6. Bölüm

İspiyonsuz I İki Ruh Serisi 2 / "ONLARDAKİ KARA SEVDA"

💬 0
İyi Okumalar!
Giyindiğim kırmızı renk saten gömleğin kollarını büzerek yukarı çektim. Fabrikanın tuvaletine girmiş, biraz elime yüzüme su çarptıktan sonra kendime çekidüzen vermeye başlamıştım. Çantamdan çıkarttığım makyaj çantasını açıp suratıma hafif bir renk verdiğimde hazırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geceden şekillendirdiğim saçlarımı kalın dalgalar halinde omuzlarımın gerisine döküp yüksek bel buz mavisi kot pantolonumun belini düzelttim. Paçaları yere kadar uzandığı için Ucu sivri olan topuklu ayakkabılarımın yalnızca burun kısımları gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çantamı koluma taktıktan sonra saçlarımı savurarak koridora çıktığımda geçen hafta işe yeni başlayan stajyerle göz göze geldik. Beni görünce hafifçe gülümsedi, baş selamı vererek yanından ilerliyorken birkaç kişiyle daha merhabalaşmıştık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ayakkabımdan çıkan tok sesler eşliğinde suratımı gölgeleyen saç tutamımı tekrardan geriye attığımda kafam hafifçe yerdeydi. Bakışlarım ilerimde duran bir çift tanıdık ayakkabıyla göz göze geldiğinde kendiliğinden hareketi kestim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğsümde kabaran soluğu yavaşça bıraktığımda dilim damağım kurudu. Suratımı yavaşça kaldırarak siyah kumaş pantolonunun gizlediği uzun bacaklarını takip ettiğimde arkası dönük vaziyette orada duruyorken ben yukarı çıkarken ağır hareketle bana doğru dönmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım irileştiğinde nefes almayı unuttum sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımda dehşet dolu bir ifade oluştu. O kadar zaman gelmesini beklemişken şimdi… Tam da şu anda burada olması… Hiç beklemediğim için hayrete düşmeme sebebiyet vermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbim hızla inip kalkıyorken yanaklarım ısınıyor, ellerim titriyordu. Bedenim panik alarmı veriyordu. Gerilimi iliklerime kadar hissediyorken ellerini pantolonunun ceplerinden çıkartmadı ve lüks ayakkabısını kaldırarak biraz daha yana koydu. O tok ses kulaklarımda çınlanırken en ufak bile kırışıklık barınmayan pantolonu ahenkle dalgalanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evet, o vardı. Karşımda o vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uzun adam.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aura adam.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz Bayraktar.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aralık kalan etli dudaklarımın arasından yavaşça soluğumu verdim. Temiz kokusu her zamanki gibi burnumun direğini sızlattığında zihnimde oldukça mayhoş bir tat bırakmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını hafif bir açıyla çapraz eğdiğinde katran karası gözler çekiklerime mıhlandı ve milim olsun kıpırdamadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini çevreleyen sık, kalın kirpikli kapağını yavaşça indirdiğinde bana hafif bir aralıktan bakıyordu. Saçları onu görmediğim süre zarfında daha da uzamıştı ve bukleleri belirginleşerek alnının üzerinde kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrardan sertçe yutkundum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İstemsizce bir adım geri çekildiğimde durmadı, yansımasında dişlerimi görebileceğim kadar parlak olan siyah klasik ayakkabısıyla bir adım daha attı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen…” Dedim ve lanet olsun ki kekeleyerek devam ettim. “Senin burada ne işin var?” Yanaklarımın mora çaldığını hissedebiliyordum. Kahretsin ki ilk karşılaşmada bu kadar bocalayacağımı hiç düşünmemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları hafifçe çatıldığında işte o uzun zamandır duyamadığım sesini işitmeme izin verdi. “Asıl senin burada ne işin var?” Bana kızmış gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana karşı sinirli olması kalp atışlarımı daha fazla attırdı ve heyecanlandım. Karnımın içi bana ihanet ederek hareketlendiğinde çenemi dik tutarak burnundan kıl aldırmayan bir tavırla sertçe konuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben artık burada çalışıyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni şaşırtarak birden kolumdan tutunca dudaklarım kurudu. Sertçe kendimi kurtarmaya çalıştım, izin vermedi. “Bırak beni!” Bağırsam da umursamadı ve canımı acıtmadan beni kendine çektiğinde göğsüne çarpmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onun soluklarına karışan kendi soluk sesim kulaklarımda yankı yapmaya başladığında hiddetle inip kalkan göğüslerimiz birbirine çarpıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları kararlılıkla irileşti ve sertçe konuştu. “Benimle geliyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kanım hızla akıyorken göz bebeklerime kadar titriyordum. “Gelmeyeceğim.” Desem de umursamadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını ahenkle onaylamaz anlamda salladı ve tek seferde tısladı. “Bırakmam peşini, gidiyoruz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uraz… Ah… Beni bırakma Uraz…” Yatağımda sırt üstü yatıyorken ağzımın kenarıyla acı acı mırıldanıyor, sürekli adını söylemeden edemiyor, kendime engel olamıyordum. “Uraz…” Kafam hafifçe yan yaslandığında gözlerim kapalıydı. “Uraz…” Bu sefer sesim çok daha acıklı çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uraz!” Alnımda biriken terle beraber nefes nefese kafamı hafifçe kaldırdığımda neye uğradığımı şaşırmıştım. Sudan çıkmış balık gibi güçlükle araladığım gözlerimle etrafa bakınıyorken adı ağzımda yarım kalmıştı. “U-raz…” Ardından kendi gibi mırıldandığımda kafam karışmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gördüklerim yalnızca rüya mıydı? Göğüs kafesim hiddetle inip kalktığında damağımda kalan acı tatla beraber doğrulup öfkeyle bağırarak yorgana vurdum ve titreyen omuzlarımla beraber şiddetle ağlamaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aptal!” Dişlerimin arasından öfkeyle tısladığımda içim içimi yiyordu. Rüyadaki tüm güzel hisler gitmiş, yerini kaynar kazana bırakmıştı. Organlarım sanki o kazanın içinde yanıyordu. “Aptal! Aptal…” Yorganın içerisinde ayaklarımı sertçe hareket ettirip sertçe sıktığım yumruğumu yatağa geçirmeye devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O seni bıraktı işte!” Ağlamam iyice şiddetlendi. “Peşini hiç bırakmayacağına inandırdı ve seni unuttu! Asla peşine düşmedi! Arayıp bunları neden yaptığımı bile sormadı…” Acı içerisinde yakarıyorken nefesim iyice tükenmişti. Öne doğru büküldüğümde içim yanıyordu. Canım çok sert acıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yok artık o yok!” Dile getiremesem de kursağıma takılan en büyük parça da buydu işte. Bu zamana kadar Uraz’ın asla peşime düşmemesi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Peşime düşmemesi beni alt etmişti çünkü bugüne kadar gelirken içimde körüklenen öfkeyle hep “Karşıma çıkınca şunu yapacağım, bunu diyeceğim” derken verdiğim cevapları da hep hayır vardı. Hayır diyordum çünkü zihnimde sürekli peşimden geliyor, beni almak için elinden geleni yapıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Git desem de geliyordu. Kaçsam da buluyordu. Sussam da duruyordu. Ama gitmiyordu. Bana hep geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Oysaki şimdi öyle miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Neredeyse bir ay geçmişti. Bir koca ay… Uraz neredeydi? Hayatımda hiçbir yerdeyken ne yazık ki… Katıla katıla hıçkırdım. Kalbimde en derindeydi. Yeri hiç kıpırdamamıştı ve bundan nefret ediyordum. Ondan nefret ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Güç bela yatağımdan kalktığımda ter içindeydim. Ağlaya ağlaya banyoya attım kendimi, güzelce yıkadım. Ağlayarak uyanmak rutinim olmuştu artık. Yine de yılmıyor, kendime olabildiğince iyi şekilde bakmak için elimden geleni yapıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bay Çelik’te çalışırken hazırlanıp gitmem son zamanlarda hiç de zor olmamıştı. Olmuyordu çünkü orada Uraz’ı görecek olmanın verdiği eşsiz bir enerji doğuyordu içime. Bu sayede kolaylıkla çalışıyor, Fabrikada zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordum. Oysaki şimdi öyle miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Değil evi, yataktan dahi çıkmak istemiyordum. İstemiyordum ancak kendimi sürekli zorluyordum. Kendime bakmak, saçımı taramak istemiyordum ancak sonunda bunu ağlaya ağlaya yapıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aynadaki yorgun görüntüme baktım ve acı içerisinde ağlayarak kendimle konuştum. “Bir gün tüm bu aktiviteleri fark etmeden yapacaksın. Bir gün bu kadar sık ağlamayacaksın. Bir gün sen de mutlu olacaksın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mutluluk. Ucu bucağı gözükmeyen bir sır gibi geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona ulaşabilir miydim? Onu alabilir miydim? Biraz kalbime sürebilir miydim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kurak ruhumun o enerji tomurcuğuna fazlaca ihtiyacı vardı. Kuruyordum, soluyordum. Günden güne bitiyordum ancak… İşin sonunda kendimi en iyi halimle hazırlayarak o evden çıkmasını biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çenemi hafifçe dikleştirerek aynadaki güçlü yansımama baktım. Kararlı gözlerim jilet gibi yanlara doğru yapıştırıp arkada bağladığım saçlarımda, temiz makyajımda ve beyaz tişörtümde, altımdaki kot pantolonda gezindi. İyi ve güçlü duruyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırtımı dikleştirerek mimik oynatmadan kendimi biraz daha izledim. Ruhum gördüklerinden memnun kalıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ayağıma siyah, deri kovboy botlarımı da giyinip pantolonumun paçalarını içine sıkıştırdığımda hazırdım. Gold, kalın kalka küpeler ve birkaç yüzük, rugan derili baget çantayla beraber kombini dengelemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evden çıktıktan sonra kısa süre içerisinde fabrikaya vardığımda oyalanmadan işlerimin başına geçtim. Her ne kadar aktivite yapmaktan hoşlanmasam da bu fabrikaya da alışmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok dikkat edin kendinize.” Uraz doktora hafif bir baş selamıyla teşekkür etti ve Dedesinin koluna girerek onunla ilerledi. Abdullah fazla kalabalık istemediği için yanında yalnızca Uraz’ın olmasını istemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Usul adımlarla hastane koridorlarında yürüyorlarken bugün Uraz için oldukça önemliydi. Sonunda dedesi kendine gelmiş, bir süre sonra da taburcu olabilmişti. Yaşlı adamın kolunun üzerindeki elini kaldırıp saygıyla öperken gözlerini yumdu. Teninden aldığı o tanıdık hac kokusu onu mest ediyor, geçmişe götürüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dolu dolu olan gözlerinden birkaç damla yaş usulca aktığında dedesi gülümseyerek diğer elini kaldırıp Uraz’ın saçlarının üzerine koyup okşadığında güçlükle öksürerek gülüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Paşam benim.” Baskın şivesiyle hararetle konuşup kafasını sertçe okşamıştı. Tıpkı küçüklüğünde de yaptığı gibi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz dedesinin elini birkaç kez daha öptü ve ardından tekrardan koluna koyarak boştaki eliyle de yaşlı parmaklarını sıkıca tuttu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Allah seni başımdan eksin etmesin dede…” Yaşlı adamın gözlerine içi ısınan, sıcacık olan gözlerle bakıyor, baktıkça mest oluyordu. Abdullah onun atasıydı. Her şeyiydi. Uraz için çok önemliydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Allah korusun sen benden evvel bir sebebe gitmesen bir gün muhakkak benim ölümümü göreceksin oğul.” Düşüncesi bile Uraz’ın gözlerini dolduruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öyle deme dede.” Dedi Burnunu çekerek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dede torun hastane koridorunda usul usul yürüyorken adam babacan tavrıyla konuştu. “Hükmü veren Allah’tır oğul kula boyun bükmek kalır. Sakın ola ki o gün gelip çattığında isyan etme, beni güzelce uğurla ve arkamdan Kur-an oku, benim adıma hasenat eklenebilecek hayırlar yap. Çünkü muhakkak ki artık o günden sonra bana başka iş çare vermez…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz gırtlağına kadar dolduğunda ağlamamak için kendini zor tutuyordu. Dedesinin söylediklerinde haklı olduğunu biliyordu ancak bu meseleyi daha fazla konuşmak da istemiyordu. Yine de içinin rahat olmasını istediği için hararetle konuştu. “İstediğini yapacağım dede.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından ikili yavaşça yürümeye devam ettiğinde koridorun başından yaklaşan Ferda ve Recep’le karşılaştılar. Recep’in kolu her ne kadar iyileşse de Ferda kontrolleri ihmal etmiyor, onu zorla hastaneye getirip baktırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç adam baskın şivesiyle kadına bir şeyler anlatırken karşıdan gelen ikiliyi görünce adeta mest oldu ve keyifle gülümseyerek yanlarında gitti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ula dedemin torunu! Ula dedem! Ne yapaysınız ha burada da!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Koridorda ihtiyaç giderecek halimiz yok ya bok yiyen ne edeceğim taburcu oluyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Asabi tavrından yaşlı adamın kendine geldiğini anladı ve coşkuyla dedesine sarılarak yanaklarını öptü. Zaten bugün taburcu olacağını biliyordu. En çok da Ferda’nın kendisini kontrol için ikna etmesine bu yüzden izin vermişti. Dedesi her ne kadar kalabalık istemese de onu erkenden görmek çakır gözlerine iyi gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaşlı adam yanındaki kızı fark edince duruşunu düzelterek kıza gülümsedi. “Af buyur kizum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Estağfurullah olur mu öyle şey!” Ferda utanarak hızlıca konuştuğunda bakışları boncuk boncuk olmuştu. Dolu dolu olan gözlerle hoşlandığı adamın ailesine bakıyor, kendini sevdirmek için olabildiğince dikkat ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“E iyi madem biz gidelim artık, dedi ve güçlükle karşısındaki torununa baktı. “Kolun için geldin demi?” Recep kafasını onaylar anlamda sallayınca çenesinin ucuyla işaret ederek direktif verdi “Sıyır bakayım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gömleğinin kolunu dikkatlice sıvalayıp bandajını hafifçe aralayıp dirseğinin dışında kalan uzun kanık lekesini gösterdiğinde Abdullah’ın içi cız etse de ifadesini sakin ve soğuk tuttu. Torununa güven verdikten sonra ciddiyetle konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aferin iyileşmişsin ha uşak. Dikkatli ol.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam dede.” İkili hareketlenecekken Ferda aklını kemiren detayla beraber alt dudağındaki kabuğu kopartarak adama gergin ifadesiyle beraber baktığında oldukça yabancı geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, kıvırcık ve tepesi dolgun duran saçlarını üç numara kestirmişti. Onu başkalarından ayran en büyük özelliği boyundan sonra saçlarıyken böylesine radikal bir değişim genç adamı bambaşka biri yapmıştı. Ferda huzursuzca mırıldandı. “Şey, Uraz Bey…” sıkıntıyla adama bakıyorken içi daralmıştı. “Aslında sizinle biraz konuşmak istiyordum. Sıkıntı olmazsa bana iki dakikanızı ayırabilir misiniz?” Dediğinde Uraz’ın bakışları gölgelenmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gölgelendi çünkü… Ferda’nın neyden bahsedeceğini biliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını usulca onaylar anlamda salladığında adamın doğal ifadesi kayboldu. Yerini çatık kaşlı, asık suratlı bir ifade aldı. Dedesini Recep’e bırakarak Ferda’yla beraber kenara doğru çekildiklerinde genç kadın sıkıntıyla soluyordu ve içi içini yiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz’ın değişen ifadesine çekinerek baktı ve yavaşça konuştu. “Ben sizinle…” Bakışları kısıldı. “Pırıl hakkında konuşmak istiyordum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz’ın çenesi kudretle yukarı kalktığında katran karası gözleri her zamankinden daha kara ve sertti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ellerini kumaş pantolonunun ceplerine koyduğunda oldukça ulaşılmaz gözüküyordu. Ferda Pırıldan bahsederken oluşan o tanıdık merhamet ve şefkati gözlerinde göremeyince irkildi. Hayretle ona bakakaldığında nasıl devam edeceğini şaşırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben… Uzun süredir Pırıl’a ulaşamıyorum ve biliyorsunuzdur belki.” Biliyorsunuzdur özellikle eklemişti çünkü o kadar sert ve soğuk duruyordu ki Pırıl sanki onun artık tanımadığı birisiydi. “İşten ayrılmış. Yangın gününden beri onu göremediğim için endişeleniyorum. Acaba sizin bir bil-“
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir bilgim yok Ferda.” Bakışları mümkünmüş gibi daha da irileşti. Ardından sertçe yutkunduğunda genç adam ciddi ifadesini bozmadan devam etti. “İzninle dedemi eve götürmem gerekiyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah tabi…” Çekingen ifadesiyle bir adım geri çekilerek adama yol verdiğinde içinde bir şeyler kopup gitmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Es vermedi değil mi?” Normalde en ufak kıpırtısını bile hissettiği Recep’in yanı başına geldiğini bile fark edememişti. İrkilerek yanındaki adama döndüğünde suratı bir çamaşır ipi kadar gergindi. Güçlükle kafasını onaylar anlamda salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Haberim yok dedi.” Pekâlâ bu durum Recep’in de dikkatini çekmişti ve o da Uraz’a sormuştu, cevap alamamıştı. Ferda kendisinden de bilgi almaya çalıştığında dolayısıyla hiçbir şey söyleyememişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızın başına bir bela mı geldi acaba?” Recep kendi kendine konuşuyorken açıkçası Pırıl’ı pek araştıracak vakti de olmamıştı. Aynı zamanda istifa dilekçesini de okurken her şey gayet yolunda gözüküyordu. Önceden haber vermeyi bile akıl etmişti. Belli ki artık farklı bir yol çizmek istiyordu kendine. Yine de telefonunu bile almak için dönmemesi ona şaşırtıcı geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Recep Miraç Bayraktar?” Hemşirenin sesini duyunca toparlanarak yanına gitti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Buyurun gelin lütfen.” Ferda’yla beraber kontrol için doktorun odasına girdiklerinde kadın her aşamasında ona yardımcı oluyordu. Genç adam hastane sedyesinde oturuyorken etrafında pır dönen kadını bir an için gülümseyen gözlerle izledi ve içinde oluşan sıcaklığa engel olamadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yazdığım kremleri günde iki kez sürmeyi unutmayın.” Ferda büyük bir önemle Doktoru dinledi ve her ne kadar akılda tutulabilecek şeyler söylese de işini iyice ciddiye alarak telefonuna not aldı. Onun bu çalışkan öğrenci tavrı Recep’in iyice hoşuna gitmişti. “Toparlanabilirsiniz.” Doktorun müsaade etmesiyle dikkatini kadından çekip koluna verdiğinde kolun düzeltmeye çalışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda sanki diken üzerine batmış gibi kalktı ve hemen adamın yanı başına dikilerek izin istemeden kolunu düzeltmeye başladığında kadının açık, kalın dalgalı saçlarından birkaç tutam saniyeyle Recep’in suratına değmişti. Genç adam suratına çarpan temiz kokuyla beraber yavaşça bakışlarını kaldırdı ve sarışın kadının sanki Dünyadaki en önemli işi yapıyormuş gibi üzerini düzeltmesini izledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşte oldu.” Dedi ve ellerini yavaşça çekerek Recep’e baktığında afallamıştı. Hangi ara bu kadar yakınına gelmişti?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birden kalp atışlarını kulaklarında duymaya başladığında o çakır gözlere bakarken elleri titriyordu. Resmen dalıp gittiğinde kalp ritminden başka hiçbir ses duymuyordu. Genç adamın güzel gözlerine, oradan hafif kemerli sivri burnuna, seyrek orta telli kaşlarına ve çocuk gibi bakan ifadesini doyasıya izlediğinde ilk defa bu kadar detay ve yakından izleyebiliyordu o suratı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Affedersiniz.” Dedi ve boş bulunarak bir adım geri çekildiğinde hiç de beklemediği bir şey oldu. Recep Ferda’yı kolundan tutarak birden kendine çektiğinde bu hamle ikisini de şaşırtmıştı. Genç kadın suratına çarpan ılık nefesle dehşete düştüğünde Recep kaşlarını çatarak sebepsiz yere ilk defa dokunduğu kadına baktı. Ardından elini ateşe değmişçesine geri çektiğinde bunu neden yaptığını bilmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elinizin üstünü gösterin Ferda Hanım, yanmıştı.” Ağzının içerisinde hızla konuştuktan sonra kadın her ne kadar buna gerek olmadığını düşünse de Recepten bir adım uzaklaşarak doktora döndü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
YANGINDAN SONRAKİ GÜN
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz kederle dedesinin yoğum bakım kapısının önünde yerde oturuyorken sırtı duvara yaslıydı. Tek bacağını kendine doğru çekerek kolunu dizinin üzerine koyduğunda sürekli dedesiyle ilgili olan anılarına gidiyor, geçmişi yad ederek kahroluyordu. Onu kaybetmek için hazır değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ciğeri yanıyorken daha fazla dayanamadı ve telefonunu çıkartarak düşünmeden Pırıl’ı aradığında telefon açılmamıştı. Kaşları çatıldı ve çok geç anladı. Telefonu kendisinde kalmıştı. Ne onu arayabiliyordu ne yanına gidebiliyordu. Sanki oturduğu yerden biraz kıpırdatsa dedesinin hayatla arasında olan bağlantısı kesilecekmiş gibiydi. Çok korkuyordu ve çekiği yanında istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O kız buz gibi olan gözleriyle kendisine baksa her şey düzelecekti sanki. Suratını acıyla buruşturup gözlerini kapattığında kafasını hafifçe geriye yasladı ve kederle orada oturmaya devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir hafta sonra az da olsa toparlandığında psikolojisi yine de çok iyi sayılmazdı. O birkaç gün içerisinde Dedesinin bacaklarının arkasına saklanan küçük Uraz olmuştu ve ona ihtiyacı vardı. Genç adam perişandı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep’in ısrarıyla nöbeti ona devrederek eve gidip duş aldığında iyi gelmişti. Beline sardığı kahverengi havlusuyla beraber yatak odasına geçtiğinde uzayan saçları tepesinde kıvır kıvır olmuştu. Yanları kısa kaldığı için bu görüntü ona oldukça egzotik bir hava katıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onun dışında hayatı elinden alınmış gibiydi. Gözlerinin altı çöküp morarmıştı ve suratının ifadesi dağılmıştı. Tekrardan telefonu eline alıp Pırıl’ı aradı. Aradı çünkü çantasını Recep’le beraber Ferda’ya iletmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç kızın yanına gelmemesine fena halde bozulsa da Uraz’ın bunu kafaya takacak yeri yoktu. Ne olursa olsun sadece yanında olmasını istiyor o çekik, bal rengi gözlere bakarak sakinleşmeyi arzuluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefon yine açılmayınca üzerine oturan ağırlıkla beraber sertçe soluyup kafasını kaldırdığında neredeyse boğulmak üzereydi. O her zaman hayat dolu ve enerjik olan Uraz Bayraktar gitmiş, yerini suyu sıkılmış bir süngere bırakmıştı. Uraz’ın nefes almaya takati yoktu. Ardından sıkıntıyla soluğunu bıraktı ve telefonu sertçe yatağa attı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neredesin be çekik?” Kızda her ne kadar suç aramamaya çalışsa da durgun gönlü ona kızmak istiyordu. Yanınla olmadığı her saniye boyunca kızmak, öfkeli olmak. Ama Uraz yine de Pırıl’a kıyamadı ve soluklarını sertçe bırakarak kafasını salladı. “Muhakkak bir sebebi vardır.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha sonrasında hızlıca giyinip tekrardan hastaneye gittiğinde Uraz’ın günleri boğucu ve psikolojik açıdan oldukça karanlık geçiyordu. Dedesinin kalbi bir kez durmuştu. İşte o zaman aklı kesinlikle başından çıkmıştı ve sağlıklı düşünemez olmuştu. Doktorlar Abdullah’ın hayata tekrardan dönmesine vesile olduğunda ise az da olsa rahat nefes alabilse de mahvolmaya devam etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ertesi hafta olduğunda hem uykusuzluktan hem de yorgunluktan zihni hayalle gerçeği karıştırır olmuştu. Ne doğru düzgün yemek yiyor ne de su içiyordu. Uraz iyice hayattan kesilmişti. Psikolojik açıdan bu kadar yaralı ve hassas olduğu bir dönemi daha önce hiç hatırlamıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tüm bu zorlukların arasında zaman ve mekân kavramını kaybetmişken ikinci hafta bitmek üzereydi. Pırılsızlıktan adeta kuruduğunda tekrardan başına tak etti ve kızı aradı. Telefona bu sefer ulaşılmıyordu bile. O an yaşadığı korku ve kuşkuyu hiç unutamazdı. Eli ayağı buz kestiğinde suratı gerilmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hastanenin ücra köşesine çekilip Ferda’yı aradığında zihni çoktan onun için kuruntu yapmaya başlamıştı bile.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç kadın telefonu açınca halini hatırını sormadan hızla konuştu. “Ferda Pırıl nerede? Ona ulaşamıyorum?” Ahizenin ardında oluşan soğukluk ve hemen akabinde aldığı cevap ise onun için fazlaydı, çok fazla…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uraz Bey…” Dedi kadın yadırgayarak. Ardından ne diyeceğini bilememişti. Bilemedi çünkü tüm olanlardan zaten onun haberinin olduğunu sanıyordu. Pırıl’ın neden böyle habersizce çekip gittiğini bilmese de genç kadın arkadaşının karanlık yönünü tanımıştı. Psikolojisinin son zamanlarda zaten iyi olmadığını ve Uraz’la alakalı olan belirsiz durumdan ne denli zarar aldığına şahit olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O yüzden aslında bu hareket tam da Pırıllıktı. Yine de ulaşamadığı için endişe ediyordu. En azından bir sesini duysa rahat edecekken şeflerine gelen istifa dilekçesini öğrenmişti. Evine gittiğinde ise her şey için çok geçti… Pırıl oradan taşınmıştı. Ferda çok üzülmüştü. Yıllar sonra ilk defa birisiyle bu denli yakınlık kurarak arkadaş olmuştu ve şimdi ise o kız ellerinden kayıp gitmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evinden dönerken Pırıl’ın bir keresinde eskiden çalıştığını söylediği mobilyacıyı gördü. Aslında daha doğrusu orası olup olmadığından emin değildi. Yine de şansını denemek istedi ve içeri girip oradaydı orta boylu, aksak adama arkadaşını sorduğundaysa hem çok üzülmüş hem de rahatlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Rahatlamıştı çünkü Pırıl’ın iyi olduğunu ve kendine yeni bir hayat kurduğunu öğrenmişti. Üzülmüştü çünkü o yeni hayatında Ferda’ya yer yoktu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç gün geçse de Pırıl kendisine haber vermese bile arkadaşına olan sevgisi küskünlüğüne ağır bastı ve adamdan adresini öğrenmeye çalıştı. Ancak ne yazık ki adam bunu bilmediğini, Pırıl’ın kimseyle iletişime geçmek istemediğini dile getirmişti. Ferda daha fazla üzülerek evine, evindeki problemlerine döndüğünde ise canı yanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte ahizenin ardında oluşan sessizlik de tam da bu yüzdendi. Uraz Pırıl’ı sorarken bir şekilde o kadar emindi ki kıza ulaşacağından… Keşke dedi Ferda. Keşke bu mümkün olsa diye düşündü ve ardından acı gerçeği yavaş yavaş Uraz’la paylaşmaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uraz Bey Pırıl yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O duyduğu cümle Uraz’ın beyninde deprem etkisi oluşturmuştu. Bakışlarını kıstığında suratı ters bir hal aldı. Kısa süre nefesi kesildiği için sessiz kaldığında bir şekilde oksijen ihtiyacını karşıladı ve güçlükle tekrar etti. “Nasıl yok?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl yok Uraz Bey. İşten de istifa etti. Evinden de ayrıldı. Ona yangının olduğu günden beri ulaşamıyorum. Eski çalıştığı yere gittim oradaki adamın haberi varmış. İyi olduğunu söyledi ancak yeni adresini öğrenemedim. Adam bilmiyorum dese de bilse de söylemeyecek gibiydi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda’nın sesi beynine vura vura yankı yapıyor, adamın görüş açısı giderek bulanıklaşıyordu. Elini güçlükle odasındaki konsola yasladığında sertçe soluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zihni bir kavgaya girmişti ve sürekli mantıklı bir sebep arıyordu. Bu konu üzerine düşünecek, yoğun duygu beleyecek çok şeyi vardı elinde ancak Ferda’ya söyleyebilecek tek sözü yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam Ferda.” Dedi ve telefonu kapattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerini giyinecek hali bile kalmamıştı. Eğer haberi olsaydı o istifa dilekçesini onaylatmazdı ancak Pırıl çoktan… Yuvadan uçmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bedbaht benliğiyle beraber yatağının üzerine oturduğunda genç adamın bakışları daha fazla çökmüştü. Omuzlarına binen negatif enerjiler onu giderek dibe doğru ittiriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Annesinin ölüm yıldönümünde onu yalnız bıraktığım için mi bunu yaptı?” Küçük bir çocuk gibi için için konuştuğunda banyo yaptığından dolayı içi açılan ve etrafı kızaran gözleri dolmuştu. Etli dudakları titredi ve iç çekerek güçsüzce mırıldandı. “Ama bu yine de çok fazla değil mi? O gün fabrikam yanıyordu. Aile üyelerim zor durumdaydı. Üstelik gitmiştim mezarlığa, sadece yanında olamadım.” Dediğinde yoğun bir suçluluk psikolojisi yaşıyordu. Her ne kadar elinde olmasa da olanları hesap edebilmesinin mümkünatı yoktu. Bunu yalnızca Yaratıcı yapabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendini tutamadan boşalttığında ilk defa böyle bir şey yaşıyordu. Bu koca, bir doksan yedilik adam ilk defa… Bir kız için ağlıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dirseklerini dizlerine yaslamış, aşağı doğru eğdiği suratını avuçlarına dayamış, titreyen kuvvetli iri omuzlarıyla beraber şiddetle ağlıyordu. “Beni nasıl bıraktın Çekik…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sesini güçlükle bulup konuştuğunda kahrolmuştu. Daha öncesinde hiç Pırıl’ın kendisini bırakıp gideceğini düşünmemişti. Uraz Pırıl’ı yalnızca kendine özel kılmak istiyorken o kız… Uraz’ın yetemediği ilk olayda çekip gitmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnunu çekerek kafasını onaylamaz anlamda salladı ve suratındaki ıslaklığı silerek haykırdı. “Başka bir şey olmuş olmalı. Muhakkak başka bir şey vardır!” Dedi ve telefonunu alarak güvenlikçisini arayıp Pırıl’ın yerini öğrenmesini. Olanları teyit ederek kızı bulmasını istedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bırakamazdı. Vazgeçemezdi. Her ne kadar şu an hayata yüzde ellisiyle tutunsa da Pırılsız olmayı düşünmüyordu. Çünkü eğer Pırılsız olursa başka adamlara fırsat vermiş olurdu. Pırıl sadece Uraz’la olabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O korkunç rüyadan sonra güçlükle hazırlanıp fabrikaya geçtiğimde işime bir türlü odaklanamıyordum. Sürekli zihnimde gördüğüm rüya canlanıyordu. Uraz’ı anımsıyordum. Onu uzun süredir yakından görmediğim için o rüya… Beni alt etmişti. Bu kadar hazırlıksız yakalandığım için kendimden nefret ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha güçlü olmalıydım. Her ne kadar hususi olarak yanıma gelmeyeceğini bilsem de hayat bu, belki kazara bir yerde karşılaşacaktık ve ben bunun yalnızca ihtimaliyle dahil parçalarıma ayrılmak istemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öğle molasından çıkarken koridorda Devran’la karşılaştığımda beni görünce gözleri parladı ve otoritesini az da olsa bırakarak yanıma geldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Günaydın sarışın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratım buruştu. Hızımı kesmeden yürümeye devam ederken hafifçe ona baktım, adımlarıma ayak uydurarak peşimden geliyordu. “Sarışın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet. Geçen söyleme fırsatım olmadı.” Okyanus mavisi gözleri iyice ısınarak çehremi gezdi, oradan da saç diplerime çıktı. “Yakışmış.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İltifatı hoşuma gitmemişti. Suratım kendiliğinden buruştuğunda nefesim kesildi. Bir başka erkeğin bana iltifat etmesinden hoşlanmıyordum. İyi hissettirmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Enerjim hızla tükeniyorken kendimi tutmaya çalıştım. Böyle davranamazdım. Güçsüzleşemezdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dikkat et!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben daha ne olduğunu bile anlamdan Devran kolumdan tutup sertçe çektiğinde yanında yürüğüm kolilerden biri kuvvetle hareketlendi ve önceden olduğum tarafa doğru düştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Enerji patlaması yaşayarak nefes nefese kaldığımda Devran’ın kolları arasındaydım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sanki o an beynim durmuştu ve ben olayları yakalayamıyordum. Nefes nefese kaldım. Hayretle bir karış ötemde kalan adama bakakaldığımda ılık nefesinin suratıma çarpması beni ürküttü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç koli daha şiddetle yere düşmeye başladığında kollarının arasında zangır zangır titriyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titriyordum ancak kolilerin altında kalacak olmak umurumda değildi. O an için umurumda olan tek şey… Başka bir erkeğin bana bu kadar çok yaklaşmasıydı, dokunmasıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İrkilerek hızla geri çekildiğimde suratımda dehşet dolu bir ifade vardı. Beni tekrardan tutmaya çalıştı “Pırıl dikkat et!” Umursamadım ve oradan koşarak kaçtım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağlaya ağlaya tuvalete girdiğimde çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapıyı kilitleyip klozetin kapattığını kapatıp üzerine oturduğumda avuçlarımı suratıma kapatarak titreyerek ağladım. Bir yandan da sürekli zihnime doluşmaya çalışan görüntülerle idare etmeye çalışıyordum. Onları istemiyordum, geri göndermeye çalışıyordum ancak olmuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elinin dirseğimi kavraması…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumu çekerek istemsizce dokunduğu yeri tutarak sıktım. Gözlerimi sıkıca yummaya devam ediyordum. Kafam öne doğru bükülmüş, sırtım kambur olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratının hemen yüzümün önünde olması…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tiksinerek yüzümü buruşturdum ve ılık soluğunun çarptığı yanaklarımı, burnumu ve dudaklarımı elimle sildim. Sessizce ıkınarak ağlıyor, orada kendimden geçiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendimi sadakatsizlik yapmış gibi hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben dokunmadım! Uraz ben izin vermedim!” Bilinçaltımdan yükselen sesi daha fazla önleyemediğimde kahroluyordum. Ne ona gidebiliyor ne de ondan kaçabiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha da fenalaşarak öne doğru savrulduğumda katıla katıla ağlıyordum. “O artık yok yok! Anlasana yok! Seni sevmiyor, seni istemiyor! İsteseydi olurdu!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O halde ne kadar kaldım bilmiyordum ancak en sonunda başıma ağrılar girmişti ve bastırdığım duyguların tekrardan püskürmesiyle beraber ben… Mahvolmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendime gelmek için suratımı yıkayıp akan makyajımı temizlemem, yerine yenisini yapmam ve işime devam etmem zor olmuştu ancak yine de yapmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbimdeki dev kırıklık ve Devran’ın yakınlığında hardal tanesi kadar art niye olmadığını bilsem de içimde bıraktığı tiksintiyle beraber devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evet, canım pahasına dahi olsa bana ondan başkasının dokunmasını istememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Abdullah Bey hayata geri döndürüldüğünde Uraz şükürler diyor, dedesi için bir sürü hayır işi yapmaya devam ediyordu. Onun yakın zamanda taburcu olacağını duyunca mutluluktan neredeyse dört köşe olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Doktorun talimatlarını ailecek can kulağıyla dinliyorlar, onu stres, kaygı ve üzüntü hissedebileceği herhangi bir duruma sokmamak için ellerinden gelen tüm önlemi almak için dikkat ediyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama içinin bir kısmı hüzünle parlamaya devam ediyordu. Parlıyordu çünkü Pırıl’ı görmeyeli çok uzun süre olmuştu ve bu süre zarfı boyunca çekikten haber almamak genç adamı mahvetmişti. Yine de peşine taktığı Mert’in onu kısa sürede bulacağını biliyordu. Sadece birazcık daha sabretmesi gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dedesinin odasında, ona çorba içirirken telefonu çaldı. Ekranda Mert’in adını görünce kalbi coşkuyla parlamıştı. Yaşlı adama sevecenlikle bakınca dedesi usulca kaşığı elinden aldı. “Git oğul.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Vazifesini az da olsa yerine getirebilmenin refahıyla beraber odadan coşkuyla çıktığında telefonu hızla açtı. “Mert?” Kalbi hızla atıyorken eli ayağı titriyordu. “Pırıl dan bir haber mi var yoksa!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ağabey var…” Genç adamın tüyleri diken diken oldu. Neredeyse coşkudan havalara uçacaktı. “Ne haberi! Neredeymiş Pırıl?” Hızlıca konuşuyor, karşısındaki adama devam etme fırsatı tanımıyordu. Bunu fark edince sustu ve merakla dinledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Karşıdaki Civeleklere girmiş. Orada çalışıyor ancak benim biraz kafam karıştı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ufacık bir belirsizlik bile genç adamın içini yakmıştı. Koridorda hızla volta atmaya devam ederken korkuyla sordu. “Neden? Ne oldu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yani anladığım kadarıyla bu kız Pırıl ancak hiç ona benzetemedim. Bir terslik mi var anlamıyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl yani? Nasıl Pırıl mı? Sana attığım başvuru formundaki fotoğrafını görmedin mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yani ağabey gördüm de bu bilgileri görüntüsüne pek uyuşmuyor. Bu kızın saçları çok kısa ve açık sarı. Tarzı falan hiç attığın kişi gibi değil. Ona benzemiyor ki.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Saçları sarı ve kısa mı?” Hararetle suratı ekşimişti. Korkarak düşünüyorken aklı bulandı. Pırıl’ın saçları oldukça koyu renk ve uzundu. Tarif ettiği modeli çekiğin asla yapmayacağını adı kadar biliyordu. O en ufak bakışları dahi üzerine çekmek istemeyen kız bu kadar dikkat çekici bir model ya da kendinden bu kadar farklılaşacağı bir tarza bürünmesinin kendince hiçbir ihtimali yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana fotoğrafını çekip gönder.” Dedi düşünmeden. Evet. Bu şekilde kafasındaki karışıklık az da olsa dinebilirdi. Başka Pırıl Karadereli olmasının ihtimali yoktu. Mert iyi iz sürüyordu karıştırmış olma ihtimali oldukça düşük olmalıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Abi ama ben şimdi-“
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdi hemen fabrikaya git, Pırıl’ı bul ve fotoğrafını çekip bana gönder, hemen.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç adam bıkkınlıkla soluğunu verdi. İş çıkış saati yaklaşıyordu ve bu trafikte oraya gitmesi neredeyse imkansızdı. O yüzden motorla gidecekti. Uraz’ın bu kadar diretmesinin bir hikmeti vardır diye düşündü ve ikiletmedi. “Tamam ağabey. Gidiyorum hemen.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonu kapattıktan sonra Uraz’ın kalbi tekrardan coşkuyla dolduğunda içi içini yiyordu. Küçük çocuklar gibi gülümsedi ve oradan oraya yürüyerek coşkuyla mırıldandı. “Seni bulacağım Pırıl. Seni muhakkak bulacağım ve alacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından dedesinin yanına geri girdiğinde Abdullah torununda olan değişimi fark ederek bundan memnun kaldı. Ardından tek söz etmedi ve onunla biraz daha vakit geçirdikten sonra eve gidip nöbeti Recep’e devretmesi konusunda ısrarcı oldu çünkü Uraz her ne kadar moral olarak düzelse de çok yorgun ve uykusuzdu. Düzenli olarak yemek yiyip su da içmiyordu. Biraz dinlenmesi gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En sonunda ikna olup hastaneye gelen kuzenine nöbeti devrettiğinde daha hastane kapısından çıktığı anda ne kadar yorgun olduğunu fark etti. Esneyerek arabasına binip çalıştırdığında telefonu çaldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözleri parlayarak hemen telefonu açtığında kalbi hızla atıyordu. “Mert! Çektin mi fotoğrafı?” Normalde telefon konuşmalarında hep sakin kalır, karşı tarafı dinlerdi ancak şimdi tıpkı bir çocuk gibi düşüncesizce hareket ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ağabey daha çekmedim onu sana soracaktım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neyi?” Mert’in sesi kısık geliyordu. Uraz şüphelenerek hızla tekrar sordu. “Neyi Mert! Neyi söylesene!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu kız fabrikadan bir adamla çıktı yolda peşlerinden giderken fotoğrafını çekemedim. Şimdi de onunla kafeye girdi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Adam mı?” Uraz az önceki gerginliği tek solukta atarak rahatladı ve gülümsedi. “O Pırıl değildir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Abi ama-“
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından coşkuyla devam etti. “Oğlum baştan söylesene ne korkutuyorsun beni.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ama abi. İçeri geçerken daha yakından görme fırsatım oldu ve yüzü attığın kıza çok benziyordu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz’ın kalbi sıkışmaya başladığında gözleri boşluğu buldu. Bulmaması gerekiyordu çünkü araba sürüyordu. Arkasından gelen şiddetli korno sesleri eşliğinde arabayı güçlükle sürmeye devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Değildir Mert.” Dediğinde sesi bir yankı gibi çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen araba mı kullanıyorsun?” Genç adama çalan kornolarla Mert endişelendi ve sakince konuştu. “Sen en iyisi arabayı sağa çek, ben de içeri girip fotoğraflarını çekeyim. Hem emin olmuş oluruz.” Cevap beklemeden telefonu kapattığında Uraz’ı resmen bir enkazın altında bırakmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arkasında kalan adam hızı kesilen araca çarpmamak için hızla sola doğru manevra yaparak kornaya bastığında Uraz araçları engelliyordu. Şiddetle çalan korno sesleri eşliğinde az da olsa silkelenip arabayı sağa çektiğinde o an için ne yaşadığını bilmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir el sanki boğazını sıkıyordu ve üzerine çökmüştü. Mert’in söyledikleri sürekli zihnine çarpıyorken aklını kaçıracaktı sanki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanında bir adam vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Fabrikadan beraber çıktılar.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafeye geldiler.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerine sanki bir zebani çökmüştü ve Uraz’ın milim dahi kıpırdamasına engel oluyordu. Uraz daha önce kendini hiç bu kadar kötü hissetmemişti. Uraz’ın dedesinin yoğum bakıma alınmasında bile nefesi bu kadar kuvvetle kesilmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şu an yaşadığı ise, acının çok büyük ve daha öncesinde tatmadığı yoğunluğuydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu acının eşiği o kadar yüksekti ki Uraz bir metre doksan yedi santimlik boyuyla bile onun altında kalırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Avucunda sıkıca tuttuğu telefona bir mesaj bildirimi geldiğinde kursağına sert bir cisim oturdu, yutkunamadı. En ufak ışığına kadar çekilen gözlerinden az önceki coşkunun eseri kalmadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ekranda Mert’in adı yazıyordu ve ona bir görüntü göndermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbi hızlı hızlı atıyorken parmağını kaldırıp o mesajı açmak bile kendisine güç geliyordu. Hayır, daha doğrusu bunu yapmak istemiyordu. Yani Uraz bu haldeyken Pırıl… Onu bir kez dahi sormamışken Pırıl… Hayır, bunu yapmazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O değil.” Dedi ve hızla aldığı solukla beraber ciğerlerini doldurduğunda gelen cesaretle o mesajı açtı ve… Öylece bakakaldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakakaldı çünkü… Sabah akşam kalbi yanan bu adam, kalbini yakan kızı bambaşka bir tarzla, gösterişle ve enerjiyle beraber başka bir adamla aynı masada, hiçbir şey olmamış gibi yemek yerken görmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çünkü bu kadın… Gerçekten de Pırıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.