3. Bölüm
Acımasız Aykırı Serisi 4 / ZEBANİNİN KUCAĞI
❤️ 0
💬 0
İyi Okumalar!
Korku. Kızın şah damarına öyle sıkı yapışmıştı ki yutkunamıyordu. Açık mavi gözleri titredi, bebekleri ufacık olduğunda o kuvvetli kollar arasında kalan minicik bir serçe gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ezelden kuvvetle sevdiği, bu zamana kadar ölesiye korktuğu, kaçtığı, adından bile saklandığı zebani bir karıştan bile kısa mesafede, hemen karşısında duruyor, kendisini sıkıca tutuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama nasıl? Nasıl diye kısaca sorguladığında bile ödü patladı. Sanki Mirel elektrik kaynağıydı ve Lisa’ya ne kadar dokunsa ne kadar yakın olsa o kadar çarpıyordu. Genç kızın zayıf, güçsüz bedeni bu voltaja dayanamıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Minik kaslarını harekete geçirerek onu itmeye denedi, işte o anda Mirel’in lacivert gözleri zevkle parladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını usulca onaylamaz anlamda salladı. “Asla. Bunun olmasına bir daha asla izin vermeyeceğim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lisa’nın omuzları öne düştüğünde kamburu arkaya düştü ve usulca göz yaşları aktı. Korkudan neredeyse bayılmak üzereydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lisa!” Bu sefer haykıran denizin esintisinden akan sularla dondurulmuş, buzu andıran gözleriyle bakan abisiydi. Minik etli, kırmızı dudaklarının kenarları aşağı doğru büzüştüğünde dudaklarından titrek bir soluk bıraktı ve o an… İlk defa Lisa dudaklarını konuşma isteğiyle araladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ha…” Bütün enerjisiyle dudaklarının arasından yalnızca bir soluk bırakabilmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mirel kızın sırtını duvara yasladığında dirseğini yanındaki duvara sabitlemişti. Kafasını hafifçe yana eğdiğinde bakışları ifadesizleşti ve oldukça sert oldu. Çatık kaşlarının altından kıza öldürücü keskinlikteki ifadesiyle bakıyorken bu duruşu onu elinden alabilecek olmalarınaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gerekirse kanının son damlasına kadar savaşacak, onu yine de Kehanet’e bırakmayacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kız resmen ıkınıyor, ince, beyaz dişlerinin arasından ses çıkartmaya çalışıyordu ancak yapamıyordu. Mirel ise bu anları büyük bir sükûnetle izliyor, çaresizliğini sonuna kadar yaşamasına izin veriyordu. Çünkü bilmeliydi. Artık onunlaydı ve bunu kimse değiştiremezdi, kendi bile. “Ah…” İç çekme gibi soluğu duyulduğunda tüm acıya, korkuya ve çaresizliğe dayanamadı ve o… Bayıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beyaz suratı Mirel’in gövdesine düşünce adamın dudaklarında tehlikeli tebessümü belirdi ve bakışları ışıltıyla parladı. Ardından suratını kızın beyaza çalan saçlarına gömdü, gözlerini yumdu, temiz kokusunu kuvvetle içine çekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte ondan sonrası ise onun için müzik eşliğinde oluşan bir kargaşaydı. (Bu kısmı Boyfirend Dove Cameron dinleyerek okuyabilirsiniz.)
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih Önündeki masaya sertçe yumruğunu geçirdiğinde cam masa un ufak parçalara ayrılarak havada karmaşık hareketler saçıp ahenkle yere düştüğünde sanki her şey ağır çekimde geçişiyordu. Ani sesle Şeyda’nın çığlık atması, Melikşah’ın Kapıyı tekmeleyip oldukça agresif ifadesiyle odadan çıkması. Mesih’in cam kırıkları giren etinin usulca kanaması, o kanın ayakkabısını ıslatması ve buz mavisi gözlerinin öldürücü tehditle parlaması…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eray biçimli parmaklarını kravatına doladı ve onu hızla söküp açtığında iki parça da ayrı olarak omuzlarından aşağı sarktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sikeceğim! O orospu çocuğunun yedi düvelini sikeceğim!” Şah’ın Kükremeden sesi kısılmıştı. Ayaklarıyla adeta yeri dövüyor, sertçe koridorda ilerliyorken güvenlik görevlisini gördü ve hiddetle yumruğunu suratına indirdi. Adam daha ne olduğunu anlayamadan geriye doğru sendelediğinde Şah yakalarından yakalayıp kafasını kendine çekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kardeşim nerede lan orospu çocuğu! Söylesene!” Adeta ağzından tükürükler sıçrayarak yüzüne doğru haykırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ağabey!” İkizler yanlarına gelip onu tutmaya çalıştığında Şah’ın gücü ikisini de savuruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne duruyorsunuz piçler! Dağılın hemen arayın her yeri! İğne deliğine kadar girip bulacaksınız küçük kardeşimi!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Biliyordu. Ecdadından iyi biliyordu biricik Lisa’sının Mirel’in eline düştüğü gibi tükeneceğini, solacağını, ondan geriye hiçbir şeyin kalmayacağını biliyordu. Mirel’e fırsat kalmadan Lisa zaten onu gördüğü gibi tükenirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kehanet’in kızları üzerindeki parti elbiseleriyle beraber dağıldı, ince topuklu ayakkabılarıyla beraber koşturarak etrafa saçıldığında her birinin yanında iki erkek gidiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Erkekler smokinleriyle hararetle ilerliyorken kızlar çapraz ortalarında kalıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih!” Elis ürpertici sakinlikle durak buz mavisinin usulca kapıdan çıkışını görünce seslenmişti. Mesih durdu, kıpırdamadı bile.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elin çok kötü kanıyor…” Dedi ve ağlayarak tutup kendine doğru kaldırdı. İçerisindeki cam parçasını çıkarttığında Mesih’in umurunda bile olmamıştı. Acı öylesine yoğun miktarda zihninin içindeydi ki bedeninde hissedemiyordu. Tek kelime etmeden gidecekken Elis onu durdurdu ve elini yanağının üzerine koydu. Kızın parmaklarında kalan kan yanağına bulaştı, mavi gözlerinin rengi iyice açıldığında Elis eğilerek gelinliğinin eteklerinden tuttu ve sertçe çekerek koparttı. Hızlıca genç adamın yaralı elini sardığında Mesih’in öldürücü sükunetinde değişim olmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onu bulacağız…” Dedi kız genzinden gelen boğuk, ağlamaklı sesiyle ve devam etti. “Yemin ederim ki bulacağız.” Ardından omuzlarından tutunarak suratına doğru yükseldiğinde ılık nefesi genç adamın suratında gezinmişti. Dudaklarını büyük bir şefkatle adamın pembe, etli dudaklarına kapattığında sanki buz mavisinin o an için duyguları da buzdandı ve genç kızın öpücüğü bile onu çözememişti. Elis alınmadan geri çekildi ve buruk ifadesiyle gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih daha fazla durmadan arkasını dönüp gittiğinde Elis dolu dolu olan gözleriyle gerisinde kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gel buraya! Tek başına nereye gidiyorsun?” Alaz en al kattaki depoya giren Selenay’ı kolundan tuttuğu gibi geri çektiğinde kızın hiçbir şey umurunda değildi. O kadar odaklanmıştı ki Lisa’yı bulmaya, başka hiçbir şey düşünmüyordu. Mirel’in saklandığı odayı bulmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Buralarda bir yerlerde olmalı! Onu hemen çıkartmış olamaz.” Diyerek kapıyı açtığında Eski dağınık ve ufak duran karışık odada bakışları gezindi. Bir adım attığında sanki az önceki atmosferi hissetmiş gibiydi. Bakışları Alaz ve kendisinden başka kimsenin olmadığı odada gezindiğinde Alaz orada kimsenin olmadığından emindi. Selenay ufak odada gezindiğinde adam arkasından hayıflandı. “Başka bir yere bakalım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay ileri doğru bir adım daha atacakken tekrarladı. “Selenay.” Genç kız alt dudağını dişlediğinde eşyalardan başka odada hiçbir şey yoktu. İyice emin olduktan sonra göğsünde biriken soluğu hiddetle bırakarak kafasını onaylar anlamda salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gidelim.” Ardından tek hamlede arkasını dönüp Alaz’la beraber odadan çıktığında geniş duvarın arasında kalan bölmeyi yandaki dolabın kapağı kapatıyordu. Mirel onu geniş omzuyla beraber ittiğinde ortaya Kalçasının üzerine oturmuş, kendisine doğru çektiği dizlerinin arasında, kucağına yerleştirdiği minik Lisa’yla beraber çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lisa’nın baygın çehresi genç adamın devasa göğsüne düşmüş, beyaza çalan saçları yüzünü gölgelemişti, kız usul usul solumaya devam ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mirel ağzının kenarıyla gülümsedikten sonra zaferle parlayan gözleriyle karşısında kalan duvarı izliyorken kibirle doldu taştı ve burnunu kızın saçlarına yaklaştırıp kuvvetle soludu. Aldığı nefes ciğerlerini doldururken gözlerinin akı aşağıda toplanacak şekilde mayışmıştı. Bir süre o şekilde dinlendikten sonra şevkle fısıldadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşte şimdi seninle olan hikayemiz yeniden başlıyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sessizlik. Kehanet’in o meşhur deposunu kaplayan büyük, devasa sessizliğin eşliğinde herkes bir tarafa tünemiş, yorgunluktan bitap düşmüş bedenleriyle beraber oturuyorlardı. On dört saat. Felaketin üzerinden geçmiş, tamı tamına on dört saatin ardından ellerimiz boş kalmıştı. Lisa’yı aralıksız bir şekilde her yerde aramış, bulamamıştık. Bir süre sonra üzerimdeki kirlenen gelinliği çıkartıp siyah kotumu, üzerime de kahverengi deri ceketimi giyinmiştim diğerleri gibi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karnıma çektiğim dizlerime iyice sarıldığımda içim bomboş kalmıştı. Lisa’yı düşünmekten karnımda oluşan boşluğu acıyla hissediyor, hissettikçe tükeniyordum. Artık takatim kalmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nerede olabilir…” Melikşah düşünceli ifadesiyle belki de ellinci kez tekrar etti. “Onu nereye götürmüş olabilir.” Kardeşi kaybolduğundan beri aklını kaçırmış gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biraz su iç.” Nida önüne cam bardağı koyunca Şah tepki vermemişti. Parmaklarını masaya dokundurarak tekrarlamaya devam edince “Melik-“
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını kaldırıp tepesinde dikilen kadına baktı. “Yeter.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nida öfkeyle soluduğunda göğüs kafesi gözle görülecek farkla şişmişti. Ardından soluğunu geri bıraktı ve kafasını onaylar anlamda sallayarak yanından uzaklaştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçimdeki boşlukla beraber etrafa bakındığımda depo ağzına kadar dolu olsa da sanki bomboştu, benim için boştu çünkü o yoktu. Bütün üyeler Semum’u Mirel olarak alt ettiğimiz depoda toplanmışken Mesih yoktu, gelmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cebimden telefonumu çıkartıp aradım, açmadı. Üçüncü cevapsız çağrıydı. İç çekerek alnımı ovuşturdum ve ellerimi kafama yerleştirip suratımı kucağıma gömdüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis.” Selenay’ın sesiyle başımı usulca kaldırdım, tepemde dikiliyordu. Öylece bakmaya devam ettiğimde elini uzattı. “Gel hadi.” Uyuşuk tavırla parmaklarına baktım, tekrardan iç çekerek parmaklarımla uzattığı dala tutunduğumda kararlılıkla sıkmış, beni kendine çekmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eski zeminde yankılanan adım sesleriyle peşinden ilerledim. İri demir kapının sürgüsünü çektiğinde çıkan ses etrafta yankılanmıştı. Dışarı çıktığımızda esen rüzgâr bedenime çarpmış, bacaklarımın arasından sıyrılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gel biraz…” Dedi ve ağaçlık alana doğru ilerledi. Tek kelime etmeden, düşünmeden peşinden gittiğimde arazide iri, beton bir taş vardı, onun kenarına oturdu. Çenesinin ucuyla yanını gösterdiğinde kollarımı göğsümün altında bağlayarak tek kaşımı kaldırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne var?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Otur biraz şöyle, iyi görünmüyorsun.” Zaten ayaklarım bedenimin ağırlığını güçlükle kaldırıyordu, kendimi biraz daha taşıyacak halim kalmamıştı. Küskün tavrımla yanına geçip oturduğumda ceketinin cebinden bisküvi çıkartıp uzattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“On iki saattir kimse insan olmamaya yemin etmiş gibi.” Yüzümü ekşittim. “İstemiyorum Selenay.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ye. Hortlak gibi gözüküyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yine de ben-“
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sanki işemeyeceklerde.” Dedi ve bir tane alıp ağzıma tıkadı. “Seni çöpten almadım.” Kırıntıların dökülmemesi için elimle ağzımı kapatıp yavaşça çiğnemeye başladığımda omuzlarım güçsüz düşmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden böyle olduğunu biliyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biliyorum tabi, bende üzülüyorum.” Sessizleşince kafamı çevirip ona baktım. Yuvarlak, koyu gözleri ileriye daldığında esen rüzgâr birkaç saç telini yüzüne vurmuştu, umursamadan devam etti. “Özellikle de onun yerine geçtikten sonra.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geçtikten sonra?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını bana çevirdi ve önemle devam etti. “O gün, kargaşa olduğunda, Mirel’i kendi tuzağında boğmak için Lisa’nın kılığına girdiğimde…” Dedi ve gözleri tekrardan sislendi. “Bir şekilde konuşamamak gerçekten de çok boktan bir durum Elis.” Dedi ve hatırlamak istemez gibi yüzünü buruşturdu. “Zayıf olmak. Güçsüz olmak.” Kafasını onaylamaz anlamda salladı. “Herkes ona bir mücevher gibi davransa da eşsizmiş gibi onu korusa da… Ki bu ne kadar havalı gözüküyor değil mi?” Tekrardan başını salladı. “O birey gibi bile değil aslında. Kendini hiçbir şekilde savunamıyor. Söylesene, o piçin yanında nasıl barınabilir?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sağ ol kuzen, bende zaten Semum yerine Mirel’le olduğu için daha rahattım.” Gitmek üzere yerimden kalktığımda adımı sayıklayarak bileğimden yakaladı. “Elis, affedersin, tamam mı? Sadece içimi döküyordum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek kaşımı yukarıda tutmaya devam ederken omzumun üzerinden ona döndüm. “Bana mı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Haklısın, aptallık edip boş bulundum işte.” Yerinden kalkıp bileğimdeki elini koluma sıyırdı. “Yine de seni çöpten bulmadığım konusunda ciddiyim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gırtlağıma kadar boğan soluğumu tek seferde bıraktım. “İnan bana şu an umurumda olan son şey bile kendim değilim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Duraksadı, ifadesinin önünde gölgelenen sisi anında fark ettim, ilk başta çekinse de yavaşça sordu. “Mesih’le aranız mı bozuk?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır.” Dedim sanki dünyanın en saçma sorusuymuş gibi yadırgayarak. “Kız kardeşi kayıp, ona alınacak kadar delirmedim henüz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her neyse… Nerede peki o?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi devirdim. “Sence biliyor gibi bir halim var mı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İki elini de teslim olurcasına yanlarına kaldırdı. “Tamam, bir şey demiyorum.” Ben de onu tersliyordum işte. Ruh hallerimiz iyi değildi ve biz… Gerçekten de kendimizi bir avuç pislik gibi hissediyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mirel ve arkasındaki pisliklere karşı oynadığımız o büyük oyunun ardından elde ettiğimiz zaferle hissettiğimiz tatmin duygusu öylesine büyük ve haz vericiydi ki, en büyük lezzetini tadacağımız günde bizden Lisa’yı çalması… Kesinlikle çok adiydi ve bütün çabamızı boşa çıkartmıştı. İçimdeki boşluğun en büyük sebeplerinden biri de işte buydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alt dudağımı dişlerimin arasına alıp ezerek yola döndüğümde Mesih’in büyük bir hızla araziye girdiğini gördüm. Midem hareketlendiğinde büyük bir hevesle üzerine yürüdüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neredeydin? Seni çok merak ettim.” Kollarımı kaldırıp boynuna dolayacakken suratıma bile bakmadan bedenimi es geçmesiyle neye uğradığımı şaşırmıştım. Gözlerimi irice açıp arkamı dönerek uzaklaşan sırtına baktığımda bakışlarımdan adeta ateş fışkırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öfkeyle burnumdan soluyup peşinden agresif adımlarımı sıraladığımda kapıyı büyük bir gürültüyle açarak içeri daldı. Üyeler irkilerek giren kişiye baktığında sükunetini koruyan tek kişi geniş masanın ortasında oturan Şah’tı. Yalnızca gözlerini kaldırıp kaşlarının altından sinirle gelene baktığında Mesih beni şaşırtarak bağırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok çok güvendiğin piç kurusu Aaron’un işi çıktı!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Melikşah ellerini büyük bir gürültüyle masaya vurup bedenini yukarı kaldırdığında ağzından tükürükler çıkartarak bağırıyordu. “Ona ben mi güvenip her şeyimizi emanet ettim? Dosyalardan dolayı iş birliği içinde olan sen değil miydin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim iş birliğim bir yere kadardı! Daha sonrasında içimize sokan sen değil misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Koynuna girmek için çabalayan ben miyim!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İkisinin de gözlerinden ateş çıkıyorken bakışları duvarın köşesinde ayakta duran bedene döndü ve aynı anda sertçe bağırdılar. “Lidya!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayretle ona baktığımda gözlerim birer pinpon topu gibi geziniyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ağır konuşuyorsunuz!” Selenay kendini tutamadan atladığında Lidya’yı korumasına şaşırsam da söyledikleri beni de bir o kadar kızdırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kendinize gelin.” Nida yana doğru bir adım atıp Lidya’nın önüne geçtiğinde yırtıcı bir atmaca gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şu anda benim küçük kardeşim kayıp!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunu Aaron’un yaptığına gerçekten de inanıyor musun?” Dedi Lidya zayıf bir sesle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ne saçmalıyorsun?” Mesih üzerine doğru kuvvetle yürüyünce koşarak önüne geçtiğimde önüne her kim çıkacaksa ezip geçecek gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sessiz ol Lidya.” Dedi Nida arkasını dönerek. Dinçer kardeşler pimi çekilmiş birer bomba gibiydiler ve onların daha fazla fitillenmelerini istemiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Boş versenize!” Lidya sinirlenerek hareketlenip kapıya doğru yürürken Melikşah öfkeyle hareketlendi ve önünü geçerek bir cehennem zebanisi gibi karşısında dikilip, dişlerinin arasından tısladı. “Sakın kıpırdama.” Ardından sanki gözleriyle herkesin etlerini lime lime kesecekmiş gibi bakındıktan sonra geri Lidya’ya döndü. “Küçük kardeşim bulunana kadar kimse buradan ayrılmayacak.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yok artık ağabey.” Dedi ikizlerden biri. “Bize de mi güvenmiyorsun?” Öteki devam edince Şeyda tiksinerek onlara baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok da güvenilecek bir tarafınız yok gerçi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdi olmaz Sarı.” Dedi Hakan ve ikizine baktıktan sonra geri önüne döndü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih her kimden öğrendiyse belli ki salondaki ben dahil kimse bilmiyordu, neden nasıl? Nasıl böyle bir şey yapabilirdi ki? Üstelik bu yalnızca Aaron’u içermezdi. Şayet öyle bir şey varsa işin içinde Mia’nın da olması lazımdı. Bakışlarım istemsizce Onat’ı bulduğunda tek karşını kaldırarak kafasını salladığında bana saçmalama istersen dercesine bakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Etrafa bakındım, sahi, o ikisi neredeydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana güvenmiyorsanız eğer sizinle işim olmaz.” Onat ortaya geçip öfke saçan bakışlarıyla tısladığında neye uğradığımı şaşırmıştım. Onlar Kehanet üyeleri değiller miydi? Sahi, bize ne oluyordu böyle?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayırdır?” Dedi Melikşah hırlayarak, tek kaşı havada devam etti. “Mia’nın eteklerinin altına giremedin diye mi bu agresifliğin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Melikşah yeter.” Nida bakışlarıyla ona adeta bir pitbul gibi kilitlenmişti. Ne olursa olsun herkese teker teker çatmasınaydı bu siniri.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şah’ın bu sefer iki kaşı kalktı ve aynı kilitlenmeyle Nida’ya baktı. “Sen karışma kızıl.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nida da aynı şekilde kaşlarını kaldırdığında bakışlarında büyük bir hayal kırıklığı olmuştu. Yine de o duygusal yıkıntının önüne öfkesini koydu ve gerçek duygularını biraz daha geriye attı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdi ne yapacağız?” Şah Mesih’in neyi nereden duyduğunu bile sormadan hızla üzerine yürümüş, merakla sormuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aaron’a ait olan her yeri arayacağız.” Alaz ayaklanarak Mesih’in yanına geldiğinde az önce Dinçer kardeşlerle bozuşanlar da küskünce etraflarında toparlanmışlardı. “Arabaları doldurarak gidelim, herkes ayrı gitmesin, gruplar halinde.” Dedi ve etrafa bakındığında gözlerinin üzerimi bulmaması kalbimi kırmıştı. Ardından hareketlenerek depodan çıktığında peşlerinden gidiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Alaz benimle gel.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arabasına atlayınca hızlanarak yolcu kapısını açtığımda omzunun üzerinden geriye bakarak bağırdı. “Alaz!” Neye uğradığımı şaşırarak elimi geri çektiğimde Nida kolumu tutmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gel canım…” Beni yönlendirerek kendi arabasına doğru ilerlediğinde az önce boğazıma oturan yumru giderek büyüdü ve gözlerim doldu. Muhakeme yeteneğimi kaybettiğimi fark ettiğimde ikişer üçer adım hızlanarak beni beraberinde yönlendirdiğini birkaç saniye sonrasında fark ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yolcu koltuğuna oturduğumda içim soğumuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda ve Selenay da arka koltuğa geçtiğinde Nida arabayı çalıştırmıştı. Dizimi yukarı doğru kaldırıp dirseğimi üzerine attığımda boş bakışlarım camı buldu. Mesih’in çehresi aşağı doğru inikti, çattığı kaşlarının altından öfkeyle ileriye bakıyorken kafasını hafifçe yana çevirdi beni gördü ve tekrardan önüne döndü ardından egzozu ağlatarak motora yüklendi ve hızla araziden uzaklaştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onun evli olduğumuzdan haberi var mı?” Kendi kendime söylendikten sonra sabır istercesine kafamı çevirdim, öfkeyle soluyarak önüme baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl davrandıklarının farkında değiller, sıkma canını.” Nida da arabayı çalıştırdığında kendimi kötü hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aramızdaki mesafeye dikkat ederek peşlerinden sürmeye devam ettiğinde sebebini soracak merakım kalmamıştı. Şah’ın olduğu araba önümüzde makas atarak hızımızı azalttığında Nida bu sefer daha da hızlanmıştı, fark edilmeyi umursamadan, işte şimdi sebebini anlamıştım. Gelmemizi istemiyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önümüzde arabayı çapraz açıyla yavaşlatıp kısa süre içerisinde durduğunda ani firenle bizde onu taklit etmiştik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uyuz herif!” Dedi ve direksiyona vurduktan sonra el frenini çekip hızla arabadan indiğinde aynı öfkeyle Şah da inmişti. Onu yalnız bırakmamak için bizde inip arkasına geçtiğimizde suratlarımız asıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ne yaptığını sanıyorsun?” Hararetle bağırarak Nida’nın üzerine yürüyordu.” Selenay’la beraber hafifçe önüne geçtiğimizde ona sanki düşmanımızmış gibi bakıyorduk. Lisa kaçırıldığı için bizde üzgündük ancak onlar gibi kimsenin burnundan getirmiyorduk. Öfkelerini anlasak da fazla kırıcı oluyorlardı, mesela daha önce davranmadıkları gibi davranarak, ya da görmezden gelerek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gelmeyeceksiniz demedim mi ben sana?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek adımda adamın burnuna kadar girip sabahtan beri koruduğu sükunetini bozarak bağırdı. “Lisa sadece senin kardeşin değil!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını hararetle aşağı indirip ateş çıkan gözlerle “Benim kardeşim!” Dediğinde yüreğim ağzıma geldi. Hayretle dönüp Nida’ya baktığımda gözleri hayal kırıklığıyla parladı ve ağzını açıp havayı yuttuktan sonra “Ne halin varsa gör!” Deyip hızla arabaya bindiğinde dudaklarımı aralayıp tek kelime edecektim ki karşımdaki adamın onu gram anlayacak kapasitede olmadığını fark ettim ardından başımı onaylamaz anlamda sallayarak hızla arkamı dönüp arabaya bindiğimde Şah’a öfkeyle bakıyorduk. Nida onu umursamadan arabayı çalıştırıp yoldan çıktığında hiç konuşmamıştık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunlarda cidden!” Beklemediğim anda direksiyona vurunca irkilerek asabi ifadesine baktım. “Uyuz herif!” Şah’ın kendine takındığı tavır aklına geldikçe sinirleniyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda “Boş versene, Lisa dan dolayı böyle davranıyor işte.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omzumun üzerinden ona dönüp öfkeyle tısladım. “Lisa dan dolayı ağzımıza sıçmak zorunda değiller.” Önüme dönüp kendi kendime söylendim. “Sanki bu durumdan dolayı acı çeken sadece onlar.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Katılıyorum kuzen.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birer kahve içip kendimize gelmek için Petibör kafeye geldiğimizde aklım Mesih de olduğu için fazlasıyla gergindim. Melikşah’ın tavrının benzerini almak da istemiyordum, olduğum yerde kalmak da. Her açıdan kendimi sıkışmış hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu Kehanet kızları için bir vazgeçiş değildi, yalnızca kısa bir soluklanma molasıydı. Biz de kendimize göre planımızı kuracak, ona göre adım atarak Lisa’nın bulunması için elimizden geleni yapacaktık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lisa yatırıldığı döşekte tıpkı bir melek gibi uyuyorken beyaza çalan saç telleri yere doğru akıp yataktan taşmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odanın köşesinde, geniş pazısını duvara yaslamış Mirel’in ağırlığı tek ayağındaydı. Kafasını hafifçe omzuna doğru yatırmışken kollarını göğsünün altında bağlamış, gözünü bile kırpmadan kızı izlemeye koyulmuştu. Nefeslerini onunla alıyordu. Bakışları bembeyaz, pürüzsüz kollarında, üzerine örttüğü kahverengi, bordo kareli battaniyede gezindi. Lisa sanki gerçeklerle yüzleşmek istemiyormuşçasına kendini uyutuyor, saatlerdir aralıksız uyuyordu. Yine de gözlerini açacağı anı şevkle bekledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kızın kirpikleri kısa süre içerisinde kıpırdayınca kalbi yerinden çıkacakmış gibi oldu. Ağırlığını iki ayağına da eşit bıraktığında sırtı dikleşmişti. Çenesini kaldırıp kirpiklerinin arasından ona azamet sahibi gibi baktığında Lisa’nın gözleri kırpıştı. Mirel derin bir soluk aldığında göğsü şişmişti. Tek kaşını kaldırarak her zerresine ayrı ayrı hasret kaldığı kızı izlerken Lisa yan dönüp cenin pozisyonu almışken gözleri aralandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapı oluğunda dikilen adamı fark ettiği anda sıçradığında gözleri irice açılmıştı. Olanların korkunç bir kabustan ibaret olmadığıyla yüzleşmek onu mahvetmişti. Saatlerdir hareketsiz olmanın verdiği uyuşuklukla dengesini koruyamadan doğrulmaya çalıştığında sendelemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şşşş” Mirel hızla üzerine kapanınca kızın gözleri dehşetle aralandı ve neredeyse yuvalarından çıkacakmış gibi olmuştu. Kesinlikle yanına yaklaşmasını istemiyordu, ateşe değmişçesine kendini geri çekmeye çalıştığında ne derece tetiklendiğini anlayan adam dişlerini sertçe birbirine bastırdığında öfkesi bir soluk olup burun deliklerinden akmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İkilinin bakışları çatışmaya başladığında kızın açık, su mavisi gözlerinden akan yaşlardan nefret etti ve tehlikeli bir tonla, genzinden gelen sesiyle tısladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ağlama.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lisa’nın göz bebekleri iyice küçülmüştü ve korkuyla adamın iki gözüne de ardı ardına bakıyordu. Elleri kalçalarının yanında, yatağa sabitlenmişken başını güçlükle yukarıda tutmaya çalışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Artık burada.” Dedi ve tutunduğu yatak başlığını sıkarak devam etti. “Benim evimde kalacaksın.” Tek kaşını kararlılıkla yukarıda tuttu. “Benim odamda.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lisa ürkekçe etrafa bakındığında en ufak bir çıkış yolu arıyordu ancak ne yazık ki… Lanet olsun ki o çıkış yolu yoktu. Kız usulca kafasını onaylamaz anlamda salladığında diretti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim yatağımda uyuyacaksın.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.