini göstermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdilik gidiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dikkat et.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia’nın ardından kapıyı kapatıp kafamı çevirdiğimde Mesih sırtını kapıya yaslamış, kollarını göğsünün altında bağlayarak beni inceliyordu. Sanki yabancı bir erkekle aynı evdeymişim gibi hissetmeme sebep olacak kadar tuhaftı. Tüm bunları göz ardı ederek ona doğru ilerlemeye başladığımda bakışları bir an olsun üzerimden farklı bir yere kaymıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih.” Kollarımı onun gibi göğsümün altında bağlayıp aramızda iki metre kalacak şekilde geride durdum, sesimi duyunca sadece çenesini kaldırdı. Etrafa ufak bir bakış atarak, “Mia’ya öyle davranmana gerek yoktu,” dedim. Sesimin olabildiğince nötr çıkmasına özen gösteriyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden modayla ilgileniyorsun ki?” dedi alayla, aynı anda ufak bir öfke barındırmıştı sesi. Söylediklerini anlamadığım için bir şey söylemedim, sırtını kapıdan ayırıp doğrularak, “Dedektif falan olsaydın ya,” dedi. Evet, artık anlayabiliyordum, Mia’nın bana anlattıkları yüzünden sinirlenmişti. “Önce depo ziyaretin, ardından yaptığın röportajlar…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Son kelimeyi gözlerini yuvarlayarak dile getirmişti. Depoyla ilgili konuştuğunda boğazıma yutkunmamı bile engelleyecek kadar keskin bir bıçak dayanmıştı sanki. Mesih depo ziyaretini öğrenmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen…” dedim kelimeleri zorla bularak, “öğrendin mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona çok absürt bir şey söylemişim gibi yüzüme baktı ve bana doğru birkaç adım attı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, kimden olduğunu asla tahmin edemezsin.” Hayretle kaskatı kesilmiştim. Bazen onun yanındayken kendimi aptal gibi hissettiğim yanım daha ağır basıyordu. Aramızdaki mesafeyi kapatarak önümde durdu, çaresizlikle kıvranarak avuç içimle alnımı kavradığımda beni tekrar kötü bir yerden yakalamıştı. “Sen beni delirtmek mi istiyorsun Elis?” Kafamı kaldırdığımda yerinde sabırsızlıkla kıpırdanıp hararetle, “Ben seni uzak tutmaya çalıştıkça sen neden her seferinde kendini bayrak gibi sallandırıyorsun?” diye sordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önümde birkaç volta daha atıp tekrar yakınıma yaklaşıp gözlerimin içine baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ne? Ne!” Suçlu bir çocuk gibi kafamı eğip kıpırdamadan ayakta kaldığımda beni biraz daha azarladı. “Neler olabileceğini tahmin ettin mi hiç? Nasıl olur da tanımadığın bir ton insanın olduğu eve girersin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Özür dilerim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Demek özür diliyorsun.” Çenemden tutup kafamı nazikçe kaldırdığında dişlerini birbirine bastırıp suratını yaklaştırdı. “Bugün fırsatın olsa yine o eve girer miydin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sinirle kasılan çehresinde bakışlarımı gezdirip çenemdeki elini aşağı indirerek, “Evet,” dedim. Hayretle aralanan gözleri irileştiğinde artık burnundan aldığı soluklar da yetmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben!” Bir adım geri çekilip iki yanımda tuttuğum yumruklarımı sıkıp bağırarak devam ettim. “Ben yine giderim! İstediğin kadar gizle, bana engel olamazsın.” Üzerine doğru birkaç adım atıp işaretparmağımı göğsüne bastırarak, “Sen değil, ben! Buna ben karar veririm, tıpkı senin de benimle ilgili verdiğin kararlar ve beni koruduğun anlar gibi. İstediğin kadar sakla, kaç, ben var olduğum sürece seni aydınlatacağım.” Gözleri irice açıldığında dudakları aralanmıştı. “Ve inan bana…” Yüzüne yaklaşıp kaşlarımı kaldırarak, “buna sen bile engel olamazsın,” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne saçmalıyorsun,” dedi yüzünde oluşan şaşkın ifadeyle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Zorluyorsun,” dedim işkence çekercesine.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sürekli seni uzak tutmaya çalıştığım meselelere burnunu sokuyorsun,” kafasını sallayarak konuşmuştu, karşımda keçi kadar inatçı duruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben…” Sözümü tamamlamama izin vermedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen, karışmamalısın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kuruyan boğazımı yutkunarak ıslattım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öğrenmemi neden istemiyorsun.” Bakışlarım kısıldığında merakla onu izliyordum. “Sana en yakın olan kişi benim?” Bir şekilde belli etmese de duyduğu cümlenin hoşuna gittiğini anlamıştım. “Seni en iyi tanıyan kişi benim.” Yine belli etmiyordu ve bir şekilde hoşuna gitmeye devam ediyordu. “Aynı zamanda sana en uzak olan, seni hiç tanımayan kişi de benim.” Usanmadan, sabırla konuşmamı dinlemesi hoşuma gitmişti. “Söylesene, bunu nasıl başarıyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Garip olsa da durum tam olarak buydu. Tezatlıklar içerisindeki ilişkimiz hem en sıcak hem de en soğuktu. O benim için hem ateş hem de buzdu. Beni bakışlarıyla üşütebilirken soluğuyla ısıtabiliyordu. Tıpkı şu anda bakışlarının üşüttüğü gibi, koluma sarılan elinin ve yüzüme çarpan nefesinin yaktığı gibi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu hoşuna gitmiyor mu?” dedi sınarcasına… Onun hoşuna gidiyordu, aramızdaki mesafe onun için yeterliydi ve olması gerekendi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha fazlasını istiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha fazlası olmaz,” dedi kararlılıkla. “Dediğimi unutma ve tüm bunların dışında kal.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi devirmemek için kendimi tutup kafamı salladım. Bunu yapmayacağımı adından iyi biliyor olmalıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana bir şey sormak istiyorum.” Az önceki kendinden emin olan sesim, alçalarak öylesine ürkek ve kısık çıkmıştı ki kendim dahi bana ait olduğuna inanamamıştım. Beni reddetmesini istemiyordum. Aaron konusuna açıklık getirip soru işaretlerini ortadan kaldırmak niyetindeydim. Cevap vermeyip sormama engel olacak bir harekette de bulunmayınca devam ettim: “O günkü meseleyle ilgili.” Çenesi kasılsa da ifadesini korudu. “Bana gerçekten de güveniyor musun?” Gözlerine korkuyla değil, umutla bakıyordum. Onun hislerinden ve düşüncelerinden emin olmaya ihtiyacım vardı. Sıkıntıyla başka bir tarafa baktığında gözlerim dolmuştu. “Suratıma bakamıyorsun.” Bir adım geri çekilip, “Artık sana pis mi geliyorum, neden sürekli geçiştiriyorsun?” diye sordum. Gözlerime baktığında altdudağım titremişti. “Mideni mi bulandırıyorum?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen gerçekten de aptalsın,” dedi dudaklarını kıvırarak. Hayal kırıklığıyla dağılan ifademi saklamak için arkamı döndüğümde o günden sonra beni sürekli geçiştirerek suratıma bile bakmaması, içimi acıtmıştı ve her ne kadar anlayışlı davransa da o meseleyle ilgili tek kelime dahi etmemesi pislik gibi hissetmeme sebep olmuştu. Sırtımdan yaklaşıp omzuma sardığı kollarıyla beni kendine çekti, afallayarak ona dönecekken buna fırsat vermedi ve daha sıkı sararak çenesini kafama sabitledi. “Orada suçlu olan sadece benim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntı dolu bir soluk verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana karşı olan niyetimi bilseydi…” dediğinde dudakları kulağımın üzerinde kalmıştı. “İsmini bile telaffuz edemezdi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğsümün üzerinde bağladığı ellerinin üzerine ellerimi koyup ona doğru döndüğümde bakışları kararmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne demek istiyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini öfkeyle kapatıp geri açtı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana verdiğim önemi, eksik zekâsı anlayamamış, belki de ben yeterince belli etmedim.” Parmak uçlarını zarifçe çeneme dokundurduğunda hareketiyle mest olmuştum. Çenemi hafifçe yukarı kaldırıp parmaklarının tersini boynumdan göğüs oluğuma kadar sürtüp, “Aptalca şeyler düşünme, ben sadece kendime kızgındım,” dedi. Gözlerini yumduğunda kaşları çatılmıştı, dişlerini birbirine bastırıp zorlanarak tamamladı. “Benim değerlim olduğunu göremiyor musun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cümlesi sona erdiğinde boğuk sesindeki tutkuyu ve değeri iliklerime kadar hissetmiştim. Bana karşı gösterdiği anlayışıyla mest olmuştum. İçimdeki duygular mümkünmüş gibi ona doğru daha da fazla akarken, avuç içimi yanağına koyup alnımı alnına dayadığımda gözleri hâlâ kapalıydı. Burnumu burnuna sürtüp gözlerimi onun gibi yumarak kokusunu derince içime çektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok güzelsin.” Dudaklarının üzerine bir öpücük kondurduğumda alayla gülümseyerek suratını geri çekti. “Daha beni tanımıyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerinde oluşan acı ifadeyi umursamadan iki elimi de yanağına yerleştirip, “Tanımak değil, anlamak istiyorum,” dediğimde karşımda tekleyerek yutkundu. Onu tekrar kendime çekip öpmeye başladığımda karşılık vermeden geri çekilmeye çalıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pişman olacağın şeyler yapma.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ensesinden kavrayıp onu öpmeye devam ettim, “Buna sen karar veremezsin.” Nereden geldiğini bilmediğim cesaretim, ona karşı olan güvenimle iyice harmanlanmıştı. İçimdeki o eski Elis’in sınırlarına karşı hiçbir bağ hissetmiyordum. Sanki kendimden iyice soyutlaşmıştım ve artık çok uzaktaydım. Sadece onu istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tişörtünü tutup yukarı doğru kıvırdığımda karşılık vermemek için kendini kastığı, taş gibi olan göğüs kaslarından anlaşılıyordu. Geri çekilip tişörtünü üzerinden çıkarttığımda artık kendimi ben dahi tanıyamıyordum. Saçlarının uçları karışarak yukarı doğru kıvrılmış, suratında şaşkın ve tatlı bir ifade bırakmıştı. Kısa süre içerisinde gözlerinde anlam veremediğim bir korku oluşmuştu. Onu sevemeyeceğimden öylesine emindi ve kendisini öylesine çirkin buluyordu ki aptal düşüncelerine katlanamıyordum. Daha fazla düşüncelerinin içerisinde boğulmasını istemediğim için tişörtünü yere atıp ona tekrar yaklaştığımda artık karşılık vermeye başlamıştı. Temiz kokusunu derince solumaya çalışarak dudağıma kondurduğu öpücüklere aynı şekilde karşılık verdim, ona sarıldığımda beni belimden kavrayarak yukarı doğru çekince kesilen nefesimi dudaklarıma bıraktığı kendi nefesiyle telafi ederek konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Burada olman, olmam…” Bakışları kısıldı. “Zamanı değil.” Zorla konuştuğu her hâlinden belli olsa da söylediklerinde samimiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüz ifadem değişmese de gözlerimde oluşan ışıltıyı fark edebiliyordum. Midemde hissettiğim rahatsız kıpırtıyla surat ifadem istemsizce buruştu. Aaron’la olan saçma mevzu yüzünden aramızın daha fazla açılmasını ve benden uzak kalmayı tercih etmesini hazmedemiyordum. Aklıma gelen düşüncelere inanmasam bile içimdeki ses sürekli beni rahatsız ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben bir şey yapmadım.” İstem dışı konuşmuştum, bu konuyu kendince netleştirse bile belli ki kafamda henüz netleşmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aksini söylemedim.” Kaşları çatıldığında sesi gergin çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biliyorum ama…” Dudaklarımı birbirine bastırıp kafamı salladığımda canımı acıtsa da gözlerine bakarak, “benden soğumuşsun gibi hissediyorum.” Belki de bu yüzden onunla yakın olmaya çalışıyordum: suçluluk hissettiğim için…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hemen önümde olduğu için milimlik irileşen gözbebeklerini yakaladığımda dudakları aralandı. Tepkisinden bu şekilde düşünmemi istemediğini anlayabiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana bu şekilde hissetmene sebep olacak bir şey mi yaptım?” dediğinde kafası karışmıştı. Bedenlerimizi ayırarak aramızda minik bir boşluğun oluşmasını sağlayıp, “Az önce konuştuklarımda net olduğumu düşünüyorum.” dedi. Çatık kaşlarıyla lafını son derece karalı bir şekilde tamamlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbimdeki ağırlık biraz olsun hafiflediğinde burnumdan sesli bir soluk alarak çenemi dikleştirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen…” Dolan bakışlarım odada kısa bir tur attı ve tekrar onun güzel gözlerini buldu. “En başından beri olabildiğince iyi idare ettin her şeyi ve bu beni daha suçlu hissettiriyor.” Nefes nefese kaldığımda göğüs kafesim hiddetle inip kalkmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları kısıldı, bana garip bir şekilde baktıktan sonra birkaç adım gerileyerek ellerini gövdesinin iki tarafında kaldırıp, “Sana bağırmamı ya da kızmamı mı istiyorsun?” dedi. Ellerini gevşekçe belinin iki tarafına yerleştirdiğinde gözlerimle onu takip etmiştim. “Veya cezalandırmamı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım ayaklarımı bulduğunda saçlarım yüzümün iki kenarından da sarkmıştı. Az önce biraz dinen ağrı, göğsümü tekrar bulduğunda gözlerim dolmuştu. Tabii ki de tüm o söylediklerini istemiyordum, ben sadece onunla eskisi gibi olmak istiyordum, yaklaştığımda öfkesini dindirmek için yanımdan uzaklaşmasını değil. Kafamı kaldırıp gözlerine baktığımda suratımdaki anlamsız ifadeyi görmek kafasını karıştırmıştı. Belki de ondan olamayacağı kadar şefkatli olmasını, beni söylediklerine inandırmasını istiyordum. Her ne derse desin, içimdeki parçalar bir türlü tam anlamıyla oturmuyor, huzursuz hissetmeme sebep oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden beni uzaklaştırıyorsun,” dediğimde sesim titremişti. Belki de söyleyecekti, Aaron’un beni o elbiseyle görmesinden nefret ettiğini, bu yüzden bana dokunmak istemediğini ve benzeri olan her şeyi. Kafamdaki düşünceler tam olarak da bunlar değil miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elini saçlarına daldırarak kafasını geriye yatırıp bir adım geri çekildi, onu takip edip aynı adımı ona doğru attığımda isteksizce tısladı:
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek kaşımı kaldırıp üzüntüyle ona bakaya devam ettim. “Problem ne?” Cevabını her ne kadar içimde tartsam da kendimce bir şeylere inansam da tekrar ona sormak istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları karardı. “Bunu yapma.” Tekrar geri çekildiğinde yüzündeki ifadeden son derece kararlı olduğu belli oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Asıl sen yapma.” Aynı kararlılıkta titreyen bakışlarımla ona bakmaya devam ettiğimde dudaklarının arasından varla yok arasında bir küfür duyulmuştu. “Benden soğudun mu? Cevap ver.” Bu konudaki düşüncelerimi ona açtığımda devamı da içimde beliren cesaretle birden ortalığa dökülüvermişti sanki. Kafasını eğip avcuyla dudaklarını ve burnunu ovaladı, uzun parmaklarını saç diplerine gelene kadar yüzüne yavaşça sürttü, saçlarını sıkarak bıraktığında gerginlikten nefes bile alamıyordum. Beni yanıtsız bırakması, sessiz kalması, altdudağımı engel olamadığım bir kıvrımla aşağı doğru indirmişti. “Demek öyle,” diyebildiğimde, kenarları kavisli olan sık kaşlarının altından, düz kirpiklerini birer ok gibi kaldırınca bakışlarındaki yoğunluk dizlerimi titretmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aralanan dudaklarımdan kesik bir soluk aldım, kolumu kavrayıp sırtımı duvarla buluşturduğunda irkildim. Gözlerini kapadığında kirpikleri neredeyse kızaran şakaklarına kadar uzanmıştı. Kaşının önünde havalanan dağınık dalgalı saçları, alnımla alnının arasına sıkıştığında biçimli ve kuvvetli parmakları, belimi oyarcasına içe doğru kıvrıldı ve orada kaldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tam olarak…” Gözlerini açtı, kaşlarının orta kısımları aşağı doğru bükülmüştü. Dolgun dudakları bir süre daha aralık kaldı ve “sana dokunmam… Hoşuna gidiyor mu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe kuruyan dudaklarımı yaladım, oksijensiz kalan ciğerlerimi derin bir soluk alarak doldurduğumda göğsüm şişmişti. Elimi kavrayarak parmaklarımı karın kaslarının üzerine koydu. Tenimin ucunda hissettiğim kavisli sıcaklık, içinde yağ olmadığına yemin edercesine sert ve sıkıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana dokunmak hoşuna gidiyor mu?” Dişlerimi birbirine bastırıp en ufak bir ses bile çıkartmadığımda alnını yanağıma sürterek aşağı doğru eğdi, dudakları boynumda hareketsiz kalmıştı. Sesli bir şekilde soluk alıp vermeye başladığımda heyecanımı asla dindiremiyordum. Az önceki utangaç tavırları sayesinde içimden çıkan o cesaretli kız, koşarak önce odayı, ardından da şehri terk etmişti sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim çok hoşuma gidiyor.” Çenemi saçlarına doğru eğdiğimde beni ayakta tutan tek şey bedeniydi. Dudaklarını kulağıma sürterken ufak bir küfür savurdu ve “Bunu sana sonsuza kadar yapabilirim ve daha fazlasını,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belki de o ana kadar verdiğim en sesli soluğu dudaklarımdan ayırdığımda artık benden soğumadığına tam anlamıyla emin olmuştum. Yine de o bu kadar tutkulu ve yırtıcıyken durmasına sebep olan tam olarak neydi, onu bilmek istiyordum. Kafasını boynumdan çıkartıp soğuk renk bakışlarındaki buğuyla bir tezatlık oluşturarak ruhumu çıra gibi yaktığında dirseğini duvara yayıp üzerime eğildi. Gözlerindeki o buğulu ifade yavaşça dağılmaya başladığında sebebini anlayamadığımdan dolayı kaşlarım hafifçe çatılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ama istediğim şey bu kadar basit değil.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birer fener gibi aralanan gözlerimle ona mıhlandığımda soluklarım biraz da olsa düzene girdi ancak heyecanım ilk anki kadar tazeydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Basit mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Basit.” Kafasını salladı, aklımdaki düşünceleri daha da bulandırmıştı. Aramızdaki çekime nasıl olur da basit diyebilirdi ki. Heyecandan ölmem falan mı gerekiyordu? Suçlayan bir ifadeyle ona bakmayı sürdürdüğümde yüzümdeki elini indirerek bacağımın yanına duran elimi kavradı. “İnsanlar elleriyle de zevk alabiliyorlar, duygusal olarak bir şey hissetmedikleri birileriyle de” dedi kararlı sesiyle. Aklım son derece bulansa da söyledikleri hakkında çok bir fikrim veya bilgim olmadığı için ne diyeceğimi bilememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim istediğim bu kadar basit olan bir arzu dalgasıyla bana gelmen değil, aramızda oluşan herhangi bir heyecanla değil.” Eli göğsümün üzerinde durdu, kararan bakışlarını yumduğunda dişlerini birbirine bastırdı. O, zorlanıyordu… Hissettiklerini bilmemden, kendini bana açmaktan korkuyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genişleyen burun deliklerinden derin bir soluk aldı, gözlerini açarak kafasını geri kaldırdığında bakışlarındaki kararlılıktan etkilenmiştim. “Bana önce ruhunu, aklını vermeni istiyorum, bende kendini güvende ve değerli hissetmeni istiyorum.” Dudaklarımı araladığımda konuşmama müsaade etmeden, “Tüm bunları tutkuyla, bedenimin sana hissettirdikleriyle karıştırma,” dedi. Dirseğini duvardan ayırıp doğrulduğunda aramızda iki adım kalacak şekilde bir boşluk bıraktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ama nasıl…” Sözleri karşısında ne düşünebiliyor ne de doğru düzgün bir fikir sunabiliyordum. Kafasını iki yana sallayıp bir adım attığında çenemi kaldırarak ona baktım. “Görüntüm…” Kaşlarını kaldırdı. “Varlığım…” Dişlerinin arasından derin bir soluk alarak, “her şeyim seni bana çekiyor.” O konuştukça aydınlanıyordum, daha önceden derinlerde olan ama farkında olmadığım tüm gerçekleri yüzeye çıkartıyordu. Söylediği her şey doğruydu, onda olan her şey ilk gördüğüm andan beri beni ona çekiyordu. “Bu konulardaki tecrübesizliğin de göz önünde bulundurulduğunda ne istediğini anlamaman mümkün.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Son sözleriyle karşısında ufacık kaldığımda bükülen omuzlarıma dokundu, utangaç bakışlarım arada bir ona yöneldiğinde sıcak basıyordu. Buraya gelmeden önce başka birini tanıma fırsatım dahi olmamıştı. İlk onu tanımıştım, onunla yakınlaşmıştım ve tüm bunlar benim için tabii ki de özeldi ancak o daha çok her insanda olan hormonlara dikkat çekmişti. Onların esiri olmamı istemiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Düşüncelerimi okurcasına kafasını iki yana salladığında gözlerine kadar bulanan tüm içtenliğiyle, “Anlam yükleme,” dedi. “Benimle tanıştığın şeyler, pekâlâ başka zamanlarda, başka durumlarda ve farklı kişilerle de alabileceğin hissiyatlardı; bu yüzden sadece o basit tutkuyu istemediğimi söylüyorum.” Bana sunduğu düşünceleri o kadar değerli ve temizdi ki ona karşı hissettiğim saygının artmasına sebep oluyordu. “Bana basit bir anın akışıyla, iradesizliğinle gelmeni istemiyorum,” derken tekrar kafasını olumsuz anlamda sallamıştı. “Duygularından emin hâlde ve dönüşü olmadan gelmeni istiyorum.” Yüzünü yaklaştırıp alnını alnımda bıraktığında gözbebekleri titriyordu. “Çünkü Elis, bana bir kez gelirsen geri gitmene asla izin veremem bunu sakın unutma.” Cümlesinde bir tehdit veya zorbalık yoktu; daha çok hissedeceği şeyleri söylüyordu bana. Ona emin adımlarla gitmemi istiyordu, daha sonrasında beni bırakamayacağını dile getiriyordu. Dudaklarım hayretle aralandığında kaşlarım kavisle havalanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O… O emindi. Aramızda olan ilişkide en yoğun tarafın hep kendim olduğunu düşünmüştüm. Mesih’in soğuk duruşu ve duygularını dile dökmemesi, belki de bu şekilde hissetmeme sebep olmuşken o hayatının geri kalan her anını benimle geçirmek istediğini ima ediyordu. Benim de bundan emin olmamı istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen, tanıdığımdan daha farklıymışsın.” Benim duyduğum erkekler böyle değildi… Beni hayrete düşürmüştü. Ben erkeğim ihtiyaçlarım var demiyordu. Bunu basit görüyordu. Aşk, cinsellikle kıyaslanamazdı, aşkı çok fazlasıydı ve ben bunu tam olarak karşımdaki erkeğin her şeyinden anlayabiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ensesini kaşıdı, benimle konuştukça rahatsız hissettiğini kasılan bedeninden anlayabiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seninle vakit geçirdikçe düşüncelerim belirginleşti, bu kadarı yeterli, değil mi?” Kafamı salladığımda devam etti. “Her şeyden önce, kadınlar erkeklere göre daha duygusaldır. Bu aslında iki cinsi de kapsayan bir durum olsa da hiçbir şey için pişmanlık yaşamanı istemiyorum Elis. Bunu kiminle yaşayacağın kesinlikle sağlıklı bir zamanda vermen gereken bir karar. Bedenler peçete değildir onunla her yeri silemezsin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu daha fazla zorlamak istemediğim için kafamı sallayıp dudaklarımın kıvrılmasına engel olarak yüzümü ifadesiz tutmaya devam ettim. Söylediklerini abartıp bana kendini açmasına engel olmak istemiyordum ancak mest olmuştum. Mesih beni mest etmişti. Ona karşı bu konuyla ilgili herhangi bir sorumluluk hissetmemek daha da özgür olmamı sağlamıştı. Bu aslında başından beri kendi irademle yapmadığım bir baskı olsa da toplumdan ve çevremden gördüklerimden dolayı sanırım içten içe aklıma bu tarz düşünceler istila etmeye başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazını temizlediğinde tek kaşı havalandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O hâlde bu konuyla ilgili tuhaf şeyler düşünmeyi kesmelisin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aaron meselesini kapatmamı istiyordu. Kafamı aşağı eğip saçımı düzelterek surat ifademi topladım, gülümsememi sildikten sonra ona geri baktığımda bakışlarım bence birazcık, hatta daha fazla ve çok fazla aşktan geberiyordu. İç çekerek gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hıhı…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Su damlalarının banyonun fayansına hızla ve sertçe çarparak çıkarttıkları tok ses koridorda yankılanırken birbiri ardına attığım adımları sonlandırarak duvara sürttüğüm elimi sabit bırakıp öylece ayakta kaldım. Aramızda geçen o konuşmanın ardından kendimi günlerin akışına bırakamıyor, sürekli bana söylediklerini aklımda tartıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O konuşmanın üzerinden sersem bir gün geçirmiştik, söylediklerinin üzerimdeki etkisi sürerken mümkünmüş gibi gözüme daha güzel gözükmeye başlamıştı. Sanki artık biraz daha farklı izliyordum onu, kendimi ona karşı daha yakın buluyor, yanında daha da güvenli hissediyordum. İnsanların kendi organlarıyla bile hissedebilecekleri hazza, kafamda kabaca özel bir anlam yüklemememi söylemişti. O bunu basit görüyordu. Herkesin yaşayabileceği, isteyenin istediği an birbirine katabileceği basit bir şey. O ise sadece bunu istemiyordu. Bedenime değer vermemi, uygulayacağım her hareketi hesaplamamı, sağlıklı düşünmemi istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben hayatında yokken bunu o da yapmamış mıydı? Hakkında şehir efsanelerini andıran sert birkaç fantezi bile duymuştum. Tecrübesini aramızda geçen birkaç konuşmada da işitmiştim, seviyesini ve detaylarını öğrenmek istemesem de bu konularda benden çok daha tecrübeli olduğundan haberdardım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırtımı duvara yasladığımda geçen gün söyledikleri tekrar yankılanmıştı zihnimde. İçimde yeşeren şeylerin sadece tutku olmadığından, anın akışıyla yükselen duygular olmadığından emin olmamı istemişti. Bu sözleri, fikirleri ona karşı olan saygımı artırmış; düşünceleri, benim de ufkumun açılmasını sağlamıştı. Ondan hoşlandığımı her ne kadar hissetse de bundan emin olmamı, toyluğum sebebiyle duygularımı karıştırmamı söylüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Giderek azalan suyun fayansta oluşturduğu melodi aniden kesildiğinde banyo kapısının önünde ayakta dikiliyordum, karşımdaki kapı aralandığı an irileşen gözlerimle ona bakakaldığımda dudaklarımın aralanmasına engel olamamıştım. Dik duran çenesinden dolayı bakışlarını aşağı indirerek bana baktı. Kaşları minik bir kavisle aralandığında belinden düşecek gibi duran kahverengi havluyu ön kısımdan biçimli parmaklarıyla kavrayıp birbirine sıkıştırdığında dağınık duran saçlarından akan damlalar geniş gövdesine sıçramıştı. Boynundan ve omuzlarından akan su damlaları, yer çekimine karşı koyamadan aşağıya doğru kayıyor, belindeki havluyla bütünleşerek tomurcuklarını sihirli bir dokunuşla yok ediyor, delil olarak saklayamadıkları ince ıslak yolu artlarında bırakıyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazımı temizlediğimde ıslak suratında daha da temiz bir açık maviye dönüşen gözlerini üzerimden çekerek, banyonun çaprazındaki kapıya ilerledi ve kapıyı açtı, hızlı adımlar atarak ona yetiştiğimde odanın içindeydi. Aramızda kalan kapı eşiğine bakıp ona tekrar baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Orta çizgisi derin bir şekilde belirgin olan geniş sırtını çevirip bana yüzünü döndü ve keskin çene ucunu havaya dikti. Nefes almayı kestiğim an, kapıyı sertçe suratıma kapattı. Ufak rüzgârla sıçrayan saçlarım suratıma çarptı, gözlerimi yumduğum an suratımda garip bir tebessüm oluşmuştu. Kendime engel olmayıp kıkırdayarak mutfağa doğru ilerlediğimde bu hareketi garip bir şekilde hoşuma gitmişti. Ne o şekilde ıslakken peşinden gittiğimden ne de ona seslendiğimden haberim vardı. Neden yaptığımı bilmeden, sonucunda ne arzuladığımı düşünmeden bir anda peşine takılmıştım, tıpkı bir takipçi gibi. Dudaklarımdan kopan kahkahaya engel olamayınca kafayı sıyırdığımı öğrenmemesi için elimle ağzımı kapatarak kendimi toparladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Giyinmesi için kısa bir zaman tanıdıktan sonra kapısını çalarak içeri girdim. Üzerindeki tişörtünü düzeltirken bana baktı. Dağılan tatlı ifadesine bakarak gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yemek istersin diye soracaktım, neden öyle kaçtın?” Suratımda eğlendiğimi belli eden bir ifadenin oluşmasına engel olamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısılan bakışlarıyla sabır çekercesine bir soluk aldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne olursa.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aslında sana başka bir şeyi daha sormak istiyorum.” Altdudağımın üzerinde oluşan kabuğu dişlerimle ezip koparttım, ses tonumdan rahatsız olabileceği bir konuyu açacağımı anlamıştı. İç çekip pes ederek bedenini bana doğru çevirdiğinde hamlemi bekliyordu. “Ben, bazı konularla ilgili ondan yardım aldığını düşünüyorum.” Kaşları çatıldığında Aaron’dan bahsediyordum. “Biliyorsun işte, sen onu biraz patakladın.” Mesih’in altdudağı o kadar hafif bir şekilde yukarı doğru kıvrılıp geri inmişti ki yüzündeki şeytani ifadeyi bir an görmeyip de kendi kafamdan uydurduğumu düşünmüştüm… Bu ifadesi son sözlerimle dalga geçmişti. “Aaron, sana yardım mı ediyordu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Devam edecek.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sorun yok yani?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Büyük bir sorun var.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tedirginlikle ona bakmayı sürdürdüğümde sözleri rahatsız hissettirmişti, benim yüzümden işi mi bozulmuştu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne gibi?” Onun daha fazla sorun yaşamasını istemiyordum. Kaşlarını çatıp üstdudağının kenarını iğrenircesine yukarıya kıvırdığında gözlerinde öfkeli parıltılar oluşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peşimde sinir bozucu bir dedektif var.” İşaretparmağıyla bedenimi deşercesine gösterdiğinde gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırmak zorunda kalmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen de hiçbir şey söylemiyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrar aynı iğneleyici ifadesini takınmaya devam etti dedektifliğimden benim kadar eğlenmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aaron’un pisliğiyse büyük sorun, onu her gördüğümde sakatlamak zorunda kalacağım.” Ellerini belinin iki yanında gevşekçe tuttu ve kafasını cama doğru çevirip bir soluk bırakıp tekrar döndü: “Peki ya seni casusluk yaparken gördüğümde ne yapacağım?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona sinir bozucu bir tebessüm gönderip omuz silktim. “Her neyse, ben yardım etmez diye endişelenmiştim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözleri alayla kıvrıldığında bir adım geri çekilerek ciddi olup olmadığımı teyit eder gibi bir tavır takındı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öyle bir lüksü yok.” Kendine karşı olan güveni suratımda hayranlık dolu bir ifadenin oluşmasına sebep olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki, ona nasıl güveneceksin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratında yine az önceki gibi varla yok arası bir tebessüm oluştu geri silindi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ona önceden güvendiğimi nereden çıkarttın?” Mesih için insanların yanında bulunması ya da önceden tanışıp tanışmamaları güvenmesi için bir sebep değildi. Mesih, kimseye güvenmiyordu. Belki de bana bile…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O tam bir aptal. Kafamı usulca salladım. “Pekâlâ, zaten ne mal olduğunu biliyormuşsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları çatılınca bir salağa bakar gibi bana bakmaya başladığında bunun zaten çok öncesinden farkında olduğunu hissettirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu meselenin dışında kal.” Omuz silktim. Kıpırdamadan taştan yapılmış bir heykel gibi durmaya devam ederek, “Başka bir şey yoksa?” dediğinde pes edercesine ellerimi iki yana kaldırıp geri geri adımlar atmaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pekâlâ, kahvaltı birazdan hazır olur!” Tam çıkacakken aklıma gelen soruyla geri döndüğümde ayağıma takılıp sendeledim. Dengemi kendi başıma koruyup, az önce sendelememişim gibi kafamı kaldırıp ona baktım. “Bu arada Kehanet’e ne zaman dönüyoruz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Birazdan.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birazdan mı? Gözlerim umutla aralandığında artık Kehanet’e dönebileceğimiz için içim rahatlasa da verdiği cevap çok aniydi. Sıkıntılarla geldiğim o limana geri dönebilmek için can atacağım günlerin geleceğini biri bana söyleseydi gülüp geçerdim herhalde. Hiç uyuşamadığımı hissettiğim Kehanet’le zaman içerisinde bütünleşmiş, sonunda da kendimi oraya ait hissetmiştim… Kehanet benim yerimdi, iliklerime kadar kendimi ait hissettiğim evimdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kehanet’in kara lekesi tekrar hafızamda canlandığında gitmek için pek de uygun bir zaman olmadığını fark ettim. Mia’dan öğrenmem gereken şeyler vardı ve buradayken öğrensem iyi olacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mia’yla vedalaşacak vaktim yok mu? Mesih’in suratında oluşan ifadeden amacımı anladığı belli oluyordu, iyice gözüne batmaktan başka bir şey yapmamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eşyalarını hazırla Elis.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üstelemeden kafamla onayladım. Mia’nın telefon numarası vardı ve imkânları olan bir kızdı, onunla tekrar konuşabilir, yarım kalan konuşmamızı sonlandırabilirdim. Bu meseleyi farklı bir şekilde çözebilmek için rafa kaldırmam gerekiyordu; göz önünde olmadan, usulca…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odaya girip eşyalarımı toparlamaya başladığımda içim sıkılmıştı. Valiz doldurmakta bir sıkıntı yoktu fakat eşyaları toparlamak, içine sığdırmak gerçekten çok sıkıcıydı. Mesih’le beraber valizlerimizi alıp kapıya geçtik, kapıyı açtığımızda ayakta öylece kalakalmıştım. Şaşkınlıktan elimdeki valiz gürültüyle yere düştü ve sesi odada yankılandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden buradasınız?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz bir pislik gibi sırıtıp omuz silktikten sonra Mesih’in koluna sürtünerek içeriye geçti, kafamı çevirip onu izlemeye başladığımda Selenay heyecanla boynuma atlayıp birkaç adım geri gitmeme sebep oldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis!” Bana öylesine sıkı sarılıp öpüyordu ki kendimi çölde bulduğu son yudum suyu gibi hissediyordum. Dengemi koruyup kollarımı beline doladığımda, Selenay’ı özlediğimi hissetmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hadi ama! Bizim de tatile ihtiyacımız var.” Alaz salonda ufak bir tur atarak etrafı gözetliyordu. Selenay sonunda boynumdan ayrılınca elimi boynuma atarak biraz ovuşturdum, canımı acıtmıştı istemeden de olsa.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ev ne kadar güzel!” Selenay da Alaz gibi etrafta dolanıp salonda gezinmeye başlayınca Mesih bıkkınlıkla bir soluk koy verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biraz daha kalacağız demek.” Kendi kendime konuştuğumda Mesih benim valizimi de alıp kapıya yöneldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır, onlar kalıyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz evi bırakıp Mesih’in yanında geldiğinde yüzünde her zamanki umursamaz tavrı vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beraber dönelim, biraz daha kalın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in gözlerinden ateşler çıkıyordu sanki. Selenay en masum yüz ifadesiyle bana doğru yaklaştığında sokakta kalan bir kedi yavrusu gibi gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, biz de çok kalmayacağız zaten. Birlikte döneriz.” Yanlış kişiye konuşuyorsun kuzen, konum kararlarını genelde buz mavisi veriyor… Aklıma gelen planla aniden gözlerim ışıldadığında burada biraz daha kalmamız kesinlikle çok daha iyi olabilirdi. Selenay’la birlikte Mia’yla buluşabilirdik mesela. Selenay’ın da son telefon görüşmemizde Kehanet’le ilgili bahsettiği şeyler vardı ve tatilin uzaması kesinlikle çok daha iyi olacaktı. Boğazımı temizleyip Mesih’in yanına gittiğimde bu durumdan son derece hoşnutsuz olduğu her hâlinden belli oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Haklılar.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay devam etmeme izin vermeden sözümü kesti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İnanmıyorum, bu tatlı şey de kim?” Kafamı çevirip sesin geldiği yöne baktığımda Selenay, Orion’u havaya kaldırmış, yüzünü inceliyordu. “Nereden buldunuz çok güzel!” Orion’u sevip onunla oynamaya başladığında Alaz, Mesih’e yöneldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, konuşmamız gerek.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’le beraber bahçeye çıktıklarında Selenay Orion’la beraber sabırsızlıkla yerinde kıpırdandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aşırı güzel.” Kolundan tutarak kenara çektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden hiç bahsetmedin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini hınzırca etrafta gezdirdikten sonra omuzlarını kaldırıp indirdi. “Sürpriz yapmak istedik!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kediyi dikkatlice kucağına yerleştirdiğinde gözlerimi devirdim. “Senin yüzünden boşuna valizimi toparladım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırıtarak kediyi yere bırakıp kolunu omzuma atıp benimle koltuğa doğru yürüdü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Boş versene giderken senin için toparlarım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birlikte koltuğa oturduğumuzda keyfi son derece yerindeydi. Dudaklarımı büzerek sırtımı koltuğa yaslayıp dikkatle Selenay’ı inceledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşler yolunda galiba?” Sorarcasına konuşmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini kocaman açıp lanet edercesine tısladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aman, o lanet yerden kaçtığım için bu kadar mutluyum, kafayı yememe ramak kalmıştı!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay! Zaten son aradığında da bir şeyler saçmalayıp devam ettirmeden kapattın.” Ona doğru yaklaştığımda gözüm bahçe kapısına ilişmişti. Sesimi alçaltarak devam ettim: “Her şeyi anlatacaksın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana tuhaf bir bakış attıktan sonra omuz silkti. “Tabii ki. Şimdi sırası değil sadece.” Gözleriyle uyarmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Germe beni zaten yeterince sinirlerim tepeme çıktı.” Yanaklarımı şişirerek dudaklarımdan nefesimi bıraktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam yeter, konuştukça meraklandırıyorsun.” Kehanet’in gizemi beni rahatsız edecek şekilde meraklı bir insana çevirmişti. Kendime sinir olmaya başlamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Alazların geleceği yok.” Kolumu dürtükleyerek devam etti: “Baksana yiyecek bir şeyler var mı? Çok açım.” Kafamı sallayıp koltuktan kalktım. “Otur sen, bir şeyler hazırlarım.” Selenay hızla koltuğundan kalktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aman Elis bırak, yol yorgunuyum ama ben hazırlarım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ay!” Kolunu çimdikleyince yana kaçıp zıplayarak mutfağa geçip buzdolabını açtı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne? Yalan mı? Mutfakta berbatsın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarımı göğsümün altında bağlayarak tezgâha yaslandım. “Ne yaptım da berbat oldum?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omzunun üzerinden bana tuhaf bir bakış atıp raflardan bir şeyler çıkartmaya başladı. “İşte bu yüzden berbatsın, sende pratiklik yok bir kere!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yapsam güzel olur, elimin lezzeti var.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay kahkaha attı. “Ne elinin lezzetiyse bir biz tadamadık!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk defa geçenlerde Mesih için bir şeyler pişirmiştim ve gayet de güzel olmuşlardı. Selenay’ın pratikliği konusunda onunla hemfikirdim. Kısa sürede doyurucu ve lezzetli şeyler çıkartabiliyordu ortaya fakat bu onunla uğraşmamam için bir sebep değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Makarna yapacaksın değil mi?” Tencereye su doldururken beni izliyordu. İşaretparmağımı dudağıma yerleştirip bakışlarımı tavana kaldırdım. “Dur bir düşüneyim, bu sefer yumurtalı falan mı yapacaksın, yapacak çeşit bırakmadın da.” Gözlerini devirerek suyu kapattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sosisli ve Selenay soslu canım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O nasıl bir sos öyle?” Kıkırdamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tencereyi ocağa yerleştirip altını açtı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim özel tarifim ve…” Alt dolapları açarak kurcalamaya başladı. “Yanına da hafif tatlı bir şeyler ayarlayalım.” Birkaç paket sesinin ardından devam etti: “İşte bu!” Doğrulup elinde tuttuğu iki paket pötibör bisküviyi havaya kaldırdı. Ona yüz yılın icadıymış gibi bakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tatlı krizlerim tutuğunda ben de ondan yapıyordum. Büyük ihtimalle bu tatlıyı bulan insan, dünyanın en üşengeç insanıydı ve torunlarına bu mirası bırakarak bizleri de taçlandırmıştı. Selenay’la rahmetliyle ilgili hep böyle söylerdik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ver ben yaparım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bisküviyi elime verip dolaptan tavuk çıkarttı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pekâlâ, ben de tavuklu salatayı hazırlayayım.” O sırada Orion kuyruğunu sallayarak tatlı adımlarıyla mutfağa girip bacağıma sürtündüğünde Selenay ona biraz yemek verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kıyamam acıkmış.” Kediyi besledikten sonra ellerini yıkayıp yemek yapmaya devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vay canına, gerçekten pratiksin ve bizi hiçbir lezzetten mahrum bırakmıyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kakaoyu az atmayarak bana teşekkür edebilirsin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Görmeyeceğini bilsem de kaşlarımı çattım, ona baktıktan sonra bir kap çıkartıp bisküvileri elimle un ufak ettim ve sonra üzerine biraz kakao ile süt ekleyip yoğurmaya başladım. Kıvamı iyice hazır olduğunda içine çikolata da eklemek istediğim için Selenay’a seslenmem gerekiyordu, ellerimde tatlının harcı olduğu için ortalığı batırabilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay, dolapta biraz çikolata olacaktı kırıp verir misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Doğradığı sosisleri makarnanın haşlanmış suyuna atıp dediğimi yaptı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Teşekkürler.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kırılmış çikolata parçalarını da harcıma katıp iyice yoğurduğum, bu adıma aslında gerek yoktu, ben canım istediği zamanlarda ekliyordum sadece. Tatlıyı streçleyip buzluğa attıktan sonra masayı kurmaya başladığımda Mesih’le Alaz içeriye geldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Güzel kokuyor.” Alaz yemek hazırladığımızı gördüğüne sevinmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre sonra sosisli makarna ve tavuklu salata servise hazır hâle gelmişti. Alaz içecekleri doldurup oturduğunda Selenay da tabaklarımızı veriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Birkaç gün daha buradayız, yemekler senden demek.” Alaz Selenay’a ithafen konuşmuştu ve ardından yemeye başlamıştı. “Harika.” Hoşnut mırıltılar eşiğinde yemeğini yemeye devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, yemek konusunu hallederiz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih makarnadan bir çatal aldığında ağzında oluşan tada şaşırmış gibi bir hâle bürünmüştü. Buna ben de şaşırıyordum. Bir paket makarna ve sosisten nasıl böyle güzel tatlar çıkartmayı başarabiliyordu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Güzel,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yemeklerinin beğenilmesi Selenay’ın iyice hoşuna gitmişti. Genelde yaptıkları beğenilmeyecek gibi değildi. Büyük bir keyifle makarnamı ve salatamı yedikten sonra arkama yaslandım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Enfes, ellerine sağlık!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay peçeteyle ağzını silerek kafasıyla mutfağı işaret etti. “Tatlı soğumuştur, getir istersen.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz tabağına biraz daha makarna alırken keyifle mırıldandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızlar bugün hamarat.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih tabağını Alaz’a uzattığında içime doğru kıkırdayarak mutfağa geçtim. Evet! Benim bu üşengeç işi pastam da beğenilir miydi acaba? Belki birkaç şey daha eklersem gözlerini boyayabilirdim, buzdolabındaki puding ve muzlar işimi görebilirdi. Pastayı çıkartıp dört dilim hâlinde özenle keserek tabaklara koyup, üzerlerine çikolatalı pudingi ve dilimlediğim muzları eklediğimde hoş gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir de pasta mı yaptın.” Alaz içeriye götürdüğüm servislere gururlanarak bakıyorken dudak büktüm, anlaşılan Alaz sevgilisinin iyi yanlarından hoşlanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu Elis’in tarzı.” Dedi buz mavim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarım istemsizce yukarı doğru kıvrıldığında içim kıpır kıpır olmuştu. Mesih, önündeki pastayı kısa bir süre inceleyip bir çatal aldı ve gözlerime baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Değil mi, sen yaptın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beğendin mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Güzel olmuş, geçen ki gibi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerim birer inci gibi ortaya çıktığında Alaz’la Selenay, irileşen gözleriyle bizi izliyor, aramızdaki muhabbetin dağılmaması için en ufak bir ses bile etmiyorlardı. Alaz omuz silkip tatlısına odaklanınca Selenay bilmiş bir ifadeyle sırıtıp Mesih’i işaret etti. Gözlerimi belerterek onu uyarıp kızaran yanaklarımı saklamak için kafamı tabağıma eğdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sakin ol, sadece tatlını tanıdı ve güzel olduğunu söyledi. Sakin ol. Bu kadar heyecanlanma bak yoksa birazdan kalbin duracak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdiden uyarayım, buraları pek iyi bilmiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çantamı omzuma attım. Mesihler gittikten sonra eşyalarını yerleştirmesi için Selenay’a yardım etmiştim. Hızla mutfaktaki karmaşıklığımızı da toparlayıp dışarı çıkmaya karar vermiştik. Kısa süre de olsa birbirimizi görmemek bizi etkilemiş, birlikte daha fazla vakit geçirme arzusu uyandırmıştı içimizde.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümseyen bakışlarımla onu izliyordum, çantasına cüzdanını alelacele sıkıştırırken ona sahip olduğum için şükran duyuyordum. Selenay benim için bir kuzen ya da arkadaştan çok daha fazlasıydı, her şeyden önce ruh ikizimdi. Onunla çoğu zaman aynı şeyleri düşünür, bazı zamanlarda da düşünmekle bırakmayıp aynı anda söylerdik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gerek yok, hallederiz.” Selenay internetten taksi durağını arattığında suratımda muzır bir ifade oluşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geçen seferki gibi olmasın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilemeyeceğim artık.” Kaşlarını kaldırarak sırıtmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dışarıya çıkmadan önce Orion’un mamasını son bir kez kontrol ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evde tek başına kalacağın için üzgünüm kedicik.” Kedi umursamaz bir ifadeyle yanımdan geçip sallana sallana salona ilerlediğinde bakışlarım kısıldı. “Nasıl da pervasız.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Haydi Elis!” Kapıdan gelen Selenay’ın sesi koşturarak kendimi dışarı atmama sebep olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şehir merkezine lütfen...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adam başıyla onaylayıp sürmeye başladığında, Selenay’la bakışlarımız buluştu ve gülmeye başladık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Binaların bu kadar alçak ve etrafın açık olması çok hoş... Gökyüzünü rahatlıkla görebiliyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, bu benim de hoşuma gitmişti. Kehanet’te de binalar alçaktı fakat bitişik ve dar olduğu için boğucu olabiliyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis.” Gözleri düşünceli bir yavaşlıkla etrafta dolandı. “Şu bahsettiğin kızı da çağırsana, şu yabancı kızı işte.” Mesihler yanımızdan ayrıldığında ona Mia’yı daha detaylı anlatmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İsmi Mia ve evet, güzel fikir.” Mia’yı çaldırdığımda telefonu açmadığı için omuz silkerek telefonu çantaya geri attım. “Birazdan bana döner herhalde.” Selenay suratını buruşturdu ve ardından aklına bir şey gelmiş gibi gülerek konuştu. “Düşünsene Aaron’un alışveriş merkezine gittiğimizi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tabii hem seni de tanımış olur, o gün arabada sen de vardın sonuçta.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, neydi benim adım.” Kıkırdadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Of Selenay, hatırlamıyorum, çok saçma bir isim takmıştın kendine.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, hatırlamasam da cidden iğrençti.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısa süre sonra merkezde inip birkaç mağazaya bakındıktan sonra Selenay’ı zorla bir kozmetik mağazasına sokmuştum. Makyaj malzemesi almayı hiç sevmez, düzenli kullandığı rimel ve allığı da bir yıla anca bitirir, bitirdiğinde de Şeyda’dan bir tane alırdı çünkü Şeyda’da muhakkak her zaman yeni ürünler olurdu. Selenay koyu tenli olduğu için daha fazlasına da zaten ihtiyacının olduğu söylenemezdi. Mağazaya girince dikdörtgen şeklindeki soluk renklerden oluşan bir paleti elime aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onu kullanacağına emin misin?” Elimde çok abes bir şey tutuyormuşum gibi bir bana, bir de palete bakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, Şeyda için alacağım.” Şeyda makyaj konusunda iyiydi, bıkmadan eşyalarını bizimle paylaştığı için onu biraz ödüllendirmek istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi hatırlattın, ona başka Şeyler de alalım.” Selenay’la bir kez daha aynı şeyleri düşünmüştük.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O kadar çok seçenek var ki insan hangisini alacağını şaşırıyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Herkes böyle düşünmüyor tabii.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Zaten yamyam gibi indirimi duyunca hemen koşturmuşlar, baksana şuranın hâline.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Haklı bir isyan…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç saç ve vücut ürününü de ekleyip güzel bir alışveriş yaptığımızda telefonum çalmaya başlamıştı. Elimdekileri Selenay’ın önüne bırakıp ona baktığımda kafasını sallayıp cüzdanını çıkarttı. İnsan kalabalığını aşıp dışarı çıkıp derin bir soluk aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neyse ki bitti.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Israrla çalan telefonu çantamdan çıkarttım, Mia arıyordu. “Nasılsın Elis?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyiyim Mia, sen nasılsın?” Mia’nın sesi pek de keyifli gelmiyordu. “Kuzenimle merkezdeyiz, gelmek ister misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bugün pek müsait değilim, başka zaman denk getirirsek gelirim olur mu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçimden ufak bir küfür savurduğumda ses tonumun değişmemesine özen gösterdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tabii, tekrar konuşuruz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonu kapattığımda Selenay az önce bahsettiği yamyamlar gibi üzerime saldırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne dedi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonu kaldırarak cebime attım. “İşi varmış, gelmiyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“E, hani bayılıyordu bu kız sana, neden gelmiyor?” Elini saçlarının arasında gezdirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dedim ya, işi varmış işte.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu kızı susturuyor olmasınlar?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih mi?” Kaşlarım çatıldı, kafasını sallayınca devam ettim: “Sanmıyorum, o gün onu uğurladığımda konuşmanın devamını getireceğimizi söylemiştik. Bir sıkıntı yoktu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilmiyorum ama bu kız beni pek tatmin etmedi, sevemedim bir türlü.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benimle yakın olduğu için olmasın?” Tek kaşımı kaldırıp ona küstah bir tebessümle baktım, burun kıvırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Saçmala Elis, Lidya gibi çocuk muyum ben?” Onun kadar olmasa da az kalır yanının olmadığını söyleyemezdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’la sahil boyu dolanıp birkaç anı fotoğrafı çekmemizin ardından o Alaz’la kısa bir telefon görüşmesi yaptı. Sahil boyu uzanan kafelerden Kuvars yazana girip cam tarafına oturduk. Hava esmeye başladığı için doğru zamanda mekâna girmiştik, üşüdüğümüz için bir yerlerde oturmak başıboş gezmekten çok daha iyi olacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, baksana şu çocuk Semum’a ne kadar çok benziyor.” Kafamı çeviriyorken, “Bekle, hemen pat diye bakma, buraya bakıyor.” dedi. Kalbimde hissettiğim garip kıpırtı canımı sıkmıştı. Onu o kadar aramama rağmen bana hâlâ dönmüyordu. O günü nasıl atlatmıştı, neler yapıyordu? Birden çok yakınken ayrı kalmak, ardından Mesih’le olanlar, Semum’a yaklaşmamı daha da engeller olmuştu. Onunla eskisi gibi olmak istiyordum, eski ilişkimizi özlemiştim. Arada her ne kadar Mesih faktörü olsa da telefonlarımı açmayarak buna kendisi engel oluyordu. Arkama bakıyor gibi kafamı çevirdiğimde Selenay’ın dediği gibi çocuk gerçekten de Semum’u andırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onun sakallı ve kısa hâli gibi bir şey.” Suratımda garip bir tebessüm oluştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, Semum’a göre bayağı kısa.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne içelim?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben bir bitki çayı alacağım.” Kahve fikrinden vazgeçip garsona iki bitki çayının siparişini verdikten sonra telefonum çaldı, Mia tekrar arıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, teklifin hâlâ geçerliyse gelmek istiyorum.” Ahizeyi kulağıma yaklaştırdığımda bana fırsat vermeden bir anda dökülüvermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam, biz şehir merkezindeyiz, konum atayım istersen.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Harika, ben de oradayım bekliyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşlerini halletmiş demek ki.” İğnelercesine mırıldanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yine de geliyor işte, sen ona bak.” Hızla konumu Mia’ya attım. “Merkezdeymiş, uzun sürmez gelmesi.” Omuz silkti. “Semum ne yapıyor, görüştün mü onunla?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırtını sandalyesine yaslayıp elindeki telefonu masanın üzerine koydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, hafta sonu beraberdik. Onat’la Kehanet’te yeni bir mekân açmayı düşünüyorlardı. Hatta düşünme faslını geçmişler, bayağı planlıyorlardı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum’un telefonumu açmayıp Selenay’la görüşmesi, Onat’la mekân açma gibi planlara girişmesi kanıma dokunmuştu. İstem dışı salladığım dizimi kaslarımı sıkarak durdurmaya çalıştığımda kederle bir soluk aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim telefonlarımı bile açmıyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarını çatarak gözlerime bakmaya devam etti. Selenay da sıkıntılı bir soluk alıp, “Aslında biliyor musun, o biraz tuhaftı,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçim sıkılıyor, yine altdudağımı içeri doğru kıvırarak üzerindeki kabuğu kopartıyordum. Belki de aklı hâlâ o gün olanlarda kalmıştı, o yüzden tuhaftı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir ara onu arayalım senden, belki açar. Onunla konuşmak istiyorum.” Ardından iç çekip, “Vay canına, Vuslat gibi bir yer mi?” diyerek konuyu değiştirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır, sıradan bir kafe ama planladıklarına göre kendine has özel içerikleri var.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kısa süreliğine tatile çıktım, herkes bir şeylerle uğraşmaya başlamış.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Demek ki herkesi boşluğa iten senmişsin.” Dilini kıvırarak dalga geçmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen de buraya beni yermeye gelmişsin anlaşılan!” Ciddi değildim tabii ki, karşılıklı olarak birbirimizle dalga geçiyorduk. “Özledim Kehanet’i.” Kinayeyle gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir süredir yoksun ya ondandır. Burada da pek hoş karşılanmadığın için orayı aratmış demek ki, yoksa hiç özlemene gerek yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben yine de seviyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay önüne gelen çaya birkaç şeker atıyor, içi sıkılır bir tavırla çayı karıştırıp yüzünü ekşitiyordu, sanki içine bir sıkıntı oturmuş gibi gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu ara farklı bir havası var, insanları eskisi gibi değil.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih orada olmadığı içindir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır hayır, sanki bazı grupları bilerek kışkırtan birileri var, sırtlarını yasladıkları birleri. Onların talimatlarıyla hareket edip ortalığı karıştırmaya çalışıyorlar.” Kollarını göğsünün altında bağladı. “Birkaç kez alakasız kavgalara denk geldim, o yüzden böyle düşünüyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geçen bahsettiğin şey neydi? Neyi öğrendin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eskilerden bir üye varmış, sözü geçen birisiymiş, geri dönmüş diyorlar. Galiba tüm bu karışıklığın sebebi o.” İşaretparmağımla dudağımın üzerini ovuşturmaya başladığımda bakışlarım dalgındı, kulaklarımda sürekli Mia’nın sözleri çınlıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mia’nın bahsettiği kişi olabilir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana diyorum, kimden bahsediyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dalgınlıkla düşüncelerimin arasından sıyrılıp boş bakışlarım gözlerini buldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben de tam bilmiyorum, konuşmamız yarım kaldı, söyledim ya.” Selenay kafasını sallayarak beni onayladı. “Melikşah’la aralarının açıldığını söylemiştin, kesinlikle onlardan biri. Bu yüzden ortalığı rahatlıkla kızıştırabiliyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, her kimse belli ki Şah ondan nefret ediyor, tüm öfkesi sesine kadar yansımış.” Melikşah’tan bahsedince istemsizce tüylerim diken diken olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kehanet’e döndüğümde onu görmek istemiyorum.” Eski hâline dönene kadar onunla yüzleşmek istemiyordum. Gerçi benimle ilgili söylediklerinden sonra eski hâline dönse de fayda etmezdi. Kendimi kandırılmış, kullanışmış hissetmeme sebep olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia’yı kafenin içerisinde gördüğümde boynumu uzatarak dikkatini çekmeye çalıştım. Beni görünce burukça gülümseyip el sallamıştı. Selenay beden dilimden anlamış olacak ki omzunun üzerinden dönüp geriye bakarak mırıldandı hoşnut olmadığını belli eden bir tonda mırıldandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geliyor seninki.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.