20. Bölüm
Sınırsız Aykırı Serisi 3 / EL&SİH
❤️ 0
💬 0
İyi Okumalar!
Titreyen bakışlarım kaskatı kesilen surat ifadesinde gezindi. Göğsümden baskı yapıp soluk boruma kadar yükselen o tıkanıklık, suratında gezindikçe körüklenerek yükseliyordu. Gece karasında mavi bir fener gibi parlayan bakışlarının arasında arzunun türlü parıltıları dolanıyor, bedenimi ele geçiriyordu. Benden aldığı onayla ifadesi rahatlamamış, bilakis daha da katılaşmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu ilk defa bu şekilde görüyordum. Kendinden emin değil de daha çok ne yapacağını bilemiyor gibiydi. Gülümsedim. Bu durumun bana karşı verdiği önemden kaynaklandığını biliyordum. Hissediyordum. Ondan soğumamdan, uzaklaşmam çekiniyordu. Bu yüzden dikkatliydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih…” Fısıltım gecenin buğusuna kapıldığında gözlerim dolu dolu oldu. Genzimi yakan ateşle beraber parmaklarımı yavaşça ensesine doladığımda teni gerildi, bakışlarının akı fazla kalacak şekilde irisleri ufaldığında içim titriyordu. Onu yavaşça kendime doğru çektim ve dudaklarına doğru fısıldamaya devam ettim. “Senden en fazla bu kadar uzak kalmak istiyorum,” Burnumun ucu onunkine değdiğinde esen rüzgarla beraber o temiz kokusu ciğerlerimi doldurmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elleri yavaşça belimi kavradı ve bedenimi kendisine doğru kaldırdı. Oyuntumdaki baskısından dolayı göğüslerim köprücük kemiklerine doğru kalktığında havalanan parmak uçlarımı ayakkabısının üzerine bırakmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dirseklerimi yukarı iterek omuzlarını sardığımda boğazımın içi sürekli kuruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Büyük bir aşkla iki gözüne de sırasıyla bakıyor, içim giderek temiz, beyaz suratını izliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O gecede farklı bir esinti vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O gecede eşsiz bir aroma vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O gecede başka duygular vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnundan çıkan soluğu suratımı okşarken ılık nefesini daha iyi hissedebilmek için gözlerimi yumarak suratımı yaklaştırdım, dudaklarımız hafifçe değdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana daha yakın olmak istiyorum.” Konuşurken hareket eden dudaklarım onunkilerle temas ettiğinde sırtımdaki parmaklarının tutuşunu sıkılaştırdı. Kafasını hafifçe yan yatırdığında birbirimize alan tanımıştık. Kısa ancak vurgucu bir öpücüğün sonunda temasını kesmeden, yalnızca dudaklarının baskısını kaldırarak akına kırmızı çizgiler bulaşan buz mavisi gözlerini benimkilere dikti. “Seni istiyorum, tatlım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aynı anda derin bir nefes aldık, göğüslerimiz çakışmıştı. Dudaklarını burun kenarıma bastırdı ve oradan göz altlarıma, oradan şakağıma, alnımın kenarına ve saç dibime bastırdı. Oradan ayrılmadı, burnunun ucunu bırakarak kokumu sesli bir şekilde içine çekti. “Anahtarı çıkart,” dedi. Gözlerim kapalı bir şekilde çenemde kalan dudaklarının tadını çıkartıyorken mayışmış gibiydim. Tepki vermeyince orayı hafifçe ısırdı. Hamlesini beklemediğim için irkilerek gözlerimi açtım. “Arka cebimde.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Fısıltısı gecenin karanlığına karıştığında ağır ağır soluyordum. Kollarımı yavaşça boynundan indirerek parmaklarımla dirseklerini sıktım, ardından ellerimi karnın kenarlarından indirerek pantolonunun ceplerine soktuğumda irkilmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından kırkırdadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evet, Mesih, kıkırdadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayretle gözlerimi ona diktiğimde burnumun ucunu ısırıyordu. Gülerken çenesini hafifçe geriye attığı için çıkık âdem elmasıyla göz göze gelmiştim. Oradan bakışlarımı gülmekten kısılan gözlerine, kenarlardan fışkıran kirpiklerine ve oradan da kendi yansımamı görebileceğim kadar temiz ve parlak olan dişlerine indirdim. “Elis, sen az önce beni avuçladın mı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derdiğini şimdi anladığım için kendimi tutamadım ve kıkırtısına ayak uydurdum. “Sadece anahtarı almaya çalışıyordum!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını olumsuz anlamda sallayarak suratını geri indirdiğinde bakışları parlıyordu. “Yaramaz kedim benim.” O esnada anahtarı çıkartarak suratımın kenarında salladım. “Bak burada ne var?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırıttı, ardından hızla bakışları karardı. “Mutluluğun anahtarı mı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omzuna vurduğumda kapıya doğru dönmeden geriye doğru adımladığında Anahtarı çıkartarak kapıyı açtığımda burnunu, soktuğu boynumda kıpırdatıyor, derince kokumu soluyor, aklımı bulandırıyordu. Huylanarak suratını kıstırmaya çalışıp kapıyı ittim, vakit kaybetmeden içeri girdi. “Çok güzel kokuyorsun.” Beraberinde beni de soktuğunda öpücükleri ve hareketleri öylesine yoğun ve istekliydi ki kendimi dünyanın sekizinci harikası gibi hissetmeme sebep oluyordu. “Bebek gibisin İris.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geri çekilince arzudan yanan gözlerinde kayboluyordum. “Benim tatlı bebeğim.” Dediğinde mutluluktan neredeyse havalanmak üzereydim. Ne kadar da tatlı ve hoş sözlükler fısıldıyordu bana...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Isıdan dolu dolu olan gözlerle büyük bir sevgiyle ona baktım. “Mesih…” İç çektiğimde yumuşaklığına inanamıyordum. “Ne güzel şeyler söylüyorsun bana?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanağımı okşayarak suratımın her karesini tadını çıkarta çıkarta öptü. “Senden güzel değil.” Dedi ve ardından iç çekerek arkasında kalan yemek masasına kalçalarını yaslayıp ona dayanmamı sağladığında suratımı gölgeleyen saçları geriye doğru çekiyordu. Yanık bakışları loş ışığın altında parlıyorken an o kadar tatlıydı ki aklımı kaçırmak üzereydim. Turuncu yansımalı loş ışığın altında buz mavisi gözleri buzun en açık, eriyen kıvamını almışken benim gözlerimde fenerden çıkan ışık kadar açıktı. Bu seferki çok farklıydı. Savaş yoktu. Öç almak yoktu. Güç oyunları yoktu. Yalnızca o ve ben ve… Saf sevgi vardı, şefkat vardı. Merhamet vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tüm bu duyguları bakışlarının yansımasından görebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbim ısındı, içim sıcacık oldu ve hiç pişmanlık duymadım. Duymadığım çünkü bana ileride pişmanlık yaşayabileceğim bir alan bırakmamıştı. Kendini göstermişti, sevgisinden emin kılmıştı. Bunu basitçe yükselen hormonlardan dolayı istememişti. Beni sevgiyle olgunlaştırmıştı ve işte tam da bu şekilde güvende hissediyordum. Güvenden doğan tutkuyu tadıyordum. Önceden ona karşı olan ihtirasım güvensizliğin içerisinde yeşeriyordu ancak bu… Şimdiki olan o kadar kalıcı ve tatlıydı ki aroması damağımda eşsiz bir tat bırakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimi saçlarının arasına daldırıp ağzımı, tıpkı onun yaptığı gibi boynuna kapatarak tenini dişledim. Ben de kendi yerimi belli etmek istiyordum. “Sende bebek gibisin.” dedim çenesini öperken. Ardından suratımı kaldırdığımda teninin tuzlu tadı dilimin üzerine kalmıştı. Parmaklarımla şakaklarını okşayarak güzel yüzüne hayranlıkla daldım. “Gözlerin bu şekilde Dalinle yeni yıkanmış, tatlı, mavi gözlü bir bebek gibi bakıyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaslandığı masanın üzerine oturdu ve belimden kaldırarak bacaklarım açık bir vaziyette beni kucağına yerleştirdiğinde mideme sağlam bir tekme yemiştim sanki. Bu ani hareket daha çok, lunaparkta hız trenine bindiğimde oluşan nefes kesintisini andırıyordu. Evet, hem kalbim uçuşuyor, hem de nefesim kesiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Serte yutkunarak mahmurlaşan gözlerle ona baktığımda ifadesi iyice katılaşmıştı. Parmakları yavaşça tişörtümün altına sızdığında karnım içeri doğru çekildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ama ben bugün… Senin için koca bir adam olacağım Elis.” Elini yaydırarak göbek deliğimin üzerine koyduğunda sıcak teni, soğuk karnımın üzerini ısıtarak yukarı doğru sızıyordu. “Sana bambaşka hisler tattıracak kocaman bir adam.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İstemsizce alt dudağımı dişlediğimde omuzlarım boynuma doğru çekildi, utanmıştım. Kafamı yavaşça aşağı doğru eğdiğimde sırtımda kalan eliyle beni kendine doğru desteklemeye devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu gece Elis Dinçer olacaksın, hazır mısın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elis Dinçer…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her ne kadar evlenmiş olsak da sanki idrakına daha çok o anda varmıştım. Kafamı utanarak varla yok arası salladığında bakışlarım kucağındaydı, gözlerine bakmaya utanmıştım. Dudakları çene kemiğimi öptü. “Acıtırsam söyle, olabildiğince hassas davranacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu şekilde açık açık konuşması utancımı iyice körüklüyordu. Lavlar çıkan gözlerle ürkerek gözlerine baktığımda gülümsedi ve “Korkma.” Diyerek alnımın kenarını öpüp ayaklandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Düşmemek için omuzlarına tutunduğumda odasına doğru ilerliyorken ellerim titriyordu, gücü kalmayan parmaklarımı omuzlarında bastırdığımda olacakların düşüncesi bile aklımı başımdan alıyor, birçok duyguyu aynı anda yaşamama sebep oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önceden havalandırıldığı temiz atmosferinden belli olan odasına girdiğimizde kalbim sıkışıyordu. Beni yavaşça yere bıraktığında yatağın üzeri dikkatimi çekmişti. Daha önce görmediğim beyaz, temizliği her halinden belli olan saten nevresim takımına bakakaldığımda aynı kumaştan olan saten geceliği kaldırarak bana uzattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bunların hepsini planlamıştı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Özel olarak düşünmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titreyen bakışlarımı ona kaldırdığımda içinden şefkat yağan buz mavisi gözlerinin sıcaklığında beni iyice harmanladı. “Her şey hak ettiğin gibi. Temiz, yeni ve masum… Tıpkı senin gibi, İris.” Sertçe yutkunduğumda nutkum tutulmuştu, ne diyeceğimi şaşırdım. Tek kaşını kaldırarak kafasını hafifçe yana yatırdı. “On beş dakika içerisinde geri dönmüş olacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbimi sıkıştırdı ve beni orada öylece bırakarak geri gittiğinde ellerim titriyordu. Düşünecek vaktim olmadığı için birden üzerimdekileri çıkartmaya başladığımda kendimi kontrol edemiyor, kıyafetlerime ayarsız güç uygulayarak hızlıca çıkartıyordum. Ardından nefes nefese kaldığımda banyo kapısıyla göz göze geldim ve hiç düşünmeden geceliği kaptığım gibi oraya gidip hızlıca duş aldım. Günün kalıntılarını, kötü enerjisini üzerimden attıktan sonra saçlarımın biraz tarayarak havluyla nemini iyice aldığımda ne yaparsam yapayım yetersi geleceğini biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerimdeki uzun, yırtmaçlı beyaz saten gecelik öyle güzel oturmuştu ki sırtında kalan ipli bağları ona hoş bir incelik katmıştı. Yavaşça odaya girdiğimde onun çoktan geldiğini gördüm. Çıplak, geniş sırtı bana doğru dönüktü ve ıslak saçlarından onun da duş aldığını anlayabiliyordum. Altındaki siyah bol pijama bile asaletini gölgeleyemiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hareketliliğimi işitince omzunun üzerinden çapraz açıyla bana doğru döndüğü için suya girdiğinden dolayı rengi iyice açılan buz mavisi gözleri dayamadığım bir tekrarla yeniden içimi eritmişti. Önünde tuttuğunu burnuna doğru kaldırdığı anda gördüğüm beyaz renk, tohumu sarı olan iris çiçeği ise aklımı kesinlikle başımdan almıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O açıdan, o duruşla… Bir de gözlerini yavaşça yumarak iris çiçeğini koklaması… O çok… Ama çok çekiciydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından çiçeği indirerek yavaşça elini bana doğru uzattığında midem ağzımda atmaya başladı. İnce parmaklarım kararlı ve sert avcunu kavradığında bakışlarım titredi, ağzının kenarıyla gülümsediğinde yüzük parmağımdan geçen soğuk metalin hissiyatıyla ürperdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratındaki güven verici çekilik iyice ısındığında hayret ederek kafamı aşağı indirdiğim. Avucunun içerisinde kalan parmağımı, taktığı yüzüğü ve etrafını okşuyordu. “Mesih bu…” Dedim hayretle. O kadar ama o kadar güzeldi ki… Tam gözlerinin tonunda, buz mavisi, bu ışıkta bile inanılmaz derecede parlayan bir tek taş… “Çok güzel…” Dedim içim eriyerek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Artık beni hep yanında taşıyacaksın.” Genzinden gelen sesi içimi gıdıkladığında adeta ona hayran olmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunu memnuniyetle yapacağım.” Dediğimde gözlerim dolu dolu olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öyleyse gel benim biricik tatlı, güzeller güzeli İris’im…” Nazikçe yatağa çektiğinde yumuşak, temiz ve serin çarşafların üzerinde sırtımı bulmuştum. İçim eriyerek gözlerine daldığımda an öylesine eşsiz ve büyüleyiciydi ki her dakikasında kayboluyordum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih…” Dedim ve yakınlığından dolan enerjiyle, güzel suratına bakarak elimi yanağına koydum. “Her şey o kadar güzel ki… Hiç böyle hayal etmemiştim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülün yumuşak kanatlarıyla yanağımı okşayarak dudaklarını yanağıma kondurdu, ardından geri çekilerek ağzımı güzelce öptü. Geri çekildiğinde nefes nefese kalmıştım. Tek kaşı yukarı kıvrıldı. “Nasıl hayal etmiştin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilmiyorum ki…” Dedim dolu dolu olan sesle. O an yalnızca kalbim değil, aynı zamanda da ruhum doyuyordu, bedenim doyuyordu. Tüm benliğim doyuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onunla alakalı duyduğum dedikodulardan itibaren hiç böylesine eşsiz, değerli bir hassasiyet düşlememiştim. İlk başlarda bana karşı olan isteğini hissetsem de güvensizlikten dolayı çekinmiş, utanmış, aynı zamanda da hislerini anlayamadığım için beni kullanmasından şüphe etmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha sonrasında iyice zaman geçirmiş, onu tanıdıkça ondaki beni ara ara görmenin ve aynı zamanda da son zamanlarda yaşadığım ağır olayların etkisiyle kendimdeki cinsel dürtü değişimini fark etmiştim. İlk zamanlardaki gibi benim için önemli değil gibiydi. Mesih’ten emindim ve artık ondan çekinmiyordum, onunla olmasını istiyordum ancak Mesih bu konuda beni durdurmuştu. Şimdi şimdi anlıyordum o zaman ne kadar iyi ve doğru yaptığını.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendimde değildim ki… Kendimi iyi hissetmiyordum ki. Ama şimdi öyle miydi? Her ne kadar zorluklar olsa da onun kalbinde ve hayatındaki konumumu biliyordum. Güvendeydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne bileyim. Kehanette bu tarz şeyler öyle yaygın ve normal ki. Bar köşelerinde, araba arkalarında saçma sapan yerlerde böylesi şeylere rastlayabiliyorum. Şu an seninle yaşadığımın ne kadar eşsiz ve değerli olduğunu parmak uçlarıma kadar hissediyorum, Mesih…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları tekrardan şefkatle ısındığında ağırlığını bir yanına daha fazla bırakarak sağ tarafımı açtı. Ardından iris çiçeğini göğüslerimin arasına bırakarak parmaklarının tersiyle saç diplerimden başlayarak çehremi tatlı tatlı okşadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hiçbir zaman taze bir meyvenin çürük meyveleri olgunlaştırdığı gözükmemişti. Her zaman çürük meyveler sepetteki diğer meyveleri kendine benzetir, çürütürdü. İnsan yanındaki benzerdi, her ne kadar ilk başta düştüğü çevreye uygun olmasa da olanlarla aynı olmasa da zamanla kötülükler etrafını sarar, zamanla onlara benzerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte Kehanette böyle bir yerdi. Kötülüğün nam saldığı birçok şeyin önemsizleştirildiği sokaklardı. Mesih’in tüm bu pisliğin içerisinde olup onlardan uzak kalmayı başarmıştı. Aslında bunu başından beri biliyor olması ve amaçlarının olması, bu kötülüğe çekilmeden önce kendi benliğine ve hayat görüşüne ulaşması karakterinin sağlam kalması için yeterli olmuştu. Bunu herkes yapamazdı. Kendimde o iradeyi görmemiştim. Zamanla yargıladığım insanların içerisinde oldukça her ne kadar yakınım olmasalar bile onlara çekmeye başlamıştım. Bunun farkındaydım. Neyse ki yanımda Mesih gibi bir erkek vardı. Ya benim o toyluğumdan, zaaflarımdan yararlanmak isteyen biri olsaydı? O zamanlar ne yapacaktım ara sıra daldığım gaflet uykularıyla nasıl başa çıkacaktım? Yolun sonunda eminim ki uyandığımda kendimden nefret edecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte o an daha da iyi anlıyordum. Görüş açısı, yaşayış tarzı uymayan bir arkadaş edinildiğinde nasıl olsa bana zararı yok diyerek yanında kalınmaması gerekiyordu. Her ne kadar ilk başta öyle gibi gözükse de yanında var oldukça zamanla yaşayış tarzındaki aşırılıklar göze ilk başta normal gelecek, daha sonrasında da sıra dışı olan hayatlara doğru istemsizce çekilecektik çünkü eşya her zaman yaratılan her şey bir zaman sonra zıttına doğru çekilirdi. O yüzden kötünün cahilliğine kanmamak, ona üzülmemek lazımdı. Evvela kendimizi düşünmeli ve bizi her zaman yukarı çekecek insanlarla iç içe olmamız lazımdı. Çünkü bir insanı yalnızca Hak düzeltebilirdi, o kötülüğünü acizliğinden ve başına gelenlerden dolayı reva gördüğümüz insanları paklamak, aynı şekilde tıpkı onlar gibi irade ve nefise sahip olan canlıların, bizlerin üzerine düşmemişti. Kötünün de bir sahibi vardı bu yüzden onları en iyi Hakk’a bırakmak yaraşırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis sen…” Dedi ve başparmağını dudaklarımın üzerinde bırakarak yüzüme yaklaştı. “Neresi olduğunu bilmediğin, özensiz ve benliğini tanımadığın, hayatındaki yerinden emin olmadığın bir adamla, ücra köşelerde olmayı değil.” Sesini daha da kıstı ve yakıcı bakışlarını gözlerimden bir an ayırmadan devam etti. “Hayatımdaki yerinin, herkesin nerede olduğunu bildiği bir imzayla, kendi evinin temiz çarşaflarında ve senin için özenle açtığım şefkatli kollarımda olmayı hak ediyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih…” Artık kendimi tutamamıştım. Dolu dolu olan gözlerim aktı ve onları dudaklarıyla bastırdı. Geri çekilmeden boynuma kadar yakıcı öpücüklerini kondurmaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen kalitesin tatlım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih…” Ağırlığı tamamen üzerime bindiğinde her anlamda duygu patlaması yaşıyordum. Kokumu derince içine çekiyor, avuçlarını büyük bir tutkuyla bedenimde gezdiriyor, açlıkla öpücüklerini göğüslerimin üzerine doğru indiriyordu. Suratını yavaşça kaldırdığında avını parçalayan vahşi bir kaplan yavrusu gibi, kaşlarının altından yırtıcı gözlerle bana bakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen benim kıymetli, en eşsiz parçamsın.” Geceliklerimin askılarını yavaşça aşağıya doğru kıvırmaya başladığında heyecandan dilim tutulmuştu. Ardından göğsümün ortasında kalan çiçeği özenle kaldırdı ve öperek kulağımın üzerine iliştirdi. Her hamlesiyle beni büyülüyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben seninle ne yapacağım?” Resmen hırlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkundum ve dayanamadan çenesinden kavrayarak onu yukarı çektiğimde itiraz etmemişti. Çıplak teni üzerimde sürtünerek yukarı geldiğinde nefes nefese fısıldadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aklımı başımdan alıyorsun.” Yüzünün her karesini öpmeye başladığımda dudaklarından çıkan hoşnut mırıltılara kalbimi bırakabilirdim. Hiçbirini saklamıyordu, hepsini duymama izin veriyordu ve ben de aynı şekilde iç çekerek bu zamana kadar nerede olduğunu bilmediğim sesler çıkartıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O, her şeyiyle öylesine mükemmeldi ki… Geri çekilip suratına bakarak hiç düşünmeden, “Seni seviyorum,” dediğimde göğüs kafesim tekledi. İşte bunu ben de beklemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları ortalarından büküldü. Ona bunu ilk defa söylüyordum… Daha öncesinde de söylemek istemiştim ancak her zaman beni durdurmuştu. Şimdi durdurmasına imkân tanımadan dudaklarımdan o sihirli sözcükleri çıkarttığımda suratındaki o yakıcı ifadeden, kesinlikle aklını kaçırdığına emin olabiliyordum. Bu zamana kadar evet, bu cümle için hep bir engel koymuştu, ben de tepkisinden çekinerek isteği doğrultusunda hareket etmiştim. Yoğun bakışlarındaki sıcaklık, tütsüden yayılan vanilya esintisi gibi ağırca ruhuma işliyor, bir yerden sonra kokusunun lekesini damağımda bırakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni çıldırtmak mı istiyorsun?” Öylesine kesik ve kısık söylemiş, ardından dudaklarını tekrar üzerime mıhlamıştı ki bir an sözlerini, bilinçaltımın birer oyunu zannetmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih, benimdi. O, bana aitti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Artık dokunuşlarımın neresinde bulduğunu takip edemiyor, tamamen kendimi akışa bırakıp anın, Mesih’in tadını çıkartıyorken birbirimizden altta kalır yanımız yoktu. Dudaklarımı üzerinden kaldırmadan kesik kesik konuştum. “Sadece bana aitsin. Duyuyor musun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Buraya gel.” Kolumdan kavrayıp dönerek beni kendi üzerine çektiğinde yanaklarım yanıyordu. “Bana bak,” dedi. Gözkapaklarım titrek bir hareketle kapanıp geri açıldıktan sonra iç çekerek ona bakmayı sürdürdüm. “İris…” dedi şefkatle. Bu şekilde tepesinde oturmaya alışık olmadığım için çok utanmıştım. Alnımdaki saçı geriye doğru iterek gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Karım…” Bu kelime ikimizi de güldürmüştü. “Her şey ani gelişse de…” Avcumu açarak çıplak göğsüne yasladı. “Burada yeşeren duygular uzun zaman içerisinde oluştu.” Gözlerim dolduğunda bana aşkla bakmaya devam ediyordu. “Sen benim mucizemsin, Elis… Her zaman seninle olmak istiyorum.” Ellerini bacaklarımın üzerine açarak belimin iki yanına doğru koydu ve beni de yükselterek yatakta oturur pozisyonu aldı. Dudakları alnımı bulduğunda içimi tatlı bir huzur tabakası kaplamıştı. Biz sadece birbirimize aittik…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim için öylesine eşsizsin ki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hasretle gözlerine bakıyor, içerisinde kendimi gördükçe eriyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben ne kadar ona aitsem o da her şeyiyle bana aitti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Baktığınız gözlerde, daha öncesinde böylesine sadık bir teslimiyet, temiz bir aşk görmüş müydünüz? Hayır, o genel olarak sanılandan, çıkar için olandan bahsetmiyordum, gerçek olandan bahsediyordum… Bu Dünya da yaşayabileceğim, görebileceğim en uç noktaydı ve ben o şanslı kişiydim. Biz Mesih’le aynı yapboza uyan iki parçaydık. Kendimizden önce birbirimizi düşünüyor, birbirimiz için âdeta yanıp tutuşuyorduk. Sırrını öğrenmemle gözlerimden indirdiğim perdenin ardından ona ulaşabilmiş, ruhunu tam anlamıyla dokunarak hissetmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben herkesin sandığı Kehanet’in başı Mesih’le değil; insanların sadece dışarıdan bakabildiği, içini göremediği, ışıklara karşı ilgisi olan, merhamet dolu kalbe sahip olan adamla… beni büyük bir coşkuyla seven o adamla birlikte olmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu gece, bedenlerimizden önce ruhlarımız doymuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalplerimiz doymuştu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Büyük bir aşkla, coşkuyla birbirimize kapılıp yanarak sönmüş, defalarca kez aşk yaşamıştık. Kokusu, teni, yakıcı bakışları, saçları, elleri… Her şeyi. Her şeyiyle bana unutulmaz saatler yaşatmış, ilk baştaki hassaslığı zamanla hoyratlığa dönüşmüş ve bana karşı içinde biriken açlığı hücrelerime kadar hissetmeme izin vermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hissettikçe yeniden doğmuştum, hissettikçe yeniden tükenmiştim ve hissettikçe adeta şok olmuştum. Şok olmuş çünkü beni, bütünümle böylesine coşku dolu bir açlıkla arzulayan bu adamın bu zamana kadar kendini nasıl tuttuğuna her salisesinde hayret etmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Benim de ilk saatlerde tazeliğini koruyan utangaçlığım defalarca kez yaşadığımız doruk noktalarından sonra biraz biraz körelmiş, tamamen ortadan kalkmasa bile onun yanı sıra cüretkâr hareketlerde bulunmamı sağlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En sonunda bitap düşerek göğsüne konduğumda hızla inip kalkan göğüslerimiz birleşmişti. Nefes nefese kaldığımızda soluk seslerimiz odayı dolduruyordu. Kenarda büzülü duran çarşafı yavaşça kalçamın üzerine kadar örttüğünde bir koluyla sıkıca bana sarılıyordu. Soluklarımızın az da olsa düzene girmesi dakikalar almıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En sonunda sertçe yutkunarak dolgun dudaklarını alnımın bitişiyle saç diplerimin başladığı yere doğru kondurduğunda ılık nefesini suratımda hissedebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrar öptü ve tekrar, tekrar.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından yavaşça, usul usul saçlarımı okşamaya başladığında gülümseyerek göğsünde daha rahat bir pozisyon alıp ona sıkıca sarıldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Normalde bunun yapılmasından nefret ederim.” Saçlarımın her bir tutamını özenle, omuzlarımdan geriye ittirmeye devam etti. Saçıma dokunulmasından ilk defa hoşlanıyordum. Parmaklarının ters yüzeyiyle suratımı sevmeye başladığında içimi tekrardan kıpır kıpır etmişti. Bu adam duygularımı sürekli tüketiyor, ardından da tekrardan filizlendiriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birden önümde beliren, oldukça büzüşmüş ve hasar görmüş iris çiçeğini görünce istemsizce kıkırdadım. Onu benim için önümde sallıyordu. “Buna ne olmuş böyle…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nazikçe alıp tekrardan kulağımın arkasına iliştirdiğimde kafamı göğsünden kaldıracak halim bile yoktu. Aynı zamanda da olanlardan sonra ve an bu kadar tazeliğini koruyorken de gözlerine bakmaya utanıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aramızdan sağ çıkamazdı İris…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Utandığım için içime içime kıkırdadım. Evet, özellikle ilk yarıdan sonra değil çiçeğin, üzerinde yattığımız bu yatağın bile sağlam imkansızken fazla hasar almamışa benziyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gökyüzünü izle.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uyarısını ciddiye aldım ve huzurla soluyarak penceresinin izin verdiği kadarıyla gözüken manzarasına ortak oldum. Giderek dağılan karartılar yok oluyor, ortaya minik, yanık bir ışık çıkıyordu. Ardından ışık yavaş yavaş yükseliyor, ışınlar dans ederek yayılıp odaya giriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beyaz tenlerimizin, çarşafın örtmediği kadarıyla üzerini örtüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni görene kadar…” Dedi ve yanık sesiyle iç çekerek devam etti. “Gördüğüm en güzel aydınlıktı.” İçim tekrardan bir coşkuyla dolup taştığında utangaçlığımı umursamadım ve kafamı kaldırarak güzeller güzeli gözlerine daldım. Üzerinden ona bakıyorken dağınık saçlarım onunkilerden daha felaket bir haldeydi. Yine de bu şekilde öyle güzeldik ki… Aklımı kaçıracak gibi oluyordum. Çıplak göğüslerimle ezdiğim göğüs kafesi, boynu ve güzel suratı, buz mavisi gözlerine aşkla daldığımda kafasıyla pencereyi işaret edip tamamladı. “Artık gördüğüm en güzel ışık, gözlerin, İris…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tenimi okşayan parmakları, sesindeki o dayanılmaz tını, bakışları… Her şeyini cömertçe önüme seriyor, beni âdeta mest ediyordu. “Mesih…” Dedim ve daha fazla dayanamadan suratına eğilip dudaklarını öptüm. “Sevgilim…” Öpüşüme tatlı tatlı karşılık verdi. Ardından yavaşça tekrardan koynuna kaydığımda orası benim mabedimdi sanki. İşte ben artık ait olduğum yerdeydim. Göğsünde, Mesih’in güvenli kollarının tam da arasında. Huzurlu soluklarım arasında gözlerim daha fazla açık kalmaya dayanamadı ve kendimi uykunun o zamana denk hiç tatmadığım, eşsiz aromasına Mesih’le beraber bıraktım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.