10. Bölüm

Sınırsız Aykırı Serisi 3 / KEHANET'İN KARA LEKESİ

💬 0
İyi Okumalar!
“Başkalarını motive edip ayağa kaldırırken kendime, en ufak bir sorumsuzluk payı bile bırakmadığımı fark ettim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bölüm Parçası: Michele Morrone, “Feel it”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntıyla birbiri ardına aldığı soluklarla etrafına bakınarak kafasını kaşıdığında yanlış bir şey yapmaktan çekiniyor gibi gözüküyordu. Titrettiği bacağı, saçlarının arasına daldırdığı parmakları ve suçluluk duygusuyla yanan gözleri sebebiyle, neredeyse bir an susmasını ve bana bir şey söylememesini isteyecektim ondan.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seneler öncesinde…” dediğinde nefesimi keserek ağzının içine baktım. “Kehanet çok farklı bir yerdi, yani tam tanık olmasam da biliyorum.” Kalbim büyük bir heyecanla atmaya başladığında Mesih’le ilgili bir şeyler öğrenebilme arzusu yüzünden göğüs kafesim sıkışmıştı sanki… Büyük bir dikkatle Mia’ya odaklanmıştım tek bir kelimesini bile kaçırmak istemiyordum. “Bunu basit bir çete gibi düşünebilirsin. O zamanlar Kehanet küçük bir kasabaydı ve gençliğinin heyecanını üzerinde taşıyamayan çocuklar, Kehanet’i aralarında kavga sebebi hâline getiriyorlardı. O zamanlar oranın ismi…” Gözlerini yukarıya kaldırdığında sanki cevap oralarda bir yerde yazıyordu, bakışlarıyla oraları iyice eşeleyerek işaretparmağını dudaklarının üzerinde gezdirdi. “Kanvor’du, ismi Kanvor’du sanırım, yani eskiden.” Başımı onaylar anlamda salladığımda devam etti. “Bilirsin, o zamanlar bu tarz kavgalı olaylar daha yaygındı, zorbalık rahatça yapılabiliyordu. Fakat Kanvor’u bu hâle getirip gerçek bir Kehanet hâline bürünmesine sebep olan çok başka şeyler vardı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Devam et lütfen.” Kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kargalar Lisesini duydun mu hiç?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her şey o lise yüzünden başladı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sabırlı ol, anlayacaksın.” Kuruyan dudaklarımı ıslatıp, refleksle arkamı dönerek Mesih’i kontrol ettikten sonra tekrar ona döndüm, sesini daha da alçaltarak devam etti: “Melikşah ve Nida mesela, orada tanışmışlar. O zamandan beri beraberler ve o lise Elis…” Mia’nın sanki bir anda gözlerini kan bürümüştü. “Birbirinden lanetli insanları barındırıyordu. Gerçekten bir sürü sorunlu, psikopat, ne ararsan hepsi oradaydı. İnsanlara huzur vermeyen bir lisedeydi. Bazen çıkışlarında araba tekerleklerini, sokaklar boyunca dizerek yakarlardı. Kaç kere haberlere bile çıkmışlardı. Onların çıkış saatinde genelde ağabeyimle evimizde olurduk.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Az önce çok tanık olamasam da demiştin, bir süre tanık olacak kadar kaldın yani?” Kafasını sallayınca devam ettim:
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki, Melikşah da mı onların içerisindeydi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Önce evet, sonrası hayır...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Melikşah, başını belaya sadece arkadaşları için sokardı. Daha sonrasında diğer üyelerin mevkili adamlardan para alarak karşılığında pis işlere alet olduğunu öğrenince bir grupla beraber aralarından çekilmeye çalıştı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Genel olarak lisenin bir başı var mıydı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Üç kişilerdi, biri Melikşah idi.” Üç kişiden bahsederken tüyleri ürpermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ya diğerleri?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia gözlerini etrafta gezdirerek isimleri hatırlamaya çalıştı fakat işe yaramamış olacak ki devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hatırlamıyorum ama… Arın…” Kafasını iki yana salladı. “Hatırlayamıyorum, üzgünüm.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki ya daha sonra? Nasıl Mesih’in eline geçti, Aaron’un bunlarla ilgisi ne?” Aylar sonra, daha önce orada oturan ve bana bir şeyler anlatabilecek olan birini bulabildiğim için şevkle sorularımı sıralamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih, lisedeyken bildiğim kadarıyla Kanvor’la bir ilgisi yoktu. O sırada çetenin başı olan üçlü, kasabayı üç bölgeye ayırarak yönetmeye başlamışlardı. Bir sıkıntı da çıkmıyordu ilk zamanlar, iyi de olmuştu. Bilirsin işte, o zamanlar her şey bu kadar gelişmiş değildi ve kasaba halkının da işine gelmişti, hırsızlık veyahut farklı bir arbede olduğunda Şahlar müdahale ederek olayı çözüyorlardı. Bu sayede hepimiz rahat bir şekilde geçinebiliyorduk.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki ya sonra?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha sonrasında üç grup iyice ayrılmıştı ve artık anlaşamamaya, sürekli birbirini kışkırtmaya ve olay çıkartmaya başlamıştı. Bu olaylar birkaç yıl içerisinde daha da arttı, kasabada huzur kalmamıştı, işte o zaman… Ne yaptıysa Mesih yaptı ve herkesin nefretini sadece kendi gücüyle toplayarak Kanvor’u kül edip Kehanet hâline getirdi. Daha sonrası hakkında bir bilgim yok. Mesih lider olduktan sonra biz yurtdışına döndük ve kötü haberlerini uzaktan almaya başladım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kötü haberler diyerek kastettiği olaylardan birkaçı gözlerimin önünde canlandığında tüylerim ürpermişti. Kötü olaylar, kötü adamlar… Ben de bu hikâyedeki o kötü adama kapılmıştım. Kalbim tazelenen bilgilerle tekrar iki parçaya ayrıldığında bıkkın bir soluk bırakıp içeceğimden bir yudum alarak boğazımı temizledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hoş geldin partilerinden mi bahsediyorsun?” Söylerken sesim çatallanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını salladı. “Ve daha nicesi...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım kısıldığında Kehanet’i öğrenme arzum, Mesih hakkında bir şeyler duydukça yerini işkenceye bırakıyordu. Artık elimi taşın altına soktuğum için soğukkanlılığımı korumaya çalışarak, masada ona doğru eğilip, “Aaron, Mesih’e nasıl yardım edebiliyor, uzun süredir Kehanet’te yok sonuçta, kimse onu tanımıyor?” dediğimde omuz silkmekle yetinmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yeniler tarafından değil, eskiler tarafından bilinen önemli olan ve ayrıca…” O da bana doğru eğilerek devam etti: “Aaron, uzakta olsa da bazı şeylerde parmağı hep vardı.” Suratımda garip bir ifade oluştuğunda devam etti: “Kehanet, eski üyelerin kendi aralarında paylaşamadıkları bir servet.” Mia’yı can kulağıyla dinlemeye devam ediyordum, her bir cümlesi sanki iliklerime kadar işleyerek beni etkisi altına alıyordu. Dudaklarımı ıslatıp, gözlerimi üzerinden saniye olsun kıpırdatmadan devam etmesini bekliyordum. “Ve onlar, tehlike demek Elis. Kehanet’in kara lekesi…“
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia, sözünü yarıda kesince gözlerim aralık kalan dudaklarına takılı kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağzını kapatarak daha önceden fark etmediğim yere tutularak bakmaya devam edince, onu takip ederek kafamı çevirdim. Arkamı döndüğümde Mesih’in kapının kenarında dikilmiş olduğunu gördüm. Mia’ya yönelttiği öfke dolu bakışlarındaki sertlik çok başkaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanağıma çarpan rüzgâr birkaç saç telini yüzüme iterek görüş açımı kısaltmaya başladığında, tutamları kulaklarımın arkasına iliştirerek, “Ne zamandır oradasın?” dedim. Sanki karşımda çok farklı, bambaşka biri vardı ve Mia bu kişiyi tanıyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O kişiyle tanışmayan, sadece bendim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sence de…” Ağzından çıkan her bir laf bir buz kütlesi gibi üzerimize zıplamış, ardından yere düşerek parçalanmıştı. “Geç olmadı mı Mia?” Başta soru cümlesi gibi dursa da dudaklarından oldukça tehditkâr dökülmüştü sözcükler dudaklarından.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben…” dedi Mia ve afallayarak yerinden kalkmaya çalıştığında karnı masaya hafifçe sürtündüğü için geri oturup sandalyesini arkaya iterek dikkatle ayağa kalktı. “Gideyim artık.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in Mia’ya karşı olan sert tavrından rahatsız olmuştum. Ona kaba davranmasının sebebi Mia’nın söylediklerini duyması mıydı, yoksa Aaron’la olan mesele yüzünden miydi, herhangi birini seçememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni geçireyim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona daha fazla kabalık etmesini istemediğim için kapıya kadar eşlik ettiğimde rahatsız olmuştum, sonuçta benim misafirim olarak gelmişti ve Mesih ona hoş davranmamıştı. Mesih’in yanından geçerken üzerime ağırlık binmişti sanki taş gibi kesilen bedeni bahçe kapısının yanında duruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia’yla dış kapıya kadar yürürken ona mahcup bir ifadeyle baktığımda benden önce davranarak, “Elis, sorun olduğum için özür dilerim,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Saçmalama.” Elimi aceleyle havada savurduktan sonra devam ettim: “Sana öyle davranmasına engel olmadığım için özür dilerim. Biliyorsun, terslikler yüzünden öfkesi hâlâ taze. Bu meseleyi yakın zamanda halledeceğim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia’nın yüz kasları gevşediğinde tebessüm ederek kafasını sallayıp kapıyı açtı ve hemen ardından bir şey unuttuğunu hatırlamışçasına başını çevirerek, “Bu arada, arkadaşlığıma güvendin mi?” dedi. Kaşlarını çatarak konuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet ve…” Ona yaklaşıp koluna dokunduğumda Mesih hâlâ bahçe kapısında dikiliyordu. “Bu konuşmayı yakın zamanda bitirelim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerime kararlılıkla bakmaya devam edip, dudaklarını birbirine bastırıp kafasını salladı. Ona bu konuda güvenebilmem için bana tüm kararlılığını ve samimiyetini göstermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdilik gidiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dikkat et.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia’nın ardından kapıyı kapatıp kafamı çevirdiğimde Mesih sırtını kapıya yaslamış, kollarını göğsünün altında bağlayarak beni inceliyordu. Sanki yabancı bir erkekle aynı evdeymişim gibi hissetmeme sebep olacak kadar tuhaftı. Tüm bunları göz ardı ederek ona doğru ilerlemeye başladığımda bakışları bir an olsun üzerimden farklı bir yere kaymıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih.” Kollarımı onun gibi göğsümün altında bağlayıp aramızda iki metre kalacak şekilde geride durdum, sesimi duyunca sadece çenesini kaldırdı. Etrafa ufak bir bakış atarak, “Mia’ya öyle davranmana gerek yoktu,” dedim. Sesimin olabildiğince nötr çıkmasına özen gösteriyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden modayla ilgileniyorsun ki?” dedi alayla, aynı anda ufak bir öfke barındırmıştı sesi. Söylediklerini anlamadığım için bir şey söylemedim, sırtını kapıdan ayırıp doğrularak, “Dedektif falan olsaydın ya,” dedi. Evet, artık anlayabiliyordum, Mia’nın bana anlattıkları yüzünden sinirlenmişti. “Önce depo ziyaretin, ardından yaptığın röportajlar…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Son kelimeyi gözlerini yuvarlayarak dile getirmişti. Depoyla ilgili konuştuğunda boğazıma yutkunmamı bile engelleyecek kadar keskin bir bıçak dayanmıştı sanki. Mesih depo ziyaretini öğrenmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen…” dedim kelimeleri zorla bularak, “öğrendin mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona çok absürt bir şey söylemişim gibi yüzüme baktı ve bana doğru birkaç adım attı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, kimden olduğunu asla tahmin edemezsin.” Hayretle kaskatı kesilmiştim. Bazen onun yanındayken kendimi aptal gibi hissettiğim yanım daha ağır basıyordu. Aramızdaki mesafeyi kapatarak önümde durdu, çaresizlikle kıvranarak avuç içimle alnımı kavradığımda beni tekrar kötü bir yerden yakalamıştı. “Sen beni delirtmek mi istiyorsun Elis?” Kafamı kaldırdığımda yerinde sabırsızlıkla kıpırdanıp hararetle, “Ben seni uzak tutmaya çalıştıkça sen neden her seferinde kendini bayrak gibi sallandırıyorsun?” diye sordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önümde birkaç volta daha atıp tekrar yakınıma yaklaşıp gözlerimin içine baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ne? Ne!” Suçlu bir çocuk gibi kafamı eğip kıpırdamadan ayakta kaldığımda beni biraz daha azarladı. “Neler olabileceğini tahmin ettin mi hiç? Nasıl olur da tanımadığın bir ton insanın olduğu eve girersin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Özür dilerim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Demek özür diliyorsun.” Çenemden tutup kafamı nazikçe kaldırdığında dişlerini birbirine bastırıp suratını yaklaştırdı. “Bugün fırsatın olsa yine o eve girer miydin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sinirle kasılan çehresinde bakışlarımı gezdirip çenemdeki elini aşağı indirerek, “Evet,” dedim. Hayretle aralanan gözleri irileştiğinde artık burnundan aldığı soluklar da yetmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben!” Bir adım geri çekilip iki yanımda tuttuğum yumruklarımı sıkıp bağırarak devam ettim. “Ben yine giderim! İstediğin kadar gizle, bana engel olamazsın.” Üzerine doğru birkaç adım atıp işaretparmağımı göğsüne bastırarak, “Sen değil, ben! Buna ben karar veririm, tıpkı senin de benimle ilgili verdiğin kararlar ve beni koruduğun anlar gibi. İstediğin kadar sakla, kaç, ben var olduğum sürece seni aydınlatacağım.” Gözleri irice açıldığında dudakları aralanmıştı. “Ve inan bana…” Yüzüne yaklaşıp kaşlarımı kaldırarak, “buna sen bile engel olamazsın,” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne saçmalıyorsun,” dedi yüzünde oluşan şaşkın ifadeyle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Zorluyorsun,” dedim işkence çekercesine.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sürekli seni uzak tutmaya çalıştığım meselelere burnunu sokuyorsun,” kafasını sallayarak konuşmuştu, karşımda keçi kadar inatçı duruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben…” Sözümü tamamlamama izin vermedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen, karışmamalısın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kuruyan boğazımı yutkunarak ıslattım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öğrenmemi neden istemiyorsun.” Bakışlarım kısıldığında merakla onu izliyordum. “Sana en yakın olan kişi benim?” Bir şekilde belli etmese de duyduğu cümlenin hoşuna gittiğini anlamıştım. “Seni en iyi tanıyan kişi benim.” Yine belli etmiyordu ve bir şekilde hoşuna gitmeye devam ediyordu. “Aynı zamanda sana en uzak olan, seni hiç tanımayan kişi de benim.” Usanmadan, sabırla konuşmamı dinlemesi hoşuma gitmişti. “Söylesene, bunu nasıl başarıyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Garip olsa da durum tam olarak buydu. Tezatlıklar içerisindeki ilişkimiz hem en sıcak hem de en soğuktu. O benim için hem ateş hem de buzdu. Beni bakışlarıyla üşütebilirken soluğuyla ısıtabiliyordu. Tıpkı şu anda bakışlarının üşüttüğü gibi, koluma sarılan elinin ve yüzüme çarpan nefesinin yaktığı gibi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu hoşuna gitmiyor mu?” dedi sınarcasına… Onun hoşuna gidiyordu, aramızdaki mesafe onun için yeterliydi ve olması gerekendi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha fazlasını istiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha fazlası olmaz,” dedi kararlılıkla. “Dediğimi unutma ve tüm bunların dışında kal.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi devirmemek için kendimi tutup kafamı salladım. Bunu yapmayacağımı adından iyi biliyor olmalıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana bir şey sormak istiyorum.” Az önceki kendinden emin olan sesim, alçalarak öylesine ürkek ve kısık çıkmıştı ki kendim dahi bana ait olduğuna inanamamıştım. Beni reddetmesini istemiyordum. Aaron konusuna açıklık getirip soru işaretlerini ortadan kaldırmak niyetindeydim. Cevap vermeyip sormama engel olacak bir harekette de bulunmayınca devam ettim: “O günkü meseleyle ilgili.” Çenesi kasılsa da ifadesini korudu. “Bana gerçekten de güveniyor musun?” Gözlerine korkuyla değil, umutla bakıyordum. Onun hislerinden ve düşüncelerinden emin olmaya ihtiyacım vardı. Sıkıntıyla başka bir tarafa baktığında gözlerim dolmuştu. “Suratıma bakamıyorsun.” Bir adım geri çekilip, “Artık sana pis mi geliyorum, neden sürekli geçiştiriyorsun?” diye sordum. Gözlerime baktığında altdudağım titremişti. “Mideni mi bulandırıyorum?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen gerçekten de aptalsın,” dedi dudaklarını kıvırarak. Hayal kırıklığıyla dağılan ifademi saklamak için arkamı döndüğümde o günden sonra beni sürekli geçiştirerek suratıma bile bakmaması, içimi acıtmıştı ve her ne kadar anlayışlı davransa da o meseleyle ilgili tek kelime dahi etmemesi pislik gibi hissetmeme sebep olmuştu. Sırtımdan yaklaşıp omzuma sardığı kollarıyla beni kendine çekti, afallayarak ona dönecekken buna fırsat vermedi ve daha sıkı sararak çenesini kafama sabitledi. “Orada suçlu olan sadece benim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntı dolu bir soluk verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana karşı olan niyetimi bilseydi…” dediğinde dudakları kulağımın üzerinde kalmıştı. “İsmini bile telaffuz edemezdi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğsümün üzerinde bağladığı ellerinin üzerine ellerimi koyup ona doğru döndüğümde bakışları kararmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne demek istiyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini öfkeyle kapatıp geri açtı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana verdiğim önemi, eksik zekâsı anlayamamış, belki de ben yeterince belli etmedim.” Parmak uçlarını zarifçe çeneme dokundurduğunda hareketiyle mest olmuştum. Çenemi hafifçe yukarı kaldırıp parmaklarının tersini boynumdan göğüs oluğuma kadar sürtüp, “Aptalca şeyler düşünme, ben sadece kendime kızgındım,” dedi. Gözlerini yumduğunda kaşları çatılmıştı, dişlerini birbirine bastırıp zorlanarak tamamladı. “Benim değerlim olduğunu göremiyor musun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cümlesi sona erdiğinde boğuk sesindeki tutkuyu ve değeri iliklerime kadar hissetmiştim. Bana karşı gösterdiği anlayışıyla mest olmuştum. İçimdeki duygular mümkünmüş gibi ona doğru daha da fazla akarken, avuç içimi yanağına koyup alnımı alnına dayadığımda gözleri hâlâ kapalıydı. Burnumu burnuna sürtüp gözlerimi onun gibi yumarak kokusunu derince içime çektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok güzelsin.” Dudaklarının üzerine bir öpücük kondurduğumda alayla gülümseyerek suratını geri çekti. “Daha beni tanımıyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerinde oluşan acı ifadeyi umursamadan iki elimi de yanağına yerleştirip, “Tanımak değil, anlamak istiyorum,” dediğimde karşımda tekleyerek yutkundu. Onu tekrar kendime çekip öpmeye başladığımda karşılık vermeden geri çekilmeye çalıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pişman olacağın şeyler yapma.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ensesinden kavrayıp onu öpmeye devam ettim, “Buna sen karar veremezsin.” Nereden geldiğini bilmediğim cesaretim, ona karşı olan güvenimle iyice harmanlanmıştı. İçimdeki o eski Elis’in sınırlarına karşı hiçbir bağ hissetmiyordum. Sanki kendimden iyice soyutlaşmıştım ve artık çok uzaktaydım. Sadece onu istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tişörtünü tutup yukarı doğru kıvırdığımda karşılık vermemek için kendini kastığı, taş gibi olan göğüs kaslarından anlaşılıyordu. Geri çekilip tişörtünü üzerinden çıkarttığımda artık kendimi ben dahi tanıyamıyordum. Saçlarının uçları karışarak yukarı doğru kıvrılmış, suratında şaşkın ve tatlı bir ifade bırakmıştı. Kısa süre içerisinde gözlerinde anlam veremediğim bir korku oluşmuştu. Onu sevemeyeceğimden öylesine emindi ve kendisini öylesine çirkin buluyordu ki aptal düşüncelerine katlanamıyordum. Daha fazla düşüncelerinin içerisinde boğulmasını istemediğim için tişörtünü yere atıp ona tekrar yaklaştığımda artık karşılık vermeye başlamıştı. Temiz kokusunu derince solumaya çalışarak dudağıma kondurduğu öpücüklere aynı şekilde karşılık verdim, ona sarıldığımda beni belimden kavrayarak yukarı doğru çekince kesilen nefesimi dudaklarıma bıraktığı kendi nefesiyle telafi ederek konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Burada olman, olmam…” Bakışları kısıldı. “Zamanı değil.” Zorla konuştuğu her hâlinden belli olsa da söylediklerinde samimiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüz ifadem değişmese de gözlerimde oluşan ışıltıyı fark edebiliyordum. Midemde hissettiğim rahatsız kıpırtıyla surat ifadem istemsizce buruştu. Aaron’la olan saçma mevzu yüzünden aramızın daha fazla açılmasını ve benden uzak kalmayı tercih etmesini hazmedemiyordum. Aklıma gelen düşüncelere inanmasam bile içimdeki ses sürekli beni rahatsız ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben bir şey yapmadım.” İstem dışı konuşmuştum, bu konuyu kendince netleştirse bile belli ki kafamda henüz netleşmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aksini söylemedim.” Kaşları çatıldığında sesi gergin çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biliyorum ama…” Dudaklarımı birbirine bastırıp kafamı salladığımda canımı acıtsa da gözlerine bakarak, “benden soğumuşsun gibi hissediyorum.” Belki de bu yüzden onunla yakın olmaya çalışıyordum: suçluluk hissettiğim için…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hemen önümde olduğu için milimlik irileşen gözbebeklerini yakaladığımda dudakları aralandı. Tepkisinden bu şekilde düşünmemi istemediğini anlayabiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana bu şekilde hissetmene sebep olacak bir şey mi yaptım?” dediğinde kafası karışmıştı. Bedenlerimizi ayırarak aramızda minik bir boşluğun oluşmasını sağlayıp, “Az önce konuştuklarımda net olduğumu düşünüyorum.” dedi. Çatık kaşlarıyla lafını son derece karalı bir şekilde tamamlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbimdeki ağırlık biraz olsun hafiflediğinde burnumdan sesli bir soluk alarak çenemi dikleştirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen…” Dolan bakışlarım odada kısa bir tur attı ve tekrar onun güzel gözlerini buldu. “En başından beri olabildiğince iyi idare ettin her şeyi ve bu beni daha suçlu hissettiriyor.” Nefes nefese kaldığımda göğüs kafesim hiddetle inip kalkmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları kısıldı, bana garip bir şekilde baktıktan sonra birkaç adım gerileyerek ellerini gövdesinin iki tarafında kaldırıp, “Sana bağırmamı ya da kızmamı mı istiyorsun?” dedi. Ellerini gevşekçe belinin iki tarafına yerleştirdiğinde gözlerimle onu takip etmiştim. “Veya cezalandırmamı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım ayaklarımı bulduğunda saçlarım yüzümün iki kenarından da sarkmıştı. Az önce biraz dinen ağrı, göğsümü tekrar bulduğunda gözlerim dolmuştu. Tabii ki de tüm o söylediklerini istemiyordum, ben sadece onunla eskisi gibi olmak istiyordum, yaklaştığımda öfkesini dindirmek için yanımdan uzaklaşmasını değil. Kafamı kaldırıp gözlerine baktığımda suratımdaki anlamsız ifadeyi görmek kafasını karıştırmıştı. Belki de ondan olamayacağı kadar şefkatli olmasını, beni söylediklerine inandırmasını istiyordum. Her ne derse desin, içimdeki parçalar bir türlü tam anlamıyla oturmuyor, huzursuz hissetmeme sebep oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden beni uzaklaştırıyorsun,” dediğimde sesim titremişti. Belki de söyleyecekti, Aaron’un beni o elbiseyle görmesinden nefret ettiğini, bu yüzden bana dokunmak istemediğini ve benzeri olan her şeyi. Kafamdaki düşünceler tam olarak da bunlar değil miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elini saçlarına daldırarak kafasını geriye yatırıp bir adım geri çekildi, onu takip edip aynı adımı ona doğru attığımda isteksizce tısladı:
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek kaşımı kaldırıp üzüntüyle ona bakaya devam ettim. “Problem ne?” Cevabını her ne kadar içimde tartsam da kendimce bir şeylere inansam da tekrar ona sormak istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları karardı. “Bunu yapma.” Tekrar geri çekildiğinde yüzündeki ifadeden son derece kararlı olduğu belli oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Asıl sen yapma.” Aynı kararlılıkta titreyen bakışlarımla ona bakmaya devam ettiğimde dudaklarının arasından varla yok arasında bir küfür duyulmuştu. “Benden soğudun mu? Cevap ver.” Bu konudaki düşüncelerimi ona açtığımda devamı da içimde beliren cesaretle birden ortalığa dökülüvermişti sanki. Kafasını eğip avcuyla dudaklarını ve burnunu ovaladı, uzun parmaklarını saç diplerine gelene kadar yüzüne yavaşça sürttü, saçlarını sıkarak bıraktığında gerginlikten nefes bile alamıyordum. Beni yanıtsız bırakması, sessiz kalması, altdudağımı engel olamadığım bir kıvrımla aşağı doğru indirmişti. “Demek öyle,” diyebildiğimde, kenarları kavisli olan sık kaşlarının altından, düz kirpiklerini birer ok gibi kaldırınca bakışlarındaki yoğunluk dizlerimi titretmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aralanan dudaklarımdan kesik bir soluk aldım, kolumu kavrayıp sırtımı duvarla buluşturduğunda irkildim. Gözlerini kapadığında kirpikleri neredeyse kızaran şakaklarına kadar uzanmıştı. Kaşının önünde havalanan dağınık dalgalı saçları, alnımla alnının arasına sıkıştığında biçimli ve kuvvetli parmakları, belimi oyarcasına içe doğru kıvrıldı ve orada kaldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tam olarak…” Gözlerini açtı, kaşlarının orta kısımları aşağı doğru bükülmüştü. Dolgun dudakları bir süre daha aralık kaldı ve “sana dokunmam… Hoşuna gidiyor mu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe kuruyan dudaklarımı yaladım, oksijensiz kalan ciğerlerimi derin bir soluk alarak doldurduğumda göğsüm şişmişti. Elimi kavrayarak parmaklarımı karın kaslarının üzerine koydu. Tenimin ucunda hissettiğim kavisli sıcaklık, içinde yağ olmadığına yemin edercesine sert ve sıkıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana dokunmak hoşuna gidiyor mu?” Dişlerimi birbirine bastırıp en ufak bir ses bile çıkartmadığımda alnını yanağıma sürterek aşağı doğru eğdi, dudakları boynumda hareketsiz kalmıştı. Sesli bir şekilde soluk alıp vermeye başladığımda heyecanımı asla dindiremiyordum. Az önceki utangaç tavırları sayesinde içimden çıkan o cesaretli kız, koşarak önce odayı, ardından da şehri terk etmişti sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim çok hoşuma gidiyor.” Çenemi saçlarına doğru eğdiğimde beni ayakta tutan tek şey bedeniydi. Dudaklarını kulağıma sürterken ufak bir küfür savurdu ve “Bunu sana sonsuza kadar yapabilirim ve daha fazlasını,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belki de o ana kadar verdiğim en sesli soluğu dudaklarımdan ayırdığımda artık benden soğumadığına tam anlamıyla emin olmuştum. Yine de o bu kadar tutkulu ve yırtıcıyken durmasına sebep olan tam olarak neydi, onu bilmek istiyordum. Kafasını boynumdan çıkartıp soğuk renk bakışlarındaki buğuyla bir tezatlık oluşturarak ruhumu çıra gibi yaktığında dirseğini duvara yayıp üzerime eğildi. Gözlerindeki o buğulu ifade yavaşça dağılmaya başladığında sebebini anlayamadığımdan dolayı kaşlarım hafifçe çatılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ama istediğim şey bu kadar basit değil.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birer fener gibi aralanan gözlerimle ona mıhlandığımda soluklarım biraz da olsa düzene girdi ancak heyecanım ilk anki kadar tazeydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Basit mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Basit.” Kafasını salladı, aklımdaki düşünceleri daha da bulandırmıştı. Aramızdaki çekime nasıl olur da basit diyebilirdi ki. Heyecandan ölmem falan mı gerekiyordu? Suçlayan bir ifadeyle ona bakmayı sürdürdüğümde yüzümdeki elini indirerek bacağımın yanına duran elimi kavradı. “İnsanlar elleriyle de zevk alabiliyorlar, duygusal olarak bir şey hissetmedikleri birileriyle de” dedi kararlı sesiyle. Aklım son derece bulansa da söyledikleri hakkında çok bir fikrim veya bilgim olmadığı için ne diyeceğimi bilememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim istediğim bu kadar basit olan bir arzu dalgasıyla bana gelmen değil, aramızda oluşan herhangi bir heyecanla değil.” Eli göğsümün üzerinde durdu, kararan bakışlarını yumduğunda dişlerini birbirine bastırdı. O, zorlanıyordu… Hissettiklerini bilmemden, kendini bana açmaktan korkuyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genişleyen burun deliklerinden derin bir soluk aldı, gözlerini açarak kafasını geri kaldırdığında bakışlarındaki kararlılıktan etkilenmiştim. “Bana önce ruhunu, aklını vermeni istiyorum, bende kendini güvende ve değerli hissetmeni istiyorum.” Dudaklarımı araladığımda konuşmama müsaade etmeden, “Tüm bunları tutkuyla, bedenimin sana hissettirdikleriyle karıştırma,” dedi. Dirseğini duvardan ayırıp doğrulduğunda aramızda iki adım kalacak şekilde bir boşluk bıraktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ama nasıl…” Sözleri karşısında ne düşünebiliyor ne de doğru düzgün bir fikir sunabiliyordum. Kafasını iki yana sallayıp bir adım attığında çenemi kaldırarak ona baktım. “Görüntüm…” Kaşlarını kaldırdı. “Varlığım…” Dişlerinin arasından derin bir soluk alarak, “her şeyim seni bana çekiyor.” O konuştukça aydınlanıyordum, daha önceden derinlerde olan ama farkında olmadığım tüm gerçekleri yüzeye çıkartıyordu. Söylediği her şey doğruydu, onda olan her şey ilk gördüğüm andan beri beni ona çekiyordu. “Bu konulardaki tecrübesizliğin de göz önünde bulundurulduğunda ne istediğini anlamaman mümkün.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Son sözleriyle karşısında ufacık kaldığımda bükülen omuzlarıma dokundu, utangaç bakışlarım arada bir ona yöneldiğinde sıcak basıyordu. Buraya gelmeden önce başka birini tanıma fırsatım dahi olmamıştı. İlk onu tanımıştım, onunla yakınlaşmıştım ve tüm bunlar benim için tabii ki de özeldi ancak o daha çok her insanda olan hormonlara dikkat çekmişti. Onların esiri olmamı istemiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Düşüncelerimi okurcasına kafasını iki yana salladığında gözlerine kadar bulanan tüm içtenliğiyle, “Anlam yükleme,” dedi. “Benimle tanıştığın şeyler, pekâlâ başka zamanlarda, başka durumlarda ve farklı kişilerle de alabileceğin hissiyatlardı; bu yüzden sadece o basit tutkuyu istemediğimi söylüyorum.” Bana sunduğu düşünceleri o kadar değerli ve temizdi ki ona karşı hissettiğim saygının artmasına sebep oluyordu. “Bana basit bir anın akışıyla, iradesizliğinle gelmeni istemiyorum,” derken tekrar kafasını olumsuz anlamda sallamıştı. “Duygularından emin hâlde ve dönüşü olmadan gelmeni istiyorum.” Yüzünü yaklaştırıp alnını alnımda bıraktığında gözbebekleri titriyordu. “Çünkü Elis, bana bir kez gelirsen geri gitmene asla izin veremem bunu sakın unutma.” Cümlesinde bir tehdit veya zorbalık yoktu; daha çok hissedeceği şeyleri söylüyordu bana. Ona emin adımlarla gitmemi istiyordu, daha sonrasında beni bırakamayacağını dile getiriyordu. Dudaklarım hayretle aralandığında kaşlarım kavisle havalanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O… O emindi. Aramızda olan ilişkide en yoğun tarafın hep kendim olduğunu düşünmüştüm. Mesih’in soğuk duruşu ve duygularını dile dökmemesi, belki de bu şekilde hissetmeme sebep olmuşken o hayatının geri kalan her anını benimle geçirmek istediğini ima ediyordu. Benim de bundan emin olmamı istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen, tanıdığımdan daha farklıymışsın.” Benim duyduğum erkekler böyle değildi… Beni hayrete düşürmüştü. Ben erkeğim ihtiyaçlarım var demiyordu. Bunu basit görüyordu. Aşk, cinsellikle kıyaslanamazdı, aşkı çok fazlasıydı ve ben bunu tam olarak karşımdaki erkeğin her şeyinden anlayabiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ensesini kaşıdı, benimle konuştukça rahatsız hissettiğini kasılan bedeninden anlayabiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seninle vakit geçirdikçe düşüncelerim belirginleşti, bu kadarı yeterli, değil mi?” Kafamı salladığımda devam etti. “Her şeyden önce, kadınlar erkeklere göre daha duygusaldır. Bu aslında iki cinsi de kapsayan bir durum olsa da hiçbir şey için pişmanlık yaşamanı istemiyorum Elis. Bunu kiminle yaşayacağın kesinlikle sağlıklı bir zamanda vermen gereken bir karar. Bedenler peçete değildir onunla her yeri silemezsin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu daha fazla zorlamak istemediğim için kafamı sallayıp dudaklarımın kıvrılmasına engel olarak yüzümü ifadesiz tutmaya devam ettim. Söylediklerini abartıp bana kendini açmasına engel olmak istemiyordum ancak mest olmuştum. Mesih beni mest etmişti. Ona karşı bu konuyla ilgili herhangi bir sorumluluk hissetmemek daha da özgür olmamı sağlamıştı. Bu aslında başından beri kendi irademle yapmadığım bir baskı olsa da toplumdan ve çevremden gördüklerimden dolayı sanırım içten içe aklıma bu tarz düşünceler istila etmeye başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazını temizlediğinde tek kaşı havalandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O hâlde bu konuyla ilgili tuhaf şeyler düşünmeyi kesmelisin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aaron meselesini kapatmamı istiyordu. Kafamı aşağı eğip saçımı düzelterek surat ifademi topladım, gülümsememi sildikten sonra ona geri baktığımda bakışlarım bence birazcık, hatta daha fazla ve çok fazla aşktan geberiyordu. İç çekerek gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hıhı…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Su damlalarının banyonun fayansına hızla ve sertçe çarparak çıkarttıkları tok ses koridorda yankılanırken birbiri ardına attığım adımları sonlandırarak duvara sürttüğüm elimi sabit bırakıp öylece ayakta kaldım. Aramızda geçen o konuşmanın ardından kendimi günlerin akışına bırakamıyor, sürekli bana söylediklerini aklımda tartıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O konuşmanın üzerinden sersem bir gün geçirmiştik, söylediklerinin üzerimdeki etkisi sürerken mümkünmüş gibi gözüme daha güzel gözükmeye başlamıştı. Sanki artık biraz daha farklı izliyordum onu, kendimi ona karşı daha yakın buluyor, yanında daha da güvenli hissediyordum. İnsanların kendi organlarıyla bile hissedebilecekleri hazza, kafamda kabaca özel bir anlam yüklemememi söylemişti. O bunu basit görüyordu. Herkesin yaşayabileceği, isteyenin istediği an birbirine katabileceği basit bir şey. O ise sadece bunu istemiyordu. Bedenime değer vermemi, uygulayacağım her hareketi hesaplamamı, sağlıklı düşünmemi istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben hayatında yokken bunu o da yapmamış mıydı? Hakkında şehir efsanelerini andıran sert birkaç fantezi bile duymuştum. Tecrübesini aramızda geçen birkaç konuşmada da işitmiştim, seviyesini ve detaylarını öğrenmek istemesem de bu konularda benden çok daha tecrübeli olduğundan haberdardım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırtımı duvara yasladığımda geçen gün söyledikleri tekrar yankılanmıştı zihnimde. İçimde yeşeren şeylerin sadece tutku olmadığından, anın akışıyla yükselen duygular olmadığından emin olmamı istemişti. Bu sözleri, fikirleri ona karşı olan saygımı artırmış; düşünceleri, benim de ufkumun açılmasını sağlamıştı. Ondan hoşlandığımı her ne kadar hissetse de bundan emin olmamı, toyluğum sebebiyle duygularımı karıştırmamı söylüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Giderek azalan suyun fayansta oluşturduğu melodi aniden kesildiğinde banyo kapısının önünde ayakta dikiliyordum, karşımdaki kapı aralandığı an irileşen gözlerimle ona bakakaldığımda dudaklarımın aralanmasına engel olamamıştım. Dik duran çenesinden dolayı bakışlarını aşağı indirerek bana baktı. Kaşları minik bir kavisle aralandığında belinden düşecek gibi duran kahverengi havluyu ön kısımdan biçimli parmaklarıyla kavrayıp birbirine sıkıştırdığında dağınık duran saçlarından akan damlalar geniş gövdesine sıçramıştı. Boynundan ve omuzlarından akan su damlaları, yer çekimine karşı koyamadan aşağıya doğru kayıyor, belindeki havluyla bütünleşerek tomurcuklarını sihirli bir dokunuşla yok ediyor, delil olarak saklayamadıkları ince ıslak yolu artlarında bırakıyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazımı temizlediğimde ıslak suratında daha da temiz bir açık maviye dönüşen gözlerini üzerimden çekerek, banyonun çaprazındaki kapıya ilerledi ve kapıyı açtı, hızlı adımlar atarak ona yetiştiğimde odanın içindeydi. Aramızda kalan kapı eşiğine bakıp ona tekrar baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Orta çizgisi derin bir şekilde belirgin olan geniş sırtını çevirip bana yüzünü döndü ve keskin çene ucunu havaya dikti. Nefes almayı kestiğim an, kapıyı sertçe suratıma kapattı. Ufak rüzgârla sıçrayan saçlarım suratıma çarptı, gözlerimi yumduğum an suratımda garip bir tebessüm oluşmuştu. Kendime engel olmayıp kıkırdayarak mutfağa doğru ilerlediğimde bu hareketi garip bir şekilde hoşuma gitmişti. Ne o şekilde ıslakken peşinden gittiğimden ne de ona seslendiğimden haberim vardı. Neden yaptığımı bilmeden, sonucunda ne arzuladığımı düşünmeden bir anda peşine takılmıştım, tıpkı bir takipçi gibi. Dudaklarımdan kopan kahkahaya engel olamayınca kafayı sıyırdığımı öğrenmemesi için elimle ağzımı kapatarak kendimi toparladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Giyinmesi için kısa bir zaman tanıdıktan sonra kapısını çalarak içeri girdim. Üzerindeki tişörtünü düzeltirken bana baktı. Dağılan tatlı ifadesine bakarak gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yemek istersin diye soracaktım, neden öyle kaçtın?” Suratımda eğlendiğimi belli eden bir ifadenin oluşmasına engel olamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısılan bakışlarıyla sabır çekercesine bir soluk aldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne olursa.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aslında sana başka bir şeyi daha sormak istiyorum.” Altdudağımın üzerinde oluşan kabuğu dişlerimle ezip koparttım, ses tonumdan rahatsız olabileceği bir konuyu açacağımı anlamıştı. İç çekip pes ederek bedenini bana doğru çevirdiğinde hamlemi bekliyordu. “Ben, bazı konularla ilgili ondan yardım aldığını düşünüyorum.” Kaşları çatıldığında Aaron’dan bahsediyordum. “Biliyorsun işte, sen onu biraz patakladın.” Mesih’in altdudağı o kadar hafif bir şekilde yukarı doğru kıvrılıp geri inmişti ki yüzündeki şeytani ifadeyi bir an görmeyip de kendi kafamdan uydurduğumu düşünmüştüm… Bu ifadesi son sözlerimle dalga geçmişti. “Aaron, sana yardım mı ediyordu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Devam edecek.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sorun yok yani?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Büyük bir sorun var.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tedirginlikle ona bakmayı sürdürdüğümde sözleri rahatsız hissettirmişti, benim yüzümden işi mi bozulmuştu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne gibi?” Onun daha fazla sorun yaşamasını istemiyordum. Kaşlarını çatıp üstdudağının kenarını iğrenircesine yukarıya kıvırdığında gözlerinde öfkeli parıltılar oluşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peşimde sinir bozucu bir dedektif var.” İşaretparmağıyla bedenimi deşercesine gösterdiğinde gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırmak zorunda kalmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen de hiçbir şey söylemiyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrar aynı iğneleyici ifadesini takınmaya devam etti dedektifliğimden benim kadar eğlenmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aaron’un pisliğiyse büyük sorun, onu her gördüğümde sakatlamak zorunda kalacağım.” Ellerini belinin iki yanında gevşekçe tuttu ve kafasını cama doğru çevirip bir soluk bırakıp tekrar döndü: “Peki ya seni casusluk yaparken gördüğümde ne yapacağım?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona sinir bozucu bir tebessüm gönderip omuz silktim. “Her neyse, ben yardım etmez diye endişelenmiştim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözleri alayla kıvrıldığında bir adım geri çekilerek ciddi olup olmadığımı teyit eder gibi bir tavır takındı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öyle bir lüksü yok.” Kendine karşı olan güveni suratımda hayranlık dolu bir ifadenin oluşmasına sebep olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki, ona nasıl güveneceksin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratında yine az önceki gibi varla yok arası bir tebessüm oluştu geri silindi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ona önceden güvendiğimi nereden çıkarttın?” Mesih için insanların yanında bulunması ya da önceden tanışıp tanışmamaları güvenmesi için bir sebep değildi. Mesih, kimseye güvenmiyordu. Belki de bana bile…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O tam bir aptal. Kafamı usulca salladım. “Pekâlâ, zaten ne mal olduğunu biliyormuşsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları çatılınca bir salağa bakar gibi bana bakmaya başladığında bunun zaten çok öncesinden farkında olduğunu hissettirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu meselenin dışında kal.” Omuz silktim. Kıpırdamadan taştan yapılmış bir heykel gibi durmaya devam ederek, “Başka bir şey yoksa?” dediğinde pes edercesine ellerimi iki yana kaldırıp geri geri adımlar atmaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pekâlâ, kahvaltı birazdan hazır olur!” Tam çıkacakken aklıma gelen soruyla geri döndüğümde ayağıma takılıp sendeledim. Dengemi kendi başıma koruyup, az önce sendelememişim gibi kafamı kaldırıp ona baktım. “Bu arada Kehanet’e ne zaman dönüyoruz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Birazdan.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birazdan mı? Gözlerim umutla aralandığında artık Kehanet’e dönebileceğimiz için içim rahatlasa da verdiği cevap çok aniydi. Sıkıntılarla geldiğim o limana geri dönebilmek için can atacağım günlerin geleceğini biri bana söyleseydi gülüp geçerdim herhalde. Hiç uyuşamadığımı hissettiğim Kehanet’le zaman içerisinde bütünleşmiş, sonunda da kendimi oraya ait hissetmiştim… Kehanet benim yerimdi, iliklerime kadar kendimi ait hissettiğim evimdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kehanet’in kara lekesi tekrar hafızamda canlandığında gitmek için pek de uygun bir zaman olmadığını fark ettim. Mia’dan öğrenmem gereken şeyler vardı ve buradayken öğrensem iyi olacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mia’yla vedalaşacak vaktim yok mu? Mesih’in suratında oluşan ifadeden amacımı anladığı belli oluyordu, iyice gözüne batmaktan başka bir şey yapmamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eşyalarını hazırla Elis.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üstelemeden kafamla onayladım. Mia’nın telefon numarası vardı ve imkânları olan bir kızdı, onunla tekrar konuşabilir, yarım kalan konuşmamızı sonlandırabilirdim. Bu meseleyi farklı bir şekilde çözebilmek için rafa kaldırmam gerekiyordu; göz önünde olmadan, usulca…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odaya girip eşyalarımı toparlamaya başladığımda içim sıkılmıştı. Valiz doldurmakta bir sıkıntı yoktu fakat eşyaları toparlamak, içine sığdırmak gerçekten çok sıkıcıydı. Mesih’le beraber valizlerimizi alıp kapıya geçtik, kapıyı açtığımızda ayakta öylece kalakalmıştım. Şaşkınlıktan elimdeki valiz gürültüyle yere düştü ve sesi odada yankılandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden buradasınız?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz bir pislik gibi sırıtıp omuz silktikten sonra Mesih’in koluna sürtünerek içeriye geçti, kafamı çevirip onu izlemeye başladığımda Selenay heyecanla boynuma atlayıp birkaç adım geri gitmeme sebep oldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis!” Bana öylesine sıkı sarılıp öpüyordu ki kendimi çölde bulduğu son yudum suyu gibi hissediyordum. Dengemi koruyup kollarımı beline doladığımda, Selenay’ı özlediğimi hissetmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hadi ama! Bizim de tatile ihtiyacımız var.” Alaz salonda ufak bir tur atarak etrafı gözetliyordu. Selenay sonunda boynumdan ayrılınca elimi boynuma atarak biraz ovuşturdum, canımı acıtmıştı istemeden de olsa.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ev ne kadar güzel!” Selenay da Alaz gibi etrafta dolanıp salonda gezinmeye başlayınca Mesih bıkkınlıkla bir soluk koy verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biraz daha kalacağız demek.” Kendi kendime konuştuğumda Mesih benim valizimi de alıp kapıya yöneldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır, onlar kalıyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz evi bırakıp Mesih’in yanında geldiğinde yüzünde her zamanki umursamaz tavrı vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beraber dönelim, biraz daha kalın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in gözlerinden ateşler çıkıyordu sanki. Selenay en masum yüz ifadesiyle bana doğru yaklaştığında sokakta kalan bir kedi yavrusu gibi gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, biz de çok kalmayacağız zaten. Birlikte döneriz.” Yanlış kişiye konuşuyorsun kuzen, konum kararlarını genelde buz mavisi veriyor… Aklıma gelen planla aniden gözlerim ışıldadığında burada biraz daha kalmamız kesinlikle çok daha iyi olabilirdi. Selenay’la birlikte Mia’yla buluşabilirdik mesela. Selenay’ın da son telefon görüşmemizde Kehanet’le ilgili bahsettiği şeyler vardı ve tatilin uzaması kesinlikle çok daha iyi olacaktı. Boğazımı temizleyip Mesih’in yanına gittiğimde bu durumdan son derece hoşnutsuz olduğu her hâlinden belli oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Haklılar.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay devam etmeme izin vermeden sözümü kesti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İnanmıyorum, bu tatlı şey de kim?” Kafamı çevirip sesin geldiği yöne baktığımda Selenay, Orion’u havaya kaldırmış, yüzünü inceliyordu. “Nereden buldunuz çok güzel!” Orion’u sevip onunla oynamaya başladığında Alaz, Mesih’e yöneldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, konuşmamız gerek.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’le beraber bahçeye çıktıklarında Selenay Orion’la beraber sabırsızlıkla yerinde kıpırdandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aşırı güzel.” Kolundan tutarak kenara çektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden hiç bahsetmedin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini hınzırca etrafta gezdirdikten sonra omuzlarını kaldırıp indirdi. “Sürpriz yapmak istedik!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kediyi dikkatlice kucağına yerleştirdiğinde gözlerimi devirdim. “Senin yüzünden boşuna valizimi toparladım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırıtarak kediyi yere bırakıp kolunu omzuma atıp benimle koltuğa doğru yürüdü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Boş versene giderken senin için toparlarım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birlikte koltuğa oturduğumuzda keyfi son derece yerindeydi. Dudaklarımı büzerek sırtımı koltuğa yaslayıp dikkatle Selenay’ı inceledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşler yolunda galiba?” Sorarcasına konuşmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini kocaman açıp lanet edercesine tısladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aman, o lanet yerden kaçtığım için bu kadar mutluyum, kafayı yememe ramak kalmıştı!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay! Zaten son aradığında da bir şeyler saçmalayıp devam ettirmeden kapattın.” Ona doğru yaklaştığımda gözüm bahçe kapısına ilişmişti. Sesimi alçaltarak devam ettim: “Her şeyi anlatacaksın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana tuhaf bir bakış attıktan sonra omuz silkti. “Tabii ki. Şimdi sırası değil sadece.” Gözleriyle uyarmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Germe beni zaten yeterince sinirlerim tepeme çıktı.” Yanaklarımı şişirerek dudaklarımdan nefesimi bıraktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam yeter, konuştukça meraklandırıyorsun.” Kehanet’in gizemi beni rahatsız edecek şekilde meraklı bir insana çevirmişti. Kendime sinir olmaya başlamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Alazların geleceği yok.” Kolumu dürtükleyerek devam etti: “Baksana yiyecek bir şeyler var mı? Çok açım.” Kafamı sallayıp koltuktan kalktım. “Otur sen, bir şeyler hazırlarım.” Selenay hızla koltuğundan kalktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aman Elis bırak, yol yorgunuyum ama ben hazırlarım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ay!” Kolunu çimdikleyince yana kaçıp zıplayarak mutfağa geçip buzdolabını açtı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne? Yalan mı? Mutfakta berbatsın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarımı göğsümün altında bağlayarak tezgâha yaslandım. “Ne yaptım da berbat oldum?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omzunun üzerinden bana tuhaf bir bakış atıp raflardan bir şeyler çıkartmaya başladı. “İşte bu yüzden berbatsın, sende pratiklik yok bir kere!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yapsam güzel olur, elimin lezzeti var.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay kahkaha attı. “Ne elinin lezzetiyse bir biz tadamadık!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk defa geçenlerde Mesih için bir şeyler pişirmiştim ve gayet de güzel olmuşlardı. Selenay’ın pratikliği konusunda onunla hemfikirdim. Kısa sürede doyurucu ve lezzetli şeyler çıkartabiliyordu ortaya fakat bu onunla uğraşmamam için bir sebep değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Makarna yapacaksın değil mi?” Tencereye su doldururken beni izliyordu. İşaretparmağımı dudağıma yerleştirip bakışlarımı tavana kaldırdım. “Dur bir düşüneyim, bu sefer yumurtalı falan mı yapacaksın, yapacak çeşit bırakmadın da.” Gözlerini devirerek suyu kapattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sosisli ve Selenay soslu canım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O nasıl bir sos öyle?” Kıkırdamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tencereyi ocağa yerleştirip altını açtı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim özel tarifim ve…” Alt dolapları açarak kurcalamaya başladı. “Yanına da hafif tatlı bir şeyler ayarlayalım.” Birkaç paket sesinin ardından devam etti: “İşte bu!” Doğrulup elinde tuttuğu iki paket pötibör bisküviyi havaya kaldırdı. Ona yüz yılın icadıymış gibi bakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tatlı krizlerim tutuğunda ben de ondan yapıyordum. Büyük ihtimalle bu tatlıyı bulan insan, dünyanın en üşengeç insanıydı ve torunlarına bu mirası bırakarak bizleri de taçlandırmıştı. Selenay’la rahmetliyle ilgili hep böyle söylerdik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ver ben yaparım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bisküviyi elime verip dolaptan tavuk çıkarttı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pekâlâ, ben de tavuklu salatayı hazırlayayım.” O sırada Orion kuyruğunu sallayarak tatlı adımlarıyla mutfağa girip bacağıma sürtündüğünde Selenay ona biraz yemek verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kıyamam acıkmış.” Kediyi besledikten sonra ellerini yıkayıp yemek yapmaya devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vay canına, gerçekten pratiksin ve bizi hiçbir lezzetten mahrum bırakmıyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kakaoyu az atmayarak bana teşekkür edebilirsin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Görmeyeceğini bilsem de kaşlarımı çattım, ona baktıktan sonra bir kap çıkartıp bisküvileri elimle un ufak ettim ve sonra üzerine biraz kakao ile süt ekleyip yoğurmaya başladım. Kıvamı iyice hazır olduğunda içine çikolata da eklemek istediğim için Selenay’a seslenmem gerekiyordu, ellerimde tatlının harcı olduğu için ortalığı batırabilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay, dolapta biraz çikolata olacaktı kırıp verir misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Doğradığı sosisleri makarnanın haşlanmış suyuna atıp dediğimi yaptı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Teşekkürler.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kırılmış çikolata parçalarını da harcıma katıp iyice yoğurduğum, bu adıma aslında gerek yoktu, ben canım istediği zamanlarda ekliyordum sadece. Tatlıyı streçleyip buzluğa attıktan sonra masayı kurmaya başladığımda Mesih’le Alaz içeriye geldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Güzel kokuyor.” Alaz yemek hazırladığımızı gördüğüne sevinmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre sonra sosisli makarna ve tavuklu salata servise hazır hâle gelmişti. Alaz içecekleri doldurup oturduğunda Selenay da tabaklarımızı veriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Birkaç gün daha buradayız, yemekler senden demek.” Alaz Selenay’a ithafen konuşmuştu ve ardından yemeye başlamıştı. “Harika.” Hoşnut mırıltılar eşiğinde yemeğini yemeye devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, yemek konusunu hallederiz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih makarnadan bir çatal aldığında ağzında oluşan tada şaşırmış gibi bir hâle bürünmüştü. Buna ben de şaşırıyordum. Bir paket makarna ve sosisten nasıl böyle güzel tatlar çıkartmayı başarabiliyordu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Güzel,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yemeklerinin beğenilmesi Selenay’ın iyice hoşuna gitmişti. Genelde yaptıkları beğenilmeyecek gibi değildi. Büyük bir keyifle makarnamı ve salatamı yedikten sonra arkama yaslandım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Enfes, ellerine sağlık!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay peçeteyle ağzını silerek kafasıyla mutfağı işaret etti. “Tatlı soğumuştur, getir istersen.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz tabağına biraz daha makarna alırken keyifle mırıldandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızlar bugün hamarat.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih tabağını Alaz’a uzattığında içime doğru kıkırdayarak mutfağa geçtim. Evet! Benim bu üşengeç işi pastam da beğenilir miydi acaba? Belki birkaç şey daha eklersem gözlerini boyayabilirdim, buzdolabındaki puding ve muzlar işimi görebilirdi. Pastayı çıkartıp dört dilim hâlinde özenle keserek tabaklara koyup, üzerlerine çikolatalı pudingi ve dilimlediğim muzları eklediğimde hoş gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir de pasta mı yaptın.” Alaz içeriye götürdüğüm servislere gururlanarak bakıyorken dudak büktüm, anlaşılan Alaz sevgilisinin iyi yanlarından hoşlanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu Elis’in tarzı.” Dedi buz mavim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarım istemsizce yukarı doğru kıvrıldığında içim kıpır kıpır olmuştu. Mesih, önündeki pastayı kısa bir süre inceleyip bir çatal aldı ve gözlerime baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Değil mi, sen yaptın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beğendin mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Güzel olmuş, geçen ki gibi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerim birer inci gibi ortaya çıktığında Alaz’la Selenay, irileşen gözleriyle bizi izliyor, aramızdaki muhabbetin dağılmaması için en ufak bir ses bile etmiyorlardı. Alaz omuz silkip tatlısına odaklanınca Selenay bilmiş bir ifadeyle sırıtıp Mesih’i işaret etti. Gözlerimi belerterek onu uyarıp kızaran yanaklarımı saklamak için kafamı tabağıma eğdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sakin ol, sadece tatlını tanıdı ve güzel olduğunu söyledi. Sakin ol. Bu kadar heyecanlanma bak yoksa birazdan kalbin duracak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdiden uyarayım, buraları pek iyi bilmiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çantamı omzuma attım. Mesihler gittikten sonra eşyalarını yerleştirmesi için Selenay’a yardım etmiştim. Hızla mutfaktaki karmaşıklığımızı da toparlayıp dışarı çıkmaya karar vermiştik. Kısa süre de olsa birbirimizi görmemek bizi etkilemiş, birlikte daha fazla vakit geçirme arzusu uyandırmıştı içimizde.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümseyen bakışlarımla onu izliyordum, çantasına cüzdanını alelacele sıkıştırırken ona sahip olduğum için şükran duyuyordum. Selenay benim için bir kuzen ya da arkadaştan çok daha fazlasıydı, her şeyden önce ruh ikizimdi. Onunla çoğu zaman aynı şeyleri düşünür, bazı zamanlarda da düşünmekle bırakmayıp aynı anda söylerdik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gerek yok, hallederiz.” Selenay internetten taksi durağını arattığında suratımda muzır bir ifade oluşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geçen seferki gibi olmasın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilemeyeceğim artık.” Kaşlarını kaldırarak sırıtmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dışarıya çıkmadan önce Orion’un mamasını son bir kez kontrol ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evde tek başına kalacağın için üzgünüm kedicik.” Kedi umursamaz bir ifadeyle yanımdan geçip sallana sallana salona ilerlediğinde bakışlarım kısıldı. “Nasıl da pervasız.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Haydi Elis!” Kapıdan gelen Selenay’ın sesi koşturarak kendimi dışarı atmama sebep olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şehir merkezine lütfen...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adam başıyla onaylayıp sürmeye başladığında, Selenay’la bakışlarımız buluştu ve gülmeye başladık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Binaların bu kadar alçak ve etrafın açık olması çok hoş... Gökyüzünü rahatlıkla görebiliyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, bu benim de hoşuma gitmişti. Kehanet’te de binalar alçaktı fakat bitişik ve dar olduğu için boğucu olabiliyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis.” Gözleri düşünceli bir yavaşlıkla etrafta dolandı. “Şu bahsettiğin kızı da çağırsana, şu yabancı kızı işte.” Mesihler yanımızdan ayrıldığında ona Mia’yı daha detaylı anlatmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İsmi Mia ve evet, güzel fikir.” Mia’yı çaldırdığımda telefonu açmadığı için omuz silkerek telefonu çantaya geri attım. “Birazdan bana döner herhalde.” Selenay suratını buruşturdu ve ardından aklına bir şey gelmiş gibi gülerek konuştu. “Düşünsene Aaron’un alışveriş merkezine gittiğimizi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tabii hem seni de tanımış olur, o gün arabada sen de vardın sonuçta.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, neydi benim adım.” Kıkırdadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Of Selenay, hatırlamıyorum, çok saçma bir isim takmıştın kendine.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, hatırlamasam da cidden iğrençti.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısa süre sonra merkezde inip birkaç mağazaya bakındıktan sonra Selenay’ı zorla bir kozmetik mağazasına sokmuştum. Makyaj malzemesi almayı hiç sevmez, düzenli kullandığı rimel ve allığı da bir yıla anca bitirir, bitirdiğinde de Şeyda’dan bir tane alırdı çünkü Şeyda’da muhakkak her zaman yeni ürünler olurdu. Selenay koyu tenli olduğu için daha fazlasına da zaten ihtiyacının olduğu söylenemezdi. Mağazaya girince dikdörtgen şeklindeki soluk renklerden oluşan bir paleti elime aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onu kullanacağına emin misin?” Elimde çok abes bir şey tutuyormuşum gibi bir bana, bir de palete bakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, Şeyda için alacağım.” Şeyda makyaj konusunda iyiydi, bıkmadan eşyalarını bizimle paylaştığı için onu biraz ödüllendirmek istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi hatırlattın, ona başka Şeyler de alalım.” Selenay’la bir kez daha aynı şeyleri düşünmüştük.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O kadar çok seçenek var ki insan hangisini alacağını şaşırıyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Herkes böyle düşünmüyor tabii.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Zaten yamyam gibi indirimi duyunca hemen koşturmuşlar, baksana şuranın hâline.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Haklı bir isyan…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç saç ve vücut ürününü de ekleyip güzel bir alışveriş yaptığımızda telefonum çalmaya başlamıştı. Elimdekileri Selenay’ın önüne bırakıp ona baktığımda kafasını sallayıp cüzdanını çıkarttı. İnsan kalabalığını aşıp dışarı çıkıp derin bir soluk aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neyse ki bitti.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Israrla çalan telefonu çantamdan çıkarttım, Mia arıyordu. “Nasılsın Elis?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyiyim Mia, sen nasılsın?” Mia’nın sesi pek de keyifli gelmiyordu. “Kuzenimle merkezdeyiz, gelmek ister misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bugün pek müsait değilim, başka zaman denk getirirsek gelirim olur mu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçimden ufak bir küfür savurduğumda ses tonumun değişmemesine özen gösterdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tabii, tekrar konuşuruz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonu kapattığımda Selenay az önce bahsettiği yamyamlar gibi üzerime saldırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne dedi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonu kaldırarak cebime attım. “İşi varmış, gelmiyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“E, hani bayılıyordu bu kız sana, neden gelmiyor?” Elini saçlarının arasında gezdirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dedim ya, işi varmış işte.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu kızı susturuyor olmasınlar?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih mi?” Kaşlarım çatıldı, kafasını sallayınca devam ettim: “Sanmıyorum, o gün onu uğurladığımda konuşmanın devamını getireceğimizi söylemiştik. Bir sıkıntı yoktu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilmiyorum ama bu kız beni pek tatmin etmedi, sevemedim bir türlü.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benimle yakın olduğu için olmasın?” Tek kaşımı kaldırıp ona küstah bir tebessümle baktım, burun kıvırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Saçmala Elis, Lidya gibi çocuk muyum ben?” Onun kadar olmasa da az kalır yanının olmadığını söyleyemezdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’la sahil boyu dolanıp birkaç anı fotoğrafı çekmemizin ardından o Alaz’la kısa bir telefon görüşmesi yaptı. Sahil boyu uzanan kafelerden Kuvars yazana girip cam tarafına oturduk. Hava esmeye başladığı için doğru zamanda mekâna girmiştik, üşüdüğümüz için bir yerlerde oturmak başıboş gezmekten çok daha iyi olacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, baksana şu çocuk Semum’a ne kadar çok benziyor.” Kafamı çeviriyorken, “Bekle, hemen pat diye bakma, buraya bakıyor.” dedi. Kalbimde hissettiğim garip kıpırtı canımı sıkmıştı. Onu o kadar aramama rağmen bana hâlâ dönmüyordu. O günü nasıl atlatmıştı, neler yapıyordu? Birden çok yakınken ayrı kalmak, ardından Mesih’le olanlar, Semum’a yaklaşmamı daha da engeller olmuştu. Onunla eskisi gibi olmak istiyordum, eski ilişkimizi özlemiştim. Arada her ne kadar Mesih faktörü olsa da telefonlarımı açmayarak buna kendisi engel oluyordu. Arkama bakıyor gibi kafamı çevirdiğimde Selenay’ın dediği gibi çocuk gerçekten de Semum’u andırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onun sakallı ve kısa hâli gibi bir şey.” Suratımda garip bir tebessüm oluştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, Semum’a göre bayağı kısa.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne içelim?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben bir bitki çayı alacağım.” Kahve fikrinden vazgeçip garsona iki bitki çayının siparişini verdikten sonra telefonum çaldı, Mia tekrar arıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, teklifin hâlâ geçerliyse gelmek istiyorum.” Ahizeyi kulağıma yaklaştırdığımda bana fırsat vermeden bir anda dökülüvermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam, biz şehir merkezindeyiz, konum atayım istersen.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Harika, ben de oradayım bekliyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşlerini halletmiş demek ki.” İğnelercesine mırıldanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yine de geliyor işte, sen ona bak.” Hızla konumu Mia’ya attım. “Merkezdeymiş, uzun sürmez gelmesi.” Omuz silkti. “Semum ne yapıyor, görüştün mü onunla?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırtını sandalyesine yaslayıp elindeki telefonu masanın üzerine koydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, hafta sonu beraberdik. Onat’la Kehanet’te yeni bir mekân açmayı düşünüyorlardı. Hatta düşünme faslını geçmişler, bayağı planlıyorlardı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum’un telefonumu açmayıp Selenay’la görüşmesi, Onat’la mekân açma gibi planlara girişmesi kanıma dokunmuştu. İstem dışı salladığım dizimi kaslarımı sıkarak durdurmaya çalıştığımda kederle bir soluk aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim telefonlarımı bile açmıyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarını çatarak gözlerime bakmaya devam etti. Selenay da sıkıntılı bir soluk alıp, “Aslında biliyor musun, o biraz tuhaftı,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçim sıkılıyor, yine altdudağımı içeri doğru kıvırarak üzerindeki kabuğu kopartıyordum. Belki de aklı hâlâ o gün olanlarda kalmıştı, o yüzden tuhaftı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir ara onu arayalım senden, belki açar. Onunla konuşmak istiyorum.” Ardından iç çekip, “Vay canına, Vuslat gibi bir yer mi?” diyerek konuyu değiştirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır, sıradan bir kafe ama planladıklarına göre kendine has özel içerikleri var.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kısa süreliğine tatile çıktım, herkes bir şeylerle uğraşmaya başlamış.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Demek ki herkesi boşluğa iten senmişsin.” Dilini kıvırarak dalga geçmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen de buraya beni yermeye gelmişsin anlaşılan!” Ciddi değildim tabii ki, karşılıklı olarak birbirimizle dalga geçiyorduk. “Özledim Kehanet’i.” Kinayeyle gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir süredir yoksun ya ondandır. Burada da pek hoş karşılanmadığın için orayı aratmış demek ki, yoksa hiç özlemene gerek yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben yine de seviyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay önüne gelen çaya birkaç şeker atıyor, içi sıkılır bir tavırla çayı karıştırıp yüzünü ekşitiyordu, sanki içine bir sıkıntı oturmuş gibi gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu ara farklı bir havası var, insanları eskisi gibi değil.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih orada olmadığı içindir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır hayır, sanki bazı grupları bilerek kışkırtan birileri var, sırtlarını yasladıkları birleri. Onların talimatlarıyla hareket edip ortalığı karıştırmaya çalışıyorlar.” Kollarını göğsünün altında bağladı. “Birkaç kez alakasız kavgalara denk geldim, o yüzden böyle düşünüyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geçen bahsettiğin şey neydi? Neyi öğrendin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eskilerden bir üye varmış, sözü geçen birisiymiş, geri dönmüş diyorlar. Galiba tüm bu karışıklığın sebebi o.” İşaretparmağımla dudağımın üzerini ovuşturmaya başladığımda bakışlarım dalgındı, kulaklarımda sürekli Mia’nın sözleri çınlıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mia’nın bahsettiği kişi olabilir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana diyorum, kimden bahsediyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dalgınlıkla düşüncelerimin arasından sıyrılıp boş bakışlarım gözlerini buldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben de tam bilmiyorum, konuşmamız yarım kaldı, söyledim ya.” Selenay kafasını sallayarak beni onayladı. “Melikşah’la aralarının açıldığını söylemiştin, kesinlikle onlardan biri. Bu yüzden ortalığı rahatlıkla kızıştırabiliyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, her kimse belli ki Şah ondan nefret ediyor, tüm öfkesi sesine kadar yansımış.” Melikşah’tan bahsedince istemsizce tüylerim diken diken olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kehanet’e döndüğümde onu görmek istemiyorum.” Eski hâline dönene kadar onunla yüzleşmek istemiyordum. Gerçi benimle ilgili söylediklerinden sonra eski hâline dönse de fayda etmezdi. Kendimi kandırılmış, kullanışmış hissetmeme sebep olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia’yı kafenin içerisinde gördüğümde boynumu uzatarak dikkatini çekmeye çalıştım. Beni görünce burukça gülümseyip el sallamıştı. Selenay beden dilimden anlamış olacak ki omzunun üzerinden dönüp geriye bakarak mırıldandı hoşnut olmadığını belli eden bir tonda mırıldandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geliyor seninki.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.