15. Bölüm
Sınırsız Aykırı Serisi 3 / ESRARENGİZ KONUŞMALAR
❤️ 0
💬 0
İyi Okumalar!
“Gözlerimi herkese yumdum, sadece kendimi izlemek istiyorum.” Şule Terzi
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bölüm Parçası: Maribou State, “Tongue (Slowed)”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdi aradım Onat’ı, Arel evindeymiş, henüz çıkmamış.” dedi Lidya.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda telefonunda gördüklerinin ardından biraz daha rahatlayarak cesaretlenmişti. Daha fazla vakit kaybetmeden Arel’i bulup onunla konuşmak istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benimle gelmenizi istiyorum.” Yorgun gözleri üzerimizde gezindi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geleceğiz zaten.” Selenay kararlılıkla konuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda başını sallayarak, “Hayır, o anlamda değil. Konuşurken de orada olun, Arel durumu size de açıklamak durumunda.” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Biraz garip olsa da onunla hemfikirdim. Bir aydır aralarında oluşan kopukluğun ne derece mantıklı bir sebebi olabilirdi, bunu bizim de bilip onaylamaya hakkımız vardı. Şeyda bunu daha çok emin olmak için istemişti, karşısındakinin dediklerini, sevgisini hesaba katmadan dinleyebilmek için.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki, Arel bu duruma ne diyecek?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden onu buraya çağırmıyoruz?” Selenay sorumu duymazdan gelerek ortaya atlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, mantıklı. Ara ve buraya çağır onu.” Lidya kollarını göğsünün altında bağlamış, kafasıyla da telefonu işaret etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ya gelmezse?” dedi Şeyda tereddütle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi devirdim: “Gelmezse cehenneme kadar yolunun olduğunu söyle.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi ki varsınız, cidden.” Tekrar başını salladı. “Doğru söylüyorsunuz.” Kucağındaki telefonunu açıp ayağa kalkarak Arel’i aradığında dudaklarını dişliyordu. Telefon çalmaya başlayınca sertçe kafasını kaşıdı. İçimden, açıp buraya gelmeyi kabul etmesi için dua ediyordum. Şeyda dudaklarını kopartırcasına yolarken telefonun açıldığını irileşen gözlerinden anlamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yapıyorsun?” O bitkin, kırgın Şeyda gitmiş, yerine kaya gibi sert bir kız gelmişti sanki. O kadar güçlü konuşmuştu ki hayran kalmadan edemedim. Karşı tarafı dinledikten sonra, “Yarım saat içinde benim evde ol,” dedi. Telefonu suratına bir anda kapatıp koltuğa attığında, avuçlarımı birbirine geçirmiş bir vaziyette sıkıyordum. Tek kaşı yukarı doğru kıvrıldı. “Nasıldım?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Avuçlarımı ayırıp onu kuvvetlice alkışlayarak, “Harikaydın kızım,” dedim. Ağzımdaki tebessüm iyice genişleyerek suratıma oturdu. “İşte bu, bizim Şeyda’mız bu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay ayağa kalktı ve Şeyda’ya sıkıca sarılıp geri çekildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yok duyacaklarımdan korkuyorum, yok ben gidiyorum, yok zırlıyorum.” Dilini yayarak Şeyda’nın dün geceki hâllerini taklit edip devam etti: “Böyle olacaksın işte. Onlar kim ki? Bu senin hayatın ve en önemlisi sensin. Gelen gelir, gelmeyene de siktiri çekersin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda gözlerini hayretle açtı, geriye doğru kaçıp ellerini onaylamaz anlamda savurdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay, biraz daha konuşursan Arel gelir gelmez onun boynunu kıracağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vallahi bugün gelmezse onu hepimiz yapacağız, ben kendimi daha fazla tutamam söyleyeyim, baksana ne hâle getirmiş seni.” Bu sözünü lafta bırakmayacağını adım kadar iyi biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda bir kahkaha attı. “Herhalde siz de yoktunuz, bu yüzden biraz depresyona bağladım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben yine nimetten sayılmadım.” Lidya ikisine de iğrenerek bakarken konuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ay, bir de şu iki beyinsiz…” Selenay parmağıyla bizi işaret ederek, “Ajancılık mı oynadınız siz bakayım?” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birden gülmeye başladığında Lidya iğrendiğini belli eden mırıltılar çıkartmaya başladı. “Biri şuna bok gibi güldüğünü söylesin.” İkisinin arasındaki ilkokul tartışması Şeyda’yla beni eğlendirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen benim kahkahama kurban ol, haspam,” dedi Selenay ona aynı iğrençlikte bakarak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kolumu Lidya’nın omzuna atıp onu kendime çektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bizi hafife almayın, yoksa telefonlarınızdan çıkmayız.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda cümlemi idrak ettiği an gözlerini irice açarak bize yaklaştı ve usulca, heceleyerek, “Bunu Arel asla bilmeyecek,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunu Arel asla bilmeyecek.” Lidya ile koro hâlinde onu tekrar ettik, gözlerini devirdi. Lidya’dan ayrılıp kenardaki yastığı kucağıma alarak sarıldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lidya oturduğu yerden, istifini bozmadan ellerini pantolonun ceplerine iliştirerek, “Her neyse, Arel’in karşısına böyle mi çıkacaksın?” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda kafasını eğip tepeden, üzerindeki soluk pembe, eşofmanlı gecelik takımına bakıp kafasını kaldırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, böyle çıkacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşte bu!” Selenay ıslık çalarak Şeyda’yı desteklediğinde Lidya kafasını onaylamaz anlamda salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni de kaybettik desene.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay ve Lidya’nın arasında olan ufak çaplı birkaç atışmayla daha kafamızı dağıttığımızda yarım saat dolmak üzereydi. Arel’in gelip gelmeyeceğini bilemiyor, sizce gelecek mi, diye birbirimize de sormuyorduk. Her ne kadar farkında değilmişiz gibi davransak da her birimiz sırayla saate gergin bakışlar atıyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tam otuz beş dakika olduğunda Şeyda elini saçlarına daldırıp ağzını açtı ve o an kapı çaldı. Gözlerim pinpon topu gibi diğerlerinin üzerinde gezindi. Şeyda az önce raptiyenin üzerine oturmuş gibi sıçrayarak, ufak bir nida kopartarak koltuktan kalktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gerginliğimi atmak istercesine derin bir soluk bıraktım. Şeyda saçını omzunun arkasına itip, boğazını temizleyip kararlı adımlarla kapıya doğru yürüdüğünde Selenay dudaklarını oynatarak küfretti. Her zamanki gibi ona doğru gözlerimi kocaman açıp geri eski boyutuna getirdiğimde umursamaz bir şekilde omuz silkmekle yetindi. Koltuktaki duruşumu dikleştirdim, âdeta bir mahkeme salonu oluşturmuştuk ve asılmadan önce kararımızı değiştirecek herhangi bir savunma yapabilmesi için Arel’e son şansını tanıyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarımı göğsümün altında bağladığımda kapı açıldı ve içeriye Arel girdi. Sırtım ona dönük olsa da kıpırtılarından hareketlerini sezebiliyordum. Üşengeç adımlarla, Şeyda’yla birlikte birbirlerine bakarak salona giriyorlardı. Büyük ihtimalle Arel, Şeyda’nın gözlerini ilk defa yakından görmüştü ve belki de yaptığı hayvanlık yüzünden kendinden nefret etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı çevirip ikiliye yandan bir bakış attığımda Arel, sırayla her birimize baktı ve boğazını temizledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kadınlar hamamı için beşinci şartsa Nida’yı çağırabilirdin,” dedi ilgisiz bir sesle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çenemi kaldırıp ona onaylamaz bir şekilde baktım, yan gözle kızları izlediğimde onlar da aynılarını yapmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yarım saat demiştim,” dedi Şeyda dişlerinin arasından.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elini uzatarak az önce kalktığı tekli koltuğu gösterdi. “Otur.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel’in iki kaşı da hayretle yukarı doğru kıvrıldı ve suratında istemsiz bir tebessüm oluştu. Bu sayede biraz daha sevimli gelmişti gözüme. Kafamı iki yana salladım. Onu sevimli görmemeliyim, Şeyda’nın yüzü onun sevimli suratı yüzünden bu hâle geldi. Dişlerimi birbirine bastırıp gözlerimi karartarak ona kararlılıkla, öldürecek gibi baktım, benimle göz göze gelince gülümsemesi genişledi. Ardından bakışlarını kucağına indirerek ifadesini sert tutmaya çalışıp, kafasını kaldırıp bana kaşlarını çatarak baktı, beni taklit ediyordu. Bıkkınlıkla bir soluk vererek gözlerimi devirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarını göğsünün altında bağlayınca geniş pazıları, üzerindeki ince kazağın içinden şişmişti. Boynunda ince, altın rengi bir zincir vardı. Çehresi belirginleşti. Kafasını çevirerek Şeyda’nın üzerini inceleyip, kaşlarını çatarak önüne döndü, ifadesi bu sefer yalan değildi, gördüklerinden hoşlanmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Siyaha çalan gözlerini üzerimizde gezdirdikten sonra, dayanamadan iri avcuyla sakalını okşayıp elini göğsünün üzerine indirdi. Kendine doğru çektiği ayaklarından birini uzatıp daha rahat bir pozisyon aldı ve “Ee hanımlar?” dedi. Az önceki eğlenceli hâli geri gitmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ee mi?” dedi Selenay ve gözlerini kısarak devam etti: “Dün bizi neden görmezden geldin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çehresi keskinleşti, gerilmişti. Bıyıklarının, büyüklüğünü örtemediği dudaklarını yalayıp rahat bir ifadeyle omuz silkti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öyle gerekti,” derken samimiydi. Dünkü gibi, bir pislik gibi gözükmüyordu. Daha çok bizim tanıdığımız Arel’di.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sevgilin oradaydı ve sen öyle gerekti mi diyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel’in bakışları kısıldı, kafasını iki yana sallayarak, “Alaz’la aranızda geçen saçmalıklara karıştığımı hatırlamıyorum?” dedi. Muhabbetimize salça olma demek istiyordu kısaca.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay hayretle kaşlarını kıvırıp eliyle Şeyda’yı gösterdi. “Alaz beni o hâle getirmiyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel iç çekerek koltuğuna yaslandı, avuçlarını baldırlarına yerleştirdiğinde suratı tavanı bulmuştu, bakış açımızda geniş omuzları ve kaslı göğsü kalmıştı. Göğsü hiddetle inip kalkarken çaresiz duruyordu. Bir yandan konuşmak istiyor, bir yandan da ölene kadar susmak istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’ın söylediklerini kulak arkası ederek, kafasını kaldırıp bize kararlılıkla baktıktan sonra, “Özel meselelerimizi siz yokken konuşmak istiyorum,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim Şeyda’yı bulduğunda biraz daha rahatladığını fark ettim. Hem bizden güç almış hem de haftalar sonrasında onunla doğru düzgün konuşabildiği için ferahlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Haftalar önce bakacaktın o zaman icabına,” dedi Lidya. “Bu yüzden size mi kaldı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aynen canım, baktık ikinizden de bir cacık olmuyor, kız orada harap oluyor, biz de elimizi atalım dedik,” diyerek karşılığını verdi vermesine de Arel’in bakışları, Şeyda’dan bahsettiği kısımda ondan ayrılmış, tekrar Şeyda’ya dönmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerini kırarcasına birbirine bastırdığı belirginleşen elmacık kemiklerinden ve çenesinden anlaşılıyordu. Burnundan uzun bir soluk bıraktı, kendine küfür ediyor gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Konuşalım,” dediğinde sadece dudakları oynamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarına aynı şiddetle karşılık veren Şeyda’nın kararlı ifadesi, her an daha da azalıyor gibi duruyordu. Arel bizim yanımızda konuşmak istemiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burada söyle ne söyleyeceksen.” Şeyda çenesini dikleştirerek konuşmuştu. “Hatta direkt soracağım, sen benden ayrılmak mı istiyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel suratına tokat yemiş gibi ona bakakaldı. Şeyda ifadesini bozmadan ona bakmayı sürdürünce güçlükle, “Bilmediğin şeyler var,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, bana bu kadar soğuk ve ilgisiz davranmanı gerektiren bir şeyler olmalı, değil mi?” dedi Şeyda. Arel sessiz kalınca, “Ben aramasam, çağırmasam ne zaman konuşmayı düşünüyordun,” diye devam etti. Cümlesinin sonuna doğru sesi tizleşmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben…” dedi ve katran karası bakışlarını onun solmuş dudaklarında, şişmiş ve kızarmış gözlerinde, altları kararmış gözlerinde gezdirdi. “Sen normal gözüküyordun, bu kadar etkilendiğini anlayamamışım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay gerçekten de doğru söylemişti. Biz insanların üzerimizde açtığı yaraları, görmelerine engel olarak kapatıyorduk, karşımızdaki de etkilenmediğimizi görüyor, daha fazlasını yapmaktan çekinmiyordu. Biz güçlü durmayı seçiyor, ardından da bana bunları yaptı diye dert yanıyorduk. Arkasından dert yandıklarımızın yüzüne hakikati çarpamıyorduk. Konuşmamız gereken, bizi o hâle sokan kişi değil miydi? Evet, her koşulda güçlü olmalıydık fakat bunun için doğru zamanı ayarlamak gerekiyordu. Savaşın ortasında, yenilirken güçlü gözükmenin bir anlamı yoktu. Sonuna kadar düşmekten, kötü gözükmekten utanmamalıydık. Önemli olan, hakkıyla yenildikten sonra dizlerimiz kanayarak kalkıp, kendimizi iyileştirerek güce gerçek anlamıyla sahip olmaktı. Selenay belki de bugün bunu hepimize öğretmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdi gör o zaman, ben ne hâle geldim gör.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel dirseklerini dizlerine yerleştirip, sağ elinin parmaklarını saçlarına sokup kafasını eğdiğinde parmakları ensesinde kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aptalca şeyler düşündüm.” Kafası aşağıya eğik olduğu için sesi boğuk çıkmıştı. “Ama onları yapamam, yapamadım.” “Benden ayrılmayı düşündün,” dedi Şeyda fısıldayarak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel cevap vermedi. “Anladım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını kaldırdığında suratı kızarmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni korumam gerekiyordu.” Bakışları bizi buldu. “Bu yüzden yalnız konuşmak istedim,” deyince Selenay omuz silkerek, “Zaten bize anlatacak,” dedi utanmazca. Gözlerimle onu uyardım, saçının ucuyla oynayarak tekrar omuz silkti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilmem gereken, önemli bir şey var mı?” Şeyda imalı bir şekilde sormuştu, altında yatan mesajı hemen anlamıştık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne?” dedi Arel, Şeyda kararlılıkla ona bakmayı sürdürünce suratını buruşturarak, “Saçmalama, Şeyda,” dedi uyarırcasına. Şeyda donuk ifadesini bozmasa da rahat bir soluk vermişti. Bunu ondan duymak da önem taşıyordu. Bu kadardı işte, haftalardır kendini boşuna harap etmişti, sormuştu ve cevabını almıştı. Arel kafasını onaylamaz anlamda sallayarak sırtını dikleştirdi ve avuçlarını sertçe baldırlarının üzerine koydu. “Siz kızlar…” Onaylamaz bakışları üzerimizde geziniyordu. “Gerçekten de öylesine tehlikelisiniz ki neredeyse dün telefonuma giriş yapan farenin siz olduğunu düşüneceğim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nefes almayı ne zaman, hangi kelimesini duyduktan sonra kesmiştim, bilmiyorum. Donuk bir ifadeyle ona bakmayı sürdürüyordum, kalbim neredeyse ağzımda atıyor, ellerim terliyor, yüzüm şakaklarıma kadar ısınıyordu. Arel, telefonuna giriş yapıldığını öğrenmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kuşkuyla bize baktı, panikleyerek diğerlerine baktığımda onların da beti benzi atmıştı. Arel’in kaşları çatıldığında Selenay lafa atladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yok artık!” Gözlerini kısıp mırıldandığında o da farklı bir boyuttaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yoksa…” Arel tehditkâr bakışlarını Şeyda’ya çevirince Şeyda, hızla kafasını diğer taraftaki duvara döndürdü. “Siktir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratındaki ifade daha da acımasız bir hâl aldı ve Lidya kahkaha attı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senin telefonuna kim niye girsin?” dİyip elini geçiştirircesine havada salladı. Artık çok geç kalmıştı, hazırlıksız yakalandığımız için hemen pisliğe bulaşmıştık artık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şeyda sana inanmıyorum,” diyerek hayretle tıslayınca, gözlerimi sertçe birbirine bastırıp içimden kendime küfretmeye başladım ve daha fazla dayanamadan ayağa kalkıp, “Yemin ederim ki Şeyda değildi, biz yaptık,” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lidya da kalktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben yaptırdım, Elis de yardım etti. Şeyda’nın haberi bile yoktu, onu suçlayamazsın,” diyerek onu savunmaya geçtiğinde bize inanmamış olacak ki Şeyda’ya baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda kollarını göğsünün altında bağlayarak kafasını onaylar anlamda salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, haberim yoktu ama mesajların ellerinde olduğunu söylediklerinde onları reddetmedim, hepsini okudum.” Herkes kendi yaptığını kabul etmişti. Belki de böylesi daha iyi olmuştu, saklamak yerine Arel’in öğrenmesi en azından içimizin, yüzüne baktığımız bir arkadaşımıza karşı daha rahat olabilmesi için iyi olabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel derin bir soluk verip alnını ovuşturdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ya yanlış anlayabileceğiniz bir durum olsaydı? O zaman ne olacaktı, direkt infaz mı edilecektim?” Tehlikeli bir mırıltı döküldü dudaklarından.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızlara yüklenme, onlar da ne yapacaklarını şaşırdılar. Sen dün bizi görmezden geldin, evet, yaptıkları yanlış ama sen de haklı değilsin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda’yı dinlerken anlamsızca kaşlarım çatıldı, o az önce olayı kapatmak yerine bizi savunmuştu. Kafamı kaldırıp ona hayran olarak baktım, sevdiği kişi karşısında kafası karışmamış, taraf olmamıştı. Mantığını kullanarak her iki tarafın da hakkını vermişti. Bu yüzden onu çok seviyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel sıkıntıyla soluk verip, bize öldürücü bakışlarını atarak Şeyda’ya döndü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki, şimdi sizinle konuşabilir miyim, Şeyda Hanım?” tek kaşını kaldırarak çekici bir sinirle sormuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda kollarını göğsünün altında bağlayıp sırtını dikleştirerek, “Sizce kızlar, hak ediyor mu?” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Önce bu zamana kadar neden konuşmadın onun hesabını ver,” dedi Selenay, birden bu soruyu bekliyormuşçasına atılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel gözlerini devirerek dişlerinin arasından, “Sebeplerim vardı,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lidya omuz silkerek, “Onu gerçekten de sevdiğine emin olmamız lazım,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel’in bakışları karardı, bedenindeki kaslar sıkılaştı ve solukları sertleşti. Şeyda, Lidya’nın bundan şüphe ettiğini duyunca titrek bir soluk aldı. İhtimali bile onu yaralamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her şeyi sorgulayabilirsin,” diyerek tıslayıp, heybetli vücuduyla atik bir hareketle ayağa kalktığında yanında ufacık kalmıştık. “Ama bunu asla…” Ürkütücü bakışları üzerimizde kararlılıkla gezinip Şeyda’ya yöneldi. Şeyda kucağında birleştirdiği ellerine bakıyordu. Elini uzatıp, onu kolundan kavrayarak kendine doğru çektiğinde Şeyda hâlâ ona bakmamakta ısrarlıydı. İşaretparmağıyla çenesini kavrayıp yüzüne bakmasını sağladı. “Bundan şüphe etmene izin veremem.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu kendine çekip dudaklarına doğru eğildiğinde hayretle mırıldandım, ağzım açık kalmıştı. Elimle dudaklarımı örttüğümde kesinlikle bunu beklemiyordum, ne oldu yani, barışmışlar mıydı şimdi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel kollarını ona doğru sarıp dudaklarından ayrıldı, alnından başlayıp nemli saçlarına kadar öpücükler dağıttığında rahat bir nefes alarak, “Sonunda…” diye mırıldandım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel, Şeyda’yı geniş kolunun altına alıp, “Şimdi konuşabilir miyiz?” dedi ve bize doğru dönerek, “Tabii, konsey izin veriyorsa…” diye devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’la Lidya’nın pislik çıkartma olasılığı olduğunu bildiğim için ikisine sert bir bakış atıp çenelerini kapatmaları gerektiğini ima ettikten sonra Arel’e dönerek gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tabii.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel de aynı şekilde tebessüm ettikten sonra kapıyı işaret etti. “O zaman defolun, gidin lütfen evden.” Şakayla karışık söylemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağzım bir karış açık kaldığında Şeyda kıkırdamaya başladı. Sert bir tavırla ayağa kalkıp, onlara doğru yaklaştım, parmağımı üzerine dikerek, “Konsey ikinciyi affetmez!” deyip yanlarından geçerek odama gittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel’le Şeyda’nın arasını düzeltmesi bende bayram havası oluşturmuştu. En azından Arel’den emin olmuştum, Şeyda’yı gerçekten de sevdiğini gözlerinde tekrar görmüştüm. Getirdiğimiz valizleri açıp üzerime rahat bir eşofman ararken kotumun cebindeki telefonum titremişti. Elimdeki çamaşırları yatağa bırakıp telefonuma baktığımda buz mavisinden bir mesaj gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beş dakikaya aşağıdayım.” (17:02)
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odamın kapısı tekmelendi ve içeriye Lidya’yla Selenay girdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şunları yalnız bırakalım, garip sesler duyup psikolojimi bozmak istemiyorum.” Selenay üşengeç adımlarla yürüyerek kendini yatağa bıraktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lidya kollarını göğsünün altında bağlayarak kapı pervazına yaslandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana gidelim, Azad evde değil.” Selenay kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İğrenç bir fikir ama olur.” Geniş bir kol çantası çıkartıp içine birkaç eşyasını tıktı. “Geldiğimden beri duş alamadım, sizde almamın bir sakıncası var mı?” dedi dalga geçerek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Su faturasını ödeyeceksen neden olmasın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tişörtümün boğazını tutup, yukarı doğru kaldırıp kokladım, kokmuyordum ama ben de Selenay gibi geldiğimden beri duş almamıştım ve yıkanacak zamanım yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kahretsin.” Valizden bir eşofman takımı çıkarttım. “Mesih birazdan aşağıda olur size katılamayacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay abartılı bir şekilde bağırarak, “Söyleseydin ya! Lidya’yla yalnız mı kalacağım.” Saçımı tepemde dağınık bir atkuyruğu yapıp, çantama telefonumu sıkıştırıp, eşyalarımı kucağımda toplayarak onlara döndüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Birbirinizi öldürmeyin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hızla yanlarından ayrılıp banyoya girdim. Üzerimdeki her şeyi çıkartıp duşa kaçamak bir bakış attım. Vakit kaybetmeden içine girdim, bedenimi olabildiğince hızlı hamlelerle yıkayıp kendimi kuruladım. Yoldan gelmiştik sonuçta, en azından bu şekilde daha rahat hissediyordum. Yeni kıyafetlerimi giyip, vakit kaybetmeden çantamı da takarak banyodan çıktığımda Lidya’yla Şeyda hâlâ tartışıyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda’nın Ağzından
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Parmaklarımın üzerine kadar çektiğim geceliğin altından yumruklarımı sıkıyor, tırnaklarımı etime geçiriyordum. Ona karşı bu kadar sinirli ve kırgınken, nasıl oluyordu da bu duyguların her biri buhar olup uçuyor, yerini heyecana ve tatlı bir sızıya bırakabiliyordu. Çenemi dikleştirerek başımı yan çevirip ona baktığımda içim gidiyordu, garip oluyordum. Bu yüzden beni tatmin edene kadar ona bakmamaya kararlıydım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona bakmamalıyım, bakmamalıydım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Televizyonun kenarını incelerken bile görüş açıma sinen omuzlarının aklımı bulandırmasına izin vermemeliydim. Az önce kızların yanında yaptığı da neydi öyle, ayaklarımı yerden kesmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kızlar beş dakika önce evden çıkmıştı ve biz de karşılıklı olarak koltuklara oturmuştuk. İri bedeni koltukta kıpırdadı ve ayağa kalktı. Yüreğim ağzıma geldi, avuçlarımı dizlerimin üzerine bastırıp, televizyonun kenarını incelemeye devam ettim, yanıma oturdu. Sertçe yutkundum, kalbim sıkışıyordu sanki, televizyonun kenarına odaklanmalıyım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şeyda…” Adım dudaklarından dökülünce titrek bir mırıltı çıkarttım, devam etti: “Bana baksana.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı çevirip boynuna baktıktan sonra tekrar televizyona döndüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bakıyorum ya.” Güldü. Pes ederek bakışlarımı televizyondan çektim, yine de ona bakmıyor, önüme bakıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kırıldım ben sana.” Bütün içtenliğimle söylemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüzümü çevreleyen saçımı, iki parmağıyla geri itip omzumun üzerinde bıraktı. “Çok mu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı yavaşça aşağı yukarı salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarından isyan dolu bir mırıltı döküldü ve üzerime doğru eğilip çenemi kaldırarak gözlerime baktı. O bayıldığım gözleriyle, o kadar güzeldi ki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Özür dilerim civciv, beni affeder misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dolan gözlerimi üzerinden çekip kenara sabitledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana anlatacaklarına bağlı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İç çekerek kafasını sallayıp yanağımı okşadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana içtenlikle anlattığımda beni affedeceksin ama belki de benimle olmak istemeyeceksin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüreğimde oluşan panik dalgaları yavaşça büyüdü, korkuyla gözlerine baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Birini mi öldürdün?” Şaşırmıştı, bu kadar büyük bir mesele değildi neyse ki. Rahat bir soluk aldığımda başını onaylamaz anlamda salladı. “Herhangi birine isteği dışında kötü bir şey yaptın mı?” Bu, diğer dediğimden de alakasız gelmişti ona, yine kafasını onaylamaz anlamda salladı. Bunların cevaplarını zaten biliyordum ama öyle bir konuşmuştu ki… Ben sadece, o ancak bir cani olursa onu sevmekten vazgeçerdim, başka ne olabilirdi ki diye düşünmeden edememiştim. “O zaman seni istememek için herhangi bir sebebim yok, doğrunla ve yanlışınla seni kabul ediyorum.” Dikkatle yüzümü izledi, konuşmam bittiğindeyse alnı gerilmişti, rahatlamıştı. Belki de şu anda ondan kaçıp gitmemi bekliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anlatacak mısın?” dedim saf bir ifadeyle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudağının kenarı vahşice yukarı doğru kıvrıldığında bakışları parladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Önce bir anlaşma yapmamız lazım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne anlaşması?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dizimi kavrayıp beni kendine doğru çektiğinde, az önce düzene giren soluklarım hızlanarak göğsümü ağrıtmıştı. Suratını iyice yaklaştırıp şakağımı yakıcı, sesli bir şekilde öptü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Önce, seni biraz iyi hissettirmek istiyorum.” Öpücükleri yanağıma, çeneme dağıldıkça hayat buluyordum sanki. “Seni özledim,” dediğinde dudaklarım aşağı doğru kıvrıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Arel… Senden çok hoşlanıyorum,” dedim duygulu bir sesle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Artık kalbimin kırılmasını istemiyordum. Onu seviyordum, bana bu şekilde hissettirebildiği için ona minnettardım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayatımın travmasını en acı rengiyle tanımıştım ve o günden sonra sadece midem bulanmıştı, sürekli aklımda görüntüler belirmişti ve sürekli acı çekmiştim. O girdaptan hiçbir zaman çıkamamıştım, âdeta bir kısır döngü sürecine girmişti hayatım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama şimdi o gelmişti: Arel… Beni kudretiyle o girdaptan çıkartarak kendine inandırmıştı. Onunla geçirdiğimiz güzel vakitlerin ardından, tam anlamıyla birlikte olamasak da her seferinde daha çok yaklaşmıştım ona. Son olanlardan sonra ise onu ne kadar çok sevdiğimi daha iyi anlamıştım. Bana sadece tek bir anlamla yaklaşmayan bu adam bana iyi hissettiriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O birkaç haftayı telafi et.” Kısılan bakışlarımla mırıldandığımda şakağı seğirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başımın tepesine yerleştirdiği kafasını kaldırıp bana yırtıcı bir ifadeyle baktı. “Özür dilerim… O haftaları telafi etmemi istiyorsan bana bir söz vermen gerekecek. ”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne istiyorsun?” İstem dışı bağırdığımda gülmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana anlatacaklarımla ilgili kızlara tek kelime dahi etmeyeceksin!” Bu imkânsızdı! Biz birbirimize her şeyimizi anlatıyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yapamam…” Kollarını göğsünün altında birleştirip sırtını koltuğa yasladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Emin misin?” Sertçe yutkundum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şantaj yapıyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen bilirsin Sarı,” dedi ilgisiz bir tonla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel’in yaptığı hiç adil olmasa da bana anlatacaklarını deli gibi merak ediyordum. Bana karşı, neden o şekilde davrandığını bilmem gerekiyordu. Aksi takdirde ona güvenemezdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lanet olsun, tamam!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ufak bir kahkaha attıktan sonra, kolunu omzumun üzerine atarak saç diplerimden öptü. “Doğru karar güzelim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elis Mira Aktaş
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’la Lidya da söylenerek benim ardımdan apartmandan çıktıklarında Mesih’in arabası sokağın başındaydı. Onlara doğru dönüp, ikisine de işaret ederek, “Söylediklerimi unutmayın,” dedim. Beni umursamadan aralarındaki atışmaya geri döndüklerinde, omuz silkerek arabaya doğru ilerlemeye başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda’nın sorununu hallettikten sonra aklımda Semum’u görmek vardı, Şeyda’yla ilgilendiğim için ona pek vakit kalmamıştı. Attığım adımlar gerginleşmişti, Mesih’le bilerek Semum hakkında konuşmamış, aramızın düzelmesini beklemiştim. Belki biraz içten pazarlıklı davranmak olabilirdi fakat başka çarem yoktu. Şimdiyse Semum’la uzun süre görüşmediğim için görüşmem gerekiyordu, bunu Mesih’ten gizlemeyip, söyleyerek yapacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapıyı açıp koltuğa oturduktan sonra geri kapatıp ona doğru döndüm. Üzerine ince, salaş, siyah bir badi giymişti. Geçen ki İtalyan yassı kolyesi boynundaydı. Dirseğini kapının koluna yaslamış, işaret ve başparmağıyla da tuttuğu kolyenin ucunu kaldırmış, onunla oynuyordu. Diğer eli de direksiyona doğru uzanıp kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Benden tarafa doğru kısa bir bakış atıp kaşlarıyla üzerimi işaret etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kemerini bağla.” Dediğini yaparken arabayı çalıştırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Anlamsız bakışlarla onu izleyerek, “Nereye gidiyoruz?” diye sordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Doktora.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beklemediğim cevabıyla ilk başta ne diyeceğimi bilememiştim. “Ne gerek var şimdi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Söz vermiştin.” Kafasını tekrar bana doğru çevirip, sert bir ifadeyle bakıp geri önüne döndü. “Unutmuşsun.” Öyle bir söylemişti ki sanki başka bir şeyi daha kastediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni düşünerek hareket ediyor, benim için çabalıyordu, ona zorluk çıkartmak mantıksızdı. Uysal bir ifadeyle kafamı salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Affedersin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana verdiğim kremi sürmeye devam ettin mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunarak altdudağımı dişlerimin arasında ezdim. Havaalanına giderken verip sürmeyi unutmamam için beni sıkıca tembihlemişti. Geldiğimden beri aklım başımda değildi ki, duş bile alamamıştım, kremi mi hatırlayacaktım? Araba hareket ederken sızlayan bedenim pekâlâ bana kremi hatırlatmıştı, ben umursamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımı ekşiterek, “Sürmedim,” dedim. Üzerime doğru kısa bir bakış daha attığında önüme bakıyordum. “Bazı sıkıntılar vardı tamam mı, kendime ayıracak vaktim yoktu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neyden bahsediyorsun?” Sakin sesinden cesaret alarak Şeyda’yla olanlardan bahsettim, döndüğümüz gece Arel’in olduğu bara gittiğimizi ve ardından elimiz boş, eve döndüğümüzü anlattım. “Şaşırttın beni İris, sen milletin meselesine bulaşmayan biriydin, ne oldu da karıştın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarımı göğsümün altında birleştirdim, benimle dalga geçiyordu. Sonrasını duyarsa ne düşünürdü acaba, özellikle de Arel’in telefonuna girdiğimizi duysa mesela… Utançla altdudağımı dişledim, bu kısmı kesinlikle anlatmamaya karar verecekken, Arel’in söyledikleri geldi aklıma. Bizim girdiğimizi anlamıştı. Mesih’in bu kadar saçma bir şeyi yine de benim ağzımdan duyması, belki de daha az mide bulandırıcı olacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sonrasını dinlemedin daha,” dedim düz ve hoşnutsuz bir sesle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Merakla bekliyorum,” dedi büyük bir memnuniyetsizlikle. Burnumu bir yerlere sokmamı sevmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ertesi sabah Lidya da geldi ve biz o an dünyanın en mantıksız kararını aldık.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yaptınız?” Devam etmem için o kadar yumuşak konuşmuştu ki ürpertiden tüylerim diken diken olmuştu. “Lidya’nın bir arkadaşından, Arel’in telefonuna girmek için yardım istedik.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Araba ani bir frenle durunca, emniyet kemerimi taktığım için öne doğru zıplayıp hızla yerime geri oturmuştum. Dudaklarımı birbirine bastırıp gözlerimi sıkıca yumdum, bu gerçekten de utanç vericiydi. Özellikle de Mesih’in bunu bilmesi daha da utanç vericiydi. Kafamı çevirip camdan dışarıya bakmaya başladım. Beni izliyordu, bir şey söylemeden rahatsız edici bir biçimde bakmaya devam edince ona döndüm: “Evet yapmamız gerekirdi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları çatılmıştı ve bakışlarındaki suçlama huzursuz hissetmeme sebep oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Arkadaşların aynısını bana yapsa nasıl hissederdin?” dedi buz gibi bir sesle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarımı kaçırdım, hoş olmadığını zaten kabul ediyordum, evet, çok aptalcaydı ama yapmıştım artık, sorumluluğunu almaktan başka çarem yoktu. Sonuçta doğrularımızla övündüğümüz gibi, yanlışlarımızı da kabullenmeliydik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, yanlış yaptım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını iki yana doğru salladığında kucağımda birleştirdiğim ellerime bakıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, bu gerçekten de hoş değil.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Avuçlarımı birbirinden ayırıp, iki yanımda yumruk yapıp ona doğru döndüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha ne kadar üzerime geleceksin?” Sonuçta adam da öldürmemiştim. “Bu kadar ayıplanmayı da hak ettiğimi düşünmüyorum ayrıca,” dedim iğnelercesine.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntıyla bir soluk verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sadece bu olaydan bahsetmiyorum, sürekli bir adım öne gidiyorsun. Sana karışma dedikçe daha fazlasını yapıyorsun, bundan sonrası ne olacak? Kendine bir bak.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Konuşmasını sabırla dinleyip dişlerimi kenetlercesine birbirine bastırdım. Aksi takdirde ağzımdan kırıcı, onu yargılayan sözcükler çıkabilirdi. Çıkmamalıydı çünkü o da benim iyiliğim için konuşuyordu. Söyledikleri doğruydu, bu şekilde devam edersem ileride kendime yakışmayan başka şeylere de yeltenebilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hoş olmayan bir tavır sergilediğimizde, sen de bunu yaptın veya diğerleri neler neler yapıyor, bunda ne var demek yerine, kendimize çizdiğimiz çizginin içinde kalmalı, kendimize yakıştırdığımız karakteri sergilemeliydik. Ben başkasının telefonuna gizlice girip mesajlarını okumayı kendime yakıştırmamıştım. Özellikle de arkadaşımın sevgilisinin telefonuna…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uyarıların için teşekkürler.” Artık bu konunun kapanmasını istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrar soluklarını duydum, bir süre sessiz kaldı ve ardından, “Bir daha kimsenin telefonuna girmek yok,” dedi. Ne istediğimi hissetmişti, belki de konuyu güzelce kapatmaya çalışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı kaldırıp ona takılırcasına, “Özellikle seninkine mi?” dediğim an söylediklerime pişman olmuştum. Suratındaki ifade iyice sertleşti, bakışları karardı. Yırtıcı bir hayvan gibi birden önümde belirdiğinde hayretle sesli soluklar aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burun buruna kaldığımızda, “Eğer böyle bir şey yaparsan…” diye başladı. Kafamı endişelenerek geriye doğru çekince, daha da yaklaşıp koltuğa yapışmamı sağladı. Çenemi tutup kafamı kaldırdı, atik hareketleri beni gerdiği için istem dışı gözlerimi kapattığımda burnumda bir yanma hissettim. “Burnunu kopartırım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geri çekildiğinde dudaklarım aralanmış, öylece kalakalmıştım. Bana takılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni korkuttun,” dedim suratımı sıvazlayarak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arabayı çalıştırdı. “Fark ettim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratındaki bozuntuya uğrayan ifadeden amacının bu olmadığını biliyordum. O genelde birilerine takılmadığı için, belki de bunun ayarını tutturamamıştı sadece. Dudaklarımı birbirine bastırarak sırıtmama engel olduğumda kısa bir an bana baktı, kafamı hızla cama çevirip, dudaklarımı ısırarak başka şeyler düşünmeye çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hastaneye geldiğimizde vakit kaybetmeden doktora göründüm. Doktor hanım, en başından beri âdet sancısı görmemenin, ileride de görmeyeceğimiz anlamına gelmeyeceğiyle ilgili bana bazı bilgiler verdi. Sorduğu birkaç sorunun ardından, âdet zamanları en dikkat etmem gereken yerlerimi açıkta bıraktığımı ve daha öncesinden de üşütmekle ilgili oldukça tedbirsiz davrandığımı fark etmiştim. Küçükken, o an giymek istediğim bir pantolon veya çorap, nemli olsa bile umursamadan giyerdim. Bu, yakın zamanlarda da başıma gelmişti ve yine umursamadan giyip üzerimde kurutmuştum. Bununla ilgili ciddi tedbirler alıp, dikkat etmem gerektiğini söyledi. Onun dışında anormal giden bir durum yoktu. Ayaktan kapacağım en ufak bir soğukta bile, yine aynı ağrıları çekecektim âdet günümde. Mesih’in de dediği gibi ay sonları dikkat edecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Doktordaki işimizi halledip arabaya bindiğimizde, Mesih tam arabayı çalıştıracakken, “Beni Semum’un evine bırakır mısın?” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çekimser bir tavırla ön konuşma yapmadım veya bırakabilir misin demedim. Çünkü bu konu benim için tartışmaya biraz kapalıydı. Her ne kadar arada kırmızı çizgiler olsa da Semum’u görmem gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elini saçlarının arasından geçirip, kafasını koltuğa yaslayarak boğuk bir sesle, “Ve bunu benden istiyorsun.” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senden sakladığım bir şey yok çünkü.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni, kendi ellerimle o pisliğin evine bırakmamı istiyorsun.” Tehlikeli bir sakinlikle konuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O benim arkadaşım ve biliyorsun ki onunla…” İshak’ın ölümünü paylaşmıştık ve o zamandan bugüne kadar doğru düzgün konuşamamıştık. Ben her ne kadar kendimi toparlayabilsem de en zoru Semum’a kalmıştı. Ben bayıldığımda o her aşamaya şahit kalmıştı. Semum için daha zordu. Bakışlarım etrafta gezindi, o görüntüler aklıma gelince midemdeki soğukluk, hızla tüm vücuduma yayılarak ellerimi titretti. “Onunla…” Fısıltıyla çıkmıştı sesim. “Konuşmam gerekiyor.” Sözlerimi güçlükle tamamladığımda nefes nefese kaldım. O iğrenç günle ilgiliydi işte.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dışarıda buluş,” dedi yenilmiş bir tavırla. Kafası hâlâ koltuğa yaslıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne konuşmam gerektiğini biliyorsun.” Artık Mesih’e açıklama yapmaktan da yorulmuştum, soluklarımı güçlükle alıyor, aklımda yeşermeye çalışan o görüntüleri gözlerimi sıkça yumarak geri göndermeye çalışıyordum. Semum’u görmek benim için de kolay değildi ama bir an önce görüp en azından bu konuyla ilgili kendini toparlayabildiğini hissetmek istiyordum. Takarak kararını değiştirmemesi için tek kelime dahi etmedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onun da kendine göre haklı yanları vardı. Semum’un bana karşı daha farklı duygular beslediğinden şüpheleniyor olabilirdi. En son Nida, bana buna benzer şeyler söylemişti, Kehanet ateşinin yakıldığı günde. Dışarıdan öyle gözükse de Semum’un içinde bana karşı arkadaşlık dışında farklı duyguların olduğunu kesinlikle hissetmiyordum. Belki ilk tanıştığımız zamanlarda olabilirdi veya daha sonrasında, hiçbir fikrim yok o zamanlarla ilgili ama şimdi, kesinlikle bir fikrim vardı ve Semum benden o anlamda hoşlanmıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum’un evinin önünde durunca, sesimi çıkartmadan emniyet düğmesine bastığımda direksiyondaki elini çekmeden, sokağın girişine bakarak, “Sadece yarım saat,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımda bozguna uğrayan bir ifade oluştu, kaşlarımı çatarak, “Bir saat,” dedim onaylamaz bir sesle. Kafasını çevirerek, sert ifadesinin her hattını ve öldürücü karanlıktaki bakışlarını görmemi sağlayarak, “Burada bekliyorum,” dedi dişlerinin arasından.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu daha fazla zorlamadan arabadan inip, hızla apartmanın içerisine daldığımda bir yandan da Semum’un evde olması için dua ediyordum. Ona haber vermeden, spontane bir şekilde yanına gelmiştim. Evde olmaması Mesih’in ekmeğine yağ sürerdi ve belki de başka bir buluşma için tekrar aynı zorlukları yaşamama neden olurdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapısını tıklatıp, ardından beklemeden zilini de üst üste çaldım. Mesih olmadan gelseydim evde olmaması sorun olmazdı, onu gelmesi için bekleyebilirdim. En son Mesih’le olup, ondan ayrıldıktan sonra buraya gelmem de onun açısından pek hoş karşılanmazdı. Saklayacak veya çekinecek herhangi bir durumum olmadığı için beni, özellikle onun getirmesini istemiştim. Her türlü iki ucu pis bir değnekti. Bu iki adamı da aynı anda hayatımda tutmak, özellikle de Kehanet ateşindeki o günün ardından daha da güç bir hâle gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntıyla bir soluk verip büzdüğüm dudaklarımla kapıya, hüsrana uğramış ifadeyle bakarken, kapının kilit sesini duyunca ağzım kulaklarıma vardı. Kapı geriye doğru açıldığında aralık kalan yerde Semum’un iri bedeni gözükmüştü. Onda gördüğüm farklılıklara gözüm yabancı olduğu için birden şaşırıp onu dikkatle incelemeye başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genelde çok dikkat çekmeyen saç kesimi, kulak arkalarını üç numaraya vurdurup, yukarıya doğru saçını uzun tutmasıyla daha havalı olmuştu. Kemikli çehresini örten kısa sakalları ona yakışmıştı. İlk defa sakal uzattığını görüyordum, normalde her sabah tıraş olup çehresini pürüzsüz tutardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım yüzünden kayıp bedenine indiğinde kafamı çevirdim çünkü üzerinde sadece beline bağladığı lacivert havlusu vardı. Az önce gördüğüm görüntü, beynimde tekrar canlandığında ona döndüm. Kilo almıştı ve bu da ona yaramıştı. Görüşmediğimiz zamanlarda sıkı antrenmanlar yaptığı, iyice biçimlendirdiği bedeninden belli oluyordu fakat benim dikkatim, üzerinde su damlalarının gezdiği bedeninden çok, yaptırdığı dövmelerde takılı kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis.” Kapıyı açtığında suratındaki o kaya gibi ifade gitmiş, yerine donuk, içinde bazı duygular barındıran bakışları gelmişti. Aynı şekilde ona karşılık verdiğimde, kapıyı tamamen açıp büyük bir özlemle bana baksa da surat ifadesi hâlâ ciddi ve temkinliydi. “Gel buraya.” Koluma uzanıp beni kendine çekince kalbimi çevreleyen o suçluluk duygusundan daha da güçlü bir kuvvetle, kollarımı omuzlarına sardım. Yanağım köprücük kemiğini bulduğunda saçımı okşadı. Aklıma, o günkü birliğimiz ve yaşadıklarımız geldi, kendimi tutamadan gözyaşlarımı serbest bıraktığımda dudaklarından fısıltıya dönük mırıltılar çıkmaya başladı. Sırtımı okşayarak beni rahatlatmaya çalıştı. “Geçti artık.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bunu ondan duymanın verdiği huzuru anlatmaya kelimem yoktu. Kafamı geri çevirip, ona bakıp elimle yanağına dokundum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunu demene o kadar sevindim ki.” Suratında buruk bir tebessüm oluştu. Ardından bir adım geri çekildi. Belimdeki elini indirerek havlusunu tutunca hatırladığım ayrıntıyla hızla geri çekildim “Affedersin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önünü dikkatlice sıkıştırıp kapıyı örttü. “Salona geç, geliyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı salladım. Arkasını dönüp yürümeye başladığında sırtının da dövmelerle kaplı olduğunu gördüm. Birden bakışlarım kısıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana bunu o yaptı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum’un evinde olduğum ilk gün, gösterdiği yaraları gözümün önünde canlandığında içim huzursuz olmuştu. O… Yaralarını dövmelerle kapattırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapının önünde daha fazla oyalanmadan üzerimi düzelterek içeri geçtim, az önce Semum’a sarıldığım için kazağımın önü biraz nemlenmişti. Benim hemen ardımdan elinde tuttuğu lacivert tişörtüyle solona girdi. Altına siyah bir pijama giymişti. Tişörtü, oturmadan hızla kafasından geçirip yanıma gelince bir an ne diyeceğimi kestiremedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi üzerinde kısaca gezdirip, “İyi gözüküyorsun,” dedim. Normalde de yapılı bir vücudu olsa da çok uğraşılmış gibi durmuyordu. İltifatım hoşuna gitmişti. “Ne ara dövme yaptırdın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cildi gerildi. Dirseklerini dizlerine dayayıp, kafasını benden tarafa doğru çevirdiğinde kaşları acımasızca çatılmıştı. “Aslında…” İşittiğim o buz gibi ses tüylerimi ürpertti. “Ben de seninle bunu konuşacaktım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onun gibi yapıp, dizlerimin üzerine dirseklerimi koyup, kafamı ona doğru çevirdim ve ciddiyetle ona baktım. “Evet, benimle konuş, lütfen.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüzünde zorlandığını belli eden bir ifade oluştu, ardından gözlerini yumdu, söyleyecekleri sanki ona acı veriyordu. Bana, ona acı veren bir sırrını açacaktı sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis…” dedi ve koyu mavi gözlerini aralayarak suratını yaklaştırdı. “Ben geçmişimi hatırlamaya başladım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.