17. Bölüm

Sınırsız Aykırı Serisi 3 / MESİH'İN GERÇEK YÜZÜ

💬 0
İyi Okumalar!
Titreyen bakışlarım ifadesiz bakışlarına ardı ardına bakıyor, içimde giderek azalan umut kırıntılarını süpürerek yanaklarıma sicim gibi dökülen gözyaşlarımın kapılarını aralıyordu. Boncuk boncuk olan gözlerimi, baston yutmuş gibi dik bir şekilde durarak ona aktarmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’ın söylediklerini uyguluyor, bana ne yaptığını görmesini sağlıyordum. İnsanlar kırgınlıklarımızı görmeli, sergiledikleri davranışların nelere sebebiyet verdiğini fark etmeliydi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cevapsız kalmaya devam edince burukça tebessüm ederek, “Boş versene,” deyip, önünden ayrıldım; az önce şarja taktığım telefonumu alıp, askılıktaki çantamı sökercesine çekip kendimi evden dışarı attım. Buruk bakışlarım ürkekçe etrafta dolandı, kendimi toparlayıp hızlı adımlarla asansöre yöneldim. Bir an önce buradan çıkmalıydım, onunla tekrar karşılaşmak istemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Apartmandan çıktıktan sonra nereye gittiğime bakmadan, hızlı adımlarla tüm her şeyi gerimde bırakarak, koşarcasına sokaktan çıktım. İçimde yükselişe geçen duyguları bastırmaya çalışıyor, kendi kendime diyaloğun devamını kurmayı kesmeye çalışıyordum. Bir süre sonra kendimi tutamadan koşmaya başladığımda esen rüzgârla üşüyen yanaklarımı, akan sıcak gözyaşlarım ısıtıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lisa’nın dediklerinden, içsesimin haykırdıklarından, Mesih’in sustuklarından… Her şeyden kaçarcasına koşuyordum… Ne yaparsam yapayım, içimde oluşan yangını bir türlü söndüremiyor, üzerine tam uyan bir kulp asla geçiremiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih Dinçer… Zaten en başından beri bana neden özel davranacaktı ki? Beni sevmesi için bir sebebi mi vardı? Bana en başından beri, benim için bile katlanmamıştı… Ne ben Leyla’ydım ne de biz ilk görüşte aşk yaşamaya başlayan o romantik roman sayfalarının içerisindeydik… Tecrübesizliğime karşın karşımda birçok şeyi görmüş geçirmiş güçlü bir adam vardı, ne olmuştu ona? Beni görür görmez dizleri mi titremişti, bana âşık mı olmuştu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir de aptal gibi tüm söylenilenlere rağmen yine de Mesih’in yanında olmayı tercih etmiştim. Ondan sırf bir gün vazgeçememek için evlenmiştim. Hem de hiç düşünmeden. Koşarken kafamı iki yana salladığımda yorgun düşen bacaklarım yavaşlasa da hâlâ acı çeken bir ifadeyle koşmaya devam ediyordum. Aptaldım. Bir de utanmadan ruhlarımızın yaklaştığı yalanına inandırmıştım kendimi. Tıpkı bir aptal gibi kendimi defalarca ona teslim etmiş, en çirkin hâlini dahi kabul etmiştim. Ben Dünyadaki en büyük aptaldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aptal…” Tıpkı bir zamanlar da Mesih’in ağzından düşürmediği gibi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Soluk soluğa kaldığımda, dengemi güçlükle toparlayıp durdum; durmadan bağırmak istiyor, yeri dövmeyi arzuluyordum. Düşüncelerim onu her yerden engellemeye çalışsa da zihnime kazınan şefkatli bakışları, ilgili hâlleri aklıma geliyor, beni ikilem dolu bir uçuruma sabitliyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dizlerime doğru bükülüp öksürüklerimin arasından güçlükle nefes almaya çalıştım. Kendimi kusacak gibi hissediyordum. Bu şekilde daha fazla idare edemeyeceğimi bildiğim için kendimi sakinleştirdikten sonra bu sefer gerçekten de Mira, Mira Mağazası’na doğru adımlamaya koyulmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şehir dışına gitmediğim zamanlarda evden çalışmaya başlamış, ona yeni tasarımları atmıştım. Biraz oraya gidip Mira’nın ofisinde aklımı kaybedene kadar çizim yapabilirdim. Onu da uzun süredir görmüyordum, bana da iyi gelebilirdi. Kendimi yıpratıp yormak yerine üretken olarak kafamı dağıtacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mağazadan içeriye girdiğimde Mira, beni büyük bir coşkuyla karşılamıştı. Onunla kısa bir süre sohbet ettikten sonra, onu mağazada bırakıp çizim odasına geçtiğimde içim içimi yiyordu. Kalemimi elime alarak günümüzün bol kalıp tarzına uygun birkaç model eşofman altı çizmeye başladım. Mira’nın oluşturduğu müzik listesi bilgisayardan çalıyor, kalem darbelerime vurgu yapıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dört farklı tasarım çizdiğimde hızımı bir türlü alamıyordum. Kâğıtları dosyalayarak Mira’nın masasının üzerine koyup yeni bir kâğıt alıp deli gibi karalamaya başladım. Nefes nefese kalana kadar hararetle kâğıdı karalayıp yere fırlattım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öfkeli bakışlarım ofisin içerisinde dolandı. Kafamı koltuğa yaslayıp, ellerimle suratımı kapatıp bir süre o şekilde bekledikten sonra uzun bir soluk alarak doğruldum. Kalemi tekrar elime alıp, tok kâğıdın üzerinde yumuşak eksenler çizerek kafamdaki ölçülere göre bir yüz taslağı oluşturdum, vakit kaybetmeden göz yerlerine gelerek minik, yumuşak halkalarımla, göz çizgi lekelerini hızla sayfaya bırakmaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendimi kaptırıp hararetle göz taslaklarını tamamlayıp oraya gerçek bakış ifadesi kondurduğumda ruhumda yüksek dereceli bir doyum hissetmiştim. Portre çizimi için ofiste gerekli malzemeler olmadığı için, masanın üzerindeki peçeteyi minik parçalara ayırıp bir fırça gibi kullanarak, burun kemer kısmının gölgesini vermeye başladım. Yanımda bir örnek fotoğraf olmamasına rağmen, zihnimdeki görüntüsüne sadık kalarak iyi gidiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağırlayan gözkapaklarımla Lisa’nın portresine baktım. Aklıma onun masum yüzünü çizmek gelmişti. Surat hatları öylesine yumuşak, aynı zamanda da öylesine derindi ki ondan daha iyi model düşünemezdim. Portre tam anlamıyla bitmese de genel ifadesini az da olsa aktarabilmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırtımı koltuğa yasladığımda bakışlarım duvardaki saatle buluştu. Tasarım çizimlerimle birlikte, aralıksız üç saattir çalışıyordum. Lisa’nın portresini bir dosyaya koyup çantamı omzuma aldım. Geri kalanına evden devam edecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben ofisten çıkamadan içeri birden Mira girdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gidiyor musun?” Üzerime bir bakış attıktan sonra hayal kırıklığıyla sormuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı onaylar anlamda salladım. “Şimdilik gidiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Heyecanlı bir ifadeyle yanıma gelip dirseklerimden tuttu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Müşterilerden vakit bulup uğrayamadım bir türlü yanına. Elis, geçen ay yaptığın tasarım resmen izdiham yarattı, stokların hepsi tükendi, tekrar diktiriyoruz.” “Orman yeşili hoodieyi mi diyorsun?” Hevesle kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet. Sanırım bu tarz kıyafetler insanların ilgisini çekiyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, Mira. Artık daha özgün hareket edeceğiz. Spor şıklığı, kaliteli kumaşlarla olabildiğince ön planda tutmamız gerekiyor. Vitrindekiler tükenene kadar mağazanın yeni tasarımlarını hazırlamak için bir an önce kumaş stoğu yapmalısın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ciddiyetle konuşmuştum. Beni büyük bir önemle dinleyerek kafasını salladı. Ben sadece aylık çıkacak kıyafetlerle ilgili çizimler yapıyordum. Mira da onlardan, burada oturan insanların tarzına uyabilecek olanları seçerek diktiriyordu. Bazen de istediği tarzda kıyafetler anlatıyor, ayrıntıları bana bırakıyordu. İşim her ne kadar bu olmasa da Mira’yı kumaş kalitesiyle ilgili olabildiğince bilgilendiriyor, mağazasının daha fazla özgün olabilmesi için ona fikirler de sunuyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamamdır Elis, zaten tasarımların yanına kumaşları ve renkleri yazıyorsun, özellikle seçtiğin renkler daha çabuk tükeniyor, bu yüzden dediklerinin dışında almamaya da özen gösteriyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımda içten bir tebessüm oluştu. Hiçbir zaman abiye bir tarzım olmamıştı. Bu yüzden spor tarza neyin daha iyi uyabileceğini öngörebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mira’ya içtenlikle sarılıp mağazan çıktığımda kendimi az da olsa sakinleştirmiştim. Elimdeki dosyayı göğsüme doğru tutup, çantamdan telefonumu çıkartarak açtım. Şarjım on yediydi, bir taksi çağırmak için bana yeter de artardı. Dönüş için geldiğim kadar atletik davranamayacaktım. Telefon açıldığı an rehbere kaydettiğim taksi durağına girecekken ekranda Semum’un adı göründü. Sıkıntıyla bir soluk alıp dosyayı tutuğum elimi kendime doğru daha fazla bastırdım. Parmağımı ekranda kaydırıp aramayı cevapladığım an, buna pişman olmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis sen neredesin!” dedi sert bir sesle. Anlaşılan o da bana ulaşamamaktan nasibini alanlardandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mira, Mira’nın önündeyim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sakın bir yere ayrılma! Hemen geliyorum!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefon birden suratıma kapatılınca çatık kaşlarımla öylece bakakalmıştım. Gözlerimi devirerek telefonu çantama atacakken aklıma Selenay geldi. Onu bir süredir tekrar habersiz bırakmıştım. Eve geleceğime dair kısa bir mesaj atıp, gelen çağrılara ufak bir göz attığımda Mesih’in evden ayrıldıktan sonra, belirli aralıklarla toplamda dört kez olmak üzere beni aradığını gördüm. Umursamadan telefonu tekrar çantama attım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum’un arabası sert bir dönüşle mağazanın önünde durdu ve vakit kaybetmeden hızla içinden inerek üzerime doğru yürümeye başladığında kavgaya gider gibi bir hâli vardı. Son olanlardan ve ona söylediklerimden dolayı hararetinin sebebini anlayabiliyordum. Kararlı bir ifadeyle karşımda durduğunda, bir an ne diyeceğini bilemese de omuz silkerek omzuma doladığı kollarını sıkılaştırıp beni kendisine doğru çekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senin için endişelendim, telefonun neden kapalıydı?” Karşılık vermememi umursamadı, geri çekilerek ifademi inceledi. “Sana bir şey yaptı sandım…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çatık kaşlarımla sitem ederek omuzlarımı silktim. “O bana bir şey yapmaz, şöyle söyleyip durma.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratındaki ifadeden anladığım kadarıyla benimle tartışmak istemiyordu. Kafasını belli belirsiz salladıktan sonra bir adım geri çekildi ve üzerimi iyice denetleyip iyi olduğumdan emin oldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerine geçirdiği lacivert kazağı ve koyu füme pantolonuyla hoş gözüküyordu. Hafızasında canlanan anlarla birlikte giysi dolabına da yenilik katmaya başlamıştı anlaşılan.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Son konuşmamızda oldukça net olduğumu sanıyorum?” dedim sorarcasına. Aramızdaki bağı bir kısır döngüye sokarak onu yormak istemiyordum. Bu uğurda gerekirse sert davranacak, yine de kendimi ondan kopartacaktım. O iyi biriydi ve arada kalmayı hak etmiyordu. Benim gibi kaltak bir dostu özellikle, kesinlikle hak etmiyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni umursamadan omuz silkip ışıldayan gözlerle yüzüme baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen her ne kadar umursamasan da adımı hatırladığımı söyleyecektim.” Suratımdaki umursamaz ifade birden kaskatı kesildiğinde heyecanımı ona belli etmemeye gayret ettim. Onun için çok coşkulu hissediyordum… Kırılmış bir ifadeyle üzerime baktı. “Tabii sen merak etmiyorsundur ama ben yine de söyleyeyim…” Merakla irice açılan bakışlarla çıtımı çıkartmadan onun konuşmasını bekliyordum. Tüm dikkatimi ona verdiğimin farkında olarak beni biraz daha kıvrandırdıktan sonra elini bana doğru uzattı. Önce uzattığı eline, ardından da suratına garip bir ifadeyle baktım. “Benim adım Semih, tanıştığıma memnun oldum…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım hayretle irileştiğinde bana dişlerini göstererek alayla sırıtıyordu. O… Sonunda adını da hatırlamıştı… Şaşkınlıktan irileşen ağzımı güçlükle kapattığımda, kendime engel olamadan gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senin için çok sevindim Semum… Ay, yani Semih…” Dudaklarımdan dökülen adının ardından, dilimde bıraktığı tadı kısa bir an irdelediğimde fark ettiğim ayrıntıyla kaşlarım kıvrılmıştı. Adı, Mesih’in ismiyle aynı harfleri barındırıyordu. Bu ayrıntıyı ona söylemem tatsız olacağından kendime saklamakla yetindim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Fark etmez, bana istediğin şekilde hitap edebilirsin,” dediğinde gözlerinde aynı alaylı tebessüm vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Alışana kadar bir süre daha Semum demeyi tercih ederim.” Kendi ismi doğal olarak çok yabancı geliyordu, bir süre kendimi hazırlamam gerekecekti. “Aslında biliyorsun ki hazırlamama da gerek yok, biz…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çenemi kavrayarak susmamı sağladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni artık zorlamıyorum, sus lütfen.” Kafamı salladım. Onunla münakaşaya girmek istemiyordum. “Ama çok dikkat et olur mu?” Üzerime doğru eğildi. “Çünkü gerçekten de bilmediğin şeyler var.” Fısıldayarak lafını tamamladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bak, ben her türlü kabul ed…“
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yerinde olsam bu kadar emin olmazdım.” Uyarı dolu bakışlarıyla sözünü tamamladığında diyecek bir sözüm kalmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben artık gitmeliyim.” Göğsümdeki kollarımı indirdiğimde varlığını unuttuğum dosya, rüzgârın etkisiyle süzülerek yeri boyladı, bana fırsat bırakmadan peşinden koşturup yere eğildi. Dikkatle kâğıda bakarak onu yerden kaldırdı ve bana doğru uzattı. Umursamaz bir tavırla, Lisa’nın yarım kalan portresini elinden alarak kafamı salladım. “Kendine dikkat et.” Usulca kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İstersen seni ben bırakayım?” dediğinde sesinde mesafeli bir ton oluşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gerek yok, biraz yürüyeceğim.” Taksi bekleyerek onun yanında biraz daha kalmak istemiyordum. En iyisi bir an önce çekip gitmekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum’la vedalaştıktan sonra aklım tekrar karmakarışık bir hâle gelmişti. Ben kabul ettikçe o inatla üsteliyor, beni Mesih’e karşı dolduruşa getiriyordu ve haklıydı da!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu iş artık başa kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aklıma gelen fikirle telefonumu çıkartıp Mia’yı aradım. Neyse ki beni fazla bekletmeden telefonu açmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, nasılsın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mia, şarjım çok az senden bir şey istemem gerek.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tabii, ne olursa söyle lütfen…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih’le kaldığımız evi biliyorsun? Oraya gizlice girmen gerekiyor.” Mia duydukları karşısında afallamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi de neden?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona Mesih’in odasında sakladığı USB’nin yerini iyice tarif ettikten sonra gözümün önüne beliren USB’nin markasını söyleyip, “Oraya giderken yanına aynısından almayı unutma,” diyerek onu tembihledim. Aldığımızın yerine benzerini koyacaktık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki, USB’yi ne yapacağım?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vakit kaybetmeden özel kuryeyle bana göndermen gerekiyor. Ama Mia çok dikkatli olmalısın, tüm bunlardan Aaron’un haberi olmamalı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia beni önemle dinlemişti. Yürümeye devam ederken telefonu kapatıp önünde durduğum kapıya kısa bir bakış atıp vakit kaybetmeden içeriye girdim. Planımın birinci kısmı hazırdı. Eğer bir aksilik çıkmazsa USB yarın elimde olurdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yukarı kata çıkıp zili çaldığımda neyse ki umduğum gibi olmuş, kapıyı bana Lidya açmıştı. Rahat bir soluk verdikten sonra ardına temkinli bir ifadeyle bakıp kısık sesle, “İçeride kim var?” diye sordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kimse?” dedi sorarcasına.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu ittirip içeriye daldığımda hızlı adımlarla arkamdan geldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne oluyor Elis?” Lidya’ya doğru döndüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lidya bana yardım etmen gerekiyor.” Suratında kuşku dolu bir ifade oluşunca, “Korkma bir sıkıntı yok,” dedim sakinleştirmek istercesine.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana her zaman yardım ederim, ne istediğini söylemen yeterli,” dedi usulca. Bu karşılığı alacağımı biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ogeday telefon dosyalarında olduğu kadar bilgisayar dosyalarında da iyi midir?” Cevabının evet olması için çıldırıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilmiyorum ki, soralım mı?” Hevesle kafamı salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir USB var, içindeki dosyanın şifresinin kırılması gerekiyor. Lütfen bana yardım et,” dediğimde beklemeden başını sallayıp telefonuna sarıldı. Elindeki telefonu tutarken uyarı dolu bakışlarla, “Lidya, dosyayı sadece benim görmem gerekiyor,” dedim uyararak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrar kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O içeriğiyle ilgilenmez ama tüm işlem boyunca yine de yanında dururuz,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam, ara sor bakalım.” Ogeday’ı arayıp telefonu hoparlöre verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne oldu cadı? Yine kimin telefonuna gireceksin?” dedi vakit kaybetmeden Lidya’ya takılarak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu sefer USB’de olan şifreli bir dosyaya girmem gerekiyor, yapabilir misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lidya, bu ara fazla mı gizli kapaklı iş çeviriyorsun ne? Şu insanları bir sal artık.” Ogeday’ın sözlerini duyunca Lidya gözlerini devirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Orasına karışma! Yapabilir misin diyorum?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam tamam! Vallahi dosyanın korunurluğuna göre değişebilir. Ama açarım herhalde, getir sen.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lidya soran bakışlarını üzerimde gezdirince dudaklarımı kıpırdatarak yarın dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdi olmaz, ben seni gün içerisinde arayıp haberdar edeceğim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam bebek, her zaman...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lidya bir şey demeden telefonu kapatınca rahat bir soluk aldım. Belki de bu işi çözerek o dosyaya ulaşacaktım. Bir şey söylemeden, soran gözlerle bakan Lidya’ya sarılıp uzun bir soluk aldım. Elleriyle bir süre sırtımı sıvazladı. Ağzını açıp tek kelime etmese de kafasında soru işaretlerinin olduğunu hissedebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir şey sorma lütfen…” diyerek mırıldandığımda, kafasını sallayınca tekrar derin bir nefes aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arkadaş böyle bir şeydi işte. Ne olursa olsun onların yanında rahat hissediyor, rahatlıkla yardım isteyebiliyor, birlikte keyifli sohbetler yapıyor, aynı zamanda da huzur içerisinde sessiz kalabiliyordun. Ben en çok da beraber sessiz kalabildiğimiz zamanlarda arkadaşlığımızın kuvvetini anlayabiliyordum. Herkes konuşurdu, maharet susmaktaydı. Birlikteyken gerginlik hissetmeden sessiz kalabildiğin, karşındakinin ne düşüneceğiyle endişelenmediğin zaman, gerçek huzura kavuştuğun zamandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lidya’nın yanından ayrıldıktan sonra kafamda kurduğum planların yolunda gitmesiyle rahatlayıp sakince Kehanet’in kuytu sokaklarında yürümeye devam ettim. Sınırlarımı ortadan kaldırdığım için durmamı gerektiren bir neden yoktu. Çekineceğim hiçbir husus kalmamıştı. Ben artık kaybetme korkusu olmayan, kanımda dolaşan cesareti iliklerime kadar hisseden, sınırsız bir kadındım. Gözümü karartmam, artık başkaları için tehlike arz edecekti. Ben çekinmeyecektim; yarası olan, bir kusuru olan çekinecekti. Yalnızca bir tane doğru vardır ve o da ok gibi düzdür, ben dümdüz ilerlemeye devam edecektim…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O günü, Selenaylar ile biraz sohbet ederek kapatıp yatağıma geçtiğimde, Mesih’ten gelen çağrıları hâlâ dirayetli bir tavırla karşılıksız bırakıyordum. Mia’yla en son haberleştiğimizde işler tıkırındaydı. Mia bir şekilde eve girmiş, dediğim değiş tokuşu yapmıştı. Kurye az önce yola çıkmış olmalıydı. Sabahın ilk ışıklarında bana USB’yi getirecekti. Anlaştığımız gibi Lidya beni evden alacak, beraber Ogeday’ın yanına geçerek dosyayı açtıracaktık. İçimdeki kıpırtılarla gözüme bir türlü uyku girmiyordu. Mesih’ten gizli hareket ettiğim için, kendime itiraf edemesem de biraz rahatsız hissediyordum. Dün bozuşmamız işime bile yaramıştı. Onunla konuşmaya devam ederken arkasından iş çevirmek benim için daha da güç olacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sol tarafıma dönerek cenin pozisyonu aldım. Buraya geldiğim zamanki o kararsız, ürkek kızdan eser kalmamıştı. Hangi ara bu kadar cesur, kendini bilen biri olabilmiştim anlayamıyordum. Mesih’le atladığımız serin sular, Kehanet üyeleri ve daha fazlası… Burada tanıdığım insanlar, arkadaşlarım… Her biri kendimi tanımama, çizgilerimi belirlememe yardımcı olmuş, elbirliğiyle kendimi görebilmem için bana ışık tutmuşlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben, Elis Mira Aktaş… Dizlerim titreyerek yürüdüğüm bu sokaklardan galip çıkarak önyargılarımdan kurtulup iyi kötü demeden insanlara ilk adımda yaklaşmayı öğrenmiştim. Zamanla ürkerek yaklaştığım bakışların ardındaki samimiyeti fark edip insanların etraflarına ördükleri duvarların sebeplerini öğrenmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir insan yalnızca kimin sonuna kadar sabrederek söküp atabileceğini görmek için etrafını duvarlarla kaplardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kimi zaman kendilerini koruma içgüdüsüyle uzak kalırdı. Kimi zaman da diğerlerini tanıma arzusuyla. İşin içinde her zaman koruma ve korunma arzusu yatardı. Şimdiye kadar ancak bu kadarını gözlemleyebilmiş, insanları analiz ederek anlamaya çalışmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titreyerek gözlerimi araladım. Uyku sersemliğiyle titreyen bakışlarım duvardaki saatle buluştu, saat gece dörttü. Yatağın üzerindeki telefonumun titremesiyle bir beton kadar ağır olan başımı yastıktan ayırıp, telefonuma özel kuryeden gelen mesajı açtım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yarım saat sonra kapıdayım.” (04:01)
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üşengeç adımlarla yataktan kalkıp ılık bir duşa girdim. Su üzerime çarptıkça açılıyor, dinç hissediyordum. Suratıma yapışan saçlarımı sıvazlayarak arkaya ittirdiğimde içimde anlamlandıramadığım bir duygu oluştu. Soluklarım sıkılaşınca suyu biraz daha soğutarak kendime gelmeye çalıştım. Bazen kötü olaylar yaşanacağını önceden hissederdik, içimiz sıkışırdı. Şu an tam olarak o durumdaydım sanki. İçim sıkışıyor, midemde garip bir bulantı oluşuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Duştan çıkıp saçlarımı kurutup üzerime rahat birkaç parça kıyafet geçirip taradığım saçlarımı salık bıraktım. Kurye bana aşağıda olduğunu bildiren bir mesaj atınca odan USB’yi asansöre koymasını istedim. Parmak uçlarımda ilerleyip omzumun üzerinden salona bir bakış attığımda Selenay koltuğun üzerinde uyuyakalmıştı. Rahat bir soluk verip ses çıkartmayı umursamadan kapıyı açtım. Selenay’ın uykusu ağırdı, beni asla duymazdı. Şeyda’nın odası da koridorun diğer tarafında kalıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çağırdığım asansörün içinden USB’yi sanki başkası alacakmış gibi hızla çekip çıkarttığımda kalbim daha da sızladı. “Bu his de ne böyle…” Ürkek bakışlarım etrafta gezinirken kendi kendime sayıklamıştım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeri geçip Lidya’yı uyandırdıktan sonra avuçlarımda tuttuğum usb’ye bakarak soluklandım. İçindekileri her ne kadar merak etsem de içimden bir ses açmamamı söylüyordu. İkilemde kalıp, onu incelemeye devam ederek kafamı onaylamaz anlamda salladım. Bu işin dönüşü yoktu. Hem içindekiler her neyse, Mesih’le değil de Mirel’le ilgiliydi. Bu yüzden içinde açtıktan sonra pişman olmamı gerektirecek bir bilgi olamazdı. Lidya’nın mesajıyla yerimden sıçradım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bugün bu işi çözeceksin Elis.” (04:51)
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kararlı bir hamleyle yataktan kalkıp kol çantamın içine telefonumu ve cüzdanımı atarak evden çıktım. Apartmandan dışarı çıktığımda saat beşe geliyordu Zifiri karanlık olan gecede, kırmızı apartmanın önündeki lamba, önümü ve sokağın başında duran Lidya’nın arabasını görebileceğim ölçüde aydınlatıyordu. Aracın içerisindeki ışık açık olduğu için, pijamalı bacaklarını kendine çekip kafasındaki bandanayla koltuğa kıvrılışını izleyebiliyordum. Gündelik hayatta tarzından asla taviz vermese de uyku saatlerinde nereye gidecek olursa olsun yataktan çıktığı gibi geliyordu. Arabaya geçip kemerimi taktığımda esneyerek ağzında bir şeyler geveledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ağzın yırtılacak neredeyse, gözünü dört aç lütfen, bir de kaza yapmayalım şimdi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şoförlüğüyle ilgili şimdiye kadar bir şikâyetim olmasa da yarım yamalak açık olan gözleriyle pek de güven teşkil etmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını varla yok arasında sallayıp, “Merak etme şurası zaten,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ondan emindim. Kehanet’te her yer birbirine yakın olduğu için araba yolculuklarımız da kısa sürerdi. Lidya kafasını iki yana sallayıp kendini silkeledikten sonra vakit kaybetmeden arabayı çalıştırdı. Bir yandan da irice açtığı gözleriyle yola bakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ayağındaki panduflarla zor olmuyor mu?” Omuz silkti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aksine.” Uykusuz olduğu için pek konuşkan değildi. Ben de zorlamadım. Kısa süre içerisinde iki katlı, tabanı alçak duran ufak bir ofisin önünde durduğumuzda esneyerek, “Geldik,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onunla hareket ederek arabadan inip ofisin önünde durduğumda, Lidya elindeki anahtarı cam kapıya tıklatarak bekledi. Herhangi bir kıpırtı olmadığı için önüne düşen saçını geriye doğru savurup Ogeday’ı aradı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Metalik ses içeriden geliyordu. Yüzümü cama yaslayıp, avuçlarımla gözlerimin kenarlarını kapatarak karartılı camların ardını görmeye çalışmamla geri çekilmem bir olmuştu. Lanet olsun! Tam baktığım esnada Ogeday siyah, deri koltukta, üzerinde çıplak yatan kızı kenara itiyordu. Neyse ki saliseyle uygunsuz taraflarını görmemeyi başarmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne oluyor?” dedi Lidya.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuz silkerek suratımı buruşturdum. “Boş ver.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeriden gelen birkaç kıpırtı sesinin ardından kapı açıldığında Ogeday altına bir eşofman giymiş, elindeki siyah tişörtü göbeğine doğru yaydırıp orada tutuyordu. Lidya gördüklerinden hoşlanmamış gibi iğneleyici bir tavırla onu inceledikten sonra içeri girdiğinde Ogeday, “Yarın arayacağını söylemiştin!” dedi ağzının kenarıyla. Uykulu olduğu için sözcükleri yuvarlayarak konuşmuştu. Lidya telefonunun ekranını ona kaldırıp, kenar düğmesine basarak saatin ve tarihin gözükmesine izin verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yarın oldu zaten?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından Ogeday’a sırtını dönüp ufak ofiste yürürken, sağ taraftaki deri koltukta çıplak yatan kıza baktı. Kızın üzerinde göğüslerini ve baldırlarını örten bir örtü vardı. Bacaklarını paralel bir şekilde kendine doğru kırmış; kafasını kenara doğru büktüğü koluna doğru yaslamış, uyuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lidya’nın dudaklarından onaylamaz anlamda birkaç mırıltı döküldüğünde anlaşılan uykusu açılmıştı. Ogeday kapıyı örtüp, koşturarak önümüze geçip eliyle merdivenleri işaret etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yukarı kata geçelim.” Ardından ensesindeki saçları kaşıyıp geçmemizi bekledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ofisin griye çalan duvarlarına ilgisiz bir ifadeyle bakındım. İki bilgisayar masası ve bir deri koltuk dışında alt katta pek bir şey yoktu. Bizi yönlendirdiği açık krem rengi ahşaptan oluşan merdivenlerden tırmanarak yukarı kata çıktığımızda, burası aşağıya göre hem daha aydınlık hem de daha temiz kokuyordu. Alt katın biraz havalandırılmaya ihtiyacı vardı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lidya için atmosfer yetersiz kalmış olacak ki tekli kanepelerin aralarından sıyrılıp camı açtı. Ogeday karışık saçlarını kaşıyarak bilgisayar masasına oturdu, ayakta dikilen bedenlerimize kısa bir bakış atıp arkadaki koltukları işaret etti. “Otursanıza.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omzumun üzerinden koltuklara temkinli bir bakış attıktan sonra sorarcasına Ogeday’a baktım. “Bu koltuklar amacı dışında kullanıldı mı?” Aşağıdaki gibi amacı dışında kullanılıp olduğu gibi bırakılıyorsa oturmamayı tercih ederdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üşengeç bir tavırla yüzünü sıvazlayıp, “Tahmin edersin ki o iş için yeterli büyüklükte değiller.” Dedi. Tekli koltuklar anca bir kişinin oturabileceği genişlikteydi. “Oturun hadi.” Karşısına oturduktan sonra, kalkıp lavabo işaretinin olduğu kapıdan girip kısa süre içerisinde aramıza geri döndü. Suratını yıkadığı, nemlenen saç diplerinden belli oluyordu. “Bu saatte ne işiniz var burada.” Agresif bakışlarını yönelterek konuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana saat veren oldu mu?” Lidya bana bakarak kafasıyla Ogeday’ı işaret etti. “Hadi, USB’yi ver.” Vakit kaybetmeden dediğini yaptığımda ellerim terlemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ogeday kıstığı küçük gözleriyle USB’ye ufak bir bakış atıp bilgisayara taktığında şarkı mırıldanıyordu. Masanın üzerinde duran sigara paketinden bir dal alarak, “Bana kahve yapsana,” deyince Lidya ikiletmeden yerinden kalkıp bana doğru döndü. “Sen de ister misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi olur.” İşimizin ne kadar süreceğini bilmiyordum, bir kahve iyi gelebilirdi. Ogeday’ın sigarasından çıkan keskin koku odayı esir aldığında nefes almaya ağzımdan devam ettim. Oldukça ağır ve rahatsız edici bir kokusu vardı. Kızlarla daha önceden sigara içmeyi denediğimde kokusundan rahatsız olmuyor, burnumdan da nefes alabiliyordum fakat içmediğim zamanlarda kokusu tam bir eziyet gibi geliyordu. Bu yüzden vücudum bir savunma mekanizması geliştiriyor, rahatsız olduğu zaman burnumdan nefes almayı keserek ağzımdan devam ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ogeday bir şarkı açarak işine devam ettiğinde Lidya kahveleri hazırlamıştı. Bir süre sonra kahve sigara ve müzik Ogeday’ı açmış, parmaklarını tuşların üzerinde daha canlı gezdirmesini sağlamıştı. Kahvemin dibinde kalan son yudumu da içtiğimde Lidya kıvrıldığı koltuğunda uyuklamaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarımı göğsümün altında bağlayıp kafamı kapıya doğru çevirdiğimde bir seksen boylarında, uzun siyah saçlı içeriye girdiğimizde aşağıdaki koltukta yatan kız iç çamaşırlarını giymiş, bulunduğumuz kata çıkmıştı. Çıplak kalan vücuduna ağzım beş karış açık bakakaldığımda belli ki o da bizi görmeyi beklemiyordu. Benimle göz göze gelince irkilerek elleriyle üzerini örttü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ogeday!” Hayıflanarak geldiği gibi geri kaçtığında Ogeday ona bakmadan kıkırdamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısa süre sonra üzerinde siyah elbisesiyle içeriye geri girdi ve hoparlörün sesini kıstı. Ogeday’a kızgın bir bakış atıp yanına giderek suratını kavradı ve dudaklarına tüy kadar hafif bir öpücük kondurdu. Ogeday bakışlarını ekrandan ayırmadan karşılık verdiğinde suratında memnun bir ifade oluşmuştu. Parmakları hızla klavyenin üzerinde geziniyorken kız bana doğru dönüp suratındaki mahcup tebessümle Ogeday’ın masasının önünde duran sandalyeye oturdu. “Affedersin. Ogeday’ın yalnız çalıştığını düşünmüştüm.” Kafamı sorun değil anlamında salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu saatte gelmek zorunda kaldık, kusura bakmayın.” Başka ne diyebilirdim ki? Bakışlarım kızın uzun ince suratında gezindiğinde düz bir ifadesi vardı, düşüncelerini göremiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşin bitince bana kahvaltıya gel.” Ogeday istifini bozmadan yazmaya devam ederek kafasını salladı. Kız bana bir baş selamı verip odadan çıktığında Lidya dudaklarını şapırdatarak mırıldandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Görüşürüz…” Ogeday karşılığını alamayınca göz ucuyla odaya baktı, kız arkadaşını göremeyince dudaklarını bükerek yeniden ekrana sabitledi bakışlarını. “Gitmiş bile.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne oluyor ya?” Lidya dar koltukta huzursuzca kıvranarak gözlerini açtı. Çatık kaşlarıyla Ogeday’a bakıp, “Bitmedi mi hâlâ, hadisene!” Ogeday cevap verme gereği bile duymamıştı. “Of, çok rahatsız burası!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Genelde oturmak için kullanılıyor, ondan olabilir mi?” Klavyesinden çıkan tok sesler eşliğinde Lidya’ya lafını geçirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aşağıdaki de oturmak için var sözde!” Doğrularak oturuşunu değiştirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aşağıdaki için öyle bir şey söylemedim.” Dudaklarının kenarında ahlaksız bir tebessüm oluştuğunda aralarındaki muhabbetin daha fazla derine inmesini istemediğim için yerimden kalktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam, hepimize birer kahve daha yapıyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odanın kenarında duran su ısıtıcıyı doldurup çalıştırdıktan sonra vakit kaybetmeden bardakları ayarlayarak kahveleri döktüm. Su hâlâ ısınmaya devam ediyordu, içeriye doluşan rüzgâr nedeniyle Lidya’nın arkasına geçerek açtığı camları kapattım. Su ısınmıştı, bardakları doldurup karıştırdıktan sonra önlerine koyduğumda, Lidya hızla eline alıp temkinli yudumlar eşliğinde kahvesini içmeye başladı. Bir süre daha o şekilde geçtikten sonra Ogeday, klavyesinde bir tuşa sertçe basıp, tekerlekli sandalyesini arkaya doğru sürdü ve tuşa bastığı eli zafer edasıyla havadaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İrileşen bakışlarımla suratındaki tebessüme kilitlenerek, “Oldu mu?” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarını birbirine bastırıp kafasını salladı. Sert bir soluk bırakarak koltuktan kalkıp eliyle masayı işaret etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bakmak ister misiniz?” Suratımdaki kararsız ifadeyi görünce kapıya doğru ilerledi. “Ben aşağıdayım.” Odadan çıktığında kanım çekilmişti sanki. Lidya tepkimi umursamadan bacak bacak üzerine atıp, kafasını koltuğa yaslayıp gözlerini yumdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şu anda… karşımdaki dosyada, Mesih’in herkesten sır gibi sakladığı belgeler vardı… Dudaklarım hayretle aralandığında ifadem toparlayamayacağım şekilde dağılmıştı. Ellerimle suratımı ovuşturup ayağa kalktığımda parmaklarım salık saçlarımın arasına girmişti. Ogeday’ın her ne kadar işinde iyi olduğunu bilsem de içten içe o dosyayı hiçbir zaman açamayacağını düşünüyordum. Şimdiyse o sır bir metre ötemde, ben tarafından okunmayı bekler vaziyetteydi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kuruyan dudaklarımı ıslattıktan sonra altdudağımı sertçe dişledim. Titreyen adımlarımla sandalyeye geçip oturduğumda Mirel hakkında yazan dosya önümde duruyordu. Gerginlikten gözlerim doldu. Masanın üzerine dirseklerimi yerleştirip avuçlarımı dudaklarıma örttüm. Heyecandan karnım kasılıyor, içim sıkışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu dosyayı açmaya hazır mıydım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in sır gibi sakladığı o dosyada, beni ürkütecek bilgiler olabilir miydi? Kesinlikle olmalıydı… Buna hazır mıydım? Beni sevdiğini bile söyleyemeyen adamı, çirkinlikleriyle görmeyi kaldırabilecek miydim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aralanan dudaklarımdan inlercesine bir soluk alıp kararlı bir şekilde fareyi kavradığımda bedenim titremeye başlamıştı. Gözlerimi yumup güçlükle tekrar açtım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yapabilirim…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendi kendime fısıldadıktan sonra ürkek bakışlarımı yummadan dosyaya tıkladığımda kalbim ağzımda atıyordu sanki… Kulaklarım uğulduyor, yanaklarım ısınıyor, ellerim terliyordu. Boşta kalan elimi çeneme yaslayıp işaretparmağımı dişlerimin arasına alıp ısırmaya başladığımda dosya açılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayatımda daha önce bu kadar gergin veya heyecanlı olup olmadığımı hatırlamıyordum. Açılan dosyanın birçok sayfası vardı. Kenardaki küçük özetlerine baktım, birçoğunda delil niteliğini taşıyan görüntüler vardı. İlk paragrafı okuduktan sonra bir an zihnimin bana bir oyun oynadığını düşünerek tekrar okudum ve tekrar…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çatılan kaşlarımla inanamaz bir şekilde diğer yazıları da okumaya başladığımda suratım sürekli şekilden şekle giriyor, boğazım yanıyordu. Gözlerimin kenarları acıdan patlamak üzereydi. Parmaklarımla dudaklarımı sertçe avuçlayarak kendimi ekrana bakmaya zorladım. Kehribar rengi gözlerimin kenarları tahriş olacak kadar açılıyor, yazıları yutarcasına okuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimi sökercesine birbirine bastırmaya devam ederken mideme bir sancı girdi. Dosyanın içeriğini öğrendikçe epilepsi krizi geçirmişçesine zangır zangır titriyordum. Birbirine kenetlediğim dişlerim ayrılarak sertçe birbirine vurmaya başladığında bedenimi kasmaktan kaslarım ağrıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, sen iyi misin?” Lidya endişeyle yerinden kalkınca ağzımdaki elimi kaldırarak ona doğru tuttum. Dayanamadan sırtımı koltuğa yapıştırdığımda ateş püsküren bakışlarım üzerindeydi. “Elis…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ürkek bakışları yaşadığım şokun üzerinde geziniyorken kaldırdığım elimle ona gitmesini işaret ettim. Kısa bir an tereddütle baksa da bakışlarımdaki kararlılığa yenik düşerek odadan çıkıp kapıyı kapattı. Gitmesiyle titrek bir soluk verip, gözlerimi yumarak kendimi sandalyeye bıraktım. Soluklanıp dinlenmeye, öğrendiklerimi hazmetmeye ihtiyacım vardı… Bu şekilde okumaya devam edersem bedenimin kilitleneceğinden korkuyordum. Birkaç dakika, sadece nefes alarak sakinleşmeye çalıştım, kaslarım biraz olsun açılınca yerimden kalkıp saçlarımı çekiştirerek ağlamaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl, neden?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İnlercesine fısıldıyor, odada volta atarak gözyaşlarımı siliyordum. Titrek soluklarımı dindiremediğim için sandalyeye geri oturup kolumun tersiyle yüzümü sildikten sonra Ogeday’ın paketinden bir sigara çıkartıp yaktım. Dudaklarıma götürüp uzun bir nefes aldığımda iyi gelmişti. O sigara bitti, bir tane daha yaktım. O da bitti, peşinden bir tane daha yaktım. Yine de okuduklarımı hazmedemedim…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dosyada yazanları kabullenemesem de kalp atışlarım yavaşlamış, beşinci sigaranın ardından daha sakin bir hâl almıştım. Ağır sigara az da olsa beynimi uyuşturarak sakinleşmeme yardımcı olmuştu. Sırtımı koltuğa yaslayıp giderek hissizleşen bakışlarımla ekrana bakmayı sürdürdüğümde az önce okuduklarıma hâlâ inanamıyordum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dosyanın başında, Kehanet’in altı sene öncesinde ne kadar felaket bir yer olduğunun kanıtları vardı. İleri boyutta yapılan hoş geldin partileri, şiddete uğrayan insanların açtıkları dava ve ölen genç adam…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uğradığı zorbalıktan dolayı Ufuk adında bir genç daha fazla dayanamadan intihar etmişti. Dosyasındaki darp izlerine bakılırsa o intihar etmeseydi, üyeler onun yerine bu işi severek tamamlayacak gibi gözüküyorlardı. Bu nasıl bir zorbalık Allah’ım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımı sertçe sıvazlayıp baş kısma bakmayı sürdürdüm. Bu küçük kasabayı altı sene öncesinde yöneterek uyuşturucu ticareti yaptıkları, işleri fuhuşa kadar büyüttükleri ve daha niceleri… Bir sürü pislik!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dosyalarda gördüklerimin ardından, beni asıl şoke ederek son noktayı vuransa tamamen Mesih olmuştu… Mesih… Titreyerek ağlamaya başladığımda ne hissedeceğimi bilemiyordum. Bunu daha öncesinde nasıl fark edemediğime, nasıl göremediğime yanıyordum. Ağlamam biraz daha durulduğunda kendimi hırpalamak istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Az önce okuduğum dosyanın tamamı, Mirel adlı kişiye aitti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in kısmına geldiğimdeyse… boğazım düğümlendi, gözlerimi açmaya zorlayarak Mesih’in kısmını tekrar okudum. Orada… Orada, Mesih’in Kehanet’i tüm pisliklerden nasıl temizlediği, Mirel denilen kişiyi ortadan kaldırdığı ve onun yerine geçtiği yazıyordu… Mesih… Mesih, günahsızdı. Mesih kimseye zarar vermemişti, Mesih insanları korumaktan başka hiçbir şey yapmamıştı. Azap meleği olarak anılan, insanların korkup çekindiği, Kehanet’in kurucusu ilan ettikleri adam… Kimsenin kılına dahi dokunmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih, Kehanet’in huzuru için kendinden feragat edip tüm suçu üstlenmiş, eski düzen devam ediyor gibi göstererek insanları inandırmıştı. Melikşah’ın eski depoda, eski Kehanet üyeleriyle birlikte yaptığı toplantı gözlerimin önüne bir sis perdesi gibi indiğinde ürpertiden etim kabarmıştı. Oradaki herkes Mesih’in günahsız olduğunu biliyordu, Kehanet’in eskisi gibi güzel bir yer olabilmesi için Mesih’in kurduğu düzene ayak uydurarak sessiz kalıyorlardı. Mirel denilen adinin arkasına aldığı büyük adamlara bakılırsa Mesih’in Kehanet’te neden bir azap meleği profili çizdiğini anlayabiliyordum. Burayı kimseye yem etmemek için sahip çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbim sıkıştığında ürkek bir soluk aldım. Dayanamıyordum, Mesih… Sen nasıl dayandın? Nasıl yapmadığın birçok pisliği üstlenebildin? İnsanların seni yıllarca âdeta bir canavar olarak görmesi hiç mi canını acıtmadı? Sevdiğim adamın uğradığı muamele içimi sıkıştırıyor, kalbimi acıtıyordu… Sıcak gözyaşlarım sicim gibi yanaklarımdan akmaya devam ederken ona kaçmak, ona sarılmak, onu saklamak istedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sen ne kadar güzel bir adamsın. Sen ne kadar korkusuz bir adamsın. Sen ne kadar fedakâr bir adamsın…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben ne kadar aptaldım ki asıl seni göremedim…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Asıl Mesih’i hiçbir zaman göremesem de onu kalbimde her zaman hissetmemiş miydim? Her zaman ona kaçmış, onu seçmemiş miydim? Mesih’e karşı olan saygım, sevgim, sonsuz bir artış hâlinde ilerliyor, aklımda sadece ona sarılma düşüncesi oluşuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’i çok seviyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hıçkırıklarımın arasından inleyerek gözyaşlarımı tekrar temizledim. Düşüncelerime yıllar boyu sürekli taktığı maske yüzünden yaşayabildiği zorluklar ulaşıyor, beni kahrediyordu. Kafamı iki yana sallayarak ekranı aşağı doğru indirip, eski üyelerin dosyalarına bakmaya devam ettim. Alaz’ın da hoş geldin partilerine dair tek bir sabıkası bile bulunmuyordu. O da Mesih’e destek çıkanlar arasındaydı. Azad’a geldiğimde dudağımın kenarı iğrenircesine buruştu. Mirel denilen pisliğin dosyası kadar kabarık bir sürü pis işi vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pislik herif,” dedim iğrenircesine.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zihnimde yanan ışıkla gözlerim belerdiğinde afallayan bir ifadeyle, bakışlarımı karşımdaki duvara sabitledim, Mesih… Azad, Şeyda’yı rahatsız ettiğinde Mesih’ten onu uzak tutması için yardım istemiştim. Mesih, Azad’a uzak durması karşılığında, “Sana en yakın arkadaşını vereceğim,” demişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İnanamıyorum…” Sayıklarcasına mırıldandım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih Azad’a bunu söylemişti. Azad… Dağ gibi adam duyduklarıyla çocuk gibi duygulanmış, yalvarırcasına Mesih’e bakmıştı… Azad’ın bahsettiği kişi Mirel’di. Azad’ın en yakın arkadaşı o pislikti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arel’le ilgili kısma geldiğimde, Mirel’le kuzen olduklarını okudum. Arel de Şahların safında durarak Mirel’e karşı gelmiş, Kehanet’i o facia zamanlarından kurtarmak için Mesih’le iş birliği içerisine girmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Peki, neden Mesih? Neden tüm suçu o üstlenmişti, Melikşah buna neden izin vermişti? Zihnimde Şah’ın sözleri canlandığında bedenim sürekli bir şok dalgasının içerisine kapanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kendine bunu yapmana tekrar izin vermeyeceğim!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Durmazsan Elis’i senden alırım!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Melikşah’ın amacı Mesih’in bu fedailiğe bir son vermesi, kendi hayatına bakmasıydı. Bu yüzden beni bile gözden çıkartmıştı. Yapacağından değil, tüm bunları Mesih’i durdurmak için söyleyip son kozlarını oynamıştı. Melikşah’a belki de eskisi gibi güvenebilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntıyla bir sigara daha yakıp dosyalara bakmaya devam ettim. Onat’ın da bu işlerde parmağı vardı. O da Mesih’in grubuna katılıp onlara yardım etmişti ama neden… Kararan bakışlarım şüpheyle etrafta dolanmaya başladığında sebebini anlayamadığım bir ayrıntı vardı. Onat tanıştığımız zamandan beri Mesihlere karşıt duruyor, onlardan hoşlanmadığını belirtiyordu. Belki de bazılarının iyi polisi oynaması gerekiyordu. Sırf burayı daha iyi bir hâle getirebilmek için arkadaşlıklarından da vermiş, yıllarca insanların önünde birbirlerine birer düşman gibi bakmışlardı. Yıllar önce burada olan o kötü günlerden sonra bu güzel kalpli adamlar, kasabayı tüm pisliklerden arındırmak için canlarını dişlerine takarak mücadele etmişlerdi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kehanet’in tüm sırrı bu muydu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kararan bakışlarımla öylece bakakaldığımda öğrendiklerimin ardından omuzlarım çökmüş, bedenim ufalmıştı. Dosyaya iki yıl sonrasında eklenen Azad’ın belgesine baktım. Şeyda’ya yaptığı saldırı yazılıydı. “Düzen değiştiği hâlde eski saldırgan tavırlarını sergiledi,” yazıyordu yanında. Bu da benim tezimi doğruluyordu. Mesihler yıllarca hoş geldin partilerini bile yapmış gibi göstererek etrafa dedikodu yayıyordu. Azad ise bu durumdan faydalanarak insanları sadece korkutmak için gittiği otogarda hayvani güdülerini sürdürmüş, Şeyda’yı takıntı haline getirerek kandırmaya çalışmıştı. Azad’ın cezasının bir kısmının ödendiği yazıyordu. Öteki kısmı, “Düzen oturduğunda yargı önünde verilecek,” diyerek belirtilmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu dosyayı her kim tuttuysa altı yıl öncesinden günümüze kadar olan tüm belgeleri toplamış, her birini özenle not etmişti. Belki de Aaron? Eğer Türkçesi telaffuzu kadar yazımda da iyiyse bu dosyayı Aaron tutmuştu. Mia uzakta da olsa burayla bağlantılarının olduğunu söylemişti. Aaron da bir zamanlar içerisinde yaşadığı bu kasabayı korumak için tüm bilgileri tescilleyerek buraya yerleştirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Peki ya bu düzen çoktan oturmamış mıydı? Mesih, gerçekleri açıklamak için tam olarak neyi bekliyordu? Tüm bunlar ve daha fazlası için cevaplara ihtiyacım vardı. Mesih’in bu durumu bildiğimden haberi olması gerektiğinden pek emin değildim. Bana nasıl karşılık vereceğini, ne kadarını anlatacağını bilmediğim için her ne kadar ona koşmak istesem de onu seçmedim. Mesih ancak her şeyden haberdar olduğumda sorularıma cevap verebilirdi. Onu kaçacak hiçbir yeri kalmayınca kıskıvrak yakalayacaktım… Eninde sonunda bana teslim olacaktı fakat öncesini bilmem gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ayağa kalkıp telefonumu aldıktan sonra onun numarasını tuşladım, bana istediğim her şeyi vereceğini biliyordum. Telefonu açtı, ses vermedi. Sırtımı dikleştirerek suratıma inen o buz gibi ifadeyi bozmadan, “Şu deney tahtası meselesini konuşmamız lazım, Şah...” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.